Resen İnfazın Ertelenmesi ve Yaşam Hakkı Boyutu (5275 S. Kanun m.16)
24 Şubat 2026

Resen İnfazın Ertelenmesi ve Yaşam Hakkı Boyutu (5275 S. Kanun m.16)

Resen infazın ertelenmesi, kesinleşmiş bir hapis cezasının infazı sırasında hükümlünün sağlık durumu (akıl hastalığı, hayati tehlike taşıyan ağır hastalık, engellilik) ya da gebelik-doğum gibi hâllerin ortaya çıkması durumunda; hükümlünün ayrıca bir talebi aranmaksızın, Cumhuriyet Başsavcılığının kendiliğinden harekete geçerek cezanın infazını geriye bırakmasını ifade eder. Dayanağı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (CGTİHK) 16. maddesidir. Bu yazıda re’sen erteleme hâllerini, ATK rapor sürecini, yaşam hakkı boyutunu ve itiraz yollarını yalın biçimde açıklıyoruz.

İnfazın ertelenmesi konusunda desteğe mi ihtiyacınız var?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp

Önce Karıştırılan İki Kavram: İnfazın Ertelenmesi ≠ Cezanın Ertelenmesi

Uygulamada en çok karıştırılan nokta budur. Cezanın ertelenmesi (TCK m. 51), yargılama sonunda hükmedilen iki yıl veya daha az hapis cezasının, sanığın hiç cezaevine girmeden denetim süresine tabi tutulmasıdır. İnfazın ertelenmesi ise, cezası çoktan kesinleşmiş ve infaz aşamasına gelmiş (hatta cezaevine girmiş) bir hükümlünün, kanunda sayılan sağlık veya sosyal sebeplerle infaz sürecinin geçici olarak durdurulmasıdır. Re’sen erteleme, bu ikinci grubun içinde yer alır ve tamamen 5275 sayılı Kanun’a dayanır.

“Re’sen” Ne Demek? Talep Aranmaz

Re’sen, “kendiliğinden” anlamına gelir. Madde 16’da sayılan hâllerde infaz savcılığı, hükümlü veya avukatı bir dilekçe vermese bile durumu öğrendiğinde kendiliğinden inceleme başlatır. Örneğin cezaevi idaresi, hükümlünün ağır hastalığını tespit ederek durumu Başsavcılığa bildirir ve süreç re’sen işler. Bu yönüyle re’sen erteleme, yalnızca hükümlünün istemine bağlı olan erteleme türünden (aşağıda değineceğiz) ayrılır. Önemli bir başka fark: re’sen erteleme hâllerinde ceza miktarına bakılmaz; ağır hastalık veya akıl hastalığı hangi ceza için olursa olsun erteleme sebebidir.

1) Akıl Hastalığı Nedeniyle Erteleme (m. 16/1)

Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı, iyileşinceye kadar geriye bırakılır. Bu süre boyunca hükümlü serbest kalmaz; Türk Ceza Kanunu m. 57’de belirtilen yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Önemli bir güvence şudur: sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır, yani mahkûmiyet süresinden düşülür. Buradaki “akıl hastalığı”, kişinin dış dünyayı algılama ve cezaevi koşullarını idrak etme yeteneğini ortadan kaldıracak ağırlıkta olmalıdır; sıradan anksiyete, hafif depresyon veya uyum bozukluğu tek başına erteleme sebebi sayılmaz.

2) Ağır/Hayati Hastalık ve Engellilik (m. 16/2 ve 16/6)

Akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda kural olarak infaza, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam edilir. Ancak hastalık, hükümlünün hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa, infaz iyileşinceye kadar geri bırakılır (m. 16/2). Ayrıca maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle cezaevi koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı da iyileşinceye kadar geri bırakılabilir (m. 16/6). İleri evre kanser, ağır kalp veya organ yetmezliği, son evre böbrek yetmezliği gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilir.

3) Gebelik ve Doğum (m. 16/4)

Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay (18 ay) geçmemiş kadın hükümlüler hakkında hapis cezasının infazı geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince infaza başlanır. Bu erteleme, annenin bebeğinin bakımını sağlamasına yöneliktir. Bir istisna vardır: kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar bu haktan yararlanamaz (m. 16/5). Gebelik-doğum ve hastalık hâllerinin ayrıntısı için ilgili rehberimize bakabilirsiniz.

ATK Raporu ve Karar Süreci (m. 16/3)

Sağlık nedenine dayalı geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumu (ATK) tarafından düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip ATK tarafından onaylanan rapor üzerine verilir. Kararı, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı verir. Raporun güncel, ayrıntılı ve hastalığın cezaevi koşullarında tedavi edilemeyecek nitelikte olduğunu açıkça ortaya koyması, sürecin en kritik noktasıdır. Rapor olumsuz çıksa bile, zaman içinde hastalığın ilerlemesi hâlinde süreç yeniden başlatılabilir.

Yaşam Hakkı ve Anayasal Boyut

İnfazın sürdürülmesi hükümlünün yaşamını veya maddi-manevi bütünlüğünü ciddi biçimde tehlikeye atıyorsa, mesele yalnızca bir infaz usulü değil, aynı zamanda Anayasa’nın güvence altına aldığı yaşam hakkı meselesine dönüşür. Devletin, hükümlü de olsa her bireyin yaşam ve sağlık hakkını koruma yükümlülüğü infaz sürecinde de devam eder. Anayasa Mahkemesi, ağır hasta veya bebeğiyle uygun olmayan koşullarda tutulan hükümlüler bakımından, kamu makamlarının uygun tedbirleri (koşulların iyileştirilmesi veya infazın ertelenmesi gibi) almasının gerekebileceğini vurgulamıştır. Bu nedenle re’sen erteleme, insan onuru ve yaşam hakkının infaz hukukundaki yansımasıdır.

İtiraz ve Yargısal Denetim

Başsavcılığın erteleme talebini reddetmesi hâlinde, hükümlü veya avukatı bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurabilir; infaz hâkimliğinin kararına karşı da ağır ceza mahkemesine itiraz yolu açıktır. Yargısal denetim, özellikle ATK raporunun eksik değerlendirildiği veya güncel sağlık durumunun göz ardı edildiği dosyalarda büyük önem taşır. Talebin somut sağlık delilleriyle (güncel rapor, tetkikler) desteklenmesi, denetim aşamasında sonucu belirleyen unsurdur.

Re’sen mi, İstemle mi? İki Erteleme Türünün Farkı

5275 sayılı Kanun iki farklı erteleme yolu tanır. Re’sen erteleme (m. 16), yukarıda anlattığımız sağlık ve gebelik hâllerini kapsar; talep aranmaz ve ceza miktarına bakılmaz. Hükümlünün istemiyle erteleme (m. 17) ise farklıdır: kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarında, hükümlünün başvurusu üzerine, işlerini düzene koyabilmesi için kısa süreli erteleme imkânı tanır. Yani m. 16 sağlık eksenli ve kendiliğinden; m. 17 süre sınırlı ve talebe bağlıdır. İstem yoluyla ertelemenin ayrıntısı için ilgili rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Resen infazın ertelenmesi için dilekçe vermek gerekir mi?

Hayır. Re’sen erteleme hâllerinde (akıl hastalığı, hayati tehlike taşıyan hastalık, engellilik, gebelik-doğum) savcılık kendiliğinden harekete geçer. Yine de sağlık durumunu belgeleyen rapor ve dilekçeyle başvurmak süreci hızlandırır ve delil sunmayı sağlar.

Hangi hastalıklar infaz ertelemesi sebebidir?

Akıl hastalığı (m. 16/1) ve hayatı için kesin tehlike oluşturan ya da cezaevinde tek başına yaşamını idame ettirmesini engelleyen ağır hastalık/engellilik hâlleri (m. 16/2 ve 16/6). Kanser, ağır kalp veya organ yetmezliği gibi durumlar örnek gösterilebilir. Hafif ve tedavi edilebilir rahatsızlıklar kural olarak erteleme sebebi değildir.

Gebelikte infaz ne kadar ertelenir?

Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay (18 ay) geçmemiş kadın hükümlüler hakkında infaz geri bırakılır (m. 16/4). Çocuk ölmüş veya başkasına verilmişse doğumdan iki ay sonra infaza başlanır.

Erteleme için hangi rapor gerekir?

Adlî Tıp Kurumu tarafından düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip ATK’ca onaylanan rapor gerekir (m. 16/3). Kararı infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı verir.

Ertelenen süre cezadan düşülür mü?

Akıl hastalığı nedeniyle sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır ve mahkûmiyetten düşülür (m. 16/1). Buna karşılık dışarıda serbest geçirilen erteleme süreleri kural olarak infazdan sayılmaz; erteleme bitince kalan ceza infaz edilir.

Talep reddedilirse ne yapılabilir?

Ret kararına karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir; infaz hâkimliğinin kararına karşı da ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilir. Güncel ve ayrıntılı sağlık raporu sunmak, denetim aşamasında belirleyicidir.

Re’sen erteleme ile hükümlünün istemiyle erteleme farkı nedir?

Re’sen erteleme (m. 16) sağlık ve gebelik hâllerini kapsar, talep aranmaz ve ceza miktarına bakılmaz. Hükümlünün istemiyle erteleme (m. 17) ise kasten üç, taksirle beş yıl veya daha az cezalarda, başvuru üzerine tanınan süre sınırlı bir imkândır.

İnfazın ertelenmesi konusunda desteğe mi ihtiyacınız var?

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın 💬 WhatsApp
Post by Av. Fatma Öztürk