31 Ağustos 2026

Ehliyetsizlik Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Dava Dilekçesi Örneği (2026) — TMK m.15

📜 Dayanak Mevzuat

  • 4721 sayılı TMK m.13, 14 — Ayırt etme gücü ve fiil ehliyeti
  • 4721 sayılı TMK m.15 — Ayırt etme gücü bulunmayanın fiilleri
  • 4721 sayılı TMK m.405 — Akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle kısıtlama
  • 4721 sayılı TMK m.1024, 1025 — Yolsuz tescil ve düzeltme
  • 11.06.1941 tarih 4/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı
  • 6100 sayılı HMK m.12, 282 — Yetki ve bilirkişi raporunun değerlendirilmesi

⚡ Net Cevap: Kanuna göre, ayrık durumlar saklı kalmak üzere ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz. Bu davanın diğer tapu davalarından ayrılan yönü şudur: karşı tarafın iyiniyetli olması işlemi GEÇERLİ KILMAZ — bu ilke 11.06.1941 tarih ve 4/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında benimsenmiş ve güncel kararlarda da uygulanmaktadır. İşlem yok hükmündedir ve dava zamanaşımına tabi değildir. Ayırt etme gücü nispî bir kavram olduğundan inceleme kişinin genel durumuna değil, işlemin yapıldığı tarihteki duruma yöneliktir. İspatta doktor raporları, hasta gözlem (müşahede) kâğıtları, reçeteler ve film grafikleri eksiksiz toplanır; Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporu belirleyici olur.

Yaşlı bir kişi, ağır bir hastalık sürecinin ortasında tapuya götürülür ve taşınmazı devredilir. Aile durumu aylar sonra, çoğu zaman vefattan sonra öğrenir. Alıcı ise hazır cevaptır: “tapuya güvenerek aldım, iyiniyetliyim.”

Diğer tapu davalarının çoğunda bu savunma sonucu belirler. Burada belirlemez. Aşağıda bu farkın nedeni, ispat yöntemi ve hazır bir dava dilekçesi, vesayet talebi ve savunma metni yer almaktadır.

Kural: Fiil Hukuki Sonuç Doğurmaz

Dayanak tek bir cümledir ve sonuçları ağırdır.

Kanuna göre, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz.

Gerekçe iradenin yokluğudur: ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesi bulunmadığından yapacağı işlemlere sonuç bağlanamaz. Bu nedenle ehliyetsiz kişi tarafından yapılan devir işleminin yok hükmünde olduğu kabul edilmektedir.

İyiniyet Neden Korumuyor?

Bu, dosyayı diğer tapu davalarından ayıran noktadır ve dilekçede açıkça kurulmalıdır.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre; ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından, karşı tarafın iyiniyetli olması o işlemi geçerli kılmaz. Bu ilkenin 11.06.1941 tarih ve 4/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında benimsendiği ve güncel kararlarda da bu karara atıf yapılarak uygulandığı belirtilmektedir.

Karşılaştırma yararlıdır:

  • Vekâletin kötüye kullanılmasında vekil geçerli bir irade taşır; sakatlık iradenin kullanılış biçimindedir. Bu nedenle iyiniyetli üçüncü kişi tapu siciline güven ilkesiyle korunur ve malik zararını vekilden ister.
  • Ehliyetsizlikte ise ortada hiç geçerli irade yoktur. Korunacak bir işlem bulunmadığından iyiniyet devreye girmez.

Bu ayrım için vekâletin kötüye kullanılmasında tapu iptali yazımıza bakılabilir.

Ehliyetsizlikte alıcının iyiniyeti işlemi geçerli kılmaz

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Süre Yok

Kaynaklarda, hukuki ehliyetsizlik nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davalarında zamanaşımı süresinin söz konusu olmadığı belirtilmektedir.

Bu, uzun yıllar sonra ortaya çıkan devirler bakımından önemlidir. Buna karşılık pratik bir gerçek vardır: zaman geçtikçe tıbbi kayıtlara ulaşmak zorlaşır ve olayı gözlemleyen tanıklar azalır. Süre olmaması, beklemenin bedelsiz olduğu anlamına gelmez.

Asıl Soru: O Gün Nasıldı?

Davanın kazanıldığı ya da kaybedildiği yer burasıdır.

Ayırt etme gücü nispî bir kavram olup kişinin eylem ve işlemlerine göre değişiklik gösterir. Dolayısıyla soru “bu kişi hasta mıydı” değil, “dava konusu devir işleminin yapıldığı tarihte hukuki anlam ve sonuçları algılayabiliyor muydu” sorusudur.

Bu nedenle dilekçe, genel sağlık anlatımı üzerine değil bir zaman çizelgesi üzerine kurulmalıdır:

  • Tanının konulduğu tarih,
  • Hastane yatışları ve taburcu tarihleri,
  • Kullanılan ilaçlar ve dönemleri,
  • Devir tarihinin bu çizelgede nereye düştüğü.

Devir tarihi bir yatış döneminin içine veya hemen sonrasına düşüyorsa, bu tek başına güçlü bir göstergedir.

Delil: Eksiksiz Tıbbi Dosya

Yargıtay bu davalarda izlenecek araştırma yöntemini ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur.

Buna göre:

  1. Tarafların gösterdiği tüm deliller toplanmalı,
  2. Taraf tanıkları dinlenirken ehliyet olgusuna ilişkin ayrıntılı, açıklayıcı, doyurucu somut bilgiler alınmalı,
  3. Ehliyetsiz olduğu ileri sürülen kişiye ait doktor raporları, hasta gözlem (müşahede) kâğıtları, reçeteler ve film grafikleri eksiksiz getirtilmelidir.

Müşahede kâğıtları özellikle önemlidir; hastanın günlük durumuna ilişkin gözlemleri içerdiğinden, tarih bazlı değerlendirmeye en elverişli belgedir. Uygulamada en çok atlanan belge de budur.

Tanık ifadeleri bakımından da genel cümleler yetersizdir. “Rahatsızdı” değil; hangi tarihte, neyi yapamadığı, kimi tanıyamadığı gibi somut gözlemler alınmalıdır.

Belirleyici Rapor

Akıl hastalığı veya zayıflığı gibi durumların bilirkişi raporu ile tespitinin gerektiği belirtilmektedir.

Yargıtay uygulamalarında, kişinin ehliyet durumuna ilişkin tıbbi rapor hazırlama konusunda Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan alınan raporların önemli bir yer tuttuğu ifade edilmektedir.

Bu nedenle dilekçede rapor talebi doğru biçimde yazılmalıdır: talep, kişinin genel ehliyeti hakkında değil, belirli tarihli işlem sırasında hukuki anlam ve sonuçları algılama gücüne sahip olup olmadığı hakkında olmalıdır.

Rapor öncesinde tüm tıbbi belgelerin ve tanık beyanlarının dosyada toplanmış olması gerekir; kurul değerlendirmesini bu dosya üzerinden yapar.

Kişi Hayattaysa: Önce Koruma

Dava açmak tek başına yeni devirleri durdurmaz.

Ehliyeti şüpheli kişi hayattaysa ve malvarlığı üzerinde işlem yapılma riski varsa, vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinden kısıtlama ve vasi atanması talep edilmelidir.

Talepte iki nokta özellikle vurgulanmalıdır:

  • Aciliyet — malvarlığı üzerinde yapılmış işlemler ve yeni tasarruf riski,
  • Kararın tapu müdürlüğüne bildirilmesi.

Bu, hem devam eden zararı durdurur hem de açılacak davada ehliyet konusunda resmî bir değerlendirme oluşturur.

Zinciri Unutmayın

Taşınmaz genellikle ilk alıcıda kalmaz.

Devir zincirindeki tüm malikler davalı gösterilmelidir. Ehliyetsizlik hâlinde iyiniyet koruması işlemediğinden, zincirin başındaki geçersizlik sonraki devirleri de etkiler.

Ayrıca dava açılmadan önce tapudan tedavül kaydı ve takyidat dökümü alınmalı, taşınmaz üzerindeki ipotek ve şerhler de tespit edilmelidir.

Ehliyetsizlik Tapu İptali Dilekçesi Örneği (2026)

Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; yalnızca dosyanıza uyan bentleri bırakın. İlk metin tapu iptali ve tescil davası, ardından kısıtlama ve vasi atanması talebi ile davalı tarafında ehliyetin varlığı savunması yer almaktadır. Metni kopyalayabilir, Word olarak indirebilir veya PDF’e yazdırabilirsiniz.

[ … ] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

(İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR. Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesindedir.)

DAVACI: [Ad Soyad] (T.C.: [ … ]) — (kendisi / vasisi / mirasçısı sıfatıyla)
ADRES: [Açık adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no]

DAVALILAR:
1. [Taşınmazı devralan] — [Adres]
(Sonraki devirler varsa zincirdeki tüm malikler davalı gösterilmelidir.)

KONU: Ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı TAPU İPTALİ VE TESCİL istemidir. (Fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır.)

HARCA ESAS DEĞER: [ … ] TL (taşınmazın rayiç değeri)

AÇIKLAMALAR:

1. TARAFLAR VE TAŞINMAZ. [ … ] adına kayıtlı [ … ] İli, [ … ] İlçesi, [ … ] ada, [ … ] parsel sayılı taşınmaz, …/…/20… tarihinde davalıya devredilmiştir. (Ek-1: Tapu kaydı ve resmî senet)

2. DAVACININ SIFATI. (Uyanı bırakın:)
a) Müvekkil, devir işleminin tarafı olan kişidir.
b) Müvekkil, ehliyetsiz olduğu ileri sürülen [ … ]‘in vasisidir. (Ek: Vasi tayin kararı)
c) Müvekkil, …/…/20… tarihinde vefat eden muris [ … ]‘in mirasçısıdır. (Ek: Veraset ilamı ve nüfus kayıt örneği)

3. İŞLEM TARİHİNDE AYIRT ETME GÜCÜ YOKTU. (Davanın çekirdeği:)
Devir tarihinde [ … ], [ileri yaş / demans / alzheimer / ağır depresyon / şizofreni / serebrovasküler olay / yoğun bakım süreci / ağır ilaç tedavisi] nedeniyle ayırt etme gücünden yoksundu.
Somut olarak: …/…/20… tarihinde [ … ] Hastanesinde [ … ] tanısıyla tedavi görmüş; …/…/20… – …/…/20… tarihleri arasında [ … ] kullanmıştır. Devir tarihi olan …/…/20…, bu sürecin tam ortasındadır. (Ek-2: Sağlık kurulu raporları, epikriz, reçeteler)

4. YASAL DAYANAK. Kanuna göre, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz. Ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesi bulunmadığından yapacağı işlemlere sonuç bağlanamaz.

5. DAVALININ İYİNİYETİ İŞLEMİ GEÇERLİ KILMAZ. (Beklenen savunmanın cevabı — dosyayı ayıran bent:)
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre; ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından, karşı tarafın iyiniyetli olması o işlemi GEÇERLİ KILMAZ. Bu ilke 11.06.1941 tarih ve 4/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsenmiş olup güncel kararlarda da uygulanmaktadır.
Dolayısıyla davalının “tapuya güvenerek satın aldım” savunması sonuç doğurmaz; ehliyetsiz kişi tarafından yapılan devir işlemi yok hükmündedir.

6. ZAMANAŞIMI YOKTUR. Hukuki ehliyetsizlik nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davalarında zamanaşımı süresi söz konusu değildir.

7. AYIRT ETME GÜCÜ NİSPÎDİR. (İnceleme yönünü belirleyen bent:) Ayırt etme gücü nispî bir kavram olup kişinin eylem ve işlemlerine göre değişiklik gösterir. Bu nedenle inceleme, kişinin genel durumuna değil, dava konusu devir işleminin yapıldığı tarihteki durumuna yönelik olmalıdır.

8. DELİLLERİN TOPLANMASI. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre bu davalarda;
a) Tarafların gösterdiği tüm deliller toplanmalı,
b) Taraf tanıkları dinlenirken ehliyet olgusuna ilişkin ayrıntılı, açıklayıcı ve doyurucu somut bilgiler alınmalı,
c) Ehliyetsiz olduğu ileri sürülen kişiye ait doktor raporları, hasta gözlem (müşahede) kâğıtları, reçeteler ve film grafikleri eksiksiz getirtilmelidir.

9. ADLİ TIP İNCELEMESİ TALEBİMİZ. Toplanacak tüm tıbbi belgeler ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek, ADLİ TIP KURUMU 4. İHTİSAS KURULUNDAN, [ … ]‘in …/…/20… tarihli devir işlemi sırasında hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ile ayırt etme gücüne sahip olup olmadığı hususunda rapor alınmasını talep ederiz.

10. DESTEKLEYİCİ OLGULAR. (Varsa güçlendirir:)
a) Devir bedeli rayicin çok altındadır veya bedel hiç ödenmemiştir,
b) Devirden sonra taşınmazı [ … ] kullanmaya devam etmiştir,
c) Devir, hastanede yatış döneminde veya çıkıştan hemen sonra yapılmıştır,
ç) Aynı dönemde başka olağandışı işlemler de yapılmıştır.

11. İHTİYATİ TEDBİR. Taşınmazın üçüncü kişilere devri veya üzerinde ayni hak tesisi hâlinde telafisi güç zarar doğacağından, tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasını öncelikle talep ederiz.

12. BELGE CELBİ. [ … ] Hastanesi ve aile hekimliğinden tüm tıbbi kayıtlar, epikriz, müşahede kâğıtları ve reçeteler; Sosyal Güvenlik Kurumundan tedavi ve ilaç kullanım kayıtları; tapu müdürlüğünden taşınmazın tedavül kayıtları, resmî senetler ve takyidat dökümü; varsa vesayet dosyası ve sağlık kurulu raporlarının ara kararla getirtilmesini talep ederiz.

DELİLLER: Tapu kayıtları ve resmî senetler, hastane ve SGK kayıtları, sağlık kurulu raporları, epikriz ve müşahede kâğıtları, reçeteler, varsa vesayet dosyası, banka kayıtları, tanık beyanları, Adli Tıp Kurumu raporu, keşif, bilirkişi incelemesi ve her tür yasal delil.

HUKUKİ SEBEPLER: 4721 sayılı TMK m.9, 10, 13, 14, 15, 405, 706, 1024, 1025; 6098 sayılı TBK; 6100 sayılı HMK m.12, 282, 389 vd.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Öncelikle tapu kaydına İHTİYATİ TEDBİR konulmasına,
2. Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan rapor alınmasına,
3. [ … ] ada, [ … ] parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının İPTALİ ile [müvekkil / muris terekesi] adına TESCİLİNE,
4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine,
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/20…

Davacı / Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]

EKLER:
Ek-1: Tapu kaydı ve resmî senet
Ek-2: Sağlık kurulu raporları, epikriz ve reçeteler
Ek-3: Veraset ilamı / vasi tayin kararı
Ek-4: Banka ve ödeme kayıtları
Ek-5: Tanık listesi ve vekâletname


EK METİN 1 — Kişi Hayattaysa: Kısıtlama ve Vasi Atanması Talebi

Yeni devirleri durdurmanın en hızlı yolu. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir.

[ … ] SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE
(Vesayet Makamı Sıfatıyla)

TALEP EDEN: [Ad Soyad] (T.C.: [ … ]) — [Yakınlık derecesi]
HAKKINDA TALEPTE BULUNULAN: [Ad Soyad] (T.C.: [ … ]) — [Adres]

KONU: Kısıtlama kararı verilmesi ve vasi atanması talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Hakkında talepte bulunulan [ … ], [ … ] yakınımdır. (Ek-1: Nüfus kayıt örneği)

2. SAĞLIK DURUMU. Adı geçen, [ … ] tanısıyla tedavi görmekte olup işlerini göremeyecek ve korunması ile bakımı için kendisine sürekli yardım gerekecek durumdadır. (Ek-2: Sağlık raporları ve epikriz)

3. SOMUT DURUM. (Örneklerle anlatın:) Adı geçen; [yakınlarını tanıyamamakta / gün ve yer yönelimi bozulmuş / günlük ihtiyaçlarını tek başına karşılayamamakta / parasal işlemlerin anlamını kavrayamamaktadır].

4. ACİLİYET. (Varsa mutlaka yazın:) Adı geçenin malvarlığı üzerinde …/…/20… tarihinde [ … ] işlemi yapılmış olup, korunması sağlanmadığı takdirde yeni tasarrufların gerçekleşmesi riski bulunmaktadır. Bu nedenle ivedilikle karar verilmesini talep ederim. (Ek-3: Tapu kaydı ve işlem belgeleri)

5. TALEBİM.
a) Adı geçenin sağlık kuruluşunda muayenesine ve resmî sağlık kurulu raporu alınmasına,
b) Şartların oluşması hâlinde KISITLANMASINA,
c) Kendisine VASİ ATANMASINA,
ç) Kısıtlama kararının tapu müdürlüğüne bildirilmesine,
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. …/…/20…

Talep Eden
[Ad Soyad]
[İmza]


EK METİN 2 — Davalı Tarafında: Ehliyetin Varlığı Savunması

İyiniyet savunması burada işe yaramaz. Savunma, kişinin işlem tarihinde ayırt etme gücüne sahip olduğu üzerine kurulur.

[ … ] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

DOSYA NO: [ … ] E.
CEVAP VEREN (DAVALI): [Ad Soyad] — Vekili Av. [Ad Soyad]
DAVACI: [ … ]

CEVAPLARIMIZ:

1. AYIRT ETME GÜCÜ NİSPÎDİR. Ayırt etme gücü, kişinin eylem ve işlemlerine göre değişebilen nispî bir kavramdır. İnceleme, kişinin genel sağlık durumuna göre değil, dava konusu işlemin yapıldığı tarihteki duruma göre yapılmalıdır. Bir hastalığın varlığı, tek başına ayırt etme gücünün yokluğunu göstermez.

2. İŞLEM TARİHİNDE EHLİYET MEVCUTTU. Devreden, işlem tarihinde [günlük işlerini yürütmekte / araç kullanmakta / ticari faaliyetini sürdürmekte / banka işlemlerini bizzat yapmaktaydı]. (Ek-1: Belgeler ve tanık listesi)

3. AYNI DÖNEMDEKİ DİĞER İŞLEMLER. Devreden, aynı dönemde [ … ] işlemlerini de bizzat yapmış olup bu işlemlerin geçerliliği hiç tartışılmamıştır. (Ek-2: İşlem kayıtları)

4. TAPU İŞLEMİNDEKİ DENETİM. Devir, tapu müdürlüğünde memur huzurunda gerçekleşmiş; devredenin beyanı alınmış ve fotoğraflı kimlik tespiti yapılmıştır. (Ek-3: Tapu işlem dosyası)

5. BEDEL ÖDENMİŞTİR. Devir bedeli [ … ] TL olup banka kanalıyla ödenmiştir; bedel taşınmazın rayiciyle uyumludur. (Ek-4: Dekontlar ve emsal bilgileri)

6. DELİL TALEBİMİZ. Ehliyet durumunun Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca değerlendirilmesini; tanıklarımızın dinlenmesini talep ederiz.

SONUÇ VE İSTEM: Davanın REDDİNE, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/20…

Davalı / Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]

Kontrol Listesi

  • Devir tarihi ve resmî senet temin edildi mi?
  • Davacının sıfatı: kendisi, vasisi, mirasçısı?
  • Tanı tarihi ve hastalığın seyri,
  • Hastane yatışları ve taburcu tarihleri,
  • Müşahede kâğıtları istendi mi?
  • Reçete ve ilaç kullanım kayıtları,
  • SGK tedavi kayıtları celbedildi mi?
  • Devir tarihi hangi döneme denk geliyor?
  • Tanıklar somut gözlem anlatabiliyor mu?
  • Dilekçede Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu talebi var mı?
  • Rapor talebi işlem tarihine yönelik yazıldı mı?
  • Devir zinciri ve takyidat incelendi mi?
  • Kişi hayattaysa vesayet talep edildi mi?

Sık Yapılan Hatalar

  • İyiniyet savunmasından çekinmek. Ehliyetsizlikte iyiniyet işlemi geçerli kılmaz.
  • Sadece genel sağlık durumunu anlatmak. İnceleme işlem tarihine yöneliktir.
  • Tıbbi kayıtları eksik sunmak. Müşahede kâğıtları ve reçeteler de gerekir.
  • Adli Tıp raporu istememek. Uygulamada belirleyici delildir.
  • Tanıkları genel ifadeyle dinletmek. Somut ve açıklayıcı bilgi aranır.
  • Zinciri eksik bırakmak. Sonraki malikler de davalı olmalıdır.
  • Kişi hayattayken vesayet istememek. Yeni devirler böyle önlenir.

Adım Adım Süreç

  1. Devir tarihini sabitleyin — Tapu kaydı ve resmî senet.
  2. Tıbbi kayıtları toplayın — Hastane, aile hekimi ve SGK.
  3. Zaman çizelgesi çıkarın — Devir tarihi hangi döneme denk geliyor?
  4. Tanıkları belirleyin — Somut gözlem anlatabilecek kişiler.
  5. Kişi hayattaysa vesayet isteyin — Yeni devirleri durdurur.
  6. Tedbirli dava açın — Tapu kaydına şerh.
  7. Adli Tıp raporu talep edin — 4. İhtisas Kurulu.

Soru hasta olup olmadığı değil, işlem günü algılama gücünün bulunup bulunmadığıdır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

Raporun Usulü: Bilirkişi Hükümleri ve Rapora Karşı Ne Yapılabilir?

Bu davalarda sonucu belirleyen rapor, kendisi de bir usul rejimine tabidir. Bilirkişiye hangi hâllerde başvurulabileceği, bilirkişinin niteliği ve rapora karşı ne yapılabileceği Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmiştir; bu hükümler dilekçede doğrudan kullanılabilir.

KonuDayanakHüküm
Başvuru şartı6100 SK m.266Mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir
Başvurunun sınırı6100 SK m.266Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz
Bilirkişinin niteliği6100 SK m.266Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez
Kurul hâlinde görevlendirme6100 SK m.267Mahkeme bilirkişi olarak yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir; ancak gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür
Eksiklik ve belirsizlik6100 SK m.281Bilirkişi raporundaki eksiklik ya da belirsizliğin tamamlanması veya giderilmesi görevi mahkemeye aittir; mahkeme re’sen veya tarafların talebi üzerine bu yola başvurabilir
Raporun değeri6100 SK m.282Mahkeme, takdiri bir delil olan bilirkişi görüşlerini diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir
Ehliyetsizliğin sonucu4721 SK m.15Ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz
Kısıtlama sebebi4721 SK m.405Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması için kendisine sürekli yardım gereken kişi kısıtlanır

İki yüz altmış altıncı maddenin çizdiği çerçeve, bu dava türünde doğrudan uygulanır. İşlem tarihinde ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı, hukuk dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir değerlendirmedir; dolayısıyla bilirkişi incelemesi maddenin ilk cümlesi kapsamındadır. Buna karşılık aynı maddenin ikinci cümlesi, genel bilgi veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek konularda bilirkişiye başvurulamayacağını belirtir. Bu ayrım, raporun kapsamının denetlenmesinde kullanılabilir: bilirkişiden hukuki nitelendirme yapması istenmişse, bu husus itiraz konusu edilebilir. Kısıtlama sebeplerinin ayrıntısı için kısıtlama sebepleri ve vesayet kararı incelenmelidir.

Maddenin son cümlesi ise pratik bir denetim aracı sağlar ve genellikle kullanılmaz. Buna göre hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemez. Dolayısıyla görevlendirilen kişinin uzmanlık alanının uyuşmazlığın konusuyla örtüşüp örtüşmediği dosyadan denetlenmeli; örtüşmüyorsa bu husus rapora karşı beyanda ileri sürülmelidir. Aynı şekilde iki yüz altmış yedinci madde, gerekçesi açıkça gösterilmek kaydıyla tek sayıda ve birden fazla kişiden oluşan bir kurulun görevlendirilebileceğini öngörür; ehliyet değerlendirmesinin tek uzmanla yapılmasının yetersiz kalacağı düşünülen dosyalarda kurul talebi gerekçelendirilerek ileri sürülebilir.

Rapor alındıktan sonraki aşamada belirleyici olan hüküm iki yüz seksen ikinci maddedir ve çoğu zaman yanlış anlaşılır. Buna göre mahkeme, takdiri bir delil olan bilirkişi görüşlerini diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Yani rapor mahkemeyi bağlamaz; aleyhe bir rapor tek başına dosyayı kapatmaz. Tanık beyanları, işlem tarihine yakın dönemdeki tıbbi kayıtlar, kişinin işlem öncesindeki ve sonrasındaki davranışlarına ilişkin deliller raporla birlikte değerlendirilir. Bu nedenle rapor aleyhe geldiğinde yapılacak ilk iş, diğer delillerin bu değerlendirmeye nasıl etki edeceğini ortaya koymaktır.

Rapordaki eksiklik ya da belirsizliğin giderilmesi ise iki yüz seksen birinci madde uyarınca mahkemenin görevidir; mahkeme bu yola re’sen veya tarafların talebi üzerine başvurabilir. Bu imkânın işletilebilmesi için itirazın somutlaştırılması gerekir. Raporun hangi tıbbi kaydı değerlendirme dışı bıraktığı, hangi tarih aralığını incelemediği, hangi tanık beyanını dikkate almadığı ve hangi sorunun cevapsız kaldığı tek tek gösterilmelidir. Genel ifadelerle yapılan itirazlar ek rapor alınmasını sağlamaz. Yolsuz tescilin genel çerçevesi için yolsuz tescil ve tapu iptali, benzer nitelikteki iptal sebepleri için vekâletin kötüye kullanılması incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptali davası nedir?

Taşınmazı devreden kişinin işlem tarihinde ayırt etme gücünden yoksun olduğu iddiasıyla açılan, tapu kaydının iptali ve devir öncesi malik adına tescili istemli davadır.

Yasal dayanağı nedir?

Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağı düzenlenmiştir.

Alıcı iyiniyetliyse taşınmazı geri alabilir miyim?

Evet. Yargıtay uygulamasında, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesi bulunmadığından yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağı ve karşı tarafın iyiniyetli olmasının o işlemi geçerli kılmayacağı kabul edilmektedir.

Bu ilke nereye dayanıyor?

Bu ilkenin 11.06.1941 tarih ve 4/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında benimsendiği ve güncel kararlarda da bu karara atıf yapılarak uygulandığı belirtilmektedir.

Vekâletin kötüye kullanılmasından farkı nedir?

Vekâletin kötüye kullanılmasında iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı tapu siciline güven ilkesiyle korunur. Ehliyetsizlikte ise iyiniyet işlemi geçerli kılmaz; bu, iki dava arasındaki temel farktır.

İşlemin hukuki niteliği nedir?

Ehliyetsiz kişi tarafından yapılan devir işleminin yok hükmünde olduğu belirtilmektedir.

Dava zamanaşımına tabi mi?

Hukuki ehliyetsizlik nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil davalarında zamanaşımı süresinin söz konusu olmadığı belirtilmektedir.

Ayırt etme gücü nasıl değerlendirilir?

Ayırt etme gücü nispî bir kavram olup kişinin eylem ve işlemlerine göre değişiklik gösterir. Bu nedenle değerlendirme, dava konusu işlemin yapıldığı tarihteki duruma yönelik olarak yapılır.

Hangi deliller toplanır?

Yargıtay uygulamasında; tarafların gösterdiği tüm delillerin toplanması, tanıklardan ehliyet olgusuna ilişkin ayrıntılı ve doyurucu somut bilgiler alınması, kişiye ait doktor raporları, hasta gözlem kâğıtları, reçeteler ve film grafiklerinin eksiksiz getirtilmesi gerekmektedir.

Bilirkişi raporu şart mı?

Akıl hastalığı veya zayıflığı gibi durumların bilirkişi raporu ile tespitinin gerektiği belirtilmektedir.

Hangi kurumdan rapor alınır?

Yargıtay uygulamalarında, kişinin ehliyet durumuna ilişkin tıbbi rapor hazırlama konusunda Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan alınan raporların önemli bir yer tuttuğu belirtilmektedir.

Davayı kim açabilir?

İşlemin tarafı olan kişi, kısıtlanmışsa vasisi, kişi vefat etmişse mirasçıları dava açabilir.

Kişi hayattaysa ne yapılmalı?

Yeni tasarrufların önlenmesi için vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinden kısıtlama ve vasi atanması talep edilebilir; kararın tapu müdürlüğüne bildirilmesi istenmelidir.

Hangi olgular iddiayı güçlendirir?

Devir bedelinin rayicin çok altında olması veya hiç ödenmemesi, devirden sonra taşınmazın devreden tarafından kullanılmaya devam edilmesi ve devrin hastane yatışı dönemine denk gelmesi destekleyici olgulardır.

Taşınmaz başkasına satıldıysa ne olur?

Devir zincirindeki tüm malikler davalı gösterilmelidir. Ehliyetsizlik hâlinde iyiniyet koruması işlemediğinden, zincirin başındaki geçersizlik sonraki devirleri de etkiler.

Ehliyet durumu kamu düzeninden midir?

Kaynaklarda, hukuki işlemin taraflarının ehliyet durumunun tespitinin kamu düzenini ilgilendiren bir husus olarak değerlendirildiği belirtilmektedir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Dilekçe metni genel bir şablondur; somut dosyanıza göre uyarlanması gerekir. İdari ve adli dava süreleri hak düşürücüdür; mutlaka güncel mevzuat ve kendi tebligat tarihiniz esas alınmalıdır.


Post by Av. Fatma Öztürk