Sahte vekâletname veya hatalı bir tescil yüzünden taşınmazını kaybeden kişi, zararını kimden ister? Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi cevabı verir: Devletten.
Devletin Sorumluluğu
TMK m. 1007 uyarınca, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Tapu siciline duyulan güvenin Devlet eliyle korunması, bu sorumluluğun temelidir.
Kusursuz Sorumluluk
Bu, bir kusursuz sorumluluk hâlidir. Zararın doğmasında tapu memurunun veya bir başka görevlinin kusuru bulunmasa dahi Hazine sorumludur. Zarar gören, hangi memurun kusurlu olduğunu tespit etmek zorunda değildir.
Davacı Neyi İspatlar?
Zarar gören yalnızca; tapu sicilinin hukuka aykırı tutulduğunu ve zararının bundan doğduğunu (illiyet bağını) ispatlar. Örneğin sahte vekâletnameye dayalı yolsuz bir tescil nedeniyle uğranan zarar bu kapsamdadır.
Hangi Mahkemede?
Bu dava, idari yargıda değil; Hazine aleyhine adli yargıda (Asliye Hukuk Mahkemesi) açılır. Yanlış yargı yoluna başvurmak hak kaybına yol açabileceğinden, bu ayrım uygulamada büyük önem taşır.
Devletin Rücu Hakkı
Devlet, ödediği tazminatı zararın doğmasında kusuru bulunan görevliye (veya somut olayda sahte belgeyi düzenleyen kişiye) rücu eder. Vatandaşa karşı sorumluluk kusursuzken, iç ilişkide rücu için kusur aranır.
Sıkça Sorulan Sorular
İlliyet bağı kesilirse ne olur? Zararla işlem arasındaki uygun nedensellik kesilirse, Devletin sorumluluğu doğmayabilir.
Tazminat neyi kapsar? Taşınmazın gerçek değeri başta olmak üzere uğranan zarar talep edilebilir.
Zamanaşımı var mı? Dava, genel zamanaşımı süresine tabidir; başlangıç anı somut olaya göre değerlendirilir.
Tapu kaynaklı zararlarda doğru davayı doğru mahkemede açmak sonucu belirler. Profesyonel hukuki destek almak büyük önem taşır.


