Uyuşturucudan Gözaltına Alındım: Süreler, Haklar ve İtiraz Yolu (CMK m.90-91)
26 Ağustos 2026

Uyuşturucudan Gözaltına Alındım: Süreler, Haklar ve İtiraz Yolu (CMK m.90-91)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5271 sayılı CMK m.90 — Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler
  • 5271 sayılı CMK m.91/1 — Gözaltı süresi; yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez
  • 5271 sayılı CMK m.91/1 — En yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre on iki saatten fazla olamaz
  • 5271 sayılı CMK m.91/2 — Gözaltına almanın soruşturma yönünden zorunlu olması ve suç şüphesini gösteren emarelerin bulunması
  • 5271 sayılı CMK m.91/3 — Toplu suçlarda her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün uzatma
  • 5271 sayılı CMK m.91/5 — Sulh ceza hâkimine başvuru ve yirmi dört saat içinde karar
  • 5271 sayılı CMK m.147 ve m.148/3 — İfade alma usulü ve yasak usuller
  • 5271 sayılı CMK m.141 — Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

Uyuşturucu dosyalarında zincirin ilk halkası gözaltıdır ve burada işlenen usul hataları sonraki tüm aşamaları etkiler. Temel kural: bireysel suçlarda süre yirmi dört saati, yol süresiyle birlikte otuz altı saati aşamaz; toplu suçlarda uzatmayla dört güne çıkabilir.

Yakalama ile Gözaltı Aynı Şey Değildir

Uygulamada iki kavram sürekli karıştırılır; oysa hukuken farklı işlemlerdir ve farklı mercilerin yetkisindedir.

Yakalama, kişinin özgürlüğünün fiilen kısıtlandığı andır ve CMK m.90’da düzenlenmiştir. Gözaltı ise yakalamanın devamında, Cumhuriyet savcısının kararıyla kişinin belirli bir süre nezarethanede tutulmasıdır ve CMK m.91’de düzenlenmiştir.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: yakalanan her kişi gözaltına alınmaz. Cumhuriyet savcısı, yakalamayı veya gözaltına alınmayı gerektiren bir hâl görmezse ya da yakalama nedenleri ortadan kalkmışsa, yakalanan kişinin bırakılmasına karar verir.

İşlemKarar merciiDayanakNiteliği
YakalamaKolluk (koşulları varsa)CMK m.90Özgürlüğün fiilen kısıtlanması
GözaltıCumhuriyet savcısıCMK m.91Nezarethanede tutma
Gözaltı süresinin uzatılmasıCumhuriyet savcısı yazılı emriCMK m.91/3Toplu suçlarda
TutuklamaHâkimCMK m.100Cezaevinde tutma
Adli kontrolHâkimCMK m.109Tutuklama yerine tedbir

İkinci ve dördüncü satır arasındaki fark özellikle vurgulanmalıdır: gözaltına savcı, tutuklamaya yalnızca hâkim karar verir. Gözaltı en fazla dört gün sürerken tutuklama çok daha uzun sürelere tabidir; gözaltı nezarethanede, tutuklama cezaevinde geçer.

Süreler: Yirmi Dört Saat, Otuz Altı Saat, Dört Gün

Gözaltı süresi kanunla sınırlandırılmıştır ve bu sınırlar azami sürelerdir. İşlemlerin en kısa sürede tamamlanması esastır; işlemleri biten kişi sürenin dolmasını beklemeden derhâl Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilmelidir.

Bireysel suçlarda gözaltı süresi, şüphelinin yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre ise on iki saatten fazla olamaz. Dolayısıyla bireysel suçlarda toplam süre, yolda geçecek süreyle birlikte otuz altı saati aşamaz.

Toplu olarak işlenen suçlarda ise durum farklıdır. Delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı, gözaltı süresinin her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Böylece gözaltı süresi en çok dört gün olabilir.

Suç türüTemel süreYol süresiUzatmaAzami
Bireysel suç24 saatEn fazla 12 saatYok36 saat
Toplu suç24 saat3 kez, her biri en fazla 1 gün4 gün

Uyuşturucu dosyaları bakımından bu ayrım doğrudan uygulanır. Toplu suç, aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçtur. Uyuşturucu operasyonlarında birden fazla kişinin birlikte yakalanması yaygın olduğundan, dört günlük süre sık gündeme gelir.

Buna karşılık toplu suç nitelendirmesinin somut olayda gerçekten bulunup bulunmadığı denetlenmelidir. Aynı olayda yakalanan kişi sayısının üçe ulaşması tek başına yeterli görülmemeli; uzatma emrinde delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu gibi gerekçelerin gösterilip gösterilmediği sorgulanmalıdır.

Ayrıca uzatma emrinin gözaltındaki kişiye derhâl tebliğ edilmesi gerekir. Tebliğ edilmemiş bir uzatma emri, süre hesabı bakımından ayrıca tartışılabilir.

Yol Süresi Nasıl Hesaplanır?

On iki saatlik yol süresi, uygulamada en çok suistimal edilen kalemdir ve savunmanın dikkatle denetlemesi gereken bir husustur.

Gözaltı süresinin hesaplanmasında kişinin fiilen özgürlüğünün kısıtlandığı an esas alınır. Bu an, kolluk kuvvetlerince fiilen yakalanma veya teslim olma anı olabilir. Yol süresi ise yakalama yerinden savcılığa veya mahkemeye sevk edilene kadar geçen süreyi ifade eder.

Yol süresinin eklenebilmesi için objektif zorunluluklar bulunmalı ve bu durum belgelenmelidir. Gereksiz gecikmeler hukuka aykırılık doğurur. Yol süresinin yanlış veya hukuka aykırı biçimde eklenmesi hâlinde gözaltı hukuka aykırı sayılır ve tazminat hakkı doğar.

Denetim noktasıSorulacak soru
Yakalama anıTutanakta hangi saat yazılı, fiilî kısıtlama ne zaman başladı?
Nezarethaneye giriş saatiYakalama ile giriş arasında makul olmayan boşluk var mı?
Yol süresinin gerekçesiObjektif zorunluluk belgelenmiş mi?
Mesafe ve ulaşımEklenen süre mesafeyle orantılı mı?
Sevk saatiİşlemler bittiği hâlde bekletilmiş mi?
Uzatma emriYazılı mı, gerekçeli mi, tebliğ edilmiş mi?

Birinci satır belirleyicidir. Tutanakta yazılı yakalama saati ile kişinin fiilen durdurulduğu saat arasında fark bulunması hâlinde, sürenin hangi andan itibaren işleyeceği tartışmaya açılır. Bu husus, olay anında tanıkların bulunması hâlinde ayrıca ispatlanabilir.

Beşinci satır ise kanunun açık hükmüne dayanır: kanunda belirtilen süreler azami sürelerdir ve işlemleri biten kişi süre dolmasını beklemeden derhâl Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilmelidir. İşlemleri tamamlanmış bir kişinin süre dolsun diye bekletilmesi hukuka aykırıdır.

Gözaltı süresi veya usulüne ilişkin bir sorun yaşadıysanız, itiraz ve tazminat yolları için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Gözaltına Almanın Şartları

Gözaltı, savcının serbest takdirine bırakılmış bir işlem değildir. Kanun iki koşul öngörmüştür ve bu koşulların değerlendirilmeden karar verilmesi hukuken mümkün değildir.

Birinci koşul, gözaltına alma tedbirinin soruşturma yönünden zorunlu olmasıdır. İkinci koşul, kişinin suçu işlediğini düşündürebilecek emarelerin varlığıdır. Aynı koşullar sürenin uzatılması bakımından da aranır.

Uyuşturucu dosyalarında bu koşulların denetimi somut biçimde yapılabilir. Örneğin ele geçirilen madde, tutanaklar ve tanık beyanları mevcutken ve şüphelinin ifadesi alınmışken soruşturma yönünden zorunluluğun devam edip etmediği sorgulanabilir.

KoşulDenetim sorusu
Soruşturma yönünden zorunlulukToplanacak başka delil var mı, kişinin tutulması buna hizmet ediyor mu?
Suç şüphesini gösteren emarelerSomut emareler tutanakta gösterilmiş mi?
ÖlçülülükDaha hafif bir tedbirle amaca ulaşılabilir miydi?
Uzatmada aynı koşullarUzatma emrinde gerekçe gösterilmiş mi?
Toplu suç niteliğiÜç veya daha fazla kişi gerçekten var mı?

Gözaltındaki Kişinin Hakları

Gözaltına alınan kişinin hakları kanunla güvence altına alınmıştır ve bu hakların hatırlatılması zorunludur. Uyuşturucu dosyalarında en kritik olanı müdafi yardımından yararlanma hakkıdır.

Hakİçeriği
Müdafi yardımından yararlanmaAvukatla görüşme ve ifade sırasında müdafi bulundurma
Susma hakkıİfade vermeme ve soruları yanıtlamama
Yakınına haber verilmesiBir yakınına durumun bildirilmesini isteme
Sağlık kontrolüGözaltına alınırken ve çıkarılırken hekim muayenesi
İsnadın bildirilmesiHangi suçtan şüphelenildiğinin öğrenilmesi
İnsan onuruna yakışır muameleKötü muamele yasağı
TercümanTürkçe bilmiyorsa veya engelliyse

Birinci satır uyuşturucu dosyalarında dosyanın kaderini belirleyebilir. İfade aşamasında verilen bir cümle, nitelendirmeyi kullanmadan ticarete taşıyabilir. Bu nedenle müdafi ile görüşmeden beyan verilmemesi en temel korumadır.

Bu noktada CMK m.148/3 hatırlatılmalıdır: yasak usullere göre elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilmez. Ayrıca müdafi hazır bulunmadan alınan ifadelerin hükme esas alınması bakımından kanunda özel düzenlemeler bulunmaktadır.

Dördüncü satır ise ayrı bir öneme sahiptir. Gözaltına alınırken ve gözaltından çıkarılırken yapılan hekim muayenesi, kötü muamele iddialarının belgelendirilmesi bakımından temel dayanaktır. Bu raporların usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği ve bir örneğinin ilgiliye verilip verilmediği denetlenmelidir.

Hakların Kanuni Kaynağı: CMK m.147

Yukarıdaki haklar listesi kanunda tek bir maddede toplanmıştır. İfade alma ve sorgunun nasıl yapılacağını düzenleyen CMK m.147, uyulması gereken hususları bentler hâlinde sayar. Bu maddenin bilinmesi, hangi hakkın hangi bende dayandığını göstererek itirazı somutlaştırır.

CMK m.147/1 — Uyulması Gereken Hususlar

Bentİçeriği
aŞüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür
bKendisine yüklenen suç anlatılır
cMüdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği bildirilir; müdafi seçecek durumda değilse ve isterse baro tarafından bir müdafi görevlendirilir
d95 inci madde hükmü saklı kalmak üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir
eYüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu söylenir
fŞüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır; aleyhine olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır
gİfade verenin veya sorguya çekilenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır
hİfade ve sorgu işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanılır
iİfade veya sorgu bir tutanağa bağlanır

Birinci ve beşinci satır birlikte okunmalıdır. Susma hakkı, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamayı kapsar; buna karşılık kişi kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür. Bu ayrım uygulamada karıştırılır: kimlik bilgisi vermemek susma hakkının kullanılması değildir. Altıncı satır ise savunmanın gözaltı aşamasında da aktif olabileceğini gösterir; şüpheden kurtulmak için somut delil toplanmasını istemek bir haktır ve bu talep tutanağa geçirilmelidir.

Tutanağın içeriği: en işlevli denetim noktası

Maddenin (i) bendi, ifade veya sorgu tutanağında yer alması gereken hususları da sayar:

  • İfade alma veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih.
  • İşlem sırasında hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği.
  • Yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği; yerine getirilmemişse nedenleri.
  • Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı; imzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri.

Üçüncü kalem, dosyada en çok işe yarayan satırdır. Kanun, hakların hatırlatılıp hatırlatılmadığının tutanakta gösterilmesini emreder; hatırlatılmamışsa nedeninin yazılması gerekir. Tutanakta bu kalem hiç yoksa ya da matbu bir ibareyle geçiştirilmişse, hakların fiilen hatırlatıldığı tartışmaya açılır. Aynı şekilde hazır bulunanların isim ve sıfatlarının yazılmamış olması, müdafiin gerçekten hazır bulunup bulunmadığının denetlenmesini engeller. Bu iki eksiklik, yukarıda anılan CMK m.148/3 tartışmasının somut dayanağını oluşturur.

Bir hatırlatma daha: (d) bendindeki bildirim, kişinin istediği yakınına yapılır ve derhâl yerine getirilir. Bildirimin yapılıp yapılmadığı ve kime yapıldığı da tutanaktan denetlenebilir; aile ile iletişim kurulamamışsa ilk sorulacak soru budur.

İtiraz: Sulh Ceza Hâkimliğine Başvuru

Gözaltı kararı denetime kapalı değildir. CMK m.91/5, hızlı işleyen bir itiraz yolu öngörmüştür ve bu yol uygulamada yeterince kullanılmamaktadır.

Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı; yakalanan kişi, müdafii veya kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir.

Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmi dört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın, gözaltına almanın veya süreyi uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir; aksi hâlde yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.

Kalemİçerik
Kim başvurabilirYakalanan kişi, müdafi, kanuni temsilci, eş, birinci veya ikinci derece kan hısımı
NereyeSulh ceza hâkimliğine
Neye karşıYakalama işlemi, gözaltına alma ve uzatma emri
İncelemeEvrak üzerinde
SüreDerhâl ve nihayet yirmi dört saat dolmadan
SonuçRet veya derhâl savcılıkta hazır bulundurulma

Birinci satır ailelerin bilmesi gereken en önemli bilgidir: başvuruyu yalnızca gözaltındaki kişi veya avukatı yapmak zorunda değildir. Eş, anne, baba, çocuk, kardeş, dede ve torun gibi birinci ve ikinci derece kan hısımları da doğrudan başvurabilir. Bu, gözaltındaki kişinin avukatına ulaşamadığı hâllerde kritik bir imkândır.

Uygulamada bu yol az kullanılır; oysa süresi kısa, incelemesi evrak üzerinde ve sonucu hızlıdır. Özellikle toplu suç nitelendirmesinin tartışmalı olduğu veya uzatma emrinin gerekçesiz olduğu dosyalarda değerlendirilmelidir.

Haksız Gözaltı Nedeniyle Tazminat

Gözaltı süresinin kanunda belirtilen sınırları aşması veya hukuka aykırı biçimde uygulanması hâlinde tazminat talep edilebilir.

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat CMK m.141’de düzenlenmiştir ve maddede sayılan hâller arasında kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanma, kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmama ve kanuni hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanma gibi durumlar yer alır.

HâlTazminat bakımından
Gözaltı süresinin aşılmasıTalep edilebilir
Yol süresinin hukuka aykırı eklenmesiTalep edilebilir
Kanuni süre içinde hâkim önüne çıkarılmamaCMK m.141 kapsamındadır
Hakların hatırlatılmamasıCMK m.141 kapsamındadır
Koşulları oluşmadan gözaltına alınmaTalep edilebilir
Sonradan beraat veya KYOK kararıAyrı bir bent kapsamındadır

Talebin dayanağı için belgeler önemlidir: gözaltı tutanakları, nezarethane giriş ve çıkış kayıtları, hekim raporları ve sevk evrakı bu amaçla kullanılır. Bu belgelerin bir örneğinin temin edilmesi, sonraki talep bakımından değer taşır.

Süre bakımından ise CMK m.142 kuralı geçerlidir: karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde istemde bulunulabilir. Bazı tazminat sebepleri bakımından ise asıl davanın esasına dair kararın beklenmesine gerek bulunmadığı ileri sürülmektedir.

Gözaltı Bittiğinde Ne Olur?

Gözaltı süresinin sonunda üç ihtimalden biri gerçekleşir ve bunların hangisinin gerçekleşeceği büyük ölçüde nitelendirmeye bağlıdır.

Birinci ihtimal serbest bırakılmadır. Cumhuriyet savcısı, gözaltına alınmayı gerektiren hâl görmezse veya nedenler ortadan kalkmışsa kişinin bırakılmasına karar verir. İkinci ihtimal adli kontrol talebiyle sevktir. Üçüncü ihtimal ise tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevktir.

Önemli bir usul bilgisi de şudur: yirmi dört saatlik ve dört günlük süreler gözaltının azami süreleridir; Cumhuriyet savcısı tarafından adli kontrol veya tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilen şüphelilerin sorgu süresini kapsamaz. Yani sevk sonrasında hâkim önünde geçen süre gözaltı süresine dâhil değildir.

SonuçNe anlama gelirSonraki adım
Serbest bırakmaTedbire gerek görülmediSoruşturma dosya üzerinden sürer
Adli kontrol talebiyle sevkTutuklama yerine tedbir istendiHâkim karar verir
Tutuklama talebiyle sevkTutuklama istendiHâkim sorgusu yapılır
TCK m.191 nitelendirmesiKamu davasının ertelenmesi gündeme gelebilirDenetimli serbestlik
TCK m.188 nitelendirmesiKatalog suç; tutuklama sık uygulanırAğır ceza süreci

Dördüncü ve beşinci satır arasındaki fark, gözaltı aşamasında verilen beyanların neden bu kadar kritik olduğunu gösterir. Nitelendirme kullanma yönünde şekillenirse süreç bir tedavi ve denetim rejimine dönüşürken; ticaret yönünde şekillenirse katalog suç kapsamında tutuklama gündeme gelir.

Ailenin Yapabilecekleri

Bir yakını gözaltına alınan ailelerin ilk saatlerde ne yapacağını bilmemesi yaygındır. Oysa ailenin doğrudan kullanabileceği hukuki imkânlar vardır.

AdımNasıl yapılırDayanak
Nerede olduğunu öğrenmekİlgili kolluk birimine başvurmakYakınına haber verme hakkı
Avukat görevlendirmekBaro veya seçilen müdafiMüdafi yardımından yararlanma
Sulh ceza hâkimliğine başvurmakEş veya kan hısımı doğrudan başvurabilirCMK m.91/5
Sağlık durumunu bildirmekKronik hastalık ve ilaç bilgisiSağlık kontrolü hakkı
Reçeteli ilaçları ulaştırmakReçete ve raporla birlikteTedavi süreklilği
Belge toplamaya başlamakGelir, tedavi, ikamet belgeleriSonraki aşamalar için

Üçüncü satır ailelerin bilmediği en değerli imkândır: eş ile birinci ve ikinci derece kan hısımları, gözaltındaki kişiden bağımsız olarak doğrudan sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Avukata ulaşılamayan ilk saatlerde bu yol kullanılabilir.

Beşinci satır ise sağlık bakımından önem taşır. Düzenli ilaç kullanan bir kişinin ilaçlarının reçete ve raporuyla birlikte ulaştırılması hem sağlığı hem de olası tahlil tartışmaları bakımından değerlidir; bazı reçeteli ilaçların tarama testlerinde çapraz reaksiyon verebildiği bilinmektedir.

Gözaltı Sırasında Yapılması Gerekenler

SıraAdımNeden
1Müdafi talep etmek ve görüşmeden beyan vermemekTek cümle nitelendirmeyi değiştirebilir
2Yakalama saatini not etmek veya not ettirmekSüre hesabının başlangıcı
3Yakınınıza haber verilmesini istemekAilenin itiraz yoluna başvurabilmesi
4Hekim muayenesinin yapılmasını istemekKötü muamele iddiasının belgesi
5İsnadın ne olduğunu sormakSavunmanın hazırlanması
6Uzatma emri varsa tebliğ edilmesini istemekSüre denetimi
7İtirazlarınızı tutanağa şerh düşürmekSonraki aşamalarda dayanak
8Tutanakları imzalamadan önce okumakİçeriğin doğruluğu
9Süre aşımı varsa sulh ceza hâkimliğine başvurmakCMK m.91/5
10Belgelerin örneğini istemekTazminat talebi için

Birinci satır bu yazının en önemli tavsiyesidir ve tekrar edilmeyi hak eder. Uyuşturucu dosyalarında ifade aşaması, dosyanın kullanmadan ticarete geçtiği veya ticaretten kullanmaya döndüğü andır. Müdafi ile görüşülmeden beyan verilmemelidir.

Üçüncü satır ise ailenin devreye girebilmesi için gereklidir. Yakınına haber verilmesi hakkının kullanılması, eş veya kan hısımlarının sulh ceza hâkimliğine başvurabilmesinin önünü açar.

Sekizinci satır sıkça atlanır. Tutanaklar imzalanmadan önce okunmalı; içeriğinde katılmadığınız hususlar varsa imzadan kaçınmak yerine şerh düşülerek imzalanmalıdır. İtiraz kaydı bulunmayan bir tutanağa sonradan itiraz etmek güçtür.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucudan gözaltı süresi ne kadar?

Bireysel suçlarda gözaltı süresi yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre on iki saatten fazla olamaz. Toplam süre yolda geçecek süreyle birlikte otuz altı saati aşamaz.

Dört gün gözaltında tutulabilir miyim?

Toplu olarak işlenen suçlarda mümkündür. Delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı, her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatma emri verebilir; böylece süre en çok dört gün olur.

Toplu suç ne demek?

Toplu suç, aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçtur. Ancak somut olayda bu niteliğin gerçekten bulunup bulunmadığı ve uzatma emrinde gerekçe gösterilip gösterilmediği denetlenmelidir.

Yol süresi nasıl hesaplanır?

Yol süresi, yakalama yerinden savcılığa veya mahkemeye sevk edilene kadar geçen süredir ve en fazla on iki saat eklenebilir. Eklenebilmesi için objektif zorunluluklar bulunmalı ve belgelenmelidir; hukuka aykırı eklenmesi hâlinde gözaltı hukuka aykırı sayılır.

Gözaltına kim karar verir?

Gözaltına Cumhuriyet savcısı karar verir; tutuklamaya ise yalnızca hâkim karar verebilir. Gözaltı nezarethanede, tutuklama cezaevinde geçer.

Gözaltı kararına itiraz edebilir miyim?

Evet. CMK m.91/5 uyarınca yakalama işlemine, gözaltına alma ve süre uzatma emrine karşı sulh ceza hâkimine başvurulabilir. Hâkim incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır.

İtirazı sadece avukat mı yapabilir?

Hayır. Yakalanan kişi, müdafii veya kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı da başvurabilir. Bu, gözaltındaki kişinin avukatına ulaşamadığı hâllerde kritik bir imkândır.

İfade vermek zorunda mıyım?

Susma hakkınız vardır. Ayrıca müdafi yardımından yararlanma hakkınız bulunmaktadır. CMK m.148/3 uyarınca yasak usullere göre elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilmez.

İşlemlerim bitti ama hâlâ tutuluyorum, normal mi?

Kanunda belirtilen süreler azami sürelerdir; işlemlerin en kısa sürede tamamlanması esastır ve işlemleri biten kişi sürenin dolmasını beklemeden derhâl Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilmelidir.

Haksız gözaltı için tazminat alabilir miyim?

Gözaltı süresinin kanuni sınırları aşması veya hukuka aykırı uygulanması hâlinde CMK m.141 kapsamında tazminat talep edilebilir. Talep için gözaltı tutanakları, nezarethane kayıtları ve hekim raporları delil olarak kullanılır.

Gözaltı süresi, itiraz başvurusu veya haksız gözaltı tazminatı için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk