Tapu kaydının düzeltilmesi (tashih) davası, tapu sicilindeki bir maddi hatanın — malikin adı, soyadı, baba adı, T.C. kimlik numarası, doğum tarihi ya da taşınmazın yüzölçümü gibi bilgilerin — mülkiyet değişmeksizin düzeltilmesi için açılan davadır. Burada tapuda görünen kişi zaten gerçek maliktir; yalnızca kimlik veya kayıt bilgilerinde yanlışlık vardır. Bu yönüyle dava, mülkiyeti el değiştiren tapu iptali ve tescil davasından tamamen farklıdır.
Tapunuzdaki isim ya da yüzölçümü hatası işlem yapmanızı mı engelliyor?
Kayıt düzeltme sürecini doğru kurgulamak için Hukukçular Evi yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppTapu Kaydının Düzeltilmesi Davası Nedir?
Tapu sicili, devletin sorumluluğu altında tutulan resmî bir sicildir. Ancak kadastro tespiti sırasındaki yanlışlıklar, memur hatası veya belgelerdeki eksiklikler nedeniyle tapu kayıtları bazen gerçek durumu yansıtmayabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 1027. maddesi bu noktada devreye girer: tapu memuru, ilgililerin yazılı rızası olmadıkça bir yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir; basit yazı yanlışlıkları ise tüzük hükümlerine göre resen düzeltilir. Bu hükmün amacı, tapu sicilinde keyfî değişiklik yapılmasını engellemektir. İşte tapu memurunun kendiliğinden düzeltemediği maddi hatalar, bu dava ile giderilir. Dava, uygulamada tapu tashih davası veya tapuda isim düzeltme davası olarak da anılır.
En Kritik Ayrım: Düzeltme (TMK 1027) mi, İptal-Tescil (TMK 1025) mi?
Bu iki dava sıklıkla karıştırılır, ama sonuçları çok farklıdır:
- TMK m. 1027 — Kayıt Düzeltme: Mülkiyette çekişme yoktur. Gerçek malik zaten tapuda kayıtlıdır; sadece kimlik veya teknik bilgi hatalıdır. Görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mülkiyet el değiştirmez, yalnızca hata giderilir.
- TMK m. 1025 — Tapu İptali ve Tescil: Mülkiyetin esasına ilişkin bir yolsuz tescil vardır (sahte belge, ehliyetsizlik, muris muvazaası vb.). Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu davada mülkiyet el değiştirir.
Kısaca: Yanlışlık gerçek malikin bilgilerindeki bir yazım hatasıysa maddi hatadır ve düzeltme davasıyla çözülür. Ama tapuda görünen kişi aslında malik değilse ya da tescil hukuken geçersizse, bu bir yolsuz tescildir ve iptal-tescil davası gerekir. Yanlış nitelendirme, davanın esasa girilmeden reddine yol açabilir.
Hangi Hatalar Bu Davaya Konu Olur?
Uygulamada en sık karşılaşılan maddi hatalar şunlardır:
- Kimlik bilgisi hataları: Malikin adı, soyadı, baba adı, anne adı, doğum tarihi veya T.C. kimlik numarasının yanlış yazılması (örneğin “Mehmet” yerine “Memet”), tek isim iken çift ya da rumuzla yazılması.
- Yüzölçümü (alan) hataları: Sınırlarda değişiklik olmaksızın, hesaplama hatasından kaynaklanan metrekare yanlışlıkları (ör. 350 m² yerine 305 m² yazılması).
- Pay (hisse) hataları: Paydaşların paylarının toplamının bir tamı tutmaması gibi basit hesap yanlışlıkları.
- Taşınmazın niteliği (cins) hataları ile ada, pafta, parsel, cilt-sayfa-belge numarasındaki rakamsal kaymalar.
Önemli uyarı: Bu dava, Nüfus Müdürlüğü’ne karşı açılan “isim değiştirme davası” ile karıştırılmamalıdır. Burada amaç isimden memnun olunmaması değil, tapudaki kaydın gerçek kimlikle uyumlu hâle getirilmesidir.
Önce İdari Yol: Tapu Müdürlüğünde Düzeltme
Her hata için mahkemeye gitmek gerekmez. Tapu Sicil Tüzüğü’nün 74 ve 75. maddeleri uyarınca, belgelere aykırı basit yazım hataları ve kadastrodan kaynaklanan isim/baba adı gibi yazım yanlışlıkları, ilgilinin başvurusu üzerine ya da resen tapu müdürlüğünce idari yolla düzeltilebilir. Nüfus kayıtları ve resmî belgelerle açıkça doğrulanabilen yanlışlıklarda çoğu zaman dava açmaya gerek kalmaz.
Hisse hataları için ise tapu sicili mevzuatında özel bir yol öngörülmüştür: hatadan etkilenen hak sahiplerine tebligat yapılır; 30 gün içinde muvafakat verilirse düzeltme yapılır, verilmezse tapu müdürlüğü hatayı resen düzeltir ve ilgiliye, tebliğden itibaren 60 gün içinde asliye hukuk mahkemesinde dava açabileceği ihtar edilir. Ancak tapu müdürlüğünün resen düzeltme yetkisi yalnızca açık maddi hatalarla sınırlıdır; hata bir uyuşmazlığa yol açıyor ya da ayni hakkı etkiliyorsa, düzeltme ancak mahkeme kararıyla yapılabilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme, Davalı Taraf
Tapu kaydının düzeltilmesi davası, taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesinde ve Tapu Sicil Müdürlüğüne karşı açılır. Dava, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 382 vd. anlamında bir çekişmesiz yargı işidir; verilen karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez ve hata sürdükçe yeniden dava açılabilir (Yargıtay HGK 2017/1210 E., 2020/548 K.). Davacı olabilecekler sınırlıdır: taşınmaz maliki, mirasçıları ve ilgili hak sahipleri.
Harç ve Yargılama Giderleri
İsim, soyisim, baba adı düzeltme davaları maktu harca tabidir; çünkü ortada gerçek bir mülkiyet uyuşmazlığı yoktur. Davalı olarak gösterilen Tapu Sicil Müdürlüğü, 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 13/j uyarınca harçtan muaftır. Dava davacı lehine sonuçlansa bile davacıdan maktu harç alınır; tapu müdürlüğüne yargılama gideri veya vekâlet ücreti yükletilmez (Yargıtay 1. HD, 26.3.2014, 3678/6441).
Önemli Gelişme: İdari Başvuru Yapılmadığı İçin Dava Reddedilemez
2013 tarihli Tapu Sicili Tüzüğü’nün yürürlüğe girmesinden sonra bir dönem Yargıtay, davadan önce tapu müdürlüğüne başvurulmasını aramıştır (Yargıtay 1. HD, E.2014/13488, K.2016/146). Ancak sonraki yargı uygulamasında, tapu kaydında malik kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemiyle açılan davanın, tapu müdürlüğüne başvuru ve buna bağlı idari itiraz süreci tamamlanmadığı gerekçesiyle usulden reddedilemeyeceği kabul edilmiştir; bu nedenle idari başvuru bir dava şartı olarak aranmamaktadır. Bununla birlikte, özellikle kadastrodan kaynaklanan isim ve baba adı hatalarında (Tüzük m. 75), Yargıtay bazı hâllerde hâlâ önce idari başvuru yapılmasını arayabilmektedir. Bu nedenle somut olayın niteliğine göre en doğru yol belirlenmelidir.
Deliller, Keşif ve Bilirkişi
Davada temel amaç, kayıt maliki ile bilgileri düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlamaktır. Başlıca deliller: nüfus kayıt örnekleri, güncel tapu kaydı, taşınmazın ilk edinildiği andaki resmî senet, kadastro tutanağı veya veraset ilamı, tanık (komşu/muhtar) beyanları. Aynı isimde başka kişiler varsa, bunlar duruşmaya çağrılarak mülkiyet iddiaları sorulur.
Yüzölçümü ve sınır hatalarında ise mahkeme, çoğunlukla taşınmaz başında keşif yaparak kadastro/harita (fen) bilirkişisinden rapor alır. Karar kesinleştikten sonra ilgili tapu müdürlüğüne gönderilerek kayıt tashih edilir. Bu davalarda zamanaşımı yoktur; hata fark edildiğinde her zaman dava açılabilir. Yine de, özellikle miras kaynaklı kayıt hatalarında hak kaybı yaşamamak için gecikmeden hareket edilmesi önerilir.
Düzeltme mi, İptal-Tescil mi? Ayrımın Pratik Sonuçları
Bu ayrım yalnızca teorik değildir; harç, görevli mahkeme, davalı taraf ve ispat yükü tamamen değişir.
| Ölçüt | Kayıt düzeltme | Tapu iptali ve tescil |
|---|---|---|
| Konu | Kayıttaki maddi hata — isim, soyisim, yüzölçümü, cinsi | Mülkiyet uyuşmazlığı — kaydın yolsuz olduğu iddiası |
| Mülkiyet tartışması | Yoktur — malik değişmez | Vardır — malik değişebilir |
| Davalı | Kimlik bilgisi düzeltmesinde tapu sicil müdürlüğü; yüzölçümü düzeltmesinde Hazine ve etkilenen komşu malikler de davaya dahil edilir | Kayıt malikî veya lehine tescil yapılan kişi |
| Harç | Kural olarak maktu | Taşınmazın değeri üzerinden nispi |
| Görevli mahkeme | Sulh hukuk mahkemesi | Asliye hukuk mahkemesi |
Yanlış dava türü seçilirse görevsizlik veya harç tamamlama sorunu doğar. Talep mülkiyeti değiştirecek nitelikteyse, adı “düzeltme” olsa dahi iptal-tescil davası olarak nitelendirilir ve nispi harç tamamlattırılır. Bu nedenle dava açılmadan önce temel soru şudur: bu düzeltme sonucunda taşınmazın maliki değişiyor mu? Cevap evetse iptal-tescil, hayırsa düzeltme davası söz konusudur.
Önce İdari Yol: Tapu Müdürlüğünde Düzeltme
Her hata için dava açmak gerekmez. Belirli nitelikteki hatalar idari yolla giderilebilir ve bu yol çok daha hızlıdır.
- Başvuru. Taşınmazın bulunduğu yer tapu müdürlüğüne yazılı başvuru yapılır; hatalı kayıt ve doğrusu gösterilir.
- Belge. Nüfus kayıt örneği, kimlik belgesi, veraset ilamı veya teknik belge — hatanın türüne göre.
- İnceleme. Müdürlük, kayıt ve dayanak belgeleri karşılaştırarak değerlendirme yapar.
- Sonuç. Düzeltme yapılırsa süreç sona erer; ilgililerin hakkı etkileniyorsa rızaları aranabilir.
- Ret hâlinde. Gerekçeli ret yazısı alınır ve dava yoluna gidilir.
İdari başvuru dava şartı değildir, ama çoğu zaman en hızlı yoldur. Kimlik bilgilerindeki basit yazım hataları gibi durumlar idari yolla giderilebiliyorken doğrudan dava açılması, zaman ve masraf kaybına yol açabilir. Bu nedenle mümkünse önce tapu müdürlüğüne başvurulması önerilir; ret yazısı alınmışsa dava dilekçesine eklenmesi, mahkemenin incelemesini kolaylaştırır.
Yüzölçümü Hatalarında Delil ve İnceleme
Yüzölçümü uyuşmazlıkları, teknik inceleme gerektiren en karmaşık gruptur.
| Delil | Ne gösterir? |
|---|---|
| Kadastro tutanakları | Kaydın oluşumundaki ölçüm ve beyanlar |
| Pafta ve haritalar | Sınırların teknik gösterimi |
| Hava fotoğrafları | Geçmiş dönemdeki fiilî kullanım sınırları |
| Keşif | Fiilî durumun yerinde tespiti — mutlaka talep edilmelidir |
| Bilirkişi | Harita mühendisi incelemesi; ölçüm ile kayıt arasındaki farkın sebebi |
Bilirkişi talebi somutlaştırılmalıdır: kayıttaki yüzölçümü ile fiilî ölçümün karşılaştırılması, farkın ölçüm hatasından mı yoksa sınır değişikliğinden mi kaynaklandığının belirlenmesi ve komşu parsellerle örtüşme bulunup bulunmadığının tespiti ayrı ayrı istenmelidir.
Farkın kaynağı, dava türünü de belirler. Yüzölçümü farkı yalnızca ölçüm veya yazım hatasından kaynaklanıyorsa düzeltme davası yeterlidir. Buna karşılık fark, komşu parselin alanının bir kısmını kapsıyorsa artık mülkiyet uyuşmazlığı doğar ve iptal-tescil davası gerekir. Bu nedenle keşif ve bilirkişi incelemesi, davanın niteliğini de netleştirir.
Zamanaşımı bakımından: kayıt düzeltme talepleri kural olarak bir süreye bağlı değildir; ancak tazminat talepleri bakımından süreler işler. Kaydın tutulmasından doğan zararlar için devletin sorumluluğu gündeme geldiğinde, bu talebin süresinde ileri sürülmesi gerekir.
Kat mülkiyetine geçişte arsa payı ve bağımsız bölüm kayıtlarının kontrolü için kat mülkiyeti rehberimize, yapı kullanma izni ve proje uygunluğu kontrolleri için iskân rehberimize bakabilirsiniz.
Kanuni Çerçeve: TMK m.1027, HMK m.382-383 ve Tapu Sicili Tüzüğü
Tapu sicilindeki yanlışlıkların düzeltilmesi TMK m.1027’de düzenlenmiştir: tapu memuru ilgililerin yazılı rızası olmadıkça bir yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir, basit yazı yanlışlıkları ise tüzük hükümlerine göre resen düzeltilir. 17.08.2013 tarihinde yürürlüğe giren Tapu Sicili Tüzüğü’ne göre kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde belgelere aykırı basit yazım hatası yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde açıklanarak resen düzeltme yapılır (Tapu Sicili Tüzüğü m.74). Belgelere uygun olmakla birlikte kişinin gerçek kimliğini yansıtmayan kayıtlar ise tüzükteki başvuru usulüne veya mahkeme kararına göre düzeltilir.
Mahkeme yoluyla düzeltme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmıştır: taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet vermeyecek düzeltmelerin yapılması çekişmesiz yargı işidir (HMK m.382/2-ç-1). Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça sulh hukuk mahkemesidir (HMK m.383) ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da tapu kaydının düzeltilmesi davalarında sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu kabul etmiştir (YHGK, E.2013/14-1909, K.2014/618). Düzeltme talebi taşınmazın aynına ilişkin olduğundan yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir (HMK m.12).
Tapu kaydı düzeltmesinin kanuni çerçevesi
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Düzeltme yetkisi | Yazılı rıza yoksa mahkeme kararıyla; basit yazı yanlışlığı resen | TMK m.1027 |
| Resen düzeltme | Belgelere aykırı basit yazım hataları | Tapu Sicili Tüzüğü m.74 |
| Niteliği | Hak ihlaline yol açmayan düzeltme çekişmesiz yargı işi | HMK m.382/2-ç-1 |
| Görevli mahkeme | Sulh hukuk | HMK m.383; YHGK, E.2013/14-1909, K.2014/618 |
| Yetkili mahkeme | Taşınmazın bulunduğu yer | HMK m.12 |
| İdari başvuru | Dava şartı değil | Yargı uygulaması |
Kimlik Bilgisi Düzeltmesinde İspat: Kayıt Maliki ile Kişinin Aynılığı
Kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasında mahkemenin cevaplayacağı tek soru, tapuda kayıtlı kişi ile düzeltme talep eden kişinin veya onun mirasbırakanının aynı kişi olup olmadığıdır. Yargıtay, düzeltmeye karar verilebilmesi için kayıt maliki ile davacı ya da mirasbırakanının aynı kişi olduğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde saptanmasını ve tapu ile nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık kurulmasını aramaktadır. Kimlik bilgileri düzeltilirken taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir; aksi takdirde talep çekişmesiz yargının sınırlarını aşar.
Bu nedenle mahkeme, tapu kaydının oluşumuna dayanak olan belgeleri, kadastro tutanağını ve eski tapu kayıtlarını tapu müdürlüğünden, kayıt malikinin ve olası hısımlarının nüfus kayıtlarını nüfus müdürlüğünden getirtir; gerekirse muhtarlık ve kolluk araştırması yaptırarak aynı ad ve baba adını taşıyan başka bir kişinin bulunup bulunmadığını belirler. Aynı kimlik bilgilerine sahip başka kişilerin mirasçıları kayıt malikinin kendi mirasbırakanları olduğunu ileri sürerse, uyuşmazlık mülkiyete ilişkin bir çekişmeye dönüşebilir ve taraflar çekişmeli yargıda hak iddia etmeye yönlendirilebilir. Elbirliği mülkiyetinde ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceğinden, mirasçılardan biri de tek başına mirasbırakanın kimlik bilgilerinin düzeltilmesini isteyebilir (TMK m.702).
Kimlik düzeltmesinde deliller
| Delil | İşlevi | Kaynağı |
|---|---|---|
| Tapu kaydı ve dayanak belgeler | Kaydın hangi belgeye göre oluştuğu | Tapu müdürlüğü |
| Kadastro tutanağı ve eski kayıtlar | Tespit sırasındaki beyanlar | Kadastro müdürlüğü |
| Nüfus kayıt örnekleri | Ad, baba adı, doğum tarihi uyumu | Nüfus müdürlüğü |
| Muhtarlık ve kolluk araştırması | Aynı isimde başka kişi olup olmadığı | Mahkeme müzekkeresi |
| Tanık | Taşınmazın kim tarafından kullanıldığı | Komşu, muhtar |
| Mirasçılık belgesi | Davacının mirasçı sıfatı | Sulh hukuk veya noter (TMK m.598) |
Kayıt düzeltmesini, sonradan meydana gelen kimlik değişikliklerinin tapu kaydına yansıtılmasından da ayırmak gerekir. Evlenme nedeniyle soyadının değişmesi veya haklı sebeplere dayanarak hâkimden ad değiştirilmesinin istenmesi (TMK m.27) sonucunda nüfus kaydı değişen malikin tapudaki bilgileri, bir yanlışlığın düzeltilmesi değil mevcut bilginin güncellenmesi niteliğindedir. Bu güncelleme, nüfus kaydındaki değişikliği gösteren belgelerle ve kimlik numarası üzerinden tapu müdürlüğüne başvurularak yapılır ve kural olarak dava gerektirmez. Kimlik numarası bulunmayan eski kayıtlarda ise kayıt malikinin nüfus kaydıyla eşleştirilmesi yapılamıyorsa, aynılığın tespiti için yukarıda açıklanan düzeltme davası yoluna gidilir.
Yüzölçümü ve Sınır Düzeltmesi: 3402 m.41, TMK m.719 ve Komşu Parseller
Kadastro görmüş taşınmazlarda tespit, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan teknik hatalar, mülkiyet uyuşmazlığı niteliği taşımadıkça kadastro müdürlüğünce düzeltilebilir; düzeltme işlemi ilgililere bildirilir ve ilgililer kanunda öngörülen süre içinde bu işleme karşı dava açabilir (3402 s.K. m.41). Arazinin sınırları tapu planları ve arazi üzerindeki sınır işaretleriyle belirlenir; tapu planları ile arazideki sınır işaretleri arasında çelişki varsa tapu planlarının doğru olduğu varsayılır (TMK m.719). Bu nedenle yüzölçümü düzeltme talebinde ilk sorulacak soru, tapudaki yüzölçümünün pafta ile uyumsuz mu olduğu, yoksa fiilî kullanım sınırının paftadan farklı mı olduğudur.
Yüzölçümündeki fark yalnızca hesaplama veya yazım hatasından kaynaklanıyor ve sınırlarda değişiklik gerektirmiyorsa düzeltme kayıt düzeltmesi niteliğindedir. Buna karşılık yüzölçümünün artırılması komşu parselin alanının azalması sonucunu doğuruyorsa, talep komşu malikin mülkiyet hakkını etkilediğinden çekişmeli yargıya dönüşür; komşu parsel malikleri ve gerektiğinde Hazine davaya dahil edilir ve uyuşmazlık genel görevli mahkemede görülür. Kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanan ve mülkiyetin kapsamını değiştiren talepler bakımından tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık hak düşürücü süre de gözetilmelidir (3402 s.K. m.12/3). Keşifte harita mühendisi bilirkişi, tapu kaydını, paftayı ve komşu parsellerin kayıtlarını araziye uygulayarak farkın kaynağını belirler.
Yüzölçümü farkının niteliğine göre yol
| Farkın kaynağı | Yol | Dayanak |
|---|---|---|
| Hesaplama veya yazım hatası; sınır değişmiyor | Kadastro müdürlüğünde düzeltme veya düzeltme davası | 3402 s.K. m.41, TMK m.1027 |
| Pafta ile arazi işaretleri çelişkili | Tapu planı esas alınır | TMK m.719 |
| Komşu parselin alanı azalıyor | Çekişmeli dava; komşu malikler ve Hazine taraf | HMK m.2 |
| Kadastro öncesi sebebe dayanan kapsam talebi | 10 yıllık hak düşürücü süre | 3402 s.K. m.12/3 |
| Teknik inceleme | Keşif ve harita mühendisi bilirkişi | HMK m.266, m.288 |
Taşınmazın Cinsi, Beyanlar ve Diğer Kayıt Değişiklikleri
Tapu kaydındaki taşınmazın niteliği, örneğin tarla, arsa, bağ veya bina olarak gösterilmesi, fiilî durum değiştiğinde güncellenmelidir. Yapı kullanma izin belgesi düzenlenen yapıların cins değişikliği işlemleri, yetkili idarece elektronik ortamda gönderilen belgeye dayalı olarak kadastro müdürlüğünce düzenlenen tescil bildirimiyle resen yapılır ve kat irtifakı kurulmuş taşınmazlarda kat mülkiyetine çevirme de resen gerçekleştirilir (KMK m.10/6). Yapı yıkıldığında veya arazinin niteliği değiştiğinde ise cins değişikliği ilgili idareden alınacak belgeye dayanarak tapu müdürlüğüne başvurularak yapılır; niteliğe ilişkin uyuşmazlık varsa mahkeme kararı gerekir.
Tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki kayıtlar, örneğin muhdesat, eklenti, yönetim planı veya imar durumu gibi bilgiler de ilgilinin talebi ve dayanak belgelerle güncellenebilir. Bir taşınmaz üzerinde başkasına ait muhdesatın bulunduğunun beyanlar hanesine yazılması veya bu kaydın kaldırılması, mülkiyetin kapsamına ilişkin bir tartışma doğuruyorsa çekişmesiz yargı sınırlarını aşar ve muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında çözülür. Bu nedenle kayıt değişikliği talebinde bulunmadan önce değişikliğin başka bir kişinin hakkını etkileyip etkilemediği değerlendirilmeli; etkiliyorsa o kişinin yazılı rızası alınmalı ya da çekişmeli dava yoluna gidilmelidir (TMK m.1027).
Harç, Kesin Hüküm ve Kanun Yolu
Kimlik bilgisi düzeltme davaları, bir mülkiyet uyuşmazlığını konu almadığından maktu harca tabidir; yüzölçümü düzeltmesi mülkiyetin kapsamını değiştiren bir niteliğe bürünürse nispi harç tamamlatılabilir. Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar, kanunda aksine bir hüküm yoksa maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz ve durumun değişmesi veya kararın yanlış olduğunun anlaşılması hâlinde, kararı veren mahkeme tarafından değiştirilebilir veya kaldırılabilir (HMK m.387-388). Bu nedenle reddedilen bir düzeltme talebi, yeni delillerle yeniden ileri sürülebilir; kabul kararı ise kesinleştikten sonra tapu müdürlüğüne gönderilerek kayda işlenir.
Sulh hukuk mahkemesinin çekişmesiz yargı kararlarına karşı genel kurallara göre istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m.341). Kararın taşınmaz kaydına işlenebilmesi için kesinleşmesi gerektiğinden (HMK m.350), kanun yolu süreleri dolmadan tapu müdürlüğünde işlem yapılmaz. Düzeltme davası sonucunda kimlik bilgileri düzeltilen kayıt maliki öldüyse, mirasçıların ayrıca mirasçılık belgesiyle intikal işlemini yaptırması gerekir; mirasçılık belgesi sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınabilir (TMK m.598).
Usul ve sonuçlar
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Harç | Kimlik düzeltmesinde maktu; kapsam değişirse nispi tamamlama | 492 s.K. |
| Kesin hüküm | Çekişmesiz yargı kararı maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz | HMK m.387-388 |
| Kanun yolu | İstinaf | HMK m.341 |
| Tapuya işleme | Kesinleşmeden sonra | HMK m.350 |
| Ölü malik | Düzeltmeden sonra mirasçılık belgesiyle intikal | TMK m.598 |
| Düzeltme mümkün değilse | Devletin sorumluluğu | TMK m.1007 |
Düzeltme Yeterli Olmadığında: Tapu İptali ve Devletin Sorumluluğu
Kayıttaki yanlışlık, tapuda görünen kişinin gerçekte malik olmaması sonucunu doğuruyorsa, bu durum bir düzeltme meselesi değil yolsuz tescil meselesidir; aynî hakkı yolsuz olarak zedelenen kişi tescilin düzeltilmesini, yani tapu iptali ve tescili dava edebilir ve bu dava asliye hukuk mahkemesinde görülür (TMK m.1025). Yolsuz tescile dayanarak taşınmaz iyiniyetli bir üçüncü kişiye devredilmişse, bu kişinin kazanımı korunur (TMK m.1023) ve gerçek hak sahibinin taşınmazı geri alması mümkün olmayabilir.
Böyle bir durumda veya kayıt yanlışlığı kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren on yıllık süre dolduğu için artık düzeltilemiyorsa, zarar gören kişi tapu sicilinin tutulmasından doğan zarar nedeniyle Hazineye karşı tazminat davası açabilir (TMK m.1007). Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur; bu davada zamanaşımı on yıl olup, kayıt düzeltme veya tapu iptali talebinin reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle kayıt yanlışlığı fark edildiğinde önce düzeltme veya iptal yolunun denenmesi, sonuç alınamazsa tazminat talebinin gecikmeden ileri sürülmesi gerekir.
Tapu düzeltmesinde temel soru şudur: düzeltme sonunda malik değişiyor mu?
Malik değişmiyorsa ve yalnızca kimlik veya hesap bilgisi yanlışsa, tapu müdürlüğünde idari düzeltme veya sulh hukuk mahkemesinde çekişmesiz yargı yoluyla düzeltme yapılır; idari başvuru dava şartı değildir. Komşu parselin alanı etkileniyor veya malik değişiyorsa çekişmeli dava gerekir; düzeltilemeyen zarar için Hazineye karşı tazminat yolu açıktır. Tapu kaydı düzeltme işleminiz için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: devletin sorumluluğu ve tazminat · kadastro ve on yıllık süre · tapu iptali sebepleri · cins değişikliği ve kat mülkiyetine geçiş · sınır uyuşmazlıkları · paylı mülkiyette dava hakkı
Sık Sorulan Sorular
Tapu düzeltme davası hangi mahkemede açılır?
Taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesinde, Tapu Sicil Müdürlüğüne karşı açılır. Çekişmesiz yargı işidir ve verilen karar kesin hüküm teşkil etmez.
Düzeltme davası ile tapu iptali davası arasındaki fark nedir?
Düzeltme davasında (TMK 1027) mülkiyet el değiştirmez; gerçek malikin kayıttaki hatalı bilgileri düzeltilir ve Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür. İptal-tescil davasında (TMK 1025) ise yolsuz tescil nedeniyle mülkiyet el değiştirir ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Yüzölçümü hatası nasıl düzeltilir?
Sınırlar değişmeden yalnızca hesaplama hatasından doğan yüzölçümü yanlışlıkları düzeltme davasına konu olur. Mahkeme genellikle taşınmaz başında keşif yaparak fen (harita/kadastro) bilirkişisinden rapor alır ve rapora göre düzeltmeye karar verir.
Dava açmadan tapu müdürlüğünde düzeltme yaptırabilir miyim?
Evet. Belgelere aykırı basit yazım hataları ve kadastro kaynaklı isim/baba adı yanlışlıkları, Tapu Sicil Tüzüğü m. 74-75 uyarınca ilgilinin başvurusuyla ya da resen tapu müdürlüğünce idari yolla düzeltilebilir. Ancak hata bir uyuşmazlık yaratıyorsa mahkeme kararı gerekir.
Tapu düzeltme davasında zamanaşımı var mı?
Hayır. Dava mülkiyet hakkının kaydına ilişkin olduğundan zamanaşımına tabi değildir; hata ne zaman fark edilirse o zaman dava açılabilir. Yine de miras kaynaklı hatalarda gecikmeden hareket etmek yararlıdır.
Bu davada harç ne kadar ödenir?
İsim, soyisim ve baba adı gibi kimlik bilgisi düzeltmeleri maktu harca tabidir; nispi (değer üzerinden) harç alınmaz. Davalı Tapu Sicil Müdürlüğü harçtan muaftır ve ona yargılama gideri ile vekâlet ücreti yükletilmez.
Hatanın “maddi hata” mı yoksa “mülkiyet uyuşmazlığı” mı olduğu davanın kaderini belirler.
Doğru dava türü ve dayanak için uzman avukatla çalışın.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppDüzeltme mi, İptal Davası mı?
Her tapu sorunu dava gerektirmez; hatanın niteliği hangi yola başvurulacağını belirler.
Düzeltme yolları
| Hata türü | Yol | Merci |
|---|---|---|
| İsim, soyisim, kimlik hatası | İdari düzeltme | Tapu müdürlüğü |
| Yazım ve maddi hata | İdari düzeltme | Belge ibrazıyla |
| Yüzölçümü ve sınır | Teknik hata ise düzeltme | Kadastro incelemesi |
| Hak sahipliği tartışmalı | Tapu iptali ve tescil davası | Asliye hukuk |
| Kadastro tespiti aşaması | Askı süresi içinde itiraz | Kadastro mahkemesi |
| İdare düzeltmezse | Düzeltme davası | Sulh hukuk (HMK m.382-383); mülkiyet tartışması varsa asliye hukuk |
| Malik itiraz ederse | İdari yol kapanır | Dava gerekir |
| Belge | Nüfus kaydı, kimlik, kadastro tutanağı | Hazırlayın |
| Masraf | İdari düzeltme çok daha ucuz | Önce onu deneyin |
Birinci ve dokuzuncu satırlar pratik tavsiyeyi verir: kimlik bilgilerindeki yazım hataları gibi maddi hatalar için dava açmaya gerek yoktur; tapu müdürlüğüne belgelerle başvurularak idari yoldan düzeltme yapılabilir ve bu yol hem çok daha hızlı hem çok daha ucuzdur.
Dördüncü satır ise sınırı çizer; hata değil de hak sahipliği tartışması söz konusuysa idari düzeltme mümkün olmaz ve tapu iptali ve tescil davası açılması gerekir.
Tapu ve mülkiyet rehberlerimiz: tapu iptali ve tescil davası · muris muvazaası · tapu kaydını okuma · tapuya güven ilkesi · devletin sorumluluğu · kayıt düzeltme


