Uyuşturucu Suçunda Denetimli Serbestlikle Tahliye (5275 m.105/A): Şartlar ve İhlal
26 Ağustos 2026

Uyuşturucu Suçunda Denetimli Serbestlikle Tahliye (5275 m.105/A): Şartlar ve İhlal

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5275 sayılı Kanun m.105/A-1 — Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaza infaz hâkimi karar verir; (Ek cümle: 4/6/2025 – 7550 s.K. m.13) asgari kurum süresi şartı
  • 5275 sayılı Kanun m.105/A-6 — Yükümlülük ihlali hâlinde açık ceza infaz kurumuna gönderilme kararı
  • 5275 sayılı Kanun m.105/A-7 — (Yeniden Düzenleme: 14/4/2020 – 7242 s.K. m.46) Yeni suçtan kamu davası açılması ve beraat hâlinde infaza devam
  • 5275 sayılı Kanun m.14/4 — Uyuşturucu imal ve ticaretinde açığa ayrılma kararının infaz hâkimi onayına bağlı olması
  • 5275 sayılı Kanun m.107/2 ve m.108/9 — Koşullu salıverilme oranları; TCK m.188’de dörtte üç
  • 5275 sayılı Kanun m.30/5 — Çalıştırılan sürenin denetimli serbestlikle infaz edilecek süreye ilave edilmesi
  • 5237 sayılı TCK m.292 — Hükümlünün kaçması suçu
  • 4675 sayılı Kanun m.5 — İnfaz hâkimliğine şikâyet yolu ve süreleri

Uyuşturucu hükümlüleri denetimli serbestlikten yararlanabilir; kanun onları kapsam dışında bırakmamıştır. Ancak yol iki kapıdan geçer: önce açık cezaevine ayrılmak, sonra 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun ile getirilen asgari kurum süresi şartını doldurmak gerekir.

Önce Bir Karışıklığı Gidermek Gerekiyor

Türk hukukunda “denetimli serbestlik” adıyla anılan birden fazla kurum vardır ve uyuşturucu dosyalarında bunlar sürekli birbirine karıştırılır. Bu yazının konusu olan 5275 sayılı Kanun m.105/A denetimli serbestliği, kesinleşmiş bir hapis cezasının son bölümünün kurum dışında infazıdır. TCK m.191/2’de düzenlenen ve kullanma dosyalarında soruşturma aşamasında uygulanan denetimli serbestlik ise tamamen farklı bir kurumdur.

ÖlçütTCK m.191/2 denetimli serbestliği5275 s.K. m.105/A denetimli serbestliği
Hukuki niteliğiKamu davasının açılmasının ertelenmesi tedbiriCezanın infaz usulü
AşamaSoruşturma; dava açılmadanKesinleşmiş cezanın infazı
Kararı verenCumhuriyet savcısıİnfaz hâkimi
Ön şartKullanma veya kullanmak için bulundurmaAçık kurumda bulunmak veya hak kazanmış olmak
Başarıyla tamamlanıncaKovuşturmaya yer olmadığı kararıKoşullu salıverilme
İhlal edilirseKamu davası açılırAçık ceza infaz kurumuna iade

Bu ayrım pratikte şu sonucu doğurur: TCK m.191 dosyasında ilk kez yakalanan bir kişi için m.105/A gündeme gelmez, çünkü ortada infaz edilecek kesinleşmiş bir hapis cezası yoktur. TCK m.188’den mahkûm olan bir kişi için ise tam tersine, m.105/A tahliye zincirinin son halkasıdır.

Uyuşturucu Hükümlüsü Denetimli Serbestlikten Yararlanabilir mi?

Bu sorunun cevabı evettir. 5275 sayılı Kanun, uyuşturucu imal ve ticareti suçundan mahkûm olanları denetimli serbestlik kapsamı dışında bırakan bir hüküm içermez. İnternette sıkça rastlanan “uyuşturucu ticaretinde denetimli serbestlik yoktur” iddiası kanun metniyle örtüşmemektedir.

Ancak yararlanmanın önünde uyuşturucu dosyalarına özgü bir yapısal engel vardır: denetimli serbestliğe ayrılabilmek için kural olarak açık ceza infaz kurumunda bulunmak veya açığa ayrılmaya hak kazanmış olmak gerekir. TCK m.188 hükümlülerinde açığa ayrılma kararı, 5275 sayılı Kanun m.14/4 uyarınca infaz hâkiminin onayına tabidir. Ayrıca Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m.6/2-a uyarınca koşullu salıverilme tarihine beş yıldan az süre kalması aranır. Yani engel denetimli serbestlik hükmünde değil, ondan önceki halkadadır.

İkinci defa tekerrür hükümleri uygulanan hükümlüler bakımından ise kapı fiilen kapanır. Bu hükümlüler Yönetmelik m.8 uyarınca açık kuruma ayrılamadığından, açık kurumda bulunma şartını da sağlayamazlar.

Suç Tarihi: Hesabın Başlangıç Noktası

Bu maddede hesap yapılırken en sık düşülen hata, güncel metne bakarak sonuca varmaktır. Kanuna zaman içinde eklenen geçici maddeler, belirli tarihlerden önce işlenen suçlar bakımından farklı sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle yalnızca ceza miktarına bakılarak kesin bir hesap yapılamaz; suç tarihi, suç türü, infaz rejimi ve geçici madde kapsamı birlikte incelenmelidir.

Bunun somut karşılığı şudur: aynı ceza miktarına sahip iki hükümlünün denetimli serbestlik takvimi, yalnızca suç tarihleri farklı olduğu için birbirinden ayrılabilir. Yazının aşağıdaki bölümünde ele alınan 2025 değişikliği de aynı mantıkla işler ve belirli bir tarihten önce işlenen suçlara uygulanmaz. Bu nedenle infaz hesabı yapılırken ilk tespit edilecek veri ceza miktarı değil, suç tarihidir. Kesinleşme tarihi veya hüküm tarihi bu hesapta belirleyici değildir.

Hesaba Esas Veriler

VeriNeyi belirler
Suç tarihiHangi metnin ve hangi geçici maddenin uygulanacağını
Suç türüUyuşturucu ticareti bakımından özel rejimin devreye girip girmediğini
Toplam cezaKoşullu salıverilme tarihini ve kurumda geçirilecek süreyi
Bulunulan kurumAçık kurumda geçirilen kesintisiz sürenin şartı karşılayıp karşılamadığını
Disiplin ve iyi hâl kayıtlarıDeğerlendirmenin olumlu sonuçlanma ihtimalini

Maddenin Temel Şartları ve Karar Zinciri

2025 değişikliğine geçmeden önce, maddenin değişmeyen çekirdeği ortaya konulmalıdır; çünkü yeni şart bu çekirdeğe eklenmiştir, onun yerine geçmemiştir.

m.105/A — Aranan Şartlar

Şartİçeriği
Bulunulan kurumAçık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz olarak geçirmiş olmak; çocuk eğitimevinde ise toplam cezasının beşte birini tamamlamış olmak
Kalan süreKoşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalmış olmak
Değerlendirmeİyi hâlli olmak
TalepHükümlünün talebi bulunması
KararCeza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi tarafından karar verilebilir

Dördüncü satır sıkça atlanır ve sürecin başlamasını engeller. Bu infaz usulü resen uygulanmaz; hükümlünün talepte bulunması gerekir. Şartların tamamı gerçekleşmiş olsa dahi talep yoksa dosya ilerlemez. Bu nedenle koşullu salıverilme tarihine bir yıl kalmadan önce takvimin hesaplanması ve talebin zamanında verilmesi gerekir.

Beşinci satır ise sürecin niteliğini belirler. Karar mercii infaz hâkimidir; bu, sürecin idari değil yargısal denetime tabi olduğunu gösterir ve itiraz yollarını açar. Buna karşılık kararın dayanağı, kurum idaresince hazırlanan değerlendirme raporudur. Dolayısıyla talebin gücü büyük ölçüde bu raporun içeriğine bağlıdır; rapora esas olacak hususların kurum kayıtlarında bulunması, talepten çok önce sağlanması gereken bir hazırlıktır.

Bir kavram ayrımı da burada yapılmalıdır. Bu madde, cezanın sona ermesini değil, kalan kısmının farklı bir ortamda infazını düzenler. Yani kişi tahliye edilmiş olsa dahi cezası infaz edilmeye devam eder ve bu süre koşullu salıverilme tarihine kadar sürer. Bu nedenle denetimli serbestlik dönemi, tahliye sonrası bir serbestlik değil yükümlülüklerle çevrili bir infaz aşamasıdır. Yazının aşağıdaki bölümünde ele alınan ihlal sonuçları da bu niteliğin doğal uzantısıdır: infaz devam ettiğinden, ihlal hâlinde infazın kurumda sürdürülmesine dönülebilir.

Sürecin adımları

Talepten Tahliyeye

SıraAdım
1Koşullu salıverilme tarihi ve maddenin kapsamına girilip girilmediği belirlenir
2Hükümlü talepte bulunur
3Ceza infaz kurumu idaresi değerlendirme raporu hazırlar
4Dosya infaz hâkimliğine gönderilir
5İnfaz hâkimliği tedbirin uygulanıp uygulanmayacağına karar verir
6Karar olumluysa hükümlü kurumdan ayrılır
7Hükümlü, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne süresi içinde başvurur
8Müdürlük yükümlülükleri belirler ve denetim planını uygular

Yedinci adımda bir ayrıntı vardır ve gözden kaçar: başvurulacak müdürlük, hükümlünün talebinde belirttiği müdürlüktür. Yani talep dilekçesi yalnızca tedbirin uygulanmasını istemez; aynı zamanda hangi müdürlüğe bağlı olunacağını da belirler. Tahliye sonrası yerleşilecek yer ile bu tercih uyumlu değilse, yazının aşağıdaki bölümünde anlatılan beş günlük süre içinde başvuru güçleşir. Bu nedenle talep verilirken tahliye sonrası ikamet planının netleşmiş olması gerekir.

Beş günlük süreye uyulmamasının sonucu

Tahliye sonrası başvuru süresi bir düzen kuralı değildir; kaçırılması doğrudan sonuç doğurur. Yargı kararlarında; kendisine usulüne uygun tebliğ edilen karara rağmen, kurumdan tahliye edildikten sonra tanınan beş günlük yasal süre içinde geçerli bir mazereti olmaksızın denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmediği kabul edilen hükümlü hakkında; verilen denetimli serbestlik kararının kaldırılarak, şartla tahliye tarihine kadar olan cezasının infazı amacıyla açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir.

Karardan çıkan üç unsur ayrı ayrı tartışılabilir. Birincisi tebliğ: kararın hükümlüye usulüne uygun biçimde tebliğ edilmiş olması aranır; tebligattaki bir eksiklik, sürenin işlemeye başlamadığı iddiasının dayanağı olur. İkincisi geçerli mazeret: kanun mutlak bir süre koymamış, mazeretsizliği aramıştır; sağlık, ulaşım veya benzeri bir engelin belgeyle ortaya konulması hâlinde durum değişebilir. Üçüncüsü sonucun niteliği: kişi kapalı kuruma değil, kural olarak açık kuruma gönderilir.

Bu nedenle süre kaçırıldığında yapılacak ilk iş, mazeretin belgelendirilmesidir. Beş gün geçmiş olsa dahi süreç kendiliğinden kapanmaz; mazeretin geçerliliği değerlendirilir. Buna karşılık mazeret belgesi sonradan temin edilmeye çalışıldığında ikna gücü azalır. Bu nedenle engel doğduğu anda — başvuru yapılamadan önce — durumun kayda geçirilmesi, sonraki aşamada en güçlü dayanağı oluşturur.

İyi hâl değerlendirmesinde uyuşturucu ticaretine özgü bir fark

Bu, bu yazının konusu bakımından en kritik usul farkıdır. İyi hâl, kanunun ilgili maddesi çerçevesinde idare ve gözlem kurulu tarafından en geç altı ayda bir yapılan değerlendirmeyle belirlenir. Ancak toplam on yıl ve üzeri cezalar ile terör suçları, örgütlü suçlar, kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve uyuşturucu ticareti suçlarında bu değerlendirmeye Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder.

Bunun pratik anlamı, değerlendirmenin bileşiminin değişmesidir. Uyuşturucu ticareti hükümlüsü bakımından iyi hâl kararı, yalnızca kurum içi organlarca değil, savcı başkanlığındaki bir kurulca alınır. Bu, değerlendirmenin kapsamını da genişletir: kurum içi davranışın yanında dosyanın bütününe ilişkin hususlar da gündeme gelebilir. Bu nedenle talebe hazırlık, yalnızca disiplin kaydının temiz olmasıyla sınırlı tutulmamalı; iyileştirme programlarına katılım, çalışma kaydı ve tedavi süreci gibi olumlu veriler kurum kayıtlarına zamanında geçirilmelidir.

Değerlendirmenin altı aylık periyodu da bir zamanlama sonucu doğurur. Değerlendirme en geç altı ayda bir yapıldığından, olumsuz bir değerlendirme alındığında bir sonraki değerlendirme dönemi beklenir. Bu, koşullu salıverilme tarihine yaklaşırken telafisi güç bir gecikme yaratabilir. Dolayısıyla iyi hâl bakımından risk oluşturabilecek hususların — özellikle disiplin süreçlerinin — değerlendirme dönemi gelmeden ele alınması, sürecin akışı bakımından belirleyicidir.

2025 Değişikliği: Asgari Kurum Süresi Şartı

Denetimli serbestlik rejiminin en yeni ve en çok yanlış bilinen kalemi, 4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle 105/A maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümledir.

Bu düzenlemeye göre hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanabilmesi için, koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini fiilen kurumda geçirmiş olması gerekir; bu süre hiçbir hâlde beş günden az olamaz. Değişiklik, kısa cezalarda kuruma neredeyse hiç girmeden veya çok kısa süre kalarak denetimli serbestliğe ayrılma uygulamasına son vermiştir.

KonuKuralDayanak
Denetimli serbestlik süresiKural olarak bir yıl5275 s.K. m.105/A
Kurumda fiilen geçirilecek asgari süreGereken sürenin onda biri; hiçbir hâlde beş günden az olamazm.105/A-1 (7550 s.K. m.13)
Ön şartAçık kurumda bulunmak veya hak kazanmış olmakm.105/A
İyi hâlİdare ve gözlem kurulu değerlendirmesi5275 s.K. m.89
Karar merciiİnfaz hâkimim.105/A-1
Müdürlüğe başvuruKurumdan çıkıştan itibaren beş günm.105/A ve Yönetmelik

Kanun’un 30. maddesinin ilgili fıkrası uyarınca, belirli koşullarda çalıştırılan sürenin azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesi uyarınca denetimli serbestlikle infaz edilecek süreye ilave edileceği de düzenlenmiştir. Bu, çalışan hükümlüler bakımından denetimli serbestlik süresini uzatabilen bir imkândır.

Denetimli serbestlik talebiniz reddedildiyse veya asgari süre hesabında hata olduğunu düşünüyorsanız bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Tahliye Sonrası İlk Beş Gün

Denetimli serbestlik kararıyla kurumdan çıkan hükümlünün ilk ve en kritik yükümlülüğü, süresinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmaktır. Hükümlü, ceza infaz kurumundan çıktıktan sonra beş gün içinde talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmek zorundadır. Beş günlük süre, kurumdan ayrılışı takip eden günden itibaren işlemeye başlar; son gün tatile rastlarsa süre tatilin ertesi günü mesai saati bitiminde sona erer.

Bu süre kaçırıldığında sonuç ağırdır. Süresinde başvurmayan hükümlü hakkında, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi infaz hâkiminden talep edilir. Gecikmenin uzaması hâlinde ayrıca TCK m.292’de düzenlenen hükümlünün kaçması suçu gündeme gelebilir; bu, ayrı bir ceza sorumluluğu doğurur.

Uygulamada bu süre en çok, tahliye tarihinin hafta sonuna veya resmî tatile denk geldiği durumlarda ve hükümlünün başka bir ildeki müdürlüğü seçtiği hâllerde kaçırılmaktadır. Kurumdan çıkmadan önce hangi müdürlüğe başvurulacağının netleştirilmesi ve tahliye günü not edilmesi, en basit ama en etkili önlemdir.

Denetimli Serbestlik Süresindeki Yükümlülükler

Denetimli serbestlik, cezanın kurum dışında ancak denetim altında infazıdır. Hükümlüye yüklenen yükümlülükler dosyaya göre değişmekle birlikte, uygulamada belirli bir çekirdek küme sabittir.

YükümlülükİçerikSık karşılaşılan sorun
Belirli aralıklarla imzaMüdürlüğün belirlediği gün ve saatte imza atmakGün karıştırma veya unutma
Adres ve iletişim bildirimiİkamet değişikliğini bildirmek, tebligata elverişli adres bulundurmakTaşınma sonrası bildirim yapılmaması
Programlara katılımBireysel görüşme, grup çalışması, seminerRandevu çakışması
Çalışma yükümlülüğüKamuya yararlı bir işte veya belirlenen işte çalışmaİş bulamama veya işten ayrılma
Madde kullanmamaAlkol veya uyuşturucu madde kullanmamakTahlilde pozitif sonuç
Elektronik izlemeKararda öngörülmüşse elektronik cihazla izlemeCihaz arızası veya şarj sorunu

Yükümlülüklerin niteliği ve kapsamı infaz hâkiminin kararına ve denetimli serbestlik müdürlüğünün uygulamasına göre belirlenir. Herhangi bir aksaklıkta yapılacak ilk iş, mazeretin belgelendirilmesidir. Sağlık sorunu gibi geçerli bir mazeret raporla belgelenirse ihlal olarak değerlendirilmez; buna karşılık unutma veya günü başka bir randevuyla karıştırma uygulamada geçerli mazeret sayılmamaktadır.

İhlal Hâlinde Ne Oluyor?

Denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırılık, otomatik olarak cezaevine dönüş anlamına gelmez. Süreç kademelidir ve her kademede savunma imkânı vardır.

Yükümlülüğün ihlali tespit edildiğinde hükümlüye tebligat yapılarak uyarıda bulunulur. Uyarı yazısında, belirli sayıda ihlalin daha tespit edilmesi hâlinde yeniden uyarı yapılmayacağı, dosyanın kapatılması sürecinin başlatılacağı ve dosyanın infaz hâkimliğine gönderileceği ihtar edilir. İhlalin devamı hâlinde infaz hâkimliği, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verir.

AşamaİşlemSonuç
İlk ihlalTebligatla uyarıDosya devam eder
Uyarıya rağmen ihlalin sürmesiDosyanın infaz hâkimliğine gönderilmesiAçık kuruma iade kararı
Beş gün içinde müdürlüğe başvurmamaKomisyon kararı üzerine talepAçık kuruma gönderilme
Yeni suçtan kamu davası açılmasıMüdürlüğün talebi üzerine değerlendirmeİnfaz hâkimi karar verebilir (m.105/A-7)
Beraat, düşme, ret veya CYO kararıDurumun infaz hâkimliğine bildirilmesiDenetimli serbestlikle infaza devam

Dördüncü satır özellikle dikkat gerektirir. 105/A maddesinin yedinci fıkrasında 7242 sayılı Kanun’la yapılan yeniden düzenlemeye göre, denetimli serbestlik uygulanmaya başlandıktan sonra işlendiği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir.

Kanun metnindeki “verilebilir” ifadesi bir takdir yetkisi tanır. Yargıtay bu takdir yetkisinin somut, denetlenebilir ve dosya içeriğine uygun gerekçelerle kullanılması gerektiğini; yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu vurgulamaktadır. Yani sırf hakkında dava açılmış olması, gerekçesiz biçimde iade kararı verilmesini haklı kılmaz.

Beşinci satır ise hükümlü lehine bir güvencedir. Aynı fıkranın ikinci cümlesi uyarınca, kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimliği tarafından karar verilir.

Uyuşturucu Dosyalarına Özgü Risk: Tahlil

Uyuşturucu geçmişi bulunan hükümlülerde denetimli serbestlik yükümlülükleri arasında madde kullanmama ve tahlil verme sıklıkla yer alır. Pozitif çıkan bir tahlil sonucu, ihlal değerlendirmesinin en somut dayanağıdır.

Böyle bir durumda yapılacak ilk iş, sonucun usulüne uygun elde edilip edilmediğinin denetlenmesidir: numunenin alınma yöntemi, zincirin belgelenmesi, sonucun tebliği ve itiraz hakkının hatırlatılıp hatırlatılmadığı ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Kullanılan bazı reçeteli ilaçların tarama testlerinde çapraz reaksiyon verebildiği bilinmektedir; bu nedenle düzenli kullanılan ilaçların reçete ve raporlarının dosyaya sunulması önem taşır.

Süre yönünden de dikkatli olmak gerekir. Sonucun tebliğinden itibaren yasal süre içinde ilgili mercie itiraz edilmemesi hâlinde sonuç kesinleşir ve sonraki aşamalarda tartışılması güçleşir. Müdafi ile görüşmeden beyan vermekten kaçınmak, bu tür dosyalarda en sık verilen tavsiyedir.

Karara İtiraz Yolu

Denetimli serbestlik talebinin reddi, açık kuruma iade kararı veya asgari süre hesabına ilişkin uyuşmazlıklarda başvurulacak yol 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nda düzenlenmiştir.

Anılan Kanun’un 5. maddesi uyarınca kurum işlemlerinin veya Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin kararlarının mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle, karar veya işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir. Başvuruyu hükümlünün kendisi yapabileceği gibi eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii ya da kanunî temsilcisi de yapabilir.

Şikâyet, kural olarak kararın veya işlemin yerine getirilmesini durdurmaz. Bu nedenle iade kararlarında hızlı hareket etmek ve gerekiyorsa yürütmenin durdurulmasına ilişkin talebi ayrıca dile getirmek önem taşır. İnfaz hâkiminin kararına karşı ise tebliğden itibaren kanuni süre içinde, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu ticareti hükümlüsü denetimli serbestlikten yararlanabilir mi?

Evet. 5275 sayılı Kanun uyuşturucu imal ve ticareti hükümlülerini denetimli serbestlik kapsamı dışında bırakmamıştır. Ancak yararlanmak için açık ceza infaz kurumunda bulunmak veya açığa ayrılmaya hak kazanmış olmak gerekir ve TCK m.188 hükümlülerinde açığa ayrılma kararı infaz hâkiminin onayına tabidir.

Denetimli serbestlik için cezaevinde en az ne kadar kalmak gerekir?

4/6/2025 tarihli 7550 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle 105/A maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümleye göre, koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirilmesi gereken sürenin en az onda biri fiilen kurumda geçirilmelidir ve bu süre hiçbir hâlde beş günden az olamaz.

Denetimli serbestlik süresi ne kadardır?

Kural olarak bir yıldır ve koşullu salıverilme tarihine bir yıl kala başlar. 5275 sayılı Kanun’un 30. maddesinin ilgili fıkrası uyarınca belirli koşullarda çalıştırılan süre, azami süre sınırına bakılmaksızın denetimli serbestlikle infaz edilecek süreye ilave edilebilir.

Tahliye olduktan sonra kaç gün içinde başvurmam gerekir?

Beş gün içinde talebinizde belirttiğiniz denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmeniz zorunludur. Süre kurumdan ayrılışı takip eden günden itibaren işler. Başvurmamanız hâlinde açık ceza infaz kurumuna gönderilmeniz infaz hâkiminden talep edilir.

İmza günümü kaçırdım, hemen cezaevine döner miyim?

Hayır, süreç kademelidir. İhlal tespit edildiğinde önce tebligatla uyarı yapılır ve ihlalin sürmesi hâlinde dosyanın infaz hâkimliğine gönderileceği ihtar edilir. Sağlık sorunu gibi belgelenen geçerli mazeretler ihlal sayılmaz; unutma veya gün karıştırma uygulamada geçerli mazeret kabul edilmemektedir.

Denetimli serbestlikteyken yeni bir dosyam açılırsa ne olur?

5275 sayılı Kanun m.105/A-7 uyarınca, alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan kamu davası açılmışsa müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi açık kuruma gönderilme kararı verebilir. Bu bir takdir yetkisidir ve somut, denetlenebilir gerekçe gerektirir.

Yeni dosyamdan beraat edersem denetimli serbestliğim devam eder mi?

Evet. m.105/A-7’nin ikinci cümlesi uyarınca kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde infaza denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimliği tarafından karar verilir.

İkinci kez mükerrirsem denetimli serbestlikten yararlanabilir miyim?

Fiilen çok güçtür. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği m.8 uyarınca haklarında ikinci defa tekerrür hükümleri uygulananlar açık kuruma ayrılamaz; açık kurumda bulunma şartı sağlanamadığından denetimli serbestlik kapısı da kapanır.

Tahlilim pozitif çıktı, ne yapmalıyım?

Öncelikle numunenin usulüne uygun alınıp alınmadığı ve sonucun size veya müdafinize usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği denetlenmelidir. Düzenli kullandığınız reçeteli ilaçların rapor ve reçeteleri dosyaya sunulmalıdır. Sonucun tebliğinden itibaren yasal süre içinde itiraz edilmezse sonuç kesinleşir.

Denetimli serbestlik kararına nasıl itiraz edilir?

4675 sayılı Kanun m.5 uyarınca karar veya işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla başvurulabilir. Şikâyet kural olarak kararın yerine getirilmesini durdurmaz; infaz hâkiminin kararına karşı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir.

Denetimli serbestlik başvurusu, ihlal iddiası veya açık kuruma iade kararına itiraz için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk