Ceza Hukukunda Dava ve Ceza Zamanaşımı (TCK 66-72)
25 Temmuz 2026

Ceza Hukukunda Dava ve Ceza Zamanaşımı (TCK 66-72)

Dava zamanaşımı (TCK 66) hüküm kesinleşmeden önceki yargılama yetkisini, ceza zamanaşımı (TCK 68) ise kesinleşmiş cezanın infazını süreyle sınırlar; süreler suçun azami cezasına göre belirlenir ve en hafif suçta olağan süre 8 yıldır. Durma süreyi askıya alır (kaldığı yerden devam), kesilme ise sıfırlar (TCK 67); kesilmede süre en fazla yarısı kadar uzar. Zamanaşımı kamu düzenindendir, re’sen gözetilir, feragat edilemez. Bu rehberde zamanaşımı türlerini ve hesabını yalın bir dille açıklıyoruz.

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Dosyanızda zamanaşımı söz konusu olabilir mi?

Suçun türü ve sürelerin durumunu birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Zamanaşımı nedir, neden vardır?

Ceza hukukunda zamanaşımı, devletin cezalandırma yetkisini süreyle sınırlayan bir kurumdur. Belirli sürelerin geçmesiyle ya soruşturma/dava yapma ya da kesinleşmiş cezayı infaz etme yetkisi ortadan kalkar. Bu kurumun iki amacı vardır: hukuki güvenliği sağlamak ve bireyin belirsiz bir tehdit altında ömür boyu yaşamasını önlemek. Türk Ceza Kanunu’nda zamanaşımı iki ana başlıkta düzenlenir: dava zamanaşımı (TCK 66) ve ceza zamanaşımı (TCK 68).

Dava zamanaşımı ile ceza zamanaşımı farkı

İki kavram sıkça karıştırılır, ama farkları nettir. Dava zamanaşımı, yargılamanın yapılması için belirlenen sürelerden ibarettir ve hükmün kesinleşmesinden önceki dönemi ilgilendirir: suçun işlendiği andan başlayarak kanunda öngörülen süre geçerse kamu davası açılamaz, açılmışsa düşer. Ceza zamanaşımı ise mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra işler: bu süre dolarsa kesinleşmiş ceza artık infaz edilemez. Kısaca biri “yargılama yapma”, diğeri “cezayı infaz etme” yetkisini süreyle sınırlar.

Süreler neye göre belirlenir? (TCK 66)

Dava zamanaşımı süreleri, suçun kanundaki azami (üst sınır) cezasına göre belirlenir; hâkimin somut davada takdir ettiği ceza miktarına göre değil. Bu yüzden bir suçun zamanaşımını doğru tespit etmek için ilgili TCK maddesinin ceza üst sınırına bakmak gerekir. En hafif suçlarda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır; cezanın ağırlığına göre süreler kademeli olarak artar.

Suç işlendiğinde fail çocuksa süreler indirilir (TCK 66/2): 12-15 yaş arasındakiler için yarıya, 15-18 yaş arasındakiler için üçte ikiye iner.

Zamanaşımı ne zaman başlar? (TCK 66/6)

Kural, suçun işlendiği gündür. Ancak suç türüne göre başlangıç noktası değişir:

  • Teşebbüs hâlinde: Son icra hareketinin yapıldığı gün.
  • Kesintisiz (mütemadi) suçlarda: Suç durumunun/kesintinin sona erdiği gün (örneğin kişiyi hürriyetinden yoksun kılmada, mağdurun serbest kaldığı gün).
  • Zincirleme suçlarda: Zinciri oluşturan son fiilin işlendiği gün (örneğin günlerce süren hakarette son hakaretin edildiği gün).
  • Çocuklara karşı işlenen belirli suçlarda: Mağdurun 18 yaşını tamamladığı gün.

Zamanaşımının durması (TCK 67/1)

Durma, kanunda öngörülen bir engel nedeniyle zamanaşımının geçici olarak işlememesidir. Önemli özelliği: engel kalkınca süre sıfırlanmaz; durduğu yerden devam eder ve önceki süreyle sonraki süre birbirine eklenir. TCK 67/1’deki temel durma sebepleri; soruşturma/kovuşturma için izin veya karar alınması, bekletici meselenin (başka bir merciide çözülecek ön sorunun) sonucunun beklenmesi ve fail hakkında kaçak kararı verilmesidir.

Bunların yanında başka kanunlardan doğan durma hâlleri de vardır: milletvekilleri bakımından yasama dokunulmazlığı (Anayasa 83), kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK 171), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) denetim süresi (CMK 231) ve uzlaştırma süresi (CMK 253) boyunca da zamanaşımı durur.

Zamanaşımının kesilmesi (TCK 67/2-3)

Kesilme, durmadan daha ağır bir sonuç doğurur: o ana kadar işlemiş süre sıfırlanır ve zamanaşımı baştan işlemeye başlar (TCK 67/3). TCK 67/2’de kesen sebepler sınırlı olarak sayılmıştır:

  • Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi (kolluk tarafından alınan ifade kesmez),
  • Şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilmesi,
  • Suçla ilgili iddianame düzenlenmesi,
  • Sanıklardan biri hakkında mahkûmiyet hükmü verilmesi.

Sık yapılan bir hata: şikâyette bulunmak tek başına zamanaşımını kesmez; kesilme için savcılığın fiilen bir soruşturma işlemi yapması gerekir.

Kesilmede üst sınır (TCK 67/4)

Kesilme süreyi sıfırladığı için, ilk bakışta zamanaşımının sonsuza kadar uzayabileceği düşünülebilir. Kanun bunu engellemek için bir tavan koymuştur: kesilme hâlinde zamanaşımı, o suç için kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir. Örneğin dava zamanaşımı 8 yıl olan bir suçta, kaç kez kesilirse kesilsin süre en fazla 12 yıla (8 + 4) çıkar; bu süre dolunca dava düşer.

Ceza Zamanaşımı Süreleri (TCK 68)

Buraya kadar anlatılanlar hükmün kesinleşmesinden önceki dönemi, yani dava zamanaşımını ilgilendiriyordu. Hüküm kesinleştikten sonra devreye giren süre rejimi ise farklıdır ve TCK’nın 68. maddesinde düzenlenmiştir. Burada ölçü artık suçun kanundaki azami cezası değil, mahkemenin hükmettiği somut cezadır. Sürenin dolması cezayı ortadan kaldırmaz; kanun koyucu bunu bilinçli olarak bir infaz engeli olarak kurgulamıştır.

Hükmedilen cezaCeza zamanaşımı (TCK 68)Karşılaştırma: dava zamanaşımı (TCK 66)
Ağırlaştırılmış müebbet hapis40 yıl30 yıl
Müebbet hapis30 yıl25 yıl
20 yıl ve daha fazla süreli hapis24 yıl20 yıl (20 yıldan aşağı olmamak üzere hapsi gerektiren suçlarda)
5 yıldan fazla hapis20 yıl15 yıl (5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapsi gerektiren suçlarda)
5 yıla kadar hapis ve adlî para cezası10 yıl8 yıl (5 yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda)

Çocuklar bakımından bu süreler kısalır: fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında sürelerin yarısının, on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez. Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez (TCK m.68/4). Ayrıca TCK’nın İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı, yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.

Sık yapılan hata: Cezalar infaz amacıyla içtima ettirildiğinde, ceza zamanaşımı süresi içtima sonucu ortaya çıkan toplam süreye göre değil, her suç için verilen ceza süresine göre ayrı ayrı belirlenir. Toplam ceza üzerinden yapılan hesap, süreyi olduğundan uzun gösterir.

Ceza Zamanaşımı Nasıl Kesilir? (TCK 71)

Dava zamanaşımında olduğu gibi ceza zamanaşımında da kesilme kurumu vardır; ancak aralarında kritik bir fark bulunur. Ceza zamanaşımı için kanunda bir durma hâli düzenlenmemiştir — yalnızca kesilme söz konusudur. Dahası, dava zamanaşımındaki “en fazla yarısı kadar uzama” tavanına benzer bir üst sınır ceza zamanaşımı için öngörülmemiştir; kesilme gerçekleştiğinde süre baştan işlemeye başlar.

TCK m.71 uyarınca ceza zamanaşımını kesen hâller şunlardır:

  • Tebligat: Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat.
  • Yakalama: İnfaz maksadıyla hükümlünün yakalanması. Uygulamada önemli olan nokta şudur: yakalama müzekkeresinin düzenlenmesi tek başına kesme sonucu doğurmaz; hükümlünün fiilen yakalanmış olması aranır.
  • Yeni suç: Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimsenin, üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi.

Zamanaşımının Çevresindeki Üç Hüküm: TCK 69, 70 ve 72

Başlıkta anılan madde aralığının kalan kısmı, uygulamada gözden kaçan ama sonuçları ağır olan üç düzenlemedir.

MaddeKonuKural
TCK 69Hak yoksunluklarıCezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunluklarının süresi, ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder
TCK 70Müsaderede zamanaşımıMüsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez
TCK 72Hesap ve re’sen uygulamaDava ve ceza zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir; zamanaşımı re’sen uygulanır ve şüpheli, sanık ve hükümlü bundan vazgeçemez

TCK 69 pratikte şu anlama gelir: ceza infaz edilmemiş olsa bile, hükme bağlı hak yoksunlukları boşlukta kalmaz; bunların süresi ceza zamanaşımı süresine bağlanmıştır. TCK 70 ise ayrı bir tuzağa işaret eder — asıl cezanın zamanaşımına uğraması, müsadere hükmünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz; müsaderenin kendi süresi vardır ve kesinleşmeden itibaren yirmi yıldır. Müsaderenin esasına ilişkin ayrıntılar için eşya ve kazanç müsaderesi rehberimize bakabilirsiniz.

TCK 72’deki re’sen uygulama kuralı ise savunma açısından belirleyicidir: zamanaşımı bir savunma “tercihi” değildir. Taraflar ileri sürmese bile mahkeme ve Yargıtay bunu kendiliğinden gözetmek zorundadır; hükümlünün “ben zamanaşımından yararlanmak istemiyorum” demesi hukuken sonuç doğurmaz. İnfaz aşamasındaki itiraz ve şikâyet yolları için infaz hâkimliğine başvuru rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Kamu düzeni, feragat ve işlemeyen suçlar

Zamanaşımı kamu düzenine ilişkin bir kurumdur ve hâkim tarafından re’sen (kendiliğinden) gözetilir; tarafların talebini beklemez (TCK 72/2). Yargıtay’a göre zamanaşımı dolmuş bir fiil hakkında esasa girilip mahkûmiyet kurulması hukuka aykırıdır; bu durumda davanın düşmesine karar verilir. Şüpheli veya sanığın zamanaşımından feragat etmesi de mümkün değildir; çünkü bu, bireysel bir haktan değil kamusal bir kuraldan doğar.

Dava zamanaşımı maddi ceza hukukuna ait olduğundan lehe kanun ilkesine tabidir: sonradan çıkan ve sanık lehine daha kısa süre öngören düzenleme re’sen uygulanır. Buna karşılık soykırım ve insanlığa karşı suçlar ile bunların örgüt kurarak işlenmesinde zamanaşımı hiç işlemez; bu suçlarda yargılama her zaman yapılabilir ve ceza ölünceye kadar infaz edilebilir (TCK 76/4, 77/4, 78/3). Zamanaşımı hesabı teknik ve hataya açık olduğundan, dosyanızın bir ceza avukatınca değerlendirilmesi yerinde olur.

Sıkça Sorulan Sorular

Dava zamanaşımı ile ceza zamanaşımı arasındaki fark nedir?

İkisi farklı aşamalara aittir. Dava zamanaşımı (TCK 66), suçun işlendiği andan başlar ve hüküm kesinleşmeden önceki dönemi ilgilendirir; süre dolarsa kamu davası açılamaz veya açılmışsa düşer. Ceza zamanaşımı (TCK 68) ise mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra işler; bu süre dolarsa kesinleşmiş ceza artık infaz edilemez. Kısaca biri ‘yargılama yapma’, diğeri ‘cezayı infaz etme’ yetkisini süreyle sınırlar.

Dava zamanaşımı süresi nasıl belirlenir?

Süre, suçun kanundaki azami (üst sınır) cezasına göre belirlenir; hâkimin somut olayda takdir ettiği ceza miktarına göre değil. Bu nedenle bir suçun zamanaşımını doğru hesaplamak için ilgili maddenin ceza üst sınırına bakmak gerekir. En hafif suçlarda olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Süreler, cezanın ağırlığına göre kademeli olarak artar.

Dava zamanaşımı ne zaman işlemeye başlar?

Kural olarak suçun işlendiği gün başlar (TCK 66/6). Ancak suç türüne göre başlangıç değişir: teşebbüste son hareketin yapıldığı gün; kesintisiz (mütemadi) suçlarda (örneğin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) kesintinin/durumun sona erdiği gün; zincirleme suçlarda son fiilin işlendiği gün; çocuklara karşı işlenen belirli suçlarda ise mağdurun 18 yaşını tamamladığı gün esas alınır.

Zamanaşımının durması ne demek?

Durma, kanunda öngörülen bir engel nedeniyle zamanaşımının geçici olarak işlememesidir (TCK 67/1). Engel kalkınca süre sıfırlanmaz; durduğu yerden devam eder ve önceki süreyle sonraki süre toplanır. Durma sebepleri arasında izin veya karar alınması, bekletici meselenin çözümünün beklenmesi ve fail hakkında kaçak kararı verilmesi sayılır. Ayrıca milletvekilliği (Anayasa 83), kamu davasının ertelenmesi (CMK 171), hükmün açıklanmasının geri bırakılması denetim süresi (CMK 231) ve uzlaştırma süresince de (CMK 253) zamanaşımı durur.

Zamanaşımının kesilmesi durmadan nasıl farklıdır?

Kesilme daha ağır sonuç doğurur: süre sıfırlanır ve baştan işlemeye başlar (TCK 67/3); önceki süreler yok sayılır. Kesen sebepler (TCK 67/2): şüpheli/sanığın savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet hükmü verilmesi. Önemli bir nokta: şikâyette bulunmak tek başına zamanaşımını kesmez; savcılığın fiilen soruşturma işlemi yapması gerekir.

Zamanaşımı kesilirse süre sonsuza kadar uzar mı?

Hayır, bir üst sınır vardır. Kesilme hâlinde zamanaşımı, o suç için kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir (TCK 67/4). Örneğin dava zamanaşımı 8 yıl olan bir suçta, kesilmelere rağmen süre en fazla 12 yıla (8 + 4) kadar uzar; bu süre dolduğunda dava düşer. Böylece yargılamanın sonsuza kadar sürmesi engellenmiş olur.

Zamanaşımından feragat edilebilir mi, mahkeme kendiliğinden dikkate alır mı?

Zamanaşımı kamu düzenine ilişkindir ve hâkim tarafından re’sen (kendiliğinden) gözetilir; tarafların talebini beklemez (TCK 72/2). Zamanaşımı dolmuş bir fiil hakkında esasa girilip mahkûmiyet kurulamaz, davanın düşmesine karar verilir. Şüpheli veya sanığın zamanaşımından feragat etmesi de hukuken mümkün değildir. Ayrıca dava zamanaşımı lehe kanun ilkesine tabidir; sonradan çıkan ve sanık lehine daha kısa süre öngören düzenleme re’sen uygulanır. Soykırım ve insanlığa karşı suçlarda ise zamanaşımı hiç işlemez.

Zamanaşımı ve ceza süreciniz için yanınızdayız

Sürelerin durumu ve haklarınız için uzman bir ceza avukatıyla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.

Dosyanız için değerlendirme

Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.

İletişime Geçin

Bu içerik Ceza Hukuku alanındadır.

Ceza Hukuku Rehberi  ·  Bu alandaki tüm rehberler  ·  Tüm hukuk dalları

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk