Kiracının Erken Tahliyesi: Makul Süre, Tazminat ve Sorumluluk (TBK 325)
22 Eylül 2025

Kiracının Erken Tahliyesi: Makul Süre, Tazminat ve Sorumluluk (TBK 325)

Kiracı, sözleşme süresi dolmadan kiralananı boşaltırsa kural olarak kalan tüm ayların kirasını değil; konutun benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre boyunca işleyecek kira bedelini öder (TBK m.325). Ödeme gücüne sahip ve kabul edilmesi beklenebilecek yeni bir kiracı bulunursa bu sorumluluk da sona erer.

Kiracı Evi Erken Tahliye Ederse Ne Olur?

Kira sözleşmesi süresi dolmadan kiracının evi erken boşaltması (erken tahliye) halinde kiracının kira ve aidat (ortak gider) borçlarından ne kadar ve ne süreyle sorumlu olacağı ihtilaflı bir surumdur.

Kira veya tahliye uyuşmazlığında avukat desteği mi gerekiyor?

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Yasal Dayanak: TBK m.325 ve Makul Süre Kuralı

  • Türk Borçlar Kanunu (TBK) Madde 325: “Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde, kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder.”
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, Esas No: 2015/3646, Karar No: 2016/463
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, Esas No: 2014/5230, Karar No: 2015/990

Yargıtay Ne Diyor? Emsal Kararın Özeti

  • Kiracı, kira süresi tamamlanmadan kiralananı boşaltırsa bu durum “erken tahliye” olarak kabul edilir.
  • Erken tahliye eden kiracı, taşınmazın yeniden kiraya verilebileceği benzer koşullarda makul süre boyunca kira ve aidat borcundan sorumlu olur.
  • Kiraya verenin, zararın artmasını önlemek için yeniden kiraya verme hususunda gayret göstermesi gerekir.
  • Sözleşmede özel bir ihbar süresi kararlaştırılmışsa, makul süre olarak bu süre esas alınabilir.

Kiracının Sorumluluğu Nereye Kadar? Pratik Sonuçlar

Kiracı açısından:

  • Sözleşme süresi bitmeden evi terk etmesi halinde kira + aidat ödeme yükümlülüğü doğar.
  • Borç, taşınmazın boşaldığı anda sona ermez; makul süre boyunca devam eder.
  • Kiraya verenin yeniden kiraya verme çabası göstermemesi halinde sorumluluk sınırlanabilir.

Ev sahibi açısından:

  • Erken tahliye durumunda kira kaybı ve aidat kaybını talep edebilir.
  • Yeniden kiraya verme konusunda makul çaba göstermelidir.
  • Sözleşmedeki özel hükümlere göre talep edilecek süre belirlenebilir.

Örnek Hesaplama: Erken Tahliyede Kaç Aylık Kira Ödenir?

DurumSüreSorumluluk
Kiracı, 2 yıllık sözleşmenin 1. yılında evi boşalttıMakul süre (örneğin 3 ay); somut olaya göre daha uzun olabilirKiracı makul süre boyunca kira + aidat öder
Sözleşmede 4 ay ihbar süresi öngörülmüşİhbar süresi: 4 ayKiracı 4 ay kira + aidat öder

Kiracı ve Ev Sahibi İçin Dikkat Edilecek Noktalar

  • Kiracı ile ev sahibi arasında yapılan sözleşmenin özel hükümleri önemlidir.
  • Makul süre, taşınmazın özellikleri ve piyasa koşullarına göre belirlenir.
  • Kiraya verenin yeniden kiraya verme gayreti göstermemesi, kiracının sorumluluğunu sınırlayabilir.

Sonuç ve Öneri

Erken tahliye halinde sorumluluk, TBK m. 325 ve Yargıtay kararları çerçevesinde devam etmektedir. Müvekkillerimizin bu tür durumlarda kira sözleşmesinin özel hükümlerini dikkate alarak, kiraya verenle yazılı bir mutabakat yapmaları önerilir.

Kira veya tahliye uyuşmazlığında avukat desteği mi gerekiyor?

Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Erken Tahliyede Kiracının Yapması Gerekenler

Sorumluluğu sınırlamak isteyen kiracının izleyeceği en doğru yol, tahliyeyi ev sahibine yazılı olarak (mümkünse noter kanalıyla) makul bir süre önce bildirmek ve taşınmazı ev sahibinin yeniden kiraya verebileceği kullanılabilir durumda teslim etmektir. Türk Borçlar Kanunu’nun 325. maddesi, ödeme gücüne sahip ve kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek yeni bir kiracı bulunması hâlinde eski kiracının sorumluluğunun sona ereceğini öngörür. Bu nedenle kiracı, kendisi de uygun bir ikame kiracı önererek makul süreyi ve dolayısıyla ödeyeceği tutarı kısaltabilir. Kiralayan ise zararını azaltma (özenle yeniden kiralama) yükümlülüğü altındadır; taşınmazı bilerek boş tutup kiracıdan tüm dönemin kirasını isteyemez. Depozito (güvence bedeli), sözleşme sonunda kira borcu, hasar ve benzeri kalemler düşüldükten sonra kiracıya iade edilir; erken tahliye tek başına depozitonun tümden yakılması sonucunu doğurmaz.

Depozito “Yanar mı”? Yaygın Bir Yanılgı

Erken tahliyeyle ilgili en yaygın yanlış inanışlardan biri, kiracının erken çıkması hâlinde depozitonun otomatik olarak “yanacağı”dır. Hukukumuzda “depozitonun yanması” diye bir kavram yoktur. Depozito, kiracının borçlarına ve kiralanana verdiği zararlara karşı bir güvencedir. Ev sahibi, erken tahliyeden doğan makul süre tazminatını ve varsa ödenmemiş kira/hasar bedellerini depozitodan mahsup edebilir; ancak bu mahsuptan sonra arta kalan tutarı kiracıya iade etmek zorundadır. Kiracı evi hasarsız ve borçsuz teslim etmişse, depozitonun tamamını geri alma hakkına sahiptir. Borç depozitoyu aşıyorsa ev sahibi bakiye için ayrıca talepte bulunabilir; ama depozitoya el koyup fazlasını iade etmemek hukuka aykırıdır.

“Kalan Tüm Kiralar Ödenir” Hükmü Geçersizdir

Bazı kira sözleşmelerinde “kiracı süresinden önce çıkarsa sözleşme sonuna kadarki tüm kiraları öder” gibi ağır cezai şartlar yer alır. Ancak TBK m.325 kiracının sorumluluğunu makul süre ile sınırladığından ve konut ile çatılı işyeri kiralarında kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemediğinden (TBK m.346), bu tür kayıtların geçerliliği yargı uygulamasında tartışmalıdır ve makul süreyi aşan kısmı bakımından kiracıyı bağlamayacağı yönünde güçlü bir değerlendirme bulunmaktadır. Kayıt geçerli bir ceza koşulu olarak nitelendirilse bile aşırı ise hâkimce indirilir (TBK m.182). Kiracının sorumluluğu, kiralananın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süreyle (uygulamada çoğu olayda birkaç ay) sınırlıdır.

Ev Sahibinin de Yükümlülüğü Var: Zararı Azaltma

Erken tahliyede sorumluluk yalnızca kiracıya ait değildir. Ev sahibi, taşınmazı yeniden kiraya vermek için aktif çaba göstermek, yani zararın artmasını önlemekle yükümlüdür (TBK m.52). Eğer ev sahibi hiçbir ilan vermeden, yeni kiracı aramadan pasif biçimde bekler ve tazminatın büyümesini isterse, bu kusur kiracıya yüklenemez. Yargıtay uygulamasında, ev sahibinin taşınmazı yeniden kiraya verebileceği makul süre nesnel olarak (taşınmazın konumu, niteliği, kira bedeli ve piyasa koşulları dikkate alınarak, gerektiğinde bilirkişiyle) belirlenir. Kiracının önceden yaptığı bildirim süreleri de genellikle bu tazminattan mahsup edilir.

İspat Her Şeydir: Anahtar Teslimi ve Tevdi Mahalli

Erken tahliye uyuşmazlıklarında sonucu çoğu zaman şekil ve ispat kuralları belirler. Kiracının kendini korumak için atması gereken adımlar şunlardır:

  • Erken tahliye niyetini ihtarname ile bildirin: Çıkış iradenizi yazılı ve resmî biçimde ev sahibine ulaştırın; bu, makul sürenin başlangıcı açısından önemlidir.
  • Anahtarı tutanakla teslim edin: Tahliyeyi mutlaka bir Anahtar Teslim Tutanağı ile belgeleyin. Sözlü teslim, ileride “ev hâlâ boşaltılmadı” iddialarına karşı sizi savunmasız bırakır.
  • Ev sahibi anahtarı almaktan kaçınırsa: Bu durumda iade borcunuzu yerine getirmiş sayılmak için tevdi mahalli tayini isteyebilir; anahtarı notere veya icra dosyasına teslim edebilirsiniz. Böylece kira borcunuz, fiilî teslim tarihinde durmuş olur.
  • İkame (yeni) kiracıyı resmî kanaldan teklif edin: Ödeme gücü olan, kira ilişkisini devralmaya hazır bir kiracı buluyorsanız, bunu ev sahibine yazılı/resmî biçimde teklif edin. Kabul edilebilir nitelikte bir kiracı bulmanız hâlinde sorumluluğunuz erkenden sona erebilir.

Zararı Azaltma Yükümlülüğü: Nasıl Denetlenir?

Kiraya veren, kiralananı benzer koşullarla yeniden kiraya vermek için gerekli çabayı göstermekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediği, kiracının ödeyeceği tutarı doğrudan belirler.

KontrolSorulacak soru
İlanTaşınmaz kiralık olarak ilana çıkarıldı mı? İlan tarihi ne?
Bedelİlan bedeli, önceki kiraya ve emsallere göre makul mü, yoksa fahiş mi?
TekliflerGelen talepler değerlendirildi mi? Makul bir teklif reddedildi mi?
GösterimTaşınmaz gösterilmek üzere erişilebilir tutuldu mu?
Fiilî durumTaşınmaz boş mu tutuldu, yoksa kiraya veren kendisi mi kullanmaya başladı?

Son satır talebi tümüyle sona erdirir. Kiraya veren taşınmazı kendisi kullanmaya başlamış veya yeni bir kiracıya vermişse, o tarihten itibaren kiracının sorumluluğu sona erer. Bu nedenle tahliye eden kiracının, taşınmazın akıbetini takip etmesi gerekir: ilan kaldırıldı mı, yeni bir kiracı taşındı mı, abonelikler kimin adına? Bu tespitler talebin kapsamını daraltır.

Kiracının bu tespitleri yapabilmesi için kullanabileceği yollar: ilan sitelerindeki kayıtların ekran görüntüsü, komşu tanıklığı, apartman yönetiminden alınacak bilgi ve gerekirse mahkemeden abonelik kayıtlarının celbi. Bu talepler dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça yazılmalıdır.

Makul Sürenin Belirlenmesinde Etkili Unsurlar

Kanun sabit bir süre öngörmez; süre her dosyada ayrıca belirlenir. Değerlendirmede etkili olan unsurlar:

  1. Taşınmazın niteliği. Konut mu, işyeri mi? İşyerlerinde yeniden kiralama süresi genellikle daha uzundur.
  2. Konum ve talep durumu. Merkezi ve talep gören bir bölgede süre kısalır.
  3. Kira bedeli düzeyi. Piyasa üstü bedelli taşınmazlarda kiralama gecikebilir; ancak bu, kiracının aleyhine yorumlanmaz.
  4. Mevsim ve dönem. Bazı dönemlerde kiralama hareketliliği düşüktür.
  5. Taşınmazın durumu. Onarım gerektiren bir taşınmazda süre uzayabilir; ancak onarım yükümlülüğünün kimde olduğu ayrıca değerlendirilir.

Uygulamada bu değerlendirme bilirkişi incelemesiyle yapılır. Bu nedenle dilekçede, taşınmazın bulunduğu bölgedeki kiralama süreleri ve emsal veriler bakımından inceleme talep edilmelidir.

Depozito ve Anahtar Teslimi

Erken tahliye dosyalarının iki teknik konusu, sonucu doğrudan etkiler.

KonuKural
Depozitonun niteliğiGüvence bedelidir; cezai şart değildir. Erken tahliye nedeniyle kendiliğinden irat kaydedilemez
MahsupÖdenmemiş kira, yan gider ve tespit edilmiş hasar mahsup edilerek kalan iade edilir
Anahtar teslim tarihiKira borcunun hangi tarihe kadar işleyeceğini belirler — belgelenmelidir
Anahtar alınmıyorsaNoter aracılığıyla bildirim; kabul edilmezse tevdi mahalli tayini istenir

“Kalan tüm kiralar peşin ödenir” hükmü, kiracıyı kural olarak makul sürenin ötesinde bağlamaz. Sözleşmeye böyle bir kayıt konulmuş olsa dahi, konut ve çatılı işyeri kiralarında TBK m.325 ve m.346 birlikte değerlendirilerek kiracının sorumluluğu makul süre ile sınırlandırılma eğilimindedir. Aynı şekilde “erken çıkışta depozito yanar” biçimindeki kayıtlar da tek başına sonuç doğurmaz; depozito ancak gerçek bir zarar karşılığında mahsup edilebilir.

Anahtar teslimi bakımından pratik öneri nettir: teslim sırasında tutanak düzenlenmeli, taşınmazın durumu fotoğraflanmalı ve mümkünse tanık bulundurulmalıdır. Kiraya veren anahtarı almaktan kaçınıyorsa, noter aracılığıyla teslim iradesi bildirilmeli ve gerekiyorsa tevdi mahalli tayini talep edilmelidir. Aksi hâlde kira borcunun ne zaman sona erdiği tartışmalı kalır ve aylar sonrasına ait talepler gündeme gelir.

Kira ödenmemesi hâlinde izlenecek üç tahliye yolu ve ihtar usulü için temerrüt ve tahliye rehberimize, olağanüstü sebeple fesih şartları ve parasal sonuçları için olağanüstü fesih rehberimize bakabilirsiniz.

TBK m.325’in Tam Metni ve Üç Fıkrasının Anlamı

Erken tahliyenin sonuçlarını düzenleyen hüküm iki fıkradan oluşur. Birinci fıkraya göre kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde, kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder; kiracının bu sürenin geçmesinden önce kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulması hâlinde, kiracının kira sözleşmesinden doğan borçları sona erer. İkinci fıkraya göre kiraya veren, yapmaktan kurtulduğu giderler ile kiralananı başka biçimde kullanmakla elde ettiği veya elde etmekten kasten kaçındığı yararları kira bedelinden indirmekle yükümlüdür (TBK m.325).

Birinci fıkranın ilk cümlesi kiracının sorumluluğunu zaman bakımından sınırlar; kira sözleşmesi erken tahliyeyle sona ermiş sayılmaz, ancak kiracının borçları sözleşmenin kalan süresinin tamamı için değil, makul süre için devam eder. Aynı fıkranın ikinci cümlesi kiracıya sorumluluğu erken sona erdirme imkânı verir: yeni kiracının yalnızca bulunması değil, ödeme gücüne sahip olması, kiraya verenden kabul edilmesinin beklenebilir olması ve sözleşmeyi aynı koşullarla devralmaya hazır olması gerekir. İkinci fıkra ise kiraya verenin zararı azaltma yükümlülüğünü somutlaştırır: kiraya veren kiralananı kendisi kullanmaya başlamışsa veya makul bir teklifi reddetmişse, elde ettiği veya elde etmekten kaçındığı yarar kira alacağından düşülür.

TBK m.325’in yapısı

FıkraKuralUygulamadaki anlamı
Birinci fıkra, ilk cümleBorçlar makul süre için devam ederKalan sürenin tamamı istenemez
Birinci fıkra, ikinci cümleUygun yeni kiracı bulunursa borçlar sona ererÖdeme gücü, kabul edilebilirlik, aynı koşullarla devralma
İkinci fıkraKurtulunan giderler ve başka kullanım yararları indirilirKiraya verenin zararı azaltma yükümlülüğü
Makul sürenin tespitiKiralananın niteliği, konumu, piyasaBilirkişi incelemesi
Kiraya veren kendisi kullanırsaO tarihten itibaren talep sona ererTBK m.325/2

Fesih Bildirimi ile Erken Tahliye Arasındaki Fark: TBK m.328-329 ve m.347

TBK m.325’in uygulanabilmesi için kiracının sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri vermiş olması gerekir; kiracı kanuni fesih bildirim süresine uyarak sözleşmeyi sona erdirmişse ortada bir erken tahliye yoktur. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerde süre bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmak koşuluyla sözleşmeyi süre sonunda sona erdirebilir; bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzamış sayılır (TBK m.347). Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde ise kiracı genel hükümlere göre fesih bildiriminde bulunabilir.

Genel hükümlere göre taşınmaz ve taşınır yapı kiralarında taraflardan her biri, yerel âdette belirlenen kira dönemi sonu için, böyle bir âdet yoksa altı aylık kira dönemi sonu için, üç aylık fesih bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshedebilir (TBK m.329). Bu nedenle belirsiz süreli bir konut kirasında kiracı, üç aylık bildirim süresine uyarak ve kira dönemi sonunu gözeterek sözleşmeyi sona erdirirse, TBK m.325’teki makul süre sorumluluğu doğmaz. Fesih bildirim süresine veya dönemine uyulmadan yapılan fesih ise, bir sonraki fesih dönemi için hüküm ifade eder (TBK m.328); bu durumda kiracının sorumluluğu, bir sonraki fesih dönemine kadar olan süre ile makul süreden hangisi kısaysa onunla sınırlandırılabilir.

Kiracının sözleşmeyi sona erdirme yolları

DurumKuralDayanak
Belirli süreli konut kirası, süre sonuEn az 15 gün önce bildirimTBK m.347
Bildirim yapılmazsaAynı koşullarla 1 yıl uzamaTBK m.347
Belirsiz süreli taşınmaz kirası3 aylık süreyle, kira dönemi sonu içinTBK m.329
Süreye uyulmadan fesihBir sonraki fesih dönemi için geçerliTBK m.328
Süreye ve döneme uyulmadan geri vermeMakul süre sorumluluğuTBK m.325
Önemli sebeple fesihYasal bildirim süresine uyarak; hâkim parasal sonuçları belirlerTBK m.331

Kiracının Haklı Sebeple Çıkması: TBK m.306 ve m.331

Kiracının kiralananı süresinden önce boşaltması her zaman bir sözleşmeye aykırılık değildir. Kiraya veren, kiracının kullanımını önemli ölçüde engelleyen bir ayıbı kendisine bildirilmesine rağmen uygun sürede gidermezse, kiracı sözleşmeyi feshedebilir (TBK m.306). Bu hâlde kiracı TBK m.325 anlamında erken tahliye etmiş sayılmaz ve kiraya verene karşı makul süre kirası ödemek zorunda kalmaz; aksine kiralananın kullanılamaması nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir. Bu nedenle ayıba dayanan fesihte, ayıbın bildirimi ve kiraya verene tanınan sürenin yazılı olarak belgelenmesi, sonradan kira alacağına karşı en güçlü savunmadır.

Kira ilişkisinin sürdürülmesini kiracı için çekilmez hâle getiren önemli sebeplerin varlığı hâlinde de kiracı, yasal fesih bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshedebilir; bu durumda hâkim, bütün durumu göz önünde tutarak feshin parasal sonuçlarını hakkaniyete göre belirler (TBK m.331). Başka bir şehre zorunlu tayin, ağır hastalık veya kiracının ekonomik durumunun beklenmedik biçimde çökmesi gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir; ancak önemli sebebin sözleşme kurulurken öngörülemeyen ve kiracının kendi kusurundan kaynaklanmayan bir nitelik taşıması gerekir. Hâkimin belirleyeceği parasal sonuç, çoğu zaman makul süre sorumluluğundan daha düşük bir tutar olabilir.

Erken çıkışın sebebine göre sonuç

SebepNitelikKiracının yükü
Sebepsiz erken çıkışErken tahliyeMakul süre kira ve yan gider (TBK m.325)
Uygun yeni kiracı önerildiSorumluluğun sona ermesiÖnerinin kabul edilebilir olduğu tarihe kadar (TBK m.325/1)
Giderilmeyen önemli ayıpKiracının haklı feshiKira kaybı yok; kiracı zarar isteyebilir (TBK m.306)
Önemli sebepOlağanüstü fesihHâkimin hakkaniyete göre belirlediği parasal sonuç (TBK m.331)
Kiraya verenin ağır aykırılığıHaklı fesihGenel hükümlere göre zarar (TBK m.112)

Kira Alacağının Hesabı: Makul Süre, Yan Giderler ve İndirimler

Makul süre sorumluluğunun kapsamı kira sözleşmesinden doğan borçlardır; bu nedenle kiracı makul süre boyunca yalnızca kira bedelinden değil, sözleşmeyle üstlendiği aidat gibi yan giderlerden de sorumlu olur. Makul süre, kiralananın anahtarının kiraya verene teslim edildiği veya teslim iradesinin usulüne uygun biçimde ortaya konulduğu tarihten itibaren hesaplanır. Varsayımsal bir örnekle, aylık kirası 25.000 lira ve aidatı 2.000 lira olan bir konutun kiracısı iki yıllık sözleşmenin sekizinci ayında çıkmış, bilirkişi bölge koşullarına göre makul süreyi üç ay olarak belirlemişse, kira alacağı 81.000 lira olarak hesaplanır.

Bu tutardan TBK m.325/2 uyarınca kiraya verenin elde ettiği ya da elde etmekten kaçındığı yararlar düşülür: kiraya veren ikinci ayın başında kiralananı yeni bir kiracıya teslim etmişse sorumluluk bir ayla sınırlanır; kiracının önerdiği, aynı koşullarla sözleşmeyi devralmaya hazır ve ödeme gücü bulunan bir adayı haklı sebep olmaksızın reddetmişse, bu adayın kiralananı kullanmaya başlayabileceği tarihten sonrası için talep edilemez. Kiracının güvence bedeli, sözleşmenin sona ermesinden sonra bu alacağa mahsup edilebilir (TBK m.342). Makul süreye ilişkin kira alacağı dönemsel bir edim niteliğinde olduğundan beş yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.147).

Varsayımsal hesap

KalemHesapTutar ve dayanak
Aylık kira ve aidat25.000 + 2.00027.000 TL
Makul süreBilirkişi tespiti3 ay (TBK m.325/1)
Brüt talep27.000 × 381.000 TL
Yeni kiracı 2. ayın başında taşındıTalep 1 ayla sınırlı27.000 TL (TBK m.325/2)
Uygun aday haksız reddedildiAdayın başlayabileceği tarihe kadarTBK m.325/1-2
Güvence bedeliAlacağa mahsup; bakiye iadeTBK m.342
ZamanaşımıDönemsel edim5 yıl (TBK m.147)

İşyeri Kiralarında Erken Tahliye: Makul Süre, Tadilat ve Devir Seçeneği

İşyeri kiralarında makul süre, konutlara göre genellikle daha uzun belirlenir; çünkü işyerlerinin nitelikleri, faaliyet türüne uygunluğu ve bölgedeki ticari talep yeniden kiralamayı zorlaştırabilir. Kiracının işyerinde kiraya verenin yazılı rızasıyla yaptığı tadilatlar bakımından, aksi yazılı olarak kararlaştırılmadıkça kiraya veren kiralananın eski durumuna getirilmesini isteyemez; rıza olmadan yapılan değişikliklerde ise kiraya veren kiralananın eski hâle getirilmesini isteyebilir ve bu masraf da erken tahliye alacağıyla birlikte ileri sürülür (TBK m.321). Kiralananın yeni bir kiracıya uygun olmayan özel bir tadilatla bırakılması, makul sürenin uzamasına yol açabileceğinden bu durum bilirkişi incelemesinde ayrıca değerlendirilir.

İşyeri kiracısı için erken tahliyeden daha avantajlı yol çoğu zaman kira ilişkisinin devridir. Kiracı kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça kira ilişkisini başkasına devredemez; ancak kiraya veren işyeri kiralarında haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamaz ve devirle birlikte devralan sözleşmede kiracının yerine geçer (TBK m.323). Devreden kiracı, sözleşmenin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu kalsa da, makul süre kira borcu ve yeniden kiralama belirsizliği ortadan kalkar. Kiraya verenin haklı sebep olmaksızın devre rıza vermemesi, kiracının önerdiği uygun devralan bakımından TBK m.325/1’deki sonuçla birlikte değerlendirilerek kiracının sorumluluğunu sona erdirebilir.

Usul: Arabuluculuk, Görev, İcra Takibi ve Güvence Bedelinin Serbest Bırakılması

Erken tahliyeden doğan kira alacağı kira ilişkisinden kaynaklandığından, kiraya veren alacak davası açmadan önce arabulucuya başvurmak zorundadır ve kira ilişkisinden doğan davalar değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür (HUAK m.18/B, HMK m.4). Kiraya veren dava yerine ilamsız icra takibi de başlatabilir; kiralanan boşaltılmış olduğundan tahliye talepli takip değil, genel haciz yoluyla ilamsız takip söz konusudur (İİK m.58 vd.). Kiracının itirazı üzerine kiraya veren itirazın iptali davası açabilir (İİK m.67); ancak makul sürenin ve miktarın yargılamayla belirlendiği durumlarda alacak likit sayılmayabileceğinden, icra inkâr tazminatı talebi her dosyada kabul görmez.

Konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence bedeli olarak para veya kıymetli evrak verilmişse, kiraya veren bunları kiracının onayı olmaksızın çekemeyeceği şekilde bir bankaya yatırır; banka, güvenceyi ancak iki tarafın rızası veya icra takibinin kesinleşmesi ya da kesinleşmiş mahkeme kararı üzerine geri verebilir. Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesinden başlayarak üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili dava açtığını veya icra takibi başlattığını bankaya yazılı olarak bildirmezse, banka kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür (TBK m.342). Erken tahliye dosyalarında sözleşmenin hangi tarihte sona erdiği tartışmalı olabileceğinden, kiracının anahtar teslim tarihini ve kiraya verenin bu tarihten sonraki üç aylık süre içinde bankaya bildirim yapıp yapmadığını takip etmesi gerekir.

Usul unsurları

KonuKuralDayanak
Dava şartıArabuluculukHUAK m.18/B
Görevli mahkemeSulh hukuk; değere bakılmazHMK m.4
İcra takibiGenel haciz yoluyla ilamsız takipİİK m.58 vd.
İtiraz hâlindeİtirazın iptali; inkâr tazminatı likiditeye bağlıİİK m.67
Güvence bedelinin iadesiSona ermeden 3 ay içinde bildirim yoksa kiracıyaTBK m.342
Anahtar teslimi reddedilirseTevdi yeri tayiniTBK m.107

Erken tahliyede kiracı kalan sürenin değil, makul sürenin kirasından sorumludur; kiraya veren de zararı azaltmakla yükümlüdür.

TBK m.325’e göre borç, kiralananın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre için devam eder; uygun yeni kiracı önerilirse borç sona erer, kiraya verenin elde ettiği veya kaçındığı yararlar alacaktan düşülür. Kiracı fesih bildirim sürelerine uymuşsa veya ayıp ya da önemli sebep nedeniyle haklı olarak feshetmişse makul süre sorumluluğu doğmaz. Erken tahliye alacağı veya savunmanız için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: önemli sebeple fesih · erken çıkış cezası ve TBK m.346 · cezai şart kayıtları · kira ilişkisinin devri · tahliyeden sonra hasar ve hesaplaşma · gösterim için katlanma yükümü

Sıkça Sorulan Sorular

Kiracı kira süresi bitmeden evi boşaltırsa ne olur?

Türk Borçlar Kanunu m. 325 uyarınca bu durum erken tahliye sayılır. Kiracının kira ve aidat borcu, taşınmaz boşaldığı anda sona ermez; kiralananın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul bir süre boyunca devam eder.

Erken tahliyede kiracı ne kadar süre kira öder?

Kiracı, taşınmazın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre boyunca kira ve aidattan sorumludur. Sözleşmede özel bir ihbar süresi kararlaştırılmışsa, makul süre olarak bu süre esas alınabilir.

Erken tahliyede aidat (ortak gider) da ödenir mi?

Evet. Yargıtay uygulamasına göre kira borcu gibi aidat (ortak gider) borcu da makul süre boyunca devam eder; kiracı bu süre için hem kiradan hem aidattan sorumlu olur.

Ev sahibi erken tahliye durumunda ne yapmalıdır?

Kiraya veren, zararın artmasını önlemek için taşınmazı yeniden kiraya verme konusunda makul çaba göstermelidir. Bu çabayı göstermezse kiracının sorumluluğu sınırlanabilir.

Makul süre nasıl belirlenir?

Makul süre, taşınmazın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği süredir ve somut olaya göre değişir. Sözleşmede özel bir ihbar süresi varsa bu süre esas alınabilir.

Evi erken boşaltan kiracı ceza öder mi?

Kural olarak bir ‘ceza’ ödenmez; kiracının yükümlülüğü, konutun benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süreyle sınırlı kira bedelidir. Sözleşmede geçerli bir cezai şart kararlaştırılmışsa bu ayrıca değerlendirilir.

Kiracı yeni kiracı bulursa sorumluluktan kurtulur mu?

Evet. TBK m.325 uyarınca kiracı; ödeme gücüne sahip ve kiraya verenin kabul etmesi beklenebilecek yeni bir kiracı bulursa, kira sözleşmesinden doğan borçları sona erer.

Post by Av. Fatma Öztürk