📜 Dayanak Mevzuat
- 4721 sayılı TMK m.183 — Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, resen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır
- 4721 sayılı TMK m.182 — Boşanmada çocuğun durumunun düzenlenmesi; m.182/2: kişisel ilişki düzenlemesine uyulmazsa velayetin değiştirilebileceği ihtarı (7343 sayılı Kanunla eklendi)
- 4721 sayılı TMK m.335 — Ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır
- 4721 sayılı TMK m.336-337 — Velayetin kullanılması
- 4721 sayılı TMK m.348 — Velayetin kaldırılmasını gerektiren hâller
- 4721 sayılı TMK m.349 — Velayete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi; çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibinin değiştirilmesi
- 4721 sayılı TMK m.324-325 — Kişisel ilişkinin sınırları; m.324/3: kişisel ilişki gereklerini yerine getirmeyen velayet sahibinden velayetin alınabilmesi
- 4721 sayılı TMK m.346-351 — Çocuğun korunması önlemleri, yerleştirme, velayetin kaldırılması ve geri verilmesi
- 4787 sayılı Kanun m.5 — Aile mahkemesi uzmanları (psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı)
- 6284 sayılı Kanun m.5 — Kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması; madde kullanmama ve tedavi tedbirleri
- Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.3 — Çocuğun üstün yararı ilkesi
- 5237 sayılı TCK m.188 ve m.191 — Uyuşturucu suçları
Boşanmadan sonra velayet sahibi ebeveynde madde kullanımı ortaya çıktığında, karar kesinleşmiş olsa dahi yol kapalı değildir. TMK m.183 durumun değişmesi hâlinde velayetin yeniden düzenlenmesine imkân tanır. Tek ölçüt vardır: çocuğun üstün yararı.
🗺️ Uyuşturucu Suçları Konu Haritası
Sürecin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:
👨👩👧 Aile ve Çocuk
- Eşim Kullanıyor: Boşanma ve Velayet
- Çocuğum Uyuşturucu ile Yakalandı
- Bağımlı Mirasçıyı Mirastan Çıkarma (TMK 510)
- Yakınım Bağımlı: Tedaviye Zorlama
- Koruyucu Aile ve Evlat Edinme
⚖️ Suç ve Süreç
- Kullanmak İçin Bulundurma (TCK 191)
- Kullanmada Denetimli Serbestlik
- Çocuklarda Uyuşturucu Dosyası (5395)
- Sicile İşler mi?
🛡️ Koruma ve Sonuçlar
Kesin Hüküm Engeli Yok
Bu, ailelerin en çok merak ettiği ve en çok yanıldığı noktadır. Boşanma kararı kesinleşmiş ve velayet düzenlenmiş olsa dahi, sonradan ortaya çıkan olgular nedeniyle yeniden düzenleme mümkündür.
Dayanak, TMK’nın “Durumun değişmesi” başlıklı 183. maddesidir. Hükme göre; ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, resen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.
Öğretide bu husus açıkça belirtilmektedir: velayet kararı kesinleşse dahi, koşullar yeniden değiştiğinde TMK m.183 uyarınca her zaman yeni bir değiştirme davası açılabilir; velayet çocuğun yararına bağlı olduğundan kesin hüküm engeli oluşturmaz.
| Durum | Yol |
|---|---|
| Boşanma devam ediyor | Velayet boşanmanın ferisi olarak hükme bağlanır |
| Karar kesinleşti, koşullar değişti | TMK m.183 velayetin değiştirilmesi davası |
| Velayet görevinin gereği gibi yerine getirilememesi veya yükümlülüklerin ağır biçimde savsaklanması | TMK m.348 velayetin kaldırılması |
| Acil tehlike | Geçici velayet ve tedbir talebi |
| Koşullar tekrar değişti | Yeniden dava açılabilir |
Beşinci satır bu kurumun esnekliğini gösterir. Velayet, bir kez ve sonsuza kadar belirlenen bir statü değildir; çocuğun yararı değiştikçe yeniden düzenlenebilir.
Kanun Velayet Değişikliğini Hangi Hükümlerle Düzenliyor?
TMK m.183’teki sayım örnek niteliğindedir: maddede ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi “gibi” yeni olgulardan söz edilir. Bu nedenle madde kullanımının ortaya çıkması da, çocuğun durumunu etkilediği ölçüde, maddede kastedilen yeni olgulardan biri olarak ileri sürülebilir. Kanun bunun yanında, velayet sahibinin değiştirilebileceği bazı durumları ayrıca ve açıkça düzenlemiştir.
Velayet sahibinin değiştirilmesine dayanak olan hükümler
| Hüküm | Ne öngörür | Madde kullanımı dosyasında anlamı |
|---|---|---|
| TMK m.183 | Yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, resen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır | Genel dayanak; madde kullanımının çocuğa yansıması yeni olgu olarak gösterilir |
| TMK m.349 | Velayete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez; çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilir, durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak vasi de atanabilir | Yeni hanede madde kullanımı varsa evlilik tek başına değil, çocuğa etkisiyle birlikte değerlendirilir |
| TMK m.182/2 ve m.324/3 (7343 sayılı Kanun, 24.11.2021) | Velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; bu husus kararda taraflara ihtar edilir | Velayet sahibi ebeveyn görüşmeleri de engelliyorsa ayrı bir dayanak doğar |
| TMK m.336/3 | Boşanmada velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir | Velayetin el değiştirmesi ancak yeni bir mahkeme kararıyla olur |
| TMK m.348 | Diğer önlemler sonuçsuz kalırsa ve kanundaki iki hâlden biri varsa velayet kaldırılır; her iki ebeveynden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır | Değiştirmeden ağır, istisnai yol |
| TMK m.351 | Durum değişince koruma önlemleri yeni koşullara uydurulur; kaldırma sebebi ortadan kalkmışsa hâkim velayeti geri verir | Tedavi ve iyileşme belgelenirse geri dönüş yolu açıktır |
Üçüncü satır, 2021 değişikliğiyle gelen ve uygulamada sıkça gözden kaçan bir imkândır. Madde kullanan velayet sahibi ebeveyn diğer ebeveynin çocukla görüşmesini de engelliyorsa iki ayrı dayanak birlikte ileri sürülebilir: madde kullanımının çocuğa yansıması (m.183) ve kişisel ilişki gereklerinin yerine getirilmemesi (m.324/3). İkinci dayanakta da ölçüt değişmez; değiştirme ancak çocuğun menfaatine aykırı değilse mümkündür. Engellemenin belgelenmesi için Çocukla Kişisel İlişki Engelleniyor yazımıza bakılabilir.
İkinci satır ise velayet sahibinin yeni bir evlilik yaptığı dosyalarda önem taşır. Kanun, yeniden evlenmenin kendisini bir kaldırma sebebi saymaz; belirleyici olan yeni hanenin çocuğa etkisidir. Bu konunun nafaka yönü için Boşandığım Eşim Yeniden Evlendi yazımız ayrıntılıdır.
Değiştirme mi, Kaldırma mı?
İki kurum birbirine yakındır ancak farklı eşiklere tabidir ve doğru davanın açılması önemlidir.
Öğretide ayrım şöyle yapılmaktadır: velayetin değiştirilmesi davasında velayet görevini aksatan bir durumun gerçekleşmiş olması aranır. Velayetin kaldırılması ise kanunda sınırlı biçimde düzenlenmiştir. TMK m.348/1’e göre hâkim, ancak çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa ve şu iki hâlden biri varsa velayeti kaldırır: ana ve babanın deneyimsizlik, hastalık, başka bir yerde bulunma veya benzeri bir sebeple velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterli ilgi göstermemesi veya ona karşı olan yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.
| Ölçüt | Değiştirme (m.183) | Kaldırma (m.348) |
|---|---|---|
| Eşik | Velayet görevini aksatan bir durum | m.348/1’deki iki hâlden biri ve diğer önlemlerin sonuçsuz kalması |
| Sonuç | Velayet diğer ebeveyne geçer | Velayet kaldırılır; her iki ebeveynden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır (m.348/2) |
| Uygulama sıklığı | Daha sık | İstisnai |
| Uyuşturucu dosyalarında | Kullanım velayeti aksatıyorsa | Çocuğa yeterli ilgi gösterilmiyor veya yükümlülükler ağır biçimde savsaklanıyor ve diğer önlemler sonuçsuz kalmışsa |
Uyuşturucu dosyalarında hangi davanın açılacağı, somut olayın ağırlığına göre belirlenir. Madde kullanımının çocuğun bakımını, eğitimini ve güvenliğini aksattığı gösterilebiliyorsa değiştirme davası; çocuğun doğrudan ihmal edildiği veya tehlikeye atıldığı hâllerde kaldırma davası gündeme gelir.
Uygulamada çoğu dosya değiştirme davası olarak yürütülür; kaldırma istisnai bir yoldur.
Yanlış hükme dayanmak bozma sebebidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 13.04.2016 tarihli, 2016/6578 E., 2016/7511 K. sayılı kararında, ortaya konulan olguların velayetin kaldırılması (nez) şartlarını karşılamadığını ve ancak velayetin değiştirilmesine yol açacağını belirtmiş; TMK m.183 ve m.349 yerine m.348 uyarınca kaldırma kararı verilmesini bozma sebebi saymıştır. Bu nedenle dilekçede talebin hangi hükme dayandığı açıkça gösterilmelidir. Ayrıntı için Velayetin Kaldırılması ile Değiştirilmesi Arasındaki Fark yazımıza bakılabilir.
Tek Ölçüt: Çocuğun Üstün Yararı
Bu ilke, eşin madde kullanımına ilişkin boşanma yazımızda da vurgulanmıştı; velayetin değiştirilmesinde de belirleyici ölçüttür.
Velayetin değiştirilmesine yönelik istem incelenirken ebeveynlerin istek ve tercihlerinden ziyade çocuğun üstün yararı göz önünde tutulur. Velayet kamu düzenine ilişkin olup bu hususta ana ile babanın istek ve beyanlarından ziyade çocuğun menfaatlerinin dikkate alınması zorunludur.
Bunun pratik sonucu iki yönlüdür ve savunma bakımından bilinmesi gerekir.
| Sonuç | Açıklama |
|---|---|
| Kusur belirleyici değil | Ölçüt cezalandırma değil çocuğun yararıdır |
| Hâkim resen araştırır | Taraflar talepte bulunmasa da düzenleme yapabilir |
| Tarafların anlaşması bağlayıcı değil | Kamu düzenine ilişkindir |
| Çocuğun görüşü alınır | İdrak çağındaysa; ancak tek başına belirleyici değildir |
| Geleceğe dönük değerlendirme | Amaç çocuğun ileriye dönük yararıdır |
İkinci satır davanın niteliğini belirler. Hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olmayıp, çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa velayet, kişisel ilişki ve nafaka gibi konularda taraflar talepte bulunmasa dahi düzenleme yapabilir. Bu, velayet davalarını klasik çekişmeli yargılamalardan ayıran temel noktalardan biridir.
Dördüncü satır ise sıkça yanlış anlaşılır. İdrak çağındaki çocuğun görüşü mahkemece alınır ve önemli bir veri olarak değerlendirilir; ancak çocuğun tercihi tek başına belirleyici değildir. Hâkim beyanı üstün yarar bütünü içinde tartar.
Çocuğun görüşü nasıl alınır? Hukuk Genel Kurulunun 2019 kararı
Uyuşturucu dosyalarında çocuk çoğu zaman kullanıma veya evdeki olaylara tanık olmuştur; bu nedenle görüşünün hangi yolla alınacağı ayrıca önem taşır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, velayetin değiştirilmesi talep edilen bir küçüğe ilişkin 21.02.2019 tarihli, 2018/2-1072 E., 2019/185 K. sayılı kararında bu soruyu yanıtlamıştır.
Çocuğun dinlenmesi: HGK 2018/2-1072 E., 2019/185 K.
| Konu | Kararın yaklaşımı |
|---|---|
| Dayanak | Çocuğun görüşünün alınması ilkesi Türk hukukunda açık bir hükme dayanmasa da, Anayasa m.90 dikkate alınarak uluslararası sözleşmeler (BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi) yoluyla benimsenmiştir |
| Kim dinler | Ayırt etme gücüne sahip çocuk hâkim tarafından bizzat dinlenebileceği gibi, mahkemeye getirilmeden diğer kişi ve kurumlar aracılığıyla da görüşü alınabilir |
| Mahkeme huzuru şart mı | Çocuğun ifadesinin mahkeme huzurunda alınması bir gereklilik değildir; önemli olan uygun ortam ve koşullarda görüşünü ifade etme imkânının tanınmasıdır |
| Kimler aracılık edebilir | Pedagog, psikolog, doktor, çocuğu temsil edebilecek avukat ve sosyal çalışmacı |
| Tekrar dinleme | Pedagog huzurunda alınan beyanı yetersiz sayıp çocuğu yeniden dinlemek, onu olay hakkında tekrar tekrar konuşmaya zorlamak ve psikolojik baskı altına almak anlamına gelir; üstün yararla bağdaşmaz |
Kararın uyuşturucu dosyalarındaki pratik sonucu açıktır: çocuğun kullanıma tanık olduğu bir dosyada aynı olayları farklı ortamlarda defalarca anlatması istenmemeli, görüşünün uzman aracılığıyla ve uygun koşullarda alınması talep edilmelidir. Kanun da ana ve babanın, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanımasını ve önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutmasını öngörür (TMK m.339/3). İdrak çağı ve dinlenme yaşı için Çocuk Kaç Yaşında Velayet Konusunda Dinlenir? yazımıza bakılabilir.
Velayet sahibi ebeveynde madde kullanımı ortaya çıktıysa, dava ve tedbir talebi için bize ulaşın.
Uyuşturucu Kullanımı Tek Başına Yeterli mi?
Bu sorunun dürüst cevabı verilmelidir: madde kullanımının varlığı, otomatik bir velayet değişikliği sonucu doğurmaz.
Aranan şey, bu durumun velayet görevini aksattığının ve çocuğun menfaatini zedelediğinin somut biçimde ortaya konulmasıdır. Öğretide, velayet sahibinin durumunun ciddi ve kalıcı biçimde değişmesi ve çocuğun menfaatinin zedelenmesinin temel şart olduğu; geçici değişimlerin bu dava için yeterli zemin oluşturmadığı belirtilmektedir.
| Olgu | Değiştirme talebini güçlendirir | Zayıflatır |
|---|---|---|
| Çocuğun bakımının aksaması | Beslenme, temizlik, sağlık ihmali | — |
| Okul devamsızlığı | Devamsızlık tutanakları | — |
| Evde madde bulunması | Çocuk için tehlikeli ortam | — |
| Sağlık kontrollerinin aksaması | Aşı ve muayene takibi yapılmaması | — |
| Çocuğun tanık olması | Kullanıma veya olaylara tanık olma | — |
| Tedavi sürecine girilmesi | — | Durumun düzeldiğini gösterir |
| Denetimli serbestliğin sorunsuz sürmesi | — | İyileşme göstergesi |
| Aile desteğinin bulunması | — | Bakımın sürdüğünü gösterir |
İlk beş satır davacı tarafın çalışma alanıdır ve hepsi belgelenebilir olgulardır. “Uyuşturucu kullanıyor” iddiası yerine, bu kullanımın çocuğun hayatına nasıl yansıdığının somut biçimde gösterilmesi gerekir.
Altıncı, yedinci ve sekizinci satırlar ise velayet sahibi tarafın savunma eksenidir. Tedavi sürecine girilmesi, denetimli serbestlik yükümlülüklerinin sorunsuz sürdürülmesi ve çocuğun bakımının aksamadığının gösterilmesi, talebi zayıflatan olgulardır.
Bu tablo, boşanma yazımızdaki tespitle birleşir: TCK m.191/2 rejiminin sorunsuz işletilmesi ve tedaviye devam edilmesi, yalnızca ceza dosyası bakımından değil velayet bakımından da lehe sonuç doğurur.
Deliller
Bu dava tipinde başarı, büyük ölçüde delil hazırlığına bağlıdır. Soyut iddialar sonuç vermez.
| Delil | Ne gösterir |
|---|---|
| Önceki boşanma ilamı | Mevcut velayet düzeni |
| Okul kayıtları ve devamsızlık tutanakları | Eğitim ihmali |
| Sağlık kayıtları | Çocuğun bakımının aksaması |
| Sosyal inceleme raporu | Ev ortamı ve bakım koşulları |
| Pedagog veya uzman görüşü | Çocuğun psikolojik durumu |
| Tanık beyanları | Çevre gözlemleri |
| Ceza dosyası kayıtları | Madde kullanımının tespiti |
| Fotoğraf, video ve mesaj kayıtları | Somut olgular |
| Davacının ekonomik durum belgeleri | Bakım kapasitesi |
Dördüncü ve beşinci satırlar bu dava tipinde neredeyse zorunludur. Kanuna göre aile mahkemesi, Adalet Bakanlığınca adliyelerde görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır; bunların bulunmaması veya başka bir uzmanlık gerekmesi hâlinde kamu kurumlarında çalışan ya da serbest meslek icra eden uzmanlara başvurulabilir. Uzmanlar, mahkemenin gerek gördüğü hâllerde uyuşmazlığın sebepleri üzerinde araştırma yaparak sonucunu bildirir (4787 sayılı Kanun m.5). Raporun hazırlanışı ve itiraz yolları için Sosyal İnceleme Raporu (SİR) yazımıza bakılabilir. Velayet davalarında çocuğun durumunu, ebeveynlerle bağını ve ev koşullarını değerlendirmek için aile mahkemesince uzman incelemesi yaptırılır (4787 s.K. m.5); Hukuk Genel Kurulu sosyal inceleme raporunu velayet değerlendirmesinin temel dayanaklarından biri olarak kullanmaktadır (YHGK 23.05.2018, E.2017/1567, K.2018/1132).
Bunun pratik sonucu şudur: rapor alınmadan verilen bir karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Bu, hem davacı hem davalı taraf için geçerli bir denetim noktasıdır.
Yedinci satır bakımından ise dikkat gerekir. Ceza dosyasındaki kayıtlar önemli bir delil kaynağıdır; ancak TCK m.191/2 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesiyle sonuçlanan bir dosyada mahkûmiyet hükmü bulunmaz. Bu durumda tek başına dosyanın varlığına değil, ortaya konulan somut olgulara dayanılması gerekir.
Kanunun Kademeli Önlem Mimarisi
Yazının başında değiştirme ile kaldırma arasındaki fark ele alındı. Kanun bu ikisini birbirinden bağımsız seçenekler olarak değil, basamaklı bir yapı içinde düzenlemiştir. Bu yapının bilinmesi, hangi talebin hangi aşamada ileri sürüleceğini belirler.
Çocuğun Korunmasında Üç Basamak
| Basamak | Dayanak | İçeriği |
|---|---|---|
| Birinci — uygun önlemler | TMK m.346 | Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde, ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hâkim çocuğun korunması için uygun önlemleri alır |
| İkinci — yerleştirme | TMK m.347 | Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim, çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir |
| Üçüncü — kaldırma | TMK m.348 | Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa velayetin kaldırılmasına karar verilir |
Üçüncü basamağın şartı, ilk iki basamağın sonuçsuz kalması ya da yetersiz kalacağının önceden anlaşılmasıdır. Bu şart doğrudan kanun metnindedir (TMK m.348/1): velayetin kaldırılabilmesi için çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamamış ya da bu önlemlerin yetersiz olacağının önceden anlaşılmış olması gerekir. Bu nedenle doğrudan kaldırma talebiyle açılan bir davada, önceki basamakların neden yetersiz kalacağının dilekçede açıklanması gerekir. Bu şart ortaya konulamazsa kaldırma talebi reddedilir; tek ve en ağır talebe dayanmanın riski budur.
İkinci basamağın bir özelliği vardır ve gözden kaçar: yerleştirme hâlinde velayet hukuken ebeveynde kalır, yalnızca fiilî kullanım kısıtlanır. Yani bu basamak, velayeti sona erdirmeden çocuğu tehlikeli ortamdan uzaklaştırmayı sağlar. Uyuşturucu kullanımı bulunan bir ebeveyn bakımından bu, çoğu zaman aranan ara çözümdür: kalıcı bir kaldırma kararı yerine, tedavi süreci boyunca geçerli olacak bir düzenleme talep edilebilir. Ayrıca kanun, ana ve baba ile çocuğun ödeme gücü yoksa bu önlemlerin gerektirdiği giderlerin Devletçe karşılanacağını öngörmüştür (TMK m.347/3).
Birinci basamak neleri kapsar?
Kanun, 346 ncı maddede alınacak önlemleri tek tek saymamış, "uygun önlemler" demekle yetinmiştir. Öğretide de belirtildiği üzere hâkim, yalnızca Türk Medeni Kanunu’ndaki değil, diğer kanunlardaki koruyucu önlemlere de başvurabilir.
Bu esneklik, uyuşturucu dosyalarında somut taleplere dönüştürülebilir. Uyarı, denetim, danışmanlık ve eğitim tedbirleri bu kapsamda değerlendirilir. Buna ek olarak; kişisel ilişkinin refakatli yürütülmesi, teslim ve iade yerinin belirlenmesi, belirli aralıklarla tedaviye devam edildiğine ilişkin belge sunulması, uzman görüşü alınması gibi talepler de bu basamakta ileri sürülebilir. Bu tür somut ve ölçülü talepler, doğrudan kaldırma isteminden daha kolay kabul görür ve sonuç alınamaması hâlinde üçüncü basamağın şartını da hazırlamış olur.
Kişisel ilişkiye yönelik ayrı bir hüküm
Velayete dokunmadan sonuç doğuran bir başka imkân da kişisel ilişki hükümlerindedir. Kanuna göre (TMK m.324/1) ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, tehlike hâlinde ne yapılabileceğini gösterir: kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını yukarıdaki yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir. Bu, velayetin değiştirilmesi veya kaldırılmasından daha sınırlı bir müdahaledir ve bu nedenle kabul edilmesi daha kolaydır.
Talep Seçeneklerinin Ağırlık Sırası
| Talep | Müdahalenin ağırlığı |
|---|---|
| Kişisel ilişkinin refakatli yürütülmesi veya süresinin sınırlanması | En sınırlı |
| Kişisel ilişki kurma hakkının reddedilmesi veya alınması | Sınırlı; velayete dokunmaz |
| Koruyucu önlemler ve denetim | Orta; velayet devam eder |
| Velayetin değiştirilmesi | Ağır; velayet el değiştirir |
| Velayetin kaldırılması | En ağır; diğer önlemlerin tüketilmesi aranır |
Bu sıralama, dilekçenin kurgusunu belirler. Talep tek bir seçenekle sınırlı tutulmak zorunda değildir; kademeli talep kurulabilir. Öncelikle velayetin değiştirilmesi, kabul edilmediği takdirde koruyucu önlemler ve kişisel ilişkinin sınırlanması istenebilir. Bu kurgu iki yönden yararlıdır: bir yandan mahkemeye uygulanabilir bir orta yol sunar, öte yandan alınan önlemden sonuç alınamaması hâlinde daha ağır basamağın şartını hazırlar. Tek ve en ağır talebin reddedilmesi ise, aradan geçen sürede hiçbir koruma sağlanmamış olması sonucunu doğurur.
Bir de geri dönüş yolu vardır
Alınan önlemler kalıcı değildir. Kanun (TMK m.351), durumun değişmesi hâlinde çocuğun korunmasına ilişkin önlemlerin yeni koşullara uydurulması gerektiğini; velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkimin resen ya da ana veya babanın istemi üzerine velayeti geri vereceğini öngörmüştür. Bu hüküm, iki tarafı da ilgilendirir. Talep eden taraf bakımından, alınan önlemin yetersiz kaldığı hâllerde daha ağır bir basamağa geçilmesini istemenin yolu açıktır. Karşı taraf bakımından ise tedavi sürecinin tamamlanması, düzenli çalışma ve istikrarlı bir yaşam düzeni kurulması hâlinde geri alma talebinde bulunulabileceği anlamına gelir.
Bu nedenle her iki taraf da süreci belgelemelidir. Önlem talep eden taraf, alınan önlemden sonra durumun düzelip düzelmediğine ilişkin kayıt tutmalı; karşı taraf ise tedaviye devam, temiz test sonuçları, çalışma ve barınma düzenine ilişkin belgeleri biriktirmelidir. Her iki hâlde de mahkemeye sunulacak olan, zaman içindeki değişimi gösteren bir dosyadır; tek bir tarihe ait belge, ne tehlikeyi ne de tehlikenin ortadan kalktığını göstermeye yeter.
Acil Durum: Geçici Velayet
Dava süreci zaman alır; ancak çocuk için tehlike varsa beklenmesi gerekmez.
Velayetin değiştirilmesi davası devam ederken, çocuğun üstün yararının gerektirdiği durumlarda mahkeme geçici velayet kararı verebilir. Çocuk için tehlikeli bir ortam söz konusuysa hâkim geçici velayet değişikliği kararı verebilir ve bu karar mahkeme kesin karar verene kadar geçerli olur.
Geçici velayet kararı genellikle aile mahkemesi tarafından sosyal inceleme raporları ve uzman görüşleri doğrultusunda alınır.
| Talep | Ne zaman | Dayanak |
|---|---|---|
| Geçici velayet | Çocuk için tehlikeli ortam varsa | TMK m.183 ve m.346 (gerekli ve uygun önlemler); HMK m.389 (ihtiyati tedbir) |
| Tedbiren çocuğun yanında bırakılması | Fiilen davacının yanındaysa | Dava dilekçesinde talep edilir |
| Kişisel ilişkinin düzenlenmesi | Görüşme düzeni sorunluysa | TMK m.182, m.323-324 |
| Sosyal inceleme talebi | Ev koşullarının tespiti için | 4787 sayılı Kanun m.5 (aile mahkemesi uzmanları) |
| Koruyucu tedbirler | Şiddet veya tehdit varsa | 6284 sayılı Kanun m.5 (önleyici tedbirler) |
İkinci satır uygulamada sıkça kullanılır. Çocuk fiilen davacının yanında kalıyorsa, dava süresince bu durumun sürdürülmesi tedbiren talep edilebilir.
Bu taleplerin dava dilekçesinde açıkça ve gerekçesiyle birlikte ileri sürülmesi gerekir; sonradan yapılan talepler süreci uzatabilir.
Şiddet veya Tehlike Varsa: 6284 Sayılı Kanunla Hızlı Koruma
Velayet davası aylar sürebilir. Madde kullanımına şiddet, tehdit veya şiddet tehlikesi eşlik ediyorsa, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ayrı ve hızlı bir yol sunar. Kanunun 5. maddesinde şiddet uygulayanlar hakkında verilebilecek önleyici tedbirler sayılmıştır; bunların bir kısmı doğrudan bu dosya tipine yöneliktir.
6284 sayılı Kanun m.5: madde kullanımı dosyasında öne çıkan tedbirler
| Hüküm | Tedbir | Ne işe yarar |
|---|---|---|
| m.5/1-ç | Mevcut bir kişisel ilişki kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması | Velayet davası beklenmeden görüşmeler güvenli hâle getirilir |
| m.5/1-c | Korunan kişilere, bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması | Çocuğun evi ve okulu korunur |
| m.5/1-h | Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması; bağımlılığı varsa hastaneye yatmak dâhil muayene ve tedavisinin sağlanması | Doğrudan madde kullanımına yönelik tedbir; tedaviye yönlendirme |
| m.5/1-ı | Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması | Tedavi sürecinin kayıt altına alınmasını sağlar |
| m.5/3 | Hâkim bu tedbirlerle birlikte 5395 sayılı Kanundaki koruyucu ve destekleyici tedbirlere ve TMK çerçevesinde velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar verebilir | Koruma kararıyla birlikte geçici düzenleme istenebilir |
| m.8/2 | Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir | Kalıcı çözüm velayet davasıdır; iki yol birlikte yürütülebilir |
Bu tedbirler velayet davasının yerini tutmaz; süreyle sınırlı, geçici korumalardır. Ancak tedbire uyulup uyulmadığı, tedavi tedbirinin sonucu ve bu süreçte tutulan kayıtlar, velayet davasında çocuğun durumunu gösteren somut deliller hâline gelir. Tedbirlerin türleri ve kimin karar verdiği için 6284’te Koruyucu ve Önleyici Tedbir Farkı yazımıza bakılabilir.
Nafaka Boyutu
Velayet değişikliği, mali yükümlülüklerde de değişiklik doğurur ve bu husus dava dilekçesinde birlikte düzenlenmelidir.
Öğretide belirtildiği üzere, velayetin değiştirilmesi davası çocuğun bakım, eğitim ve genel refahını doğrudan etkileyen mali yükümlülüklerde de değişikliklere yol açabilir.
| Kalem | Velayet değişikliği hâlinde |
|---|---|
| İştirak nafakası | Velayeti alan taraf lehine istenmelidir; kendiliğinden yön değiştirmez |
| Mevcut nafaka yükümlülüğü | Durumun değişmesi hâlinde istem üzerine yeniden belirlenir veya kaldırılır (TMK m.331) |
| Nafaka miktarı | Çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri; çocuğun gelirleri de dikkate alınır (TMK m.330/1) |
| Kişisel ilişki düzeni | Yeniden düzenlenir |
| Yoksulluk nafakası | Ayrı bir kurumdur; kendi şartlarına tabidir |
Birinci satır dava dilekçesinde mutlaka talep edilmelidir. Velayeti alan taraf, çocuğun iaşesine katkı olmak üzere diğer taraftan iştirak nafakasına hükmedilmesini isteyebilir.
Beşinci satır ise ayrı bir konudur ve karıştırılmamalıdır. Yoksulluk nafakası eşler arasındaki bir kurumdur; velayet değişikliğiyle doğrudan bağlantılı değildir ve kendi şartları çerçevesinde değerlendirilir.
Karşı Taraftaysanız
Bu yazının dengeli olması için diğer tarafın durumu da ele alınmalıdır. Hakkında velayetin değiştirilmesi davası açılan ebeveynin de savunma imkânları vardır.
| Savunma ekseni | Somut olarak ne sunulmalı |
|---|---|
| Tedavi süreci | Tedaviye başvuru ve devam belgeleri |
| Denetimli serbestlik | Yükümlülüklere uyum kayıtları |
| Negatif tahlil sonuçları | Güncel test kayıtları |
| Çocuğun bakımının sürdüğü | Okul başarısı, sağlık takibi, veli görüşmeleri |
| Ev koşulları | Sosyal inceleme raporuna hazırlık |
| Aile desteği | Bakıma katkı sunan yakınlar |
| Geçicilik | Durumun kalıcı olmadığının gösterilmesi |
| Çocukla bağ | Kişisel ilişkinin niteliği |
Birinci ve dördüncü satırlar en güçlü savunmadır. Tedavi sürecine girilmiş olması ve çocuğun bakımının fiilen aksamadığının belgelenmesi, davanın seyrini değiştirebilir.
Yedinci satır ise öğretideki ölçüte dayanır: geçici değişimler bu dava için yeterli zemin oluşturmaz. Durumun ciddi ve kalıcı olmadığının ortaya konulması, talebin reddine dayanak oluşturabilir.
Dava Nerede ve Nasıl Açılır?
Usul bilgilerinin bilinmesi, sürecin doğru başlatılmasını sağlar.
| Kalem | İçerik |
|---|---|
| Görevli mahkeme | Aile mahkemesi (4787 sayılı Kanun m.4) |
| Dayanak | TMK m.183 |
| Davacı | Velayeti talep eden ana veya baba |
| Davalı | Hâlihazırda velayet sahibi olan taraf |
| Süre | Hak düşürücü süre öngörülmemiştir |
| Resen araştırma | Hâkim taleple bağlı değildir |
| Tedbir talepleri | Dava dilekçesinde ileri sürülmeli |
Beşinci satır önemli bir esneklik sağlar. Velayetin değiştirilmesi bakımından hak düşürücü bir süre öngörülmemiştir; koşullar değiştiğinde her zaman başvurulabilir.
Yedinci satır ise pratik bir uyarıdır. Geçici velayet, tedbiren çocuğun yanında bırakılması ve kişisel ilişkinin düzenlenmesi gibi talepler dava dilekçesinde açıkça yer almalıdır.
Büyükanne, Büyükbaba ve Üçüncü Kişiler
Uyuşturucu dosyalarında sık karşılaşılan bir durum, her iki ebeveynin de sorunlu olması veya çocuğun fiilen büyükanne ya da büyükbabanın yanında bulunmasıdır.
Bu durumda tablo farklıdır. Velayetin değiştirilmesi davası kural olarak ana ve baba arasında yürür; üçüncü kişiler bakımından farklı kurumlar gündeme gelir.
| Durum | Gündeme gelen kurum |
|---|---|
| Bir ebeveyn sorunlu, diğeri uygun | Velayetin değiştirilmesi (TMK m.183) |
| Her iki ebeveyn de uygun değil | Velayetin kaldırılması ve koruma tedbirleri |
| Çocuk fiilen büyükanne yanında | Fiilî durumun mahkemeye bildirilmesi; olağanüstü durumlarda hısımlarla kişisel ilişki (TMK m.325) |
| Çocuk için acil tehlike | Koruyucu ve destekleyici tedbirler |
| Vesayet ihtiyacı | Velayet her iki ebeveynden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır (TMK m.348/2) |
| Koruyucu aile | Bir aile yanına veya kuruma yerleştirme (TMK m.347/1) |
İkinci satır ağır bir tablodur ve çocuk koruma mevzuatını da devreye sokar. Bu hâlde çocuğun korunmasına yönelik tedbirler ayrıca değerlendirilir.
Üçüncü satır bakımından pratik bir tavsiye verilebilir: çocuğun fiilen kimin yanında ve hangi koşullarda kaldığının mahkemeye somut biçimde bildirilmesi, hem sosyal inceleme raporuna hem de karara doğrudan yansır.
Bu tür dosyalarda amacın çocuğun korunması olduğu unutulmamalıdır. Sitemizdeki ilgili yazılarda ele alındığı üzere, çocuk koruma rejimi kendi usulleri içinde işler ve ceza dosyasından bağımsız sonuçlar doğurabilir.
Kontrol Listesi
| Sıra | Kontrol | Neden |
|---|---|---|
| 1 | Boşanma kararı kesinleşti mi? | TMK m.183 sonrası döneme ilişkindir |
| 2 | Koşullarda değişiklik ciddi ve kalıcı mı? | Geçici değişimler yeterli değildir |
| 3 | Velayet görevi aksadı mı? | Değiştirme davasının eşiği |
| 4 | Yükümlülükler ağır biçimde savsaklanıyor ve diğer önlemler sonuçsuz mu? | Kaldırma davası gündeme gelir |
| 5 | Somut olgular belgelendi mi? | Soyut iddia sonuç vermez |
| 6 | Okul ve sağlık kayıtları temin edildi mi? | En somut deliller |
| 7 | Uzman veya sosyal inceleme raporu talep edildi mi? | Raporsuz karar bozma sebebi |
| 8 | Geçici velayet talep edildi mi? | Acil tehlike varsa |
| 9 | Tedbir talepleri dilekçede yer aldı mı? | Sonradan talep süreci uzatır |
| 10 | İştirak nafakası talep edildi mi? | Mali boyut |
| 11 | Kişisel ilişki düzeni istendi mi? | Birlikte düzenlenir |
| 12 | Çocuğun görüşü alınacak yaşta mı? | İdrak çağı değerlendirmesi |
Üçüncü satır davanın kaderini belirler. Madde kullanımının varlığı değil, bunun velayet görevini nasıl aksattığı ve çocuğun menfaatini nasıl zedelediği ortaya konulmalıdır.
Yedinci satır ise usul bakımından en kritik kontroldür. Uzman görüşü alınmadan verilen karar, kanun yolunda bozma sebebi olarak ileri sürülebilir.
Son olarak bu davanın niteliği hatırlatılmalıdır. Velayet davaları, tarafların birbirini cezalandırdığı yargılamalar değildir; ölçüt kusur değil çocuğun üstün yararıdır. Bu nedenle dilekçenin tonu da buna göre kurulmalıdır.
Karşı tarafı yıpratmaya yönelik iddialar yerine, çocuğun mevcut durumda nelerden mahrum kaldığının ve velayet değişikliği hâlinde bunların nasıl karşılanacağının somut biçimde anlatılması daha etkili sonuç verir. Hâkimin baktığı soru şudur: hangi düzen çocuğun ileriye dönük yararına daha uygundur?
Mevzuat Haritası: Velayetin Değiştirilmesi Dosyası
Velayetin değiştirilmesi dosyasında başvurulan hükümler
| Konu | Hüküm | Özü |
|---|---|---|
| Durumun değişmesi | TMK m.183 | Yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim resen veya istem üzerine gerekli önlemleri alır |
| Boşanmada düzenleme | TMK m.182/1, 182/3 | Kişisel ilişki düzenlenir; velayet verilmeyen eş bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır |
| Kişisel ilişkiye uymama | TMK m.182/2, m.324/3 | Gereklerine uyulmazsa, çocuğun menfaatine aykırı değilse velayet değiştirilebilir |
| Yeniden evlenme | TMK m.349 | Tek başına kaldırma sebebi değil; çocuğun menfaati gerektirirse velayet sahibi değişir |
| Kişisel ilişkinin sınırları | TMK m.324/1-2 | Çocuğun huzuru tehlikedeyse kişisel ilişki reddedilebilir veya alınabilir |
| Üçüncü kişiler | TMK m.325 | Olağanüstü durumlarda, özellikle hısımlarla kişisel ilişki tanınabilir |
| Koruma önlemleri | TMK m.346 | Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikedeyse uygun önlemler |
| Yerleştirme | TMK m.347 | Aile yanına veya kuruma yerleştirme; ödeme gücü yoksa giderler Devletçe |
| Kaldırma | TMK m.348 | Diğer önlemler sonuçsuzsa ve iki hâlden biri varsa; her ikisinden kaldırılırsa vasi |
| Kaldırmada giderler | TMK m.350 | Ana ve babanın bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder |
| Geri verme | TMK m.351 | Önlemler yeni koşullara uydurulur; sebep ortadan kalkarsa velayet geri verilir |
| Nafaka | TMK m.330/1, m.331 | Miktarın ölçütleri; durum değişirse istem üzerine yeniden belirleme veya kaldırma |
| Uzman incelemesi | 4787 sayılı Kanun m.5 | Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı araştırması |
| Görev ve yetki | 4787 sayılı Kanun m.4; HMK m.6/1 | Aile mahkemesi; kanunda kesin yetki kuralı yok, genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri |
| Hızlı koruma | 6284 sayılı Kanun m.5 | Refakatli kişisel ilişki, madde kullanmama ve tedavi tedbirleri |
| Ceza dosyası | TCK m.191/2 | Kamu davasının açılmasının ertelenmesi; mahkûmiyet hükmü yoktur |
Dilekçenin kurgusu için Velayetin Değiştirilmesi Dava Dilekçesi Örneği, dava sürerken çocuğun kimde kalacağı sorusu için Geçici (Tedbiren) Velayet yazılarımıza bakılabilir.
Mahkûmiyet varsa: Uyuşturucu dahil ceza mahkûmiyetinin TCK 53 bakımından velayete etkisi ve kaydın velayet davasında nasıl getirtileceği için Sabıka Kaydı Velayeti ve Görüşme Hakkını Etkiler mi? yazımıza bakın.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma kesinleşti, velayet değişebilir mi?
Evet. TMK m.183 uyarınca durumun değişmesi hâlinde velayet yeniden düzenlenebilir. Öğretide, velayet çocuğun yararına bağlı olduğundan kesin hüküm engeli oluşturmadığı ve koşullar değiştiğinde her zaman yeni dava açılabileceği belirtilmektedir.
Uyuşturucu kullanması tek başına yeterli mi?
Otomatik sonuç doğurmaz. Aranan şey, durumun ciddi ve kalıcı biçimde değişmesi ile çocuğun menfaatinin zedelenmesidir; geçici değişimler bu dava için yeterli zemin oluşturmaz.
Neyi ispatlamam gerekir?
Madde kullanımının velayet görevini aksattığını somut biçimde göstermeniz gerekir: çocuğun bakımının, eğitiminin, sağlık takibinin aksaması veya tehlikeli bir ortamın bulunması gibi belgelenebilir olgular.
Değiştirme ile kaldırma arasındaki fark nedir?
Değiştirmede velayet görevini aksatan bir durumun gerçekleşmesi aranır. Kaldırma ise TMK m.348/1’deki iki hâle (velayet görevini gereği gibi yerine getirememe; çocuğa yeterli ilgi göstermeme veya yükümlülükleri ağır biçimde savsaklama) ve diğer koruma önlemlerinden sonuç alınamamasına bağlıdır; istisnai bir yoldur.
Çocuğun tercihi belirleyici mi?
İdrak çağındaki çocuğun görüşü mahkemece alınır ve önemli bir veri olarak değerlendirilir; ancak tek başına belirleyici değildir. Hâkim beyanı üstün yarar bütünü içinde tartar.
Uzman raporu şart mı?
Kanuna göre aile mahkemesi, Adalet Bakanlığınca adliyelerde görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır ve gerek gördüğü hâllerde bu uzmanlara araştırma yaptırır (4787 sayılı Kanun m.5). Hukuk Genel Kurulu sosyal inceleme raporunu velayet değerlendirmesinin temel dayanaklarından biri olarak kullanmaktadır (YHGK 23.05.2018, E.2017/1567, K.2018/1132).
Dava uzun sürerse çocuk risk altında kalmaz mı?
Dava devam ederken çocuğun üstün yararının gerektirdiği durumlarda mahkeme geçici velayet kararı verebilir. Çocuk için tehlikeli bir ortam söz konusuysa bu karar dava sonuçlanana kadar geçerli olur. Şiddet veya şiddet tehlikesi varsa 6284 sayılı Kanun m.5’teki önleyici tedbirler ayrıca istenebilir.
Nafaka da değişir mi?
Velayetin değiştirilmesi, çocuğun bakım ve eğitimini etkileyen mali yükümlülüklerde de değişikliklere yol açabilir. Velayeti alan taraf, diğer taraftan iştirak nafakasına hükmedilmesini talep edebilir. Mevcut nafaka da durumun değişmesi hâlinde istem üzerine yeniden belirlenir veya kaldırılır (TMK m.331).
Hakkımda dava açıldı, ne yapabilirim?
Tedavi sürecine girilmiş olması, denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyum, güncel negatif tahlil sonuçları ve çocuğun bakımının fiilen aksamadığını gösteren belgeler en güçlü savunmayı oluşturur.
Hâkim talep etmediğim konuda karar verebilir mi?
Evet. TMK m.183 hâkimin resen de önlem alabileceğini açıkça öngörür. Hâkim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olmayıp, çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa velayet, kişisel ilişki ve nafaka gibi konularda taraflar talepte bulunmasa dahi düzenleme yapabilir.
Eski eşim çocuğu bana göstermiyor; bu da velayet değişikliği sebebi mi?
7343 sayılı Kanunla 2021 yılında eklenen TMK m.324/3 ve m.182/2 uyarınca, velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; bu husus kişisel ilişki kararında taraflara ihtar edilir. Engellemenin somut olarak belgelenmesi gerekir.
Velayet sahibi eski eşim yeniden evlendi; velayet kendiliğinden değişir mi?
Hayır. TMK m.349 uyarınca velayete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilir; durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir. Yeni hanede madde kullanımı varsa bunun çocuğa etkisi somut olarak gösterilmelidir.
Çocuğum hâkim karşısında dinlenmek zorunda mı?
Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.02.2019 tarihli, 2018/2-1072 E., 2019/185 K. sayılı kararına göre çocuğun ifadesinin mahkeme huzurunda alınması bir gereklilik değildir; görüşü pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacı gibi uzmanlar aracılığıyla alınabilir. Çocuğu olay hakkında tekrar tekrar konuşmaya zorlamak üstün yararla bağdaşmaz.
Madde kullanan eski eşimle çocuğun görüşmeleri nasıl güvenli hâle getirilir?
Çocuğun huzuru tehlikeye giriyorsa TMK m.324/2 uyarınca kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya alınabilir; daha sınırlı bir çözüm olarak görüşmelerin refakatli yapılması istenebilir. Şiddet veya şiddet tehlikesi varsa 6284 sayılı Kanun m.5/1-ç uyarınca kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması veya kaldırılması; m.5/1-h uyarınca madde kullanmama ve bağımlılık tedavisi tedbirleri talep edilebilir.
Velayet kaldırılırsa çocuğa ve nafakaya ne olur?
Velayet her iki ebeveynden kaldırılırsa çocuğa vasi atanır (TMK m.348/2). Velayetin kaldırılması, ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğünü sona erdirmez; ödeme güçleri yoksa bu giderler Devletçe karşılanır (TMK m.350). Kaldırma sebebi ortadan kalkarsa hâkim velayeti geri verir (TMK m.351).
Velayetin değiştirilmesi davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m.4). Kanunda bu dava için kesin yetki kuralı öngörülmemiştir; genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6/1). Dava için hak düşürücü bir süre yoktur.
📚 İlgili Rehberler
- Velayet Değişikliği Davasında Deliller ve İspat (TMK m.183)
- Velayetin Değiştirilmesi Davası Nasıl Açılır? (TMK 183, 324/3, HMK 384)
- Eşimin Kumar, Alkol veya Madde Bağımlılığı Nedeniyle Boşanma (TMK 163, 166, 348)
- Uyuşturucu Suçları Rehberi: TCK m.188-192, Ticaret ile Kullanma Ayrımı ve Savunma
- Eşim Uyuşturucu Kullanıyor: Boşanma, Velayet ve Koruma
- Çocuğum Uyuşturucu ile Yakalandı: Aile Yol Haritası
- Uyuşturucu Kullanmada Denetimli Serbestlik
- Uyuşturucu Kaydı Koruyucu Aile ve Evlat Edinmeye Engel mi?
- Bağımlı Çocuğumu Mirastan Çıkarabilir miyim? (TMK 510)
Velayetin değiştirilmesi davası, geçici velayet ve nafaka talepleri için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.


