Bağımlı Çocuğumu Mirastan Çıkarabilir miyim? Iskat ve Koruyucu Çıkarma (TMK m.510-513)
26 Ağustos 2026

Bağımlı Çocuğumu Mirastan Çıkarabilir miyim? Iskat ve Koruyucu Çıkarma (TMK m.510-513)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 4721 sayılı TMK m.510 — Mirasçılıktan çıkarma sebepleri; ağır suç işleme veya aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi
  • 4721 sayılı TMK m.511 — Mirasçılıktan çıkarmanın hükümleri
  • 4721 sayılı TMK m.512 — Çıkarma sebebinin tasarrufta belirtilmiş olması ve ispat yükü
  • 4721 sayılı TMK m.513 — Borç ödemeden aciz sebebiyle mirasçılıktan çıkarma
  • 4721 sayılı TMK m.557 — Ölüme bağlı tasarrufun iptali sebepleri
  • 4721 sayılı TMK m.505-506 — Saklı pay ve tasarruf edilebilir kısım
  • 4721 sayılı TMK m.560 vd. — Tenkis davası
  • 4721 sayılı TMK m.405-406 — Kısıtlama sebepleri

Bağımlı bir yakını bulunan aileler, mirasın da bu soruna gitmesinden endişe eder. Ancak bağımlılık tek başına mirastan çıkarma sebebi değildir. Kanun iki ayrı yol öngörür: cezai çıkarma ve çoğu ailenin aslında ihtiyaç duyduğu koruyucu çıkarma.

Iskat Nedir, Ne Değildir?

Mirasçılıktan çıkarma yani ıskat; mirasbırakanın, saklı paylı mirasçısını belirli sebeplerle miras hakkından yoksun bırakmasıdır. Kurum, Türk Medeni Kanunu’nun 510 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Bu kurumun üç temel özelliği vardır ve her biri sınırlayıcıdır.

Özellikİçerik
Ölüme bağlı tasarrufturYalnızca vasiyetname veya miras sözleşmesi ile yapılabilir
Tek taraflı işlemdirMirasbırakanın iradesine dayanır; mirasçının rızasına bağlı değildir
Sebebe bağlı işlemdirKanunda belirtilen sebeplerden biri bulunmazsa geçersiz sayılır
Saklı paylı mirasçılar içindirYalnızca saklı payı bulunan mirasçılar bakımından uygulanır
Sebep belirtilmelidirTasarrufta çıkarma sebebi açıkça gösterilmelidir

Birinci satır uygulamada en sık yapılan hatanın kaynağıdır. Iskat, hayatta iken yapılan bir bildirimle veya noterden verilen bir ihtarnameyle gerçekleşmez; ölüme bağlı bir tasarruf gerektirir.

Üçüncü ve beşinci satırlar birlikte okunmalıdır. TMK m.512 uyarınca mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakan ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Sebep belirtilmemişse veya ispat edilemezse, tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir.

Ayrıca ispat yükü de belirlenmiştir: mirasçılıktan çıkarma sebebinin varlığını ispat etmek, çıkarmadan yararlanan mirasçıya aittir.

Bağımlılık Tek Başına Sebep Değildir

Bu, yazının en önemli tespitidir ve pek çok ailenin beklentisiyle çelişir.

TMK m.510 cezai çıkarma için yalnızca iki sebep sayar: mirasçının mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi; ya da mirasbırakana veya mirasbırakanın aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi.

Görüldüğü üzere bağımlılık, madde kullanımı veya uyuşturucu suçundan mahkûmiyet bu maddede sayılmamıştır. Belirleyici olan, mirasçının mirasbırakana veya yakınlarına yönelik davranışıdır.

DurumTMK m.510 bakımından
BağımlılıkTek başına sebep sayılmaz
Uyuşturucu suçundan mahkûmiyetMirasbırakana yönelik değilse tek başına yeterli değildir
Mirasbırakana karşı ağır suçSebep oluşturabilir
Mirasbırakanın yakınına karşı ağır suçSebep oluşturabilir
Aile yükümlülüklerinin önemli ölçüde ihlaliSebep oluşturabilir
Ailenin manevi olarak üzülmesiTek başına yeterli değildir

Buradaki ayrım kritik önemdedir. Bir mirasçının uyuşturucu suçundan hükümlü olması, mirasbırakana veya yakınlarına yönelik bir fiil bulunmadıkça TMK m.510 kapsamında değerlendirilmez.

Buna karşılık bağımlılık süreci içinde mirasbırakana yönelik gerçekleşen fiiller ayrı değerlendirilir. Örneğin evden hırsızlık, mirasbırakana yönelik şiddet, tehdit veya yaşlı ebeveyni bakımsız bırakma gibi somut fiiller, maddede sayılan sebepler kapsamında ele alınabilir.

“Ağır Suç” Nasıl Değerlendirilir?

Maddede geçen ağır suç kavramı, ceza kanunundaki bir kategoriye birebir karşılık gelmez; aile bağı ölçütüyle değerlendirilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında bu ölçüt somutlaştırılmıştır. Bir kararda; saklı paylı mirasçının davranışının objektif ve sübjektif olarak aile bağını koparacak ağır bir suç ya da aile hukuku yükümlülüklerinin önemli ölçüde ihlali düzeyine ulaşmadıkça, cezai çıkarmayla saklı payından yoksun bırakılamayacağı belirtilmiştir.

Aynı kararda, somut olaydaki vekâletin kötüye kullanılmasının borçlar hukukuna ait olup çıkarma sebebi sayılamayacağı; tartışmada sarf edilen sözlerin de objektif ve sübjektif olarak aile bağını koparacak ağırlıkta bulunmadığı ve ispat yükünün davalıda olduğu vurgulanmıştır.

ÖlçütDeğerlendirme
Aile bağını koparacak ağırlıkObjektif ve sübjektif olarak aranır
Fiilin muhatabıMirasbırakan veya yakınları olmalıdır
Malvarlığına ilişkin uyuşmazlıkTek başına çıkarma sebebi sayılmayabilir
Tartışmada sarf edilen sözlerAğırlık eşiğini aşmalıdır
İspat yüküÇıkarmadan yararlanan mirasçıdadır
Mirasbırakanın yanılmasıSebep hususunda açık yanılma hâlinde ıskat geçersiz olur

Üçüncü satır bağımlılık dosyalarında sık gündeme gelir. Bağımlı mirasçının aileden para alması veya borçlanması gibi malvarlığına ilişkin uyuşmazlıklar, tek başına ağır suç eşiğini karşılamayabilir.

Altıncı satır ise ayrı bir geçersizlik sebebidir. Mirasbırakanın mirasçılıktan çıkarma sebebi hususunda açık biçimde yanılması hâlinde ıskat işlemi geçersiz olur.

Bağımlı yakınınızın miras durumu ve vasiyetname hazırlığı için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Ailelerin Aslında İhtiyaç Duyduğu: Koruyucu Çıkarma

Bu bölüm, yazının ailelere sunduğu asıl çözümdür ve çoğu zaman bilinmez.

Bağımlı bir yakını bulunan ailelerin gerçek endişesi genellikle cezalandırma değildir; mirasın korunmasıdır. Miras payının bağımlılık nedeniyle kısa sürede tükenmesinden veya alacaklılara gitmesinden endişe edilir.

Kanun bu ihtiyaç için ayrı bir yol öngörmüştür. TMK m.513 uyarınca mirasbırakan, altsoyunu borç ödemeden aciz hâli sebebiyle kısmen mirasçılıktan çıkararak, onun yerine altsoyunun çocuklarını yani kendi torunlarını mirasçı atayabilir.

ÖlçütCezai çıkarma (m.510)Koruyucu çıkarma (m.513)
AmaçCezalandırmaAltsoyu koruma
SebepAğır suç veya yükümlülük ihlaliBorç ödemeden aciz hâli
KapsamTam çıkarma mümkündürKısmen çıkarma
Altsoyun durumuHalefiyet yoluyla mirasçı olamazAltsoy mirasçı olur
YararlananDiğer mirasçılarÇıkarılanın çocukları

Dördüncü satır iki kurum arasındaki en önemli farktır. Cezai ıskatta çıkarılan mirasçının altsoyu halefiyet yoluyla mirasçı olamaz; koruyucu çıkarmada ise altsoy mirasçı olur, çünkü çıkarmanın amacı zaten altsoyun lehine koruma sağlamaktır.

Bu ayrım aileler için belirleyicidir. Torunları bulunan bağımlı bir mirasçı bakımından koruyucu çıkarma; hem malvarlığının korunmasını hem de torunların hak sahibi olmasını sağlar. Cezai ıskat ise torunların da hak kaybına uğraması sonucunu doğurabilir.

Bu nedenle vasiyetname hazırlığında ilk sorulacak soru şudur: amaç cezalandırmak mı, yoksa malvarlığını korumak mı? Cevap ikincisiyse, izlenecek yol farklıdır.

Iskatın Sonuçları

Mirasçılıktan çıkarmanın hüküm ve sonuçları TMK m.511’de düzenlenmiştir. Geçerli bir ıskat hâlinde doğan sonuçlar şunlardır.

Sonuçİçerik
Miras payından yoksunlukÇıkarılan kimse mirastan pay alamaz
Tenkis davası açamamaGeçerli ıskatta çıkarılan tenkis davası da açamaz
Payın akıbetiIskat payı diğer yasal veya atanmış mirasçılara geçer
Altsoyun durumu (cezai ıskat)Halefiyet yoluyla mirasçı olamaz
Sebep ispat edilemezseTasarruf saklı pay dışında yerine getirilir
Sebep belirtilmemişseÇıkarma geçersizdir; saklı pay korunur

Beşinci ve altıncı satırlar, ıskatın neden dikkatli hazırlanması gerektiğini gösterir. Sebep belirtilmemesi veya ispat edilememesi hâlinde çıkarma amacına ulaşmaz; mirasçı tenkis davası açarak saklı payını alır.

Bu nedenle vasiyetnamede sebebin yalnızca yazılması yeterli değildir; sebebi destekleyecek delillerin de belirlenmiş ve saklanmış olması gerekir. İspat yükü çıkarmadan yararlanan mirasçıda olduğundan, deliller sonradan toplanamayabilir.

Karıştırılan İkinci Kurum: Mirastan Yoksunluk

Mirasçılıktan çıkarma ile sıkça karıştırılan bir başka kurum daha vardır: mirastan yoksunluk. İkisi arasındaki fark, ailelerin en çok yanıldığı noktalardan biridir; çünkü yoksunluk, vasiyetname yapılmasını gerektirmeden kendiliğinden sonuç doğurur.

TMK m.578. Aşağıdaki kimseler, mirasçı olamayacakları gibi ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemezler:

TMK m.578 — Yoksunluk Sebepleri

BentHâl
1Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler
2Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getirenler
3Mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarruf yapmasını veya böyle bir tasarruftan dönmesini aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla sağlayanlar ve engelleyenler
4Mirasbırakanın artık yeniden yapamayacağı bir durumda ve zamanda ölüme bağlı bir tasarrufu kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldıranlar veya bozanlar
Son cümleMirastan yoksunluk, mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar

En kritik fark usuldedir. Yargı kararlarında belirtildiği üzere mirastan yoksunluk kendiliğinden sonuç doğurur; ayrıca bir mahkeme kararı alınmasına gerek bulunmaz. Buna karşılık mirasçılıktan çıkarma, ancak mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarrufta bulunması ve o tasarrufta çıkarma sebebini belirtmesi hâlinde geçerlidir. Yani ailenin bir vasiyetname hazırlamaya vakti veya imkânı olmadığı hâllerde bile, yukarıdaki dört bentten biri gerçekleşmişse sonuç doğar. Ayrıca yargı kararlarında, yoksunluk için sayılan fiillerin kasten işlenmiş olmasının şart olduğu vurgulanmaktadır.

İki Kurumun Karşılaştırması

ÖlçütMirasçılıktan çıkarma (m.510)Mirastan yoksunluk (m.578)
Nasıl doğarMirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuylaKendiliğinden; ayrı bir karar gerekmez
Sebep göstermeTasarrufta sebebin belirtilmesi zorunluKanunda sayılan hâller yeterlidir
KapsamSaklı paylı mirasçı bakımındanMirasçı olamaz ve ölüme bağlı tasarrufla hak edinemez
Ortadan kalkmasıTasarrufun geri alınmasıylaMirasbırakanın affıyla
Altsoya etkisiAltsoy, o kimse önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilirAltsoy, mirasbırakandan önce ölen kimsenin altsoyu gibi mirasçı olur
KişisellikYalnız çıkarılanı etkilerYalnız yoksun olanı etkiler; eylem kime karşı yapılmışsa yalnız o kişi bakımından sonuç doğurur

Beşinci satır uygulamada belirleyicidir. Her iki kurumda da altsoy korunmuştur; ancak korumanın kapsamı farklıdır. Yoksunlukta altsoy, önce ölen kimsenin altsoyu gibi mirasçı olur — yani tam pay alır. Çıkarmada ise altsoy, o kimse önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir. Bu ayrım, bağımlı çocuğun kendi çocukları bulunan ailelerde tabloyu tamamen değiştirir; çünkü çıkarma yoluyla malvarlığının aileden çıkmasının önlendiği düşünülse dahi, torunlar bakımından hak doğmaya devam eder.

Yoksunluğun tespiti ve mirasçılık belgesi

Yoksunluk kendiliğinden sonuç doğursa da, uygulamada bu durumun kayda geçirilmesi gerekir. Aksi hâlde mirasçılık belgesi, yoksun kişiyi de mirasçı gösterecek biçimde düzenlenebilir.

Yargı kararlarında bu husus açıkça ele alınmıştır: mirastan yoksun olmak, mirasçılık belgesi istenmesine engel değildir; ancak belgede miras paylarını gösterecek şekilde hüküm kurulduktan sonra, yoksunluk nedeniyle yoksun olan kişinin miras payının kime kalacağının belirtilmesi suretiyle mirasçılık belgesi verilmesi gerekir. Mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davalarda görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu da aynı kararlarda vurgulanmıştır.

Yoksunluk İddiasında İzlenecek Yol

Adımİçeriği
Fiilin belirlenmesiHangi bendin kapsamına girdiği ve fiilin kasten işlendiği ortaya konulur
DelilCeza dosyası, gerekçeli karar, tutanaklar ve varsa sağlık raporları
Af tartışmasıMirasbırakanın affının bulunup bulunmadığı; af varsa yoksunluk ortadan kalkar
Kayda geçirmeMirasçılık belgesinde payın kime kalacağının gösterilmesi
AltsoyYoksun olanın altsoyunun konumunun belirlenmesi

Bağımlılık senaryosunda hangi kurum işler?

Bu sorunun cevabı, olayda gerçekleşen fiile bağlıdır. Bağımlılık ve buna bağlı davranışlar, tek başına yoksunluk sebebi değildir; yukarıdaki dört bendin hiçbiri "madde kullanmak" veya "ailesine yük olmak" gibi bir hâl içermez. Buna karşılık bağımlılık sürecinde anne veya babaya karşı ağır bir şiddet eylemi gerçekleşmişse birinci bent, vasiyetname yapmasının engellenmesi veya zorla değiştirtilmesi söz konusuysa üçüncü bent, hazırlanmış bir vasiyetnamenin yok edilmesi hâlinde dördüncü bent gündeme gelebilir. Bu nedenle olayda gerçekleşen fiil, iki kurum arasındaki tercihi de belirler: bazı hâllerde vasiyetname hiç gerekmeyebilir.

Son cümledeki af kaydı ayrıca planlamayı etkiler. Mirastan yoksunluk mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar. Bu, aile içinde barışma ihtimalinin hukuki bir karşılığı bulunduğunu gösterir; ancak affın sonradan tartışma konusu olmaması için iradenin açık ve belgelenebilir biçimde ortaya konması yerinde olur. Aynı şekilde, mirasçılıktan çıkarma tasarrufu da mirasbırakan tarafından her zaman geri alınabilir. Her iki kurumda da dönüş yolu açıktır; bu, ailelerin karar verirken göz önünde bulundurması gereken bir husustur.

Iskata Karşı Ne Yapılabilir?

Madalyonun diğer yüzü de vardır. Mirastan çıkarıldığını öğrenen mirasçının başvurabileceği yollar bulunur.

Iskat edilen mirasçı, itirazını duruma göre tenkis veya iptal davası açmak suretiyle gerçekleştirir.

YolNe zamanDayanak
Tenkis davasıSebep belirtilmemiş veya ispat edilememişseSaklı payın korunması
İptal davasıSebep gerçek dışı veya aldatma ile oluşturulmuşsaTMK m.557
Yanılma iddiasıMirasbırakan sebep hususunda açıkça yanılmışsaIskat geçersiz olur
Ehliyet itirazıVasiyetname yapıldığında ehliyet yoksaİptal sebebi
Şekil itirazıVasiyetname şekil şartlarını taşımıyorsaİptal sebebi

İkinci satır bakımından TMK m.557 hatırlatılmalıdır: ıskat sebebinin gerçek dışı veya aldatma ya da zorlamayla oluşturulmuş olması hâlinde vasiyetnamenin iptali davası açılabilir.

Dördüncü satır ise bağımlılık dosyalarında ters yönde işleyebilir. Vasiyetnameyi yapan kişinin, tasarruf anında ehliyetinin bulunup bulunmadığı ayrıca tartışılabilir; bu husus özellikle ileri yaşta veya hastalık döneminde yapılan vasiyetnamelerde gündeme gelir.

Vasiyetname Hazırlığında Dikkat Edilecekler

Bu kurumun geçerliliği büyük ölçüde belgenin hazırlanma biçimine bağlıdır. Uygulamada geçersiz sayılan vasiyetnamelerin önemli bölümü şekil veya içerik eksikliğinden kaynaklanır.

UnsurDikkat edilecek
ŞekilEl yazısı vasiyetnamede tamamının el yazısıyla yazılması şarttır
Bilgisayar çıktısıEl yazısı vasiyetname olarak geçerli olmaz
Sebebin belirtilmesiÇıkarma sebebi açıkça yazılmalıdır
SomutlukSebep genel ifadelerle değil somut olgularla anlatılmalıdır
DelilSebebi destekleyecek belgeler belirlenmeli ve saklanmalıdır
Tarih ve imzaŞekil şartlarına uyulmalıdır
Alternatif düzenlemeKoruyucu çıkarma değerlendirilmelidir
SaklamaVasiyetnamenin usulüne uygun saklanması

Birinci ve ikinci satırlar en sık yapılan hatadır. El yazısı vasiyetname için tamamının el yazısı ile yazılması şarttır; bilgisayarda yazılıp imzalanan bir metin bu şekilde geçerli olmaz. Resmî vasiyetname ise ayrı bir usule tabidir.

Dördüncü ve beşinci satırlar birlikte çalışır. “Bana kötü davrandı” gibi genel ifadeler yerine, hangi olayın ne zaman gerçekleştiğinin yazılması ve varsa şikâyet, rapor veya tanık bilgilerinin belirlenmiş olması gerekir.

Yedinci satır ise bu yazının ana tavsiyesidir. Amaç cezalandırmak değil koruma sağlamaksa, cezai ıskat yerine koruyucu çıkarma veya başka miras hukuku araçları değerlendirilmelidir.

Alternatif Yollar

Iskat, bağımlı yakını bulunan aileler için tek araç değildir. Hukuk sistemi başka koruma mekanizmaları da sunar ve bunlar çoğu zaman daha uygun olabilir.

AraçAmaçNot
Koruyucu çıkarma (m.513)Malvarlığını torunlara aktarmakAltsoy mirasçı olur
Kısıtlama ve vasi atanmasıMalvarlığı yönetiminin denetlenmesiKendi şartlarına tabidir
Tedaviye yönlendirmeBağımlılık sorununun çözümüTMK m.432 çerçevesinde
Yapılmış işlemlerin iptaliGeçmiş kayıpların telafisiEhliyet tartışması
Tasarruf edilebilir kısımla düzenlemeSaklı paya dokunmadan planlamaMiras hukuku planlaması

İkinci satır, bağımlılık nedeniyle malvarlığını koruyamayan kişiler bakımından değerlendirilebilecek bir yoldur ve kendi usul ve şartlarına tabidir; bu husus ayrıca hukuki değerlendirme gerektirir.

Beşinci satır ise en az bilinen ama en esnek yoldur. Mirasbırakan, saklı paylara dokunmaksızın tasarruf edilebilir kısım üzerinde düzenleme yaparak dengeyi kurabilir. Bu, ıskatın geçersiz sayılması riskini taşımayan bir planlamadır.

Hiçbir Şey Yapılmazsa Ne Olur?

Ailelerin bir kısmı bu konuyu konuşmaktan kaçınır ve süreci kendi haline bırakır. Bunun sonuçlarının da bilinmesi gerekir.

Hiçbir düzenleme yapılmaması hâlinde miras, yasal miras hükümlerine göre paylaşılır. Bağımlı mirasçı da payını alır ve bu pay üzerinde serbestçe tasarruf edebilir.

SenaryoSonuç
Düzenleme yapılmamışYasal miras hükümleri uygulanır; bağımlı mirasçı payını alır
Payın hızla tükenmesiMiras bırakanın önlemek istediği sonuç doğar
Mirasçının borçları varsaAlacaklıların takibi gündeme gelebilir
Taşınmaz payıOrtaklığın giderilmesi davasıyla paraya çevrilebilir
Diğer mirasçıların durumuPaylaşımda güçlük yaşanabilir
Torunların durumuKendi ebeveynlerinden miras alırlar

Dördüncü satır uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur. Taşınmaz üzerindeki miras payı, ortaklığın giderilmesi yoluyla paraya çevrilebilir; bu, aile taşınmazının elden çıkması sonucunu doğurabilir.

Bu nedenle konunun zamanında ve doğru araçlarla ele alınması, hem malvarlığının korunması hem de aile içi uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önem taşır.

Zamanlama ve Aile İçi Denge

Bu konudaki kararlar, hukuki olduğu kadar insani boyutu da bulunan kararlardır ve zamanlama önemlidir.

Bağımlılık bir sağlık sorunudur ve tedaviyle iyileşme mümkündür. Tedavi sürecine girmiş ve iyileşme gösteren bir kişi bakımından, geçmiş dönemde yapılmış bir ıskat düzenlemesi zamanla amacını aşabilir.

HususDeğerlendirme
Vasiyetnamenin değiştirilebilirliğiMirasbırakan her zaman yeni tasarrufla değiştirebilir
Tedavi süreciİyileşme hâlinde düzenleme gözden geçirilebilir
Aile içi bilgilendirmeSonradan doğacak uyuşmazlıkları azaltabilir
Diğer mirasçıların beklentisiDüzenlemenin dengeli olması
Belgelerin saklanmasıİspat yükü nedeniyle gereklidir
Periyodik gözden geçirmeKoşullar değiştikçe güncelleme

Birinci satır önemli bir esneklik sağlar. Vasiyetname değiştirilemez bir belge değildir; mirasbırakan hayatta olduğu sürece yeni bir tasarrufla düzenlemesini değiştirebilir veya kaldırabilir.

Bu nedenle bir düzenleme yapmak, geri dönülemez bir adım değildir. Koşullar değiştiğinde, özellikle tedavi sürecinde olumlu gelişme yaşandığında düzenlemenin gözden geçirilmesi mümkündür ve yerinde olur.

Kontrol Listesi

SıraKontrolNeden
1Amaç cezalandırma mı, koruma mı?İzlenecek yolu belirler
2Bağımlılık dışında somut bir fiil var mı?Bağımlılık tek başına sebep değildir
3Fiil mirasbırakana veya yakınlarına mı yönelik?Maddenin aradığı muhatap
4Fiil aile bağını koparacak ağırlıkta mı?HGK ölçütü
5Sebep vasiyetnamede açıkça belirtildi mi?TMK m.512
6Sebep somut olgularla anlatıldı mı?İspat kolaylığı
7Sebebi destekleyen deliller belirlendi mi?İspat yükü çıkarmadan yararlanandadır
8Vasiyetname şekil şartlarını taşıyor mu?El yazısı vasiyetnamede tamamı el yazısıyla
9Çıkarılanın altsoyu var mı?Cezai ıskatta altsoy mirasçı olamaz
10Koruyucu çıkarma değerlendirildi mi?TMK m.513
11Tasarruf edilebilir kısımla planlama mümkün mü?Daha güvenli alternatif
12Vasiyetname yapıldığında ehliyet sorunu doğar mı?İptal riski

Birinci satır tüm sürecin yönünü belirler. Ailelerin büyük bölümü aslında cezalandırmak değil korumak ister; bu durumda cezai ıskat yerine koruyucu çıkarma veya tasarruf edilebilir kısımla planlama daha uygundur.

Dokuzuncu satır ise sıkça atlanan bir sonuçtur. Cezai ıskatta çıkarılan mirasçının altsoyu halefiyet yoluyla mirasçı olamaz; yani torunlar da hak kaybına uğrar. Bu sonucun baştan bilinmesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Bağımlı olduğu için çocuğumu mirastan çıkarabilir miyim?

Bağımlılık tek başına mirasçılıktan çıkarma sebebi değildir. TMK m.510 yalnızca iki sebep sayar: mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır suç işleme ve aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi.

Uyuşturucu suçundan hükümlü olması yeterli mi?

Hayır. Belirleyici olan, fiilin mirasbırakana veya yakınlarına yönelik olmasıdır. Üçüncü kişilere karşı işlenen bir suçtan mahkûmiyet, tek başına TMK m.510 kapsamında değerlendirilmez.

“Ağır suç” nasıl belirlenir?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında, davranışın objektif ve sübjektif olarak aile bağını koparacak ağırlıkta olması gerektiği vurgulanmıştır. Bu eşiğe ulaşmayan davranışlar cezai çıkarma sebebi sayılmaz.

Mirastan çıkarma nasıl yapılır?

Yalnızca ölüme bağlı bir tasarrufla, yani vasiyetname veya miras sözleşmesi ile yapılabilir. Hayatta iken yapılan bildirim veya ihtarname ile gerçekleşmez.

Sebebi yazmak zorunda mıyım?

Evet. TMK m.512 uyarınca mirasçılıktan çıkarma, ancak tasarrufta çıkarma sebebi belirtilmişse geçerlidir. Aksi hâlde mirasçı tenkis davası açarak saklı payını alır.

Sebebi kim ispat eder?

Mirasçılıktan çıkarma sebebinin varlığını ispat etmek, çıkarmadan yararlanan mirasçıya aittir. Bu nedenle sebebi destekleyecek delillerin önceden belirlenmiş olması gerekir.

Torunlarım da hak kaybına uğrar mı?

Cezai ıskatta çıkarılan mirasçının altsoyu halefiyet yoluyla mirasçı olamaz. Buna karşılık TMK m.513 kapsamındaki koruyucu çıkarmada altsoy mirasçı olur.

Mirası korumak istiyorum, cezalandırmak değil. Ne yapabilirim?

TMK m.513 koruyucu çıkarma imkânı tanır: mirasbırakan altsoyunu borç ödemeden aciz hâli sebebiyle kısmen mirasçılıktan çıkararak yerine kendi torunlarını mirasçı atayabilir. Ayrıca tasarruf edilebilir kısım üzerinde planlama da mümkündür.

Bilgisayarda yazdığım vasiyetname geçerli mi?

El yazısı vasiyetname için tamamının el yazısı ile yazılması şarttır; bilgisayarda yazılıp imzalanan metin bu şekilde geçerli olmaz. Resmî vasiyetname ise ayrı bir usule tabidir.

Mirastan çıkarıldım, ne yapabilirim?

Iskat edilen mirasçı duruma göre tenkis veya iptal davası açabilir. Sebep belirtilmemiş veya ispat edilememişse tenkis; sebep gerçek dışı ya da aldatma veya zorlamayla oluşturulmuşsa TMK m.557 kapsamında iptal davası gündeme gelir.

Vasiyetname hazırlığı, koruyucu çıkarma ve miras planlaması için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk