Şikâyetten vazgeçme yalnızca takibi şikâyete bağlı suçlarda davayı düşürür: soruşturmada vazgeçilirse KYOK, kovuşturmada vazgeçilirse düşme kararı verilir (TCK 73/4); vazgeçmenin sonuç doğurması sanığın kabulüne bağlıdır (TCK 73/6). Resen takip edilen suçlarda (kasten öldürme, nitelikli dolandırıcılık, yağma vb.) vazgeçme davayı düşürmez. Vazgeçmeden dönülemez; şahsi haklardan da açıkça vazgeçilirse tazminat hakkı kaybedilir. Bu rehberde şikâyetten vazgeçmenin şartlarını ve sonuçlarını yalın bir dille açıklıyoruz.
Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?
📚 İlgili Rehberler
Şikâyetinizden vazgeçmeyi mi düşünüyorsunuz?
Suçun türü ve vazgeçmenin sonuçlarını birlikte değerlendirelim. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp“Şikâyetimden vazgeçmek istiyorum” — ne anlama gelir?
Şikâyet hakkı, takibi şikâyete bağlı suçların soruşturulması veya kovuşturulması için suçun mağduru ya da zarar göreni tarafından yasal süresi içinde yetkili mercie başvurma hakkıdır. Bu hak kişiye sıkı sıkıya bağlıdır; mirasçılara geçmez (ancak şikâyet edip dava açıldıktan sonra vefat hâlinde mirasçılar davaya katılabilir).
Şikâyetten vazgeçme ise, şikâyet hakkını kullanan mağdurun, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasından vazgeçerek şikâyetini geri almasıdır. Kritik nokta şudur: vazgeçmenin davayı düşürüp düşürmeyeceği, tamamen suçun türüne bağlıdır.
Hangi suçlarda vazgeçme davayı düşürür?
Vazgeçmenin davayı düşürme etkisi yalnızca takibi şikâyete bağlı suçlarda söz konusudur. Bu suçlarda savcılık zaten kendiliğinden soruşturma başlatamaz; soruşturma için mağdurun şikâyeti şarttır. Basit yaralama, hakaret, tehdidin basit hâli, mala zarar verme gibi suçlar bu gruptadır. TCK 73/4’e göre:
- Soruşturma aşamasında vazgeçme: Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığına (KYOK) karar verir (CMK 172/1).
- Kovuşturma (dava) aşamasında vazgeçme: Mahkeme düşme kararı verir (TCK 73/4, CMK 223/8).
Buna karşılık, kamu düzenini ilgilendiren ve savcılığın kendiliğinden (re’sen) soruşturduğu suçlarda vazgeçmenin davayı düşürme etkisi yoktur. Kasten öldürme, nitelikli dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, yağma, şantaj gibi suçlarda mağdur şikâyetini geri çekse de yargılama devam eder; vazgeçme yalnızca sanık lehine bir takdiri indirim sebebi olabilir.
Vazgeçmenin geçerliliği sanığın kabulüne bağlıdır
Şikâyete bağlı bir suçta mağdur vazgeçse bile, bu vazgeçmenin sonuç doğurabilmesi için sanığın da kabul etmesi gerekir (TCK 73/6). Kanun bu kuralı sanık lehine getirmiştir: doğrudan beraat kararı verilmesi gereken ya da yargılama sonunda lehine beraat çıkması mümkün olan sanık, aklanmak için vazgeçmeyi reddedip yargılanmayı tercih edebilir.
Bu nedenle Yargıtay’a göre, kovuşturma aşamasında mağdur vazgeçtiğinde mahkeme, sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediğini sormak zorundadır; bu soru sorulmadan hüküm kurulması bozma sebebidir. Sanık kabul ederse düşme kararı verilir. Kabul etmezse yargılamaya devam edilir; suçun sabit olmadığı anlaşılırsa beraat, sabit olduğu anlaşılırsa mahkûmiyet yerine düşme kararı verilir.
Sanığın kabulü açık veya örtülü olabilir
Sanığın kabulü iki şekilde gerçekleşebilir. Açık kabulde sanık veya müdafii açıkça “vazgeçmeyi kabul ediyorum” beyanında bulunur. Örtülü (zımni) kabulde ise sanık, mağdurun vazgeçmesine itiraz etmemesi veya verilen düşme kararına karşı kanun yoluna (istinaf/temyiz) başvurmaması gibi davranışlarla kabul etmiş sayılır. Ancak Yargıtay, meşruhatlı davetiyeye rağmen duruşmaya gelmemenin tek başına zımni kabul sayılamayacağını belirtmektedir. Bu nedenle uygulamada, sanığın iradesinin açık bir şekilde tutanağa geçirilmesi tercih edilir.
Vazgeçmeden dönülemez ve şikâyet bölünemez
Şikâyetten vazgeçmenin önemli iki sonucu vardır. Birincisi, vazgeçmeden dönmek mümkün değildir: vazgeçme kararı kesinleşince geri alınamaz ve aynı fiil hakkında bir daha şikâyetçi olunamaz, kapanan dosya yeniden açtırılamaz. Bu yüzden vazgeçme iradesi, hiçbir duraksamaya yol açmayacak şekilde ve sonuçları iyi değerlendirilerek açıklanmalıdır.
İkincisi, iştirak hâlinde (birlikte) işlenen suçlarda şikâyet bölünemez: faillerden biri hakkındaki vazgeçme, diğerlerini de kapsar (TCK 73/5). Yani şikâyetinizi yalnızca bir fail için geri çekip diğerleri için sürdüremezsiniz; birinden vazgeçmeniz (onların da kabulüyle) hepsi hakkında davanın düşmesi sonucunu doğurabilir.
Şahsi haklar, süre ve dikkat edilecekler
Vazgeçme sırasında en sık yapılan hatalardan biri, tazminat hakkının da farkında olmadan feda edilmesidir. Kural olarak ceza şikâyetinden vazgeçmek hukuki tazminat hakkını etkilemez; ancak beyanınızda “şahsi haklarımdan da vazgeçiyorum” şeklinde açık bir ifade kullanırsanız, hukuk mahkemesinde tazminat davası açma hakkınızı da kaybedersiniz (TCK 73/7). Tazminat hakkınızı korumak istiyorsanız bu yönde feragat beyanında bulunmamalısınız.
Süre bakımından, şikâyet hakkı fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren 6 ay içinde kullanılmalıdır; bu hak düşürücü süre geçerse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Şikâyet hakkı olanlar birden fazlaysa, birinin süreyi kaçırması diğerlerinin hakkını düşürmez (TCK 73/3). Doğru strateji için bir ceza avukatından destek almak yerinde olur.
📘 İlgili Rehberler
TCK 73’ün Fıkra Haritası
Şikâyetten vazgeçmenin sonuçları tek bir kuraldan değil, birbirini tamamlayan dört fıkradan doğar. Bir dosyada hangi sonucun ortaya çıkacağı, bu fıkraların birlikte okunmasıyla belirlenir.
| Fıkra | Kural | Pratik sonuç |
|---|---|---|
| TCK 73/4 | Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz | Vazgeçme en geç hükmün kesinleşmesine kadar sonuç doğurur |
| TCK 73/5 | İştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar | Tek bir sanık için vazgeçilse dahi vazgeçme diğer sanıklara sirayet eder |
| TCK 73/6 | Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez | Vazgeçme kendiliğinden sonuç doğurmaz; sanığın kabulü aranır |
| TCK 73/7 | Vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa, artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz | Tazminat hakkının kaybı — dilekçenin en riskli cümlesi |
Dördüncü ve altıncı fıkralar birlikte değerlendirildiğinde ortaya şu tablo çıkar: şikâyetten vazgeçme kendiliğinden hukuki sonuç doğurmaz; kovuşturmanın seyri, sanığın açık ya da örtülü kabulü doğrultusunda belirlenir. Kovuşturma aşamasında vazgeçme, sanığın kabulü şartıyla TCK m.73/4 ve CMK m.223/8 uyarınca davanın düşmesi sonucunu doğurur.
Sirayet Kuralı: Bir Sanıktan Vazgeçmek Hepsinden Vazgeçmektir
TCK 73/5’teki sirayet kuralı, uygulamada en çok sürprizle karşılaşılan hükümdür. İştirak hâlinde işlenen bir suçta, şikâyetçi yalnızca bir sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etse dahi, bu vazgeçme diğer sanıkları da kapsar.
Şikâyet bölünemez. “Ali’yi affediyorum ama Veli hakkındaki şikâyetim devam etsin” biçiminde bir beyan hukuken mümkün değildir. Yargı uygulamasında bu tür beyanlar, tüm sanıklara sirayet eden bir vazgeçme olarak değerlendirilmekte ve bu husus gözetilmeden kurulan hükümler bozulmaktadır. Bu nedenle çok failli dosyalarda vazgeçme dilekçesi vermeden önce sonucun bütün sanıklar bakımından değerlendirilmesi zorunludur.
Sirayet kuralının bir diğer sonucu usul hukukundadır: şikâyetten vazgeçme hâlinde katılma kararı hükümsüz kalır ve kararı temyiz etme hak ve yetkisi sona erer. Yani vazgeçen katılan, dosyadaki kanun yolu haklarını da kaybeder.
Sanığın Kabulü: Şekli, Zamanı ve Kimin Elinde Olduğu
Vazgeçmenin sonuç doğurabilmesi sanığın kabulüne bağlı olduğuna göre, bu kabulün nasıl gerçekleşeceği belirleyici hâle gelir. Yargı uygulamasında kabulün şekle bağlı olmadığı kabul edilmektedir:
- Yazılı beyan — sanığın veya vekilinin dilekçeyle kabul bildirmesi
- Duruşmada sözlü beyan — celse tutanağına geçirilmek suretiyle
- Zımnî (örtülü) kabul — vazgeçme iradesinin açıkça ortaya konulduğu oturumda buna itiraz edilmemesi suretiyle
Bu son ihtimal savunma açısından dikkat gerektirir: vazgeçmenin açıklandığı celsede sessiz kalmak, kabul anlamına gelebilir. Sanık beraat kararı verilerek suçsuzluğunun ortaya çıkmasını istiyorsa, kabul etmediğini o oturumda açıkça beyan etmelidir.
Kabul etme veya etmeme, sanığın tekelinde olan bir haktır. Sanık müdafiinin bu konuda beyanda bulunabilmesi için açıkça yetkilendirilmiş olması gerekir — genel vekâletname tek başına yeterli sayılmayabilir.
Kanunun bu düzenlemedeki amacı da açıktır: yargılama sonucunda beraat etme ihtimali bulunan sanık hakkında yargılamaya devam olunarak, suçun sabit olmaması hâlinde beraatına karar verilmesini sağlamaktır. Suçun sabit olduğunun anlaşılması durumunda ise cezalandırma zorunluluğu ortadan kalktığı için davanın düşmesine karar verilir. Yani sanık kabul etmese bile, yargılama sonunda ya beraat ya da düşme kararı çıkar; sanığın kaybedeceği bir şey yoktur, kazanabileceği ise temiz bir beraat kararıdır.
Son olarak nitelikli hâllere dikkat edilmelidir: bir suçun temel şekli şikâyete bağlı olsa dahi, nitelikli hâllerinde şikâyete bağlı olmaktan çıkabilir. Bu durumda vazgeçme düşme sonucu doğurmaz. Şikâyete tabi olup olmama tespiti, vazgeçme dilekçesi verilmeden önce yapılması gereken ilk kontroldür.
Sıkça Sorulan Sorular
Şikâyetimden vazgeçirsem dava düşer mi?
Suçun türüne bağlıdır. Yalnızca takibi şikâyete bağlı suçlarda (basit yaralama, hakaret, tehdidin basit hâli, mala zarar verme gibi) vazgeçme davayı düşürebilir. Bu suçlarda savcılık zaten kendiliğinden soruşturma başlatamaz. Soruşturma aşamasında vazgeçilirse kovuşturmaya yer olmadığına (KYOK) karar verilir; kovuşturma (dava) aşamasında vazgeçilirse düşme kararı verilir (TCK 73/4). Resen takip edilen suçlarda ise vazgeçmenin davayı düşürme etkisi yoktur.
Hangi suçlarda şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez?
Kamu düzenini ilgilendiren ve savcılığın kendiliğinden (re’sen) soruşturduğu suçlarda vazgeçme davayı düşürmez; yargılama devam eder. Kasten öldürme, nitelikli dolandırıcılık, uyuşturucu ticareti, yağma, şantaj gibi suçlar buna örnektir. Bu suçlarda mağdurun vazgeçmesi yalnızca mahkeme nezdinde sanık lehine bir takdiri indirim sebebi olarak değerlendirilebilir, ancak davanın düşmesine yol açmaz.
Şikâyetimden vazgeçtim ama sanık kabul etmiyor, ne olur?
Vazgeçmenin sonuç doğurması sanığın kabulüne bağlıdır (TCK 73/6). Kovuşturma aşamasında mahkeme, sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediğini sormak zorundadır; sormazsa karar bozulur. Sanık kabul etmezse yargılamaya devam edilir. Yargılama sonunda suçun sabit olmadığı anlaşılırsa sanığın beraatına, sabit olduğu anlaşılırsa mahkûmiyet yerine düşme kararına hükmedilir. Çünkü sanık, aklanmak amacıyla vazgeçmeyi reddedip yargılanmayı tercih edebilir.
Sanığın vazgeçmeyi kabulü nasıl olur?
Kabul açık ya da örtülü (zımni) olabilir. Sanık açıkça ‘vazgeçmeyi kabul ediyorum’ diyebileceği gibi; mağdurun vazgeçmesine itiraz etmemesi veya verilen düşme kararına karşı kanun yoluna (istinaf/temyiz) başvurmaması gibi davranışlarla da örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Buna karşılık, meşruhatlı davetiyeye rağmen duruşmaya gelmemek tek başına zımni kabul olarak değerlendirilmez.
Şikâyetten vazgeçtikten sonra tekrar şikâyetçi olabilir miyim?
Hayır. Şikâyetten vazgeçmeden vazgeçme hukuken mümkün değildir; vazgeçme kararı kesinleşince geri alınamaz. Bir kez vazgeçtikten sonra aynı fiil hakkında tekrar şikâyetçi olamaz, kapanan dosyayı yeniden açtıramazsınız. Bu nedenle vazgeçme iradesi hiçbir duraksamaya yol açmayacak şekilde ve sonuçları iyi değerlendirilerek açıklanmalıdır.
Şikâyetten vazgeçince tazminat hakkım da gider mi?
Kural olarak hayır; ancak dikkatli olmak gerekir. Eğer vazgeçme beyanınızda ‘şahsi haklarımdan (tazminat hakkımdan) da vazgeçiyorum’ şeklinde açık bir ifade kullanırsanız, hukuk mahkemesinde tazminat davası açma hakkınızı da kaybedersiniz (TCK 73/7). Tazminat hakkınızı korumak istiyorsanız bu yönde bir feragat beyanında bulunmamanız, ceza şikâyeti ile hukuki tazminat talebini ayrı tutmanız gerekir.
Şikâyet süresi ne kadar, iştirak hâlinde ne olur?
Şikâyet hakkı, fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren 6 ay içinde kullanılmalıdır; bu hak düşürücü süre geçerse artık soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Şikâyet hakkı olanlar birden fazlaysa, birinin süreyi kaçırması diğerlerinin hakkını düşürmez (TCK 73/3). İştirak hâlinde (birlikte) işlenen suçlarda, faillerden biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar; şikâyet bölünemez (TCK 73/5).
Şikâyetten vazgeçme süreciniz için yanınızdayız
Suçun türü ve haklarınız için uzman bir ceza avukatıyla görüşün. Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppBu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olay kendine özgüdür; somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Dosyanız için değerlendirme
Süreler kısadır ve usul hataları geri alınamaz. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinBu içerik Ceza Hukuku alanındadır.
Ceza Hukuku Rehberi · Bu alandaki tüm rehberler · Tüm hukuk dalları
İlgili Rehberler
- 📚 Ana Rehber: Ceza Hukuku Rehberi
- ▸ Sosyal Medya ve E-Posta Hesabının Ele Geçirilmesi 2026: İlk 24 Saat, Suç Duyurusu, İçerik Kaldırma ve Tazminat (TCK 243-245)
- ▸ Hazine Arazisinde Ceza Boyutu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz (TCK 154) ve İmar Kirliliği (TCK 184)
- ▸ Çarpıp Kaçan Sürücü: Mağdurun Yapacakları ve Dilekçe Örnekleri (2026) — KTK m. 81, TCK m. 98
- ▸ Meraya Müdahalenin Yaptırımları: Otlatma Hakkının Kaldırılması, Eski Hâle Getirme ve Üç Ayrı Süreç
Bu konuda hukuki destek almak için


