Uyuşturucu Suçlarında Zamanaşımı: Dava ve Ceza Zamanaşımı Süreleri (TCK m.66-68)
26 Ağustos 2026

Uyuşturucu Suçlarında Zamanaşımı: Dava ve Ceza Zamanaşımı Süreleri (TCK m.66-68)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5237 sayılı TCK m.66 — Dava zamanaşımı; kanunda aksine hüküm bulunmadıkça kamu davası maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkar
  • 5237 sayılı TCK m.66/3 — Sürenin belirlenmesinde suçun nitelikli hâlleri dikkate alınır
  • 5237 sayılı TCK m.66/6 — Zamanaşımı, suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar
  • 5237 sayılı TCK m.67/2 — Dava zamanaşımını kesen sebepler
  • 5237 sayılı TCK m.67/3-4 — Kesilme hâlinde sürenin yeniden işlemesi ve en fazla yarısına kadar uzaması
  • 5237 sayılı TCK m.68 — Ceza zamanaşımı; kesinleşmiş hükmün infaz edilememesi
  • 5237 sayılı TCK m.49 — Süreli hapis cezasının üst sınırı
  • 5271 sayılı CMK m.223 — Davanın düşmesi kararı

Zamanaşımı hesabında en yaygın hata, mahkemenin verdiği cezaya bakmaktır. Oysa süre, kanunda o suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir; hâkimin somut davada takdir ettiği miktara göre değil. Bu fark, uyuşturucu dosyalarında yıllarla ölçülür.

İki Ayrı Zamanaşımı Vardır

Ceza hukukunda zamanaşımı tek bir kurum değildir; birbirinden farklı iki kurum aynı adla anılır ve sürekli karıştırılır.

Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen süre geçmesine rağmen kamu davasının açılmaması veya açılan davanın bu süre içinde sonuçlandırılamaması hâlinde devletin kovuşturma hakkının ortadan kalkmasını ifade eder. Sonucu davanın düşmesidir.

Ceza zamanaşımı ise kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün belirli süreler sonunda infaz edilememesini ifade eder. Burada dava bitmiş, hüküm kesinleşmiştir; sorun cezanın yerine getirilememesidir.

ÖlçütDava zamanaşımı (TCK m.66)Ceza zamanaşımı (TCK m.68)
KonusuKovuşturma hakkıKesinleşmiş cezanın infazı
BaşlangıçSuçun işlendiği günHükmün kesinleştiği tarih
SonucuDavanın düşmesiCezanın infaz edilememesi
Hesaplama esasıKanundaki ceza üst sınırıHükmedilen ceza miktarı
KesilmeTCK m.67’deki sebeplerle kesilirKendi kuralları vardır
Resen gözetilmeYargılamanın her aşamasındaİnfaz aşamasında

Dördüncü satır bu yazının en önemli ayrımıdır ve aşağıda ayrıca ele alınmaktadır. Dava zamanaşımında kanundaki üst sınır, ceza zamanaşımında ise hükmedilen ceza esas alınır.

Süre Nasıl Belirlenir? Üst Sınır Kuralı

Dava zamanaşımı süreleri TCK m.66’da suçun ağırlığına göre kademeli olarak belirlenmiştir. Süreyi belirleyen ölçüt, kanunda o suç için öngörülen azami hapis cezasıdır; hâkimin somut davada takdir ettiği ceza miktarı değildir.

Bu, uygulamada en çok yapılan hatanın kaynağıdır. “Bana üç yıl verdiler, o hâlde sekiz yıllık zamanaşımına tabiyim” düşüncesi yanlıştır; bakılması gereken, ilgili maddedeki ceza aralığının üst sınırıdır.

Kanundaki cezaDava zamanaşımı süresiDayanak
Ağırlaştırılmış müebbet hapisOtuz yılTCK m.66/1-a
Müebbet hapisYirmi beş yılTCK m.66/1-b
Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapisYirmi yılTCK m.66/1-c
Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapisOn beş yılTCK m.66/1-d
Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasıSekiz yılTCK m.66/1-e

Ayrıca TCK m.66/3 uyarınca sürenin belirlenmesinde suçun nitelikli hâlleri dikkate alınır. Uyuşturucu dosyalarında bu kural doğrudan sonuç doğurur: madde türü artırımı, mesafe artırımı, üç kişi kuralı veya örgüt artırımı uygulandığında hesaplama bunlara göre yapılır.

Zamanaşımı, TCK m.66/6 uyarınca kural olarak suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar. Temadi eden yani kesintisiz devam eden suçlarda ise temadi son bulana kadar süre işlemeye başlamaz; teşebbüs hâlinde son hareketin yapıldığı, teşebbüs aşamasında kalmayan suçlarda ise neticenin gerçekleştiği tarih esas alınır.

Uyuşturucu Suçlarında Durum

Yukarıdaki kademeler uyuşturucu maddelerine uygulandığında tablo şu şekildedir. Bu hesaplama, ilgili maddedeki ceza aralığının üst sınırına ve varsa nitelikli hâllere göre yapılır.

SuçKanundaki cezaDeğerlendirme
TCK m.191/1 – kullanmak için bulundurmaİki yıldan beş yıla kadar hapisÜst sınır beş yıl; sekiz yıllık kademeye girer
TCK m.190/1 – kullanılmasını kolaylaştırmaBeş yıldan on yıla kadar hapisÜst sınır on yıl; on beş yıllık kademeye girer
TCK m.188/1 – imal, ithal, ihraçYirmi yıldan otuz yıla kadar hapisYirmi yıllık kademeye girer
TCK m.188/3 – ülke içi ticaretOn yıldan az olmamak üzere hapisÜst sınır ve nitelikli hâllere göre uzun kademe
TCK m.188/7 – öncül maddelerSekiz yıldan az olmamak üzere hapisÜst sınıra göre belirlenir
TCK m.188/6 – reçeteye bağlı maddelerAynı fıkralar uygulanırİlgili fıkraya göre belirlenir

İlk satır pratikte en çok işe yarayan bilgidir. Kullanmak için bulundurma suçunda kanundaki ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir; üst sınır beş yılı aşmadığından TCK m.66/1-e kapsamındaki sekiz yıllık süre uygulanır.

Alt sınırı belirlenip üst sınırı gösterilmeyen suçlarda ise üst sınır, süreli hapis cezasına ilişkin genel kurala göre belirlenir. Bu nedenle TCK m.188/3 gibi “on yıldan az olmamak üzere” ifadesini içeren fıkralarda hangi kademenin uygulanacağı, üst sınır ve varsa nitelikli hâller birlikte değerlendirilerek somut dosyada tespit edilmelidir.

Görüldüğü üzere ticaret dosyalarında süreler çok uzundur ve zamanaşımı pratikte nadiren gündeme gelir. Buna karşılık kullanma dosyalarında sekiz yıllık süre, özellikle eski tarihli ve uzun süre işlem yapılmamış dosyalarda gerçek bir savunma imkânı doğurabilir.

Dosyanızda zamanaşımının dolup dolmadığını hesaplatmak için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Kesilme: Sayaç Sıfırlanır

Zamanaşımı süresi kesintisiz işlemez. Adli makamların belirli işlemleri süreyi keser ve kesildiği günden itibaren süre yeniden, baştan işlemeye başlar.

TCK m.67’de kesme sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Uygulamada bu sebepler şunlardır: şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında yakalama veya tutuklama kararı verilmesi, iddianamenin düzenlenmesi ve sanıklardan biri hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi.

Kesme sebebiEtkisi
Savcı tarafından ifade alınmasıSüre o günden itibaren yeniden başlar
Yakalama veya tutuklama kararıSüre yeniden başlar
İddianamenin düzenlenmesiSüre yeniden başlar
Mahkûmiyet kararı verilmesiSüre yeniden başlar
Kolluk tarafından ifade alınmasıKesme sebebi sayılmaz
Birden fazla kesme sebebiSon kesme tarihinden itibaren yeniden işler

Beşinci satır savunma bakımından önemli bir ayrımdır: kolluk tarafından alınan ifadeler zamanaşımını kesmez; kesme sebebi olan, savcılıkta alınan ifadedir. Dosyada hangi tarihte hangi işlemin yapıldığı bu nedenle tek tek belirlenmelidir.

Altıncı satır ise hesaplamanın nasıl yapılacağını gösterir. Birden fazla kesme sebebi bulunması hâlinde süre, son kesme sebebinin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.

Azami Süre Kuralı: Kesme Sonsuz Değildir

Kesme kurumu tek başına okunduğunda, adli makamların işlem yaparak süreyi sonsuza kadar uzatabileceği izlenimi doğar. Kanun buna bir üst sınır koymuştur ve bu, savunmanın en güçlü aracıdır.

TCK m.67/4 uyarınca kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar. Bu süre aşıldığında, başka kesme nedeni bulunsa dahi dava düşer. Buna uygulamada olağanüstü veya mutlak zamanaşımı denir.

Olağan süreUzama payıAzami (mutlak) süre
Sekiz yılDört yılOn iki yıl
On beş yılYedi buçuk yılYirmi iki buçuk yıl
Yirmi yılOn yılOtuz yıl
Yirmi beş yılOn iki buçuk yılOtuz yedi buçuk yıl
Otuz yılOn beş yılKırk beş yıl

İlk satır kullanma dosyaları bakımından doğrudan uygulanır. TCK m.191 kapsamındaki bir suçta olağan süre sekiz yıldır; kesme sebepleri ne kadar çok olursa olsun, suç tarihinden itibaren on iki yıl dolduğunda dava her hâlükârda zamanaşımına uğrar ve düşer.

Bu hesabın yapılabilmesi için iki tarihe ihtiyaç vardır: suç tarihi ve dosyadaki son kesme işleminin tarihi. Her ikisi de dosyadan tespit edilebilir olgulardır.

Pratik yöntem şudur: önce suç tarihine olağan süreyi ekleyerek olağan zamanaşımı tarihi bulunur; sonra suç tarihine azami süre eklenerek mutlak zamanaşımı tarihi bulunur. İkincisi geçmişse, dosyada kaç kesme işlemi olursa olsun sonuç değişmez.

Durma: Süre İşlemez

Kesilmeden farklı bir kurum daha vardır. Dava zamanaşımı süresi, kanunlarda mevcut bir kovuşturma engelinin bulunması hâlinde bu engel kalkana kadar işlemez.

Kesilme ile durma arasındaki fark önemlidir: kesilmede süre sıfırlanır ve baştan başlar; durmada ise süre işlemeyi durdurur, engel kalktığında kaldığı yerden devam eder.

KurumEtkisiSonuç
KesilmeSüre sıfırlanırBaştan işlemeye başlar
DurmaSüre işlemezEngel kalkınca kaldığı yerden devam eder
Azami süreKesmeye rağmen üst sınırAşıldığında dava düşer

Uyuşturucu dosyalarında durma hâlleri nadiren gündeme gelir; ancak yargılamanın yürütülmesine engel oluşturan bir hukuki durumun bulunduğu dosyalarda bu husus ayrıca değerlendirilmelidir.

Ceza Zamanaşımı: Hüküm Kesinleştikten Sonra

Dava sonuçlanmış ve hüküm kesinleşmişse artık dava zamanaşımı değil ceza zamanaşımı gündeme gelir. Burada hesaplama esası değişir: artık kanundaki üst sınır değil, hükmedilen ceza miktarı esas alınır.

Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği tarihte işlemeye başlar. Süre dolduğunda kesinleşmiş ceza infaz edilemez hâle gelir.

TCK m.68/2’de yaş küçüklüğüne ilişkin özel bir düzenleme de bulunmaktadır: fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu sürelerin yarısının; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.

DurumEsas alınanSonuç
Dava devam ediyorKanundaki ceza üst sınırıDava düşer
Hüküm kesinleştiHükmedilen ceza miktarıCeza infaz edilemez
Fail on iki – on beş yaş arasıSürelerin yarısıİnfaz edilmez
Fail on beş – on sekiz yaş arasıSürelerin üçte ikisiİnfaz edilmez

Uyuşturucu ticaretinden verilen yüksek cezalarda ceza zamanaşımı süreleri de uzundur ve pratikte nadiren sonuç doğurur. Buna karşılık firari hükümlülerin bulunduğu eski dosyalarda bu hesabın yapılması gerekebilir.

Zamanaşımının Diğer Dört Maddesi: TCK m.69-72

Kanun’da zamanaşımı yalnızca 66 ilâ 68 inci maddelerle sınırlı değildir. Bunları izleyen dört madde, uygulamada doğrudan sonuç doğuran ek kurallar getirir.

TCK m.69-72 — Tamamlayıcı Kurallar

MaddeKural
m.69Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunluklarının süresi, ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder
m.70Müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez
m.71/1Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser
m.71/2Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse, üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde ceza zamanaşımı kesilir
m.72/1Süreler gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün yirmi dört saat, bir ay otuz gündür; yıl resmî takvime göre hesap edilir
m.72/2Dava ve ceza zamanaşımı resen uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve hükümlü vazgeçemez

m.72/2: vazgeçilemeyen bir kurum

Bu fıkra, zamanaşımının niteliğini belirler. Zamanaşımı taraf iradesine bırakılmış bir savunma aracı değildir; mahkeme resen gözetmek zorundadır ve şüpheli, sanık ya da hükümlü bundan vazgeçemez. Yani "zamanaşımından feragat ediyorum, yargılamanın esastan sonuçlanmasını istiyorum" şeklindeki bir beyan hukuki sonuç doğurmaz. Bu, aşağıda anlatılan "ileri sürme" başlığını tamamlar: ileri sürmek dikkat çekmek bakımından yararlıdır, ancak ileri sürülmemesi zamanaşımının gözetilmemesini haklı kılmaz. Süre dolmuşsa mahkeme veya kanun yolu mercii bunu kendiliğinden dikkate almalıdır.

m.70: müsaderenin kendi süresi

Uyuşturucu dosyalarında hükümle birlikte eşya ve kazanç müsaderesine de karar verilir. Yetmişinci madde bu kararlar için ayrı ve bağımsız bir süre öngörmüştür: müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez.

Bu sürenin bağımsızlığı iki yönde sonuç doğurur. Birincisi, hapis cezası bakımından ceza zamanaşımı dolmuş olsa dahi müsadere hükmü kendi süresi içinde infaz edilebilir. İkincisi, tersi de geçerlidir: müsadere bakımından yirmi yıl dolmuşsa, hükmün bu bölümü artık infaz edilemez. Eski tarihli kesinleşmiş hükümlerde elkonulan eşyanın hâlâ iade edilmemiş olduğu dosyalarda, müsadere kararının kesinleşme tarihi bu nedenle ayrıca hesaplanmalıdır.

m.69 ve m.71: hak yoksunlukları ve kesilme

Altmış dokuzuncu madde, hak yoksunluklarının süresini ceza zamanaşımına bağlar. Bunun pratik anlamı şudur: cezanın infaz edilmemiş olması hak yoksunluğunun sona erdiği anlamına gelmez; yoksunluk, ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder.

Yetmiş birinci madde ise ceza zamanaşımının nasıl kesileceğini gösterir ve iki ayrı sebep sayar. Birincisi usul işlemidir: infaz için yapılan tebligat veya bu amaçla yakalama. İkincisi ise yeni bir suçtur: mahkûm olan kişinin, üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi ceza zamanaşımını keser.

İkinci sebep hesabı doğrudan değiştirir. Ceza zamanaşımı süresi işlerken işlenen yeni bir kasıtlı suç, sayacı sıfırlar. Bu nedenle eski bir hükmün zamanaşımı hesaplanırken yalnızca ilk hükmün tarihine değil, ara dönemde işlenmiş suçların tarihlerine ve kanuni ceza üst sınırlarına da bakılmalıdır. Taksirli suçlar bu kapsamda değildir; madde yalnızca kasıtlı suçlardan söz eder ve üst sınır için iki yıllık eşik arar.

Yetmiş ikinci maddenin birinci fıkrası ise hesabın nasıl yapılacağını gösterir. Bir ayın otuz gün sayılması ve yılın resmî takvime göre hesaplanması, gün bazında yapılan hesaplarda sonucu değiştirebilecek bir ayrıntıdır; özellikle sürenin dolmasına az kalan dosyalarda bu kurala göre hesap yapılması gerekir.

Zamanaşımı Nasıl İleri Sürülür?

Zamanaşımı bir savunma aracı olmakla birlikte, yalnızca ileri sürülürse dikkate alınan bir kurum değildir. Kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.

Bununla birlikte pratikte hesabın taraflarca yapılıp mahkemeye sunulması, gözden kaçmayı önler. Özellikle uzun süren ve birden fazla kesme işlemi bulunan dosyalarda hesabın açıkça ortaya konulması gerekir.

AşamaNasıl ileri sürülür
SoruşturmaSavcılığa dilekçeyle bildirilir
KovuşturmaDuruşmada ileri sürülür ve tutanağa geçirilir
Karar aşamasıEsas hakkındaki savunmada belirtilir
İstinafDilekçede ayrı başlık olarak gösterilir
TemyizResen gözetilmesi gereken husus olarak ileri sürülür
Kesinleşme sonrasıCeza zamanaşımı bakımından infaz mercii nezdinde

Zamanaşımının gerçekleşmesi hâlinde mahkemece davanın düşmesine karar verilir. Bu, beraat kararından farklıdır: düşme kararı sübut değerlendirmesi içermez, yalnızca kovuşturma hakkının ortadan kalktığını tespit eder.

Bu ayrımın pratik sonuçları vardır. Örneğin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat bakımından düşme kararı ile beraat kararı farklı değerlendirilebilir; bu nedenle dosyada beraat ihtimali güçlüyse, savunmanın stratejisi bu iki sonuç arasında bilinçli olarak kurulmalıdır.

Örnek Hesaplamalar

Kuralların somutlaşması için üç örnek üzerinden ilerleyelim. Aşağıdaki örnekler yöntemi göstermek içindir; her dosyanın kendi tarihleri ve işlemleri üzerinden hesap yapılması gerekir.

Birinci örnek. TCK m.191 kapsamında bir fiil, olağan zamanaşımı sekiz yıl. Suç tarihinden bir yıl sonra savcılıkta ifade alınmış ve başka işlem yapılmamış. Bu durumda süre ifade tarihinde kesilir ve o günden itibaren sekiz yıl yeniden işler; toplamda suç tarihinden itibaren dokuz yıl sonra olağan zamanaşımı dolar.

İkinci örnek. Aynı suçta suç tarihinden bir yıl sonra ifade alınmış, üç yıl sonra iddianame düzenlenmiş, altı yıl sonra mahkûmiyet kararı verilmiş. Süre her seferinde kesilir ve son kesme tarihinden itibaren yeniden işler. Ancak azami süre kuralı devreye girer: suç tarihinden itibaren on iki yıl dolduğunda, kaç kesme olursa olsun dava düşer.

Üçüncü örnek. Aynı suçta ilk ifade kollukta alınmış, savcılık ifadesi ise dört yıl sonra alınmış. Kolluk ifadesi kesme sebebi olmadığından ilk dört yıl boyunca süre kesintisiz işlemiştir; kesme, savcılık ifadesinin alındığı tarihte gerçekleşir.

ÖrnekKesme işlemiOlağan süre dolumuMutlak süre dolumu
Tek kesme (1. yılda)Savcılık ifadesiSuç tarihi + 9 yılSuç tarihi + 12 yıl
Çok kesme (6. yıla kadar)İfade, iddianame, hükümSon kesme + 8 yılSuç tarihi + 12 yıl
Kolluk ifadesi + geç savcılık ifadesiYalnızca savcılık ifadesiSavcılık ifadesi + 8 yılSuç tarihi + 12 yıl

İkinci satırdaki koyu ifade, hesabın kilit noktasıdır. Mutlak süre suç tarihinden itibaren işler ve kesme işlemlerinden etkilenmez; bu nedenle uzun süren dosyalarda önce bu tarih kontrol edilmelidir.

Birden Fazla Sanık ve Birden Fazla Eylem

Uyuşturucu dosyalarının önemli bir bölümünde birden fazla sanık veya birden fazla eylem bulunur. Bu durum zamanaşımı hesabını da etkiler.

Kesme sebeplerinin düzenlendiği hükümde, sanıklardan birinin ifadesinin alınması, sanıklardan biri hakkında yakalama veya tutuklama kararı verilmesi ve sanıklardan biri hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi ifadeleri yer alır. Bu, kesmenin kapsamı bakımından somut dosyada dikkatle değerlendirilmesi gereken bir husustur.

Birden fazla eylem bakımından ise her eylemin kendi tarihi esas alınır. Farklı tarihlerde işlendiği iddia edilen fiiller bulunan dosyalarda, en eski tarihli eylem bakımından zamanaşımının dolmuş olması mümkündür. Bu nedenle iddianamedeki eylem tarihlerinin tek tek listelenmesi gerekir.

DurumHesaplamada dikkat edilecek
Birden fazla sanıkKesme işlemlerinin kapsamı somut olarak değerlendirilir
Birden fazla eylem, farklı tarihlerHer eylem için ayrı hesap yapılır
Zincirleme suç iddiasıNitelendirme zamanaşımı hesabını etkileyebilir
Temadi eden fiilSüre temadi son bulduğunda başlar
Eylem tarihi belirsizBelirsizlik sanık lehine değerlendirilmelidir

Son satır savunma bakımından değerlidir. Suç tarihinin dosyada net biçimde tespit edilememesi hâlinde, zamanaşımı hesabının sanık lehine yapılması gerektiği ileri sürülebilir; zira sürenin başlangıcını ispat yükü iddia makamındadır.

Hesaplama Kontrol Listesi

SıraKontrolNeden
1Suç tarihi tam olarak nedir?Sürenin başlangıcı
2Hangi maddeden isnat var, ceza üst sınırı nedir?Kademenin belirlenmesi
3Nitelikli hâl uygulanmış mı?TCK m.66/3 uyarınca hesaba katılır
4Olağan zamanaşımı süresi kaç yıl?TCK m.66/1 kademesi
5Dosyada hangi kesme işlemleri var, tarihleri nedir?Sayacın sıfırlandığı anlar
6İfade savcılıkta mı, kollukta mı alınmış?Kolluk ifadesi kesme sebebi değildir
7Son kesme tarihinden itibaren kaç yıl geçmiş?Olağan sürenin denetimi
8Suç tarihinden itibaren azami süre dolmuş mu?Mutlak zamanaşımı
9Durma hâli var mı?Süre işlemeyen dönemler
10Hüküm kesinleştiyse ceza zamanaşımı hesabı yapıldı mı?Farklı esasa göre hesaplanır

Sekizinci satır en kritik kontroldür ve tek başına sonuç doğurabilir. Suç tarihinden itibaren azami süre dolmuşsa, dosyada kaç kesme işlemi bulunduğunun bir önemi kalmaz; dava her hâlükârda düşer.

Altıncı satır ise sıklıkla atlanan bir ayrımdır. Dosyadaki ilk ifade kollukta alınmış ve savcılık ifadesi çok sonra alınmışsa, kesme tarihi savcılık ifadesinin tarihidir; bu fark bazı dosyalarda yılları bulabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu suçunda zamanaşımı kaç yıl?

Süre, kanunda o suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre belirlenir. TCK m.191’de ceza iki yıldan beş yıla kadar olduğundan üst sınır beş yılı aşmaz ve TCK m.66/1-e kapsamındaki sekiz yıllık süre uygulanır. Ticaret suçlarında süreler çok daha uzundur.

Bana verilen cezaya göre mi hesaplanır?

Hayır. Dava zamanaşımında hâkimin somut davada takdir ettiği ceza miktarı değil, kanunda o suç için öngörülen azami hapis cezası esas alınır. Hükmedilen ceza yalnızca ceza zamanaşımında esas alınır.

Nitelikli hâller zamanaşımını etkiler mi?

Evet. TCK m.66/3 uyarınca sürenin belirlenmesinde suçun nitelikli hâlleri dikkate alınır. Madde türü artırımı, mesafe artırımı, üç kişi kuralı veya örgüt artırımı uygulanan dosyalarda hesaplama bunlara göre yapılır.

Zamanaşımı ne zaman işlemeye başlar?

TCK m.66/6 uyarınca kural olarak suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar. Temadi eden suçlarda temadi son bulana kadar, teşebbüs hâlinde son hareketin yapıldığı tarihten itibaren işler.

Hangi işlemler zamanaşımını keser?

TCK m.67’de sınırlı olarak sayılmıştır: şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, yakalama veya tutuklama kararı verilmesi, iddianamenin düzenlenmesi ve sanıklardan biri hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi.

Kollukta verdiğim ifade zamanaşımını keser mi?

Hayır. Kesme sebebi olan, Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadedir; kolluk tarafından alınan ifadeler zamanaşımını kesmez. Bu ayrım bazı dosyalarda yıllarca fark yaratabilir.

Kesme sebebi çoksa dava hiç düşmez mi?

Düşer. TCK m.67/4 uyarınca kesilme hâlinde süre en fazla yarısına kadar uzar; bu azami süre aşıldığında başka kesme nedeni bulunsa dahi dava düşer. Sekiz yıllık bir suçta azami süre on iki yıldır.

Kesilme ile durma arasındaki fark nedir?

Kesilmede süre sıfırlanır ve baştan işlemeye başlar. Durmada ise süre işlemeyi durdurur ve engel kalktığında kaldığı yerden devam eder. Kovuşturma engeli bulunan hâllerde süre işlemez.

Zamanaşımını ben mi ileri sürmeliyim?

Zamanaşımı kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bununla birlikte hesabın taraflarca yapılıp mahkemeye sunulması, özellikle birden fazla kesme işlemi bulunan dosyalarda gözden kaçmayı önler.

Zamanaşımı dolarsa beraat mi ederim?

Hayır, davanın düşmesine karar verilir. Düşme kararı sübut değerlendirmesi içermez; yalnızca kovuşturma hakkının ortadan kalktığını tespit eder. Beraat ihtimalinin güçlü olduğu dosyalarda bu ayrım stratejik önem taşır.

Zamanaşımı hesabı, düşme talebi veya dosya değerlendirmesi için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk