11 Eylül 2026

Kamulaştırmada Görevli Yargı Kolu: İdari Yargı mı, Adli Yargı mı? (2942 m.14, 37 ve Ek m.1)

Kamulaştırma, tek bir dosyanın iki ayrı yargı kolunda birden yürüdüğü ender alanlardan biridir. Aynı taşınmaz için kamulaştırma işleminin iptali idare mahkemesinde, bedelin tespiti asliye hukuk mahkemesinde, maddi hataların düzeltilmesi yine adli yargıda görülür. Hukuki el atmada ise görevli yargı kolu son on yılda üç kez değişmiştir. Bu rehber, hangi işleme karşı nereye ve hangi sürede gidileceğini kanun metinleri üzerinden haritalandırır.

30 Ocak 2026’da yürürlüğe giren bir boşluk. Hukuki el atmadan doğan bedel davalarının adli yargıda görüleceğini öngören hüküm — 2942 sayılı Kanunun ek 1. maddesinin birinci fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanunun 3. maddesiyle eklenen üçüncü cümle — Anayasa Mahkemesinin 16/1/2025 tarihli ve E.2024/135, K.2025/20 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Karar 30 Nisan 2025 tarihinde yayımlandığına göre, hüküm 30 Ocak 2026 itibarıyla yürürlükten kalkmıştır. Sonuç: hukuki el atma davalarında görevli yargı kolunu açıkça belirleyen bir kanun hükmü bulunmamaktadır.

Dosyanız hangi mahkemeye gidecek? Süre işliyor.

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

Genel Kural: m.37 ve Adli Yargı

2942 sayılı Kanunun 37. maddesi, adli yargıya düşen uyuşmazlıklar için hem mahkemeyi hem yargılama usulünü belirler: “Bu Kanundan doğan tüm anlaşmazlıkların adlî yargıda çözümlenmesi gerekenleri, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü ile görülür.”

Cümlenin yapısına dikkat edilmelidir: madde, tüm uyuşmazlıkları adli yargıya göndermez. Yalnızca “adli yargıda çözümlenmesi gerekenler” için yetkili mahkemeyi ve usulü gösterir. Hangi uyuşmazlığın adli, hangisinin idari yargıya ait olduğu ise Kanunun ilgili maddelerinden ve genel görev kurallarından çıkar.

İki teknik ayrıntı buradan çıkar. Birincisi yetki: adli yargıdaki davalar taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır; davalı idarenin merkezi başka bir ilde olsa dahi yetkili mahkeme değişmez. İkincisi usul: bu davalar basit yargılama usulüne tabidir; dilekçe teatisi ve delil sunma süreleri yazılı yargılamadan farklıdır ve daha kısadır.

Görev Haritası

Aşağıdaki tablo, kamulaştırma sürecinde karşılaşılan başlıca işlem ve uyuşmazlıkların hangi yargı koluna ait olduğunu bir arada gösterir:

İşlem / uyuşmazlıkYargı koluDayanak
Kamu yararı kararı ve onayıİdari yargıİdari işlem — genel hükümler
Kamulaştırma işleminin iptaliİdari yargı2942 m.14
Maddi hataların düzeltilmesiAdli yargı (düzeltim davası)2942 m.14
Bedel tespiti ve tescilAsliye hukuk mahkemesi2942 m.10, m.37
Kısmen kamulaştırma uyuşmazlıklarıAdli yargı2942 m.12 son fıkra
Vazgeçme, iade, geri alma, hasarAdli yargı2942 m.24 son fıkra
Bedele istihkakAdli yargı — genel hükümler2942 m.19
Fiilî el atma (1983 sonrası)Adli yargıYargıtay içtihadı
Geçici 6. madde bedel davasıAdli yargı (asliye hukuk)2942 geçici m.6
Hukuki el atmaTartışmalı — aşağıdaki bölüme bakınız2942 ek m.1
Acele kamulaştırma kararı (Cumhurbaşkanı)İdari yargı — ilk derece Danıştayİdari işlem
Kamulaştırma harç ve vergileriVergi mahkemesiMalî yükümlülük rejimi

İkili Dava Rejimi (m.14)

Kamulaştırma hukukunun görev haritasını asıl belirleyen hüküm 14. maddedir. 4650 sayılı Kanunla değiştirilen maddeye göre; malik, 10. madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden veya tebligat yapılamayanlara mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açabilir.

DavaKonusuYargı koluSüre
İptal davasıKamulaştırma işleminin hukuka aykırılığı: yetki, şekil, sebep, konu, amaçİdari yargı30 gün
Düzeltim davasıMaddi hatalar: parsel numarası, yüzölçüm, malik adı, pafta-ada bilgileri gibi hatalarAdli yargı30 gün
Ayrım çizgisi, “hukuka aykırılık” ile “maddi hata” arasındadır. Kamulaştırmanın kamu yararına dayanmadığı, yetkisiz merci tarafından yapıldığı veya usulüne uyulmadığı iddiası iptal davasıdır ve idari yargıya aittir. Buna karşılık kamulaştırma kararında parselin yüzölçümünün yanlış yazılması, malikin adının hatalı gösterilmesi gibi maddi yanlışlıklar düzeltim davasının konusudur ve adli yargıda görülür. Yanlış nitelendirme, dosyanın görev yönünden reddiyle sonuçlanır. Dilekçe yapıları için iptal dilekçesi örneği ve maddi hata düzeltim dilekçesi örneğine bakılabilir.

Maddenin diğer fıkraları da görev ve taraf sorunlarına değinir: idari yargıda açılan davalar öncelikle görülür; iştirak hâlinde veya müşterek mülkiyette paydaşların tek başına dava hakları vardır; açılan davaların sonuçları dava açmayanları etkilemez; idare de kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği günden itibaren otuz gün içinde maddi hatalara karşı düzeltim davası açabilir.

İki Davanın Paralel Yürümesi Sorunu

Kamulaştırma hukukunun en yapısal sorunu buradadır: iptal davası idari yargıda, bedel tespiti ve tescil davası adli yargıda, aynı anda yürür. İkisi arasındaki bağı Kanun tek bir mekanizmayla kurar.

10. maddeye göre meşruhatlı davetiyede, 14. maddedeki süre içinde iptal davası açanların dava açtıklarını ve yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını belgelendirmedikleri takdirde kamulaştırma işleminin kesinleşeceği ve taşınmazın idare adına tescil edileceği belirtilir. Aynı maddenin devamında; iptal davası açılması ve idari yargı mahkemelerince yürütmenin durdurulması kararı verilmesi hâlinde, bedel tespiti mahkemesinin idari yargıdaki davayı bekletici mesele kabul edeceği öngörülmüştür.

Yürütmenin durdurulması kararı, bu dosyalarda belirleyici unsurdur. İptal davası açmak tek başına tescili durdurmaz. Yürütmenin durdurulması kararı alınamazsa, bedel tespiti mahkemesi davayı bekletici mesele saymayabilir ve tescile hükmedebilir. Nitekim Anayasa Mahkemesi de bu gerilimi incelediği bir kararında, 14. maddenin ikinci fıkrasındaki “İdari yargıda açılan davalar öncelikle görülür” hükmünün, idari yargıdaki iptal davasının adli yargıdaki bedel tespiti ve tescil davasından önce karara bağlanmasını garanti etmediğini tespit etmiştir. Bu durumda tescil gerçekleştikten sonra verilecek bir iptal kararının, bedel tespiti ve tescil kararı üzerindeki etkisi tartışmalı hâle gelir.

Pratik sonuç şudur: iptal davası açılırken yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ve gerekçeli biçimde ileri sürülmeli; karar alınır alınmaz bedel tespiti mahkemesine sunulmalıdır. Bu iki adımdan biri eksik kalırsa idari yargıda kazanılan dava pratikte sonuçsuz kalabilir.

Açıkça Adli Yargıya Bırakılan Uyuşmazlıklar

Kanun bazı maddelerinin sonunda görev konusunu açıkça hükme bağlamıştır. Bu hükümler, tartışmaya yer bırakmadıkları için dosyada doğrudan kullanılabilir:

MaddeKonuHüküm
m.12 son fıkraKısmen kamulaştırma: değer düşüklüğü, değer artışı, tesis giderleri, artan kısım, paylı mülkiyette fiilî taksim“Bu maddenin uygulanmasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir.”
m.24 son fıkraHasar (m.24) ile idarenin vazgeçmesi (m.21), vazgeçme-iade-devir (m.22) ve geri alma hakkı (m.23)“Bu madde ile 21, 22 ve 23 üncü maddelerin uygulamasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir.”
m.37Kanundan doğan ve adli yargıda çözümlenmesi gerekenlerTaşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi, basit yargılama usulü

Geri alma ve vazgeçme uyuşmazlıklarının adli yargıya bırakılmış olması özellikle önemlidir: kamulaştırmanın kendisi bir idari işlem olsa da, kamulaştırmadan sonra taşınmazın kullanılmaması nedeniyle doğan geri alma hakkı adli yargıda ileri sürülür. Ayrıntı için geri alma hakkı ve vazgeçme rehberine, kısmi kamulaştırma uyuşmazlıkları için kısmen kamulaştırma (m.12) sayfasına bakılabilir.

Fiilî El Atma

İdarenin kamulaştırma yapmaksızın taşınmaza fiilen el koyması hâlinde açılacak bedel veya tazminat davası adli yargıda görülür. Bu, kanundan değil yerleşik Yargıtay içtihadından kaynaklanan bir kuraldır; kamulaştırmasız el atma sebebiyle dava açılabileceği, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16/5/1956 tarihli kararıyla kabul edilmiştir.

Fiilî el atmanın tarihi, rejimini de belirler. El atma 9/10/1956 – 4/11/1983 arasında gerçekleşmişse 2942 sayılı Kanunun geçici 6. maddesindeki özel rejim uygulanır ve uzlaşma dava şartıdır. Bu tarihten sonraki el atmalarda ise genel rejim işler; uzlaşma dava şartı değildir. Ayrım için fiilî ve hukuki el atma ile geçici 6. madde rehberlerine bakılabilir.

Hukuki El Atma ve Üç Dönem

Hukuki el atma, taşınmaza fiilen el konulmadığı hâlde imar planıyla umumi hizmetlere ayrılarak mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde kısıtlanmasıdır. Bu davaların hangi yargı kolunda görüleceği, son on yılda üç kez değişmiştir.

DönemDüzenlemeGörevli yargı
2016 – 202220/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 33. maddesiyle eklenen ek 1. madde: beş yıllık süre içinde işlem yapılmazsa “taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir”İdari yargı
2022 – 202616/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanunun 3. maddesiyle eklenen üçüncü cümle: “…mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür”Adli yargı
30 Ocak 2026’dan sonraAnayasa Mahkemesinin 16/1/2025 tarihli ve E.2024/135, K.2025/20 sayılı kararıyla üçüncü cümle iptal; iptal hükmü Resmî Gazete’de yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmiştirKanunda açık hüküm yok

Ek 1. madde, daha önce de Anayasa Mahkemesi denetiminden geçmişti: maddenin bazı cümle ve fıkraları 20/12/2018 tarihli ve E.2016/181, K.2018/111 sayılı kararla iptal edilmişti.

Bugünkü tablo nedir? İptal edilen hüküm yürürlükten kalktığına göre, hukuki el atmadan doğan bedel davalarında görevli yargı kolunu açıkça belirleyen bir kanun hükmü kalmamıştır. Bu, uygulamanın yeniden genel görev kuralları ve içtihat üzerinden şekilleneceği anlamına gelir. Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinde vurguladığı bir nokta tartışmanın merkezindedir: ek 1. madde kapsamındaki davalarda uygulamada yalnızca bedele hükmedilmemekte, tapu kaydının iptali ile idare adına tescile de karar verilmektedir; bu itibarla kural, yalnızca bir yargılama usulü hükmü olmanın ötesinde maddi hukuk kuralı niteliği de taşımaktadır.
Derdest ve yeni açılacak dosyalarda ne yapılmalı? Bu geçiş döneminde görev itirazıyla karşılaşma riski her iki yargı kolunda da mevcuttur. Bu nedenle dava açılmadan önce; el atmanın türü (fiilî mi hukuki mi), imar planının yürürlük tarihi, beş yıllık sürenin dolup dolmadığı ve ek 1. maddedeki idari başvuru şartlarının tamamlanıp tamamlanmadığı ayrı ayrı belgelenmelidir. Görev uyuşmazlığı çıkması hâlinde süre kaybını önleyecek usuli tedbirler baştan planlanmalıdır. Hukuki el atmanın esasları için planda kamuya ayrılan taşınmaz ve hukuki el atma ile imar kısıtlılığı rehberlerine bakılabilir.

Geçici 6. Madde Davaları

9/10/1956 ile 4/11/1983 arasındaki fiilî el atmalarda uygulanan geçici 6. madde, görev bakımından nettir: uzlaşma sağlanamazsa, uzlaşmazlık tutanağının tanzim tarihinden itibaren üç ay içinde malik veya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir. Bu dava adli yargıda, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Maddenin bir başka özelliği, uzlaşmanın dava şartı olmasıdır. İdareye başvurulmadan doğrudan açılan dava, esasa girilmeksizin usulden reddedilir. Ayrıntı için geçici 6. madde rehberine, dilekçe yapısı için kamulaştırmasız el atma dava dilekçesi örneğine bakılabilir.

Acele Kamulaştırma ve Cumhurbaşkanı Kararı

Acele kamulaştırmada üç ayrı işlem ve iki ayrı yargı kolu iç içe geçer:

İşlemNiteliğiYargı kolu
Acele kamulaştırma kararı (Cumhurbaşkanı)İdari işlemİdari yargı — Cumhurbaşkanı kararlarına karşı iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülür
Mahkemenin el koyma kararıAsliye hukuk mahkemesi kararıAdli yargı
Bedel tespiti ve tescilSonradan tamamlanan aşamaAsliye hukuk mahkemesi

El koyma kararını veren asliye hukuk mahkemesi, kendisine sunulan idari işlemin dayanağındaki aceleliği yeniden denetlemez. Bu nedenle el koymaya son vermenin yolu, dayanak idari işlemin iptali ve yürütmenin durdurulmasıdır. Ayrıntı için acele kamulaştırma ve özel kanunlar rehberine bakılabilir.

İdareler Arası Devir (m.30)

Kamu tüzel kişileri ve kurumları arasındaki taşınmaz devirlerinde görev, hiçbir mahkemeye değil önce bir yüksek mahkemenin idari dairesine aittir. 30. maddeye göre; kamu tüzel kişilerinin ve kurumlarının sahip oldukları taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakları diğer bir kamu tüzel kişisi veya kurumu tarafından kamulaştırılamaz.

AşamaMerciSüre
Mal sahibi idareye yazılı başvuruAlıcı idare
Mal sahibi idarenin cevabıAltmış gün
Muvafakat etmez veya cevap vermezse anlaşmazlığın çözümüDanıştay ilgili idarî dairesiİki ay içinde kesin karara bağlanır
Bedelde anlaşılamazsaAsliye hukuk mahkemesi (10. maddedeki usule göre)Anlaşma veya Danıştay kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde başvuru

Ayrıntı için idareler arası taşınmaz devri rehberine bakılabilir.

Süreler Tablosu

Görev kadar süre de dosyanın kaderini belirler. Kamulaştırmada süreler, genel idari yargı sürelerinden farklıdır:

Dava / işlemSüreBaşlangıç
Kamulaştırma işleminin iptali30 gün (genel 60 gün değil)Mahkemece yapılan tebligat günü veya gazete ilanı tarihi
Maddi hata düzeltim davası30 günAynı
İdarenin düzeltim davası30 günKamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gün
Değere ilişkin savunma ve deliller10 günTebliğ tarihi
Satın alma usulünde başvuru15 günİdarenin resmî taahhütlü yazısının tebliği
Artan kısmın kamulaştırılması talebi30 günKamulaştırma kararının tebliği
Geçici 6. madde bedel davası3 ayUzlaşmazlık tutanağının tanzim tarihi
Tapu şerhinin resen silinmesi6 ayŞerh tarihi
Otuz gün kuralı, idari yargıdaki genel altmış günlük süreye güvenenleri yanıltır. 2942 sayılı Kanunun 14. maddesi özel hüküm olarak süreyi otuz güne indirmiştir. Aynı şekilde, değere ilişkin delillerin sunulması için tanınan on günlük süre de sık kaçırılır ve bilirkişi incelemesinin çerçevesini malik aleyhine daraltır. Sürelerin ayrıntılı hesabı için kamulaştırma süreleri ve tebligat ve süreler rehberlerine bakılabilir.

Yanlış Yargı Koluna Gidilirse

Görev kuralları kamu düzenindendir; mahkeme görevsizliğini kendiliğinden gözetir. Yanlış yargı kolunda açılan dava, esasa girilmeksizin görev yönünden reddedilir. Bunun en ağır sonucu, doğru mahkemeye başvurulduğunda sürenin geçmiş olabilmesidir.

Kanun bir konuda malik lehine güvence getirmiştir. 10. maddenin son fıkrasına göre, açılacak davalarda hangi idareye husumet yöneltileceğinin davetiye ve ilanda açıkça belirtilmemiş veya yanlış gösterilmiş olması nedeniyle husumet yanlış yöneltilmişse, dava reddedilmez; gerçek hasma tebligat yapılmak suretiyle davaya devam olunur. Bu güvence husumete ilişkindir; yargı kolunun yanlış seçilmesini kapsamaz. Bu nedenle görev tespiti, dilekçe yazılmadan önce yapılması gereken ilk iştir.

Kanun yolları da yargı koluna göre ayrışır: adli yargıda bedel tespiti kararlarına karşı istinaf ve temyiz, idari yargıda ise İdari Yargılama Usulü Kanununun kendi kanun yolu rejimi işler. İlgili dilekçe yapıları için bedel tespitinde istinaf dilekçesi, idari yargıda istinaf ve idari yargıda temyiz örneklerine bakılabilir.

Dosya Kontrol Listesi

  1. İşlem tespiti: Hangi işleme karşı dava açılacak? Kamu yararı kararı mı, kamulaştırma işlemi mi, bedel mi, el atma mı?
  2. Nitelendirme: İddia bir hukuka aykırılık mı, yoksa maddi hata mı? İlki idari, ikincisi adli yargıdır.
  3. El atma türü: Fiilî el atma mı, hukuki el atma mı? Fiilî ise tarihi 1956-1983 arasında mı?
  4. Hukuki el atmada geçiş: Dava hangi tarihte açılacak? Ek 1. maddedeki hükmün iptali sonrasındaki durum değerlendirildi mi?
  5. Dava şartları: Geçici 6. maddede uzlaşma, ek 1. maddede idari başvuru şartları tamamlandı mı?
  6. Süre: Otuz günlük süre ne zaman doldu? On günlük delil süresi kaçırıldı mı?
  7. Yürütmenin durdurulması: İptal davasında YD talebi ayrıca ve gerekçeli olarak ileri sürüldü mü?
  8. Belgelendirme: YD kararı alındıysa bedel tespiti mahkemesine sunuldu mu?
  9. Yetki: Adli yargıdaki dava taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde mi açıldı?
  10. Husumet: Davalı idare doğru belirlendi mi? Davetiyede husumet nasıl gösterilmiş?

Sıkça Sorulan Sorular

Kamulaştırma davaları hangi mahkemede görülür?

Tek bir cevap yoktur. Kamulaştırma işleminin iptali idari yargıda, bedel tespiti ve tescil ile maddi hata düzeltim davaları adli yargıda görülür. 2942 sayılı Kanunun 37. maddesine göre adli yargıda çözümlenmesi gerekenler, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü ile görülür.

Kamulaştırma işleminin iptali için nereye başvurulur?

14. maddeye göre kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası açılır. Süre, mahkemece yapılan tebligat gününden veya gazete ilanı tarihinden itibaren otuz gündür.

İdari yargıda dava açma süresi altmış gün değil mi?

Genel süre altmış gün olmakla birlikte, 2942 sayılı Kanunun 14. maddesi kamulaştırma işlemine karşı açılacak iptal davası için özel hüküm olarak otuz günlük süre öngörmüştür.

Maddi hata düzeltim davası nedir, nerede açılır?

Kamulaştırma kararındaki parsel numarası, yüzölçüm, malik adı gibi maddi yanlışlıkların düzeltilmesi için açılan davadır ve 14. maddeye göre adli yargıda görülür. Süresi yine otuz gündür.

İptal davası açmam tescili durdurur mu?

Tek başına durdurmaz. Kanun, dava açıldığının ve yürütmenin durdurulması kararı alındığının belgelendirilmemesi hâlinde kamulaştırma işleminin kesinleşeceğini ve tescil edileceğini öngörür. Belgelendirme yapılırsa bedel tespiti mahkemesi idari yargıdaki davayı bekletici mesele kabul eder.

“İdari yargıda açılan davalar öncelikle görülür” hükmü yeterli güvence midir?

Anayasa Mahkemesi, bu gerilimi incelediği bir kararında 14. maddenin ikinci fıkrasındaki hükmün, idari yargıdaki iptal davasının adli yargıdaki bedel tespiti ve tescil davasından önce karara bağlanmasını garanti etmediğini tespit etmiştir.

Kısmen kamulaştırmadan doğan uyuşmazlıklar nerede görülür?

2942 sayılı Kanunun 12. maddesinin son fıkrasına göre bu maddenin uygulanmasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir.

Geri alma hakkı davası hangi yargı kolundadır?

24. maddenin son fıkrasına göre bu madde ile 21, 22 ve 23. maddelerin uygulamasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir. Yani vazgeçme, iade ve geri alma uyuşmazlıkları adli yargıya aittir.

Fiilî el atma davası nerede açılır?

Fiilî el atmadan doğan bedel ve tazminat davaları adli yargıda görülür. Bu kural kanundan değil, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16/5/1956 tarihli kararına dayanan yerleşik içtihattan kaynaklanır.

Hukuki el atma davası hangi yargı kolunda görülür?

Bu konu son on yılda değişmiştir. 6745 sayılı Kanunla 2016 yılında eklenen ek 1. maddede idari yargı öngörülmüş, 7421 sayılı Kanunla 2022 yılında eklenen üçüncü cümleyle adli yargı denilmiş, bu cümle ise Anayasa Mahkemesinin 16/1/2025 tarihli ve E.2024/135, K.2025/20 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. İptal hükmü Resmî Gazete’de yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmiştir.

İptal kararından sonra hukuki el atma davası nereye açılacak?

Görevli yargı kolunu açıkça belirleyen bir kanun hükmü kalmamıştır; uygulama genel görev kuralları ve içtihat üzerinden şekillenecektir. Bu nedenle dava açılmadan önce el atmanın türü, imar planının tarihi ve dava şartlarının tamamlanıp tamamlanmadığı belgelenmeli, görev uyuşmazlığı ihtimali baştan planlanmalıdır.

Acele kamulaştırma kararına karşı nereye dava açılır?

Acele kamulaştırma kararı bir idari işlemdir ve idari yargıda iptal davasına konu edilir. Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılacak iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülür.

İki kamu idaresi arasındaki taşınmaz uyuşmazlığı nerede çözülür?

30. maddeye göre mal sahibi idare devire muvafakat etmez veya altmış gün içinde cevap vermezse anlaşmazlık, alıcı idarenin başvurusu üzerine Danıştay ilgili idarî dairesince incelenerek iki ay içinde kesin karara bağlanır. Bedelde anlaşılamazsa asliye hukuk mahkemesine başvurulur.

Yanlış mahkemede dava açarsam ne olur?

Görev kuralları kamu düzenindendir ve mahkeme görevsizliğini kendiliğinden gözetir; dava esasa girilmeksizin görev yönünden reddedilir. Doğru mahkemeye başvurulduğunda sürenin geçmiş olması riski doğar.

Husumeti yanlış idareye yönelttim, davam düşer mi?

Kanun bu riski karşılamıştır. Husumetin kime yöneltileceğinin davetiye ve ilanda açıkça belirtilmemiş veya yanlış gösterilmiş olması nedeniyle husumet yanlış yöneltilmişse, gerçek hasma tebligat yapılmak suretiyle davaya devam olunur. Bu güvence yargı kolunun yanlış seçilmesini kapsamaz.

Önce Hangi İşleme Karşı Gittiğimizi Belirleyelim

Kamulaştırma dosyalarında görev tespiti, dilekçe yazılmadan önce tamamlanması gereken bir iştir. Kamulaştırma kararı, tebligat evrakı ve varsa imar planı bir araya geldiğinde; iddianın hukuka aykırılık mı maddi hata mı olduğu, el atmanın fiilî mi hukuki mi olduğu ve hangi sürenin işlediği netleşir. Hukuki el atma dosyalarında ise geçiş döneminin yarattığı görev belirsizliği baştan hesaba katılmalıdır.

Kamulaştırma evrakı ve tebligatınızla başlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Rehberler

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Hukuki el atma davalarında görevli yargı kolu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesiyle birlikte kanunda açıkça düzenlenmemiş durumdadır ve uygulamanın yerleşmesi zaman alabilir. Görev ve süre kuralları dosyanın somut verilerine göre değişir. Dosyanızı, işlem tarihinde yürürlükte olan kanun metinleri ve güncel içtihat üzerinden avukatınızla birlikte değerlendiriniz.

Post by Av. Fatma Öztürk