Bir sözleşmenin geçerli olması için, tarafların iradelerinin özgür ve sağlıklı biçimde oluşması gerekir. İrade; yanıltma, aldatma ya da korkutma gibi etkenlerle sakatlanmışsa, sözleşmenin akıbeti tartışmalı hâle gelir.
Sözleşmeyi hata, hile veya korkutma altında mı imzaladınız?
İptal bildirimi, süre analizi ve ispat hazırlığında Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppKanun ne diyor?
Türk Borçlar Kanunu, iradeyi sakatlayan hâlleri düzenler: yanılma (hata) m. 30 ve devamı, aldatma (hile) m. 36, korkutma (ikrah) m. 37 ve devamı. İradesi bu şekilde sakatlanan taraf, sözleşmeyle bağlı değildir. Yanılma, ancak esaslı olduğunda iptal hakkı verir; buna karşılık aldatma hâlinde yanılma esaslı olmasa bile sözleşme iptal edilebilir, çünkü korunan, aldatılmayan dürüst iradedir.
Uygulamada durum
İrade sakatlığına dayanan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde, sözleşmeyle bağlı olmadığını karşı tarafa bildirmeli ya da verdiği şeyi geri istemelidir. Bu bir yıllık süre içinde hareket edilmezse, sözleşme onaylanmış (geçerli kılınmış) sayılır. Sakatlığı ileri süren tarafın, bu durumu (örneğin aldatıcı beyanları, baskıyı) ispatlaması beklenir.
Sözleşmenin iptali yanında, kusurlu karşı tarafın yol açtığı zararların tazmini de gündeme gelebilir. İptal hakkının kullanılması, tek taraflı bir irade beyanıyla gerçekleşir ve karşı tarafa ulaşmasıyla sonuç doğurur.
İrade sakatlığına dayanan iptal, bozucu yenilik doğuran bir haktır; tek taraflı bir beyanla kullanılır ve karşı tarafa ulaşmasıyla hüküm doğurur. Aldatmanın üçüncü bir kişi tarafından yapıldığı hâller de belirli koşullarda sözleşmeyi etkileyebilir.
Pratik sonuç
Aldatma, yanılma ya da korkutmayı gösteren yazışma, tanık ve diğer delilleri toplayın; bir yıllık süreyi kaçırmamaya özen gösterin ve iptal iradenizi ispatlanabilir biçimde bildirin. Süreç teknik olduğundan bir avukata danışmanız önemlidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.
Yanılma: hangi hâller “esaslı” sayılır
TBK m.30 uyarınca sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf sözleşme ile bağlı olmaz. Belirleyici olan yanılmanın varlığı değil, esaslı olup olmadığıdır; kanun bu ayrımı boşlukta bırakmamış, hâlleri tek tek saymıştır.
Açıklamada yanılma (TBK m.31)
Kanun şu beş hâli esaslı sayar: yanılan, kurulmasını istediği sözleşmeden başka bir sözleşme için iradesini açıklamışsa; istediğinden başka bir konu için iradesini açıklamışsa; sözleşme yapma iradesini gerçekte sözleşme yapmak istediği kişiden başkasına açıklamışsa; belirli nitelikleri olan bir kişiyi dikkate almasına karşın başka bir kişi için iradesini açıklamışsa; gerçekte üstlenmek istediğinden önemli ölçüde fazla bir edim için veya istediğinden önemli ölçüde az bir karşı edim için iradesini açıklamışsa. Buna karşılık basit hesap yanlışlıkları sözleşmenin geçerliliğini etkilemez; bunların düzeltilmesiyle yetinilir.
Saikte yanılma (TBK m.32)
Kural olarak saikte (nedende) yanılma esaslı yanılma sayılmaz. İstisnası dar ve üç koşulludur: yanılanın yanıldığı saiki sözleşmenin temeli sayması, bunun iş ilişkilerinde geçerli dürüstlük kurallarına uygun olması ve bu durumun karşı tarafça da bilinebilir olması. Üçüncü koşul çoğu dosyada eksik kalır; kendi beklentisinin karşı tarafa hiç yansıtılmamış olması, iptal talebini sonuçsuz bırakır.
İletmede yanılma (TBK m.33)
Sözleşmenin kurulmasına yönelik iradenin haberci veya çevirmen gibi bir aracı ya da bir araç tarafından yanlış iletilmiş olması hâlinde de yanılma hükümleri uygulanır.
İki sınır: dürüstlük ve kusur
TBK m.34 uyarınca yanılan, yanıldığını dürüstlük kurallarına aykırı olarak ileri süremez; özellikle diğer taraf sözleşmenin yanılanın kastettiği anlamda kurulmasına razı olduğunu bildirmişse sözleşme bu anlamda kurulmuş sayılır. TBK m.35 uyarınca ise yanılan, yanılmasında kusurluysa sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zararı gidermekle yükümlüdür; ancak diğer taraf yanılmayı biliyor veya bilmesi gerekiyorsa tazminat istenemez. Hâkim, hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda ifadan beklenen yararı aşmamak kaydıyla daha fazla tazminata hükmedebilir.
Aldatma: esaslılık aranmaz
Aldatma (hile), yanılmadan yapısal olarak ayrılır ve iptal eşiği belirgin biçimde düşüktür.
Temel kural
TBK m.36 uyarınca taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir. Korunan değer, aldatılmayan dürüst iradedir. Yanılmada kişi kendi kusuru ya da yeterince araştırmama sonucu hataya düşerken, aldatmada karşı taraf bilinçli olarak yanlış bir kanaate sevk eder.
Üçüncü kişinin aldatması
Aldatma sözleşmenin tarafı olmayan bir kişiden gelmişse durum değişir: bu hâlde aldatılan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması koşuluyla sözleşmeyle bağlı olmaz. Karşı taraf iyiniyetliyse sözleşme ayakta kalır ve talep, aldatan üçüncü kişiye yöneltilir.
Susma ile aldatma
Aldatma yalnızca yanlış beyanla değil, bildirme yükümlülüğü bulunan bir hususun susularak gizlenmesiyle de gerçekleşebilir. Taşınmaz ve araç alım satımlarında gizlenen hasar, ipotek veya kullanım kısıtlaması bu kapsamda tartışılır.
Tazminat hakkı saklıdır
Aldatma hâlinde sözleşmenin iptali talebi yanında, aldatanın yol açtığı zararların tazmini de ayrıca istenebilir. Bu iki talep birbirinin alternatifi değildir.
Korkutma ve iptal hakkının kullanılması
Üçüncü irade sakatlığı hâli korkutmadır (ikrah) ve koşulları kanunda ayrıca belirlenmiştir.
Korkutma
TBK m.37 uyarınca taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa sözleşmeyle bağlı değildir. Aldatmadan farklı olarak burada üçüncü kişinin korkutması, karşı tarafın bilip bilmemesine bakılmaksızın kural olarak iptal hakkı doğurur. Korkutmanın; kişinin veya yakınlarının kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve derhâl gerçekleşecek bir tehlike yaratacak nitelikte olması aranır. Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı yolundaki uyarı, kural olarak korkutma sayılmaz.
İptal nasıl kullanılır
İptal hakkı bozucu yenilik doğuran bir haktır: tek taraflı bir irade beyanıyla kullanılır ve karşı tarafa ulaşmasıyla hüküm doğurur. Dava açmak zorunlu değildir; sözleşmeyle bağlı olunmadığının bildirilmesi yeterlidir. Ancak bildirimin ispatlanabilir olması için noter ihtarı veya iadeli taahhütlü posta tercih edilmelidir.
Bir yıllık hak düşürücü süre
TBK m.39 uyarınca iptal hakkı; yanılma veya aldatmanın öğrenildiği, korkutmada ise korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde kullanılmalıdır. Bu süre içinde sözleşmeyle bağlı olunmadığı bildirilmez veya verilen şey geri istenmezse sözleşme onanmış (icazet verilmiş) sayılır. Süre hak düşürücüdür; hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir. Aldatma veya korkutmada bu süre geçse dahi tazminat hakkı saklı kalır.
İspat ve dosya kurgusu
İrade sakatlığı iddiaları uygulamada en zor ispatlanan iddialardandır; çünkü iddia edilen olgu kişinin iç dünyasına ilişkindir ve dışarıdan görünen belge çoğu zaman aksini gösterir.
İspat yükü
Sakatlığı ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür. İmzalanmış bir sözleşmenin varlığı, iradenin sağlıklı oluştuğu yönünde güçlü bir görünüm yaratır; bu görünümü kırmak için somut delil gerekir.
Hangi deliller işe yarar
Sözleşme öncesi ve sonrası yazışmalar, e-posta ve mesaj kayıtları, ilan ve reklam metinleri, karşı tarafın verdiği belge ve taahhütler, tanık beyanları, ekspertiz ve değerleme raporları, banka ve ödeme kayıtları. Aldatmada karşı tarafın gerçeği bildiğini gösteren belgeler; korkutmada baskının varlığına işaret eden kayıtlar, şikâyet ve ihbar belgeleri belirleyicidir.
Kademeli talep kurgusu
Aynı olay birden fazla hukuki temele dayandırılabilir. Uygulamada yanılma, aldatma ve aşırı yararlanma iddiaları çoğu zaman birlikte ileri sürülür; ancak her birinin koşulları ve süreleri farklı olduğundan dilekçede ayrı ayrı temellendirilmelidir. Aşırı yararlanma iddiası bakımından TBK m.28’deki bir yıllık ve beş yıllık süreler işlerken, irade sakatlıklarında TBK m.39’daki bir yıllık süre uygulanır.
İptalden sonra ne olur
Sözleşme geçmişe etkili olarak ortadan kalkar ve taraflar aldıklarını iade eder; iade ilişkisi kural olarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözülür. Taşınmaz söz konusuysa tapu iptali ve tescil talebi de dilekçede yer almalıdır.
Tek bakışta: üç sakatlık, tek süre
İrade sakatlığı sözleşmeyi kendiliğinden geçersiz kılmaz; iptal edilebilir hâle getirir. Ve üçünde de süre aynıdır: bir yıl.
| Sakatlık | Kaynağı | Esaslılık şartı | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Yanılma (hata) | Kişinin kendisinden | Aranır | TBK m.30-35 |
| Aldatma (hile) | Karşı tarafın veya üçüncü kişinin davranışı — yanıltılma | ARANMAZ | TBK m.36 |
| Korkutma (ikrah) | Ağır ve derhâl gerçekleşecek tehlike ile tehdit | Aranmaz | TBK m.37-38 |
| Süre | Yanılma/aldatmayı öğrenme; korkutmada etkinin kalkması | Bir yıl — hak düşürücü | TBK m.39/1 |
| Süre kaçarsa | Sözleşme onanmış sayılır | — | TBK m.39/1 |
| Onama tazminatı etkiler mi? | Aldatma ve korkutmada hayır | — | TBK m.39/2 |
| Hâl | Esaslı sayılır mı? | Dayanak |
|---|---|---|
| Kurulmasını istediği sözleşmeden başka bir sözleşme için irade açıklama | Evet | TBK m.31/1 |
| İstediğinden başka bir konu için irade açıklama | Evet | TBK m.31/2 |
| Sözleşme yapma iradesini başka kişiye açıklama | Evet | TBK m.31/3 |
| Nitelikleri dikkate alınan bir kişide yanılma | Evet | TBK m.31/4 |
| Temel yanılması (saik) | Yanılan saiki sözleşmenin temeli sayıyor ve bu dürüstlük kurallarına uygunsa esaslıdır; karşı tarafça bilinebilir olmalıdır | TBK m.32 |
| İletmede yanılma | Haberci, çevirmen veya araç yanlış iletmişse yanılma hükümleri uygulanır | TBK m.33 |
| Salt hesap hatası | Sözleşmenin geçerliliğini etkilemez, düzeltilir | TBK m.31/son |
| Yanılanın dürüstlük sınırı | Yanıldığını dürüstlük kurallarına aykırı ileri süremez | TBK m.34 |
| Yanılan kusurluysa | Hükümsüzlükten doğan zararı giderir; karşı taraf yanılmayı biliyorsa tazminat istenemez | TBK m.35 |
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Aldatmada esaslılık | Yanılma esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir | TBK m.36/1 |
| Üçüncü kişinin aldatması | Karşı taraf bunu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa sözleşme bağlayıcı olmaz | TBK m.36/2 |
| Korkutmanın konusu | Korkutulanın veya yakınlarının kişilik hakkı ya da malvarlığı | TBK m.37 |
| Üçüncü kişinin korkutması | Sözleşme bağlayıcı olmaz; tazminat bakımından ayrı sonuçlar doğar | TBK m.38 |
| Hukuki hakkın kullanılacağı tehdidi | Kural olarak hukuka uygundur | TBK m.37 |
| İstisna | Karşı tarafın zor durumundan yararlanarak aşırı menfaat sağlamak amacıyla kullanılıyorsa korkutma sayılır | TBK m.37 |
| İptalin kullanılması | Karşı tarafa bildirim ile veya verdiğini geri isteyerek | TBK m.39 |
| Kapsam | İrade bozukluğu yalnız sözleşmelere özgü değildir; tek taraflı işlemlerde de geçerlidir | öğreti ve uygulama |
| Konu | Dikkat edilecek | Not |
|---|---|---|
| Öğrenme tarihi | Süre sözleşme tarihinden değil, öğrenme tarihinden işler | Yargıtay HGK 01.06.2011, E.2011/14-281, K.2011/373 |
| Resmî senede karşı iddia | Hak düşürücü sürenin başlangıcı yine öğrenme tarihidir | Aynı karar |
| İspat | Aldatma her türlü delille ispatlanabilir; yazışma, tanık, banka kayıtları | — |
| Terditli talep | Aynı olayda gabin (TBK m.28) da varsa birlikte ileri sürün — süreleri farklıdır (1 yıl / 5 yıl) | TBK m.28 |
| Alternatif dayanak | Sözleşme kurulduysa ayrıca sözleşmeye aykırılık; kurulmadıysa sözleşme öncesi sorumluluk | TBK m.112 · TMK m.2 |
| Tapu davalarında | İrade sakatlığı, muris muvazaası ve inançlı işlem farklı kurumlardır; doğru dayanak seçilmelidir | — |
| Zamanaşımı tuzağı | En kritik noktadır; öğrenme anını belgelemeden dava açmayın | TBK m.39 |
Sıkça Sorulan Sorular
İrade sakatlığı nedir?
Sözleşme kurulurken iradenin yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle sağlıksız oluşmasıdır. TBK m.30 ve devamında düzenlenir; iradesi bu şekilde sakatlanan taraf sözleşmeyle bağlı olmaz.
Her yanılma sözleşmeyi iptal ettirir mi?
Hayır, yanılmanın esaslı olması gerekir. TBK m.31 beş açıklamada yanılma hâlini esaslı sayar; basit hesap yanlışlıkları sözleşmenin geçerliliğini etkilemez, yalnızca düzeltilir.
Saikte yanılma iptal sebebi midir?
Kural olarak hayır. TBK m.32 uyarınca istisnaen esaslı sayılması için yanılanın saiki sözleşmenin temeli sayması, bunun dürüstlük kurallarına uygun olması ve durumun karşı tarafça da bilinebilir olması gerekir.
Hile ile kurulan sözleşme geçerli mi?
TBK m.36 uyarınca aldatılan taraf, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir. Aldatmada iptal eşiği yanılmaya göre belirgin biçimde düşüktür; korunan değer aldatılmayan dürüst iradedir.
Beni üçüncü bir kişi aldattıysa ne olur?
Sözleşmeyle bağlı olmamanız için, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması gerekir. Karşı taraf iyiniyetliyse sözleşme ayakta kalır ve talep aldatan üçüncü kişiye yöneltilir.
Korkutmada üçüncü kişi farkı var mı?
Evet. TBK m.37 uyarınca korkutma diğer taraftan ya da üçüncü bir kişiden gelmiş olsun, korkutulan taraf sözleşmeyle bağlı değildir. Aldatmadan farklı olarak karşı tarafın bilip bilmemesi aranmaz.
İptal için süre var mı?
Evet. TBK m.39 uyarınca yanılma veya aldatmanın öğrenildiği, korkutmada ise etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl. Bu süre içinde hareket edilmezse sözleşme onanmış sayılır; süre hak düşürücüdür.
İptal için dava açmak zorunlu mu?
Hayır. İptal hakkı bozucu yenilik doğuran bir haktır; tek taraflı beyanla kullanılır ve karşı tarafa ulaşmasıyla hüküm doğurur. Ancak ispat için noter ihtarı veya iadeli taahhütlü posta tercih edilmelidir.
📚 İlgili Rehberler
- Kira Sözleşmesinde Kefaletin Geçersizliği ve Menfi Tespit Dilekçesi (TBK m.583)
- İkinci El Konutta Gizli Ayıp ve Bedel İndirimi Dilekçesi (TBK m.219-231)
- Kapora (Pey Akçesi) İadesi Dava Dilekçesi (TBK m.177-178)
- Ehliyetsizlik Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi (TMK m.15)
- 📘 Tazminat Davaları (Ana Kategori)
- Aşırı Yararlanma (Gabin) ve Sözleşmenin Geçersizliği (TBK 28)Kuruluş anındaki dengesizlik
- Sözleşmeden Sonra Maliyetler/Döviz Aşırı Arttı – UyarlamaSonradan doğan değişiklik
- Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Tazminat
- Cezai Şart (Ceza Koşulu) ve Hâkimin İndirim Yetkisi
- Tazminat Davalarında Zamanaşımı: Süreyi Kaçırmayın
Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?
Durumunuzu Hukukçular Evi uzman kadrosuyla değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppDosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinBu içerik Tazminat ve Sorumluluk Hukuku alanındadır.
Tazminat ve Sorumluluk Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları


