Müddetnamem Yanlış Hesaplanmış: Uyuşturucu Dosyasında İnfaz Hâkimliğine Başvuru
26 Ağustos 2026

Müddetnamem Yanlış Hesaplanmış: Uyuşturucu Dosyasında İnfaz Hâkimliğine Başvuru

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 4675 sayılı Kanun m.5 — Şikâyet yolu; öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün
  • 4675 sayılı Kanun m.6 — Şikâyetin kararın veya işlemin yerine getirilmesini durdurmaması; itiraz yolu ve ağır ceza mahkemesi
  • 5275 sayılı Kanun m.98-101 — İnfazda tereddüt, uyarlama ve karar usulü
  • 5275 sayılı Kanun m.107/2 — Genel koşullu salıverilme oranı yarı; sayılan suçlarda üçte iki
  • 5275 sayılı Kanun m.108/9 — TCK m.188’de süreli hapis için dörtte üç oranı
  • 5275 sayılı Kanun m.108/2 — Tekerrürde eklenecek miktarın üst sınırı ve en ağır ilamın esas alınması
  • 5237 sayılı TCK m.63 — Gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin mahsubu
  • 5237 sayılı TCK m.7 — Lehe kanun uygulaması; infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhâl uygulanması

Müddetname, hükümlünün hangi tarihte hangi haktan yararlanacağını gösteren resmî hesaptır ve bir idari işlemdir; maddi hata içerebilir. Uyuşturucu dosyalarında en sık rastlanan hatalar oranın yanlış maddeye bağlanması, mahsubun eksik yapılması ve tekerrür kaydının hatalı değerlendirilmesidir.

Müddetname Nedir, Neden Hata İçerebilir?

Müddetname, kesinleşmiş bir hapis cezasının infazına ilişkin süreleri gösteren ve Cumhuriyet başsavcılığı tarafından düzenlenen belgedir. Hükümlünün kurumda ne kadar kalacağını, koşullu salıverilme tarihini, denetimli serbestliğe ve açığa ayrılmaya hak kazanacağı tarihleri bu belge gösterir.

Müddetname bir mahkeme kararı değil, hükmü esas alarak yapılan bir hesaplama işlemidir. Hesabın girdileri çoktur: hükmedilen ceza miktarı, suç tarihi, suç tipi, uygulanacak koşullu salıverilme oranı, tekerrür kaydı, mahsup edilecek süreler, birden fazla ilam varsa içtima. Girdilerden birinin yanlış alınması sonucun tamamını kaydırır. Uyuşturucu dosyaları, oran rejimi karmaşık olduğu için hata riskinin yüksek olduğu dosyalardır.

Bir noktayı baştan netleştirelim: müddetnamedeki hata, hükmün kendisine yönelik bir itiraz değildir. Ceza miktarı tartışılmaz; tartışılan, o cezanın nasıl hesaplandığıdır. Bu nedenle hüküm kesinleşmiş olsa bile müddetname denetlenebilir.

Uyuşturucu Dosyalarında En Sık Görülen Beş Hata

HataNasıl anlaşılırDoğru dayanak
Oranın yanlış maddeye bağlanmasıMüddetnamede TCK m.188 için 5275 m.107/4 gösterilmiş, dosyada örgüt iddiası yokÖrgüt iddiası yoksa dayanak 5275 s.K. m.108/9’dur
Yanlış oran uygulanmasıTCK m.191 hükmüne dörtte üç oranı uygulanmışTCK m.191 genel yarı orana tabidir (m.107/2)
Mahsubun eksik yapılmasıGözaltı ve tutukluluk günleri toplanınca müddetnamedeki mahsupla uyuşmuyorTCK m.63
Tekerrürde yanlış ilamSicildeki en ağır ilam yerine daha hafif bir ilam esas alınmış5275 s.K. m.108/2 ve Yargıtay uygulaması
Süresi dolmuş kaydın esas alınmasıÖnceki cezanın infaz tarihinden itibaren beş veya üç yıl geçmişTCK m.58/2

Birinci satır, uyuşturucu dosyalarına özgü bir hatadır ve internette dolaşan yanlış bilgiden beslenir. TCK m.188 için dörtte üçlük oran, 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinin dördüncü fıkrasından değil, 108. maddesinin dokuzuncu fıkrasından doğar. Anılan fıkra 6545 sayılı Kanun’la eklenmiş, 7242 sayılı Kanun’la eklenen cümleyle süreli hapis cezaları bakımından oran dörtte üç olarak belirlenmiştir. m.107/4 ise örgüt kurma, yönetme veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlara ilişkindir.

Sonuç çoğu dosyada aynı çıksa da bu ayrımın pratik önemi vardır: dosyada örgüt iddiası bulunmamasına rağmen m.107/4’e dayanılması, hükümde olmayan bir niteliğin infaza taşınması anlamına gelir ve başka kalemlerde de zincirleme etki doğurabilir.

Üçüncü satırdaki mahsup kalemi, uzun tutukluluk yaşanan dosyalarda en belirleyici unsurdur. TCK m.63 uyarınca hüküm kesinleşmeden önce gözaltında veya tutuklulukta geçirilen süre hükmolunan cezadan mahsup edilir. Farklı adliyelerde geçen tutukluluk dönemlerinin veya nakil sırasında geçen günlerin atlanması sık rastlanan bir eksikliktir. Kontrol yöntemi basittir: yakalama tutanağı, tutuklama kararı ve tahliye kararlarındaki tarihler toplanarak müddetnamedeki mahsup rakamıyla karşılaştırılır.

Mahsubun Kanuni Çerçevesi: TCK m.63 ve Adli Kontrol

Müddetnamedeki en tartışmalı kalem mahsuptur ve buradaki hataların çoğu, hangi sürelerin mahsuba konu olduğunun bilinmemesinden doğar. Kural TCK m.63’tedir ve iki cümleden ibarettir.

Birinci cümle: hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir.

İkinci cümle: adlî para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün beş yüz Türk Lirası sayılmak üzere bu cezadan indirim yapılır.

Birinci cümledeki ifade bilinçli olarak geniştir. Kanun "tutukluluk" demek yerine "şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller" demiştir; bu nedenle mahsup yalnızca tutuklulukla sınırlı değildir. Ayrıca maddede "hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen" ibaresi yer aldığından, kişinin mahkûm edildiği suçtan başka bir fiil nedeniyle hürriyetinin sınırlanmış olduğu süreler de koşulları varsa mahsuba konu edilebilir.

Hangi Süre Mahsup Edilir?

SüreMahsupDayanak ve not
GözaltıEdilirŞahsi hürriyeti sınırlayan hâl (TCK m.63)
TutuklulukEdilirTipik mahsup kalemi
Gözlem altında tutulmaEdilirHürriyeti sınırlayan hâl kapsamındadır
Başka dosyadan hürriyet kısıtlamasıKoşulları varsa edilir"Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen" ibaresi bunu kapsar
Adli kontrol (genel yükümlülükler)EdilmezHürriyeti bağlayıcı nitelikte sayılmaz
Konutu terk etmeme yükümlülüğüKısmen edilirKonutta geçirilen her iki gün, bir gün olarak mahsup edilir (CMK m.109)
Adlî para cezasında karşılıkBir gün beş yüz Türk Lirası sayılır (TCK m.63)

Beşinci ve altıncı satırlar birlikte okunmalıdır. Uyuşturucu dosyalarında tutuklama yerine adli kontrol uygulanması sık görülür ve hükümlüler çoğu zaman bu sürenin de mahsup edileceğini varsayar. Genel adli kontrol yükümlülükleri bakımından bu doğru değildir. Buna karşılık yükümlülük konutu terk etmeme biçiminde uygulanmışsa, konutta geçirilen her iki gün bir gün olarak cezadan düşülür. Müddetnamede adli kontrol kararı hiç görünmüyorsa, kararın türünün ne olduğu dosyadan kontrol edilmelidir; konutu terk etmeme kararı varsa mahsup talebi bu hükme dayandırılır.

Ayrıca adlî para cezası bulunan dosyalarda ikinci cümlenin rakamı denetlenmelidir. Eski metinde bu karşılık yüz Türk Lirası olarak düzenlenmişti; yürürlükteki metinde beş yüz Türk Lirasıdır. Eski rakam üzerinden yapılan bir hesap, mahsup edilen gün sayısını beşte birine düşürür.

Tekerrür Kalemini Nasıl Denetlersiniz?

Tekerrür, müddetname hatalarının en verimli denetim alanıdır çünkü hesabı tamamen belgeye dayanır ve takdir içermez.

KontrolSorulacak soruDayanak
SıralamaYeni suçun tarihi, önceki hükmün kesinleşme tarihinden sonra mı?TCK m.58/1
SüreÖnceki cezanın infaz tarihinden itibaren beş veya üç yıl dolmuş mu?TCK m.58/2
En ağır ilamBirden fazla kayıt varsa en ağırı mı esas alınmış?5275 s.K. m.108/2
Ceza türüTekerrüre esas alınan ceza hapis mi, adli para cezası mı?Yargıtay uygulaması
YaşFail, fiil sırasında on sekiz yaşını doldurmuş muydu?TCK m.58/5
NitelikÖnceki suç taksirli, yeni suç kasıtlı mı?TCK m.58/4

Dördüncü satır özellikle önemlidir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre mükerrirlere özgü infaz rejimi yalnızca hapis cezalarına uygulanabilir; adli para cezalarının bu rejime göre çektirilmesine imkân sağlayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Müddetnamede adli para cezası için mükerrirlere özgü infaz rejimi işletilmişse bu doğrudan bir itiraz sebebidir.

Üçüncü satırdaki “en ağır ilam” kuralı da somut sonuç doğurur. 5275 sayılı Kanun m.108/2 uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. Yargıtay bu hükümden hareketle, birden fazla tekerrüre esas hükümlülük bulunması hâlinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiğini kabul etmektedir.

Lehe Kanun ve Uyarlama

İnfaz hukukunda mevzuat sık değişir ve her değişiklik hükümlü lehine veya aleyhine sonuç doğurabilir. TCK m.7’nin ikinci fıkrası uyarınca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Üçüncü fıkra ise hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhâl uygulanacağını belirtir.

Bu ayrım uyuşturucu dosyalarında doğrudan işler. Koşullu salıverilme ve tekerrür hükümleri “derhâl uygulanacak” hükümler arasında değildir; dolayısıyla suç tarihinde yürürlükte olan düzenleme ile sonraki düzenleme karşılaştırılarak lehe olan uygulanır. Son yıllarda 7242 sayılı Kanun (2020) ve 7550 sayılı Kanun (2025) ile yapılan değişiklikler bu karşılaştırmayı gerektiren en güncel örneklerdir. Suç tarihinizin hangi dönemde kaldığı, hangi metnin uygulanacağını belirler.

Müddetnamenizdeki oran, mahsup veya tekerrür kalemlerinin denetlenmesi için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

İnfaz Hâkimliğine Başvuru: Usul ve Süreler

Müddetnameye ve infaza ilişkin diğer işlemlere karşı başvurulacak merci infaz hâkimliğidir. Usul, 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nda düzenlenmiştir.

Anılan Kanun’un 5. maddesi uyarınca; ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlerin veya bunlarla ilgili faaliyetlerin ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararların kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle, bu karar, işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.

KonuKural
SüreÖğrenmeden itibaren on beş gün; her hâlde işlemden itibaren otuz gün
Başvuru şekliDilekçe ile doğrudan infaz hâkimliğine; Cumhuriyet başsavcılığı veya kurum müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir
Sözlü şikâyetTutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir
Aracı mercie yapılan başvuruHemen ve en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir
BaşvurabileceklerHükümlü veya tutuklu; eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi; müdafii; kanunî temsilcisi; izleme kurulu
Şikâyetin etkisiKural olarak kararın veya işlemin yerine getirilmesini durdurmaz
İtiraz merciiİnfaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesi

Beşinci satır uygulamada çok işe yarar. Cezaevindeki bir hükümlünün dilekçe hazırlaması ve göndermesi zaman alabilirken, eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu, kardeşi veya müdafii de kendisiyle ilgili olmak kaydıyla şikâyet yoluna başvurabilir. Süre riski bulunan dosyalarda bu imkân kullanılmalıdır.

Altıncı satır ise aksi yönde bir uyarıdır: şikâyet, kural olarak işlemin yerine getirilmesini durdurmaz. Kapalı kuruma iade gibi derhâl sonuç doğuran kararlarda bu husus, hızlı hareket etmeyi ve gerekiyorsa ayrıca talepte bulunmayı zorunlu kılar.

İnfaz hâkiminin kararına itiraz: iki hafta

İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da aynı hüküm uygulanır.

Bu süre daha önce yedi gün olarak düzenlenmişti ve 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun’la iki hafta şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanun ceza muhakemesindeki pek çok süreyi birlikte uzattığından, 1 Haziran 2024 öncesine ait şablon dilekçelerde ve eski kaynaklarda hâlâ yedi günlük süre görülebilir.

İtiraz Usulü

KonuKural
SüreTebliğden itibaren iki hafta
Kim itiraz edebilirŞikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı
Merciİnfaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesi
Uygulanacak usulCeza Muhakemesi Kanunu hükümleri
Çekilmeİnfaz hâkimi aynı zamanda o mahkemenin üyesi ise itirazla ilgili karara katılamaz
Tamamlayıcı kuralİnfaz hâkimi, Kanun’da hüküm bulunmayan hâllerde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür

Son satır uygulamada işe yarar: infaz hâkimliği usulüne ilişkin bir boşlukla karşılaşıldığında doğrudan Ceza Muhakemesi Kanunu’na dayanılabilir. Beşinci satır ise küçük ama önemli bir güvencedir; itirazı inceleyecek ağır ceza mahkemesinin heyetinde, kararı veren infaz hâkiminin bulunmaması gerekir. Heyet listesi bu açıdan kontrol edilebilir.

Dilekçede Ne Yazılmalı?

İnfaz hâkimliği bir hesap denetimi yapar; genel şikâyetler sonuç vermez. Dilekçenin etkili olması, hangi kalemin hangi mevzuat hükmüne göre yanlış hesaplandığının somut olarak gösterilmesine bağlıdır.

Bölümİçerik
Kimlik ve dosya bilgileriHükümlü kimliği, ilgili mahkeme, esas ve karar numarası, kesinleşme tarihi
İtiraz edilen işlemMüddetnamenin tarihi ve öğrenme tarihi
Hatalı kalemHangi satırın yanlış olduğu; müddetnamedeki rakam ile doğru olduğu iddia edilen rakam yan yana
Hukuki dayanakİlgili kanun maddesi ve varsa değişiklik kanunu (örneğin 5275 s.K. m.108/9)
BelgelerYakalama, tutuklama ve tahliye kararları; adli sicil kaydı; önceki ilamların infaz tarihleri
TalepMüddetnamenin düzeltilmesi ve yeni müddetname düzenlenmesi

Üçüncü satırdaki karşılaştırmalı sunum, dilekçeyi güçlü kılan tek unsurdur. “Hesap yanlıştır” demek yerine, “müddetnamede koşullu salıverilme tarihi 12.05.2028 gösterilmiştir; oysa TCK m.63 uyarınca mahsup edilmesi gereken 214 günlük tutukluluk dikkate alındığında bu tarih 10.10.2027 olmalıdır” biçiminde yazılan bir dilekçe doğrudan denetlenebilir bir iddia ortaya koyar.

İnfaz Hâkimliğinin Yetkisinin Sınırı

İnfaz hâkimliği, hukuka aykırılığı denetler; idarenin yerine geçerek yerindelik değerlendirmesi yapmaz. Örneğin verilen bir disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu tespit edilirse ceza kaldırılabilir; ancak aynı cezanın süresi indirilerek yeniden belirlenemez.

Aynı sınır müddetname denetiminde de geçerlidir. İnfaz hâkimliği, uygulanan oranın veya mahsubun mevzuata uygun olup olmadığını inceler; kanunun öngördüğü oranı hakkaniyet gerekçesiyle değiştiremez. Bu nedenle başvurunun ekseni “hesap adaletsiz” değil, “hesap şu kanun maddesine aykırı” olmalıdır.

İnfazda tereddüt doğması veya hükmün uyarlanması gereken hâllerde ise 5275 sayılı Kanun’un 98 ilâ 101. maddelerindeki usul işler ve karar, hükmü veren mahkemeden istenir. Uygulamada bu iki yolun karıştırılması başvurunun görev yönünden reddine yol açabildiğinden, talebin niteliğinin doğru belirlenmesi gerekir.

Müddetnamede Görünmeyen Kalem: İnfaz Sonrası Denetim Süresi

Müddetname, hak ederek tahliye tarihiyle biter. Buna karşılık mükerrir hükümlüler bakımından infaz o tarihte tamamen bitmez; cezanın infazından sonra başlayan ayrı bir denetim süresi devreye girer. Bu kalem müddetnamede çoğu zaman görünmediği için hükümlü ve yakınları tarafından fark edilmez.

5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre infaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Beşinci fıkra uyarınca bu denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. Altıncı fıkra ise sürenin uzatılabileceğini, ancak en fazla beş yıla kadar uzatılabileceğini düzenler.

İnfaz Sonrası Denetim Süresi

KonuKuralDayanak
BaşlangıçCezanın infazının tamamlanmasından sonra5275 s.K. m.108/4
Asgari süreBir yıldan az olamaz5275 s.K. m.108/4
Belirleyen merciİnfaz hâkimi5275 s.K. m.108/4
Uygulanacak hükümlerKoşullu salıverilmeye ilişkin hükümler5275 s.K. m.108/5
UzatmaEn fazla beş yıla kadar5275 s.K. m.108/6
İhlal sonucuYükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler infaz hâkimi kararıyla disiplin hapsine tabi tutulur; süre on beş günden az, üç aydan fazla olamaz5275 s.K. m.108/7

Denetim listesine eklenmesi gereken satır: Müddetnamede tekerrür uygulandığı görünüyorsa, hak ederek tahliye tarihinden sonra bir denetim süresinin de belirlenip belirlenmediği ayrıca sorulmalıdır. Bu süre kanunen bir yıldan az olamaz; en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. Süreyi belirleyen ve gerektiğinde uzatan merci infaz hâkimliğidir, dolayısıyla bu kaleme ilişkin itirazlar da aynı yola tabidir. Denetim süresi içinde yükümlülüklere uyulmaması, yeni bir suç işlenmese dahi disiplin hapsi sonucunu doğurabilir.

Bu kalem, tekerrür kaydının doğru olup olmadığını denetlemeyi ayrıca önemli kılar. Tekerrür yanlış uygulanmışsa yalnızca koşullu salıverilme oranı değil, infaz bittikten sonra yıllarca sürebilecek bir denetim yükümlülüğü de haksız biçimde doğmuş olur.

Denetim Listesi: Müddetnamenizi Satır Satır Okuyun

Aşağıdaki liste, uyuşturucu dosyalarında müddetnamenin kontrolü için pratik bir sıradır. Her satır bir belgeyle karşılaştırılabilir niteliktedir.

SıraKontrol edilecek satırKarşılaştırılacak belge
1Hükmedilen ceza miktarı ve suç tipiGerekçeli karar ve kesinleşme şerhi
2Suç tarihiİddianame ve gerekçeli karar
3Uygulanan koşullu salıverilme oranı ve dayanağı5275 s.K. m.107/2 veya m.108/9
4Mahsup edilen gün sayısıYakalama, tutuklama ve tahliye kararları
5Tekerrür kaydı ve esas alınan ilamAdli sicil kaydı ve önceki ilamların infaz tarihleri
6İçtima varsa toplam hesapTüm kesinleşmiş ilamlar
7Açığa ayrılma tarihiYönetmelik m.6/1 ve m.6/2-a
8Denetimli serbestliğe ayrılma tarihi5275 s.K. m.105/A
9Koşullu salıverilme tarihiYukarıdaki tüm kalemlerin sonucu
10Hak ederek tahliye tarihiCeza miktarı ve mahsup
11Tekerrür varsa infaz sonrası denetim süresi5275 s.K. m.108/4 ve m.108/6
12Adli kontrol kararının türü ve konutta geçirilen süreAdli kontrol kararı ve CMK m.109

Yedinci satır uyuşturucu dosyalarına özgüdür. TCK m.188 ve m.190 hükümlülerinde açığa ayrılma için, genel şartlara ek olarak koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması aranır. Bu şartın gözden kaçırılması, açığa ayrılma tarihinin olduğundan erken gösterilmesine ve sonradan düzeltme yapılmasına yol açabilir.

Üçüncü ve dokuzuncu satırlar birbirini besler. Oran yanlışsa koşullu salıverilme tarihi yanlış çıkar; koşullu salıverilme tarihi yanlışsa hem açığa ayrılma hem denetimli serbestlik tarihleri kayar. Bu nedenle denetime her zaman oran satırından başlanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Müddetnameye itiraz nereye yapılır?

İnfaz hâkimliğine yapılır. 4675 sayılı Kanun m.5 uyarınca dilekçe ile doğrudan infaz hâkimliğine başvurulabileceği gibi Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla da başvurulabilir; aracı mercie yapılan başvurular en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir.

Başvuru süresi ne kadar?

4675 sayılı Kanun m.5 uyarınca karar, işlem veya faaliyetin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla başvurulabilir. Süre riski bulunan dosyalarda gecikmeden hareket edilmesi gerekir.

Cezaevindeyim, dilekçeyi ailem verebilir mi?

Evet. 4675 sayılı Kanun m.5 uyarınca kendisiyle ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanunî temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu şikâyet yoluna başvurabilir.

Şikâyet başvurusu infazı durdurur mu?

Kural olarak hayır. Şikâyet, kararın veya yapılan işlem ya da faaliyetin yerine getirilmesini durdurmaz. Bu nedenle derhâl sonuç doğuran kararlarda hızlı hareket etmek ve gerekiyorsa ayrıca talepte bulunmak gerekir.

Uyuşturucu dosyamda hangi hata en sık görülüyor?

Oranın yanlış maddeye bağlanması ve mahsubun eksik yapılması en sık rastlanan iki hatadır. TCK m.188 için dörtte üçlük oran 5275 sayılı Kanun m.108/9’dan doğar; dosyada örgüt iddiası yokken m.107/4’e dayanılması hatalıdır.

Tutuklu geçirdiğim tüm süre mahsup edilir mi?

TCK m.63 uyarınca hüküm kesinleşmeden önce gözaltında veya tutuklulukta geçirilen süre hükmolunan cezadan mahsup edilir. Farklı adliyelerdeki tutukluluk dönemlerinin veya nakil günlerinin atlanması sık görülen bir eksikliktir; yakalama, tutuklama ve tahliye kararlarındaki tarihler toplanarak karşılaştırılmalıdır.

Adli para cezama tekerrür uygulanmış, doğru mu?

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre mükerrirlere özgü infaz rejimi yalnızca hapis cezalarına uygulanabilir; adli para cezalarının bu rejime göre çektirilmesine imkân veren bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durum doğrudan bir itiraz sebebidir.

İnfaz hâkimi cezamı azaltabilir mi?

Hayır. İnfaz hâkimliği hukuka aykırılığı denetler, idarenin yerine geçerek yerindelik değerlendirmesi yapmaz. Hükmedilen ceza miktarı müddetname itirazının konusu değildir; denetlenen, o cezanın nasıl hesaplandığıdır.

Kanun değişti, hangi metin uygulanır?

TCK m.7/2 uyarınca failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Aynı maddenin üçüncü fıkrası hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhâl uygulanacağını belirtir; dolayısıyla koşullu salıverilme ve tekerrürde suç tarihi belirleyicidir.

Adli kontrolde geçen süre mahsup edilir mi?

Genel adli kontrol yükümlülükleri bakımından mahsup yapılmaz. Buna karşılık yükümlülük konutu terk etmeme biçiminde uygulanmışsa, konutta geçirilen her iki gün bir gün olarak cezadan indirilir. Bu nedenle müddetname denetiminde adli kontrol kararının türü ayrıca kontrol edilmelidir.

Mükerrirsem infaz bitince süreç tamamen biter mi?

Hayır. 5275 sayılı Kanun m.108/4 uyarınca infaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Bu süre m.108/6 uyarınca en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. Denetim süresi içinde yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde infaz hâkimi kararıyla disiplin hapsi uygulanabilir; süresi on beş günden az, üç aydan fazla olamaz.

İnfaz hâkiminin kararına karşı ne yapabilirim?

Şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı, tebliğden itibaren kanuni süre içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidebilir. İtiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır.

Müddetname denetimi ve infaz hâkimliğine başvuru dilekçesi için Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk