Uyuşturucudan İkinci Kez Ceza: Tekerrür ve Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi (TCK 58)
26 Ağustos 2026

Uyuşturucudan İkinci Kez Ceza: Tekerrür ve Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi (TCK 58)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5237 sayılı TCK m.58/1 — Önceki hüküm kesinleştikten sonra yeni suç işlenmesi hâlinde tekerrür; cezanın infaz edilmiş olması gerekmez
  • 5237 sayılı TCK m.58/2 — Beş yıldan fazla hapiste beş yıl, beş yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında üç yıllık süreler
  • 5237 sayılı TCK m.58/4 — Uyuşturucu imal ve ticareti, yabancı ülke mahkemesi hükümlerinin tekerrüre esas alındığı suçlar arasındadır
  • 5237 sayılı TCK m.58/5 — Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişilerde tekerrür uygulanmaz
  • 5237 sayılı TCK m.58/3 — Seçimlik ceza öngörülen suçlarda hapis cezasına hükmolunması
  • 5237 sayılı TCK m.58/9 — Rejimin itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu hakkında uygulanabilmesi
  • 5237 sayılı TCK m.7/2 ve m.7/3 — Lehe kanun ve tekerrürün derhâl uygulama kuralının dışında tutulması
  • 5237 sayılı TCK m.58/6-7 — Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve infaz sonrası denetimli serbestlik tedbiri; hükümde belirtilir
  • 5275 sayılı Kanun m.108/1 — Tekerrürde koşullu salıverilme süreleri; süreli hapiste üçte iki, oranı daha yüksek suçlarda kendi oranı
  • 5275 sayılı Kanun m.108/2 — (Ek cümle: 4/6/2025 – 7550 s.K. m.14) Eklenecek miktar sınırı ve ikinci tekerrürde uygulanmama
  • 5275 sayılı Kanun m.108/3 — (Ek cümle: 4/6/2025 – 7550 s.K. m.14) İkinci defa tekerrürde süreli hapiste oran dörtte üç
  • 5275 sayılı Kanun m.108/9 — TCK m.188’den mahkûmiyette süreli hapis için dörtte üç oranı

Uyuşturucu dosyalarında ikinci mahkûmiyet, cezanın miktarını değil infaz rejimini ağırlaştırır. Tekerrür uygulandığında hükümlü mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi olur, koşullu salıverilme süresi uzar ve cezanın infazından sonra ayrıca denetim süresi başlar.

Tekerrür Nedir, Ne Zaman Uygulanır?

Tekerrür, önceden işlenen bir suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suç işlenmesi hâlinde uygulanan bir kurumdur. TCK m.58’in birinci fıkrası bu tanımı yaptıktan sonra çok kritik bir cümle ekler: tekerrür hükümlerinin uygulanması için önceki cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. Yani cezaevinden çıkmış olmak şart değildir; belirleyici olan önceki hükmün kesinleşme tarihi ile yeni suçun işlenme tarihidir.

Uyuşturucu dosyalarında bu ayrım günlük dilde sıkça karıştırılır. “İkinci kez yakalandım, tekerrür olur mu?” sorusunun cevabı yakalanma sayısına değil, ilk dosyanın hangi aşamada olduğuna bağlıdır. İlk dosya henüz derdestse, ilk dosyada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmişse veya TCK m.191/2 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmişse ortada kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadığından tekerrür işlemez.

Tekerrür bir ceza artırımı da değildir. Hükmedilen hapis cezasının miktarı değişmez; değişen, o cezanın nasıl infaz edileceğidir. TCK m.58’in altıncı fıkrası uyarınca tekerrür hâlinde hükmolunan ceza mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Yedinci fıkra ise bu hususun mahkûmiyet kararında belirtilmesini zorunlu kılar.

DurumTekerrür uygulanır mı?Gerekçe
Önceki hüküm kesinleşmiş, sonra yeni suç işlenmişEvetTCK m.58/1
Önceki dosya hâlâ derdestHayırKesinleşmiş mahkûmiyet yok
Önceki dosyada HAGB kararı varHayırHAGB bir mahkûmiyet hükmü değildir
Önceki dosyada TCK m.191/2 erteleme kararı varHayırMahkûmiyet doğmamıştır
Yeni suç, önceki hükmün kesinleşmesinden önce işlenmişHayırSıralama şartı gerçekleşmemiştir
Fiil sırasında fail on sekiz yaşından küçükHayırTCK m.58/5
Önceki suç taksirli, yeni suç kasıtlıHayırTCK m.58/4 – kasıtlı ile taksirli arasında tekerrür yok

Tablodaki üçüncü ve dördüncü satırlar uyuşturucu dosyalarında en sık gündeme gelen hâllerdir. TCK m.191’in kendine özgü rejimi gereği ilk yakalanmalarda çoğunlukla kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiğinden, bu dosyalar sonraki bir dosyada tekerrüre esas alınamaz.

Süre Şartı: Beş Yıl ve Üç Yıl Kuralı

Tekerrür süresiz değildir. TCK m.58’in ikinci fıkrası, önceki mahkûmiyetin ağırlığına göre iki farklı süre öngörür ve bu süreler geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.

Önceki mahkûmiyetSüreBaşlangıç
Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasıBeş yılCezanın infaz edildiği tarih
Beş yıl veya daha az süreli hapis cezasıÜç yılCezanın infaz edildiği tarih
Adli para cezasıÜç yılCezanın infaz edildiği tarih

Sürenin başlangıcı infazın tamamlandığı tarihtir; hükmün kesinleştiği tarih değildir. Bu ayrım savunmada belirleyici olabilir. Adli sicil kaydında görünen eski bir mahkûmiyetin infaz tarihi üzerinden ilgili süre dolmuşsa, o kayıt tekerrüre esas alınamaz. Uygulamada mahkemelerin bu hesabı gözden kaçırdığı ve Yargıtay’ın bu yönde bozma verdiği durumlar sıkça görülür.

TCK m.58’in dördüncü fıkrası ayrıca kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını belirtir. Aynı fıkra, yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümlerin kural olarak tekerrüre esas olmayacağını söyler; ancak uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti bu kuralın istisnaları arasında açıkça sayılmıştır. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları da bu istisna listesindedir. Yani yurt dışında uyuşturucu ticaretinden alınan bir mahkûmiyet, Türkiye’de işlenen yeni bir suç bakımından tekerrüre esas alınabilir.

Birden Fazla Sabıka Varsa Hangisi Esas Alınır?

Adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek birden fazla mahkûmiyet bulunması sık karşılaşılan bir durumdur. Bu hâlde hangi ilamın esas alınacağı keyfî değildir.

5275 sayılı Kanun m.108/2, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağını düzenler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve daireler bu hükümden hareketle, birden fazla tekerrüre esas hükümlülük bulunması hâlinde bunlardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği sonucuna varmıştır. Daha hafif bir ilamın esas alınması bozma sebebidir; buna karşılık aleyhe temyiz bulunmayan dosyalarda bu husus kazanılmış hak kapsamında değerlendirilebilmektedir.

Uygulamada dikkat edilmesi gereken bir başka nokta, tekerrüre esas alınan ilamın kendisinin geçerliliğidir. Suç olmaktan çıkarılmış bir fiile ilişkin mahkûmiyet, kesin nitelikteki adli para cezaları veya kısa süreli hapisten çevrilmiş seçenek yaptırım kararları bakımından Yargıtay’ın farklı değerlendirmeleri bulunmaktadır. Bu nedenle sicil kaydındaki her kaydın otomatik olarak tekerrüre esas olduğu varsayılmamalıdır.

KalemKural
Birden fazla tekerrüre esas ilamEn ağır ceza içeren ilam esas alınır (5275 s.K. m.108/2)
Eklenecek miktarın üst sınırıTekerrüre esas alınan cezanın en ağırını aşamaz
Adli para cezasıMükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanamaz; rejim yalnızca hapis cezalarına ilişkindir
Hükümde gösterilmemesiTekerrür infaz aşamasında re’sen gözetilebilir
Denetim süresinin belirlenmesiHüküm mahkemesi değil, infaz aşamasındaki merci belirler (5275 s.K. m.108/4-6)

Son satır sıklıkla hata kaynağıdır. Mahkûmiyet hükmünde yalnızca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infaz sonrası denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi yeterlidir; hüküm mahkemesinin ayrıca denetim süresini belirlemesi infazı kısıtlar nitelikte görülmekte ve düzeltme konusu yapılmaktadır.

Adli sicil kaydınızdaki bir mahkûmiyetin tekerrüre esas alınıp alınamayacağını değerlendirmek için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi: Oranlar Nasıl Değişir?

Tekerrür uygulandığında infaz, 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesine göre yapılır. Maddenin birinci fıkrası, tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan cezalar için koşullu salıverilme sürelerini ayrıca belirler.

Ceza türüKurumda geçirilecek süreFıkra
Ağırlaştırılmış müebbet hapisOtuz dokuz yılm.108/1-a
Müebbet hapisOtuz üç yılm.108/1-b
Birden fazla süreli hapisEn fazla otuz iki yılm.108/1-c (7242 s.K. eki)
Süreli hapisCezanın üçte ikisim.108/1-d

Birinci fıkranın sonuna 7242 sayılı Kanun’un 49. maddesiyle eklenen cümle burada belirleyicidir: “Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır.” Bu cümle uyuşturucu dosyalarında somut bir sonuç doğurur.

TCK m.188’den mahkûm olan bir kişi zaten m.108/9 uyarınca dörtte üç oranına tabidir. Dörtte üç, üçte ikiden yüksek bir orandır. Dolayısıyla bu kişi ayrıca mükerrir olsa bile, süreli hapis bakımından uygulanacak oran yine dörtte üçtür; tekerrür oranı üçte ikiye düşürmez. Tekerrürün bu dosyalardaki asıl etkisi, oranın değişmesi değil, koşullu salıverme süresine ek miktar eklenmesi ve infaz sonrası denetim süresinin devreye girmesidir.

Buna karşılık TCK m.191 veya m.190’dan mahkûm olan bir kişi bakımından tablo farklıdır. Bu suçlar genel yarı orana tabi olduğundan, tekerrür uygulandığında oran üçte ikiye yükselir. Yani tekerrürün etkisi kullanma dosyalarında ticaret dosyalarına göre çok daha görünür bir şekilde ortaya çıkar.

Hükmün dayanağıTekerrür yokkenTekerrür varken
TCK m.188 – ticaret, imal3/43/4 (oran değişmez, ek miktar eklenir)
TCK m.191 – kullanma1/22/3 (oran yükselir)
TCK m.190 – kolaylaştırma1/22/3 (oran yükselir)

İkinci Defa Tekerrür: 2025’te Değişen Kural

Bu başlık, uyuşturucu dosyalarında en çok yanlış bilgi dolaşan alandır. Uzun yıllar boyunca 5275 sayılı Kanun m.108/3, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıverilmeyeceğini öngörüyordu. Bu düzenleme, ikinci kez mükerrir olan hükümlünün cezasının tamamını kurumda çekmesi sonucunu doğuruyordu.

4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle bu tablo değişmiştir. Yürürlükteki metne göre ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır; ancak süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır. Aynı Kanun’la m.108/2’ye de bir cümle eklenmiş ve ikinci defa tekerrür hâlinde eklenecek miktara ilişkin fıkra hükmünün uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Pratik sonuç şudur: ikinci kez mükerrir olan bir hükümlü artık koşullu salıverilme hakkından tümüyle yoksun değildir, dörtte üç oranına tabi olur. Uyuşturucu ticareti hükümlüleri bakımından bu oran zaten uygulanan orandır. Ayrıca 5275 sayılı Kanun m.108/7 uyarınca, cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler infaz hâkimi kararıyla disiplin hapsine tabi tutulur; disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz.

Hükümde ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağının belirtilmesi gerekir. Bu husus mahkûmiyet kararında gösterilmemişse, Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre tekerrür bir ceza değil infaz rejimine ilişkin bir kurum olduğundan infaz aşamasında re’sen gözetilebilir.

Tekerrürün Hükümdeki Diğer Sonuçları: TCK m.58/3, 58/7 ve 58/9

Tekerrürün etkisi infaz rejimiyle sınırlı değildir. TCK m.58’in üç fıkrası daha, hükmün kurulması aşamasında doğrudan sonuç doğurur ve uygulamada bozma sebebi olarak sıkça karşımıza çıkar.

m.58/3: Seçimlik ceza varsa hapis zorunludur

Maddenin üçüncü fıkrası nettir: tekerrür hâlinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur. Normalde hâkimin iki yaptırım arasında takdir yetkisi vardır; mükerrir bakımından kanun koyucu bu takdiri kaldırmış ve ceza türünü kendisi belirlemiştir.

Bu kuralın uyuşturucu dosyalarındaki yeri özeldir. TCK m.188 ve m.191’de hapis ile adlî para cezası seçimlik değildir; m.188’de hapis ve adlî para cezası birlikte öngörülmüş, m.191’de ise yalnızca hapis cezası düzenlenmiştir. Dolayısıyla m.58/3 bu iki suç bakımından doğrudan işlemez. Buna karşılık aynı dosyada birlikte yargılanan başka suçlar bakımından işler: aynı olayda tehdit, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme gibi seçimlik ceza öngören bir suç da isnat ediliyorsa, mükerrir sanık hakkında o suçtan adlî para cezası seçilemez.

Uygulamadaki çelişki: Seçimlik ceza öngörülen bir suçta mükerrir sanık hakkında adlî para cezası seçilmesi, iki ayrı hukuka aykırılık doğurur. Birincisi m.58/3’ün ihlalidir. İkincisi, adlî para cezası seçildiği hâlde ayrıca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infaz sonrası denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesidir — bu rejim hapis cezasının infazına ilişkin olduğundan adlî para cezası bakımından işletilemez. Yargıtay, adlî para cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesini kanuna aykırı bulmakta ve düzeltme konusu yapmaktadır. Hükmü okurken bu iki kalem birlikte kontrol edilmelidir.

m.58/7: Hükümde gösterilme zorunluluğu

Yedinci fıkra, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının mahkûmiyet kararında belirtilmesi gerektiğini düzenler. Bunun pratik anlamı, tekerrürün infaz aşamasında kendiliğinden ortaya çıkan bir kalem olmayıp hükmün bir parçası olduğudur.

Buna karşılık tekerrür bir ceza değil infaz rejimine ilişkin bir kurum olduğundan, hükümde gösterilmemiş olması hâlinde infaz aşamasında resen gözetilebildiği kabul edilmektedir. Bu nedenle "hükümde yazmıyordu" savunması tek başına sonuç doğurmayabilir; asıl denetlenmesi gereken, tekerrürün şartlarının gerçekten oluşup oluşmadığıdır.

m.58/9: Mükerrir olmayanlara da uygulanabilen rejim

Dokuzuncu fıkra, çoğu okuyucunun bilmediği bir genişleme getirir: mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanabilir.

Uyuşturucu dosyalarında bu fıkranın karşılığı doğrudandır. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen bir uyuşturucu ticareti dosyasında sanık daha önce hiç mahkûm olmamış, yani teknik anlamda mükerrir değilse bile, örgüt mensubu suçlu sıfatıyla aynı ağır infaz rejimine tabi tutulabilir. Bu nedenle savunma yalnızca sicil kaydını değil, iddianamedeki örgüt nitelendirmesini de bu açıdan denetlemelidir.

TCK m.58 — Hükme Etki Eden Fıkralar

FıkraKuralUyuşturucu dosyasındaki karşılığı
m.58/3Seçimlik ceza öngörülen suçta hapis cezasına hükmolunurm.188 ve m.191 bakımından işlemez; aynı dosyadaki diğer suçlar bakımından işler
m.58/6Ceza mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir; infazdan sonra denetimli serbestlik uygulanırAsıl sonuç budur; ceza miktarı değişmez
m.58/7Bu husus mahkûmiyet kararında belirtilirHükümde yer almasa da infazda resen gözetilebilir
m.58/9Rejim; itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanabilirÖrgüt isnatlı dosyalarda sicil temiz olsa dahi gündeme gelebilir

İnfaz Sonrası Denetim Süresi

Mükerrirler için tekerrürün ikinci ve çoğu zaman gözden kaçan sonucu, cezanın infazı tamamlandıktan sonra başlayan denetim süresidir. 5275 sayılı Kanun m.108’in dördüncü fıkrası uyarınca infaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Altıncı fıkra bu sürenin uzatılabileceğini, ancak en fazla beş yıla kadar uzatılabileceğini düzenler.

Denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. Bu süre normal bir koşullu salıverilme denetim süresinden farklıdır: normal denetim süresi cezanın içinde geçerken, mükerrirlere özgü denetim süresi cezanın tamamlanmasından sonra başlar. Yani hükümlü cezasını tamamen çekmiş olsa bile bir yıldan az olmamak üzere denetim altında kalmaya devam eder.

Denetim türüNe zaman başlarSüreİhlal sonucu
Koşullu salıverilme denetimiKoşullu salıverilme ileKurumda geçirilmesi gereken sürenin yarısıKoşullu salıverilme kararı geri alınır
Mükerrirlere özgü denetimCezanın infazı tamamlandıktan sonraEn az bir yıl, en fazla beş yıla kadar uzatılabilirİnfaz hâkimi kararıyla disiplin hapsi

Hangi Tarihteki Kural Uygulanır? TCK m.7/3

Yukarıda 2020 ve 2025 tarihli iki ayrı değişiklikten söz edildi. Bu durumda kaçınılmaz soru şudur: bir dosyada hangi metin uygulanacaktır? Cevap, çoğu kişinin sandığının aksine "en son çıkan" değildir.

Kural TCK m.7’nin üçüncü fıkrasındadır: hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır.

Cümlenin yapısı dikkatle okunmalıdır. Genel kural, infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhâl uygulanmasıdır — yani yeni düzenleme, lehe mi aleyhe mi olduğuna bakılmaksızın hemen işler. Ancak fıkra üç kurumu bu genel kuralın dışında tutmuştur: erteleme, koşullu salıverilme ve tekerrür. Bu üç başlıkta derhâl uygulama kuralı geçerli değildir; bunlar bakımından TCK m.7/2’deki lehe kanun kuralı işler ve failin lehine olan kanun uygulanır.

Zaman Bakımından Uygulama

KonuUygulanacak kuralDayanak
TekerrürDerhâl uygulama kuralının dışındadır; lehe kanun uygulanırTCK m.7/3 istisnası, m.7/2
Koşullu salıverilmeDerhâl uygulama kuralının dışındadır; lehe kanun uygulanırTCK m.7/3 istisnası, m.7/2
Hapis cezasının ertelenmesiDerhâl uygulama kuralının dışındadır; lehe kanun uygulanırTCK m.7/3 istisnası, m.7/2
Diğer infaz rejimi hükümleriDerhâl uygulanırTCK m.7/3

Bunun bu yazıdaki somut karşılığı şudur. 4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun’la getirilen düzenleme, ikinci defa tekerrür hâlinde koşullu salıverilmeyi tümüyle kapatan önceki metne göre hükümlünün lehinedir; çünkü artık dörtte üç oranıyla koşullu salıverilme mümkündür. Lehe olduğu için, değişiklikten önce işlenmiş fiiller bakımından da uygulanması gündeme gelir. Buna karşılık aleyhe sonuç doğuran bir tekerrür değişikliği söz konusu olsaydı, sonraki metin geçmişe yürütülemezdi.

Dosyada yapılacak karşılaştırma: Fiil tarihi, önceki hükmün kesinleşme tarihi, önceki cezanın infaz tarihi ve ilgili kanun değişikliğinin yürürlük tarihi yan yana konulur. Ardından her iki metin de somut olaya ayrı ayrı uygulanır ve sonuçlar karşılaştırılır. Lehe kanun tespiti yapılırken hükmün tesisine ilişkin normlar ile infaza ilişkin normların birlikte değil ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu karşılaştırma yapılmadan "yeni kanun çıktı" denilerek varılan sonuçlar çoğu zaman hatalıdır.

Hüküm kesinleşmiş olsa dahi bu tartışma kapanmaz. TCK m.7/2’nin "uygulanır ve infaz olunur" ibaresi gereği lehe kanun, kesinleşmiş ancak infaz edilmemiş hükümler bakımından da sonuç doğurur; bu durumda hükmü veren mahkemeden uyarlama istenir. Tekerrürün infaz rejimine ilişkin niteliği gereği, uyarlama talebi infaz hâkimliği önünde de gündeme gelebilir.

Savunma Tarafında Kontrol Edilecek Beş Nokta

Tekerrür iddiasına karşı savunma, çoğunlukla esasa değil sicil kaydının teknik denetimine dayanır. Aşağıdaki beş başlık, dosyanın tekerrür bölümünde mutlaka gözden geçirilmelidir.

Kontrol noktasıSorulacak soru
SıralamaYeni suçun tarihi, önceki hükmün kesinleşme tarihinden sonra mı?
SüreÖnceki cezanın infaz tarihinden itibaren beş veya üç yıllık süre dolmuş mu?
NitelikÖnceki mahkûmiyet kasıtlı bir suça mı ilişkin? Adli para cezası mı, hapis mi?
En ağır ilamBirden fazla kayıt varsa en ağır olanı mı esas alınmış?
YaşFiil sırasında fail on sekiz yaşını doldurmuş muydu?

Bu kontrollerden herhangi birinde eksiklik saptanması, tekerrür uygulamasının kaldırılması veya düzeltilmesi sonucunu doğurabilir. Hüküm kesinleşmişse dahi, tekerrürün infaz rejimine ilişkin niteliği gereği bu husus infaz aşamasında infaz hâkimliği önünde tartışılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucudan ikinci kez ceza alırsam cezam artar mı?

Hayır. Tekerrür hükmedilen ceza miktarını artırmaz; cezanın infaz rejimini ağırlaştırır. TCK m.58/6 uyarınca ceza mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir ve ayrıca infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.

İlk dosyamda denetimli serbestlik almıştım, tekerrür olur mu?

TCK m.191/2 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilip denetimli serbestlik uygulanmışsa ortada kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadığından tekerrür uygulanmaz. Aynı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı da bir mahkûmiyet hükmü değildir.

Tekerrür için önceki cezanın bitmiş olması gerekir mi?

Hayır. TCK m.58/1 açıkça tekerrür hükümlerinin uygulanması için cezanın infaz edilmiş olmasının gerekmediğini belirtir. Belirleyici olan önceki hükmün kesinleşme tarihi ile yeni suçun işlenme tarihidir.

Tekerrür süresi ne kadardır?

TCK m.58/2 uyarınca beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde ise üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla tekerrür uygulanmaz.

Uyuşturucu ticaretinde tekerrür oranı değiştirir mi?

TCK m.188’den mahkûmiyette oran 5275 sayılı Kanun m.108/9 uyarınca zaten dörtte üçtür. Aynı Kanun m.108/1’e 7242 sayılı Kanun’la eklenen cümle gereği, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlarda kendi oranı uygulandığından oran dörtte üç olarak kalır.

İkinci kez mükerrir olursam koşullu salıverilemez miyim?

4/6/2025 tarihli 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle yapılan değişiklikten önce m.108/3 ikinci defa tekerrürde koşullu salıverilmeyi engelliyordu. Yürürlükteki metne göre birinci fıkradaki süreler uygulanır ve süreli hapis cezalarında oran dörtte üç olarak uygulanır.

Adli para cezası tekerrüre esas alınır mı?

Adli para cezası TCK m.58/2-b kapsamında üç yıllık süreyle tekerrüre esas alınabilir. Ancak Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre mükerrirlere özgü infaz rejimi yalnızca hapis cezalarına uygulanabilir; adli para cezasının bu rejime göre çektirilmesine imkân veren bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yurt dışında aldığım uyuşturucu cezası tekerrüre esas olur mu?

Kural olarak yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Ancak TCK m.58/4 bu kuralın istisnalarını sayarken uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu açıkça istisnalar arasında göstermiştir.

Birden fazla sabıkam var, hangisi esas alınır?

5275 sayılı Kanun m.108/2 uyarınca eklenecek miktar tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. Yargıtay bu hükümden hareketle birden fazla tekerrüre esas hükümlülük bulunması hâlinde en ağır olanının esas alınması gerektiğini kabul etmektedir.

İnfaz bittikten sonra da denetim var mı?

Evet. 5275 sayılı Kanun m.108/4 uyarınca infaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Bu süre en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.

Tekerrür uygulamasının hukuka uygunluğunu denetletmek veya infaz hâkimliğine başvurmak için Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk