Sözleşmede “Bir Ay Ödemezsen Tüm Yıl Muaccel + Cezai Şart” Yazıyor – Geçerli mi?
25 Temmuz 2026

Sözleşmede “Bir Ay Ödemezsen Tüm Yıl Muaccel + Cezai Şart” Yazıyor – Geçerli mi?

Ne yaşandı?

Bir kira sözleşmesinde, kiracı kira bedelini zamanında ödemezse hem cezai şart (ek bir ceza) ödeyeceği hem de kalan ayların kirasının tamamının muaccel (hemen istenebilir) hâle geleceği yazıyor. Kiracı, bu maddelerin kendisini bağlayıp bağlamadığını merak ediyor.

Hukuki durum

Türk Borçlar Kanunu m. 346, kiracıyı koruyan emredici bir hükümdür. Buna göre, kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu (cezai şart) ödeneceğine ya da sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına (hepsinin birden isteneceğine) ilişkin anlaşmalar geçersizdir.

Bu nedenle sözleşmede böyle maddeler bulunsa dahi, bunlar kiracıyı bağlamaz ve uygulanamaz. Kiraya veren, yalnızca muaccel hâle gelmiş (vadesi gelmiş) kira ve yan giderleri talep edebilir; henüz vadesi gelmemiş ayların tamamını cezai şart ya da muacceliyet kaydına dayanarak isteyemez.

Bu yasak yalnızca konut ve çatılı işyeri kiracısını korur. Kiracının erken çıkış ya da sözleşmeye aykırılıktan doğan ayrı sorumlulukları saklıdır; ancak salt ödemede gecikme, geçersiz bir cezai şarta dayanılarak ek bir yükümlülük doğurmaz.

Ne yapmalısınız?

Sözleşmenizdeki cezai şart ve muacceliyet maddelerinin geçersiz olduğunu bilin; bu maddelere dayanılarak yapılan taleplere karşı itiraz edebilirsiniz. Somut talebinizi ya da savunmanızı bir avukatla değerlendirmeniz yararlı olur.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız ve belirtilen kanun maddelerini güncel metinden teyit etmeniz önerilir.

Sözleşmedeki Bu Kayıtlar Geçerli mi?

Konut ve çatılı iş yeri kiralarında kanun kiracı aleyhine bu tür kayıtları açıkça yasaklamıştır.

Cezai şart ve muacceliyet yasağı

KonuKuralNot
Cezai şartKiracı aleyhine geçersizKonut ve çatılı iş yerinde
Muacceliyet kaydıKalan kiraların tamamının istenmesi geçersizKanuni yasak
DayanakKiracıyı koruyan emredici hükümTBK m.346
Sözleşmede yazsa daHüküm ifade etmezİmzalamış olmanız değiştirmez
Kira ve yan gider dışındaBaşka bir ödeme yükümlülüğü getirilemezGenel kural
İstisna — kapsamÇatılı olmayan iş yeri ve arsa kirasıFarklı rejim
Ödediysenizİadesi istenebilirSebepsiz zenginleşme
Gecikme faiziİstenebilirCezai şarttan farklı
DepozitoKanuni sınırlar içindeAyrı düzenleme

İlk iki satır kuralın özüdür: konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiracı aleyhine düzenlenen cezai şart ve muacceliyet kayıtları, sözleşmede yer alsa dahi geçersizdir. Dördüncü satır bunu tamamlar — kiracının bu kaydı imzalamış olması sonucu değiştirmez, çünkü hüküm kiracıyı korumak amacıyla emredici olarak düzenlenmiştir.

Karşılaştığınızda Ne Yapmalısınız?

Bu tür bir talep geldiğinde ödemeden önce hukuki durumu netleştirin.

Karşılaşınca yol haritası

KonuKuralNot
1. Kapsam kontrolüKonut veya çatılı iş yeri miKoruma buna bağlı
2. Sözleşmeyi okuyunHangi kayıt varSomutlaştırın
3. ÖdemeyinGeçersiz kayda dayalı talepYazılı itiraz edin
4. Yazılı itirazGerekçeyi belirtinKayda geçsin
5. İcra takibi gelirseSüresinde itiraz edinYedi gün
6. Menfi tespitBorçlu olmadığınızın tespitiDava yolu
7. Ödediysenizİstirdat veya iade talebiBir yıl
8. DelilSözleşme, dekont, yazışmaSaklayın
9. Gerçek borçÖdenmemiş kira varsa ayrıca değerlendirilirKarıştırmayın

Beşinci satır en kritik andır: geçersiz muacceliyet kaydına dayanılarak başlatılan icra takibine süresinde itiraz edilmemesi hâlinde takip kesinleşir ve kiracı, geçersiz bir kayda dayanan borcu ödemek zorunda kalabilir. Dokuzuncu satır ise ayrımı korur — cezai şart geçersiz olsa dahi gerçekten ödenmemiş kira borcu varsa o ayrıca istenebilir.

Kira ve tahliye rehberlerimiz: temerrüt ve iki haklı ihtar · tahliye taahhüdü · tahliye sebepleri · cezai şart ve muacceliyet yasağı · görevli ve yetkili mahkeme · icra yoluyla tahliye

TBK 346 Tam Olarak Neyi Yasaklıyor?

TBK m.346 aslında iki şeyi düzenler. Birincisi: kiracıdan kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme (hava parası vb.) istenemez. İkincisi: kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu (cezai şart) ödeneceğine ya da sonraki kiraların muaccel olacağına ilişkin kayıtlar geçersizdir. Bu hüküm emredici (kamu düzenine ilişkin) olduğundan, sözleşmede böyle maddeler bulunsa dahi kiracıyı bağlamaz. Önemli bir ayrım: yasak yalnızca ödememe hâli için konulan cezai şartı kapsar; ödeme dışı başka bir sözleşme ihlaline bağlanan cezai şartlar bu yasağın dışında değerlendirilebilir. Yasak yalnızca konut ve çatılı işyeri kiralarını korur; çatısız işyeri (tarla, açık alan) veya araç gibi taşınır kiraları kapsam dışıdır.

İstisna: Tacir/Tüzel Kişi İşyeri Kiracısı

Kiracının tacir ya da tüzel kişi (şirket, dernek, kamu kuruluşu) olduğu işyeri kiralarında bir dönem farklı uygulanmıştır: TBK m.346’nın bu tür işyeri kiralarına uygulanması 01.07.2012-01.07.2020 arasında 8 yıl ertelenmişti. Bu erteleme döneminde tacir kiracılı işyeri sözleşmelerine muacceliyet ve cezai şart kaydı konulabiliyordu. 01.07.2020 tarihinden itibaren erteleme sona ermiştir; artık bu tür işyeri kiralarında da bu kayıtlar geçersizdir. Buna karşılık normal bir konut kiracısı için yasak her zaman geçerli olmuştur.

Ev Sahibi Bunun Yerine Ne Yapabilir?

Geçersiz kayıtlara dayanamasa da ev sahibinin hakları saklıdır. Ev sahibi; yalnızca vadesi gelmiş kira ve yan giderleri talep edebilir, geciken kira için temerrüt faizi işletebilir (kiracı tacir değilse faiz oranı TBK m.120 sınırına tabidir). Kira ödenmezse TBK m.315 uyarınca yazılı bir ihtarla en az 30 günlük süre verip, bu sürede de ödeme yapılmazsa sözleşmeyi feshedip tahliye davası açabilir. Ayrıca bir kira yılı içinde iki haklı ihtar (TBK m.352) çekilmesi ayrı bir tahliye sebebidir. Ancak hiçbir hâlde ev sahibi kendiliğinden (kilit değiştirerek) tahliye yapamaz.

Kritik Sınır: Bu Yasak Her Kirada Geçerli Değil

Uygulamada en çok gözden kaçan nokta budur. TBK m.346, kanunun konut ve çatılı işyeri kiraları için ayrılmış bölümünde yer alır. Dolayısıyla bu koruma, kiralananın türüne göre değişir; her kira sözleşmesinde otomatik olarak devreye girmez.

TBK m.346 yasağının kapsamı

Kiralananın türüTBK m.346 uygulanır mı?Muacceliyet / cezai şart kaydının durumu
KonutEvetGeçersiz
Çatılı işyeri (dükkân, ofis, mağaza)EvetGeçersiz
Çatılı işyeri — kiracı tacir veya tüzel kişiEvet (1 Temmuz 2020’den itibaren)Geçersiz; erteleme sona ermiştir
Arsa, açık alan, otoparkHayırGenel hükümler uygulanır; kayıt geçerli olabilir
Çatısı olmayan depo, tarla, hobi bahçesiHayırGenel hükümler uygulanır; kayıt geçerli olabilir
Taşınır kirası (araç, makine)HayırGenel hükümler uygulanır
Önce şu soruyu sorun: kiralanan çatılı mı?

Sözleşmenizde muacceliyet maddesi varsa, geçersiz olduğunu varsaymadan önce kiralananın niteliğini belirleyin. Konut veya çatılı işyeri ise koruma altındasınız. Arsa, açık alan veya çatısız depo ise genel hükümler geçerlidir ve kayıt sizi bağlayabilir. Ayrım her zaman göründüğü kadar net değildir; tereddüt hâlinde kapsam rehberimize bakın.

Sözleşmeyi Henüz İmzalamadıysanız

En kolay çözüm, maddeyi baştan çıkarmaktır. Kiraya verene şunu söyleyebilirsiniz: konut ve çatılı işyeri kiralarında bu kayıt zaten hükümsüzdür; sözleşmede kalması kimseye fayda sağlamaz, yalnızca ileride uyuşmazlık doğurur.

Kiraya veren güvence istiyorsa, kanunun izin verdiği araçları önerin: üç aylık kirayı aşmayan depozito, şekil şartlarına uygun kefalet ve gecikme hâlinde yasal temerrüt faizi. Bu üçü hem geçerlidir hem de gerçek koruma sağlar.

İmzaladıysanız Ne Değişir? Hiçbir Şey

Konut veya çatılı işyeri kirasında bu kayıt kesin hükümsüzdür. Kesin hükümsüzlük, tarafların iradesiyle giderilebilecek bir sakatlık değildir: sonradan geçerli hâle gelmez, kiracının imzası veya sonraki ödemeleri kaydı canlandırmaz ve hâkim bu durumu resen dikkate alır.

Bu Maddeye Dayanarak Takip Başlatıldıysa

Ödeme emrinde yalnızca ödenmeyen ay değil, sözleşme sonuna kadarki kiralar ve cezai şart da talep edilmişse izlenecek yol nettir:

  1. Tebliğ tarihini kaydedin. İtiraz süresi buradan işler ve kaçırılırsa takip kesinleşir.
  2. Kalemleri ayırın. Gerçekten muaccel olan kira / muacceliyete dayandırılan kısım / cezai şart — üçünü ayrı ayrı yazın.
  3. İtirazınızı süresinde yapın. Gerçek borcu kabul edip kalanına itiraz ediyorsanız bu kısmi itirazdır; kabul ettiğiniz kısım kesinleşir.
  4. Gerekçeyi açıkça yazın. Kiralananın konut/çatılı işyeri olduğunu, kaydın TBK m.346 uyarınca geçersiz bulunduğunu ve TBK m.27 anlamında kesin hükümsüz olduğunu belirtin.
  5. Tahliye talebini ayrıştırın. Muacceliyete dayandırılan tahliye ile TBK m.315 temerrüde dayalı tahliye farklı yollardır; ikincisi için ayrıca 30 günlük ihtar usulü işletilmiş olmalıdır.
Kefil ve diğer kiracılar için de geçerli

Kefalet fer’i nitelikte olduğundan, geçersiz kalem bakımından asıl borç doğmaz ve kefile başvurulamaz. Aynı şekilde birden fazla kiracının müteselsil sorumluluğu da yalnızca geçerli borç kalemleri için söz konusudur; geçersiz cezai şart hiçbir kiracıdan istenemez.

Kiraya Veren Tarafından Bakış

Bu maddeyi sözleşmede tutmak kiraya verene bir şey kazandırmaz. Geçersiz kayda dayalı takip yalnızca gerçekten muaccel olan alacak kadar sonuç doğurur; aşan kısım için itiraz edilir, süreç uzar ve masraf artar. Alacağı güvence altına almanın doğru yolu, kanunun izin verdiği araçları baştan doğru kurmaktır: sınıra uygun depozito, geçerli kefalet ve gecikmede yasal faiz.

Sık Karıştırılan Üç Kavram

Muacceliyet kaydı, cezai şart ve temerrüt faizi uygulamada birbirine karıştırılır. Oysa hukuki nitelikleri ve geçerlilikleri farklıdır.

  • Muacceliyet kaydı: Bir taksit ödenmezse vadesi gelmemiş sonraki kiraların da derhal istenebilir hâle geleceğini öngörür. Konut ve çatılı işyeri kirasında geçersizdir.
  • Cezai şart: Zararın varlığından bağımsız, önceden kararlaştırılmış bir yaptırımdır. Kira bedelinin zamanında ödenmemesine bağlananı geçersizdir; ödememe dışındaki bir aykırılığa (örneğin sözleşmeye aykırı kullanıma) bağlanan cezai şart madde kapsamı dışındadır.
  • Temerrüt faizi: Gecikmenin kanuni sonucudur, ceza değil tazmin işlevi görür. Geçerlidir ve talep edilebilir; ancak sözleşmeyle olağandışı bir oran belirlenmesi ayrıca denetlenir.
Tek cümlelik ayırt etme kuralı

Talep edilen tutar gecikme süresine göre değişiyorsa büyük olasılıkla faizdir ve geçerlidir. Gecikme ne kadar olursa olsun sabit veya toplu bir tutar isteniyorsa cezai şart ya da muacceliyet söz konusudur ve konut/çatılı işyeri kirasında geçersizdir.

TBK m.346’nın Metni ve İki Katmanlı Yapısı

Türk Borçlar Kanunu’nun 346. maddesi iki cümleden oluşur: kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez; özellikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi durumunda ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir. Birinci cümle genel bir yasak koyar ve kiracıdan kira bedeli ile TBK m.341’de düzenlenen yan giderler dışında bir para istenmesini engeller; ikinci cümledeki “özellikle” ifadesi ise uygulamada en sık rastlanan iki dolanma yolunu örnek olarak saymaktadır. Bu nedenle sayılan iki kayıt dışında kalan ancak aynı sonucu doğuran düzenlemeler de birinci cümlenin genel yasağı kapsamında değerlendirilir.

Uygulamada tartışma konusu olan kayıtlar arasında, kiracının sözleşme süresinden önce çıkması hâlinde belirli sayıda aylık kira tutarında ceza ödeneceğine, kira artışını kabul etmeyen kiracının cezai tazminat ödeyeceğine veya depozitonun erken tahliye hâlinde iade edilmeyeceğine ilişkin hükümler yer alır. Bu kayıtların kira bedeli ve yan gider dışında bir ödeme yükümlülüğü doğurup doğurmadığı somut olayda değerlendirilir. Kiracının erken tahliyesinden doğan sorumluluğu kanunda ayrıca düzenlendiğinden (TBK m.325), bu sorumluluğu aşan götürü bir ceza öngören kayıtların TBK m.346 ve kiracı aleyhine değişiklik yasağı (TBK m.343) karşısında geçerliliği ciddi biçimde tartışmalıdır.

TBK m.346 kapsamında kayıtların değerlendirilmesi

KayıtDeğerlendirmeDayanak
Kira ödenmezse ceza koşuluGeçersizTBK m.346 (ikinci cümle)
Kira ödenmezse kalan kiraların muacceliyetiGeçersizTBK m.346 (ikinci cümle)
Hava parası, anahtar parası, peştamallıkKira ve yan gider dışında ödeme; geçersizTBK m.346 (birinci cümle)
Erken tahliyede götürü cezaKanuni sorumluluğu aşan kısmı tartışmalıTBK m.325, m.343, m.346
Depozitonun yanacağı kaydıGüvence rejimine aykırılıkTBK m.342, m.346
Yan giderlerin paylaşımıKanun ve sözleşme çerçevesinde geçerliTBK m.341

Ceza Koşulunun Genel Hükümleri: TBK m.179-182

Ceza koşulu, borçlunun borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi hâlinde ödemeyi taahhüt ettiği bir edimdir. Aksi kararlaştırılmadıkça alacaklı ya ifayı ya da cezanın ödenmesini isteyebilir; ceza koşulu borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi hâlinde öngörülmüşse, alacaklı açıkça vazgeçmedikçe veya ifayı ihtirazi kayıtsız kabul etmedikçe asıl borçla birlikte cezayı da isteyebilir (TBK m.179). Borçlu, alacaklının herhangi bir zarara uğramadığını ileri sürerek cezayı ödemekten kurtulamaz (TBK m.180). Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK m.182/3); tacir sıfatına sahip borçlu ise kararlaştırdığı cezanın aşırı olduğu gerekçesiyle indirilmesini isteyemez (TTK m.22).

Bu genel hükümler, konut ve çatılı işyeri kiralarında kira bedelinin ödenmemesine bağlanmış bir ceza koşulu bakımından uygulanmaz; çünkü TBK m.346 bu tür kayıtları baştan geçersiz saymıştır ve geçersiz bir cezanın indirilmesi söz konusu olamaz. Ceza koşuluna ilişkin genel hükümler, bu nedenle ancak TBK m.346’nın kapsamı dışında kalan kiralarda, örneğin çatısız arsa, açık alan veya taşınır kiralarında ya da kira bedelinin ödenmemesi dışındaki bir borca aykırılık için öngörülmüş geçerli ceza koşullarında önem kazanır. Bu durumda dahi hâkimin aşırı cezayı indirme yetkisi, kiracının tacir olmaması hâlinde kendiliğinden kullanılır.

Ceza koşulunun genel rejimi

KuralİçerikDayanak
Seçimlik cezaKural olarak ya ifa ya cezaTBK m.179/1
İfaya eklenen cezaZaman veya yere uymamada ifa ile birlikteTBK m.179/2
Zarar şartıZarar yoksa da ceza istenebilirTBK m.180
Aşırı cezaHâkim kendiliğinden indirirTBK m.182/3
Tacir borçluİndirim isteyemezTTK m.22
Konut ve çatılı işyerinde ödememe cezasıGeçersiz; indirime konu olmazTBK m.346

Temerrüt Faizi: Kiraya Verenin Geçerli Aracı

Kira bedelinin ödeme günü sözleşmede belirlenmişse, bu günün geçmesiyle kiracı ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer (TBK m.117/2). Para borcunun ifasında temerrüde düşen borçlu, temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür; sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa, faiz oranı 3095 sayılı Kanun’a göre belirlenen kanuni faiz oranıdır (TBK m.120). Sözleşmeyle temerrüt faizi kararlaştırılabilir; ancak tacir olmayan kişiler arasındaki sözleşmelerde kararlaştırılacak faiz oranları TBK m.120’de öngörülen üst sınırlarla bağlıdır. Taraflar tacirse ve kira sözleşmesi ticari iş niteliğindeyse, faiz oranları kural olarak serbestçe kararlaştırılabilir ve sözleşmede oran yoksa ticari işlerde uygulanan avans faizi oranı gündeme gelir (TTK m.8, 3095 s.K. m.2).

Temerrüt faizi ile ceza koşulu arasındaki temel fark, faizin gecikmenin süresine bağlı olarak işlemesi ve tazminat işlevi görmesidir. “Her ay gecikme için kira bedelinin yüzde onu ceza ödenir” gibi bir kayıt, adı faiz olmasa bile gecikme süresinden bağımsız sabit bir tutar öngördüğü için ceza koşulu niteliğindedir ve konut kiralarında geçersizdir; buna karşılık “geciken kira bedeline yasal temerrüt faizi uygulanır” kaydı geçerlidir. Temerrüt faizini aşan bir zarara uğradığını ileri süren kiraya veren, bu zararını ve kiracının kusurunu ispat ederek aşkın zararın giderilmesini de isteyebilir (TBK m.122); ancak bu talep bir ceza koşulu gibi götürü olarak önceden belirlenemez.

Faiz ve ceza ayrımı

KayıtNitelikKonut ve çatılı işyerinde
Geciken kiraya yasal temerrüt faiziTemerrüt faiziGeçerli (TBK m.120)
Geciken kiraya belirli oranda sözleşmesel faizTemerrüt faizi; üst sınır denetimiSınır içinde geçerli
Her gecikmede sabit tutar cezaCeza koşuluGeçersiz (TBK m.346)
Bir ay gecikmede kalan kiraların tamamıMuacceliyet kaydıGeçersiz (TBK m.346)
Faizi aşan zararAşkın zarar; ispat ve kusur gerekirTBK m.122
Ticari kira ve tacir taraflarFaiz serbestisi; avans faiziTTK m.8, 3095 s.K. m.2

Geçersiz Kayda Dayalı İcra Takibi ve Kötüniyet Tazminatı

Kiraya veren muacceliyet kaydına dayanarak kira sözleşmesinin kalan süresine ait kiraların tamamını veya ceza koşulunu icra takibine konu ederse, kiracının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi gerekir. Genel haciz yoluyla takipte itiraz süresi ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür (İİK m.62); kiralanan taşınmazın tahliyesi amacıyla yapılan ihtarlı takipte ise itiraz ve ödeme süreleri İİK m.269 ve devamında ayrıca düzenlenmiştir. Kiracı muaccel olan kira borcunu kabul edip geçersiz kısma itiraz edebilir; kabul edilen kısım bakımından takip kesinleşir ve bu kısmın ödenmesiyle tahliye tehlikesi de ortadan kalkar.

Kiraya veren itirazın iptali için dava açar ve dava reddedilirse, alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığında, borçlunun istemi üzerine alacaklı, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (İİK m.67/2). Kiracı takibe itiraz etmemiş ve takip kesinleşmişse, borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir; ödeme yapmışsa ödemeden itibaren bir yıl içinde istirdat davası yoluna gidebilir (İİK m.72). Geçersiz bir muacceliyet kaydına dayanan takipte kötüniyet tazminatı talebi, kiraya verenin TBK m.346’nın açık hükmüne rağmen takibe girişmiş olması nedeniyle özellikle önem taşır.

Geçersiz kayda dayalı takipte kiracının yolları

AşamaYolDayanak
Ödeme emri tebliğiGenel haciz yolunda yedi gün içinde itirazİİK m.62
Tahliye amaçlı ihtarlı takipÖzel itiraz ve ödeme süreleriİİK m.269 vd.
Kısmi itirazGerçek borç kabul edilir, geçersiz kısma itirazİİK m.62
İtirazın iptali davası reddedilirseAlacaklıya en az %20 kötüniyet tazminatıİİK m.67/2
Takip kesinleşmişseMenfi tespit davasıİİK m.72
Ödeme yapılmışsaBir yıl içinde istirdatİİK m.72/7

İcra takibi olmaksızın, sırf sözleşmedeki kayda güvenerek ceza koşulu veya muaccel sayılan kiraları ödemiş olan kiracı da ödediği tutarı geri isteyebilir. Geçersiz bir sebebe dayanan zenginleşme sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabidir ve zenginleşen bunu geri vermekle yükümlüdür (TBK m.77); bu talep, kiracının geri isteme hakkını öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde ödemeden itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir (TBK m.82). Muaccel sayılarak erken ödenen kira bedelleri ise sonraki aylar için yapılmış ödeme niteliğinde olduğundan, kiracı bunların vadesi geldikçe kira borcuna mahsup edilmesini isteyebilir; kira ilişkisi sona ermişse fazla ödenen kısmın iadesi gündeme gelir.

Kanunun İzin Verdiği Güvenceler: Depozito ve Kefalet

Kiraya verenin geçersiz cezai şart ve muacceliyet kayıtları yerine başvurabileceği asıl güvence araçları kanunda düzenlenmiştir. Kiracının güvence vermesi kararlaştırılmışsa, bu güvence üç aylık kira bedelini aşamaz; güvence olarak para veya kıymetli evrak verilmişse, kiraya veren bunu kiracının onayı olmadan çekilemeyecek biçimde vadeli bir tasarruf hesabına yatırmak veya bir bankaya depo etmek zorundadır ve banka güvenceyi ancak iki tarafın rızası veya icra takibinin kesinleşmesi ya da kesinleşmiş mahkeme kararı üzerine geri verebilir (TBK m.342). Kiraya veren, kira sözleşmesinin sona ermesinden başlayarak üç ay içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili dava açmadığını veya icra takibi başlatmadığını bildirmezse, banka kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.

Kira borcunun kefalet ile güvenceye bağlanması da mümkündür; ancak kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz; kefilin müteselsil kefil olarak veya bu anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına girmesi hâlinde bunun da kefilin el yazısıyla belirtilmesi gerekir (TBK m.583). Evli bir kişinin kefil olabilmesi, kural olarak eşinin yazılı rızasına bağlıdır (TBK m.584). Kefalet fer’î nitelikte olduğundan, geçersiz bir ceza koşulu veya muacceliyet kaydından doğan tutarlar için kefile de başvurulamaz; kefil ancak geçerli ve muaccel kira borcundan, sözleşmede belirtilen azami miktarla sınırlı olarak sorumludur.

Geçerli güvence araçları

AraçŞartDayanak
DepozitoEn çok üç aylık kira; vadeli hesap veya banka deposuTBK m.342
Depozitonun iadesiSona ermeden itibaren üç ay içinde dava veya takip bildirilmezseTBK m.342
KefaletYazılı şekil, azami miktar, tarih; müteselsillik el yazısıylaTBK m.583
Eşin rızasıEvli kefilde kural olarak gerekliTBK m.584
Kefilin sorumluluğuYalnızca geçerli ve muaccel kira borcu; azami miktarla sınırlıTBK m.583, m.589
Temerrüt faiziYasal veya sınır içinde sözleşmeselTBK m.120

Çatısız Taşınmaz Kiralarında Muacceliyet ve Ceza Koşulu

Arsa, açık otopark, tarla veya çatısız depo gibi TBK m.339 kapsamı dışında kalan kiralarda TBK m.346 uygulanmadığından, muacceliyet ve ceza koşulu kayıtları kural olarak sözleşme serbestisi çerçevesinde geçerlidir. Bununla birlikte bu kayıtlar da sınırsız değildir: ceza koşulu aşırı ise hâkim tarafından indirilir (TBK m.182/3), genel işlem koşulu niteliğindeki kayıtlar yazılmamış sayılma ve içerik denetimine tabidir (TBK m.20-25) ve muacceliyet kaydının kullanımı dürüstlük kuralıyla sınırlıdır (TMK m.2).

Muacceliyet kaydına dayanarak sözleşmenin kalan süresine ait kiraları isteyen kiraya verenin aynı zamanda sözleşmeyi feshederek tahliye istemesi ve kiralananı başka birine kiralayarak yeniden gelir elde etmesi, kiracının aynı dönem için iki kez borçlandırılması sonucunu doğurabilir; bu durumda kiraya verenin elde ettiği veya dürüstlük kuralı gereği elde edebileceği gelirlerin mahsubu, TBK m.325’teki ölçütlerin kıyasen gözetilmesiyle TMK m.2 çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle çatısız bir taşınmazın kiracısı, muacceliyet kaydına dayalı bir talebe karşı kiralananın tahliye edilip yeniden kiraya verilip verilmediğini, kiraya verenin bu süreçte elde ettiği gelirleri ve talep edilen tutarın gerçek zararla ilişkisini mutlaka araştırmalı ve savunmasında ileri sürmelidir.

Konut ve çatılı işyerinde kiraya verenin elinde ceza değil, faiz, ihtar ve güvence vardır.

Kira bedelinin ödenmemesine bağlanan ceza koşulu ve kalan kiraların muacceliyeti TBK m.346 uyarınca kesin hükümsüzdür; kiraya veren muaccel kirayı, temerrüt faizini, geçerli depozito ve kefaleti ile TBK m.315 ve İİK m.269 yollarını kullanabilir. Geçersiz kayda dayalı takipte süresinde itiraz edilmeli ve kötüniyet tazminatı istenmelidir. Kira sözleşmenizdeki bu kayıtlar veya başlatılan takip için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: bağlantılı sözleşme yasağı · hava parası ve TBK m.346 · yenilemede şart değişikliği · geriye dönük kira farkı · önemli sebeple fesih ve erken tahliye · tahliye sebepleri

Sık Sorulan Sorular

“Bir ay ödemezsen tüm yıl muaccel olur” kaydı geçerli mi?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında hayır. TBK m.346 emredici bir hükümdür; kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde sonraki kiraların muaccel olacağına ilişkin kayıt geçersizdir. Ev sahibi yalnızca vadesi gelmiş (muaccel) kirayı isteyebilir, gelecek ayların tamamını bu kayda dayanarak talep edemez.

Cezai şart ödemek zorunda mıyım?

Salt ödeme gecikmesi için sözleşmeye konulan cezai şart, konut ve çatılı işyeri kiralarında geçersizdir; bunu ödemekle yükümlü değilsiniz. Ancak ödeme dışında başka bir sözleşme ihlali için (bu yasağın dışında kalan hâllerde) öngörülen cezai şartlar geçerliliğini koruyabilir.

Bu yasak herkes için geçerli mi?

Konut kiracısı için her zaman geçerlidir. Kiracının tacir ya da tüzel kişi olduğu işyeri kiralarında ise TBK m.346’nın uygulanması 01.07.2012-01.07.2020 arasında ertelenmişti; bu tarihten sonraki dönemde artık bu tür işyeri kiralarında da muacceliyet ve cezai şart kayıtları geçersizdir.

Ev sahibi bunun yerine ne yapabilir?

Sadece vadesi gelmiş kira ve yan giderleri talep edebilir; geciken kiraya temerrüt faizi işletebilir (tacir olmayan kiracıda faiz oranı TBK m.120 sınırına tabidir). Ödeme yapılmazsa TBK m.315 uyarınca yazılı ihtarla en az 30 gün süre verip, süre sonunda da ödenmezse sözleşmeyi feshedip tahliye davası açabilir. Ayrıca bir kira yılında iki haklı ihtar (TBK m.352) ayrı bir tahliye sebebidir.

Ev sahibi zorla eşyalarımı çıkarabilir mi?

Hayır. Ev sahibi haklı olsa bile kendiliğinden (kilit değiştirerek, eşya çıkararak) tahliye yapamaz; tahliye ancak mahkeme kararı ve/veya icra dairesi aracılığıyla gerçekleştirilebilir. Aksi davranış hukuka aykırıdır ve suç oluşturabilir.

📘 Ana Rehber: Kira Hukuku Rehberi

Bu konuda avukat desteğine mi ihtiyacınız var?

Durumunuzu Hukukçular Evi ile değerlendirin; ilk görüşme için hemen ulaşın.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Gayrimenkul ve Kira Hukuku alanındadır.

Gayrimenkul ve Kira Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk