Katlanılamaz Bir Durum Oluştu – Sözleşmeyi Hemen Feshedebilir miyim?
25 Temmuz 2026

Katlanılamaz Bir Durum Oluştu – Sözleşmeyi Hemen Feshedebilir miyim?

TBK 331, kira ilişkisini taraflardan biri için çekilmez hâle getiren önemli sebepler varsa, sözleşme süresi dolmadan, yasal fesih bildirim süresine (taşınmazda 3 ay) uyularak olağanüstü fesih imkânı verir; emredici olup konut dahil her kira ilişkisine uygulanır. Sıradan ekonomik sıkıntı yetmez (o hâlde TBK 138 uyarlama yolu açıktır); feshin parasal sonuçlarını hâkim takdir eder. Bu rehberde olağanüstü feshin şartlarını ve sonuçlarını yalın bir dille açıklıyoruz.

📘 Ana Rehber: Kira Hukuku Rehberi

Kira ilişkiniz çekilmez bir hâl mi aldı?

Olağanüstü fesih şartlarını ve süreci birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

📍 Bu rehber şunu cevaplar: Yaşadığınız somut durumda hemen fesih mümkün mü ve süreç nasıl işletilir.

Şunu arıyorsanız → Önemli Sebeple Kira Sözleşmesinin Olağanüstü Feshi (TBK m. 331) (TBK m.331’in şartları ve diğer fesih yollarıyla farkı)

“Katlanılamaz bir durum oluştu” — olağanüstü fesih nedir?

Kira sözleşmeleri kural olarak belirli bir süre için yapılır ve tarafların bu süreye bağlı kalması beklenir. Ancak bazen öyle durumlar ortaya çıkar ki, sözleşmeye devam etmek taraflardan biri için artık katlanılamaz hâle gelir. İşte bu istisnai hâl için TBK 331 bir çıkış yolu sunar.

Madde şöyle der: “Taraflardan her biri, kira ilişkisinin devamını kendisi için çekilmez hâle getiren önemli sebeplerin varlığı durumunda, sözleşmeyi yasal fesih bildirim süresine uyarak her zaman feshedebilir. Hâkim, durum ve koşulları göz önünde tutarak, olağanüstü fesih bildiriminin parasal sonuçlarını karara bağlar.” Bu, sözleşme süresi dolmadan da kullanılabilen, “önemli sebeple olağanüstü fesih” yoludur ve aslında TBK 138’deki aşırı ifa güçlüğü (emprevizyon) hükmünün kira sözleşmelerindeki özel bir görünümüdür.

Her tür kiraya uygulanır (Yargıtay teyidi)

TBK 331 emredici niteliktedir ve sözleşme belirli veya belirsiz süreli olsun, konut ve çatılı işyeri kiraları dahil her tür kira ilişkisine uygulanır. Hem kiracı hem de kiraya veren bu maddeye dayanabilir.

Bu nokta uygulamada tartışma konusu olmuştur. Bazı mahkemeler, konut kiralarında yalnızca özel tahliye sebeplerinin (ihtiyaç, yeniden inşa vb.) uygulanabileceğini, TBK 331’e gidilemeyeceğini değerlendiriyordu. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu dar yorumu açıkça hatalı bulmuş ve TBK 331’in genel nitelikte bir hüküm olarak konut ve çatılı işyeri kiraları dahil her kira ilişkisinde kullanılabileceğini vurgulamıştır.

“Önemli sebep” ve çekilmezlik ölçütü

TBK 331’in kalbi, “önemli sebep” ve “çekilmezlik” kavramlarıdır. Önemli sebep, dürüstlük kuralı gereği sözleşmenin devamının taraftan beklenemeyeceği, objektif olarak çekilmez nitelikteki olağanüstü durumdur. Makul ve dürüst bir kişinin sözleşmeye devam etmesinin beklenemeyeceği bir ağırlıkta olmalıdır.

Kanun, önemli sebepleri tek tek saymamıştır; her somut olay ayrıca değerlendirilir ve takdir hâkime bırakılmıştır. Örnek olarak: kiracı bir memurun başka bir şehre atanması (kiracı yönünden); kiracının, kiraya verene veya ailesine yönelik ağır saldırı, ciddi tehdit veya hakaret içeren, güven ilişkisini ortadan kaldıran davranışları (kiraya veren yönünden) önemli sebep sayılabilir. Geçici durumlar ise çekilmezlik için yeterli değildir. Ayrıca sözleşme yapılırken bu sebebi bilen veya bilebilecek durumda olan taraf, sonradan o sebebe dayanarak fesih yapamaz.

Ekonomik sıkıntı tek başına yetmez

Sık karşılaşılan bir yanılgı, ekonomik zorlukların TBK 331 kapsamında fesih hakkı vereceğidir. Oysa kiracının gelirinin azalması, işlerin beklenen düzeyde gitmemesi veya kira bedelinin ekonomik olarak ağır gelmesi tek başına önemli sebep oluşturmaz. Bu tür durumlar için doğru yol TBK 331 değil, TBK 138 kapsamında “aşırı ifa güçlüğü” (uyarlama) davasıdır. Bununla birlikte, iflasın eşiğine gelinmesi gibi ağır tablolar yargı denetimiyle önemli sebep kapsamında değerlendirilebilir. (Kiracının iflası hâli ayrıca TBK 332’de düzenlenmiştir.)

Fesih süresi ve usul: Üç aylık bildirim

TBK 331, fesih hakkının “yasal fesih bildirim süresine uyularak” kullanılmasını şart koşar; bu hakkın kullanımı kira dönemine değil, yasal bildirim süresine bağlıdır. Taşınmaz ve taşınır yapı kiralarında bu süre üç aydır (TBK 329) ve fesih bildiriminin karşı tarafa ulaştığı tarihten itibaren hesaplanır; TBK 331’deki “her zaman” ifadesi nedeniyle kira dönemi sonunun beklenmesi gerekmez.

Usul bakımından dikkat edilmesi gerekenler: Fesih bildirimi süresine kesinlikle uyulmalıdır; bildirim süresine uyulmadan yapılan fesih bildirimi ise kural olarak kanuni sürenin dolacağı tarihte hüküm doğurur ve sözleşme o tarihe kadar devam eder (TBK m.328). Fesih bildirimi yazılı yapılmalı ve önemli sebep somut biçimde, kronolojik sırayla ve belgelerle desteklenerek ortaya konmalıdır; soyut ve genel ifadeler yargılamada yetersiz kalır. Tahliye davası açılmadan önce yazılı fesih bildiriminin usulüne uygun yapılmış olması gerekir, aksi hâlde dava ilk aşamada reddedilebilir. Çekilmezlik hâli, açılan davada her türlü delille ispatlanabilir.

Feshin parasal sonuçları ve ihtiyaç tahliyesinden farkı

TBK 331/2’ye göre hâkim, durum ve koşulları göz önünde tutarak olağanüstü feshin parasal sonuçlarını karara bağlar; para dışında başka bir şeye hükmedemez. Yani fesih nedeniyle karşı tarafın zararı doğmuşsa hâkim tazminata hükmedebilir; ancak özellikle fesih sebebinin karşı taraftan kaynaklandığı durumlarda tazminata hükmetmeyebilir. Bu tazminat, niteliği gereği sözleşmeden doğduğundan on yıllık zamanaşımına tabidir.

Son olarak, TBK 331’i ihtiyaç sebebiyle tahliyeden (TBK 350) ayırmak gerekir: ihtiyaç tahliyesinde kiraya verenin veya yakınlarının kiralananı fiilen kullanma zorunluluğu aranır ve katı dava süreleri vardır; TBK 331’de ise bu koşul aranmaz, yalnızca kira ilişkisinin çekilmez hâle gelmesi yeterlidir. Doğru yolun seçimi ve sürecin titizlikle yürütülmesi için bir avukattan destek almak hak kaybını önler.

Fesih Bildiriminde Bulunması Gerekenler

Olağanüstü fesih, tek taraflı bir irade açıklamasıyla kullanılır. Ancak bildirimin içeriği, sonradan açılacak davada tartışılacak metni oluşturur.

UnsurNasıl yazılmalı?
Dayanılan sebepSomut olay, tarihiyle birlikte — “kişisel sebepler” gibi genel ifadelerden kaçınılmalı
Çekilmezlik açıklamasıSözleşmeye devamın neden beklenemez hâle geldiği
Fesih tarihiKanuni fesih dönemi ve bildirim süresine uyulduğu gösterilerek
Teslim önerisiTaşınmazın hangi tarihte teslim edileceği; anahtar teslim usulü
Gönderim biçimiNoter aracılığıyla; tebliğ tarihi ispat edilebilmelidir

Bildirimde yazılmayan sebep, sonradan ileri sürüldüğünde zayıf kalır. Fesih bildiriminde yalnızca genel bir ifade kullanılıp, dava aşamasında farklı sebepler sıralanması, iyiniyet tartışmasına yol açar. Bu nedenle bildirim hazırlanırken dayanılan bütün olgular o anda yazılmalıdır. Ayrıca noter kanalıyla gönderim, hem içeriği hem tebliğ tarihini ispat ettiğinden zorunlu sayılmalıdır.

Feshin Parasal Sonuçları

Olağanüstü fesih, sözleşmeyi sona erdirir ancak parasal yükümlülükleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

KalemDurum
Fesih tarihine kadarki kiraÖdenir
TazminatHâkim, durum ve koşulları değerlendirerek parasal sonuçları karara bağlar; kusur dağılımı gözetilir
DepozitoKiralananın durumu ve varsa borçlar mahsup edilerek iade edilir
Kiralananın hasarıOlağan kullanımdan doğan eskime kiracıya yüklenemez; teslim tutanağı belirleyicidir

Teslim tutanağı düzenlenmelidir. Anahtar teslimi sırasında, taşınmazın durumunu gösteren yazılı bir tutanak hazırlanması ve mümkünse fotoğraf ile desteklenmesi gerekir. Tutanak düzenlenmeden yapılan teslimlerde, sonradan ileri sürülen hasar iddiaları karşılanamaz. Ayrıca anahtarın hangi tarihte teslim edildiği, kira borcunun hangi tarihe kadar işleyeceğini belirler — bu nedenle teslim tarihi mutlaka belgelenmelidir.

Alternatif Yollar: Fesih Yerine Ne Yapılabilir?

Olağanüstü fesih, şartları katı olduğundan riskli bir yoldur. Duruma göre daha güvenli seçenekler bulunabilir.

  1. Devir veya alt kira. Kiraya verenin yazılı rızasıyla, sözleşmenin başkasına devri veya kiralananın alt kiraya verilmesi mümkün olabilir. Bu, fesih tartışmasını tümüyle ortadan kaldırır.
  2. Anlaşmalı sona erdirme. Tarafların yazılı mutabakatıyla sözleşme sona erdirilebilir; teslim tarihi ve parasal sonuçlar aynı belgede düzenlenir.
  3. Erken tahliye ve makul süre. Sözleşme süresi dolmadan tahliye hâlinde, kiracının borcu kiralananın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre ile sınırlıdır. Bu süre boyunca ödeme yapılır.
  4. Ayıp hükümleri. Kiralananda kullanımı engelleyen bir ayıp varsa, önce giderilmesi istenir; giderilmezse feshe kadar giden ayrı bir yol açılır.

Üçüncü madde, olağanüstü fesih şartları oluşmadığında en çok başvurulan yoldur. Kiracı taşınmazı erken tahliye ettiğinde, kiraya verenin zararı sınırsız değildir: taşınmazın benzer koşullarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre esas alınır. Kiraya verenin bu süreyi kısaltmak için gerekli çabayı göstermesi beklenir; ilan verilmemesi veya makul tekliflerin reddedilmesi, talep edilebilecek tutarı düşürür. Bu nedenle tahliye eden kiracının, kiraya verenin yeniden kiralama çabalarını takip etmesi ve belgelemesi yerinde olur.

Karşı cephede kiraya veren için değerlendirme farklıdır: olağanüstü fesih bildirimi alındığında, öncelikle sebebin gerçekten önemli ve çekilmez nitelikte olup olmadığı denetlenmelidir. Ekonomik güçlük, iş değişikliği veya kişisel tercih gibi sebepler kural olarak bu eşiği karşılamaz. Bu durumda fesih geçersiz sayılabilir ve sözleşme sonuna kadar olan yükümlülükler — makul süre sınırı içinde — talep edilebilir.

Konutun günübirlik kiraya verilmesinin şartları ve yaptırımları için turizm amaçlı kiralama rehberimize, kira bedelinin tespiti ve zorunlu arabuluculuk şartı için kira tespit davası rehberimize bakabilirsiniz.

Kiraya Verenden Kaynaklanan Katlanılamaz Durumlar: Ayıp, Temerrüt ve Rahatsız Etme

Kiracı bakımından katlanılamaz durum çoğu zaman kiraya verenin davranışından veya kiralananın durumundan doğar ve bu hâllerde TBK m.331 dışında daha güçlü yollar bulunur. Kiraya veren, kiralananı sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür (TBK m.301). Kiralananda kiracının kullanımını önemli ölçüde etkileyen bir ayıp varsa kiracı, ayıbın giderilmesini, kira bedelinden indirim yapılmasını veya zararının giderilmesini isteyebilir (TBK m.305); kiraya veren önemli ayıbı uygun sürede gidermezse kiracı sözleşmeyi feshedebilir (TBK m.306). Bu yolda kiracının üç aylık bildirim süresini beklemesi ve TBK m.331’deki gibi hâkimin belirleyeceği bir tazminata katlanması gerekmez.

Kiraya verenin sürekli ve haksız müdahaleleri de ayrı değerlendirilir. Kiraya veren, ayıp giderme, bakım, satış veya yeniden kiraya verme amacıyla kiralananı gezmek için uygun bir süre önce bildirimde bulunmakla yükümlüdür (TBK m.319); bu sınırı aşan habersiz girişler, kiracının konut dokunulmazlığını ihlal eder (TCK m.116) ve süreklilik kazandığında kira ilişkisini kiracı için çekilmez hâle getirebilir. Kiraya verenin kullandırma borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi, sürekli edimli sözleşmelerde borçlu temerrüdü hükümleri çerçevesinde süre verilerek feshe de imkân tanır (TBK m.123-126). Hangi yolun seçileceği, sebebin niteliğine ve kiracının tazminat talebinde bulunup bulunmayacağına göre belirlenmelidir.

Kiraya verenden kaynaklanan sebepler ve yollar

DurumUygun yolDayanak
Kullanımı önemli ölçüde etkileyen ayıp giderilmiyorKiracının feshi; indirim ve tazminatTBK m.305-306
Kiralanan elverişli bulundurulmuyorSüre verme ve fesihTBK m.301, m.123-126
Habersiz ve sürekli girişlerSuç şikâyeti; çekilmezlikte önemli sebeple fesihTCK m.116, TBK m.319, m.331
Abonelik kesme, kilit değiştirmeZilyetlik davası, tazminat, fesihTMK m.981-983, TBK m.331
Kiracının zararıKiraya verenin borca aykırılığından tazminatTBK m.112

Kiracıdan Kaynaklanan Katlanılamaz Durumlar: TBK m.316 ile m.331 Arasında Seçim

Kiraya veren bakımından katlanılamaz durum, kiracının davranışlarından doğduğunda iki farklı yol söz konusudur. Kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişilere ve komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür; bu borca aykırılık hâlinde kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya yazılı olarak en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi hâlde sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir (TBK m.316). Bu yol, giderilebilecek nitelikteki aykırılıklar bakımından TBK m.331’e göre daha hızlı ve kiraya veren bakımından tazminat riski daha düşük bir yoldur.

Kiracının kiraya verene veya ailesine yönelik tehdit, hakaret veya fiziksel saldırı gibi güven ilişkisini tümüyle ortadan kaldıran davranışları ise süre verilerek giderilebilecek bir aykırılık değildir; bu durumlarda kiraya veren, sözleşmenin devamının kendisi için çekilmez hâle geldiğini ileri sürerek TBK m.331’e dayanabilir. Tehdit ve hakaret aynı zamanda suç oluşturabildiğinden (TCK m.106, m.125), şikâyet ve soruşturma belgeleri çekilmezliğin ispatında önemli delil işlevi görür. Kiralananın suç işlemek amacıyla kullanılması hâlinde de benzer bir değerlendirme yapılır. Kiraya verenin aynı olaya dayanarak hem TBK m.316 hem de m.331 kapsamında bildirimde bulunması, hangi yolun işletildiği konusunda belirsizlik yaratabileceğinden, bildirimde dayanılan hükmün açıkça gösterilmesi gerekir.

Kiracıdan kaynaklanan sebepler

DurumUygun yolDayanak
Özenle kullanmama, komşuları rahatsız etme30 günlük yazılı süre ve fesihTBK m.316
Giderilemeyen ağır güven kaybıÖnemli sebeple fesih; 3 aylık bildirimTBK m.331
Tehdit ve hakaretSuç şikâyeti; çekilmezliğin ispatıTCK m.106, m.125
Kiralananın suçta kullanılmasıÖnemli sebeple fesihTBK m.331
Kira bedelinin ödenmemesiTemerrüt ve 30 günlük ihtarTBK m.315
Bildirimde hukuki dayanakAçıkça gösterilmeliTBK m.316, m.331

Fesih Bildiriminin Hukuki Niteliği: Ulaşma, Geri Alınamazlık, Şekil ve Aile Konutu

Önemli sebeple fesih, yenilik doğurucu bir hakkın kullanılmasıdır ve fesih bildirimi karşı tarafa ulaştığı anda hüküm doğurur. Yenilik doğurucu haklar kural olarak şarta bağlanamaz ve bildirim karşı tarafa ulaştıktan sonra tek taraflı olarak geri alınamaz; bu nedenle “kira indirimi yapılmazsa sözleşmeyi feshediyorum” gibi koşullu bildirimler, belirsizlik doğurduğundan geçerlilik tartışmasına yol açar. Konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır (TBK m.348); telefon görüşmesi, sözlü beyan veya imzasız mesaj bu şartı karşılamaz. Bildirimin noter aracılığıyla gönderilmesi, hem içeriğin hem de ulaşma tarihinin ispatını sağlar.

Kiralanan aile konutu olarak kullanılıyorsa, fesih hakkının kullanılması ek bir şarta bağlıdır: kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça aile konutu olarak kullanılan kiralanana ilişkin kira sözleşmesini feshedemez (TBK m.349). Kiracının eşinin rızası olmadan yaptığı fesih bildirimi bu nedenle geçersiz kalabilir ve kira borcu devam eder. Kiracı olmayan eşin kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı hâline gelmesi durumunda ise kiraya verenin fesih bildirimini kiracıya ve eşine ayrı ayrı göndermesi gerekir (TBK m.349). Fesih bildirimi bir temsilci aracılığıyla yapılıyorsa, temsilcinin yetkisinin fesih bildirimini kapsadığının belgelenmesi de önem taşır.

Fesih bildiriminin hüküm doğurduğu tarihte kira sözleşmesi sona erer ve kiracı kiralananı teslim aldığı durumda geri vermekle yükümlü olur; sözleşmeye uygun kullanım sonucu oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu tutulamaz (TBK m.334). Kiraya veren de geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirerek kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri hemen yazılı olarak bildirmelidir; aksi hâlde olağan bir incelemeyle belirlenemeyecek ayıplar dışında kiracı sorumluluktan kurtulur (TBK m.335). Kiracı fesih tarihinden sonra da kiralananı kullanmaya devam ederse, bu dönem için kira bedeli yerine haksız kullanım tazminatı gündeme gelir.

Fesih bildiriminin geçerlilik unsurları

UnsurKuralDayanak
Hüküm doğurma anıKarşı tarafa ulaştığındaYenilik doğurucu hak
Geri alma ve şartUlaştıktan sonra tek taraflı geri alınamaz; şarta bağlanamazGenel ilke
ŞekilKonut ve çatılı işyerinde yazılıTBK m.348
Aile konutunda kiracının feshiEşin açık rızasıTBK m.349
Kiraya verenin bildirimiTaraf olan eşe ayrıcaTBK m.349
İspatNoter aracılığıyla gönderimHMK m.200

Önemli Sebebin Zamanlaması ve İspatı: Gecikme, Kendi Kusuru ve Hakkın Kötüye Kullanılması

Önemli sebeple fesih hakkı, çekilmezlik hâlinin doğmasından sonra makul bir süre içinde kullanılmalıdır. Kanun bu hak için ayrıca bir hak düşürücü süre öngörmemiş olsa da, önemli sebebi öğrendiği hâlde uzun süre sözleşmeyi sürdüren, kira bedelini ödemeye veya tahsil etmeye devam eden taraf bakımından durumun gerçekten çekilmez olduğu iddiası zayıflar; yargı uygulamasında bu tutum, sebebin çekilmezlik derecesine ulaşmadığının veya hakkın dürüstlük kuralına aykırı biçimde kullanıldığının göstergesi olarak değerlendirilebilir (TMK m.2). Bu nedenle önemli sebep ortaya çıktıktan sonra delillerin toplanması ve fesih bildiriminin gecikmeksizin gönderilmesi gerekir.

Önemli sebebi kendi kusurlu davranışıyla yaratan taraf, bu sebebe dayanarak sözleşmeyi feshedemez; örneğin kira ilişkisini bilinçli olarak gerginleştiren veya karşı tarafı tahrik eden taraf, doğan çekilmezlikten yararlanamaz. Önemli sebebin varlığını ispat yükü, bu olguya dayanarak hak iddia eden taraftadır (TMK m.6). Olgular her türlü delille ispat edilebilir; tanık beyanları, kolluk tutanakları, sağlık raporları, yazışmalar ve fotoğraflar birlikte değerlendirilir ve önemli sebebin geçici olmadığı, sözleşmenin kalan süresi boyunca etkisini sürdüreceği ortaya konulmalıdır. Karşı taraf feshin geçersiz olduğunu ileri sürüyorsa, fesih bildiriminde bulunan taraf sözleşmenin sona erdiğinin tespitini, hukuki yararı bulunduğu ölçüde tespit davasıyla da isteyebilir (HMK m.106).

Zamanlama ve ispat

KonuKuralDayanak
Hakkın kullanılma zamanıSebebi öğrendikten sonra makul süre içindeTMK m.2
Uzun süre beklemeÇekilmezlik iddiasını zayıflatırTMK m.2
Sebebi kendi kusuruyla yaratmaFesih hakkı doğmazTMK m.2
İspat yüküÖnemli sebebe dayanan taraftaTMK m.6
DelillerTanık, tutanak, rapor, yazışmaHMK m.190 vd.
Feshin geçerliliğinin tespitiHukuki yarar varsa tespit davasıHMK m.106

Dış Olaylar: Deprem, Riskli Yapı, Kamu Yasakları ve İmkânsızlık

Kira ilişkisini katlanılamaz kılan olay bazen taraflardan hiçbirinden kaynaklanmaz. Kiralananın deprem, yangın veya su baskını gibi bir olay nedeniyle tamamen kullanılamaz hâle gelmesi durumunda, kiraya verenin kullandırma borcu borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsızlaşır ve karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlu bu durumda karşı edimi de isteyemez (TBK m.136). Bu hâlde kiracı, TBK m.331 kapsamında üç aylık bildirim süresine uymak zorunda kalmadan kira borcundan kurtulur ve peşin ödediği kira bedellerini geri isteyebilir. Kısmi kullanılamama hâlinde ise kira bedelinden orantılı indirim yapılır (TBK m.305).

Kiralananın bulunduğu binanın riskli yapı olarak tespit edilmesi ve tahliyesine karar verilmesi, kira ilişkisinin sonucunu 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’daki özel hükümlerle birlikte değerlendirmeyi gerektirir; riskli yapının yıktırılması için verilen süre içinde kiralananın boşaltılması zorunlu hâle gelir ve kiracıların bu süreçteki hakları ilgili mevzuata göre belirlenir. Kamu makamlarınca konulan faaliyet yasakları veya işyerinin mühürlenmesi gibi hâllerde ise yasağın kiraya verenden mi, kiracının faaliyetinden mi yoksa genel bir tedbirden mi kaynaklandığı belirleyicidir; genel ve geçici tedbirlerde imkânsızlık veya uyarlama (TBK m.136, m.138), kalıcı ve ağır durumlarda önemli sebeple fesih (TBK m.331) gündeme gelir.

Dış olaylar ve sonuçları

OlaySonuçDayanak
Kiralananın tamamen yok olması veya kullanılamamasıİmkânsızlık; kira borcu sona ererTBK m.136
Kısmi kullanılamamaOrantılı kira indirimiTBK m.305
Riskli yapı tespiti ve tahliyeÖzel mevzuata göre boşaltma6306 s.K.
Genel ve geçici kamu tedbirleriİmkânsızlık veya uyarlamaTBK m.136, m.138
Kalıcı ve ağır dış engelÖnemli sebeple fesihTBK m.331

Katlanılamaz durumda doğru soru “fesih mümkün mü” değil, “hangi fesih yolu” sorusudur.

Kiraya verenden kaynaklanan önemli ayıpta TBK m.306, kiracının giderilebilir aykırılığında TBK m.316, dış olayla kullanılamazlıkta TBK m.136 çoğu zaman TBK m.331’den daha hızlı ve daha az maliyetli sonuç verir; önemli sebeple fesih ise diğer yolların uymadığı çekilmezlik hâlleri için üç aylık bildirim süresiyle kullanılır. Bildirim yazılı yapılmalı, aile konutunda eşin rızası alınmalı ve ulaşma tarihi ispatlanmalıdır. Kira sözleşmenizin feshi için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: TBK m.331 tazminat kalemleri · erken tahliye ve makul süre · TBK m.319 ve habersiz giriş · TBK m.316 ve komşuluk · imkânsızlık ve kamu tedbirleri · deprem sonrası kira ilişkisi

Sıkça Sorulan Sorular

Katlanılamaz bir durum oluştu, kira sözleşmesini hemen feshedebilir miyim?

Önemli (haklı) bir sebep varsa evet. TBK 331’e göre taraflardan her biri, kira ilişkisinin devamını kendisi için çekilmez hâle getiren önemli sebeplerin varlığında, sözleşmeyi yasal fesih bildirim süresine uyarak her zaman feshedebilir. Bu, sözleşme süresi dolmadan da kullanılabilen olağanüstü bir fesih yoludur. Ancak sıradan güçlükler yetmez; durumun objektif olarak çekilmez nitelikte olması gerekir.

TBK 331 hangi kira sözleşmelerinde uygulanır?

Her tür kira ilişkisinde. TBK 331 emredici niteliktedir ve sözleşme belirli veya belirsiz süreli olsun, konut ve çatılı işyeri kiraları dahil tüm kira sözleşmelerine uygulanır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de bu hususu açıkça teyit etmiştir: bazı mahkemelerin ‘konut kirasında 331 uygulanmaz’ yönündeki dar yorumu hatalıdır. Hem kiracı hem kiraya veren bu maddeye dayanarak olağanüstü fesih hakkını kullanabilir.

Hangi durumlar önemli (haklı) sebep sayılır?

Önemli sebep, dürüstlük kuralı gereği sözleşmeye devam etmenin taraftan beklenemeyeceği, objektif olarak çekilmez nitelikteki durumlardır. Kanun bunları tek tek saymamıştır; her somut olay ayrıca değerlendirilir ve takdir hâkimdedir. Örneğin kiracı bir memurun başka bir şehre atanması, kiracının kiraya verene veya ailesine yönelik ağır saldırı, tehdit veya hakaret içeren davranışları (güven ilişkisini bozması) önemli sebep sayılabilir. Geçici durumlar yeterli değildir.

Ekonomik sıkıntı veya kiranın ağır gelmesi haklı sebep midir?

Kural olarak hayır. Kiracının gelirinin azalması, işlerin kötü gitmesi veya kira bedelinin ekonomik olarak ağır gelmesi tek başına önemli sebep sayılmaz. Bu tür durumlar için TBK 331 değil, TBK 138 kapsamında ‘aşırı ifa güçlüğü’ (uyarlama) davası yolu önerilir. Ancak iflasın eşiğine gelinmesi gibi ağır tablolar, yargı denetimiyle önemli sebep kapsamında değerlendirilebilir.

Fesih için hangi süreye uymam gerekir?

TBK 331, feshin yasal fesih bildirim süresine uyularak yapılmasını şart koşar. Taşınmaz ve taşınır yapı kiralarında bu süre üç aydır (TBK 329) ve bildirimin karşı tarafa ulaştığı tarihten itibaren hesaplanır. Süreye uyulmadan yapılan bildirim, kural olarak kanuni sürenin dolacağı tarihte hüküm doğurur (TBK m.328). Ayrıca fesih bildirimi yazılı yapılmalı ve önemli sebep somut biçimde, belgelerle ortaya konmalıdır.

Olağanüstü fesihte tazminat öder miyim?

Hâkim karar verir. TBK 331/2’ye göre hâkim, durum ve koşulları göz önünde tutarak olağanüstü feshin parasal sonuçlarını karara bağlar; para dışında başka bir şeye hükmedemez. Yani fesih nedeniyle karşı tarafın bir zararı doğmuşsa hâkim tazminata hükmedebilir. Ancak özellikle fesih sebebinin karşı taraftan kaynaklandığı durumlarda hâkim tazminata hükmetmeyebilir. Tazminat, niteliği gereği sözleşmeden doğduğundan on yıllık zamanaşımına tabidir.

Olağanüstü fesih ile ihtiyaç sebebiyle tahliye aynı şey mi?

Hayır, farklıdır. İhtiyaç sebebiyle tahliyede (TBK 350) kiraya verenin veya yakınlarının kiralananı fiilen kullanma zorunluluğu aranır ve katı dava süreleri vardır. TBK 331’de ise bu koşul aranmaz; yalnızca kira ilişkisinin taraflardan biri için çekilmez hâle gelmesi yeterlidir. Mahkemeler bazen 331’e dayalı talebi yanlışlıkla 350 (ihtiyaç) davası gibi nitelendirip reddedebiliyordu; Yargıtay bunun hatalı olduğunu, 331’in bağımsız ve genel bir fesih sebebi olduğunu vurgulamıştır.

Olağanüstü fesih ve tahliye süreciniz için yanınızdayız

Önemli sebep ve fesih süreci için bir avukatla görüşün. Hukukçular Evi yanınızda.

📞 Hemen Arayın
💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Gayrimenkul ve Kira Hukuku alanındadır.

Gayrimenkul ve Kira Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Post by Av. Fatma Öztürk