Hapis Cezasının İnfazının Ertelenmesi
19 Mart 2026

Hapis Cezasının İnfazının Ertelenmesi

Hapis cezasının infazının ertelenmesi, kesinleşmiş hapis cezasının infazına başlanmadan önce veya başlandıktan sonra kanunda sayılan sebeplerle geri bırakılmasıdır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun bu kurumu tek bir maddede değil, dört ayrı maddede düzenler: m. 16 hastalık nedeniyle erteleme, m. 16/A çocuğunun hastalığı nedeniyle kadın hükümlünün ertelemesi, m. 17 hükümlünün istemiyle erteleme ve m. 17/A mahkemece erteleme veya durdurma. Her maddenin şartları, süreleri ve sonuçları farklıdır; en sık yapılan hata bunları tek bir “erteleme” başlığı altında birleştirmektir.

Mevzuat Haritası

5275 sayılı Kanun’da ertelemeye ilişkin hükümler
MaddeBaşlık ve konu
m. 16Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi (akıl hastalığı, diğer hastalıklar, gebelik, ağır hastalık ve engellilik)
m. 16/AÇocuğunun hastalığı nedeniyle kadın hükümlünün cezasının infazının ertelenmesi
m. 17Hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi (kısa süreli cezalar)
m. 17/AMahkemece infazın ertelenmesi veya durdurulması
m. 18Akıl hastalığı dışında ruhsal rahatsızlığı olan hükümlülerin cezalarının infazı
m. 105/ADenetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı
TCK m. 57Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri ve sağlık kurumu
4675 sayılı Kanun m. 4-6İnfaz hâkimliğine şikâyet ve itiraz usulü ile süreleri
24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanunm. 16 ve m. 17’de köklü değişiklik yapan kanun

Hastalık Nedeniyle Erteleme: 5275 m. 16

Madde altı fıkradan oluşur ve her fıkra farklı bir durumu düzenler.

Akıl hastalığı (m. 16/1)

“Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanunu’nun 57. maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır.”

Fıkranın son cümlesi uygulamada en çok gözden kaçan kuraldır: “Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.

Yani akıl hastalığı sebebiyle geri bırakmada, sağlık kurumunda geçirilen süre infazdan sayılır. Bu, aşağıda anlatılan diğer erteleme türlerinden temel farktır: m. 17 kapsamındaki ertelemede dışarıda geçen süre infazdan sayılmaz, m. 16/1 kapsamında sağlık kurumunda geçen süre sayılır. “Ertelemede geçen süre hiçbir hâlde cezadan düşülmez” biçimindeki genelleme bu nedenle yanlıştır.

Diğer hastalıklar (m. 16/2)

“Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.”

Fıkranın kurgusu kademelidir: kural, infaza hastanenin mahkûm bölümünde devam edilmesidir. Geri bırakma ancak “hayat için kesin tehlike” eşiği aşıldığında gündeme gelir. Bu eşik dar yorumlanır; ciddi bir hastalığın varlığı tek başına yetmez, cezaevi veya hastane mahkûm koğuşu koşullarında infazın hayatı kesin biçimde tehlikeye sokması gerekir.

Rapor ve karar usulü (m. 16/3)

Bu fıkra, yazılarda en sık yanlış aktarılan kısımdır. Rapor herhangi bir devlet hastanesinden alınabilecek nitelikte değildir.

m. 16/3’teki usul
UnsurKural
RaporAdlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor
Karar merciiİnfazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı
TebliğGeri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine tebliğ edilir
Zorunlu yükümlülükHükümlü hakkında ayrıca Cumhuriyet savcısı tarafından yurt dışına çıkamama yükümlülüğü konulur

Adlî Tıp Kurumu onayı bir formalite değil geçerlilik şartıdır. Bu nedenle üniversite veya devlet hastanesinden alınmış bir sağlık kurulu raporu, ATK onayından geçmedikçe tek başına geri bırakma kararına dayanak oluşturmaz.

Gebelik ve doğum (m. 16/4 ve 16/5)

Maddenin dördüncü fıkrası şudur: “Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.”

Ölçüt dikkatle okunmalıdır: kanun “doğumdan önceki altı ay” demez. Geri bırakma, gebeliğin tamamı boyunca ve ayrıca doğumdan itibaren altı ay geçmemiş olmak kaydıyla uygulanır. Yani gebeliğin hangi ayında olunduğunun önemi yoktur.

Beşinci fıkra ise kurumda gebe kalanları düzenler: kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan doğuma altı ay kalanların cezasının infazı geri bırakılır ve doğumdan sonra da bu süre işlemeye devam eder.

Altı ayın dolmasından sonra çocuğun bakımı bakımından 5275 m. 105/A çerçevesinde denetimli serbestlik ve diğer özel infaz usulleri ayrıca değerlendirilir.

Ağır hastalık ve engellilik (m. 16/6)

24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanun’la eklenen bu fıkra, uygulamada “ağır hasta hükümlü” başvurularının dayanağıdır ve iki kümülatif ölçüt içerir:

Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır bir tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı, üçüncü fıkradaki usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.

İki ölçüt arasındaki fark önemlidir: birincisi tıbbi (hayatını yalnız idame ettirememe), ikincisi güvenlik değerlendirmesidir. Tıbbi şart sağlansa bile toplum güvenliği değerlendirmesi olumsuzsa talep reddedilebilir. Ayrıca fıkra “geri bırakılır” değil “geri bırakılabilir” demektedir; m. 16/1 ve m. 16/4’teki bağlı yetkiden farklı olarak burada takdir yetkisi vardır.

Bu başlığın ayrıntısı için: hasta ve ileri yaştaki hükümlülerin infazı ve resen infazın ertelenmesi ve yaşam hakkı boyutu.

⚖️ Sağlık raporunun Adlî Tıp Kurumu onayından geçmesi zorunludur (m. 16/3)

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15
💬 WhatsApp

Çocuğunun Hastalığı Nedeniyle Erteleme: m. 16/A

Bu madde, kadın hükümlüler bakımından ayrı ve oldukça geniş bir imkân tanır; buna rağmen yazıların çoğunda hiç anılmaz.

Şartlar şunlardır: infazına başlanmış olsa bile, toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen kadın hükümlünün; engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olan veya ağır bir hastalığa maruz kalan, on sekiz yaşını doldurmamış çocuğunun bulunması ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi.

m. 16/A’daki süreler
UnsurKural
Ceza üst sınırıToplam on yıl veya daha az süreli hapis cezası
Çocuğun durumuEngelliliği nedeniyle bakıma muhtaç veya ağır hastalığa maruz; on sekiz yaşını doldurmamış
Erteleme süresiBir yıla kadar
TekrarHer defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez
Karar merciiCumhuriyet Başsavcılığı

Madde, infaza başlanmış olsa bile uygulanabildiğinden, hâlen cezaevinde bulunan kadın hükümlüler bakımından da başvuru yolu açıktır.

Hükümlünün İstemiyle Erteleme: m. 17

Bu madde, 24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle tamamen değiştirilmiştir. Eski metne dayanan kaynaklar bu nedenle yanıltıcıdır.

Birinci fıkra — kimler yararlanır?Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda ise beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir.”

Üç unsur birlikte aranır: (i) ceza süresinin sınır içinde olması, (ii) hükümlünün çağrı üzerine gelmiş olması ve (iii) kendi istemi. Hakkında yakalama emri çıkarılmış ve yakalanarak getirilmiş hükümlü, “çağrı üzerine gelen” sayılmadığından bu maddeden yararlanamaz.

İkinci fıkra — süre ve tekrar. “Erteleme, her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilir.” Yani azami toplam erteleme iki yıldır.

Üçüncü fıkra — ertelemenin kaldırılması. “Erteleme süresi içinde, hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz olunur.”

Dikkat edilmesi gereken nokta: eşik mahkûmiyet değil, kamu davası açılmasıdır. Ayrıca yalnızca kasten işlenen suçlar bu sonucu doğurur; taksirli bir suçtan dava açılması erteleme kararını kendiliğinden kaldırmaz.

Dördüncü fıkra — infaza ara verme. Birinci fıkradaki hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile; hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık ya da malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesi ya da hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalığı gibi zorunlu ve çok ivedi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca altı ayı geçmeyen sürelerle infaza ara verilebilir.

m. 17’de erteleme ile ara verme karşılaştırması
ÖlçütErteleme (m. 17/1-2)Ara verme (m. 17/4)
Zamanlamaİnfaza başlanmadan önce, çağrı üzerine gelindiğindeİnfaza başlanmış olsa bile
SebepHükümlünün istemiMaddede sayılan zorunlu ve çok ivedi hâller
SüreHer defasında en çok bir yılAltı ayı geçmeyen süreler
TekrarEn fazla iki kezMaddede öngörülen sınır içinde
Ceza sınırıHer ikisinde de kasten üç yıl, taksirle beş yıl veya daha az

Madde ayrıca, erteleme isteminin kabulünün güvence gösterilmesine veya diğer bir şarta bağlanabilmesine imkân tanır ve bazı suç ile hükümlü grupları bakımından uygulanmayacağını öngörür; bu nedenle dosyada suç tipinin ve mükerrerlik durumunun ayrıca kontrol edilmesi gerekir.

Üç Erteleme Türünün Karşılaştırması

Hangi maddeye dayanılmalı?
Ölçütm. 16 (hastalık)m. 16/A (çocuğun hastalığı)m. 17 (istem)
Ceza süresi sınırıYokToplam 10 yıl veya azKasten 3 yıl, taksirle 5 yıl veya az
Kim yararlanırTüm hükümlülerYalnızca kadın hükümlüTüm hükümlüler (istisnalar saklı)
Azami süreİyileşinceye kadar / doğumdan sonra 6 ay1 yıl; 6’şar ay, en çok 4 kezHer defa 1 yıl, en fazla 2 kez
Rapor şartıATK onaylı raporÇocuğun sağlık durumunun belgelenmesiKural olarak aranmaz
Sürenin infazdan sayılmasım. 16/1’de sağlık kurumunda geçen süre sayılırSayılmazSayılmaz
İnfaza başlandıktan sonraUygulanabilirUygulanabilirm. 17/4 kapsamında ara verme olarak

Başvuru, Karar ve İtiraz Yolu

Merci. m. 16 kapsamındaki geri bırakma kararı, m. 16/3 uyarınca infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. m. 16/A ve m. 17 kapsamındaki kararlar da Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir.

Dilekçe içeriği. Başvuruda hükümlünün kimlik bilgileri, ilamın esas ve karar numarası ile mahkemesi, dayanılan madde ve fıkra, sebebin ayrıntılı açıklaması ve belgeleri (ATK onaylı rapor, gebelik raporu, çocuğun sağlık raporu, ölüm belgesi, öğrenci belgesi vb.) ile talep edilen süre yer almalıdır.

İtiraz yolu. Cumhuriyet Başsavcılığının infaza ilişkin işlem ve kararlarına karşı 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu çerçevesinde infaz hâkimliğine şikâyet yoluna gidilir.

4675 sayılı Kanun’daki süreler
AşamaSüre
İnfaz hâkimliğine şikâyetÖğrenme tarihinden itibaren on beş gün, her hâlde işlem veya kararın yapıldığı tarihten itibaren otuz gün
İnfaz hâkimliğinin karar süresiKural olarak bir hafta
İnfaz hâkimliği kararına itirazİki hafta (7499 sayılı Kanun’la getirilen düzenleme çerçevesinde)
İtiraz merciiAğır ceza mahkemesi

Uygulamada sıkça rastlanan “yedi günlük itiraz süresi” bilgisi bu alanda geçerli değildir; şikâyet süresi on beş/otuz gün, itiraz süresi ise iki haftadır. Süre hesabında dayanılan hükmün doğru belirlenmesi kritiktir.

Ertelemenin Sonuçları

Ceza ortadan kalkmaz. Erteleme, cezayı affetmez veya azaltmaz; yalnızca infaz zamanını öteler. Erteleme süresi dolduğunda veya sebep ortadan kalktığında hükümlü ceza infaz kurumuna teslim olmak zorundadır.

Sürenin infazdan sayılması — tek bir kural yoktur. m. 16/1 uyarınca sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. Buna karşılık m. 17 kapsamında dışarıda geçen erteleme süresi infazdan sayılmaz. Bu ayrım, koşullu salıverilme tarihinin hesabını doğrudan etkiler.

Yükümlülükler. m. 16/3 uyarınca geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle tebliğ edilir ve hükümlü hakkında ayrıca yurt dışına çıkamama yükümlülüğü konulur. Yükümlülüklere aykırılık, kararın kaldırılması sonucunu doğurabilir.

Erteleme kararı adli sicile işlenmez. Adli sicile kaydedilen, mahkûmiyet hükmüdür; infazın ertelenmesi kararı bağımsız bir sicil kaydı oluşturmaz. Erteleme, mevcut mahkûmiyet kaydının hukuki sonuçlarını değiştirmez.

Teslim olmama. Teslim tebligatına rağmen gelmeyen hükümlü hakkında yakalama emri çıkarılır. Ayrıca m. 17 kapsamındaki ertelemede, yakalanarak getirilen hükümlü “çağrı üzerine gelen” sayılmadığından yeni bir erteleme talebi kabul edilmeyebilir.

Mahkemece Erteleme veya Durdurma: m. 17/A

Yukarıdaki üç madde kararı Cumhuriyet Başsavcılığına bırakır. 5275 sayılı Kanun’a sonradan eklenen m. 17/A ise ayrı bir yol açar: mahkemece infazın ertelenmesi veya durdurulması.

Bu hüküm, savcılık kararına bağlı yollardan iki yönüyle ayrılır. Birincisi karar merciidir: burada değerlendirmeyi yapan idari makam değil yargı merciidir. İkincisi kapsamdır: madde yalnızca ertelemeyi değil, infazın durdurulmasını da öngörür. Erteleme henüz başlamamış veya ara verilmiş bir infazın ötelenmesini ifade ederken, durdurma sürmekte olan infaza müdahale anlamına gelir.

Pratikte bu yol, olağanüstü kanun yolları ile yeniden yargılama taleplerinin ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının infaza etkisinin tartışıldığı dosyalarda gündeme gelir. Bu nedenle m. 17/A’ya dayanan bir talep, dosyanın esasına ilişkin gelişmelerle birlikte kurgulanmalıdır; yalnızca kişisel veya ailevi gerekçelerle bu maddeye dayanılması sonuç vermez.

Hangi yolun seçileceği. Sağlık gerekçesi varsa m. 16, çocuğun sağlık durumu söz konusuysa m. 16/A, kısa süreli cezada kişisel talep varsa m. 17 esas alınır. m. 17/A ise bu üçünün alternatifi değil, yargısal bir gelişmeye dayanan ayrı bir yoldur. Dosyada yanlış maddeye dayanmak, talebin esası incelenmeden reddine yol açar.

Ruhsal Rahatsızlık: m. 18 ile m. 16/1 Farkı

Bu iki hüküm sıkça karıştırılır; oysa sonuçları taban tabana zıttır.

m. 16/1 — akıl hastalığı. Hükümlü akıl hastalığına tutulmuşsa cezanın infazı geriye bırakılır ve kişi TCK m. 57’deki sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Burada infaz durur; ancak sağlık kurumunda geçen süre cezaevinde geçmiş sayılır.

m. 18 — akıl hastalığı dışındaki ruhsal rahatsızlıklar. Madde, akıl hastalığı dışında ruhsal rahatsızlığı olan hükümlülerin cezalarının infazını düzenler. Burada infaz geriye bırakılmaz; cezanın uygun kurumlarda ve koşullarda infazı esastır.

Ayrımın pratik sonucu şudur: her psikiyatrik tanı m. 16/1 anlamında “akıl hastalığı” sayılmaz. Depresyon, anksiyete bozukluğu veya uyum bozukluğu gibi tanılar kural olarak m. 18 kapsamında değerlendirilir ve infazın geri bırakılmasını değil, infaz koşullarının uyarlanmasını gerektirir. m. 16/1’e dayanabilmek için tanının, kişinin algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak ağırlıkta olduğunun Adlî Tıp Kurumu onaylı raporla ortaya konması gerekir.

Bu nedenle başvuru hazırlanırken tanının adı değil, raporun içeriği ve sonuç bölümü belirleyicidir. Raporda “ceza infaz kurumu koşullarında kalamaz” veya “hayatı için kesin tehlike teşkil eder” biçiminde bir değerlendirme bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Erteleme, Koşullu Salıverilme ve Denetimli Serbestlik İlişkisi

Erteleme bir infaz ertelemesidir; infaz rejimi değildir. Bu ayrımı görmemek, hangi kurumun talep edileceği konusunda hataya yol açar.

Erteleme ile alternatif infaz kurumlarının farkı
KurumNe yaparCezaya etkisi
Erteleme (m. 16, 16/A, 17)İnfazın başlamasını veya devamını ötelerCeza aynen kalır; süre kural olarak infazdan sayılmaz (m. 16/1 istisnası saklı)
Denetimli serbestlik (m. 105/A)Cezanın son bölümünün kurum dışında, yükümlülüklerle infazıGeçen süre infazdan sayılır
Koşullu salıverilmeCezanın belirli bölümü çekildikten sonra şartlı tahliyeDenetim süresi iyi hâlle tamamlanırsa ceza infaz edilmiş sayılır
Özel infaz usulleriHafta sonu, geceleri veya konutta infaz gibi usullerGeçen süre infazdan sayılır

Sıralama önemlidir. Erteleme talebi reddedilen bir hükümlü için yol kapanmaz; dosyanın durumuna göre denetimli serbestlik veya özel infaz usulleri ayrıca değerlendirilir. Tersine, denetimli serbestlik şartlarını taşımayan bir hükümlü bakımından m. 16 veya m. 16/A kapsamındaki erteleme tek seçenek olabilir.

Koşullu salıverilme hesabına etkisi. Erteleme süresi infazdan sayılmadığı için koşullu salıverilme tarihi de ötelenir. Buna karşılık m. 16/1 kapsamında sağlık kurumunda geçen süre cezaevinde geçmiş sayıldığından, bu süre koşullu salıverilme hesabına dâhil olur. İnfaz hesabının bu iki ihtimale göre ayrı ayrı yapılması gerekir. Konunun bütünü için: denetimli serbestlik ve infaz hâkimliği ve görevleri.

Başvuru Kontrol Listesi

1. Önce maddeyi belirleyin. Sağlık → m. 16; çocuğun sağlığı ve kadın hükümlü → m. 16/A; kısa süreli cezada kişisel talep → m. 17; yargısal gelişme → m. 17/A.

2. Ceza süresi sınırını kontrol edin. m. 16’da sınır yok; m. 16/A’da toplam on yıl; m. 17’de kasten üç, taksirle beş yıl.

3. Raporun ATK onaylı olmasını sağlayın. m. 16/3’ün aradığı usulden geçmeyen rapor dayanak olmaz.

4. Raporun sonuç bölümünü okuyun. Tanı adı değil, “hayatı için kesin tehlike” veya “kurum koşullarında hayatını yalnız idame ettiremez” değerlendirmesi belirleyicidir.

5. m. 17’de çağrı şartını gözetin. Yakalanarak getirilen hükümlü “çağrı üzerine gelen” sayılmaz.

6. Tekrar sınırlarını takip edin. m. 17’de en fazla iki kez ve her defasında bir yıl; m. 16/A’da altışar aydan en çok dört kez.

7. Yükümlülükleri okuyun. m. 16/3 uyarınca karar yükümlülüklerle birlikte tebliğ edilir ve yurt dışına çıkamama yükümlülüğü zorunludur.

8. Kasten suçtan dava açılmasına dikkat edin. m. 17/3 uyarınca erteleme kaldırılır ve ceza derhâl infaz olunur.

9. Süreleri 4675’e göre hesaplayın. Şikâyet on beş/otuz gün, itiraz iki hafta.

10. Alternatif kurumları paralel değerlendirin. Erteleme reddedilirse denetimli serbestlik ve özel infaz usulleri gündeme gelebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hapis cezasının infazı hangi maddelere göre ertelenir?

5275 sayılı Kanun’da dört ayrı hüküm vardır: m. 16 hastalık nedeniyle, m. 16/A çocuğunun hastalığı nedeniyle kadın hükümlü bakımından, m. 17 hükümlünün istemiyle ve m. 17/A mahkemece erteleme veya durdurma. Şartları ve süreleri birbirinden farklıdır.

Akıl hastalığında sağlık kurumunda geçen süre cezadan düşülür mü?

Evet. m. 16/1’in son cümlesi açıktır: “Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır.” Bu, m. 17 kapsamındaki ertelemeden temel farktır.

Hastalık nedeniyle erteleme için hangi rapor gerekir?

m. 16/3 uyarınca Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor gerekir. Sıradan bir devlet hastanesi raporu tek başına yeterli değildir.

Kararı hangi merci verir?

m. 16/3 uyarınca infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı. Karar, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilerek tebliğ edilir ve ayrıca yurt dışına çıkamama yükümlülüğü konulur.

Gebelikte erteleme ne kadar sürer?

m. 16/4 uyarınca infaz, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Kanun “doğumdan önceki altı ay” demez; gebeliğin tamamı kapsamdadır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmişse doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.

Cezaevindeyken gebe kalınırsa ne olur?

m. 16/5 uyarınca kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan doğuma altı ay kalanların cezasının infazı geri bırakılır ve bu süre doğumdan sonra da işlemeye devam eder.

Ağır hasta hükümlü için hangi fıkra uygulanır?

6411 sayılı Kanun’la eklenen m. 16/6. İki şart birlikte aranır: ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirememe ve toplum güvenliği bakımından ağır bir tehlike oluşturmama. Fıkra “geri bırakılabilir” dediğinden takdir yetkisi vardır.

Çocuğu hasta olan kadın hükümlü için ne yapılabilir?

m. 16/A uyarınca; toplam on yıl veya daha az süreli hapis cezası, engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç veya ağır hastalığa maruz on sekiz yaşını doldurmamış çocuk ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmama şartlarıyla infaz bir yıla kadar ertelenebilir; süre her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uygulanır.

Kısa süreli cezalarda erteleme mümkün mü?

Evet. m. 17/1 uyarınca kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir.

m. 17’de erteleme kaç kez ve ne kadar verilir?

m. 17/2 uyarınca her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez. Azami toplam süre iki yıldır.

Yakalanarak getirilen hükümlü erteleme isteyebilir mi?

m. 17/1 “çağrı üzerine gelen” hükümlünün istemini arar. Hakkında yakalama emri çıkarılıp yakalanarak getirilen hükümlü bu şartı taşımadığından maddeden yararlanamaz.

Erteleme kararı hangi hâlde kaldırılır?

m. 17/3 uyarınca erteleme süresi içinde hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması hâlinde erteleme kararı kaldırılarak ceza derhâl infaz olunur. Eşik mahkûmiyet değil, kamu davası açılmasıdır.

İnfaza başlandıktan sonra ara verilebilir mi?

Evet. m. 17/4 uyarınca yükseköğrenimin bitirilmesi, ana-baba-eş-çocuk ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık ya da malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin veya tarım topraklarının işlenmesinin imkânsız hâle gelmesi gibi zorunlu ve çok ivedi hâllerde altı ayı geçmeyen sürelerle ara verilebilir.

Ret kararına itiraz süresi kaç gündür?

Yedi gün değildir. 4675 sayılı Kanun çerçevesinde infaz hâkimliğine şikâyet süresi öğrenmeden itibaren on beş gün, her hâlde otuz gündür; infaz hâkimliği kararına itiraz süresi ise iki haftadır ve itiraz mercii ağır ceza mahkemesidir.

Erteleme kararı adli sicile işler mi?

Hayır. Adli sicile kaydedilen mahkûmiyet hükmüdür; infazın ertelenmesi kararı ayrı bir sicil kaydı oluşturmaz ve mevcut mahkûmiyet kaydının hukuki sonuçlarını değiştirmez.

Sonuç

İnfazın ertelenmesinde başarının anahtarı, doğru maddeye dayanmaktır. Hastalık hâlinde m. 16 — fakat rapor Adlî Tıp Kurumu onaylı olmalı ve akıl hastalığında sağlık kurumunda geçen sürenin infazdan sayıldığı unutulmamalıdır. Çocuğu ağır hasta veya engelli olan kadın hükümlü için m. 16/A ayrı ve geniş bir imkân sunar; infaza başlanmış olsa bile işler. Kısa süreli cezalarda ise m. 17 devrededir: kasten üç, taksirle beş yıl sınırı, çağrı üzerine gelme şartı ve her defasında bir yıl olmak üzere en fazla iki kez. İtiraz sürelerinde ise “yedi gün” değil, 4675 sayılı Kanun’un on beş/otuz gün şikâyet ve iki hafta itiraz süreleri geçerlidir. Dosyanıza uygun maddenin belirlenmesi ve başvurunun hazırlanması için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Atıf yapılan başlıca mevzuat: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 16, 16/A, 17, 17/A, 18 ve 105/A; 24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanun m. 3 ve 4; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 57; 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m. 4, 5 ve 6; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümleri. Mevzuat değişebileceğinden, başvuru tarihinde yürürlükteki metnin teyidi gerekir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

⚖️ Ücretsiz Ön Görüşme İçin Bize Ulaşın

Ankara’da Uzman Avukat — Av. Fatma Öztürk

📞 Hemen Ara💬 WhatsApp ile Yaz


Post by Av. Fatma Öztürk