Türk Borçlar Kanunu kira sözleşmelerini tek bir rejime tabi tutmaz. Kanun; genel kira hükümleri, konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin özel hükümler ve ürün kirası olmak üzere üç ayrı düzen kurar. Bir uyuşmazlıkta hangi hükümlerin uygulanacağı, kiralananın niteliğine göre belirlenir ve bu ayrım pratikte tahliye, kira artışı, depozito ve fesih konularında tamamen farklı sonuçlar doğurur. Kiracıyı koruyan hükümlerin büyük bölümü yalnızca konut ve çatılı işyeri kiraları için geçerlidir.
Kira veya taşınmaz uyuşmazlığınızı doğru yoldan çözün
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Üçlü Ayrım: Hangi Hükümler Nerede Uygulanır?
TBK’nın 299-338. maddeleri genel kira hükümleridir ve her tür kira sözleşmesine uygulanır. 339-356. maddeler ise konut ve çatılı işyeri kiralarına özgü, büyük ölçüde emredici nitelikte hükümlerdir. Ürün kirası (hasılat kirası) ise 357 ve devamı maddelerde ayrıca düzenlenmiştir.
Pratikte belirleyici soru şudur: Kiralanan, üstü örtülü ve içinde barınma ya da faaliyet yürütülebilen bir yapı mıdır? Cevap evet ise özel koruma hükümleri devreye girer.
Konut kirası
Barınma amacıyla kiralanan taşınmazlar konut kirasıdır. Daire, müstakil ev, rezidans ve benzeri yerler bu kapsamdadır. Kiralananın fiilen barınma amacıyla kullanılıyor olması esastır; tapudaki niteliği tek başına belirleyici değildir.
Çatılı işyeri kirası
Üzeri örtülü, çevresi kapalı ve içinde ticari, sınai veya mesleki faaliyet yürütülen taşınmazlar çatılı işyeri kirasıdır. Dükkân, mağaza, ofis, muayenehane, depo ve atölye tipik örneklerdir. Buradaki “çatılı” ifadesi kelime anlamıyla anlaşılmalıdır: yapının üstü kapalı olmalıdır.
Kapsam dışında kalanlar
Açık alanlar özel koruma hükümlerinden yararlanmaz. Çatısı bulunmayan otopark alanı, açık depolama sahası, halı saha, arsa, tarla ve benzeri yerlerin kiralanmasında yalnızca genel hükümler uygulanır. Bu ayrımın en önemli sonucu şudur: açık alan kirasında kiracı, tahliye sebeplerinin sınırlı sayıda olması korumasından yararlanamaz.
Eklentiler ve Birlikte Kiralanan Eşya
TBK 339/1 uyarınca, konut ve çatılı işyeriyle birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşya hakkında da bu özel hükümler uygulanır. Yani eşyalı bir daire kiralandığında, mobilya için ayrı bir rejim doğmaz; sözleşme bir bütün olarak konut kirası sayılır. Aynı şekilde daireyle birlikte verilen otopark yeri veya depo, asıl kiralananın eklentisi olarak aynı rejime tabi olur.
Kısa Süreli Kiralar
TBK 339/2 uyarınca, niteliği gereği geçici kullanılmak üzere altı ay veya daha kısa süreli olarak kiraya verilen konut ve çatılı işyerlerinde özel hükümler uygulanmaz; bu kiralara genel hükümler uygulanır. Otel, pansiyon, apart daire ve günübirlik kiralamalar bu kapsamda değerlendirilir. Dolayısıyla kısa süreli kiralarda kiracı, on yıllık uzama süresi veya sınırlı tahliye sebepleri gibi korumalardan yararlanamaz.
Kamu Kurumlarının Kiraya Verdiği Taşınmazlar
Niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş yerler ile kamu kurum ve kuruluşlarının kiraya verdiği taşınmazlar bakımından özel düzenlemeler bulunabilir. Bu tür kiralamalarda önce ilgili özel mevzuata, sonra TBK’ya bakılması gerekir.
Kapsam Neden Bu Kadar Önemli?
Konut ve çatılı işyeri kirası sayılmanın somut sonuçları şunlardır:
Konut ve çatılı işyeri kirası ile genel hükümlere tabi kiranın karşılaştırması
| Konu | Konut / çatılı işyeri | Genel hükümlere tabi kira |
|---|---|---|
| Tahliye sebepleri | Kanunda sayılanlarla sınırlı | Sözleşme ve genel hükümlere göre |
| Kira artışı | TBK 344 tavanı (TÜFE 12 aylık ortalama) | Sözleşme serbestisi geniş |
| Sözleşmenin uzaması | Kendiliğinden bir yıl uzar, 10 yıl kuralı işler | Belirli süre sonunda sona erebilir |
| Kiracı aleyhine düzenleme | TBK 346 ile yasak | Serbest |
| Güvence bedeli (depozito) | Üç aylık kira ile sınırlı (TBK 342) | Sınır yok |
Kiracı Aleyhine Düzenleme Yasağı (TBK 346)
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin sözleşme hükümleri geçersizdir. Bu hüküm emredicidir; sözleşmede yer alsa bile uygulanamaz.
Bu yasağın işyeri kiraları bakımından uygulanması bir dönem ertelenmişti; erteleme süresi dolduğundan bugün hem konut hem çatılı işyeri kiralarında yasak tam olarak yürürlüktedir.
Bağlantılı Sözleşme Yasağı (TBK 340)
Konut ve çatılı işyeri kiralarında, sözleşmenin kurulması veya sürdürülmesi kiracının başka bir sözleşme yapmasına bağlanamaz. Kiralananın kullanımıyla doğrudan ilgili olmayan bir yükümlülük dayatılamaz. Örneğin kiracıya belirli bir sigorta ürününü almak ya da başka bir hizmeti satın almak şart koşulamaz.
Uyuşmazlıkta İlk Yapılacak Tespit
Bir kira uyuşmazlığında atılacak ilk adım, sözleşmenin hangi rejime tabi olduğunu belirlemektir. Bu tespit yapılmadan verilen ihtarname veya açılan dava, çoğu zaman usulden sonuçsuz kalır. Kiralananın fiili kullanım amacı, çatılı olup olmadığı, sürenin altı ayı aşıp aşmadığı ve eklentilerin durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Karma Kullanımda Nitelendirme
Aynı taşınmazın bir bölümünün konut, bir bölümünün işyeri olarak kullanıldığı hâllerde nitelendirme, ağırlıklı kullanım amacına göre yapılır. Alt katı dükkân üst katı mesken olarak kullanılan yapılarda, kira sözleşmesinin konusu ve fiili kullanımın ağırlığı esas alınır. Nitelendirme, uygulanacak tahliye sebeplerini ve artış rejimini doğrudan belirlediğinden uyuşmazlığın başında netleştirilmelidir.
Kamu Konutları ve Lojmanlar
Kamu kurumlarınca personeline tahsis edilen lojmanlar, kira ilişkisi değil tahsis niteliği taşır ve kendi özel mevzuatına tabidir. Bu yerlerin boşaltılması, TBK’daki tahliye sebeplerine göre değil ilgili idari mevzuata göre yürütülür. Aynı şekilde bazı kamu taşınmazlarının kiralanmasında da özel usuller uygulanır.
Kira Sözleşmesinin Şekli
Kira sözleşmesi geçerlilik bakımından şekle bağlı değildir; sözlü olarak da kurulabilir. Ancak ispat bakımından yazılı sözleşme belirleyicidir. Yazılı sözleşme bulunmayan ilişkilerde kira bedelinin miktarı, başlangıç tarihi ve süresi tanık ve ödeme kayıtlarıyla ispatlanmaya çalışılır; bu da özellikle tahliye ve artış davalarında ciddi güçlük doğurur.
Dosyanıza özel değerlendirme
Kira uyuşmazlıklarında süreler kısadır ve usul hatası hak kaybına yol açar. Sözleşmenizi ve yazışmalarınızı birlikte inceleyelim.
İletişime GeçinTaşınmaz dosyanızı birlikte değerlendirelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Kiracı Aleyhine Düzenleme Yasağı: Hangi Kayıtlar Geçersiz?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında, kiracıyı kira bedeli dışında ek yükümlülük altına sokan düzenlemeler geçersizdir. Uygulamada sıkça karşılaşılan geçersiz kayıtlar şunlardır:
| Sözleşmedeki kayıt | Değerlendirme |
|---|---|
| “Kira zamanında ödenmezse cezai şart ödenir” | Geçersiz — ek yükümlülük getirir |
| “Bir ay ödenmezse kalan aylar muaccel olur” | Geçersiz — muacceliyet kaydı yasaktır |
| “Erken çıkışta depozito irat kaydedilir” | Geçersiz — depozito güvence bedelidir |
| “Kalan tüm kiralar peşin ödenir” | Geçersiz — sorumluluk makul süreyle sınırlıdır |
| Kira bedeli ve yan giderler | Geçerli — yasağın istisnasıdır |
Geçersizlik kendiliğinden işler ve hâkimce resen gözetilir; ancak icra takibinde süresinde itiraz edilmelidir. Sözleşmede böyle bir kayıt bulunması, kiracının otomatik olarak korunduğu anlamına gelmez — icra takibi veya dava geldiğinde itiraz veya savunma yoluyla ileri sürülmesi gerekir. Süresinde itiraz edilmeyen bir takip kesinleşir ve geçersiz kayda dayalı alacak fiilen tahsil edilebilir hâle gelir. Bu nedenle ödeme emri tebliğ edildiğinde, itiraz süresi kaçırılmamalıdır.
Bağlantılı Sözleşme Yasağı
Kira sözleşmesinin, kiracının yararı bulunmayan başka bir sözleşmenin yapılması şartına bağlanması yasaktır.
- Tipik örnek. Kiralama için belirli bir sigorta poliçesinin, aidat hizmetinin veya mobilya alımının şart koşulması.
- Ölçüt. Bağlantı, kiracının menfaatine hizmet etmiyorsa yasak kapsamındadır.
- Sonuç. Bağlantılı sözleşme geçersizdir; kira sözleşmesi geçerliliğini korur.
- İade. Bu kapsamda yapılan ödemeler geri istenebilir.
Bu hükmün pratik önemi, kiralama sürecinde dayatılan ek hizmet ve ürünlerle ortaya çıkar. Kiracının izleyeceği yol: ödemeleri belgelemek, bağlantının kendi yararına olmadığını göstermek ve iade talebini yazılı olarak iletmek.
Kapsam Dışı Kalan Kiralar
Özel korumadan yararlanmayan kira ilişkilerinde, genel kira hükümleri uygulanır ve kiracının konumu belirgin biçimde zayıflar.
| Kapsam dışı | Sonucu |
|---|---|
| Altı ay veya daha kısa süreli ve niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş kiralar | Konut ve çatılı işyeri hükümleri uygulanmaz; sürenin bitimiyle sözleşme sona erer |
| Çatısız işyerleri — açık alan, arsa, otopark | Genel kira hükümleri; tahliye sebepleri sınırlaması yoktur |
| Ürün kirası | Ayrı hükümlere tabidir |
| Taşınır kiraları | Genel hükümler |
Nitelendirme, uyuşmazlığın ilk tespitidir. Bir kira ilişkisinde hangi hükümlerin uygulanacağı, sözleşmenin adına değil fiilî kullanıma göre belirlenir. “Günlük kullanım sözleşmesi” başlığı taşıyan ancak fiilen sürekli oturuma özgülenmiş bir ilişki, konut kirası olarak nitelendirilir. Bu nedenle dava veya savunma hazırlanırken ilk adım, ilişkinin gerçek niteliğinin — kullanım biçimi, süre ve amaç gözetilerek — tespit edilmesi olmalıdır.
Karma kullanımda nitelendirme ayrıca değerlendirilir: bir bağımsız bölüm hem konut hem işyeri olarak kullanılıyorsa, ağırlıklı kullanım esas alınır. Bu tespit için adres kayıtları, ruhsat durumu, faaliyet belgeleri ve fiilî kullanımı gösteren deliller sunulur.
Sözleşmenin şekli bakımından: kira sözleşmesi kural olarak şekle bağlı değildir; sözlü olarak da kurulabilir. Ancak ispat kolaylığı ve sonraki uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından yazılı yapılması ve tarafların imzalarını taşıması gerekir. Yazılı sözleşme bulunmayan hâllerde ilişkinin varlığı; ödeme dekontları, abonelik kayıtları, adres kaydı ve tanık beyanlarıyla ispatlanır.
Kira artışında yasal tavanın nasıl uygulanacağı için kira artış oranı rehberimize, tahliye sebepleri ve karşılaştırması için kira tespiti ve tahliye rehberimize bakabilirsiniz.
Hangi Kiralar Özel Korumadan Yararlanır?
Kanundaki kiracı koruyucu hükümler her kira ilişkisine uygulanmaz.
Kira korumasının kapsamı
| Konu | Kural | Not |
|---|---|---|
| Kapsam içi | Konut ve çatılı iş yeri kiraları | Tam koruma |
| Kapsam dışı | Arsa, tarla, çatısız iş yeri, ürün kirası | Genel hükümler |
| Ölçüt | Yapının çatılı olması ve kullanım amacı | Fiilî durum |
| Kamu kurumlarının kiraları | Özel mevzuat ve ihale şartları öncelikle incelenir (2886 s.K.) | Özel düzenleme |
| Korumanın içeriği — 1 | Sürenin dolmasıyla sona erdirilememe | Uzama |
| Korumanın içeriği — 2 | Sınırlı tahliye sebepleri | Kanunda sayılı |
| Korumanın içeriği — 3 | Cezai şart ve muacceliyet yasağı | Kiracı lehine |
| Korumanın içeriği — 4 | Kira artışında yasal sınır | Emredici |
| Uyuşmazlıkta | Önce kapsam belirlenir | Tüm sonuçlar buna bağlı |
Birinci, ikinci ve dokuzuncu satırlar tüm kira uyuşmazlıklarının başlangıç noktasını verir: kiralananın konut veya çatılı iş yeri olup olmadığı belirlenmeden hiçbir kiracı koruyucu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı söylenemez. Depo, arsa veya çatısız alan kiralarında tahliye sebepleri, artış sınırı ve cezai şart yasağı gibi korumalar bulunmaz.
Kira bedeli ve sözleşme rehberlerimiz: kira artış oranı ve yasal sınır · kira tespit davası · kira kapsamı · alt kira ve devir · kira kefaleti · kiracının konut dokunulmazlığı
TBK m.339’un Metni: Kapsam ve İki Şartlı İstisna
Türk Borçlar Kanunu’nun konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin özel hükümleri bu kiralara ve bunlarla birlikte kullanımı kiracıya bırakılan eşyaya uygulanır; ancak bu hükümler, niteliği gereği geçici kullanılmak üzere altı ay veya daha kısa süreli olarak kiraya verilen konut ve çatılı işyerleri hakkında uygulanmaz (TBK m.339). İstisnanın uygulanabilmesi için iki şart birlikte gerçekleşmelidir: kiralananın niteliği gereği geçici bir kullanıma özgülenmiş olması ve kira süresinin altı ay veya daha kısa olması. Bu nedenle yalnızca sözleşme süresinin beş ay olarak yazılması, kiracı taşınmazı sürekli konut olarak kullanıyorsa istisnanın uygulanması için yeterli değildir.
Uygulamada bu ayrım en çok öğrenci evleri, mevsimlik işçi konutları, yazlıklar ve şantiye çevresindeki geçici barınma yerlerinde tartışılır. Bir öğrencinin eğitim dönemi boyunca dokuz ay için kiraladığı daire süre şartını aşar ve özel hükümlere tabidir; tatil sezonu için üç aylığına kiralanan yazlık ise hem geçici kullanım amacı hem de süre şartı gerçekleştiğinden kapsam dışında kalır. Kiraya verenin koruyucu hükümlerden kaçınmak için sürekli barınma amaçlı bir kiralamayı art arda beşer aylık sözleşmelerle bölmesi, işlemin gerçek niteliği gözetilerek konut kirası olarak değerlendirilir ve dürüstlük kuralına aykırı bu kurgu koruma hükümlerinin uygulanmasını engellemez (TMK m.2).
TBK m.339 istisnasının uygulanması
| Durum | Geçici kullanım | Süre | Özel hükümler |
|---|---|---|---|
| Tatil sezonu için 3 aylık yazlık | Var | Altı ay veya kısa | Uygulanmaz |
| Eğitim dönemi için 9 aylık öğrenci evi | Var | Altı aydan uzun | Uygulanır |
| Sürekli oturma için 5 aylık yazılı sözleşme | Yok | Altı ay veya kısa | Uygulanır |
| Art arda beşer aylık sözleşmeler | Gerçekte yok | Kurgu | Uygulanır (TMK m.2) |
| Günlük veya haftalık turizm amaçlı kiralama | Var | Kısa | Uygulanmaz; 7464 s.K. kuralları |
| Eşyalı daire | — | — | Eşya da aynı rejime tabi |
Turizm Amaçlı Kısa Süreli Kiralama: 7464 Sayılı Kanun
Günlük veya haftalık kiralamalar TBK m.339 uyarınca konut kirası korumasının dışında kalırken, 02.11.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7464 sayılı Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun bu kiralamaları ayrı bir idari rejime bağlamıştır. Kanun, konutların kullanıcılara en fazla yüz gün süreyle kiralanmasını turizm amaçlı kiralama olarak tanımlar; tek seferde yüz günden fazla süreli kiralamalar Kanunun kapsamı dışındadır. Turizm amaçlı kiralama sözleşmesi yapılmadan önce Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi alınması zorunludur ve izin belgesi başvurusunda, bağımsız bölümün bulunduğu binanın tüm kat malikleri tarafından oybirliğiyle alınan uygun görüş kararının ibrazı gerekir.
İzin belgesi alınmadan turizm amaçlı kiralama yapanlara kademeli idari yaptırımlar uygulanır: her konut için önce yüz bin lira idari para cezası verilir ve on beş gün süre tanınır, süre sonunda faaliyete devam edilirse beş yüz bin lira, buna rağmen devam edilirse bir milyon lira idari para cezası uygulanır. Her defasında yüz günden fazla süreli kira sözleşmesi yapmasına rağmen ilk sözleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde aynı konutu dört defadan fazla kiraya verenlere de bir milyon lira idari para cezası öngörülmüştür; bu hüküm, yüz günü birkaç gün aşan sözleşmelerle Kanundan kaçınılmasını önlemeye yöneliktir. Bir kat malikinin binada izinsiz turizm amaçlı kiralama yapması, diğer kat malikleri bakımından ayrıca KMK m.18 ve m.33 kapsamında hâkimin müdahalesi talebine de konu olabilir.
7464 sayılı Kanunun temel kuralları
| Konu | Kural |
|---|---|
| Kapsam | En fazla 100 gün süreli kiralama; tek seferde 100 günü aşan kiralamalar kapsam dışı |
| İzin belgesi | Sözleşmeden önce Kültür ve Turizm Bakanlığından |
| Kat malikleri | Binadaki tüm kat maliklerinin oybirliği kararı |
| İzinsiz faaliyet | 100.000 TL ceza ve 15 gün süre; devamında 500.000 TL; sonra 1.000.000 TL |
| Kaçınma kurgusu | 100 günü aşan sözleşmelerle bir yılda dörtten fazla kiralama: 1.000.000 TL |
| Kat malikleri arasında | Hâkimin müdahalesi yolu da açık (KMK m.18, m.33) |
Özel Hükümlerin Getirdiği Başlıca Korumalar: TBK m.340-356
Kiralananın konut veya çatılı işyeri sayılması, kiracıya bir dizi emredici koruma sağlar. Bağlantılı sözleşmeler geçersizdir (TBK m.340); kullanma giderleri kural olarak kiracıya aittir ve belgeleri istenebilir (TBK m.341); güvence üç aylık kira bedelini aşamaz (TBK m.342); kira bedelinin belirlenmesi dışında kiracı aleyhine değişiklik yapılamaz (TBK m.343); yenilenen kira dönemlerinde artış oranı bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez ve beş yılı aşan kiralarda ile beş yıldan sonra yenilenen kiralarda bedel hâkimce hakkaniyete göre belirlenir (TBK m.344).
Kiracı, belirli süreli sözleşmelerde süre bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzar ve kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez; ancak on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir (TBK m.347). Fesih bildirimi yazılı şekle bağlıdır (TBK m.348), aile konutunda eşin rızası aranır (TBK m.349), kiraya veren ancak kanunda sayılan sebeplerle tahliye isteyebilir (TBK m.350-352) ve bu hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez (TBK m.354). Gereksinim nedeniyle tahliye ettirilen konutun haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe eski kiracıdan başkasına kiralanamaması (TBK m.355) ile kiracının ölümü hâlinde onunla birlikte yaşayanlar bakımından öngörülen düzenleme (TBK m.356) de bu korumanın parçasıdır.
Özel koruma hükümleri
| Hüküm | Koruma |
|---|---|
| TBK m.340 | Bağlantılı sözleşme yasağı |
| TBK m.342 | Güvence en çok üç aylık kira; vadeli hesap |
| TBK m.343 | Kira bedelinin belirlenmesi dışında aleyhe değişiklik yasağı |
| TBK m.344 | TÜFE on iki aylık ortalama sınırı; beş yıldan sonra hâkimce belirleme |
| TBK m.346 | Kira ve yan gider dışında ödeme; ceza koşulu ve muacceliyet yasağı |
| TBK m.347 | Belirli süreli sözleşmenin bir yıl uzaması; on yıllık uzama süresi |
| TBK m.348-349 | Yazılı fesih bildirimi; aile konutunda eşin rızası |
| TBK m.350-352 | Sınırlı tahliye sebepleri |
| TBK m.354 | Kiracı aleyhine değiştirilemezlik |
| TBK m.355 | Gereksinimle tahliye edilen yerin üç yıl başkasına kiralanamaması |
Genel Hükümlere Tabi Kiralarda Sona Erme: TBK m.327-330
Açık alan, arsa, çatısız depo veya niteliği gereği geçici ve kısa süreli kiralarda sözleşmenin sona ermesi genel hükümlere göre belirlenir. Taraflar kira süresini açıkça veya örtülü olarak belirlemişlerse, kira sözleşmesi bu sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer; belirli süreli kira sözleşmesi, taraflarca örtülü olarak sürdürülüyorsa belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür (TBK m.327). Belirsiz süreli sözleşmelerde taraflar, taşınmaz ve taşınır yapı kiralarında yerel âdette belirlenen kira dönemi sonu için, yerel âdet yoksa altı aylık kira döneminin sonu için üç aylık fesih bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshedebilir (TBK m.329).
Taşınır kiralarında fesih bildirim süresi üç gündür (TBK m.330); sözleşmede veya kanunda belirtilen fesih dönemine veya bildirim süresine uyulmamışsa, bildirim bir sonraki fesih dönemi için geçerli olur (TBK m.328). Bu kiralarda kiracı, süre bitiminde kiralananı boşaltmazsa kiraya veren konut ve çatılı işyerlerindeki sınırlı tahliye sebeplerine bağlı olmaksızın tahliye isteyebilir; kira süresinin bitmesine rağmen kiralananı boşaltmayan kiracıya karşı icra dairesi aracılığıyla da tahliye yoluna gidilebilir. Kiralananın çatılı işyeri mi yoksa açık alan mı olduğu tartışmalıysa, tahliye talebinin hangi rejime göre değerlendirileceği davanın sonucunu doğrudan belirleyeceğinden, kiraya verenin iki ihtimali birlikte gözeterek hareket etmesi gerekir.
Genel hükümlerde sona erme
| Durum | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Belirli süreli kira | Süre bitiminde kendiliğinden sona erer | TBK m.327 |
| Örtülü sürdürme | Belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür | TBK m.327 |
| Belirsiz süreli taşınmaz kirası | Üç aylık fesih bildirim süresi | TBK m.329 |
| Süreye veya döneme uyulmayan bildirim | Bir sonraki fesih dönemi için geçerli | TBK m.328 |
| Taşınır kirası | Üç gün | TBK m.330 |
| Güvence ve artış | Kanuni sınır yok; genel denetim | TBK m.20-25, m.182 |
Kamu İdarelerinin Kiraya Verdiği Taşınmazlar ve Kamu Konutları
Genel ve katma bütçeli idareler, belediyeler ve il özel idareleri gibi kamu idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların kiraya verilmesi, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nda öngörülen ihale usullerine tabidir; kira süresi, bedelin artırılması ve sözleşmenin sona ermesi bakımından ihale şartnamesi ve bu Kanunun hükümleri öncelikle uygulanır. Kamu taşınmazının kira sözleşmesi olmadan veya sözleşme sona erdikten sonra kullanılması hâlinde idare, işgalciden ecrimisil talep eder ve taşınmazın boşaltılmasını idari yoldan sağlayabilir (2886 s.K. m.75). Bu kiralarda Türk Borçlar Kanunu’nun konut ve çatılı işyerlerine ilişkin koruma hükümlerinin, özellikle uzama ve tahliye sebeplerine ilişkin kuralların ne ölçüde uygulanacağı, özel mevzuatla birlikte ayrıca değerlendirilmelidir.
Kamu görevlilerine tahsis edilen lojmanlar ise bir kira ilişkisine değil, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve buna dayanan yönetmelikte düzenlenen bir tahsis ilişkisine dayanır. Görevin sona ermesi, başka bir yere atanma veya tahsis şartlarının ortadan kalkması hâlinde konutun boşaltılması bu mevzuatta öngörülen süre ve usule göre sağlanır; kiracıya TBK m.347 veya m.350-352 kapsamındaki korumalar tanınmaz. Lojmandan çıkarılma işlemlerine karşı başvuru yolu da, işlemin idari niteliği gereği kural olarak idari yargıdır.
Nitelendirme Uyuşmazlığında Usul: Görev, Arabuluculuk ve İspat
Kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere kira ilişkisinden doğan bütün uyuşmazlıklar, kiralananın konut, çatılı işyeri veya açık alan olmasından bağımsız olarak değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.4). Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (HUAK m.18/B); tahliye taahhüdüne veya kira bedelinin ödenmemesine dayanan icra yoluyla tahliye talepleri ise bu şartın dışında kalır. Kiralananın niteliğine ilişkin uyuşmazlıkta mahkeme, sözleşmedeki adlandırmayla bağlı olmaksızın keşif ve tanık beyanlarıyla fiilî kullanımı araştırır.
Kira sözleşmesi geçerlilik bakımından şekle bağlı değildir; ancak kira bedeli ve süresi gibi unsurların ispatında senetle ispat kuralı uygulanır ve kanunda belirlenen miktarı aşan hukuki işlemler senetle ispat edilmek zorundadır (HMK m.200). Yazılı sözleşme bulunmayan kira ilişkilerinde banka ödeme kayıtları, abonelik belgeleri ve adres kayıtları delil başlangıcı olarak değerlendirilebilir ve bu durumda tanık dinlenebilir (HMK m.202). Konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih bildiriminin geçerliliği yazılı şekle bağlı olduğundan (TBK m.348), taraflar sözlü bir kira ilişkisi içinde olsalar bile fesih bildirimini yazılı olarak yapmak zorundadır.
Usul unsurları
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Görevli mahkeme | Sulh hukuk; değerine bakılmaksızın | HMK m.4 |
| Arabuluculuk | Kira uyuşmazlıklarında dava şartı | HUAK m.18/B |
| İcra yoluyla tahliye | Arabuluculuk şartı dışında | HUAK m.18/B |
| Kira sözleşmesinin şekli | Geçerlilik şartı yok | TBK m.12 |
| İspat | Senetle ispat; delil başlangıcıyla tanık | HMK m.200, m.202 |
| Fesih bildirimi | Konut ve çatılı işyerinde yazılı | TBK m.348 |
Kira hukukunda ilk soru hangi hükmün değil, hangi rejimin uygulanacağıdır.
Konut ve çatılı işyeri kiralarında TBK m.340-356’daki emredici korumalar uygulanır; niteliği gereği geçici kullanılmak üzere altı ay veya daha kısa süreli kiralar, açık alanlar ve ürün kiraları ise genel hükümlere tabidir. Yüz güne kadar turizm amaçlı kiralamalar 7464 sayılı Kanun uyarınca izin belgesi ve kat maliklerinin oybirliğini gerektirir. Kira ilişkinizin hangi rejime tabi olduğunu belirlemek için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.
Konuyla ilgili diğer rehberlerimiz: cezai şart ve muacceliyet yasağı · bağlantılı sözleşme yasağı · tahliye sebepleri · önemli sebeple fesih ve bildirim süreleri · yenilemede kiracı aleyhine değişiklik · hâkimin müdahalesi ve komşuluk
Sıkça Sorulan Sorular
Açık otopark kirası konut ve çatılı işyeri kirası sayılır mı?
Hayır. Üzeri örtülü olmayan alanlar çatılı işyeri sayılmaz ve TBK 339 vd. özel koruma hükümlerinden yararlanamaz; bu kiralara genel hükümler uygulanır. Ancak otopark bir konutun eklentisi olarak birlikte kiralanmışsa, asıl kiralananın rejimine tabi olur.
Altı ay veya daha kısa süreli kiralarda kiracının koruması var mı?
TBK 339/2 uyarınca niteliği gereği geçici kullanılmak üzere altı ay veya daha kısa süreli olarak kiraya verilen konut ve çatılı işyerlerinde özel hükümler uygulanmaz; geçici kullanım amacı ile süre şartı birlikte aranır. Bu kiralara genel hükümler uygulanır; kiracı on yıllık uzama ya da sınırlı tahliye sebepleri korumasından yararlanamaz.
Sözleşmede kira gecikmesinde ceza ödeneceği yazıyorsa geçerli mi?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında geçerli değildir. TBK 346, kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu veya kalan kiraların muacceliyeti kararlaştırılmasını yasaklar; bu hükümler sözleşmede yer alsa dahi uygulanamaz.
Depozito en fazla ne kadar istenebilir?
TBK 342 uyarınca konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence bedeli üç aylık kira bedelini aşamaz. Güvence para olarak verilmişse kiracının onayı olmadan çekilemeyecek şekilde bir bankaya yatırılması gerekir.
Bilgilendirme: Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut uyuşmazlığınızda süreler ve deliller belirleyicidir; işlem yapmadan önce avukata danışın.
İlgili Rehberler
- Kiracının Ölümünde Kira Sözleşmesinin Sürdürülmesi Dilekçesi (TBK m.356)
- Kira Bedelinin Ödenmemesi ve 30 Günlük İhtarlı Fesih (TBK 315)
- 📘 Ana Rehber: Kira Hukuku Rehberi
- Kira Bedelinin Uyarlanması ve Kira Tespit Davası
- Kat Mülkiyetinde Ortak Alan, Otopark ve Depo Kullanımı
- Gayrimenkul ve Kira Hukuku — tüm rehberler
- Gayrimenkul Hukuku Rehberi
İhtar veya dava öncesi kontrol
Yanlış düzenlenmiş bir ihtarname tüm süreci baştan başlatabilir. Göndermeden önce metni kontrol ettirin.
Randevu Talep Edin

