📜 Dayanak Mevzuat
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
- 5237 sayılı TCK m.66 — Dava zamanaşımı; kanunda aksine hüküm bulunmadıkça kamu davası maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkar
- 5237 sayılı TCK m.66/3 — Sürenin belirlenmesinde suçun nitelikli hâlleri dikkate alınır
- 5237 sayılı TCK m.66/6 — Zamanaşımı, suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar
- 5237 sayılı TCK m.67/2 — Dava zamanaşımını kesen sebepler
- 5237 sayılı TCK m.67/3-4 — Kesilme hâlinde sürenin yeniden işlemesi ve en fazla yarısına kadar uzaması
- 5237 sayılı TCK m.68 — Ceza zamanaşımı; kesinleşmiş hükmün infaz edilememesi
- 5237 sayılı TCK m.49 — Süreli hapis cezasının üst sınırı
- 5271 sayılı CMK m.223 — Davanın düşmesi kararı
Zamanaşımı hesabında en yaygın hata, mahkemenin verdiği cezaya bakmaktır. Oysa süre, kanunda o suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir; hâkimin somut davada takdir ettiği miktara göre değil. Bu fark, uyuşturucu dosyalarında yıllarla ölçülür.
🗺️ Uyuşturucu Suçları Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
⚖️ Yargılama Süreci
- Uyuşturucu Davası Hangi Mahkemede Görülür?
- İstinaf ve Temyiz: Süreler ve Sınırlar
- Beraat Sebepleri: Delil Zinciri
- HAGB Verilir mi? (CMK 231)
- Uyuşturucu Suçlarında Yargılama (Genel)
🔓 İnfaz Boyutu
- Ne Kadar Yatarım? İnfaz Oranları
- Müddetname İtirazı ve İnfaz Hâkimliği
- Tekerrür ve Mükerrir İnfaz Rejimi
- Adli Para Cezası: Taksit ve Ödenmezse
⚖️ Suç Tipleri
İki Ayrı Zamanaşımı Vardır
Ceza hukukunda zamanaşımı tek bir kurum değildir; birbirinden farklı iki kurum aynı adla anılır ve sürekli karıştırılır.
Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen süre geçmesine rağmen kamu davasının açılmaması veya açılan davanın bu süre içinde sonuçlandırılamaması hâlinde devletin kovuşturma hakkının ortadan kalkmasını ifade eder. Sonucu davanın düşmesidir.
Ceza zamanaşımı ise kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün belirli süreler sonunda infaz edilememesini ifade eder. Burada dava bitmiş, hüküm kesinleşmiştir; sorun cezanın yerine getirilememesidir.
| Ölçüt | Dava zamanaşımı (TCK m.66) | Ceza zamanaşımı (TCK m.68) |
|---|---|---|
| Konusu | Kovuşturma hakkı | Kesinleşmiş cezanın infazı |
| Başlangıç | Suçun işlendiği gün | Hükmün kesinleştiği tarih |
| Sonucu | Davanın düşmesi | Cezanın infaz edilememesi |
| Hesaplama esası | Kanundaki ceza üst sınırı | Hükmedilen ceza miktarı |
| Kesilme | TCK m.67’deki sebeplerle kesilir | Kendi kuralları vardır |
| Resen gözetilme | Yargılamanın her aşamasında | İnfaz aşamasında |
Dördüncü satır bu yazının en önemli ayrımıdır ve aşağıda ayrıca ele alınmaktadır. Dava zamanaşımında kanundaki üst sınır, ceza zamanaşımında ise hükmedilen ceza esas alınır.
Süre Nasıl Belirlenir? Üst Sınır Kuralı
Dava zamanaşımı süreleri TCK m.66’da suçun ağırlığına göre kademeli olarak belirlenmiştir. Süreyi belirleyen ölçüt, kanunda o suç için öngörülen azami hapis cezasıdır; hâkimin somut davada takdir ettiği ceza miktarı değildir.
Bu, uygulamada en çok yapılan hatanın kaynağıdır. “Bana üç yıl verdiler, o hâlde sekiz yıllık zamanaşımına tabiyim” düşüncesi yanlıştır; bakılması gereken, ilgili maddedeki ceza aralığının üst sınırıdır.
| Kanundaki ceza | Dava zamanaşımı süresi | Dayanak |
|---|---|---|
| Ağırlaştırılmış müebbet hapis | Otuz yıl | TCK m.66/1-a |
| Müebbet hapis | Yirmi beş yıl | TCK m.66/1-b |
| Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis | Yirmi yıl | TCK m.66/1-c |
| Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis | On beş yıl | TCK m.66/1-d |
| Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası | Sekiz yıl | TCK m.66/1-e |
Ayrıca TCK m.66/3 uyarınca sürenin belirlenmesinde suçun nitelikli hâlleri dikkate alınır. Uyuşturucu dosyalarında bu kural doğrudan sonuç doğurur: madde türü artırımı, mesafe artırımı, üç kişi kuralı veya örgüt artırımı uygulandığında hesaplama bunlara göre yapılır.
Zamanaşımı, TCK m.66/6 uyarınca kural olarak suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar. Temadi eden yani kesintisiz devam eden suçlarda ise temadi son bulana kadar süre işlemeye başlamaz; teşebbüs hâlinde son hareketin yapıldığı, teşebbüs aşamasında kalmayan suçlarda ise neticenin gerçekleştiği tarih esas alınır.
Uyuşturucu Suçlarında Durum
Yukarıdaki kademeler uyuşturucu maddelerine uygulandığında tablo şu şekildedir. Bu hesaplama, ilgili maddedeki ceza aralığının üst sınırına ve varsa nitelikli hâllere göre yapılır.
| Suç | Kanundaki ceza | Değerlendirme |
|---|---|---|
| TCK m.191/1 – kullanmak için bulundurma | İki yıldan beş yıla kadar hapis | Üst sınır beş yıl; sekiz yıllık kademeye girer |
| TCK m.190/1 – kullanılmasını kolaylaştırma | Beş yıldan on yıla kadar hapis | Üst sınır on yıl; on beş yıllık kademeye girer |
| TCK m.188/1 – imal, ithal, ihraç | Yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis | Yirmi yıllık kademeye girer |
| TCK m.188/3 – ülke içi ticaret | On yıldan az olmamak üzere hapis | Üst sınır ve nitelikli hâllere göre uzun kademe |
| TCK m.188/7 – öncül maddeler | Sekiz yıldan az olmamak üzere hapis | Üst sınıra göre belirlenir |
| TCK m.188/6 – reçeteye bağlı maddeler | Aynı fıkralar uygulanır | İlgili fıkraya göre belirlenir |
İlk satır pratikte en çok işe yarayan bilgidir. Kullanmak için bulundurma suçunda kanundaki ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir; üst sınır beş yılı aşmadığından TCK m.66/1-e kapsamındaki sekiz yıllık süre uygulanır.
Alt sınırı belirlenip üst sınırı gösterilmeyen suçlarda ise üst sınır, süreli hapis cezasına ilişkin genel kurala göre belirlenir. Bu nedenle TCK m.188/3 gibi “on yıldan az olmamak üzere” ifadesini içeren fıkralarda hangi kademenin uygulanacağı, üst sınır ve varsa nitelikli hâller birlikte değerlendirilerek somut dosyada tespit edilmelidir.
Görüldüğü üzere ticaret dosyalarında süreler çok uzundur ve zamanaşımı pratikte nadiren gündeme gelir. Buna karşılık kullanma dosyalarında sekiz yıllık süre, özellikle eski tarihli ve uzun süre işlem yapılmamış dosyalarda gerçek bir savunma imkânı doğurabilir.
Dosyanızda zamanaşımının dolup dolmadığını hesaplatmak için bize ulaşın.
Kesilme: Sayaç Sıfırlanır
Zamanaşımı süresi kesintisiz işlemez. Adli makamların belirli işlemleri süreyi keser ve kesildiği günden itibaren süre yeniden, baştan işlemeye başlar.
TCK m.67’de kesme sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Uygulamada bu sebepler şunlardır: şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında yakalama veya tutuklama kararı verilmesi, iddianamenin düzenlenmesi ve sanıklardan biri hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi.
| Kesme sebebi | Etkisi |
|---|---|
| Savcı tarafından ifade alınması | Süre o günden itibaren yeniden başlar |
| Yakalama veya tutuklama kararı | Süre yeniden başlar |
| İddianamenin düzenlenmesi | Süre yeniden başlar |
| Mahkûmiyet kararı verilmesi | Süre yeniden başlar |
| Kolluk tarafından ifade alınması | Kesme sebebi sayılmaz |
| Birden fazla kesme sebebi | Son kesme tarihinden itibaren yeniden işler |
Beşinci satır savunma bakımından önemli bir ayrımdır: kolluk tarafından alınan ifadeler zamanaşımını kesmez; kesme sebebi olan, savcılıkta alınan ifadedir. Dosyada hangi tarihte hangi işlemin yapıldığı bu nedenle tek tek belirlenmelidir.
Altıncı satır ise hesaplamanın nasıl yapılacağını gösterir. Birden fazla kesme sebebi bulunması hâlinde süre, son kesme sebebinin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
Azami Süre Kuralı: Kesme Sonsuz Değildir
Kesme kurumu tek başına okunduğunda, adli makamların işlem yaparak süreyi sonsuza kadar uzatabileceği izlenimi doğar. Kanun buna bir üst sınır koymuştur ve bu, savunmanın en güçlü aracıdır.
TCK m.67/4 uyarınca kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar. Bu süre aşıldığında, başka kesme nedeni bulunsa dahi dava düşer. Buna uygulamada olağanüstü veya mutlak zamanaşımı denir.
| Olağan süre | Uzama payı | Azami (mutlak) süre |
|---|---|---|
| Sekiz yıl | Dört yıl | On iki yıl |
| On beş yıl | Yedi buçuk yıl | Yirmi iki buçuk yıl |
| Yirmi yıl | On yıl | Otuz yıl |
| Yirmi beş yıl | On iki buçuk yıl | Otuz yedi buçuk yıl |
| Otuz yıl | On beş yıl | Kırk beş yıl |
İlk satır kullanma dosyaları bakımından doğrudan uygulanır. TCK m.191 kapsamındaki bir suçta olağan süre sekiz yıldır; kesme sebepleri ne kadar çok olursa olsun, suç tarihinden itibaren on iki yıl dolduğunda dava her hâlükârda zamanaşımına uğrar ve düşer.
Bu hesabın yapılabilmesi için iki tarihe ihtiyaç vardır: suç tarihi ve dosyadaki son kesme işleminin tarihi. Her ikisi de dosyadan tespit edilebilir olgulardır.
Pratik yöntem şudur: önce suç tarihine olağan süreyi ekleyerek olağan zamanaşımı tarihi bulunur; sonra suç tarihine azami süre eklenerek mutlak zamanaşımı tarihi bulunur. İkincisi geçmişse, dosyada kaç kesme işlemi olursa olsun sonuç değişmez.
Durma: Süre İşlemez
Kesilmeden farklı bir kurum daha vardır. Dava zamanaşımı süresi, kanunlarda mevcut bir kovuşturma engelinin bulunması hâlinde bu engel kalkana kadar işlemez.
Kesilme ile durma arasındaki fark önemlidir: kesilmede süre sıfırlanır ve baştan başlar; durmada ise süre işlemeyi durdurur, engel kalktığında kaldığı yerden devam eder.
| Kurum | Etkisi | Sonuç |
|---|---|---|
| Kesilme | Süre sıfırlanır | Baştan işlemeye başlar |
| Durma | Süre işlemez | Engel kalkınca kaldığı yerden devam eder |
| Azami süre | Kesmeye rağmen üst sınır | Aşıldığında dava düşer |
Uyuşturucu dosyalarında durma hâlleri nadiren gündeme gelir; ancak yargılamanın yürütülmesine engel oluşturan bir hukuki durumun bulunduğu dosyalarda bu husus ayrıca değerlendirilmelidir.
Ceza Zamanaşımı: Hüküm Kesinleştikten Sonra
Dava sonuçlanmış ve hüküm kesinleşmişse artık dava zamanaşımı değil ceza zamanaşımı gündeme gelir. Burada hesaplama esası değişir: artık kanundaki üst sınır değil, hükmedilen ceza miktarı esas alınır.
Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği tarihte işlemeye başlar. Süre dolduğunda kesinleşmiş ceza infaz edilemez hâle gelir.
TCK m.68/2’de yaş küçüklüğüne ilişkin özel bir düzenleme de bulunmaktadır: fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu sürelerin yarısının; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.
| Durum | Esas alınan | Sonuç |
|---|---|---|
| Dava devam ediyor | Kanundaki ceza üst sınırı | Dava düşer |
| Hüküm kesinleşti | Hükmedilen ceza miktarı | Ceza infaz edilemez |
| Fail on iki – on beş yaş arası | Sürelerin yarısı | İnfaz edilmez |
| Fail on beş – on sekiz yaş arası | Sürelerin üçte ikisi | İnfaz edilmez |
Uyuşturucu ticaretinden verilen yüksek cezalarda ceza zamanaşımı süreleri de uzundur ve pratikte nadiren sonuç doğurur. Buna karşılık firari hükümlülerin bulunduğu eski dosyalarda bu hesabın yapılması gerekebilir.
Zamanaşımının Diğer Dört Maddesi: TCK m.69-72
Kanun’da zamanaşımı yalnızca 66 ilâ 68 inci maddelerle sınırlı değildir. Bunları izleyen dört madde, uygulamada doğrudan sonuç doğuran ek kurallar getirir.
TCK m.69-72 — Tamamlayıcı Kurallar
| Madde | Kural |
|---|---|
| m.69 | Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunluklarının süresi, ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder |
| m.70 | Müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez |
| m.71/1 | Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser |
| m.71/2 | Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse, üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde ceza zamanaşımı kesilir |
| m.72/1 | Süreler gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün yirmi dört saat, bir ay otuz gündür; yıl resmî takvime göre hesap edilir |
| m.72/2 | Dava ve ceza zamanaşımı resen uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve hükümlü vazgeçemez |
m.72/2: vazgeçilemeyen bir kurum
Bu fıkra, zamanaşımının niteliğini belirler. Zamanaşımı taraf iradesine bırakılmış bir savunma aracı değildir; mahkeme resen gözetmek zorundadır ve şüpheli, sanık ya da hükümlü bundan vazgeçemez. Yani "zamanaşımından feragat ediyorum, yargılamanın esastan sonuçlanmasını istiyorum" şeklindeki bir beyan hukuki sonuç doğurmaz. Bu, aşağıda anlatılan "ileri sürme" başlığını tamamlar: ileri sürmek dikkat çekmek bakımından yararlıdır, ancak ileri sürülmemesi zamanaşımının gözetilmemesini haklı kılmaz. Süre dolmuşsa mahkeme veya kanun yolu mercii bunu kendiliğinden dikkate almalıdır.
m.70: müsaderenin kendi süresi
Uyuşturucu dosyalarında hükümle birlikte eşya ve kazanç müsaderesine de karar verilir. Yetmişinci madde bu kararlar için ayrı ve bağımsız bir süre öngörmüştür: müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez.
Bu sürenin bağımsızlığı iki yönde sonuç doğurur. Birincisi, hapis cezası bakımından ceza zamanaşımı dolmuş olsa dahi müsadere hükmü kendi süresi içinde infaz edilebilir. İkincisi, tersi de geçerlidir: müsadere bakımından yirmi yıl dolmuşsa, hükmün bu bölümü artık infaz edilemez. Eski tarihli kesinleşmiş hükümlerde elkonulan eşyanın hâlâ iade edilmemiş olduğu dosyalarda, müsadere kararının kesinleşme tarihi bu nedenle ayrıca hesaplanmalıdır.
m.69 ve m.71: hak yoksunlukları ve kesilme
Altmış dokuzuncu madde, hak yoksunluklarının süresini ceza zamanaşımına bağlar. Bunun pratik anlamı şudur: cezanın infaz edilmemiş olması hak yoksunluğunun sona erdiği anlamına gelmez; yoksunluk, ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder.
Yetmiş birinci madde ise ceza zamanaşımının nasıl kesileceğini gösterir ve iki ayrı sebep sayar. Birincisi usul işlemidir: infaz için yapılan tebligat veya bu amaçla yakalama. İkincisi ise yeni bir suçtur: mahkûm olan kişinin, üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi ceza zamanaşımını keser.
İkinci sebep hesabı doğrudan değiştirir. Ceza zamanaşımı süresi işlerken işlenen yeni bir kasıtlı suç, sayacı sıfırlar. Bu nedenle eski bir hükmün zamanaşımı hesaplanırken yalnızca ilk hükmün tarihine değil, ara dönemde işlenmiş suçların tarihlerine ve kanuni ceza üst sınırlarına da bakılmalıdır. Taksirli suçlar bu kapsamda değildir; madde yalnızca kasıtlı suçlardan söz eder ve üst sınır için iki yıllık eşik arar.
Yetmiş ikinci maddenin birinci fıkrası ise hesabın nasıl yapılacağını gösterir. Bir ayın otuz gün sayılması ve yılın resmî takvime göre hesaplanması, gün bazında yapılan hesaplarda sonucu değiştirebilecek bir ayrıntıdır; özellikle sürenin dolmasına az kalan dosyalarda bu kurala göre hesap yapılması gerekir.
Zamanaşımı Nasıl İleri Sürülür?
Zamanaşımı bir savunma aracı olmakla birlikte, yalnızca ileri sürülürse dikkate alınan bir kurum değildir. Kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Bununla birlikte pratikte hesabın taraflarca yapılıp mahkemeye sunulması, gözden kaçmayı önler. Özellikle uzun süren ve birden fazla kesme işlemi bulunan dosyalarda hesabın açıkça ortaya konulması gerekir.
| Aşama | Nasıl ileri sürülür |
|---|---|
| Soruşturma | Savcılığa dilekçeyle bildirilir |
| Kovuşturma | Duruşmada ileri sürülür ve tutanağa geçirilir |
| Karar aşaması | Esas hakkındaki savunmada belirtilir |
| İstinaf | Dilekçede ayrı başlık olarak gösterilir |
| Temyiz | Resen gözetilmesi gereken husus olarak ileri sürülür |
| Kesinleşme sonrası | Ceza zamanaşımı bakımından infaz mercii nezdinde |
Zamanaşımının gerçekleşmesi hâlinde mahkemece davanın düşmesine karar verilir. Bu, beraat kararından farklıdır: düşme kararı sübut değerlendirmesi içermez, yalnızca kovuşturma hakkının ortadan kalktığını tespit eder.
Bu ayrımın pratik sonuçları vardır. Örneğin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat bakımından düşme kararı ile beraat kararı farklı değerlendirilebilir; bu nedenle dosyada beraat ihtimali güçlüyse, savunmanın stratejisi bu iki sonuç arasında bilinçli olarak kurulmalıdır.
Örnek Hesaplamalar
Kuralların somutlaşması için üç örnek üzerinden ilerleyelim. Aşağıdaki örnekler yöntemi göstermek içindir; her dosyanın kendi tarihleri ve işlemleri üzerinden hesap yapılması gerekir.
Birinci örnek. TCK m.191 kapsamında bir fiil, olağan zamanaşımı sekiz yıl. Suç tarihinden bir yıl sonra savcılıkta ifade alınmış ve başka işlem yapılmamış. Bu durumda süre ifade tarihinde kesilir ve o günden itibaren sekiz yıl yeniden işler; toplamda suç tarihinden itibaren dokuz yıl sonra olağan zamanaşımı dolar.
İkinci örnek. Aynı suçta suç tarihinden bir yıl sonra ifade alınmış, üç yıl sonra iddianame düzenlenmiş, altı yıl sonra mahkûmiyet kararı verilmiş. Süre her seferinde kesilir ve son kesme tarihinden itibaren yeniden işler. Ancak azami süre kuralı devreye girer: suç tarihinden itibaren on iki yıl dolduğunda, kaç kesme olursa olsun dava düşer.
Üçüncü örnek. Aynı suçta ilk ifade kollukta alınmış, savcılık ifadesi ise dört yıl sonra alınmış. Kolluk ifadesi kesme sebebi olmadığından ilk dört yıl boyunca süre kesintisiz işlemiştir; kesme, savcılık ifadesinin alındığı tarihte gerçekleşir.
| Örnek | Kesme işlemi | Olağan süre dolumu | Mutlak süre dolumu |
|---|---|---|---|
| Tek kesme (1. yılda) | Savcılık ifadesi | Suç tarihi + 9 yıl | Suç tarihi + 12 yıl |
| Çok kesme (6. yıla kadar) | İfade, iddianame, hüküm | Son kesme + 8 yıl | Suç tarihi + 12 yıl |
| Kolluk ifadesi + geç savcılık ifadesi | Yalnızca savcılık ifadesi | Savcılık ifadesi + 8 yıl | Suç tarihi + 12 yıl |
İkinci satırdaki koyu ifade, hesabın kilit noktasıdır. Mutlak süre suç tarihinden itibaren işler ve kesme işlemlerinden etkilenmez; bu nedenle uzun süren dosyalarda önce bu tarih kontrol edilmelidir.
Birden Fazla Sanık ve Birden Fazla Eylem
Uyuşturucu dosyalarının önemli bir bölümünde birden fazla sanık veya birden fazla eylem bulunur. Bu durum zamanaşımı hesabını da etkiler.
Kesme sebeplerinin düzenlendiği hükümde, sanıklardan birinin ifadesinin alınması, sanıklardan biri hakkında yakalama veya tutuklama kararı verilmesi ve sanıklardan biri hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi ifadeleri yer alır. Bu, kesmenin kapsamı bakımından somut dosyada dikkatle değerlendirilmesi gereken bir husustur.
Birden fazla eylem bakımından ise her eylemin kendi tarihi esas alınır. Farklı tarihlerde işlendiği iddia edilen fiiller bulunan dosyalarda, en eski tarihli eylem bakımından zamanaşımının dolmuş olması mümkündür. Bu nedenle iddianamedeki eylem tarihlerinin tek tek listelenmesi gerekir.
| Durum | Hesaplamada dikkat edilecek |
|---|---|
| Birden fazla sanık | Kesme işlemlerinin kapsamı somut olarak değerlendirilir |
| Birden fazla eylem, farklı tarihler | Her eylem için ayrı hesap yapılır |
| Zincirleme suç iddiası | Nitelendirme zamanaşımı hesabını etkileyebilir |
| Temadi eden fiil | Süre temadi son bulduğunda başlar |
| Eylem tarihi belirsiz | Belirsizlik sanık lehine değerlendirilmelidir |
Son satır savunma bakımından değerlidir. Suç tarihinin dosyada net biçimde tespit edilememesi hâlinde, zamanaşımı hesabının sanık lehine yapılması gerektiği ileri sürülebilir; zira sürenin başlangıcını ispat yükü iddia makamındadır.
Hesaplama Kontrol Listesi
| Sıra | Kontrol | Neden |
|---|---|---|
| 1 | Suç tarihi tam olarak nedir? | Sürenin başlangıcı |
| 2 | Hangi maddeden isnat var, ceza üst sınırı nedir? | Kademenin belirlenmesi |
| 3 | Nitelikli hâl uygulanmış mı? | TCK m.66/3 uyarınca hesaba katılır |
| 4 | Olağan zamanaşımı süresi kaç yıl? | TCK m.66/1 kademesi |
| 5 | Dosyada hangi kesme işlemleri var, tarihleri nedir? | Sayacın sıfırlandığı anlar |
| 6 | İfade savcılıkta mı, kollukta mı alınmış? | Kolluk ifadesi kesme sebebi değildir |
| 7 | Son kesme tarihinden itibaren kaç yıl geçmiş? | Olağan sürenin denetimi |
| 8 | Suç tarihinden itibaren azami süre dolmuş mu? | Mutlak zamanaşımı |
| 9 | Durma hâli var mı? | Süre işlemeyen dönemler |
| 10 | Hüküm kesinleştiyse ceza zamanaşımı hesabı yapıldı mı? | Farklı esasa göre hesaplanır |
Sekizinci satır en kritik kontroldür ve tek başına sonuç doğurabilir. Suç tarihinden itibaren azami süre dolmuşsa, dosyada kaç kesme işlemi bulunduğunun bir önemi kalmaz; dava her hâlükârda düşer.
Altıncı satır ise sıklıkla atlanan bir ayrımdır. Dosyadaki ilk ifade kollukta alınmış ve savcılık ifadesi çok sonra alınmışsa, kesme tarihi savcılık ifadesinin tarihidir; bu fark bazı dosyalarda yılları bulabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Uyuşturucu suçunda zamanaşımı kaç yıl?
Süre, kanunda o suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir. TCK m.191’de ceza iki yıldan beş yıla kadar olduğundan üst sınır beş yılı aşmaz ve TCK m.66/1-e kapsamındaki sekiz yıllık süre uygulanır. Ticaret suçlarında süreler çok daha uzundur.
Bana verilen cezaya göre mi hesaplanır?
Hayır. Dava zamanaşımında hâkimin somut davada takdir ettiği ceza miktarı değil, kanunda o suç için öngörülen azami hapis cezası esas alınır. Hükmedilen ceza yalnızca ceza zamanaşımında esas alınır.
Nitelikli hâller zamanaşımını etkiler mi?
Evet. TCK m.66/3 uyarınca sürenin belirlenmesinde suçun nitelikli hâlleri dikkate alınır. Madde türü artırımı, mesafe artırımı, üç kişi kuralı veya örgüt artırımı uygulanan dosyalarda hesaplama bunlara göre yapılır.
Zamanaşımı ne zaman işlemeye başlar?
TCK m.66/6 uyarınca kural olarak suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar. Temadi eden suçlarda temadi son bulana kadar, teşebbüs hâlinde son hareketin yapıldığı tarihten itibaren işler.
Hangi işlemler zamanaşımını keser?
TCK m.67’de sınırlı olarak sayılmıştır: şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, yakalama veya tutuklama kararı verilmesi, iddianamenin düzenlenmesi ve sanıklardan biri hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi.
Kollukta verdiğim ifade zamanaşımını keser mi?
Hayır. Kesme sebebi olan, Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadedir; kolluk tarafından alınan ifadeler zamanaşımını kesmez. Bu ayrım bazı dosyalarda yıllarca fark yaratabilir.
Kesme sebebi çoksa dava hiç düşmez mi?
Düşer. TCK m.67/4 uyarınca kesilme hâlinde süre en fazla yarısına kadar uzar; bu azami süre aşıldığında başka kesme nedeni bulunsa dahi dava düşer. Sekiz yıllık bir suçta azami süre on iki yıldır.
Kesilme ile durma arasındaki fark nedir?
Kesilmede süre sıfırlanır ve baştan işlemeye başlar. Durmada ise süre işlemeyi durdurur ve engel kalktığında kaldığı yerden devam eder. Kovuşturma engeli bulunan hâllerde süre işlemez.
Zamanaşımını ben mi ileri sürmeliyim?
Zamanaşımı kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bununla birlikte hesabın taraflarca yapılıp mahkemeye sunulması, özellikle birden fazla kesme işlemi bulunan dosyalarda gözden kaçmayı önler.
Zamanaşımı dolarsa beraat mi ederim?
Hayır, davanın düşmesine karar verilir. Düşme kararı sübut değerlendirmesi içermez; yalnızca kovuşturma hakkının ortadan kalktığını tespit eder. Beraat ihtimalinin güçlü olduğu dosyalarda bu ayrım stratejik önem taşır.
📚 İlgili Rehberler
- Uyuşturucu Suçları Rehberi: TCK m.188-192, Ticaret ile Kullanma Ayrımı ve Savunma
- Uyuşturucu Davası Hangi Mahkemede Görülür?
- Uyuşturucu Dosyasında İstinaf ve Temyiz: Süreler ve Sınırlar
- Uyuşturucu Dosyasında Beraat Sebepleri
- Uyuşturucu Ticaretinde Nitelikli Haller (TCK 188/4-5-8)
- Uyuşturucudan Ceza Aldım, Ne Kadar Yatarım?
Zamanaşımı hesabı, düşme talebi veya dosya değerlendirmesi için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Sosyal Medya ve E-Posta Hesabının Ele Geçirilmesi 2026: İlk 24 Saat, Suç Duyurusu, İçerik Kaldırma ve Tazminat (TCK 243-245)
- ▸ Hazine Arazisinde Ceza Boyutu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz (TCK 154) ve İmar Kirliliği (TCK 184)
- ▸ Çarpıp Kaçan Sürücü: Mağdurun Yapacakları ve Dilekçe Örnekleri (2026) — KTK m. 81, TCK m. 98
- ▸ Meraya Müdahalenin Yaptırımları: Otlatma Hakkının Kaldırılması, Eski Hâle Getirme ve Üç Ayrı Süreç
Bu konuda hukuki destek almak için


