📜 Dayanak Mevzuat
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
- 5237 sayılı TCK m.52 — Adli para cezası; gün sayısı ve bir gün karşılığının belirlenmesi, taksitlendirme
- 5237 sayılı TCK m.188/1 — İmal, ithal veya ihraçta iki bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası
- 5237 sayılı TCK m.188/3 — Ülke içindeki ticaret fiillerinde bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası
- 5275 sayılı Kanun m.106/3 — (Değişik: 18/6/2014 – 6545 s.K. m.81) Ödenmeyen cezanın hapse çevrilerek kamuya yararlı işte çalıştırma; iki saat çalışma bir gün
- 5275 sayılı Kanun m.106/4 — (Değişik: 26/2/2008 – 5739 s.K. m.5) Çocuklar hakkındaki adli para cezası hapse çevrilemez
- 5275 sayılı Kanun m.106/8 — Kalan paranın ödenmesi hâlinde hapisten çıkarılma veya çalışmanın sona ermesi
- 5275 sayılı Kanun m.106/9 — Adli para cezasından çevrilen hapsin ertelenememesi ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmaması
- 5275 sayılı Kanun m.106/11 — Karşılanmayan kısmın 6183 sayılı Kanun’a göre tahsili
Uyuşturucu ticareti dosyalarında hapis cezasının yanında hükmedilen adli para cezası çoğu zaman gözden kaçar; oysa TCK m.188 binlerce güne varan adli para cezaları öngörür. Ödenmemesi hâlinde ceza doğrudan hapse değil, önce kamuya yararlı işte çalıştırmaya çevrilir.
🗺️ Uyuşturucu Suçları Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
🔓 İnfaz Boyutu
- Ne Kadar Yatarım? İnfaz Oranları
- Açık Cezaevine Ne Zaman Ayrılır?
- Denetimli Serbestlikle Tahliye (105/A)
- Müddetname İtirazı ve İnfaz Hâkimliği
⚖️ Suç Tipleri
- Uyuşturucu Ticareti Suçu (TCK 188)
- Nitelikli Haller (TCK 188/4-5-8)
- Uyuşturucu İmal Etme Suçu (TCK 188/1)
💰 Mali Sonuçlar
Uyuşturucu Dosyalarında Adli Para Cezası Neden Bu Kadar Yüksek?
Uyuşturucu ticareti dosyalarında hüküm okunurken dikkatler hapis cezasında toplanır. Oysa TCK m.188, hapis cezasının yanında zorunlu olarak adli para cezasına da hükmedilmesini öngörür ve bu cezanın gün miktarı diğer suç tiplerine göre olağanüstü yüksektir.
Maddenin birinci fıkrasında uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi için iki bin günden yirmi bin güne kadar, üçüncü fıkrasındaki ülke içi ticaret fiilleri için ise bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Karşılaştırma için: TCK’nın genel hükmü olan m.52 uyarınca adli para cezası kural olarak beş günden az, yedi yüz otuz günden fazla olamaz. Yani uyuşturucu ticaretinde kanun koyucu, genel üst sınırın çok üzerinde bir gün miktarı belirlemiştir.
| Suç | Hapis cezası | Adli para cezası (gün) |
|---|---|---|
| TCK m.188/1 – imal, ithal, ihraç | Yirmi yıldan otuz yıla kadar | İki bin – yirmi bin gün |
| TCK m.188/3 – ülke içi ticaret | On yıldan az olmamak üzere | Bin – yirmi bin gün |
| TCK m.190 – kolaylaştırma | Beş yıldan on yıla kadar | Bin – on bin gün |
| Genel kural (TCK m.52) | — | Beş – yedi yüz otuz gün |
Bu yapının pratik sonucu şudur: hapis cezasının infazı tamamlansa bile adli para cezası ayrı bir borç olarak varlığını sürdürür. Tahliye olan hükümlülerin bir süre sonra ödeme emriyle karşılaşmasının sebebi budur.
Hesap Nasıl Yapılır? İki Aşamalı Sistem
Adli para cezası doğrudan bir tutar olarak değil, gün sayısı olarak belirlenir; tutara çevirme ikinci aşamada yapılır. TCK m.52 bu iki aşamalı sistemi düzenler.
| Aşama | Ne yapılır | Ölçüt |
|---|---|---|
| 1. Gün sayısı | Kanun maddesindeki alt ve üst sınır arasında gün miktarı belirlenir | TCK m.61’deki temel ceza ölçütleri |
| 2. Bir gün karşılığı | Her gün için bir miktar tayin edilir | Kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri |
| 3. Çarpım | Gün sayısı ile bir gün karşılığı çarpılır | Sonuç, hükmedilen adli para cezasıdır |
| 4. Artırım ve indirimler | Gün sayısı üzerinden uygulanır | TCK m.62, nitelikli hâller |
Dördüncü satır uygulamada en çok hata yapılan noktadır. Takdiri indirim veya nitelikli hâl artırımları gün sayısı üzerinden uygulanır; para tutarı üzerinden değil. Ayrıca hükümde bir gün karşılığının hangi maddeye göre belirlendiği gösterilmelidir. Yargıtay, gün karşılığı belirlenirken uygulama maddesi olarak TCK m.52/2 yerine başka bir maddenin gösterilmesini Ceza Muhakemesi Kanunu m.232/6’ya aykırılık olarak değerlendirmekte ve düzeltme konusu yapmaktadır.
İkinci aşamadaki “ekonomik ve diğer şahsi hâller” ölçütü, savunmanın en somut müdahale alanıdır. Gelir belgesi, bakmakla yükümlü olunan kişi sayısı, borç durumu ve varsa engellilik veya sağlık gideri gibi kalemler dosyaya sunulduğunda bir gün karşılığının alt sınırdan belirlenmesi talep edilebilir. Gün sayısı binlerce olduğunda bir günlük farkın toplam tutara etkisi çok büyüktür.
Maddenin Sınırları ve Hükümde Taksit İmkânı
Yukarıdaki iki aşamalı sistemin kanuni çerçevesi 52 nci maddededir ve maddenin fıkraları, savunma bakımından ayrı ayrı denetlenebilir sonuçlar doğurur.
TCK m.52 — Fıkralar
| Fıkra | Kural |
|---|---|
| m.52/1 | Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarla çarpılmasıyla hesaplanan meblağın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir |
| m.52/2 | Bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kanunda gösterilen alt ve üst sınır arasında, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir |
| m.52/3 | Kararda, esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir |
| m.52/4 | Hâkim; hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, cezanın belirli taksitler hâlinde ödenmesine de karar verebilir |
Birinci fıkradaki üst sınır uyuşturucu dosyalarında doğrudan devre dışı kalır. Yedi yüz otuz günlük tavan, yalnızca kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde geçerlidir. Yazının yukarıdaki bölümünde belirtildiği üzere ilgili maddeler binlerce günlük gün sayıları öngördüğünden, bu dosyalarda üst sınır o maddelerdeki rakamdır. Bu nedenle "adlî para cezası en fazla yedi yüz otuz gün olur" bilgisi, bu suç tipi bakımından geçerli değildir.
İkinci fıkradaki alt ve üst sınır ise mevzuat değişikliğine tabidir. Bir gün karşılığı için öngörülen tutar aralığı, 12/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanun‘la güncellenmiştir. Bu nedenle somut bir hükümde uygulanan rakamın, suç ve hüküm tarihinde yürürlükte olan aralık içinde kalıp kalmadığı kontrol edilmelidir. Eski tarihli kaynaklarda yer alan aralık, güncel metinden farklıdır; bir dilekçede rakam kullanılacaksa güncel kanun metninden teyit edilmelidir.
Üçüncü fıkra, yazının yukarıdaki bölümünde anlatılan kontrolün kanuni dayanağıdır. Kararda tam gün sayısı ile bir gün karşılığının ayrı ayrı gösterilmesi zorunludur. Hükümde yalnızca toplam tutarın yazılması bu fıkraya aykırıdır ve hangi kalemin hatalı olduğunun denetlenmesini imkânsız kılar. Hükmü okurken ilk aranacak şey budur: gün sayısı kaç, bir gün karşılığı kaç?
Ekonomik durumun dosyaya nasıl konulacağı
İkinci fıkradaki takdirin ve dördüncü fıkradaki mehil ile taksit imkânının işleyebilmesi için, kişinin ekonomik durumunun belgeyle dosyada bulunması gerekir. Beyanla yetinilmesi, takdirin alt sınıra yaklaşmasını sağlamaz.
Sunulabilecek Belgeler
| Belge | Neyi gösterir |
|---|---|
| Hizmet dökümü ve bordro | Düzenli gelir bulunup bulunmadığı ve tutarı |
| Vergi veya gelir kayıtları | Serbest çalışanlarda gelir durumu |
| Nüfus kaydı | Bakmakla yükümlü olunan kişi sayısı |
| Kira sözleşmesi ve fatura örnekleri | Zorunlu giderlerin düzeyi |
| Kredi ve icra kayıtları | Mevcut borç yükü |
| Sağlık raporu veya sürekli tedavi belgeleri | Düzenli sağlık gideri bulunup bulunmadığı |
| Sosyal yardım kayıtları | Gelir yetersizliğinin resmî kayda geçmiş olması |
Bu belgelerin sunulma zamanı, etkisini belirler. Hüküm kurulmadan önce dosyada bulunmayan bir belge, bir gün karşılığının takdirinde dikkate alınamaz. Kanun yolu aşamasında sunulması hâlinde ise denetim yalnızca hükümdeki gerekçenin yeterliliği üzerinden yapılabilir. Bu nedenle esas hakkındaki beyandan önce bu belgelerin toplanması ve dosyaya konulması gerekir. Gün sayısının binlerle ifade edildiği dosyalarda, bir günlük tutardaki küçük bir farkın toplam borca etkisi çok büyük olduğundan, bu hazırlık savunmanın en somut kazanç alanlarından biridir.
İki ayrı taksit mekanizması karıştırılmamalı
Uygulamada en çok karışan husus, taksitin iki ayrı aşamada ve iki ayrı kanuna göre gündeme gelmesidir. Bunlar farklı mercilerce, farklı zamanlarda ve farklı şartlarla işler.
Hükümde Taksit ile İnfazda Taksit
| Ölçüt | Hükümde taksit (TCK m.52/4) | İnfazda taksit (5275 m.106) |
|---|---|---|
| Ne zaman | Hüküm kurulurken | Hüküm kesinleştikten ve ödeme emri tebliğ edildikten sonra |
| Kim karar verir | Hâkim, hükümde | Yazının yukarıdaki bölümünde anlatılan usule göre |
| Mehil imkânı | Kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere | Kendi süre rejimine tabidir |
| Nasıl elde edilir | Yargılama sırasında talep edilmelidir | İnfaz aşamasında ayrıca talep edilir |
Dördüncü satır, savunma bakımından atlanmaması gereken noktadır. Hükümde taksit veya mehil verilmesi hâkimin takdirindedir; ancak bu takdirin kullanılabilmesi için kişinin ekonomik ve şahsi hâllerinin dosyada bulunması gerekir. Bu nedenle esas hakkındaki beyanda, adlî para cezasına hükmedilmesi ihtimaline karşı mehil veya taksit talebinin de ileri sürülmesi yerinde olur. Talep edilmediğinde konu hükümde hiç değerlendirilmeyebilir ve tüm yük infaz aşamasına kalır.
Bir de kararın içeriğine ilişkin zorunluluk vardır. Taksitle ödemeye karar verildiğinde, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği kararda belirtilir. Bu, hükümlü bakımından ağır bir sonuçtur: tek bir taksitin aksaması, kalan borcun tamamının muaccel hâle gelmesine yol açar. Taksit talebinde bulunulurken taksit sayısı ve tutarının, gerçekçi bir ödeme kapasitesine göre istenmesi bu nedenle önemlidir.
Bir hesap uyarısı daha. Yazının yukarıdaki bölümünde belirtildiği üzere artırım ve indirimler gün sayısı üzerinden uygulanır; bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar üzerinden değil. Bunun sonucu şudur: takdiri indirim uygulandığında azalan şey gün sayısıdır, birim tutar aynı kalır. Aynı şekilde nitelikli hâl artırımı da gün sayısını yükseltir. Hükümde bu sıralamanın gösterilmemiş olması, hangi kalemde hata yapıldığının anlaşılmasını engeller; bu nedenle gerekçeli kararda gün sayısının nasıl bulunduğu adım adım izlenebilmelidir.
Özetle hükmü okurken üç soru sorulur. Birincisi: gün sayısı ile bir gün karşılığı ayrı ayrı gösterilmiş mi? İkincisi: bir gün karşılığı, o tarihte yürürlükte olan alt ve üst sınır içinde mi ve hangi ölçütlere dayandırılmış? Üçüncüsü: artırım ve indirimler gün sayısı üzerinden mi uygulanmış? Bu üç sorunun cevabı olumsuzsa, itiraz doğrudan hükmün bu kalemine yöneltilir; toplam tutar üzerinden yapılan genel bir itiraz ise hangi hususun tartışıldığını belirsiz bırakır.
Ödeme Emri ve Otuz Günlük Süre
Hüküm kesinleştikten sonra adli para cezasına ilişkin ilam Cumhuriyet başsavcılığına verilir. Başsavcılık hükümlüye, cezanın ödenmesi için otuz günlük süre içeren bir ödeme emri tebliğ eder. Bu tebligatın MERNİS adresine usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, sonraki aşamalarda tartışılabilecek bir husustur.
Hükümde taksitlendirme kararı bulunmuyorsa, hükümlü için ayrı bir imkân daha vardır: takside bağlanmamış cezanın üçte biri bir ay içinde ödenirse, kalan kısım birer ay arayla iki eşit taksitte ödenebilir. Bu taksitlendirmenin kendiliğinden uygulanmadığını, hükümlünün talep etmesi gerektiğini vurgulamak gerekir. Uygulamada en sık yaşanan hak kaybı, bu talebin süresinde yapılmamasıdır.
| Adım | Süre | Not |
|---|---|---|
| İlamın başsavcılığa verilmesi | Hüküm kesinleştikten sonra | Resen yapılır |
| Ödeme emrinin tebliği | Otuz gün ödeme süresi | Tebligatın usulüne uygunluğu denetlenmelidir |
| Taksit talebi | Bir ay içinde üçte birin ödenmesi | Hükümlünün talebi şarttır |
| Kalan taksitler | Birer ay arayla iki eşit taksit | Toplam üç ay |
| Ödenmemesi | Süre sonunda savcılık kararı | Kamuya yararlı işte çalıştırma |
Adli para cezanız için taksit talebinde bulunmak veya gün karşılığına itiraz etmek istiyorsanız bize ulaşın.
Ödenmezse Doğrudan Hapis Değil: Kamuya Yararlı İşte Çalıştırma
Uyuşturucu dosyalarında en çok yanlış bilinen konu budur. 28/6/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesiyle 5275 sayılı Kanun m.106/3 değiştirilmiş ve ödenmeyen adli para cezasının doğrudan doğruya hapis olarak infazı yerine, öncelikle kamuya yararlı bir işte çalıştırma suretiyle infazı öngörülmüştür.
Yürürlükteki düzenlemeye göre; hükümlü tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.
Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. Yani hapis, ilk seçenek değil, programa uyulmaması hâlindeki sonuçtur.
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İlk uygulanacak infaz şekli | Kamuya yararlı işte çalıştırma | 5275 s.K. m.106/3 |
| Karşılık | İki saat çalışma = bir gün hapis | m.106/3 |
| Günlük çalışma süresi | En az iki, en fazla sekiz saat | Denetimli serbestlik müdürlüğü belirler |
| Ücret | Ödenmez | Tedbir niteliğindedir |
| Programa uyulmaması | Çalışılan günler mahsup edilir, kalan açık kurumda infaz edilir | m.106/3 |
| Çocuklar | Adli para cezası hapse çevrilemez | m.106/4 (5739 s.K. değişikliği) |
Yargıtay, hükümde “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine” karar verilmesini infaz yetkisini kısıtlar nitelikte görmekte ve bozma sebebi saymaktadır; çünkü infaz aşamasında nasıl hareket edileceği 5275 sayılı Kanun m.106’da düzenlenmiştir. Öte yandan Ceza Genel Kurulu, TCK m.52/4 uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin kararda belirtilip belirtilmemesinin, m.106/5’te infaz aşamasının düzenlenmiş olması nedeniyle sonuca etkili olmayacağını ve tek başına bozma sebebi yapılamayacağını kabul etmektedir.
Üç Yıllık Üst Sınır ve Kalan Borcun Akıbeti
Binlerce günlük adli para cezalarında akla ilk gelen soru, ödenmemesi hâlinde yıllarca hapis yatılıp yatılmayacağıdır. Uygulamada tek hükümle hükmedilen adli para cezası nedeniyle cezaevinde çektirilecek hapis süresi bakımından bir üst sınır kabul edilmekte, bu sınır tek hüküm için üç yıl olarak uygulanmaktadır.
Bu sınıra ulaşılması adli para cezasının sona erdiği anlamına gelmez. 5275 sayılı Kanun m.106/11 uyarınca, infaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi adli para cezasını tamamıyla karşılamamışsa, geri kalan adli para cezasının tahsili için ilam Cumhuriyet başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir ve bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun‘a göre kalan kısım tahsil edilir.
Yani ceza, ceza hukuku kulvarından çıkıp kamu alacağı kulvarına geçer. Bu aşamadan sonra haciz, banka hesaplarına blokaj ve diğer amme alacağı tahsil yöntemleri gündeme gelebilir. Uyuşturucu dosyalarında zaten sıklıkla malvarlığına elkoyma tedbirleri uygulandığından, iki sürecin birlikte yürüdüğü durumlar sık görülür.
Bir başka kritik hüküm m.106/8’dedir: hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkarılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer. Yani süreç her aşamada ödeme yapılarak durdurulabilir.
Adli Para Cezasından Çevrilen Hapsin Özellikleri
Adli para cezasından çevrilen hapis, olağan hapis cezasıyla aynı rejime tabi değildir. 5275 sayılı Kanun m.106/9 üç önemli farkı düzenler.
| Kalem | Adli para cezasından çevrilen hapis |
|---|---|
| Erteleme | İnfazı ertelenemez (m.16 hükümleri saklı) |
| Koşullu salıverilme | Koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz |
| Hak yoksunlukları | Esas alınacak olan adli para cezasıdır |
| Mükerrirlere özgü infaz rejimi | Adli para cezalarına uygulanamaz |
| Denetimli serbestlik (105/A) | Bu infaz türüne özgü kurallar geçerlidir |
İkinci satır sıklıkla sürpriz olur: adli para cezasından çevrilen hapiste koşullu salıverilme yoktur, yani süre birebir çekilir. Buna karşılık üçüncü satır hükümlü lehinedir; hak yoksunlukları bakımından esas alınan, hapse çevrilmiş olsa dahi adli para cezasıdır.
Dördüncü satır ise ayrı bir itiraz kalemidir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre mükerrirlere özgü infaz rejimi yalnızca özgürlüğü bağlayıcı cezalara uygulanabilir; adli para cezalarının bu rejime göre çektirilmesine imkân sağlayan bir düzenleme bulunmamaktadır. Müddetnamede veya hükümde adli para cezası için tekerrür işletilmişse bu doğrudan düzeltme konusudur.
Pratik Kontrol Listesi
Uyuşturucu dosyasında adli para cezasıyla karşılaşan hükümlü veya yakını için sıralı yol haritası aşağıdadır.
| Sıra | Yapılacak | Neden |
|---|---|---|
| 1 | Hükümdeki gün sayısı ve bir gün karşılığını ayrı ayrı okuyun | Hangi kalemin hatalı olduğunu belirlemek için |
| 2 | Bir gün karşılığının hangi maddeye göre belirlendiğini kontrol edin | TCK m.52/2 gösterilmiş olmalıdır |
| 3 | Ödeme emrinin tebliğ tarihini not edin | Otuz günlük süre bu tarihten işler |
| 4 | Bir ay içinde üçte biri ödeyip taksit talebinde bulunun | Taksit kendiliğinden uygulanmaz |
| 5 | Ekonomik durumu belgeleyin | Gün karşılığı itirazının tek dayanağı budur |
| 6 | Çalışma programına titizlikle uyun | Uyulmaması hâlinde kalan kısım açık kurumda infaz edilir |
| 7 | Kısmi ödeme imkânını hatırlayın | m.106/8 uyarınca süreç her aşamada durdurulabilir |
Dördüncü ve altıncı satırlar, uygulamada hak kaybının en sık yaşandığı iki noktadır. Taksit talebi süresinde yapılmadığında imkân tümüyle kaybolur; çalışma programına uyulmadığında ise kalan sürenin tamamı kurumda infaz edilir.
Adli Para Cezası ile Müsadere Aynı Şey Değildir
Uyuşturucu dosyalarında hükümlü ve yakınlarının en sık karıştırdığı iki kalem adli para cezası ile müsaderedir. İkisi de mali sonuç doğurur, ancak hukuki nitelikleri ve sonuçları tamamen farklıdır.
Adli para cezası bir cezadır; kişinin kusuruna bağlı olarak hükmedilir, gün sayısı üzerinden hesaplanır ve Devlet Hazinesine ödenir. Müsadere ise bir güvenlik tedbiridir; suçta kullanılan, suçun işlenmesine tahsis edilen veya suçtan meydana gelen eşya ile suçun işlenmesiyle elde edilen maddi menfaatler bakımından uygulanır ve mülkiyetin Devlete geçmesi sonucunu doğurur.
| Ölçüt | Adli para cezası | Müsadere |
|---|---|---|
| Hukuki niteliği | Ceza | Güvenlik tedbiri |
| Hesaplanması | Gün sayısı × bir gün karşılığı | Eşya veya menfaatin kendisi |
| Ödenmemesi hâlinde | Kamuya yararlı işte çalıştırma | Söz konusu değildir; el konulur |
| Üçüncü kişiye etkisi | Yalnızca hükümlüyü bağlar | İyiniyetli üçüncü kişinin malı müsadere edilemez |
| Taksit imkânı | Vardır | Yoktur |
Dördüncü satır uygulamada çok önemlidir. TCK m.54’ün birinci fıkrasının açılış cümlesi, iyiniyetli üçüncü kişilere ait eşyanın müsadere edilemeyeceğini öngörür. Buna karşılık adli para cezası kişiye bağlı bir borçtur ve hükümlünün malvarlığı üzerinden takip edilir; üçüncü kişinin malına yönelmez.
İki kalemin aynı dosyada birlikte bulunması sık görülür: araç müsadere edilirken hükümlü ayrıca binlerce günlük adli para cezası öder. Bu nedenle hükmün mali bölümü okunurken hangi kalemin hangi hukuki dayanağa oturduğu ayrı ayrı belirlenmelidir.
TCK 191 Dosyalarında Adli Para Cezası Var mı?
Kullanmak için uyuşturucu madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ile uyuşturucu madde kullanma fiillerini düzenleyen TCK m.191, seçenek olarak adli para cezası öngörmez; maddede hapis cezası düzenlenmiştir. Dolayısıyla ticaret dosyalarındaki binlerce günlük adli para cezası tablosu kullanma dosyalarında bulunmaz.
Ancak kullanma dosyalarında da mali yük tamamen yok değildir. Yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve varsa ekspertiz masrafları hükümle birlikte karara bağlanır. Ayrıca TCK m.191/2 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilip denetimli serbestlik uygulanan dosyalarda, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinden doğan giderler ayrı bir kalem oluşturabilir.
Bu ayrım, ticaret ile kullanma arasındaki hukuki nitelendirmenin yalnızca hapis cezasını değil, dosyanın mali sonucunu da kökten değiştirdiğini gösterir. Nitelendirmenin m.188 yerine m.191 olarak kabul edilmesi, binlerce günlük adli para cezasının tamamen ortadan kalkması anlamına gelir.
Sıkça Sorulan Sorular
Uyuşturucu ticaretinde adli para cezası ne kadar?
TCK m.188/1 uyarınca imal, ithal veya ihraçta iki bin günden yirmi bin güne kadar; m.188/3 uyarınca ülke içi ticaret fiillerinde bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Tutar, gün sayısı ile kişinin ekonomik durumuna göre belirlenen bir gün karşılığının çarpımıyla bulunur.
Adli para cezasını ödemezsem doğrudan hapse mi girerim?
Hayır. 6545 sayılı Kanun’la değişik 5275 sayılı Kanun m.106/3 uyarınca ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapse çevrilerek, iki saat çalışma bir gün sayılmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya karar verilir. Hapis, programa uyulmaması hâlinde gündeme gelir.
Kamuya yararlı işte günde kaç saat çalışırım?
Günlük çalışma süresi en az iki saat, en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. İki saatlik çalışma bir gün hapse karşılık gelir ve bu çalışma karşılığında hükümlüye ücret ödenmez.
Adli para cezamı taksitle ödeyebilir miyim?
Hükümde taksit kararı yoksa, takside bağlanmamış cezanın üçte birini bir ay içinde öderseniz kalan kısmı birer ay arayla iki eşit taksitte ödeyebilirsiniz. Bu imkân kendiliğinden uygulanmaz; hükümlünün talep etmesi gerekir.
Ödeme emri geldikten sonra ne kadar sürem var?
Cumhuriyet başsavcılığı tarafından tebliğ edilen ödeme emrinde otuz günlük ödeme süresi verilir. Süre tebliğ tarihinden itibaren işler; bu nedenle tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ayrıca denetlenmelidir.
Adli para cezasından çevrilen hapiste koşullu salıverilme var mı?
Hayır. 5275 sayılı Kanun m.106/9 uyarınca adli para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Buna karşılık hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adli para cezasıdır.
Hapis yatarsam borç sona erer mi?
Hayır. 5275 sayılı Kanun m.106/11 uyarınca infaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi adli para cezasını tamamıyla karşılamamışsa, kalan kısım için ilam mahallin en büyük mal memuruna verilir ve 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil edilir.
Çalışmaya başladıktan sonra ödeme yaparsam ne olur?
5275 sayılı Kanun m.106/8 uyarınca hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkarılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer.
Çocuğum hakkında hükmedilen adli para cezası hapse çevrilir mi?
Hayır. 5275 sayılı Kanun m.106/4 uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde bu ceza hapse çevrilemez.
Gün karşılığının yüksek belirlendiğini düşünüyorum, ne yapabilirim?
Bir gün karşılığı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak belirlenir. Gelir belgesi, bakmakla yükümlü olunan kişi sayısı ve borç durumu gibi kalemlerin dosyaya sunulması, kanun yolu aşamasında bu kalemin denetlenmesini sağlar.
📚 İlgili Rehberler
Adli para cezasının infazı, taksitlendirme veya kamuya yararlı işte çalıştırma süreciyle ilgili Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Sosyal Medya ve E-Posta Hesabının Ele Geçirilmesi 2026: İlk 24 Saat, Suç Duyurusu, İçerik Kaldırma ve Tazminat (TCK 243-245)
- ▸ Hazine Arazisinde Ceza Boyutu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz (TCK 154) ve İmar Kirliliği (TCK 184)
- ▸ Çarpıp Kaçan Sürücü: Mağdurun Yapacakları ve Dilekçe Örnekleri (2026) — KTK m. 81, TCK m. 98
- ▸ Meraya Müdahalenin Yaptırımları: Otlatma Hakkının Kaldırılması, Eski Hâle Getirme ve Üç Ayrı Süreç
Bu konuda hukuki destek almak için


