Kira Sözleşmelerinde Cezai Şart ve Muacceliyet Kaydı Yasağı (TBK 346)
25 Temmuz 2026

Kira Sözleşmelerinde Cezai Şart ve Muacceliyet Kaydı Yasağı (TBK 346)

Sözleşmenizde cezai şart veya muacceliyet kaydı mı var?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Türkiye’deki kira sözleşmelerinin büyük bölümünde hâlâ şu ibareye rastlanır: “Kiracı bir ay kirayı ödemezse, sözleşme sonuna kadarki tüm kiralar muaccel olur ve ayrıca cezai şart ödenir.” Matbu sözleşme formlarından kopyalanan bu hüküm, imzalayan tarafları yıllarca yanlış bir hukuki tabloya inandırmıştır. Oysa Türk Borçlar Kanunu’nun 346. maddesi bu tür kayıtları kesin olarak geçersiz saymaktadır.

Bu rehberde TBK m.346’nın kapsamını, hangi kayıtların geçersiz olduğunu, hangilerinin ayakta kaldığını, ticari kiracılar bakımından 1 Temmuz 2020 dönüm noktasını ve geçersiz kayda dayalı takiplerde izlenecek yolu ele alıyoruz.

Hükmün Metni

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — Madde 346 (Kiracı aleyhine düzenleme yasağı)

“Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.”

Madde iki ayrı yasak içerir. Birincisi genel yasak: kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında herhangi bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. İkincisi özel yasak: kira bedelinin zamanında ödenmemesine bağlanan ceza koşulu ile sonraki kiraların muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir. “Özellikle” ifadesi, ikinci yasağın birincinin bir örneği olduğunu gösterir; yani genel yasak daha geniştir.

Yasağın Amacı ve Hukuki Niteliği

Düzenlemenin amacı, kira ilişkisinde ekonomik bakımdan daha zayıf konumdaki kiracının aşırı mali yük altına sokulmasını önlemek ve kira alacağının tahsili için kanunda öngörülen yolların dışına çıkılmasını engellemektir. Muacceliyet kaydı, kiracının aylık ödeme rejimini bir anda toplu borca dönüştürerek ağır bir yük yarattığı için özellikle yasaklanmıştır.

TBK m.346 emredici bir hükümdür. Taraflar sözleşmeyle bu kurala aykırı düzenleme yapamaz. Aykırı hükümlerin yaptırımı TBK m.27 anlamında kesin hükümsüzlüktür: aykırı kayıt doğar doğmaz hükümsüzdür, sonradan geçerli hâle gelmez ve hâkim tarafından resen dikkate alınır. Yargıtay’ın 12., 3. ve 6. Hukuk Daireleri içtihatları maddenin emredici niteliğini istikrarlı biçimde kabul etmektedir.

Kiracının kabulü sonucu değiştirmez

Kiracının sözleşmeyi okuyup imzalamış olması, hatta kaydı bilerek kabul ettiğini beyan etmesi, geçersizliği ortadan kaldırmaz. Kesin hükümsüzlük, tarafların iradesiyle giderilebilecek bir sakatlık değildir.

Yasağın Kapsamı ve Sınırları

Koruma her kira ilişkisinde değil, kanunda sayılan kira türlerinde geçerlidir.

Yasağın kapsamı

KonuKuralNot
Kapsam içiKonut ve çatılı iş yeri kiralarıKoruma var
Kapsam dışıArsa, depo, çatısız iş yeri, ürün kirasıGenel hükümler
Kapsam tespitiFiilî kullanım ve yapının niteliğiSomut değerlendirme
Kiracı aleyhineCezai şart ve muacceliyet geçersizEmredici
Kiraya veren aleyhineKayıt geçerli olabilirYasak tek yönlü
Erken tahliyeMakul süre kirası istenebilirCezai şart değil
Gecikme faiziİstenebilirAyrı kavram
Yan giderlerSözleşmeyle düzenlenebilirSınırlar içinde
UyuşmazlıktaÖnce kapsam belirlenirKoruma buna bağlı

İkinci ve dokuzuncu satırlar en kritik ayrımdır: koruma konut ve çatılı iş yeri kiralarına özgüdür; arsa, depo veya çatısız iş yeri kiralarında cezai şart ve muacceliyet kayıtları geçerli olabilir. Bu nedenle uyuşmazlıkta önce kiralananın hangi kategoriye girdiği belirlenir. Beşinci satır ise yasağın tek yönlü olduğunu gösterir — koruma kiracı lehinedir.

Kira ve tahliye rehberlerimiz: temerrüt ve iki haklı ihtar · tahliye taahhüdü · tahliye sebepleri · cezai şart ve muacceliyet yasağı · görevli ve yetkili mahkeme · icra yoluyla tahliye

Hangi Kayıtlar Geçersiz? Somut Örnekler

Kira sözleşmesindeki tipik kayıtların geçerlilik durumu

Sözleşmedeki ibareHukuki durumGerekçe
“Kira geç ödenirse her gün için %X ceza ödenir”GeçersizÖdememe hâline bağlı ceza koşulu — TBK m.346/2
“Bir ay ödenmezse sözleşme sonuna kadarki kiralar muaccel olur”GeçersizMuacceliyet kaydı — TBK m.346/2
“İki ay üst üste gecikmede tüm bedel muaccel olur”GeçersizMuacceliyet kaydının başka bir biçimi
“Sözleşme bitmeden çıkarsa 3 aylık cezai şart öder”Geçerliliği ciddi biçimde tartışmalıTBK m.325’teki kanuni sorumluluğu aşan götürü ceza, kira ve yan gider dışında ödeme yükümlülüğü olarak TBK m.346/1 kapsamında değerlendirilebilir
“Hava parası / peştamallık olarak X TL ödenir”GeçersizKira ve yan gider dışında ödeme — TBK m.346/1
“Kiracı yönetim aidatını öder”GeçerliAidat, kararlaştırılmışsa yan gider niteliğindedir
“Gecikmede yasal temerrüt faizi işler”GeçerliTemerrüt faizi ayrı bir kurumdur — TBK m.120
“Sözleşmeye aykırı kullanımda cezai şart ödenir”Kural olarak geçerliÖdememe hâli dışındaki cezai şart m.346 kapsamı dışındadır

Kritik Ayrım: Temerrüt Faizi Cezai Şart Değildir

Uygulamada en çok karıştırılan nokta budur. TBK m.346 cezai şartı yasaklarken, kiraya verenin gecikme nedeniyle uğradığı zararı tamamen karşılıksız bırakmaz. Temerrüt faizi, TBK m.120 çerçevesinde kanuni bir haktır ve talep edilebilir.

Fark şuradadır: cezai şart, zararın varlığından bağımsız olarak önceden kararlaştırılmış bir yaptırımdır ve ceza niteliği taşır. Temerrüt faizi ise gecikmenin kanuni sonucudur, oranı kanunla belirlenir ve ceza değil tazmin işlevi görür. Bu nedenle kira bedelini geç ödeyen kiracıdan yasal temerrüt faizi istenebilir; ancak “günlük %1 ceza” gibi kayıtlar geçersizdir.

Geçersiz bir kayda dayalı takiple mi karşılaştınız?
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Ticari Kiracılar ve 1 Temmuz 2020 Dönüm Noktası

TBK yürürlüğe girerken, konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin bazı hükümlerin kiracısı tacir veya tüzel kişi olan işyeri kiraları bakımından uygulanması geçici olarak ertelenmişti. Bu erteleme 1 Temmuz 2020 tarihinde sona ermiştir.

Bu tarihten itibaren TBK m.346, ticari kiracılar bakımından da tam olarak uygulanır. Dolayısıyla sözleşmelere eklenen muacceliyet kayıtları ve cezai şartlar, tacir kiracılar yönünden de kendiliğinden geçersiz hâle gelmiştir. Bugün hâlâ ticari kira sözleşmelerinde karşılaşılan “iki ay üst üste gecikmede sözleşme bedelinin tamamı muaccel olur” ibaresi artık hukuken sonuç doğurmaz.

Erteleme dönemine ilişkin uyuşmazlıklar

1 Temmuz 2020 öncesi dönemde tacir kiracılar bakımından erteleme nedeniyle muacceliyet şartının geçerli sayıldığı yönünde kararlar bulunmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlığın hangi döneme ilişkin olduğu ve kiracının sıfatı (tacir/tüzel kişi mi, gerçek kişi mi) mutlaka ayrıca değerlendirilmelidir.

Geçersiz Muacceliyet Kaydına Dayalı Takip: Pratik Sonuç

Kiraya veren, muacceliyet kaydına dayanarak yalnızca ödenmeyen bir aylık kirayı değil, sözleşme sonuna kadarki tüm kiraları talep ederek icra takibi başlatabilir. Bu durumda ne olur?

Mahkeme, TBK m.346 gereği muacceliyet ve cezai şart koşullarını geçersiz sayar ve yalnızca gerçekten muaccel hâle gelmiş kira alacağına hükmeder. Bir örnekte, kiralayan sözleşmedeki muacceliyet ve cezai şart koşuluna dayanarak sözleşme sonuna kadarki beş aylık kira ile cezai şartı talep etmiş; mahkeme bu koşulları geçersiz sayarak yalnızca ödenmeyen tek aylık kira bedeline hükmetmiş, muacceliyete dayalı tahliye talebini de konusuz görmüştür.

Geçersiz kayda dayalı takipte izlenecek yol

AdımKiracı için yapılması gerekenSüre / dikkat
1. Ödeme emrini inceleyinTalep edilen kalemleri ayırın: gerçekten muaccel kira / muacceliyete dayalı kısım / cezai şartTebliğ tarihini not edin
2. Süresinde itiraz edinİcra dairesine borca itiraz; geçersiz kalemleri ayrıca belirtinYasal itiraz süresi kaçırılırsa takip kesinleşir
3. Kısmi mi tam mı itirazMuaccel olan gerçek kira borcunu kabul edip kalanına itiraz kısmi itirazdırKısmi itirazda kabul edilen kısım kesinleşir
4. Geçersizliği ileri sürünTBK m.346 ve m.27 kesin hükümsüzlük gerekçesiyle savunmaEmredici olduğu için hâkim resen de gözetir
5. Tahliye talebini ayrıştırınMuacceliyete dayalı tahliye ile temerrüde dayalı tahliyeyi karıştırmayınTemerrüt için TBK m.315 usulü ayrıca işletilmelidir

Kiraya Veren Alacağını Nasıl Güvence Altına Alır?

TBK m.346 kiraya vereni korumasız bırakmaz; yalnızca güvenceyi kanunun izin verdiği araçlara yönlendirir:

  • Depozito (güvence bedeli): Konut ve çatılı işyeri kiralarında en çok üç aylık kira bedeli ile sınırlıdır (TBK m.342).
  • Kefalet: TBK m.583 el yazısı ve m.584 eş rızası şartlarına uygun kurulmuş kefalet geçerli bir güvencedir.
  • Temerrüt faizi: TBK m.120 uyarınca yasal faiz talep edilebilir.
  • Temerrüde dayalı tahliye: TBK m.315 uyarınca en az 30 günlük ödeme süreli ihtar çekilerek fesih ve tahliye yoluna gidilebilir.
  • İki haklı ihtar: TBK m.352/2 kapsamında bir kira yılı içinde iki haklı ihtar yapılmışsa, kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açılabilir.
Kefil de geçersiz kalemden sorumlu değildir

Kefalet fer’i nitelikte bir borçtur; asıl borç doğmamışsa kefalet de o kalem bakımından hüküm doğurmaz. Bu nedenle TBK m.346 uyarınca geçersiz olan cezai şart ve muacceliyet alacağı için kefile başvurulamaz.

Sözleşme Yapılırken Nelere Dikkat Edilmeli?

  1. Matbu sözleşme formlarındaki cezai şart ve muacceliyet maddelerini silin; geçersiz kayıt tutmak yalnızca uyuşmazlık doğurur.
  2. Yan giderleri (aidat, ısınma, su) açıkça ve ayrı ayrı düzenleyin; belirsizlik kiracı lehine yorumlanır.
  3. Depozitoyu üç aylık kira sınırını aşmayacak biçimde belirleyin.
  4. Kefalet alınacaksa şekil şartlarına titizlikle uyun.
  5. Gecikme için “yasal temerrüt faizi işler” ifadesini kullanın; sözleşmesel bir oran belirlenecekse TBK m.120’deki üst sınırı aşmayın.
  6. Genel işlem koşulu niteliğindeki matbu hükümlerin ayrıca TBK m.20-25 denetimine tabi olduğunu unutmayın.

Kapsamın Belirlenmesi: TBK m.339 ve Çatılı İşyeri Kavramı

TBK m.346, konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin özel hükümler arasında yer aldığından, önce kiralananın bu kapsama girip girmediği belirlenmelidir. Bu özel hükümler, konut ve çatılı işyeri kiralarında uygulanır; kiralananla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da geçerlidir; ancak niteliği gereği geçici kullanılmak üzere altı ay veya daha kısa süreli olarak kiraya verilen konut ve çatılı işyerleri hakkında uygulanmaz (TBK m.339). Çatılı işyeri kavramı, üstü kapalı ve dış etkilere karşı korunaklı bir yapı içinde yürütülen ticari, mesleki veya sınai faaliyet yerlerini kapsar; dükkân, büro, mağaza, atölye ve kapalı depo bu niteliktedir.

Kiralananın bir kısmının çatılı, bir kısmının açık alan olduğu karma kiralarda, sözleşmenin asıl amacına ve kira bedelinin hangi bölüm için ödendiğine bakılır. Örneğin bir akaryakıt istasyonunun büro ve market binası çatılı işyeri niteliği taşısa da, sözleşmenin ağırlığı açık alan kullanımında ise değerlendirme farklılaşabilir. Ürün veren bir şeyin veya işletmenin kullanılmasının ve ürünlerinin devşirilmesinin bırakıldığı sözleşmeler ise ürün kirası hükümlerine tabidir (TBK m.357 vd.) ve TBK m.346’nın koruması bu sözleşmelere kendiliğinden uygulanmaz. Kapsam dışında kalan kiralarda cezai şart ve muacceliyet kayıtları genel hükümlere göre değerlendirilir; bu durumda da aşırı ceza koşulunun hâkimce indirilmesi mümkündür (TBK m.182/3).

Kiralananın niteliğine göre TBK m.346’nın uygulanması

KiralananTBK m.346Dayanak
KonutUygulanırTBK m.339
Dükkân, büro, mağaza, kapalı depoUygulanırTBK m.339
Altı ay veya daha kısa geçici kullanımUygulanmazTBK m.339
Arsa, açık otopark, açık alanUygulanmaz; genel hükümlerTBK m.299 vd.
Ürün kirası (işletme, bağ, bahçe)Uygulanmaz; ürün kirası hükümleriTBK m.357 vd.
Karma kiraAsıl amaç ve bedelin karşılığına göreYargı uygulaması
Kapsam dışında aşırı cezaHâkim indirirTBK m.182/3

Kesin Hükümsüzlük ve Kira Sözleşmesinin Ayakta Kalması: TBK m.27

Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür (TBK m.27/1). TBK m.346’ya aykırı cezai şart ve muacceliyet kayıtları bu yaptırıma tabidir. Ancak sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez; bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur (TBK m.27/2). Kiraya veren bu ikinci kurala dayanarak, muacceliyet kaydı olmasaydı kiralamayacağını ve bu nedenle kira sözleşmesinin bütünüyle düşmesi gerektiğini ileri sürebilir.

Bu savunma TBK m.346 bakımından kabul görmez; çünkü hüküm kiracıyı korumak amacıyla konulmuştur ve kira sözleşmesinin bütünüyle hükümsüz sayılması, korunmak istenen kiracıyı kiralananı kaybetme sonucuyla karşı karşıya bırakarak hükmün amacını ortadan kaldırır. Koruma amaçlı emredici hükümlere aykırılıkta kısmi hükümsüzlüğün esas alınması ve sözleşmenin geri kalanıyla ayakta tutulması bu nedenle gereklidir. Kiraya verenin geçersiz kayıt dışındaki hakları, özellikle kira bedeli, yan giderler, temerrüt faizi ve kanuni tahliye sebepleri ise aynen korunur.

Hükümsüzlüğün sonuçları

KonuSonuçDayanak
Cezai şart ve muacceliyet kaydıKesin hükümsüzTBK m.27/1, m.346
Kira sözleşmesinin diğer hükümleriGeçerliliğini korurTBK m.27/2
Kiraya verenin ‘bu kayıt olmasa kiralamazdım’ savunmasıKoruma amacı nedeniyle sonuç doğurmazTBK m.346’nın amacı
Hâkimin tutumuKendiliğinden gözetirKesin hükümsüzlük
Kiracının sonradan onayıGeçersizliği gidermezKesin hükümsüzlük

Muacceliyet Kaydı ile Peşin Kira Arasındaki Fark: TBK m.314

Kiracı, aksine anlaşma veya yerel âdet yoksa, kira bedelini ve gerekiyorsa yan giderleri her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür (TBK m.314). Bu hüküm emredici değildir; taraflar kira bedelinin her ayın başında, üç ayda bir veya yıllık peşin ödenmesini kararlaştırabilir. Peşin kira kaydı, kiracının ödeme zamanını baştan belirleyen geçerli bir anlaşmadır ve TBK m.346 kapsamında değildir; çünkü kiracıya kira bedeli dışında bir yük getirmez ve ödememe hâline bağlanmış bir yaptırım içermez.

Muacceliyet kaydı ise aylık ödeme düzeni kararlaştırılmış bir sözleşmede, bir taksitin ödenmemesini yaptırım olarak kullanıp vadesi gelmemiş sonraki taksitleri de derhâl istenebilir kılar. Ayrım, kaydın ödeme zamanını mı belirlediğine yoksa ödememeye bir yaptırım mı bağladığına göre yapılır. “Kira bedeli yıllık peşin ödenir” kaydı geçerlidir; “aylık ödenen kiralardan biri geciktiğinde yılın kalan kiraları peşin ödenir” kaydı ise görünüşte ödeme zamanı düzenlemesi olsa da, işlevi bakımından muacceliyet kaydıdır ve geçersizdir. Kira sözleşmesinin yenilendiği dönemlerde peşin ödeme koşulunun sonradan getirilmesi ise kiracı aleyhine değişiklik yasağı çerçevesinde ayrıca değerlendirilir (TBK m.343).

Ödeme zamanına ilişkin kayıtlar

KayıtNitelikGeçerlilik
Kira her ayın sonunda ödenirKanuni kuralGeçerli (TBK m.314)
Kira her ayın başında ödenirÖdeme zamanı anlaşmasıGeçerli
Kira yıllık peşin ödenirÖdeme zamanı anlaşmasıGeçerli
Bir taksit gecikirse kalan kiralar peşin ödenirÖdememeye bağlanan yaptırımGeçersiz (TBK m.346)
Yenilemede sonradan peşin ödeme şartıDeğişiklikTBK m.343 denetimi

Kiraya Verenin Kanuni Güvencesi: Hapis Hakkı (TBK m.336-338)

Cezai şart ve muacceliyet kaydının yasaklanmasına karşılık kanun, taşınmaz kiralarında kiraya verene önemli bir aynî nitelikte güvence tanımıştır. Taşınmaz kiralarında kiraya veren, işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kira bedelinin güvencesi olmak üzere, kiralananda bulunan ve kiralananın döşenmesine veya kullanılmasına yarayan taşınırlar üzerinde hapis hakkına sahiptir; hapis hakkı, alt kiracının asıl kiracıya olan kira borcunu aşmamak üzere alt kiracının kiralanana getirdiği aynı nitelikteki taşınırları da kapsar, ancak kiracının haczedilemeyen malları üzerinde kullanılamaz (TBK m.336).

Kiraya veren, üçüncü kişilere ait olup kiracının kiralanana getirdiği taşınırlar üzerinde de, bu taşınırların üçüncü kişiye ait olduğunu bilmiyorsa veya bilmesi gerekmiyorsa hapis hakkını kullanabilir (TBK m.337). Kiracı kiralananı terk etmek veya kiralanandaki taşınırları götürmek isterse, kiraya veren alacağını güvence altına almak için gerekli olan taşınırları, icra dairesinin yardımıyla kendi sorumluluğu altında alıkoyabilir; gizlice veya zorla götürülen taşınırlar ise götürülmelerinden başlayarak kanunda öngörülen süre içinde icra dairesinin yardımıyla geri getirilebilir (TBK m.338). Hapis hakkının kullanılması için icra dairesinden hapis hakkı defterinin tutulması istenir (İİK m.268). Bu kurum, geçersiz bir muacceliyet kaydına dayanmaktan çok daha etkili ve kanuna uygun bir güvence sağlar.

Hapis hakkının unsurları

UnsurKuralDayanak
Güvence altına alınan alacakİşlemiş bir yıllık ve işlemekte olan altı aylık kiraTBK m.336
KonuKiralananda bulunan ve döşenmesine veya kullanılmasına yarayan taşınırlarTBK m.336
Alt kiracının eşyasıAlt kira borcunu aşmamak üzereTBK m.336
Haczedilemeyen mallarHapis hakkı kullanılamazTBK m.336
Üçüncü kişinin eşyasıKiraya veren iyiniyetliyseTBK m.337
Eşyanın götürülmesiİcra dairesinin yardımıyla alıkoyma ve geri getirmeTBK m.338
UsulHapis hakkı defteri tutulmasıİİK m.268

Yasağın Tek Yönlülüğü: Kiraya Veren Aleyhine Ceza Koşulu

TBK m.346 yalnızca kiracıyı korur; kiraya verenin borçlarına aykırılık hâlinde ödeyeceği bir ceza koşulu bu yasağın kapsamına girmez. Örneğin kiraya verenin kiralananı kararlaştırılan tarihte teslim etmemesi, sözleşme süresi dolmadan kanuni bir sebep olmaksızın kiracıyı çıkarmaya çalışması veya kiracının kullanımını engellemesi hâlinde belirli bir tutar ödeyeceğine ilişkin kayıtlar kural olarak geçerlidir. Bu kayıtlar ceza koşuluna ilişkin genel hükümlere tabidir: alacaklı kiracı zarara uğramamış olsa bile cezayı isteyebilir (TBK m.180) ve hâkim aşırı gördüğü cezayı indirebilir (TBK m.182/3); kiraya veren tacir ise indirim isteyemez (TTK m.22).

Karşılıklı ceza koşulu içeren matbu sözleşmelerde, kiracı aleyhine olan kısmın geçersizliği kiraya veren aleyhine olan kısmı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kiraya veren, kiracıya karşı kullanamadığı bir cezanın kendi aleyhine uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürse de, yasağın koruma amacı karşısında bu savunma kural olarak sonuç doğurmaz. Bununla birlikte genel işlem koşulu niteliğindeki kayıtlar her iki taraf bakımından da yazılmamış sayılma ve içerik denetimine tabidir; kiraya veren aleyhine cezanın karşı tarafça dayatılmış bir kayıt olmadığı durumlarda bu denetim kiraya verenin lehine işlemez (TBK m.20-25).

Zaman Bakımından Uygulama: 6217 Sayılı Kanun ve Tacir Kiracılar

Kiracısı tacir veya özel ya da kamu hukuku tüzel kişisi olan işyeri kiralarında TBK’nın 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354. maddeleri, 6353 sayılı Kanun’la değişik 6217 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca 01.07.2012 tarihinden itibaren sekiz yıl süreyle uygulanmamış ve bu dönemde kira sözleşmesinde bu maddelere ilişkin hususlarda sözleşme serbestisi geçerli olmuş, sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmıştır. Erteleme 01.07.2020 tarihinde sona ermiştir.

Bu nedenle tacir veya tüzel kişi kiracılı işyeri kiralarında bir muacceliyet veya cezai şart kaydının akıbeti, talep edilen alacağın hangi döneme ait olduğuna göre değerlendirilmelidir. 01.07.2020 öncesinde muaccel olmuş ve kayda dayanılarak talep edilmiş alacaklar bakımından erteleme dönemindeki sözleşme serbestisi gündeme gelirken, bu tarihten sonraki dönemlere ilişkin olarak aynı kayda dayanılması TBK m.346 karşısında sonuç doğurmaz. Kiracının gerçek kişi ve tacir olmadığı işyeri kiraları ile bütün konut kiraları ise erteleme kapsamında hiç yer almamış ve TBK m.346, Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren bu kiralarda uygulanmıştır.

Kiracının sıfatına ve döneme göre TBK m.346

Kiracı ve kiralanan01.07.2012 – 01.07.202001.07.2020 sonrası
Konut kiracısıUygulanırUygulanır
Tacir olmayan gerçek kişi, çatılı işyeriUygulanırUygulanır
Tacir veya tüzel kişi, çatılı işyeriUygulanmaz; sözleşme serbestisiUygulanır
Erteleme dönemindeki eksik hükümMülga Borçlar Kanunu—
Dayanak6217 s.K. geçici m.2 (6353 s.K. değişik)Erteleme sona erdi

Usul: Arabuluculuk, Görevli Mahkeme ve İcra Mahkemesi

Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (HUAK m.18/B); cezai şart veya muacceliyet kaydına dayanan alacak davası, bu kayıtların geçersizliğinin tespiti ve kira ilişkisinden doğan menfi tespit davaları da bu kapsamdadır. Kira ilişkisinden doğan davalar, değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.4). Kiraya veren geçersiz kayda dayanarak icra takibi başlatmışsa, itirazın iptali davası da sulh hukuk mahkemesinde açılır; kiralananın tahliyesine ilişkin ihtarlı takipte ise kiraya veren itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi icra mahkemesinden isteyebilir (İİK m.269/c).

İcra mahkemesinde yapılan inceleme belgelerle sınırlı ve dar kapsamlı olsa da, TBK m.346’ya aykırı kayıtların kesin hükümsüzlüğü kendiliğinden gözetileceğinden, icra mahkemesi de geçersiz kayda dayanan kalemler bakımından itirazın kaldırılmasına karar veremez. Kiracının itirazında hangi kalemin gerçekten muaccel kira bedeli olduğunu, hangisinin muacceliyet kaydına veya cezai şarta dayandığını ayrı ayrı göstermesi, hem icra mahkemesindeki incelemeyi hem de sonraki itirazın iptali davasını kolaylaştırır. Muacceliyete dayanan kısım için verilen tahliye kararı, gerçekten muaccel olan kira bedelinin süresinde ödenmesiyle sonuç doğurmaz.

TBK m.346, kiraya verene alacağını tahsil etmeyi değil, kiracıyı cezalandırmayı yasaklar.

Konut ve çatılı işyeri kiralarında ödememeye bağlanan ceza koşulu ve muacceliyet kaydı kesin hükümsüzdür, kira sözleşmesi ise ayakta kalır. Kiraya verenin elinde temerrüt faizi, geçerli depozito ve kefalet, hapis hakkı ile TBK m.315 ve m.352/2 tahliye yolları vardır. Kapsam dışı kiralarda aşırı ceza hâkimce indirilir. Kira sözleşmenizdeki cezai şart ve muacceliyet kayıtlarının değerlendirilmesi için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: muacceliyet kaydına dayalı takipte kiracının yolları · bağlantılı sözleşme yasağı · hava parası · yenilemede kiracı aleyhine değişiklik · erken tahliye ve önemli sebeple fesih · kiracının iflası ve güvence

Sık Sorulan Sorular

Kira sözleşmesindeki cezai şart geçerli midir?

Kira bedelinin zamanında ödenmemesine bağlanan cezai şart TBK m.346 uyarınca geçersizdir. Ödememe hâli dışındaki bir aykırılığa (örneğin sözleşmeye aykırı kullanıma) bağlanan cezai şart ise madde kapsamı dışında kalır ve kural olarak geçerliliğini korur.

Muacceliyet kaydı nedir, neden geçersiz sayılıyor?

Muacceliyet kaydı, bir kira taksitinin ödenmemesi hâlinde henüz vadesi gelmemiş sonraki kiraların da derhal istenebilir hâle geleceğini öngören sözleşme hükmüdür. Kiracının aylık ödeme rejimini toplu bir borca dönüştürerek ağır yük yarattığı için TBK m.346 ile yasaklanmıştır.

Kiracı bu kaydı imzaladıysa yine de geçersiz mi?

Evet. TBK m.346 emredici bir hükümdür ve aykırı kayıtların yaptırımı TBK m.27 anlamında kesin hükümsüzlüktür. Kiracının imzası veya açık kabulü geçersizliği gidermez; hâkim bu durumu resen dikkate alır.

Gecikme faizi de yasak mı?

Hayır. Temerrüt faizi TBK m.120 çerçevesinde kanuni bir haktır ve cezai şarttan farklı bir kurumdur. Kira bedelini geç ödeyen kiracıdan yasal temerrüt faizi talep edilebilir.

Ticari kira sözleşmelerinde muacceliyet kaydı geçerli mi?

1 Temmuz 2020 tarihinden itibaren hayır. Bu tarihe kadar süren erteleme sona erdiğinden, TBK m.346 kiracısı tacir veya tüzel kişi olan işyeri kiralarında da tam olarak uygulanır. Erteleme dönemine ilişkin uyuşmazlıklarda ise dönem ve kiracı sıfatı ayrıca değerlendirilir.

Hava parası TBK m.346 kapsamında mı?

Evet. Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceğinden, hava parası veya peştamallık adı altında talep edilen bedellerin geçerliliği bulunmamaktadır.

Aidat ödemesi kira bedeli dışı ödeme sayılır mı?

Hayır. Aidat ve benzeri ortak gider katkıları, sözleşmede kararlaştırılmışsa yan gider niteliğindedir ve m.346 yasağı kapsamına girmez. Yan giderlerin sözleşmede açıkça düzenlenmesi uyuşmazlığı önler.

Geçersiz muacceliyete dayalı takip yapılırsa ne olur?

Mahkeme muacceliyet ve cezai şart koşullarını geçersiz sayar ve yalnızca gerçekten muaccel hâle gelmiş kira alacağına hükmeder. Muacceliyete dayandırılan tahliye talebi de bu durumda sonuç doğurmaz.

Kefil geçersiz cezai şarttan sorumlu tutulabilir mi?

Hayır. Kefalet fer’i nitelikte olduğundan, asıl borç geçersizse kefalet de o kalem bakımından hükümsüz kalır. Geçersiz cezai şart ve muacceliyet alacağı için kefile başvurulamaz.

Sözleşmenizi TBK m.346 yönünden incelettirin
Hukukçular Evi Ankara — durumunuza özel değerlendirme için bize ulaşın.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp’tan Yazın

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğinden, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk