Günlük Hayatta Bilinmesi Gereken Hukuk Kuralları
09 Temmuz 2025

Günlük Hayatta Bilinmesi Gereken Hukuk Kuralları

Günlük hayatta çoğumuz farkında olmadan hukukun içindeyiz: bir alışveriş, bir kira sözleşmesi, bir trafik cezası, bir miras veya bir iş anlaşmazlığı… Temel hakları bilmek, sorun çıktığında ne yapacağını bilmek demektir. İşte Türkiye’de her vatandaşın bilmesinde fayda olan 13 temel hukuk kuralı — her başlıkta konunun ayrıntılı rehberine bağlantı bulacaksınız.

Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

1. Tüketici Hakları: Ayıplı Malı İade Edebilirsiniz

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a göre, ayıplı bir mal veya hizmet aldığınızda dört seçenekten birini kullanabilirsiniz: ücretsiz onarım, ayıpsız misliyle değişim, bedelde indirim ya da sözleşmeden dönerek paranızın iadesi. Bu haklar kural olarak malın tesliminden itibaren iki yıllık süreye tabidir. Uyuşmazlıkta tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesine başvurulabilir. Ayrıntı için Tüketici Hukuku Rehberi.

2. İş ve Çalışma Hakları: Kıdem Tazminatı ve İşe İade

İş Kanunu’na göre haftalık çalışma süresi kural olarak 45 saattir; fazla mesai işçinin onayına bağlıdır. Belirli koşulları taşıyan işçi işten ayrılırken kıdem tazminatı hakkına sahiptir; haksız feshte ise şartları varsa işe iade davası açılabilir. Hakların hesabı ve süreleri kritiktir. Ayrıntı için Kıdem Tazminatı: Şartları ve Hesaplama rehberimize bakın.

3. Mülkiyet ve Tapu: Devir Tapuda Yapılır

Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tapu sicilinde resmî devirle geçer; harici (elden) sözleşmeyle taşınmaz mülkiyeti kazanılmaz. Bu nedenle gayrimenkul alım-satımında tapu devri şarttır ve satıcının gerçek malik olduğu tapudan teyit edilmelidir. Tapu, kira ve gayrimenkul süreçleri için Gayrimenkul Hukuku Rehberi.

4. Kira Hukuku: Kiracı Keyfî Olarak Çıkarılamaz

Kira ilişkisi Türk Borçlar Kanunu’na tabidir. Kiracı, sözleşme süresince taşınmazı kullanma hakkına sahiptir ve ancak kanunda sayılan sebeplerle (temerrüt, ihtiyaç, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar gibi) tahliye edilebilir; ev sahibinin keyfî çıkarma hakkı yoktur. Kiracının süre bitmeden erken çıkması hâlinde ise tazminat sorumluluğu doğabilir. Ayrıntı için Kiracının Erken Tahliyesi ve Sorumluluk.

5. Ceza Hukuku: Susma Hakkınız Vardır

Türk Ceza Kanunu’na göre bir suça iştirak eden herkes fiildeki katkısına göre sorumlu olur. Şüpheli veya sanık, masumiyet karinesinden yararlanır; ifade sırasında susma hakkı ve avukat talep etme hakkı vardır. İlk ifade sürecin gidişatını belirlediğinden, açıklama yapmadan önce avukatla görüşmek önemlidir. Ayrıntı için Ceza Hukuku Rehberi.

6. Miras: Reddetme Hakkınız ve Süresi

Bir kişi vefat ettiğinde mal varlığı (aktifi ve borçlarıyla) yasal mirasçılara geçer. Mirasçılar mirası reddetme hakkına sahiptir; ancak bu hak kural olarak üç aylık yasal süre içinde kullanılmalıdır, aksi hâlde miras kabul edilmiş sayılır. Borca batık miraslarda ret özellikle önemlidir. Ayrıntı için Miras Hukuku Rehberi.

7. Aile Hukuku: Boşanmada Mal Paylaşımı

Türk Medeni Kanunu’nun yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma uyarınca, evlilik birliği içinde edinilen mallar kural olarak boşanmada eşler arasında paylaştırılır. Velayet uyuşmazlıklarında ise her zaman çocuğun üstün yararı esas alınır. Nafaka, velayet ve mal paylaşımı için Aile ve Boşanma Hukuku Rehberi.

8. Zamanaşımı: Haklar Süresiz Değildir

Hukuki talepler belirli sürelere tabidir. Birçok alacak davasında genel zamanaşımı süresi on yıldır; kira bedeli, faiz ve bazı periyodik edimlerde ise beş yıl uygulanır. Süre kaçırılırsa borçlu zamanaşımı definde bulunabilir ve alacak dava yoluyla tahsil edilemeyebilir. Örneğin icra takiplerinde zamanaşımı için İcra Borcunda Zamanaşımı (10-5-3 Yıl).

9. Anayasal Haklar: Temel Hak ve Özgürlükler

Anayasa; ifade özgürlüğü, seyahat özgürlüğü, özel hayatın gizliliği, adil yargılanma gibi temel hak ve özgürlükleri güvence altına alır. Bu haklar ihlal edildiğinde ve olağan kanun yolları tükendiğinde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir. Süre ve usul kurallarına dikkat edilmelidir. Ayrıntı için Bireysel Anayasa Mahkemesi Başvurusu.

10. Trafik Kuralları: Ceza Puanı ve Ehliyet

Karayolları Trafik Kanunu’na göre sürücüler kurallara uymakla yükümlüdür. Alkollü araç kullanma, hız sınırını aşma ve kırmızı ışık ihlali gibi durumlar idari para cezası ve ceza puanı doğurur; belirli puana ulaşıldığında ehliyete geçici el konulabilir. Ayrıntı için Trafik Ceza Puanı ve Ehliyet Geri Alma.

11. İcra ve Borç Takibi: İtiraz Hakkınız

Ödenmeyen bir borç için alacaklı icra takibi başlatabilir. Size bir ödeme emri tebliğ edilirse, kural olarak yedi gün içinde itiraz ederek takibi durdurma hakkınız vardır; itiraz etmezseniz takip kesinleşir. Süreler çok kısa olduğundan ödeme emrini ciddiye almak gerekir. Takip, haciz ve itiraz için İcra ve İflas Hukuku Rehberi.

12. Kişisel Verilerin Korunması (KVKK)

Kişisel verileriniz (kimlik, iletişim, konum, sağlık bilgileri gibi) kural olarak açık rızanız veya kanuni bir sebep olmadan işlenemez, paylaşılamaz. Verilerin hukuka aykırı kaydı veya ele geçirilip yayılması Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmiştir (TCK 135-136). Verileriniz izinsiz yayıldıysa yapılacaklar için Kişisel Verilerim İzinsiz Ele Geçirildi/Yayıldı rehberimize bakın.

13. Sigorta Hakları: Tazminat ve Başvuru

Kasko, DASK, trafik veya hayat sigortası gibi poliçelerde, teminat kapsamına giren bir zarar doğduğunda sigortacıya tazminat için başvurabilirsiniz. Ödeme reddedilir veya eksik yapılırsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru mümkündür; başvuru sürelerine dikkat edilmelidir. Ayrıntı için Sigorta Hukuku Rehberi.

Bu 13 kural, günlük ve profesyonel yaşamda en sık karşılaşılan hukuki durumlar için bir başlangıç kılavuzudur. Somut bir sorunda süreler ve ayrıntılar belirleyici olduğundan, ilgili rehbere göz atmak ve gerektiğinde bir avukata danışmak en sağlıklısıdır.

Somut bir hukuki sorununuz mu var?

Durumunuzu gizlilik içinde değerlendirelim, size özel yol haritasını çıkaralım.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Günlük Hayatta En Sık Karşılaşılan On Kural

Gündelik ilişkilerde bilinmesi hak kaybını önleyen temel kurallar.

Günlük hayatta temel kurallar

KonuKuralNot
1. Taşınmaz satışıTapuda resmî senetleEl senedi mülkiyet vermez
2. KefaletAzami tutar ve tarih el yazısıylaYoksa geçersiz
3. Kira artışıYasal sınır aşılamazEmredici
4. ZamanaşımıDef’i olarak ileri sürülmeliResen dikkate alınmaz
5. İhtarnameNoter aracılığıylaİspat gücü
6. ÖdemelerBanka üzerindenElden ödeme ispatı zor
7. Şikâyete bağlı suçlarÖğrenmeden itibaren altı ayHak düşürücü
8. SözleşmeYazılı yapın ve saklayınDelil
9. SürelerTebliğ tarihini not edinSayaç oradan
10. DelilZarar giderilmeden tespit yaptırınSonradan ispat imkânsızlaşır

Dördüncü ve onuncu satırlar en çok hak kaybı doğuran iki noktadır: zamanaşımı mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz, def’i olarak açıkça ileri sürülmelidir ve su sızıntısı, çatlak veya benzeri zararlarda onarım yapılmadan önce delil tespiti yaptırılmazsa zararın kapsamı sonradan ispatlanamaz. Altıncı satır ise en pratik alışkanlıktır — ödemelerin banka üzerinden yapılması sayısız uyuşmazlığı baştan çözer.

Gayrimenkul rehberlerimiz: aile konutu şerhi · komşuluk hukuku · önalım hakkı · devletin sorumluluğu · kira gelirinin vergilendirilmesi · hobi bahçesi alırken

Kaçırılmaması Gereken Süreler: Tek Tabloda

Günlük hayatta hak kaybının en yaygın sebebi, sürelerin bilinmemesidir. Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan başvuru ve dava sürelerini bir arada gösterir.

KonuSüre
Mirasın reddiÜç ay — mirasçılık sıfatının öğrenilmesinden itibaren
İcra ödeme emrine itirazYedi gün — tebliğden itibaren
Boşanmaya bağlı tazminat ve yoksulluk nafakasıBir yıl — hükmün kesinleşmesinden itibaren
İdari işlemin iptaliAltmış gün — tebliğden itibaren
Riskli yapı tespitine itirazOn beş gün — tebliğden itibaren
İhtiyaç nedeniyle tahliye davasıBir ay — kira süresinin bitiminden itibaren
Kanun yoluna başvuruKural olarak iki hafta — gerekçeli kararın tebliğinden itibaren

Sürelerin başlangıcı çoğu zaman “öğrenme” veya “tebliğ” tarihidir. Bu nedenle gelen her tebligatın tebliğ tarihi not edilmeli ve zarf saklanmalıdır. Kanun yolu sürelerinin, kısa kararın açıklandığı tarihten değil gerekçeli kararın tebliğinden işlemeye başladığı özellikle akılda tutulmalıdır. Hak düşürücü süreler, zamanaşımından farklı olarak mahkemece kendiliğinden gözetilir.

Zamanaşımı ile Hak Düşürücü Süre Farkı

İki kavram karıştırıldığında, savunma yanlış kurulur ve hak kaybı doğar.

ÖlçütZamanaşımıHak düşürücü süre
Mahkeme resen gözetir mi?Hayır — def’i olarak ileri sürülmelidirEvet
Kesilir veya durur mu?Kanunda sayılan hâllerde kesilir ve dururKural olarak kesilmez ve durmaz
EtkisiHak devam eder; dava yoluyla istenemez hâle gelirHak tümüyle sona erer
Ne zaman ileri sürülür?Cevap dilekçesiyleHer aşamada dikkate alınır

Birinci satır davalı taraf için kritiktir. Zamanaşımı bir def’idir; ileri sürülmezse mahkeme kendiliğinden dikkate almaz ve dava esastan görülür. Bu nedenle cevap dilekçesi hazırlanırken, alacağın hangi tarihte doğduğu ve uygulanacak zamanaşımı süresi mutlaka değerlendirilmelidir. Süresinde ileri sürülmeyen zamanaşımı def’i sonradan dinlenmez.

Belgelenmesi Gereken Anlar

Hukuki uyuşmazlıkların büyük kısmı, ispat sorunundan kaynaklanır. Günlük hayatta belgelenmesi gereken anlar:

  1. Ödemeler. Banka kanalıyla ve açıklama yazılarak — “Ekim 2026 kira bedeli” gibi. Elden ödeme, karşı taraf inkâr ettiğinde ispatlanamaz.
  2. Teslimler. Taşınmaz, araç veya eşya teslimlerinde tutanak düzenlenmesi ve fotoğraf çekilmesi.
  3. Bildirimler. Önemli irade açıklamaları noter aracılığıyla; tebliğ belgesi saklanmalı.
  4. Sözleşmeler. İmzalı nüshanın aslı saklanmalı; kayıp hâlinde fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamaz.
  5. Kayıtların ömrü. Kamera görüntüleri ve iletişim kayıtları sınırlı süre saklanır; muhafaza talebi gecikmeden yapılmalıdır.

Son madde çoğu zaman geç fark edilir: bir olayın kamera kaydı gerekiyorsa, kayıt üzerine yazılmadan önce muhafazasının istenmesi gerekir. Bu talep hem işletmeye hem gerekiyorsa mahkemeye yöneltilmelidir; gecikildiğinde delil fiziken yok olur ve hiçbir usul imkânı bunu geri getiremez.

Hukuka aykırı yolla elde edilen delil sonuç doğurmaz. Tarafı olmadığınız bir görüşmeyi kaydetmek, başkasının cihazına izinsiz erişmek veya takip yazılımı kullanmak; hem delil değeri taşımaz hem de ayrı bir cezai sorumluluk doğurur. Bu tür materyal dosyaya sunulduğunda, çoğu zaman sunanın aleyhine sonuç verir. Kural basittir: kendi tarafı olduğunuz iletişim ve kendi cihazınızdaki kayıtlar kullanılabilir.

Kira ilişkisinde ödeme, ihtar ve tahliye süreçlerinin ayrıntısı için temerrüt ve tahliye rehberimize, tapu kayıtlarındaki hataların düzeltilmesi için tapu düzeltme rehberimize bakabilirsiniz.

Taşınmaz Alırken Kanunun Aradığı Şartlar

Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır (TMK m.706) ve taşınmaz satış sözleşmesi resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz (TBK m.237). Resmî senet tapu müdürlüğünde düzenlenir; noterde yapılan satış vaadi ise yalnızca satışı yapma borcu doğurur ve mülkiyeti geçirmez. Alım öncesinde tapu kaydının ve üzerindeki haciz, ipotek, şerh ve beyanların incelenmesi gerekir; çünkü tapu sicili herkese açıktır ve hiç kimse sicildeki kayıtları bilmediğini ileri süremez (TMK m.1020).

Kanun bazı taşınmazlarda ek şartlar da arar. Satın alınacak konut satıcının aile konutu ise, satıcı eşin diğer eşin açık rızası olmadan konutu devretmesi mümkün değildir ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2022 tarihli kararı sonrasında tapuda şerh bulunmasa bile alıcının iyiniyet savunması önemini yitirmiştir (TMK m.194). Tarım arazilerinde pay devri, taksim ve ifraz Bakanlığın iznine bağlıdır ve pay ile paydaş sayısı artırılamaz (5403 s.K. m.8/B). Paylı bir taşınmazın payını satın alan kişiye karşı diğer paydaşlar, 7571 sayılı Kanun’la değiştirilen hükümlere göre satışın bildiriminden itibaren üç ay ve her hâlde satıştan itibaren bir yıl içinde rayiç bedel üzerinden önalım hakkını kullanabilir (TMK m.732-734). Yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda ise imar mevzuatına aykırılık nedeniyle yaptırım ve kat mülkiyetine geçememe riski bulunur (3194 s.K. m.30, m.32).

Taşınmaz alımında kanuni kontrol noktaları

KontrolKuralDayanak
Satışın şekliTapuda resmî senet; el senedi mülkiyet vermezTMK m.706, TBK m.237
Tapu kaydı ve takyidatSicil herkese açık; kayıt bilinmiyor denemezTMK m.1020
Aile konutuSatıcının eşinin açık rızasıTMK m.194
Tarım arazisiPay devri ve taksim Bakanlık iznine bağlı5403 s.K. m.8/B
Paylı taşınmazÖnalım: 3 ay, her hâlde 1 yıl; rayiç bedelTMK m.732-734
İmar durumuYapı kullanma izni ve ruhsata uygunluk3194 s.K. m.30, m.32

Kiracı ve Kiraya Verenin Bilmesi Gereken Temel Hükümler

Konut ve çatılı işyeri kiralarında Türk Borçlar Kanunu kiracıyı koruyan emredici kurallar içerir; niteliği gereği geçici kullanılmak üzere altı ay veya daha kısa süreli kiralar bu korumanın dışındadır (TBK m.339). Kiracıdan istenecek güvence üç aylık kira bedelini aşamaz ve vadeli bir hesaba yatırılır (TBK m.342); yenilenen dönemlerde kira artışı bir önceki kira yılının TÜFE on iki aylık ortalamasını geçemez (TBK m.344); kira ve yan giderler dışında kiracıya ödeme yükümlülüğü getirilemez ve kira ödenmezse ceza koşulu veya kalan kiraların muaccel olacağına ilişkin kayıtlar geçersizdir (TBK m.346).

Kiracı süre bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça belirli süreli sözleşme bir yıl uzar ve kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez; on yıllık uzama süresinden sonra ise sebep göstermeksizin fesih mümkündür (TBK m.347). Fesih bildirimi yazılı olmalıdır (TBK m.348). Kiraya veren, kira bedeli ödenmezse en az otuz gün süreli yazılı ihtarla feshi (TBK m.315), gereksinim, yeniden inşa, tahliye taahhüdü ve iki haklı ihtar gibi kanuni sebeplerle ise tahliyeyi isteyebilir (TBK m.350-352). Kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (HUAK m.18/B).

Kira ilişkisinde temel kurallar

KonuKuralDayanak
KapsamKonut ve çatılı işyeri; 6 ay veya daha kısa geçici kira hariçTBK m.339
GüvenceEn çok üç aylık kira; vadeli hesapTBK m.342
Kira artışıTÜFE on iki aylık ortalaması sınırıTBK m.344
Ceza koşulu ve muacceliyetGeçersizTBK m.346
Süre ve uzamaBir yıl uzama; on yıllık uzama süresiTBK m.347
Fesih bildirimiYazılı şekilTBK m.348
Kira ödenmezseEn az 30 gün süreli yazılı ihtarTBK m.315
Dava öncesiArabuluculukHUAK m.18/B

Apartman ve Site Yaşamında Kat Mülkiyeti Kanunu

Kat malikleri ve bağımsız bölümde oturanlar, birbirini rahatsız etmemek ve yönetim planına uymakla yükümlüdür (KMK m.18). Ortak yerlerde inşaat, onarım, tesis ve farklı renkte dış boya bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızasına bağlıdır (KMK m.19). Ortak giderleri zamanında ödemeyen kat maliki aylık yüzde beş gecikme tazminatı öder (KMK m.20); ödenmeyen aidat için bağımsız bölüm üzerinde kanuni ipotek hakkı doğar ve bağımsız bölümde oturan kiracı, ödeyeceği kira bedeliyle sınırlı olarak kat malikiyle birlikte sorumludur (KMK m.22).

Kat malikleri kurulunun kararlarına katılmayan veya toplantıya çağrılmayan kat maliki, kararı öğrendiği tarihten itibaren bir ay ve her hâlde karar tarihinden itibaren altı ay içinde iptal davası açabilir (KMK m.33). 7579 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra işletme projesi kat malikleri kurulunda onaylanır ve itiraz yolu iptal davasıdır (KMK m.37). Binadaki bir dairenin günlük veya haftalık turizm amaçlı kiralanabilmesi için ise Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi ve binadaki bütün kat maliklerinin oybirliğiyle alınmış karar gerekir (7464 s.K. m.3). Kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklar sulh hukuk mahkemesinde görülür ve dava öncesinde arabuluculuk şarttır.

Kat mülkiyetinde temel kurallar

KonuKuralDayanak
Rahatsız etmemeDoğruluk kuralları ve yönetim planına uymaKMK m.18
Ortak yerde değişiklikBeşte dört yazılı rızaKMK m.19
Aidat gecikmesiAylık %5 gecikme tazminatıKMK m.20
Aidat güvencesiKanuni ipotek; kiracının kira bedeliyle sınırlı sorumluluğuKMK m.22
Kurul kararının iptaliÖğrenmeden 1 ay, her hâlde 6 ayKMK m.33
İşletme projesiKurulda onay; geçici proje 3 ayKMK m.37 (7579 s.K.)
Günlük kiralamaİzin belgesi ve kat maliklerinin oybirliği7464 s.K. m.3

Zamanaşımı Süreleri: Kanunun Temel Hükümleri

Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146). Kira bedelleri, anapara faizleri ve diğer dönemsel edimler, ödünç verilen paralardan doğan alacaklar, vekâlet, komisyon, acentelik, ticari simsarlık ve eser sözleşmelerinden doğan alacaklar (yüklenicinin ağır kusuru hâli hariç) ise beş yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.147). Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılda ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılda zamanaşımına uğrar; fiil daha uzun ceza zamanaşımı süresine tabi bir suç oluşturuyorsa bu süre uygulanır (TBK m.72). Sebepsiz zenginleşmede de geri isteme hakkının öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde on yıllık süre öngörülmüştür (TBK m.82).

Zamanaşımı, borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz veya kısmi ödeme yapması, rehin veya kefil göstermesi ile alacaklının dava açması, icra takibi yapması veya iflas masasına başvurması hâllerinde kesilir ve kesilmeyle birlikte yeni bir süre işlemeye başlar (TBK m.154). Bazı hâllerde ise zamanaşımı işlemez veya durur; örneğin evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden alacakları bakımından zamanaşımı işlemez (TBK m.153). İlama bağlı alacaklar ilamın kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir (İİK m.39); kambiyo senetlerinde ise poliçe ve bonoda ödeme gününden itibaren üç yıllık süre uygulanır (TTK m.749). Zamanaşımı mahkemece kendiliğinden gözetilmez; borçlu tarafından def’i olarak ileri sürülmelidir.

Başlıca zamanaşımı süreleri

AlacakSüreDayanak
Genel kural10 yılTBK m.146
Kira, faiz, dönemsel edimler, vekâlet, eser (ağır kusur hariç)5 yılTBK m.147
Haksız fiil tazminatıÖğrenmeden 2 yıl, her hâlde 10 yıl; ceza zamanaşımı uzunsa oTBK m.72
Sebepsiz zenginleşmeÖğrenmeden 2 yıl, her hâlde 10 yılTBK m.82
İlamlı alacakKesinleşmeden 10 yılİİK m.39
Bono ve poliçeÖdeme gününden 3 yılTTK m.749
Kesilmeİkrar, kısmi ödeme, dava, takipTBK m.154
DurmaÖrneğin evlilik süresince eşler arası alacakTBK m.153

Mirasın Reddi: TMK m.605-606

Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilir; ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605). Ret süresi üç aydır ve bu süre yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, daha önce öğrenmedikleri ispat edilirse mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten işlemeye başlar (TMK m.606). Ret beyanı sulh hukuk mahkemesine sözlü veya yazılı olarak yapılır ve kayıtsız şartsız olmalıdır (TMK m.609). Süresi içinde mirası reddetmeyen veya süre dolmadan terekeye ait işlere karışan mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur ve terekenin borçlarından kişisel olarak sorumlu hâle gelir (TMK m.610). Borca batık olduğu anlaşılan bir terekede ret süresinin kaçırılmaması ve ret beyanından önce terekedeki taşınmaz veya araçlar üzerinde tasarruf edilmemesi bu nedenle önem taşır.

Tebligat ve Sürelerin Hesaplanması

Hukuki sürelerin büyük bölümü tebliğ tarihinden işlemeye başladığından, tebligatın ne zaman yapılmış sayıldığını bilmek hak kaybını önler. Muhatap adreste bulunamazsa tebliğ evrakı muhtara veya ihtiyar heyeti üyesine ya da kolluk amirine bırakılır, bu durum adrese yapıştırılan bir ihbarname ile duyurulur ve ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır (7201 s.K. m.21). Bilinen adresinde bulunmayan ve adres değişikliğini bildirmeyen kişiye ise tebligat, bilinen son adresine veya adres kayıt sistemindeki adresine yapılır (7201 s.K. m.35). Elektronik tebligatta ise tebliğ, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (7201 s.K. m.7/a).

Günlerle belirlenen sürelerde tebliğin yapıldığı gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter; sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre tatili izleyen ilk iş günü çalışma saati bitiminde sona erer (HMK m.92-93). Adli tatil her yıl 20 Temmuz’da başlar ve 31 Ağustos’ta sona erer; adli tatile tabi işlerde tatil sırasında sona erecek süreler, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır (HMK m.102-104). Kira, tahliye, nafaka ve ihtiyati tedbir gibi bazı işler ise adli tatilde de görülür. İcra takiplerinde ödeme emrine itiraz süresi tebliğden itibaren yedi gündür (İİK m.62).

Tebligat ve süre kuralları

KonuKuralDayanak
Muhatap bulunamazsaMuhtara bırakma; kapıya yapıştırma tarihi tebliğ tarihi7201 s.K. m.21
Adres değişikliği bildirilmemişseSon adrese veya adres kayıt sistemine tebligat7201 s.K. m.35
Elektronik tebligatUlaştığı tarihi izleyen 5. günün sonunda7201 s.K. m.7/a
Sürenin hesabıTebliğ günü sayılmaz; son gün tatilse sonraki iş günüHMK m.92-93
Adli tatil20 Temmuz – 31 Ağustos; süreler bir hafta uzarHMK m.102-104
Ödeme emrine itirazTebliğden 7 günİİK m.62

İspat Kuralları ve Delillerin Korunması

Bir hukuki işlemin ispatında kanunun aradığı delil türü, uyuşmazlığın sonucunu doğrudan belirler. Bir hakkın doğması, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi veya ikrarı amacıyla yapılan ve kanunda belirlenen miktarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı gerekir; bu miktar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir (HMK m.200). Senetle ispatı gereken hâllerde dahi delil başlangıcı bulunuyorsa tanık dinlenebilir (HMK m.202). Usulüne göre düzenlenmiş resmî senetler sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil sayılır (HMK m.204); noterlikçe düzenlenen ihtarname ve tespit tutanakları bu nedenle güçlü delillerdir.

Delillerin kaybolma veya ileride ortaya konmasının güçleşme tehlikesi varsa, dava açılmadan önce veya dava sırasında delil tespiti istenebilir; tespit, dava açılmadan önce asıl dava için görevli ve yetkili mahkemeden, acele hâllerde ise tespit konusu şeyin bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilir (HMK m.400-401). Taraflar ancak hukuka uygun olarak elde edilmiş delillere dayanabilir; hukuka aykırı olarak elde edilen deliller mahkemece dikkate alınmaz (HMK m.189). Kişilerin rızası olmadan konuşmalarının kaydedilmesi veya özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi ayrıca suç oluşturabileceğinden (TCK m.133-134), delil toplarken bu sınırlara dikkat edilmelidir.

İspat ve delil kuralları

KonuKuralDayanak
Senetle ispatKanuni miktarı aşan hukuki işlemler; miktar yıllık güncellenirHMK m.200
Delil başlangıcıVarsa tanık dinlenebilirHMK m.202
Resmî senetSahteliği ispat edilinceye kadar kesin delilHMK m.204
Delil tespitiGörevli ve yetkili mahkeme; acele hâllerde sulh hukukHMK m.400-401
Hukuka aykırı delilDikkate alınmazHMK m.189
Gizli kayıtSuç oluşturabilirTCK m.133-134

Hukukta çoğu hak, kuralın bilinmesiyle değil sürenin ve şeklin tutturulmasıyla korunur.

Taşınmaz tapuda resmî senetle devredilir, kira fesih bildirimi yazılı yapılır, kurul kararına bir ay içinde itiraz edilir, ödeme emrine yedi gün içinde itiraz edilir ve zamanaşımı def’i olarak ileri sürülmezse gözetilmez. Tebliğ tarihini not etmek ve delilleri hukuka uygun biçimde korumak bu sürelerin temelidir. Karşılaştığınız somut hukuki sorun için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: harici satış geçerli mi · kira korumasının kapsamı · cezai şart ve muacceliyet yasağı · ortak alanda tadilat · komşu gürültüsü · önalım hakkı

Sıkça Sorulan Sorular

Ayıplı malı kaç süre içinde iade edebilirim?

Ayıptan doğan haklar kural olarak malın tesliminden itibaren iki yıllık süreye tabidir. Bu süre içinde onarım, değişim, bedel indirimi veya iade talep edebilir; anlaşma sağlanamazsa tüketici hakem heyeti ya da tüketici mahkemesine başvurabilirsiniz.

Kiracı hiç sebep yokken evden çıkarılabilir mi?

Hayır. Kiracı ancak kanunda sayılan sebeplerle (kira borcunda temerrüt, ev sahibinin ihtiyacı, geçerli bir tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar gibi) ve çoğu hâlde dava veya icra yoluyla tahliye edilebilir. Ev sahibinin keyfî olarak çıkarma hakkı yoktur.

Mirası reddetmek için ne kadar sürem var?

Mirasın reddi kural olarak üç aylık yasal süre içinde sulh hukuk mahkemesine yapılır. Bu süre içinde ret beyanında bulunulmazsa miras, borçlarıyla birlikte kabul edilmiş sayılır. Özellikle borca batık miraslarda süreye dikkat edilmelidir.

İcra ödeme emrine itiraz süresi ne kadardır?

İlamsız icrada ödeme emrine kural olarak yedi gün içinde itiraz edilebilir. Süresinde itiraz takibi durdurur; itiraz edilmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir. Süre kısa olduğundan ödeme emri tebliğ alınır alınmaz hareket edilmelidir.

İşten haksız çıkarıldım, ne yapabilirim?

Şartlarını taşıyorsanız işe iade davası açabilir; ayrıca kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarınızı talep edebilirsiniz. İşe iade davasında hak düşürücü süreler bulunduğundan, fesih bildirimini takiben zaman kaybetmeden değerlendirme yaptırmak önemlidir.

Bir hukuki sorunla karşılaşınca ilk ne yapmalıyım?

Öncelikle sürelere dikkat edin ve elinizdeki belge, mesaj, dekont gibi delilleri koruyun. Konuya ilişkin doğru bilgiyi edinin ve hakkın kaybolmaması için gerekiyorsa bir avukata danışın. Çoğu hukuki hakta zamanında atılan adım, sonucu doğrudan etkiler.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; kesin değerlendirme için bir avukata danışmanız önemlidir.

Post by Av. Fatma Öztürk