Vefat eden bir yakınınızın icra borcundan siz sorumlu olabilir misiniz? Türk hukukunda miras, ölümle birlikte bir bütün olarak mirasçılara geçer; bu, sadece malları değil borçları da kapsar (TMK m.599). Yani kural olarak murisin borçlarından mirasçılar kişisel mal varlıklarıyla da sorumlu olur. Ancak mirasın reddi yoluyla bu sorumluluktan kurtulmak mümkündür. Süre kısıtlıdır: 3 ay.
10 Saniyede Hukuk · Miras Hukuku
Ölen yakınımın borcu malından çok — ne yaparım?
Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.
Ölen bir yakınınızın icra borcu için desteğe mi ihtiyacınız var?
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın 💬 WhatsAppMiras Borçları da Kapsar (TMK m.599)
Türk Medeni Kanunu m.599 uyarınca miras, miras bırakanın (murisin) ölümüyle kendiliğinden ve bir bütün olarak mirasçılara geçer. Bu bütün, malları, hakları ve borçları birlikte içerir. Mirasçılar, kural olarak murisin borçlarından kişisel mal varlıklarıyla da sorumlu olur (TMK m.641 uyarınca müteselsil sorumluluk). Yani borca batık bir miras, mirasçı için ciddi risk taşır.
Mirasın Reddi: 3 Aylık Süre (TMK m.605-606)
Borçtan kurtulmanın temel yolu mirasın reddidir. Mirasçılar, mirası reddettiklerini ölümü öğrendikleri tarihten itibaren 3 ay içinde sulh hukuk mahkemesine beyan ederek bildirebilir (TMK m.606). Süresinde reddedilmeyen miras kabul edilmiş sayılır ve mirasçı borçlardan sorumlu hale gelir. Bu nedenle borca batık olduğu düşünülen miraslarda 3 aylık süre kritiktir.
Hükmen (Kendiliğinden) Ret: Borca Batık Tereke
Murisin ödemeden aczi (borca batıklık) ölüm tarihinde açıkça belli ise veya resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır (TMK m.605/2). Buna hükmen ret denir ve bir karine olarak kabul edildiğinden, mirasçının ayrıca ret başvurusu yapma zorunluluğu yoktur. Ancak uygulamada, olası ihtilaflara karşı yine de mahkemeye beyanda bulunmak veya terekenin borca batık olduğunun tespiti davası açmak yararlıdır.
Mirasçıya İcra Takibi: 3 Ay Beklenir (İİK m.53)
Muris öldüğünde, alacaklı doğrudan mirasçılara takip yapamaz. İcra ve İflas Kanunu m.53 uyarınca, mirasın reddi için tanınan süre (3 ay) geçene kadar mirasçılar aleyhine takip yapılamaz; takip bu süre boyunca geri kalır (talik olur). Bu süre, mirasçıya mirası reddedip reddetmeme konusunda düşünme imkânı tanır. Süre sonunda miras reddedilmemişse, takip mirasçılara yöneltilebilir ve her mirasçıya yeni ödeme emri çıkarılır.
Mirasçı Olarak İcra Takibine İtiraz
Mirasçı sıfatıyla hakkınızda takip başlatıldıysa ve mirası reddettiyseniz, bunu icra takibinde ileri sürebilirsiniz. Mirasın reddine ilişkin mahkeme kararını, borca itiraz süresi içinde icra dairesine ibraz etmeniz önemlidir. Ayrıca terekenin borca batık olduğunu, genel mahkemede açacağınız tespit davasıyla ortaya koyabilir ve bunu icra takibinde itiraz olarak kullanabilirsiniz.
Ödeyen Mirasçının Rücu Hakkı
Mirasçılar tereke borçlarından müteselsil sorumlu olduğundan, borcun tamamını bir mirasçı ödemiş olabilir. Bu durumda, kendi payından fazlasını ödeyen mirasçı, diğer mirasçılara rücu ederek (başvurarak) fazla ödediği tutarı isteyebilir (TBK m.167). Yani bir mirasçının tüm borcu ödemesi, diğerlerinin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz; iç ilişkide paylaşım yapılır.
Şartlı Kabul: Resmî Defter Tutturma (TMK m.619)
Mirasın reddi ile kabulü arasında üçüncü bir yol daha vardır: resmî defter tutturma. Mirasçı, mirası kabul veya redde ilişkin karar vermeden önce, ölümü ve mirasçılık sıfatını öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sulh hâkiminden terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. Bu yolla terekedeki mal ve borçlar resmî olarak belirlenir; mirasçı, defter tutulmasını takiben tanınan yasal süre içinde “defter tutulması sonucunda” mirası kabul veya reddedebileceği gibi, kayıtsız şartsız kabul yerine sınırlı kabul de tercih edebilir. Sınırlı kabulde mirasçı, defterde yer alan borçlardan sorumlu olur; defterde yer almayan borçlar için kural olarak sorumluluğu doğmaz. Bu kurum, özellikle terekenin borç durumu net olmayan hâllerde mirasçıya güvenli bir yol sunar.
Mirasın Reddinin Sonuçları ve Alt Sıra Mirasçılar
En yakın mirasçıların tümü mirası reddederse, tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; tasfiye sonunda arta kalan değerler, sanki reddedenler mirasbırakandan önce ölmüş gibi hak sahiplerine (bir sonraki sıra mirasçılar ve nihayetinde Devlet) intikal eder. Ret, mirasçının kendi altsoyuna geçmez; yani mirası reddeden mirasçının çocukları, dedelerinin mirasında yine kendi paylarını talep edebilir. Ayrıca ret süresi henüz işlemeye başlamadan veya ret süresi içinde ölen mirasçının hakkı, onun mirasçılarına geçer; bu mirasçılar için ret süresi, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten değil, murisin mirasını nasıl kabul veya reddedeceklerini öğrendikleri tarihten başlar (TMK m.608).
Mirası Alacaklıların Zararına Reddetmek
Mirası reddeden mirasçı, kendi alacaklılarına da bir tazminat borcu doğurabilir. TMK m.617 uyarınca, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla mirasını reddeden mirasçının bu ret işlemi, mirasçının alacaklıları veya iflas idaresi tarafından, ret tarihinden itibaren altı ay içinde iptal ettirilebilir. Reddin iptali hâlinde miras, kural olarak resmî tasfiyeye tabi tutulur ve mirasçının payına düşecek değer, alacaklıların alacağını ödemeye yeter miktarda kendisine intikal etmeksizin, doğrudan alacaklıların tatmini için kullanılır. Bu düzenleme, mirasın kötüye kullanılmasını önlemek için getirilmiştir; borç yükü altındaki mirasçıların ret kararlarını, kendi alacaklıları ile ilişkileri bakımından da değerlendirmesi gerekir.
Ölümden Sonra Takvim: Hangi Süre Ne Zaman İşler?
Mirasçının elindeki imkânların tamamı süreye bağlıdır ve bu süreler art arda işler. Aşağıdaki tablo, ölüm anından itibaren tabloyu gösterir:
| Süre | Kime / neye | Dayanak | Sonuç |
|---|---|---|---|
| 3 gün | Takip geri bırakılır | İİK m.53/1 | Ölüm günüyle beraber sayılır |
| 3 ay | Mirasın reddi süresi | TMK m.606 | Bu süre boyunca mirasçılar hakkında takip yapılamaz |
| 1 ay | Resmî defter tutma istemi | TMK m.619 | Sulh hâkiminden istenir; kabul/red kararı için süre kazandırır |
| Defter süresince | Takip yasağı | TMK m.625 | Takip yapılamaz ve zamanaşımı işlemez |
| 7 gün | Ödeme emrine itiraz | İİK m.62 | Mirasçıya ödeme emri tebliğ edilmişse |
Toplam tablo şudur: murisin ölümü üzerine üç gün ve devamında üç ay süreyle mirasçılar hakkında takip yapılamaz. Alacaklının bu süreleri beklemeden başlattığı takip hukuka aykırıdır.
Süre Beklenmeden Takip Açılmışsa: Şikâyet Süresizdir
Bu, mirasçılar için en güçlü ve en az bilinen savunmadır. Yargıtay uygulamasına göre İİK m.53’e aykırılık kamu düzenine ilişkindir; bu nedenle İİK m.16/2 uyarınca süresiz şikâyete tabidir.
Pratik sonucu ağırdır: yedi günlük itiraz süresini kaçırmış olmanız bu yolu kapatmaz. Takip, üç gün ve üç aylık süreler dolmadan başlatılmışsa, bunu her zaman icra mahkemesine şikâyet konusu yapabilirsiniz ve mahkeme takibin iptaline karar verir.
Dikkat edilecek nokta: Yargıtay kararlarında, takibin iptali gerekçesinin doğru kurulması gerektiği vurgulanmıştır. Sebep “mirasçıların mirası reddetmiş olması” değil, takibin İİK m.53’e aykırı olarak süresinden önce başlatılmış olmasıdır. Şikâyet dilekçesinde bu ayrımın açıkça yapılması gerekir.
İİK m.53’ün uygulanabilmesi için iki hâlden biri gerekir: takibin mirasın reddi süresi içinde yapılmış olması ya da murisin takibe başlandıktan sonra ölmüş olması. Borçlunun takip sırasında ölmesi hâlinde izlenecek yol için borçlunun ölümü hâlinde icra takibi rehberimize bakınız.
Şikâyet mi, Borca İtiraz mı? Zamanlama Belirler
Mirası reddettiğini söyleyen mirasçının başvurusunun hukuki niteliği, ret kararının ne zaman alındığına göre değişir. Bu ayrım, başvurunun süreye tabi olup olmadığını belirlediği için hayati önemdedir:
| Durum | Nitelik | Süre |
|---|---|---|
| Takip İİK m.53’teki süreler dolmadan başlatılmış | Şikâyet (kamu düzeni) | Süresiz |
| Mirasın reddi kararı takibin kesinleşmesinden sonra alınmış | Şikâyet | Kararın alınmasından sonra |
| Mirası reddettiği için borçlu olmadığı iddiası, ödeme emri üzerine ileri sürülüyor | Borca itiraz | Ödeme emrinin tebliğinden 7 gün |
| Borca batıklık nedeniyle ret davası takipten önce açılmış ve derdest | Bekletici mesele | Dava sonuçlanana kadar beklenir |
Son satır önemlidir: terekenin borca batık olması nedenine dayanan mirasın reddi davası takipten önce açılmış ve hâlen derdestse, icra mahkemesinin bunu bekletici mesele yaparak sonucuna göre karar vermesi gerekir. İtiraz türleri ve süreleri için ödeme emrine itiraz (İİK m.62) yazımıza bakabilirsiniz.
Resmî Defter Tutma: Takibi Durduran ve Zamanaşımını Dondurun Yol
Mirası kabul mü etsem, ret mi etsem tereddüdü yaşayan mirasçı için kanun üçüncü bir yol tanır. Ancak uygulamada iki farklı defter kurumu birbirine karıştırılmaktadır:
- Tereke mallarının korunması amacıyla defter tutulması (TMK m.589 vd.). Tedbir niteliğindedir, terekenin korunmasına hizmet eder ve herhangi bir süreye tabi değildir.
- Resmî defter tutulması (TMK m.619). Mirasçının kabul veya reddi değerlendirebilmesi için terekenin aktif ve pasifinin ortaya çıkarılmasıdır. İstem, sulh hâkimine yapılır.
İkinci kurumun getirdiği koruma çok güçlüdür. TMK m.625 uyarınca resmî defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz ve bu süre içinde zamanaşımı işlemez. Yargıtay, resmî defter tutma işlemi sürerken başlatılan takibin iptaline karar verilmesini yerinde bulmuştur.
Yani resmî defter tutma, mirasçıya yalnızca bilgi sağlamakla kalmaz; takip baskısını da fiilen durdurur. Terekenin aktif ve pasifini görmeden karar vermek zorunda kalan mirasçı için bu yol ciddi bir nefes alanıdır. Mirasın reddinin usulü ve sonuçları için mirasın reddi rehberimize bakınız.
Kabul Edilirse Sorumluluk Terekeyle Sınırlı Değildir
Mirasçıların en çok yanıldığı nokta budur. Mirasın kabulü hâlinde sorumluluk, mirastan gelen malvarlığıyla sınırlı kalmaz.
- Müteselsil sorumluluk (TMK m.641). Mirası kabul eden mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludur. Alacaklı, borcun tamamı için mirasçıların her birine veya birkaçına takip yöneltebilir; payı oranında bölerek talep etmek zorunda değildir.
- Kişisel malvarlığı da sorumludur. Sorumluluk tereke ile sınırlı olmadığından, kabul eden mirasçının kendi malvarlığı da takip konusu olabilir.
- Ödeyen mirasçının rücu hakkı. Kendi payından fazlasını ödeyen mirasçı, fazla ödediği tutarı diğer mirasçılardan isteyebilir. Müteselsil borçlular arasındaki iç ilişki ve rücu için ilgili hükümler uygulanır.
Bu tablo, resmî defter tutma yolunu daha da anlamlı kılar: defter mucibince kabul hâlinde mirasçının sorumluluğu, deftere kaydedilmiş borçlarla sınırlanır. Kabul, ret ve şartlı kabul arasındaki seçim bu nedenle acele edilmeden yapılmalıdır.
Mirasçı İçin Adım Adım Kontrol Listesi
- Ölüm tarihini ve öğrenme tarihini kaydedin. Üç aylık ret süresi, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işler. Daha sonra öğrendiğinizi ispat edebiliyorsanız başlangıç değişir.
- Terekenin aktif-pasifini araştırın. Karar vermeden önce borç tablosunu görmek şarttır; tereddüt varsa resmî defter tutma istemi süre kazandırır ve takibi durdurur.
- Takip geldiyse tarihini kontrol edin. Üç gün ve üç aylık süreler dolmadan başlatılmışsa, süresiz şikâyet yolu açıktır.
- Ret kararı aldıysanız icra dairesine ibraz edin. Kararın dosyaya sunulması gerekir; kendiliğinden dikkate alınmaz.
- Alt sıra mirasçıları unutmayın. Mirasın reddi, mirası bir sonraki sıradaki mirasçılara geçirir; onların da süresi işlemeye başlar. Aile içinde bilgilendirme yapılmazsa yeni mağduriyetler doğar.
- Alacağın zamanaşımını ayrıca değerlendirin. Murisin borcu zaten zamanaşımına uğramış olabilir; icra borcunda zamanaşımı rehberimize bakınız.
Miras hukukunun genel çerçevesi için miras hukuku rehberi, dosya kapatma maliyeti için kapak hesabı ve dosya kapatma yazılarımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ölen kişinin borcu mirasçıya geçer mi?
Evet. Miras ölümle bir bütün olarak mirasçılara geçer (TMK m.599) ve borçları da kapsar. Mirasçılar kural olarak murisin borçlarından kişisel mal varlıklarıyla da sorumludur. Mirasın reddiyle bu sorumluluktan kurtulmak mümkündür.
Mirası reddetmek için ne kadar sürem var?
Ölümü öğrendiğiniz tarihten itibaren 3 ay içinde sulh hukuk mahkemesine beyanda bulunarak mirası reddedebilirsiniz (TMK m.606). Süresinde reddedilmeyen miras kabul edilmiş sayılır.
Borca batık mirasta otomatik kurtuluş var mı?
Murisin ödemeden aczi ölüm tarihinde açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, miras reddedilmiş sayılır (hükmen ret, TMK m.605/2). Yine de ihtilaflara karşı mahkemeye beyan veya tespit davası önerilir.
Ölümden hemen sonra mirasçıya icra takibi yapılabilir mi?
Hayır. İİK m.53 uyarınca mirasın reddi için tanınan 3 aylık süre geçene kadar mirasçılar aleyhine takip yapılamaz; takip bu süre boyunca geri kalır.
Mirası reddettim ama yine de takip geldi, ne yaparım?
Mirasın reddine ilişkin mahkeme kararını, borca itiraz süresi içinde icra dairesine ibraz etmelisiniz. Ayrıca terekenin borca batık olduğunu tespit davasıyla ortaya koyup itiraz olarak kullanabilirsiniz.
Borcun tamamını ödedim, diğer mirasçılardan isteyebilir miyim?
Evet. Mirasçılar müteselsil sorumludur; kendi payından fazlasını ödeyen mirasçı, diğer mirasçılara rücu ederek (TBK m.167) fazla ödediği tutarı isteyebilir.
Süresi dolmadan takip açıldı ama 7 günü kaçırdım, ne yapabilirim?
Yolunuz kapanmaz. Yargıtay uygulamasına göre İİK m.53’e aykırılık kamu düzenine ilişkin olduğundan, İİK m.16/2 uyarınca süresiz şikâyete tabidir. Takip, ölüm gününden itibaren üç gün ve devamındaki üç aylık ret süresi dolmadan başlatılmışsa, bunu her zaman icra mahkemesine şikâyet konusu yapabilir ve takibin iptalini isteyebilirsiniz.
Resmî defter tutulurken takip yapılabilir mi?
Yapılamaz. TMK m.625 uyarınca resmî defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz ve bu süre içinde zamanaşımı işlemez. Yargıtay, defter tutma işlemi sürerken başlatılan takibin iptaline karar verilmesini yerinde bulmuştur. Defter tutma istemi sulh hâkimine yapılır.
Mirası kabul edersem sorumluluğum mirastan gelenle sınırlı mı?
Sınırlı değildir. TMK m.641 uyarınca mirası kabul eden mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur ve sorumluluk tereke ile sınırlı olmadığından kişisel malvarlığı da takip konusu olabilir. Alacaklı borcun tamamı için mirasçıların her birine veya birkaçına takip yöneltebilir. Defter mucibince kabulde ise sorumluluk deftere kaydedilmiş borçlarla sınırlanır.
Mirasın reddi davam devam ederken takip yapılırsa ne olur?
Terekenin borca batık olması nedenine dayanan mirasın reddi davası takipten önce açılmış ve hâlen derdestse, Yargıtay uygulamasına göre icra mahkemesinin bunu bekletici mesele yapıp sonucuna göre karar vermesi gerekir. Bu durumda başvurunuz borca itiraz olarak nitelendirilmemelidir.
Ret kararımı icra dairesine bildirmem gerekir mi?
Gerekir. Mirasın reddine ilişkin mahkeme kararı kendiliğinden dikkate alınmaz; dosyaya ibraz edilmesi gerekir. Ayrıca kararın hangi aşamada alındığı başvurunuzun niteliğini belirler: takibin kesinleşmesinden sonra alınmış bir ret kararına dayanan başvuru borca itiraz değil şikâyet olarak değerlendirilir.
Vefat eden yakınınızın borcu için mirasın reddi veya itiraz desteği alın
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
İlgili Rehberler
📘 Miras Hukuku Rehberi (Ana Rehber) — Mirasçılık, saklı pay, vasiyetname, tenkis ve tüm miras konuları için kapsamlı rehberimize göz atın.


