Borçlunun Ölümü Hâlinde İcra Takibi
10 Ocak 2026

Borçlunun Ölümü Hâlinde İcra Takibi

Borçlunun ölümü, icra takip sürecinde önemli hukuki sonuçlar doğuran bir olgudur. Türk hukukunda alacaklı hakları, borçlunun ölümü ile son bulmaz; ancak takip prosedürü, muhataplar ve süreler açısından değişikliğe uğrar. Bu yazıda borçlunun ölümü halinde icra takibinin nasıl sürdürüleceği, mirasçılara karşı takip, mirasın reddi hâlleri, tereke ve mirasçıların sorumluluğu, borçlar bakımından süreler ve pratik uygulama esasları ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.

10 Saniyede Hukuk · İcra ve İflas Hukuku

Borçlu olmadığım hâlde icra takibi mi başladı?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

1) Kanuni Dayanak — İİK m.53

Borçlunun ölümü halinde icra takibinin nasıl sürdürüleceği İcra ve İflas Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca borçlunun ölmesi halinde, takip başlamadan önce olmuşsa alacaklı takibi doğrudan mirasçılara karşı yapabilir. Takip başladıktan sonra borçlunun ölmesi hâlinde ise takip mirasçılara karşı devam ettirilebilir. İİK m.53 hükmü, alacaklının hakkını borçlunun ölümü ile kaybetmesini önlemek amacıyla getirilmiş bir düzenlemedir.

Bu düzenlemenin arkasındaki temel prensip, Türk Medeni Kanunu m.599 hükmüdür. Bu maddeye göre miras, ölümle mirasçılara külli halefiyet ilkesi çerçevesinde geçer. Yani mirasçılar, muristen (ölene) mal varlığının hem aktifi (mallar, alacaklar) hem de pasifi (borçlar) ile birlikte devraz. Bu ilke, borçların da mirasçılara geçmesini sağlar ve alacaklının borcunu mirasçılardan tahsil etme imkânı vermez. Ancak bu geçiş mutlak değildir; mirasın reddi ve tereke ile sınırlı sorumluluk gibi kurumlar mirasçının haklarını da korur.

2) Takip Başlamadan Önce Ölüm

Borçlunun ölümünden sonra alacaklı takibi başlatacaksa, takip mirasçılara karşı yönlendirilmelidir. Alacaklı, önce mirasçıların kim olduğunu tespit etmelidir. Bu tespit nüfus kayıtlarından, mahkeme kararlarından veya noter tarafından düzenlenmiş “mirasçılık belgesi” (veraset ilamı) ile yapılır. Mirasçılık belgesi, hangi kişilerin muristen miras alma hakkına sahip olduğunu gösterir ve resmi belge niteliğindedir.

Takip talebi doldururken alacaklı tüm mirasçıları borçlu olarak göstermelidir. Bir mirasçının atlanması, takibin geçerliliğini olumsuz etkileyebilir. Mirasçıların adres ve iletişim bilgileri de doğru olmalıdır; ödeme emri veya icra emri her mirasçıya ayrı ayrı tebliğ edilir. Mirasçılar tebligata karşı süresi içinde itiraz etme veya ödeme yapma haklarına sahiptir. İtiraz süresi genel kurallara göre işler; her mirasçı kendi durumunu değerlendirerek karar verir. Bir mirasçının itirazı diğer mirasçıları bağlamaz; her mirasçı için ayrı değerlendirme yapılır.

3) Takip Sırasında Ölüm

İcra takibi başlatıldıktan sonra borçlunun ölmesi durumunda takibin devamı özel bir usule tabidir. Alacaklı, borçlunun öldüğünü öğrendiğinde durumu icra dairesine bildirmelidir. İcra müdürlüğü, takibin mirasçılara karşı devam etmesi için gerekli işlemleri başlatır. Mirasçıların tespiti yapılır ve mirasçılara “takibin devam ettirilmesi” bildirimi tebliğ edilir. Mirasçılar bu tebligata karşı belirli süreler içinde itiraz etme veya ödeme yapma haklarına sahiptir.

Takibin devamı, ölüm tarihi itibarıyla mevcut takip evrelerini muhafaza eder. Yani ödeme emri kesinleşmiş ise mirasçılar bakımından da kesinleşmiş sayılır; haciz uygulanmış ise haciz devam eder. Ancak mirasçıların “külli halefiyet” ilkesi çerçevesinde mirası kabul etmemeleri (mirasın reddi) mümkündür. Mirasın reddi durumunda takibin devamı imkânsız hâle gelir; mirasın reddedildiği tarih itibarıyla takip mirasçıya karşı düşer. Bu durumda alacaklı, diğer mirasçılara veya (tüm mirasçılar reddederse) mirasın tasfiyesi sürecine başvurabilir.

4) Mirasın Reddi Hakkı

Türk Medeni Kanunu m.605 hükmü, mirasçının mirası reddetme hakkını düzenler. Mirasçı, murisin ölümünden itibaren üç ay içinde miras hakkını mahkemeye bildirerek reddedebilir. Bu üç aylık süre, mirasçı bakımından murisin öldüğünü öğrenme tarihinden başlayabilir; farklı mirasçılar için farklı zamanlarda başlayabilir. Süre içinde yapılmayan ret hakkı düşer ve mirasçı mirası kabul etmiş sayılır.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15 💬 WhatsApp

Ret beyanı yazılı olarak yapılır ve mirasçının yerleşim yeri sulh hâkimine bildirilir. Ret beyanı geriye etkilidir; yani mirasçı, ret ile birlikte hiç mirasçı olmamış sayılır. Bu durum hem murisin mal varlığı hem de borçları bakımından geçerlidir. Ret eden mirasçının payı, kanunda öngörülen yedek mirasçılara geçer. Yani ret, mirasın tümüyle son bulması anlamına gelmez; sadece ret eden mirasçının payı diğerlerine geçer. Tüm mirasçılar reddettiğinde miras “vasi devleti” tarafından iflas gibi tasfiye edilir; alacaklılar da bu tasfiye sürecinde alacaklarını talep eder.

5) Mirasın Şartlı Kabulü — Terekedeki Sorumluluk

Mirasçı, mirası tam olarak reddetmek yerine “tereke ile sınırlı sorumluluk” ile de kabul edebilir. TMK m.628 hükmü uyarınca mirasçı, mirasın kabulü sonrası da alacaklıların mirastan öte mal varlığına başvurmasını sınırlamak için bazı adımlar atabilir. Bunun için üç aylık ret süresi içinde tereke defterinin tutulmasını talep etmek gerekir. Tereke defteri, murisin ölüm anındaki mal varlığını ve borçlarını gösteren resmi bir belgedir.

Tereke defteri tutulduktan sonra mirasçı, borçların yalnızca terekeden ödenmesi kaydıyla mirası kabul edebilir. Bu durumda alacaklılar, mirasçının kişisel mal varlığına başvuramaz; sadece terekedeki mal varlığından tahsilat yapabilir. Bu yol, mirasın büyük değerli mal varlığından yararlanmak isteyen ancak borç yükü hakkında endişe eden mirasçılar için özellikle uygundur. Ancak tereke defterinin doğru ve tam olarak tutulması önemlidir; eksik veya yanlış bilgi vermek mirasçının sorumluluğunu artırabilir.

6) Alacaklıların Hakları ve İspat Yükü

Borçlunun ölümü halinde alacaklıların hakları özellikleri korunur ancak takip sürecinde bazı değişiklikler olur. Alacaklı, borç ilişkisinin varlığını ve miktarını ispat etmek zorundadır. Bu ispat kural olarak alacaklıya düşer; senet, sözleşme, fatura, banka kayıtları, elektronik yazışmalar gibi belgeler kullanılabilir. Borçlunun ölümü, ispat yükünü değiştirmez; alacaklının borcu ispat etme yükümlülüğü devam eder.

Mirasçılar da borcun mevcut olup olmadığına, miktarına veya vadesine itiraz edebilir. Mirasçının, borç ilişkisini bilmemesi durumunda özellikle bilgi eksikliği söz konusu olabilir. Bu durumda mirasçı, borcu inkar edebilir ve alacaklının borcu ispat etmesini isteyebilir. Alacaklının ispat edememesi durumunda takip düşer. Ayrıca zamanaşımı ve hak düşürücü süreler de göz önünde bulundurulmalıdır; borcun zamanaşımına uğramış olması alacaklının hakkını kaybetmesine yol açar. TBK’nın zamanaşımı hükümleri (m.146 vd.) bu değerlendirmede rehber olur.

7) Pratik Uygulama Önerileri

Borçlunun ölümü halinde alacaklı için pratik öneriler şunlardır: (i) borçlunun öldüğünü öğrenir öğrenmez veraset ilamını çıkarmak veya alacaklılıktan gerekli belgeleri talep etmek, (ii) tüm mirasçıları tespit ederek takibi tümüne karşı yönlendirmek, (iii) mirasçıların mirası reddedip etmediğini araştırmak, (iv) tereke değerini ve borç miktarını karşılaştırarak takibin ekonomik değerlendirmesini yapmak, (v) uzun süredir alacağı ödenmeyen borçlar için zamanaşımı denetimi yapmak.

Mirasçı için ise şu öneriler yararlıdır: (i) muristen mirası kabul edip etmeme kararını üç aylık süre içinde vermek, (ii) borç yükü hakkında bilgi edinmek için tereke defteri tutulmasını talep etmek, (iii) borçları inceleyerek gerçek ve muhtemel borç miktarını değerlendirmek, (iv) mirasın ekonomik olarak avantajlı olup olmadığını hesaplamak, (v) tereke ile sınırlı sorumluluk seçeneğini değerlendirmek. Her iki taraf için de avukat desteği önemlidir; hem alacaklının haklarının etkin biçimde takip edilmesi hem de mirasçının borç yükünden korunması için uzman rehberlik gereklidir.

🗺️ İcra Takibi Konu Haritası

İcra ve haciz sürecinin tüm aşamaları için hazırladığımız rehberler:

🔒 Haciz İşlemleri

📁 Takip Süreci

⚖️ İtiraz ve Dava

💰 Ödeme, Harç ve Faiz

🏛️ Satış ve Paraya Çevirme

📌 Özel Alacak Türleri

📚 Sürecin bütünü için İcra ve İflas Hukuku Rehberi sayfamıza bakabilirsiniz.

Ölüm Hâlinde Takip Rejimi

Borçlunun ölümü, takibin hangi aşamasında gerçekleştiğine göre farklı sonuçlar doğurur.

Kanuni çerçeve
KonuKuralDayanak
Takip sırasında ölümTakibin mirasçılara karşı sürdürülmesiİİK m.53
BeklemeKanunda öngörülen süre boyunca takibin geri bırakılmasıİİK m.53
Terekeye takipTereke aleyhine takip imkânıİİK m.53
Mirasın reddiRet süresi boyunca takip yapılamaması
MirasçılarTakibin mirasçılara yöneltilmesi
TebligatMirasçılara usulüne uygun tebligat
HacizTerekedeki mallara hacizİİK m.78
Pay hacziElbirliği mülkiyetindeki payın hacziİİK m.94

İkinci satır, alacaklı bakımından zorunlu bir beklemeyi getirir: borçlunun ölümü hâlinde takip, kanunda öngörülen süre boyunca geri bırakılır ve bu sürede işlem yapılamaz.

Mirasın reddi takibin akıbetini değiştirir. Mirasçıların mirası reddetmesi hâlinde tereke borçları bakımından sorumlulukları doğmaz ve takip mirasçılara yöneltilemez. Bu nedenle takip başlatılmadan veya sürdürülmeden önce mirasın reddedilip reddedilmediği araştırılmalıdır.

Miras Payına Haciz

Terekedeki payın haczi ve paraya çevrilmesi özel bir usule tabidir.

Pay haczi rejimi
KonuKuralDayanak
HacizElbirliği mülkiyetindeki payın hacziİİK m.94
Doğrudan satışElbirliği payının doğrudan satılamaması
Yetkiİcra mahkemesinden yetki alınmasıİİK m.121
DavaOrtaklığın giderilmesi davası açılması
Paylı mülkiyetPayın doğrudan haczedilip satılabilmesi
TespitMülkiyet türünün tapu kaydından belirlenmesi
SatışSüresinde satış talebiİİK m.106
AktarmaBorçlunun payının dosyaya aktarılması

Altıncı satır, izlenecek yolu belirler: paylı mülkiyete geçilmişse pay doğrudan haczedilip satılabilir; elbirliği devam ediyorsa önce ortaklığın giderilmesi gerekir.

Miras payı için miras payına haciz rehberimize bakabilirsiniz.

Mirasçılara Karşı Takip

Takip mirasçılara yöneltilirken denetlenecek hususlar vardır.

Denetim listesi
KonuNe kontrol edilir
ÖlümÖlüm tarihinin tespiti
MirasçılıkMirasçılık belgesinin alınması
RetMirasın reddedilip reddedilmediği
SüreKanuni bekleme süresinin dolması (İİK m.53)
TarafTüm mirasçıların gösterilmesi
TebligatHer mirasçıya usulüne uygun tebligat
PaySorumluluğun paylar oranında olması
TerekeTerekedeki malların tespiti

Beşinci ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: takip mirasçılara yöneltilirken her birinin miras payı oranındaki sorumluluğu gözetilmelidir.

Mirasçılık belgesi zorunludur. Takibin mirasçılara yöneltilebilmesi için mirasçıların kim olduğunun belgeyle ortaya konması gerekir. Eksik taraf gösterilmesi hâlinde takip yalnızca gösterilen mirasçılar bakımından sonuç doğurur.

Takip Başlamadan Önce Ölüm

Ölüm takip başlamadan gerçekleşmişse izlenecek yol farklıdır.

Yol haritası
KonuDeğerlendirme
TerekeTereke aleyhine takip imkânı (İİK m.53)
MirasçılarMirasçılara karşı takip
BelgeMirasçılık belgesinin temini
RetMirasın reddi ihtimali
SüreRet süresinin dolmasının beklenmesi
TebligatMirasçılara usulüne uygun tebligat
PaySorumluluğun paylar oranında olması
HacizTerekedeki mallara haciz (İİK m.78)

Dördüncü ve beşinci satırlar birlikte okunmalıdır: ret süresi dolmadan mirasçılara yöneltilen takipler, sonradan mirasın reddi hâlinde sonuçsuz kalabilir.

Tereke aleyhine takip ayrı bir yoldur. Kanunda öngörülen şartlarla tereke aleyhine takip yapılması mümkündür. Bu yolda takip mirasçıların kişisel malvarlığına değil, terekeye yönelir; bu ayrım takip talebinde açıkça gösterilmelidir.

Terekedeki Malların Durumu

Ölüm sonrası terekedeki mallar üzerindeki işlemler ayrıca değerlendirilir.

Tereke başlıkları
KonuDeğerlendirme
TespitTerekedeki malların belirlenmesi
BorçTerekenin borçlarının bulunması
MülkiyetElbirliği mülkiyetinin doğması
PaylaşımAnlaşmayla paylaşım imkânı
TescilPaylaşımın tapuya yansıtılması
Pay hacziElbirliği payına haciz (İİK m.94)
YetkiParaya çevirme için yetki (İİK m.121)
DavaOrtaklığın giderilmesi

Üçüncü ve altıncı satırlar birlikte okunmalıdır: ölümle birlikte tereke malları üzerinde elbirliği mülkiyeti doğar ve borçlu mirasçının payı ancak özel usulle paraya çevrilebilir.

Paylaşım süreci hızlandırır. Mirasçıların kendi aralarında paylaşım yapması, ortaklığın giderilmesi davasına gerek kalmadan sürecin ilerlemesini sağlar. Paylaşım sonrası borçlunun payına düşen mal doğrudan haciz ve satışa konu olur.

Alacaklı Bakımından Süreç

Borçlunun ölümü hâlinde alacaklının atacağı adımlar sıralıdır.

Adım listesi
Adımİçerik
TespitÖlüm tarihinin öğrenilmesi
BeklemeKanuni sürenin dolması (İİK m.53)
MirasçılıkMirasçıların belirlenmesi
RetMirasın reddedilip reddedilmediği
YöneltmeTakibin mirasçılara yöneltilmesi
TebligatHer mirasçıya tebligat
TerekeTerekedeki malların araştırılması
HacizPay veya mal üzerine haciz (İİK m.94)

İkinci satır, sürecin zorunlu duraklamasıdır: bu süre içinde yapılan işlemler usulsüzlük oluşturur ve şikâyete konu olabilir.

Ret araştırması yapılmalıdır. Mirasçıların mirası reddetmesi hâlinde takip onlara yöneltilemez. Bu nedenle takip sürdürülmeden önce ret beyanının bulunup bulunmadığı araştırılmalı; aksi hâlde yapılan işlemler sonuçsuz kalır.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Ölüm hâlindeki takiplerde tekrarlanan hatalar sınırlıdır.

Hata başlıkları
HataSonucu
BeklemeKanuni sürenin gözetilmemesi (İİK m.53)
TarafMirasçıların eksik gösterilmesi
BelgeMirasçılık belgesinin alınmaması
RetMirasın reddinin araştırılmaması
TebligatMirasçılara usulsüz tebligat
MülkiyetElbirliği payının doğrudan satılmaya çalışılması
Yetkiİcra mahkemesinden yetki alınmaması (İİK m.121)
SüreSatış isteme süresinin kaçırılması (İİK m.106)

Altıncı ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: elbirliği mülkiyetindeki pay doğrudan satılamaz; paraya çevirme için icra mahkemesinden yetki alınması zorunludur.

Tebligat her mirasçıya ayrı yapılır. Takibin mirasçılara yöneltilmesi hâlinde her mirasçıya usulüne uygun tebligat yapılması gerekir. Eksik tebligat, o mirasçı bakımından süreleri işletmez ve takip sonuç doğurmaz.

Uygulamada Sık Sorulanlar

Borçlunun ölümü konusunda tekrarlanan sorular belirli başlıklarda toplanır.

Başlık bazında
SoruCevap
DevamTakibin mirasçılara karşı sürdürülmesi (İİK m.53)
BeklemeKanuni sürenin gözetilmesi
RetMirasın reddi hâlinde takip yapılamaması
TerekeTereke aleyhine takip imkânı
BelgeMirasçılık belgesinin gerekliliği
PaySorumluluğun paylar oranında olması
HacizElbirliği payına haciz (İİK m.94)
SatışYetki ve ortaklığın giderilmesi (İİK m.121)

Üçüncü satır, takibin akıbetini belirler: mirasçıların mirası reddetmesi hâlinde tereke borçları bakımından sorumlulukları doğmaz ve takip onlara yöneltilemez.

Ölüm dosyaya bildirilmelidir. Borçlunun ölümü hâlinde bu durumun icra dosyasına bildirilmesi gerekir. Bildirim yapılmadığında ölen kişi adına işlem yapılmaya devam edilir ve bu işlemler usulsüzlük oluşturur.

Süre Yönetimi

Ölüm hâlinde dosyadaki süreler ayrı ayrı izlenir.

Süre tablosu
KonuKuralDayanak
BeklemeÖlüm hâlinde takibin geri bırakılmasıİİK m.53
Haciz istemeÖdeme emrinin tebliğinden bir yılİİK m.78
Satış istemeHacizden itibaren bir yılİİK m.106
DüşmeSüresinde satış istenmezseİİK m.110
Pay hacziElbirliği payına hacizİİK m.94
YetkiParaya çevirme yetkisiİİK m.121
YenilemeDosyanın işlemsiz bırakılmaması
ZamanaşımıSon işlem tarihinin izlenmesi

Üçüncü ve altıncı satırlar birlikte okunmalıdır: ortaklığın giderilmesi süreci uzasa dahi satış isteme süresi işler; bu nedenle dosyada gerekli taleplerin zamanında yapılması gerekir.

Dosya işlemsiz bırakılmamalıdır. Mirasçılık ve paylaşım süreçleri uzun sürebilir. Bu dönemde dosyanın dönemsel olarak yenilenmesi hem takibi ayakta tutar hem de zamanaşımını keser.

Mirasçı Bakımından Değerlendirme

Takiple karşılaşan mirasçının denetleyeceği hususlar vardır.

Denetim listesi
KonuNe kontrol edilir
ÖlümÖlüm tarihinin tespiti
RetRet süresinin dolup dolmadığı
BeyanReddin usulüne uygun yapılması
BeklemeKanuni sürenin gözetilmesi (İİK m.53)
TebligatUsulüne uygun yapılması
PaySorumluluğun payla sınırlı olması
TerekeTerekenin aktif ve pasif durumu
ŞikâyetUsule aykırılıkta başvuru (İİK m.16)

İkinci ve üçüncü satırlar birlikte okunmalıdır: mirasın reddi süresi ve usulü gözetilmeden yapılan işlemler, mirasçının tereke borçlarından sorumlu tutulması sonucunu doğurabilir.

Tereke durumu değerlendirilmelidir. Terekenin borca batık olup olmadığı, mirasın kabul veya reddi kararında belirleyicidir. Bu değerlendirme yapılmadan geçirilen ret süresi, mirasçı bakımından sorumluluk doğurur.

Uygulamada Sık Sorulan Diğer Hususlar

Ölüm hâlindeki takiplerde tamamlayıcı başlıklar bulunur.

Tamamlayıcı başlıklar
KonuDeğerlendirme
Tereke borcuTerekenin borçlarının paydan düşmesi
KabulMirasın kabulünün sonuçları
Şartlı kabulKanunda öngörülen imkânlar
RetReddin sorumluluğu sona erdirmesi
AlacaklıAlacaklıların korunmasına ilişkin hükümler
DevirPayın üçüncü kişiye devri
İptal davasıŞartları varsa dava (İİK m.277)
SüreBeş yıllık hak düşürücü süre (İİK m.284)

Altıncı ve yedinci satırlar birlikte okunmalıdır: miras payının alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla devredildiği iddiası, şartları varsa tasarrufun iptali davasıyla ileri sürülür.

Tereke borçları payı azaltır. Terekede borç bulunuyorsa mirasçıların payına düşecek net değer bu borçlar düşüldükten sonra belirlenir. Bu nedenle haczin sağlayacağı tahsilat, terekenin aktif ve pasif durumu birlikte değerlendirilerek öngörülmelidir.

Kesinleşme Sonrası Paraya Çevirme

Takip mirasçılara yöneltilip kesinleştiğinde satış zinciri işler.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Satış istemeHacizden itibaren bir yılİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gider yatırılmazsaİİK m.110
Kıymet takdiriRaporun ilgililere tebliğiİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi günİİK m.128/a
Rızaen satışKıymet takdirinden itibaren yedi günİİK m.111/a
Elektronik artırmaPortalda yedi günlük teklif süresiİİK m.111/b
İlanEn az on beş gün önce ilanİİK m.114
İhale bedeliSonuç tutanağının ilanından itibaren yedi günİİK m.118

Birinci ve ikinci satırlar, ortaklığın giderilmesi süreci uzasa dahi işlemeye devam eder: satış isteme süresi kaçırıldığında haciz kalkar ve pay üzerindeki güvence kaybolur.

Mirasçılar da rızaen satış isteyebilir. Kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde istenecek rızaen satış yetkisi, terekedeki malın piyasa değerine yakın bir bedelle satılmasını sağlayabilir. Bu imkân tüm mirasçılar bakımından değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Borçlu öldüğünde alacaklı ne yapabilir?

İİK m.53 uyarınca alacaklı, takibi mirasçılara karşı yapabilir. Takip başlamadan önce ölüm olmuşsa doğrudan mirasçılara karşı, takip başladıktan sonra ölmüşse takip mirasçılara karşı devam ettirilir. Alacaklı önce mirasçıların kim olduğunu tespit etmelidir.

Borçların mirasçılara etkisi nedir?

TMK m.599 uyarınca miras, ölümle mirasçılara “külli halefiyet” ilkesi çerçevesinde geçer. Mirasçılar hem murisin mal varlığını hem de borçlarını devralır. Ancak mirasın reddi (TMK m.605) ve tereke ile sınırlı sorumluluk (TMK m.628) yollarıyla mirasçıların sorumluluğu sınırlanabilir.

Mirasın reddi nasıl yapılır?

TMK m.605 uyarınca mirasçı, murisin ölümünden itibaren üç ay içinde yazılı olarak yerleşim yeri sulh hâkimine bildirerek mirası reddedebilir. Ret geriye etkilidir; mirasçı hiç mirasçı olmamış sayılır. Ret eden mirasçının payı yedek mirasçılara geçer.

Ret süresi geçtikten sonra mirası reddetmek mümkün mü?

Kural olarak hayır. Üç aylık süre hak düşürücü niteliktedir ve süresinde yapılmayan ret hakkı düşer; mirasçı mirası kabul etmiş sayılır. Ancak bazı özel durumlarda (öldüğünü sonradan öğrenme vb.) sürenin farklı hesaplanması mümkündür.

Tereke ile sınırlı sorumluluk ne demektir?

TMK m.628 uyarınca mirasçı, mirası kabul ederken borçların yalnızca terekeden ödenmesini isteyebilir. Bu durumda alacaklılar mirasçının kişisel mal varlığına başvuramaz; sadece terekedeki mal varlığından tahsilat yaparlar. Bu için tereke defterinin tutulması talep edilmelidir.

Alacağın zamanaşımı ölümle durdurulur mu?

Hayır. Borçlunun ölümü zamanaşımını durdurmaz. TBK’nın zamanaşımı hükümleri (m.146 vd.) uygulanmaya devam eder. Alacaklının zamanaşımı süresi içinde takibi başlatması gerekir; süre geçmişse alacak talep edilemez.

Tüm mirasçılar mirası reddederse ne olur?

Tüm mirasçıların mirası reddi durumunda miras “vasi devleti” tarafından iflas gibi tasfiye edilir. Alacaklılar bu tasfiye sürecinde alacaklarını talep eder. Terekedeki mal varlığı satılarak alacaklılara paylaştırılır; kalan borçlar için tahsilat imkânı sınırlıdır.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Hukukçular Evi — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara 💬 WhatsApp ile Yaz
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Av. Fatma Öztürk