📜 Dayanak Mevzuat
- 6098 sayılı TBK m.333 — Kiracının ölmesi ve mirasçıların fesih hakkı
- 6098 sayılı TBK m.356 — Kiracının ölümünde sözleşmenin sürdürülmesi
- 6098 sayılı TBK m.339 vd. — Konut ve çatılı işyeri kiraları
- 6098 sayılı TBK m.350, 351, 352 — Tahliye sebepleri
- 4721 sayılı TMK m.599, 640 — Külli halefiyet ve elbirliği mülkiyeti
- 6325 sayılı Kanun — Kira uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk
⚡ Net Cevap: Kiracının ölümü kira sözleşmesini sona erdirmez ve kiraya verene tahliye hakkı vermez. Kira ilişkisi mirasçılarla devam eder: mirasçı, ölen kiracının külli halefi olarak zaten sözleşmenin tarafı hâline gelir. Kanun ayrıca mirasçı olmayanlara da imkân tanır: ölen kiracının ortakları, bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece taraf olarak sözleşmeyi sürdürebilirler. Sürdürmek istemeyen mirasçılar ise yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için sözleşmeyi feshedebilir. Yargı kararlarında kiracılık hakkının elbirliği mülkiyeti hâlinde tüm mirasçılara geçtiği ve davalarda birlikte oturanların tespit edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği belirtilmektedir.
Uzun yıllar aynı evde oturan kiracı vefat etmiştir. Cenazeden birkaç gün sonra ev sahibi arar: “sözleşme onunlaydı, artık bitti; evi boşaltın.” Ailede kimse ne diyeceğini bilemez.
Bu cümle hukuken doğru değildir. Kanun, ölüm hâlinde kiracı tarafını korumaktadır ve bu koruma mirasçılarla da sınırlı değildir. Aşağıda kimlerin kalabileceği, çıkmak isteyenlerin ne yapması gerektiği ve hazır bir tespit dilekçesi, bildirim ve fesih metni yer almaktadır.
Ölüm Sözleşmeyi Bitirmez
İlk yanlış inanış burada düzeltilmelidir.
Kanunda kiracının ölümü, sözleşmeyi kendiliğinden sona erdiren ya da kiraya verene tahliye hakkı veren bir sebep olarak düzenlenmemiştir. Kiraya veren ancak kanunda sayılan sebeplere dayanarak sözleşmeyi sona erdirebilir.
Kira ilişkisinin genel hükümlerine göre ilişki, ölen kiracının mirasçıları ile devam eder.
Mirasçılar Zaten Taraftır
Bu ayrım, kanun metnindeki bir boşluğu açıklar.
Konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümde “kiracının mirasçıları” sayılmamıştır. Madde gerekçesinde bunun sebebi açıkça belirtilmiştir: mirasçı, ölen kiracının külli halefi olarak, söz konusu kira sözleşmesinin zaten tarafı hâline gelmiştir.
Yani mirasçıların ayrıca bir hükme ihtiyacı yoktur; onlar kendiliğinden kiracıdır.
Peki mirasçı olmayanlar ne olacak? İşte hüküm tam da onlar için getirilmiştir.
Kimler Sürdürebilir?
Kanun üç grup saymıştır:
- Ölen kiracının ortakları,
- Bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları,
- Ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturanlar.
Bu kişiler, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece, taraf olarak kira sözleşmesini sürdürebilirler.
Üçüncü grup özellikle önemlidir: “birlikte aynı konutta oturanlar” ifadesi mirasçılıkla sınırlı değildir. Ölen kiracıyla yıllarca aynı evde yaşamış ancak yasal mirasçı olmayan kişiler de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Buna karşılık hak koşulsuz değildir: sözleşmeye ve kanuna uyma yükümlülüğü sürer. Kira bedelinin ödenmesi, kiralananın özenle kullanılması ve komşulara saygı yükümlülüğü aynen devam eder.
Ölüm tek başına tahliye sebebi değildir; kanun kiracı tarafını korur
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlk Yapılacak İki İş
Uygulamada haklar, ilk haftalarda atılmayan adımlar yüzünden tartışmalı hâle gelir.
1. Bildirim. Ölüm ve sözleşmeyi sürdürme iradesi, kiraya verene yazılı olarak bildirilmelidir. Bu bildirim; sıfatı, ödemelerin kim tarafından yapılacağını ve tebligatların kime yapılacağını kayda geçirir.
2. Ödemenin sürdürülmesi. Kira bedelleri kesintisiz ve tercihen banka kanalıyla, ödeyenin kendi adına ödenmelidir.
Kritik uyarı: kiraya veren kiracılık sıfatını tanımasa dahi ödeme durdurulmamalıdır. “Nasıl olsa beni kiracı saymıyor” düşüncesiyle ödemenin kesilmesi, temerrüt ve tahliye riski doğurur. Kiraya veren ödemeyi kabul etmiyorsa tevdi mahalli tayini yoluna başvurulmalıdır.
Sürdürmek İstemeyenler
Herkes kalmak istemez ve sessiz kalmak da bir çözüm değildir.
Kanuna göre kiracının ölmesi durumunda mirasçıları, yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için sözleşmeyi feshedebilirler.
Kaynaklarda, konut ve çatılı işyeri kiralarında altı aylık kira döneminin sonu için üç aylık fesih bildirim süresinin uygulandığı belirtilmektedir. Süre hesabında bildirimin kiraya verene ulaştığı tarih esas alınır.
Fesih bildirimi yapılmazsa sözleşme devam eder ve kira borcu işlemeye devam eder. Boş duran bir ev için aylarca kira ödemek zorunda kalan mirasçılar, çoğunlukla bu adımı atmadıkları için o durumdadır.
Elbirliği: Tek Mirasçı Karar Veremez
Bu usul kuralı hem fesihte hem davada belirleyicidir.
Yargı kararlarında, kiracı ölmekle kiracılık hakkının elbirliği mülkiyeti hâlinde tüm mirasçılara geçtiği belirtilmektedir.
Bunun iki sonucu vardır:
- Fesih bildirimi tüm mirasçılarca yapılmalıdır,
- Açılacak tahliye davalarında, kiracı ile birlikte oturan şahısların kimler olduğu tespit edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesinin doğru olmadığı vurgulanmıştır.
Kiraya veren tarafında da aynı ilke işler: kiraya verenin ölümü hâlinde taşınmaz mirasçılara geçer ve fesih ile tahliye gibi kararların tüm mirasçılarca alınması gerektiği belirtilmektedir.
Aile Konutunda Ek Koruma
Kiracının eşi bakımından ayrı bir güvence bulunmaktadır.
Kaynaklarda, kiracı olmayan eşin kiraya verene bildirimde bulunarak sözleşmenin tarafı sıfatını kazanması hâlinde, kiraya verenin fesih bildirimi ile fesih ihtarını kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmek zorunda olduğu belirtilmektedir.
Bu nedenle aile konutu niteliğindeki taşınmazlarda, eşe yapılmayan bildirimler usul yönünden tartışmaya açıktır.
Delil: Birlikte Oturmanın İspatı
Mirasçı olmayanlar için dosyanın tamamı bu ispata dayanır.
Toplanması gerekenler:
- Adrese dayalı yerleşim yeri kayıtları — ölümden önceki ve sonraki dönem,
- Kişi adına kayıtlı abonelik belgeleri,
- Muhtarlık belgesi,
- Tanık beyanları — komşular ve apartman yönetimi,
- Ortaklık iddiasında vergi, oda ve sicil kayıtları.
Ölümden sonra yapılan ödemelerin dekontları da fiilî kiracılığın en güçlü göstergelerindendir.
Kiracının Ölümü Dilekçesi Örneği (2026)
Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; yalnızca dosyanıza uyan bentleri bırakın. İlk metin sözleşmenin sürdürüldüğünün tespiti davası, ardından kiraya verene bildirim ve çıkmak isteyenler için fesih bildirimi yer almaktadır. Metni kopyalayabilir, Word olarak indirebilir veya PDF’e yazdırabilirsiniz.
[ … ] SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE
(Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda — ilamsız icra yoluyla tahliye hariç — dava şartı arabuluculuk uygulanır.)
DAVACI: [Ad Soyad] (T.C.: [ … ]) — [ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturan / ölen kiracının ortağı / ortağın aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçısı]
ADRES: [Kiralananın adresi]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (vekil yoksa çıkarın)
DAVALI (KİRAYA VEREN): [Ad Soyad] — [Adres]
KONU: Kira sözleşmesinin müvekkil tarafından TARAF OLARAK SÜRDÜRÜLDÜĞÜNÜN TESPİTİ istemidir.
AÇIKLAMALAR:
1. KİRA İLİŞKİSİ. [Ölen kiracı Ad Soyad], davalıya ait [ … ] adresindeki [konut / çatılı işyeri]‘nde …/…/20… başlangıç tarihli sözleşme uyarınca kiracıydı. (Ek-1: Kira sözleşmesi)
2. ÖLÜM. Kiracı …/…/20… tarihinde vefat etmiştir. (Ek-2: Nüfus kayıt örneği ve veraset ilamı)
3. MÜVEKKİLİN SIFATI. (Uyanı bırakın:)
a) Müvekkil, ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturmaktaydı; ölüm tarihinden önce ve sonra da aynı adreste ikamet etmektedir. (Ek-3: Adrese dayalı nüfus kayıt örneği, abonelik kayıtları, muhtarlık belgesi)
b) Müvekkil, ölen kiracının ortağı olup kiralananda birlikte faaliyet yürütmekteydi. (Ek-3: Ortaklık belgeleri, vergi ve sicil kayıtları)
c) Müvekkil, ölen kiracının ortağının mirasçısı olup aynı meslek ve sanatı yürütmektedir. (Ek-3: Veraset ilamı, oda kaydı, vergi levhası)
4. YASAL DAYANAK. (Davanın omurgası:)
Kanuna göre ölen kiracının ortakları veya bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece, TARAF OLARAK kira sözleşmesini sürdürebilirler.
Madde gerekçesinde, düzenlemede “kiracının mirasçılarına” özellikle yer verilmediği; çünkü mirasçının, ölen kiracının külli halefi olarak zaten sözleşmenin tarafı hâline geldiği belirtilmiştir. Bu hüküm, mirasçı olmayan kişilere de sürdürme imkânı tanımaktadır.
5. SÜRDÜRME İRADESİ BİLDİRİLMİŞTİR. Müvekkil, sözleşmeyi taraf olarak sürdürme iradesini …/…/20… tarihli noter ihtarnamesiyle davalıya bildirmiştir. (Ek-4: İhtarname ve tebliğ belgesi)
6. SÖZLEŞMEYE VE KANUNA UYULMAKTADIR. Müvekkil, ölüm tarihinden bu yana kira bedellerini düzenli olarak ödemekte; kiralananı sözleşmeye uygun biçimde özenle kullanmakta ve komşulara saygı yükümlülüğüne uymaktadır. (Ek-5: Ödeme dekontları)
7. DAVALININ TUTUMU. Buna rağmen davalı; [kira bedellerini almaktan kaçınmakta / müvekkili kiracı olarak tanımadığını bildirmekte / tahliye talebinde bulunmakta / yeni sözleşme imzalanmasını ve kira artışını şart koşmaktadır]. (Ek-6: Yazışma ve mesaj kayıtları)
8. ÖLÜM TEK BAŞINA TAHLİYE SEBEBİ DEĞİLDİR. Kanunda kiracının ölümü, kiraya verene tahliye hakkı veren bir sebep olarak düzenlenmemiştir. Kiraya veren ancak kanunda sayılan sebeplere dayanarak sözleşmeyi sona erdirebilir.
9. HUKUKİ YARAR. Müvekkilin kiracılık sıfatı davalı tarafından tartışma konusu yapıldığından, bu sıfatın tespitinde güncel hukuki yararı bulunmaktadır.
DELİLLER: Kira sözleşmesi, nüfus kayıt örneği ve veraset ilamı, adrese dayalı yerleşim yeri kayıtları, abonelik ve muhtarlık belgeleri, ortaklık ve sicil kayıtları, ihtarname ve tebliğ belgesi, ödeme dekontları, yazışma kayıtları, tanık ve her tür yasal delil.
HUKUKİ SEBEPLER: 6098 sayılı TBK m.333, 339 vd., 350, 351, 352, 356; 4721 sayılı TMK m.2, 599, 640; 6100 sayılı HMK; 6325 sayılı Kanun.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. …/…/20… başlangıç tarihli kira sözleşmesinin müvekkil tarafından TARAF OLARAK SÜRDÜRÜLDÜĞÜNÜN TESPİTİNE,
2. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine,
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/20…
Davacı / Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]
EKLER:
Ek-1: Kira sözleşmesi
Ek-2: Nüfus kayıt örneği ve veraset ilamı
Ek-3: Sıfata ilişkin belgeler
Ek-4: İhtarname ve tebliğ belgesi
Ek-5: Ödeme dekontları
Ek-6: Yazışma kayıtları
Ek-7: Arabuluculuk son tutanağı ve vekâletname
EK METİN 1 — Kiraya Verene Bildirim (İLK ADIM)
Ölümden sonra ilk yapılacak iş. Sürdürme iradesini ve ödemelerin kim tarafından yapıldığını kayda geçirir.
İHTARNAME
KEŞİDECİ: [Ad Soyad] (T.C.: [ … ]) — [Kiralananın adresi]
MUHATAP (KİRAYA VEREN): [Ad Soyad] — [Adres]
KONU: Kiracının vefatı ve kira sözleşmesinin taraf olarak sürdürülmesi bildirimidir.
Sayın Muhatap,
1. [ … ] adresindeki taşınmazın kiracısı [Ad Soyad], …/…/20… tarihinde vefat etmiştir. (Ek: Nüfus kayıt örneği)
2. SIFATIM. (Uyanı bırakın:) Ben, ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturan / ölen kiracının ortağı / ortağın aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçısı sıfatını taşımaktayım. (Ek: İlgili belgeler)
3. YASAL DAYANAK. Kanuna göre ölen kiracının ortakları veya bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece, taraf olarak kira sözleşmesini sürdürebilirler.
4. BEYANIM. Bu çerçevede kira sözleşmesini taraf olarak sürdürdüğümü bildiririm. Sözleşmeden doğan tüm yükümlülükleri aynen üstlenmekteyim.
5. ÖDEMELER. Kira bedelleri …/…/20… tarihinden itibaren tarafımca ödenmektedir ve ödemeye devam edilecektir. Ödemelerin kabul edilmemesi hâlinde tevdi mahalli tayini yoluna başvurulacaktır.
6. TALEBİM.
a) Kiracılık sıfatımın kayıtlarınıza işlenmesi,
b) Bildirimlerin tarafıma yapılması,
c) Kira bedelinin ödeneceği hesap bilgisinin teyidi,
ç) Aksi görüşteyseniz gerekçenizin yazılı olarak bildirilmesidir.
7. Fazlaya ilişkin tüm haklarım saklıdır. …/…/20…
Keşideci
[Ad Soyad]
[İmza]
Ödemeyi kesmeyin. Kiraya veren sıfatınızı tanımasa dahi kira bedelleri ödenmeye devam etmelidir; “sözleşme tarafı sayılmıyorum” düşüncesiyle ödemenin durdurulması temerrüt ve tahliye riski doğurur. Ödeme kabul edilmiyorsa tevdi mahalli tayini istenmelidir.
EK METİN 2 — Çıkmak İsteyen Mirasçılar İçin: Fesih Bildirimi
Kiracılık hakkı mirasçılara geçtiğinden, sözleşmeyi sürdürmek istemeyenler usulüne uygun fesih bildirimi yapmalıdır; aksi hâlde kira borcu işlemeye devam eder.
İHTARNAME (FESİH BİLDİRİMİ)
KEŞİDECİLER (MİRASÇILAR): [Ad Soyad] — [T.C.] | [Ad Soyad] — [T.C.] (tüm mirasçılar)
MUHATAP (KİRAYA VEREN): [Ad Soyad] — [Adres]
KONU: Kira sözleşmesinin feshi bildirimidir.
1. [ … ] adresindeki taşınmazın kiracısı olan murisimiz [Ad Soyad], …/…/20… tarihinde vefat etmiştir. (Ek: Veraset ilamı)
2. Kanuna göre kiracının ölmesi durumunda mirasçıları, yasal fesih bildirim süresine uyarak EN YAKIN FESİH DÖNEMİ SONU İÇİN sözleşmeyi feshedebilirler.
3. FESİH BEYANIMIZ. Bu çerçevede kira sözleşmesini, en yakın fesih dönemi sonu olan …/…/20… tarihi itibarıyla FESHETTİĞİMİZİ bildiririz.
4. TESLİM. Kiralanan, belirtilen tarihte tutanakla teslim edilecektir. Teslim için …/…/20… günü saat [ … ]‘da kiralananda hazır bulunmanızı talep ederiz.
5. GÜVENCE BEDELİ. Sözleşme uyarınca yatırılan [ … ] TL güvence bedelinin, teslimi izleyen süre içinde [IBAN: … ] hesabına iadesini talep ederiz.
6. Fesih tarihine kadar doğan kira ve yan gider borçları ödenecek olup, bu tarihten sonrası için sorumluluğumuz bulunmayacaktır. Fazlaya ilişkin haklarımız saklıdır. …/…/20…
Keşideciler
[Ad Soyad — İmza] | [Ad Soyad — İmza]
Bir uyarı: Yargı kararlarında, kiracı ölmekle kiracılık hakkının elbirliği mülkiyeti hâlinde tüm mirasçılara geçtiği belirtilmektedir. Bu nedenle fesih bildiriminin tüm mirasçılarca yapılması; açılacak davalarda ise kiracı ile birlikte oturanların kimler olduğu tespit edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
Aile Konutu, Birlikte Hareket ve Ödeme: TMK m.194, m.702 ile TBK m.97
Ölüm sonrası kira ilişkisinde üç ayrı düğüm vardır: eşin konumu, mirasçıların birlikte hareket zorunluluğu ve kiranın nasıl ödeneceği. Üçünün de ayrı maddesi vardır.
Eşin bildirimi: TMK m.194. Aile konutunda ek korumanın kaynağı budur: eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Ayrıca kritik fıkra şudur: aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir ve aile konutu olarak özgülenen kiralık taşınmazın kiracısı olmayan eş, kiraya verene yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.
Bunun iki sonucu. Birincisi: bildirimde bulunmuş eş, kiracının ölümünden bağımsız olarak sözleşmenin tarafıdır; mirasçı olup olmaması sonucu değiştirmez. İkincisi: bu eş müteselsilen sorumlu olduğundan, kira borcundan da sorumludur. Bu nedenle bildirimin yapılıp yapılmadığı ve tarihi, dosyanın ilk kontrol noktasıdır.
Birlikte hareket zorunluluğu: TMK m.702. Mirasçılar bakımından kural nettir: elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır; kanunda veya sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Fesih bildirimi bir tasarruf işlemidir; bu nedenle tek mirasçı tarafından geçerli biçimde yapılamaz.
Tek mirasçının yapabildiği: TMK m.640. Oybirliği kuralının istisnası da kanundadır: mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir; sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır. Kiranın ödenmesi, tahliye davasında savunma yapılması veya tedbir istenmesi koruma niteliğindedir ve tek mirasçı tarafından yürütülebilir; buna karşılık fesih için oybirliği ya da temsilci gerekir.
Kiraya veren ödemeyi kabul etmezse: TBK m.96 ve m.97. Ölüm sonrası en sık karşılaşılan sorun budur. Kanun önce alacaklının temerrüdünü düzenler: yapılması gereken ifayı haklı bir sebep olmaksızın kabul etmeyen alacaklı temerrüde düşmüş olur. Ardından çözüm gelir: borcun konusu bir şeyin teslimi ise borçlu, hâkimin belirleyeceği yere tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Bu nedenle kira, tevdi mahalli tayini istenerek yatırılmalı; banka dekontunun açıklamasına dönem ve taşınmaz yazılmalıdır.
Temerrüde düşmemenin önemi: TBK m.315. Ödeme yapılmadığında sonuç ağırdır: kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Bu süre en az on gün; konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gündür ve kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
Depozito kimde kalır: TBK m.342. Sözleşme sürdürülüyorsa güvence de yerinde kalır; sona eriyorsa iade rejimi işler: konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence üç aylık kira bedelini aşamaz ve para olarak verilmişse vadeli bir tasarruf hesabına yatırılır. Banka güvenceyi ancak iki tarafın rızasıyla, icra takibinin kesinleşmesiyle veya kesinleşmiş mahkeme kararıyla geri verir; kiraya veren sona ermeden itibaren üç ay içinde dava veya takip başlattığını bildirmezse banka, kiracının istemi üzerine güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.
Ön şart ve mahkeme: HUAK m.18/B ile HMK m.4. Uyuşmazlık yargıya taşınacaksa iki kural birlikte işler: kiralanan taşınmazların 2004 sayılı Kanun’a göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Görev bakımından ise kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar, dava konusunun değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür.
Tahliye davasında taraf: HMK m.59 ve m.60. Kiraya veren tahliye isterse davayı tüm mirasçılara yöneltmelidir: maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde mecburi dava arkadaşlığı vardır ve mecburi dava arkadaşları ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Eksik taraf teşkili, kararın infaz kabiliyetini ortadan kaldırır.
Eş, mirasçı ve ödeme haritası
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Eşin rızası | Aile konutu kirası rızasız feshedilemez | TMK m.194 |
| Eşin bildirimi | Bildirimle sözleşmenin tarafı olur | TMK m.194 |
| Eşin sorumluluğu | Diğer eşle müteselsil | TMK m.194 |
| Mirasçılarda karar | Yönetim ve tasarrufta oybirliği | TMK m.702 |
| Fesih bildirimi | Tek mirasçı geçerli biçimde yapamaz | TMK m.702 |
| Koruma işlemleri | Tek mirasçı isteyebilir | TMK m.640 |
| Alacaklının temerrüdü | Haklı sebep olmaksızın kabul etmeme | TBK m.96 |
| Tevdi | Hâkimin belirleyeceği yere | TBK m.97 |
| Kira ödenmezse | Konut ve çatılı işyerinde en az otuz gün | TBK m.315 |
| Depozito sınırı | Üç aylık kira bedeli | TBK m.342 |
| Bankadan iade | Rıza, kesinleşmiş takip veya karar | TBK m.342 |
| Üç aylık bildirim | Yapılmazsa kiracıya iade | TBK m.342 |
| Arabuluculuk | Kira uyuşmazlıklarında dava şartı | HUAK m.18/B |
| Görevli mahkeme | Sulh hukuk | HMK m.4 |
| Tahliye davası | Tüm mirasçılara; mecburi dava arkadaşlığı | HMK m.59 |
Kontrol Listesi
- Ölüm tarihi ve veraset ilamı,
- Sıfat: mirasçı, birlikte oturan, ortak?
- Birlikte oturma adres kaydıyla belgelendi mi?
- Abonelik kayıtları kimin adına?
- Kiraya verene yazılı bildirim yapıldı mı?
- Kira ödemeleri kesintisiz mi?
- Ödemeler kimin adına yapılıyor?
- Ödeme reddedildiyse tevdi mahalli istendi mi?
- Çıkılacaksa fesih bildirimi yapıldı mı?
- Fesih tüm mirasçılarca mı imzalandı?
- Fesih dönemi ve bildirim süresi hesaplandı mı?
- Taşınmaz aile konutu mu?
- Davada taraf teşkili tamam mı?
Sık Yapılan Hatalar
- Ölümü kiraya verene bildirmemek. Sürdürme iradesi kayda geçmez.
- Ödemeyi durdurmak. Temerrüt ve tahliye riski doğar.
- Ödeme reddedilince beklemek. Tevdi mahalli tayini istenmelidir.
- Birlikte oturmayı belgelememek. Adres ve abonelik kayıtları gerekir.
- Feshi tek mirasçının yapması. Kiracılık hakkı elbirliğiyle geçer.
- Fesih süresini kaçırmak. Sözleşme yeni döneme uzayabilir.
- Taraf teşkilini eksik bırakmak. Birlikte oturanlar tespit edilmelidir.
Adım Adım Süreç
- Veraset ilamını çıkarın — Mirasçı çevresini netleştirin.
- Sıfatınızı belgeleyin — Birlikte oturma veya ortaklık.
- Kiraya verene bildirin — Noter ihtarnamesiyle.
- Ödemeyi kesintisiz sürdürün — Kendi adınıza ve banka kanalıyla.
- Reddedilirse tevdi edin — Tevdi mahalli tayini isteyin.
- Çıkacaksanız süresinde feshedin — Tüm mirasçıların imzasıyla.
- Gerekirse tespit davası açın — Kiracılık sıfatınız için.
Kiracılık sıfatınız tanınmasa da ödemeyi kesmeyin; kabul edilmiyorsa tevdi edin
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Konular ve Kaynaklar
Ölüm ve kira ilişkisi
- Kira Hukuku Rehberi
- Kiracının Ölümü ve Kira Sözleşmesinin Devamı
- Kiracı Vefat Etti, Ailesi Oturabilir mi?
- Kiraya Verenin Ölümü ve Miras Kalan Taşınmazda Kiracı
- Konut ve Çatılı İşyeri Kirası Kapsamı (TBK m.339)
- Kira ve Tahliye Davalarında Görevli Mahkeme
- Babamın Dükkânı Kiracıydı
Tahliye ve sona erme
- Temerrüt Nedeniyle Tahliye Dava Dilekçesi
- İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye Dilekçesi
- Yeni Malikin Gereksinimi Nedeniyle Tahliye
- Tahliye Davasına Cevap Dilekçesi
- Depozito (Güvence Bedeli) İadesi Dilekçesi
Miras ve taşınmaz
Sıkça Sorulan Sorular
Kiracı olmayan eş sözleşmenin tarafı olabilir mi?
TMK m.194 uyarınca aile konutu olarak özgülenen kiralık taşınmazın kiracısı olmayan eş, kiraya verene yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur. Ayrıca eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez.
Fesih bildirimini bir mirasçı tek başına yapabilir mi?
Hayır. TMK m.702 uyarınca elbirliği mülkiyetinde yönetim ve tasarruf işlemleri için oybirliği gerekir ve fesih bir tasarruf işlemidir. Buna karşılık TMK m.640 uyarınca her mirasçı terekedeki hakların korunmasını isteyebilir; kiranın ödenmesi veya savunma yapılması bu kapsamdadır.
Kiraya veren kirayı almazsa ne yapılmalı?
TBK m.96 uyarınca yapılması gereken ifayı haklı bir sebep olmaksızın kabul etmeyen alacaklı temerrüde düşer; TBK m.97 uyarınca borçlu, hâkimin belirleyeceği yere tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Bu nedenle tevdi mahalli tayini istenmeli ve ödeme açıklamasına dönem ile taşınmaz yazılmalıdır.
Kira ödenmezse kiraya veren hemen fesih yapabilir mi?
TBK m.315 uyarınca kiracı muaccel kira bedelini veya yan gideri ödemezse kiraya veren yazılı olarak süre verip bu sürede ifa edilmemesi hâlinde sözleşmeyi feshedeceğini bildirir; bu süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işler.
Tahliye davası kimlere karşı açılmalı ve önce arabulucuya gidilir mi?
HMK m.59 ve m.60 uyarınca tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde mecburi dava arkadaşlığı vardır ve dava tüm mirasçılara yöneltilmelidir. HUAK m.18/B uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; HMK m.4 uyarınca sulh hukuk mahkemesi görevlidir.
Kiracı ölünce kira sözleşmesi sona erer mi?
Hayır. Kanunda kiracının ölümü, sözleşmeyi kendiliğinden sona erdiren veya kiraya verene tahliye hakkı veren bir sebep olarak düzenlenmemiştir.
Sözleşme kime geçer?
Kira sözleşmesinin genel hükümlerine göre kira ilişkisi ölen kiracının mirasçıları ile devam eder. Mirasçılar külli halef olarak sözleşmenin tarafı hâline gelir.
Mirasçı olmayanlar da kalabilir mi?
Kanuna göre ölen kiracının ortakları veya bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece taraf olarak kira sözleşmesini sürdürebilirler.
Neden maddede mirasçılar sayılmamış?
Madde gerekçesinde, düzenlemede kiracının mirasçılarına özellikle yer verilmediği; çünkü mirasçının ölen kiracının külli halefi olarak zaten sözleşmenin tarafı hâline geldiği belirtilmiştir.
Birlikte oturan kim sayılır?
Hüküm, ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturanları kapsamaktadır. Bu kişilerin kimler olduğu somut olayda adres kayıtları, abonelik belgeleri ve tanık beyanlarıyla ortaya konulur.
İşyerinde durum nedir?
Çatılı işyeri kiralarında ölen kiracının ortakları ile bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları sözleşmeyi taraf olarak sürdürebilirler.
Sürdürme için şart var mı?
Kanun, bu kişilerin sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece sözleşmeyi sürdürebileceklerini öngörmüştür. Yani kira bedelinin ödenmesi ve kiralananın özenle kullanılması gibi yükümlülükler devam eder.
Sözleşmeyi sürdürmek istemeyen mirasçılar ne yapar?
Kanuna göre kiracının ölmesi durumunda mirasçıları, yasal fesih bildirim süresine uyarak en yakın fesih dönemi sonu için sözleşmeyi feshedebilirler.
Fesih süreleri nedir?
Kaynaklarda, konut ve çatılı işyeri kiralarında altı aylık kira döneminin sonu için üç aylık fesih bildirim süresinin uygulandığı belirtilmektedir. Süre hesabında bildirimin kiraya verene ulaştığı tarih esas alınır.
Fesih bildirimini bir mirasçı tek başına yapabilir mi?
Yargı kararlarında kiracılık hakkının elbirliği mülkiyeti hâlinde tüm mirasçılara geçtiği belirtilmektedir. Bu nedenle bildirimin tüm mirasçılarca yapılması yerinde olur.
Tahliye davasında kimler taraf olmalı?
Bölge adliye mahkemesi kararlarında, kiracı ile birlikte oturan şahısların kimler olduğu tespit edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.
Kiraya veren yeni sözleşme imzalanmasını isteyebilir mi?
Sürdürme hakkı kanundan doğduğundan, hakkın kullanılması yeni bir sözleşme imzalanmasına bağlı değildir. Yeni sözleşme ve kira artışı talepleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Kiraya veren ödemeyi kabul etmezse ne yapılır?
Ödemenin durdurulması temerrüt riski doğurur. Ödemenin kabul edilmemesi hâlinde tevdi mahalli tayini yoluna başvurulması gerekir.
Kiraya veren ölürse ne olur?
Kiraya verenin ölümü hâlinde taşınmaz mirasçılara geçer ve kira ilişkisi devam eder. Elbirliği mülkiyeti nedeniyle fesih ve tahliye gibi kararların tüm mirasçılarca alınması gerektiği belirtilmektedir.
Aile konutunda ek bir koruma var mı?
Aile konutu olarak kullanılan taşınmazlarda, kiracı olmayan eşin sözleşmenin tarafı sıfatını kazanması hâlinde kiraya verenin fesih bildirimi ile fesih ihtarını kiracıya ve eşine ayrı ayrı bildirmesi gerektiği belirtilmektedir.
Hangi belgeler toplanmalı?
Kira sözleşmesi, nüfus kayıt örneği ve veraset ilamı, adrese dayalı yerleşim yeri kayıtları, abonelik ve muhtarlık belgeleri ile ödeme dekontları başlıca belgelerdir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Dilekçe metni genel bir şablondur; somut dosyanıza göre uyarlanması gerekir. İdari ve adli dava süreleri hak düşürücüdür; mutlaka güncel mevzuat ve kendi tebligat tarihiniz esas alınmalıdır.