11 Eylül 2026

Acele Kamulaştırma ve Özel Kanunlar: Enerji, Maden, Doğal Gaz ve Turizm (2942 sayılı Kanun m.27)

Olağan kamulaştırmada idare önce kamu yararı kararı alır, satın alma usulünü dener, anlaşamazsa mahkemeye gider ve taşınmaz ancak tescil kararıyla el değiştirir. Acele kamulaştırmada bu sıra bozulur: bedel bankaya yatırılır, taşınmaza el konulur, diğer işlemler sonradan tamamlanır. 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi bu istisnai yolu üç hâlle sınırlar; buna karşılık pek çok özel kanun kendi yatırımları için bu yola kapı açar. Bu rehber, 27. maddeyi ve özel kanunlardaki dağınık düzenlemeleri bir arada ele alır.

Danıştay’ın “paralellik” testi. 27. madde acele el koymaya üç hâlde izin verir. İkisi kanunda açıkça sayılmıştır: Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacı ve özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlar. Üçüncüsü ise “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hâller” gibi açık uçlu bir ölçüttür. Danıştay içtihadına göre bu üçüncü koşulun kullanılabilmesi için, kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma hâlinin diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekir. Yani “acil” denmesi yetmez; aceleliğin somut, kamu düzenine ilişkin ve olağanüstülük düzeyinde olması aranır.

Taşınmazınıza acele kamulaştırma kararıyla mı el konuldu?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

27. Maddenin Metni ve Üç Hâl

2942 sayılı Kanunun 27. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilânda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.”

Fıkradaki “Bakanlar Kurulu” ibaresi, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişle birlikte “Cumhurbaşkanı” olarak değişmiştir. Maddeye ayrıca 19/4/2018 tarihli ve 7139 sayılı Kanunun 29. maddesiyle bir fıkra eklenmiş; son fıkra ise 3. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılan taksitli kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın ödenecek ilk taksit bedeli olduğunu belirtmiştir. Taksit rejimi için taksitli kamulaştırma ve ödenek şartı rehberine bakılabilir.

HâlDayanağıKim karar verir
1. Yurt savunması ihtiyacı3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasıKanunda doğrudan öngörülmüştür
2. Aceleliğine karar verilen hâller2942 m.27Cumhurbaşkanı
3. Olağanüstü durumlarÖzel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarİlgili özel kanun

Acelelik Ölçütü ve Yargısal Denetim

Uygulamada acele kamulaştırmaların büyük çoğunluğu ikinci hâle, yani Cumhurbaşkanı kararına dayanır. Bu, maddenin en tartışmalı ayağıdır; çünkü “acelelik” kavramı kanunda tanımlanmamıştır.

Danıştay bu boşluğu içtihatla doldurmuştur. Yerleşik yaklaşıma göre kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulması, istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntemdir. Kanunda açıkça sayılan iki hâl — yurt savunması ihtiyacı ve özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlar — üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunması amacına dayanır. Cumhurbaşkanı kararına dayanan üçüncü hâlin de bu iki koşula paralel nitelik taşıması aranır.

“Yatırımın bir an önce başlaması” tek başına acelelik sebebi değildir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, maden alanlarına ilişkin bir kararında ölçütü şöyle ortaya koymuştur: karşılanması gereken, girişimcinin yararı değil kamu yararıdır; bu kamu yararının taşınmaz malikinin yararından üstün olması ve acelelik koşulunun kamu düzenine dair olması gerekir. İptal davasında tartışılacak asıl mesele budur: kararın ekindeki gerekçe, girişimcinin takvimini mi yoksa kamu düzenine ilişkin somut bir zorunluluğu mu gösteriyor?

Bu nedenle acele kamulaştırma kararına karşı açılacak davada, kararın gerekçesinin ve dayandığı teknik belgelerin dosyaya getirtilmesi istenmelidir. Kararda aceleliğin neden kaynaklandığı somut olarak ortaya konulmamışsa, işlem sebep unsuru yönünden sakattır. İptal davasının genel yapısı için kamulaştırma işleminin iptali davası rehberine bakılabilir.

Usul: Yedi Gün, Bedel ve El Koyma

Acele kamulaştırmanın mahkeme aşaması, olağan bedel tespiti davasından tamamen farklıdır. Burada mahkeme bedeli kesin olarak belirlemez; el koymaya esas olacak bir değer tespiti yapar.

AşamaİşlemSüre / esas
1İlgili idarenin mahkemeye istemi
2Mahkemenin değer tespitiYedi gün içinde
3Değerin belirlenmesi10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce
4Bedelin yatırılmasıİdare tarafından mal sahibi adına, 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya
5El koymaBedelin yatırılmasıyla taşınmaza el konulabilir
6Diğer işlemlerSonradan tamamlanır
Bu aşamada tespit edilen değer kesin kamulaştırma bedeli değildir. 27. madde yalnızca el koymaya imkân verir; kamulaştırmanın kendisi ve bedelin kesin tespiti, sonradan 10. madde çerçevesinde yürütülecek bedel tespiti ve tescil davasında yapılır. Dolayısıyla acele kamulaştırmada malikin iki ayrı cephesi vardır: el koymaya dayanak olan işlemin hukuka uygunluğu ve bedelin miktarı. İkisi farklı yargı kollarında ve farklı zamanlarda tartışılır. Bedel tespiti aşaması için bedel tespiti ve tescil davası rehberine, el koyma ve bedel ilişkisi için acele kamulaştırmada el koyma ve bedel sayfasına bakılabilir.

Sonradan Tamamlanan İşlemler

Maddenin anahtar ifadesi şudur: “kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere”. Yani acele kamulaştırmada kıymet takdiri öne alınır, diğer tüm aşamalar ertelenir.

İşlemOlağan kamulaştırmaAcele kamulaştırma
Kamu yararı kararı ve onayıÖnce alınır (m.5, 6)Sonradan tamamlanır
Satın alma usulüÖncelikle uygulanması esastır (m.8)Sonradan tamamlanır
Kıymet takdiriKıymet takdir komisyonu (m.8)Mahkemece yedi gün içinde (m.27)
TebligatMahkemece meşruhatlı davetiye (m.10)Sonradan tamamlanır
Bedelin tespitiBedel tespiti ve tescil davası (m.10)Sonradan yapılır
Mülkiyetin geçişiTescil kararıyla (m.25)El koyma mülkiyeti geçirmez; tescil sonradan
El koyma mülkiyeti geçirmez — ama fiilen taşınmazı kaybettirir. Acele kamulaştırmada malik tapuda malik olarak kalmaya devam eder; buna karşılık taşınmazı kullanamaz, üzerinde yatırım yapamaz, fiilen elinden çıkmıştır. Bu ikili durum, sürecin uzaması hâlinde ciddi mağduriyet doğurur: idare el koyar, proje yıllarca sürer, bedel tespiti davası açılmaz ve malik ne taşınmazını kullanabilir ne bedelini alabilir. Böyle bir durumda idareyi bedel tespiti davası açmaya zorlayacak hukuki yolların değerlendirilmesi gerekir.

Satın alma usulünün atlanması, maddenin en çok eleştirilen sonucudur. Olağan kamulaştırmada idare önce malikle anlaşmayı denemek zorundadır; acele kamulaştırmada bu aşama fiilen devre dışı kalır. Oysa kamu yararı kararı ve satın alma usulü, malikin sürece katılımının ana güvenceleridir; kamu yararı kararının rolü için kamu yararı kararı rehberine bakılabilir.

El Koyma Kararının Tapuya Bildirilmesi

19/4/2018 tarihli ve 7139 sayılı Kanunun 29. maddesiyle 27. maddeye eklenen fıkra kısadır ama pratik sonucu büyüktür: “Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir.”

Bu bildirim, tapu kaydını üçüncü kişiler bakımından şeffaflaştırır. 2018 öncesinde el koyma kararı tapuya yansımadığı için, üzerine fiilen el konulmuş bir taşınmaz tapuda temiz görünebiliyordu. Bugün el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirildiği için, taşınmaz alım satımlarında kaydın incelenmesi bu riski de ortaya çıkarır. Alıcı bakımından sonuç ağırdır: taşınmaza zaten el konulmuştur ve kamulaştırma süreci tamamlanacaktır.

Özel Kanunlar Haritası

27. maddenin üçüncü ayağı — “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlar” — pek çok yatırım kanununa kapı açar. Aşağıdaki tablo, doğrulanmış düzenlemeleri bir arada gösterir:

AlanKanunDüzenlemenin özü
Elektrik üretimi6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu m.19Önlisans/lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin taşınmaz temini talepleri 2942’ye göre EPDK tarafından yürütülür; uygun görülürse Kurul kararı alınır
Yenilenebilir enerji kaynak alanı6446 m.19 ile 5346 sayılı Kanun m.4Özel mülkiyete konu taşınmazların YEKA olarak belirlenmesi hâlinde 2942 m.27 uyarınca acele kamulaştırma yapılabilir
Madencilik3213 sayılı Maden KanunuStratejik veya kritik madenlere ilişkin madencilik faaliyetleri için 2942 hükümleri doğrultusunda acele kamulaştırma yapılabilir
Doğal gaz ve petrol4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu, 5015 sayılı Petrol Piyasası KanunuTaşınmaz temini işlemleri EPDK eliyle yürütülür; 4646 kapsamında alınan lüzum kararı kamu yararı kararı yerine geçer
Turizm2634 sayılı Turizmi Teşvik KanunuKültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde acele kamulaştırma ve tahsis rejimi
Kentsel dönüşüm6306 sayılı KanunRiskli alan ve rezerv alan uygulamalarında acele kamulaştırma yoluna başvurulabilmektedir
Bu dağınıklık, dosyada ilk çözülmesi gereken sorunu doğurur: karar hangi kanuna dayanıyor? Acele kamulaştırma kararının dayanağı doğrudan 2942 m.27 ise aceleliğin Cumhurbaşkanı kararında somut olarak gösterilmesi aranır. Karar özel bir kanuna dayanıyorsa, önce o kanunun aradığı şartların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılır: taşınmaz gerçekten YEKA olarak belirlendi mi, maden stratejik veya kritik maden kapsamında mı, alan usulüne uygun ilan edildi mi. Dayanak yanlış tespit edilirse, dava en güçlü argümanından yoksun kalır.

Elektrik Piyasası (6446 m.19)

Enerji yatırımlarında taşınmaz temini, 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre; üretim faaliyetinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin önlisans veya lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından yürütülür. Talepler Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından karar alınır.

Bu bendin son cümlesi kritik bir kısayol içerir: “Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir.” Yani olağan kamulaştırmada 5 ve 6. maddelerde öngörülen kamu yararı kararı ve onay zinciri burada işlemez; Kurul kararı tek başına o işlevi görür. Kararın hukuka uygunluğu tartışılırken, onay eksikliği değil Kurul kararının kendisinin sebep ve amaç unsurları denetlenir.

Maddenin (b) bendi mülkiyetin kime geçeceğini belirler: kamulaştırma ve/veya devir yoluyla elde edilen taşınmazların mülkiyeti ve/veya üzerindeki sınırlı ayni haklar, üretim tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşu adına, bunların bulunmaması hâlinde ise Hazine adına tescil edilir. Yani kamulaştırma özel bir yatırımcının talebiyle yürütülse dahi, taşınmazın mülkiyeti yatırımcıya değil kamuya geçer.

Yenilenebilir enerji tarafında ise 19. maddenin bir başka fıkrası doğrudan 27. maddeye yollama yapar: 5346 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak belirlenecek taşınmazlarda, özel mülkiyete konu taşınmazların bu şekilde belirlenmesi hâlinde söz konusu alanlar üzerinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabilir. Aynı fıkra ayrıca bu alanların kullanımını ve verimliliğini etkileyici imar planları düzenlenemeyeceğini de öngörür. Enerji yatırımlarında kamulaştırma ve irtifak rejimi için enerji yatırımlarında kamulaştırma ve irtifak hakkı rehberine bakılabilir.

Maden: Stratejik ve Kritik Madenler

4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu, madencilik faaliyetleri için acele kamulaştırmayı belirli bir maden kategorisine bağlar: “Stratejik veya kritik madenlere ilişkin madencilik faaliyetleri için 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri doğrultusunda acele kamulaştırma yapılabilir.”

Buradaki sınır, dava stratejisinin merkezidir. Hüküm her madencilik faaliyeti için değil, stratejik veya kritik madenlere ilişkin faaliyetler için acele kamulaştırmaya izin verir. Hangi madenlerin bu kapsamda olduğu ilgili mevzuata göre belirlenir. Dolayısıyla bir maden sahası için alınan acele kamulaştırma kararında ilk sorulacak soru şudur: söz konusu maden gerçekten stratejik veya kritik maden kapsamında mıdır ve bu husus kararda gösterilmiş midir? Gösterilmemişse, karar dayanaksız kalır.

Danıştay içtihadında maden kamulaştırmaları bakımından ayrıca kamu yararı ile girişimci yararı ayrımı özellikle vurgulanır. Belirli süreli bir maden işletme çalışmasının sağlayacağı yararın, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkından üstün olduğunun ve aceleliğin kamu düzenine ilişkin bulunduğunun ortaya konulması gerekir.

Doğal Gaz ve Petrol: Lüzum Kararı

Doğal gaz ve petrol piyasalarında taşınmaz temini de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu eliyle yürütülür. Kurumun bu alandaki işlemleri, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde yapılacak taşınmaz temini işlemlerini kapsayan bir yönetmelikle düzenlenmiştir.

Bu alandaki kendine özgü kavram lüzum kararıdır: 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununa göre alınan ve kamu yararı kararı yerine de geçen karardır. Elektrikteki Kurul kararı gibi, burada da olağan kamu yararı kararı ve onay zinciri devre dışı kalır.

Boru hatlarında tipik olarak mülkiyet değil irtifak kamulaştırılır. Doğal gaz ve petrol iletim hatlarında idare çoğu zaman taşınmazın tamamını almaz; hattın geçtiği şerit üzerinde irtifak hakkı kurar. Bu durumda kamulaştırma bedeli, 2942 sayılı Kanunun 11. maddesinin son fıkrası gereğince taşınmazda meydana gelecek kıymet düşüklüğüdür. Hattın parseli nasıl böldüğü, güvenlik mesafeleri nedeniyle yapılaşmanın ne ölçüde kısıtlandığı ve kalan kısımda oluşan değer kaybı ayrı ayrı hesaplanmalıdır; kısmi kamulaştırma ve değer düşüklüğü hesabı için kısmen kamulaştırma rehberine bakılabilir.

Turizm ve Kentsel Dönüşüm

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerindeki yatırımlar için kendi kamulaştırma ve tahsis rejimini kurar. Bu alandaki uyuşmazlıklarda, taşınmazın bölge sınırları içinde kalıp kalmadığı ve tahsis işleminin usulüne uygunluğu ayrıca tartışılır. Ayrıntı için Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında tahsis ve acele kamulaştırma rehberine ve turizm bölgesinde acele kamulaştırma dava dilekçesi örneğine bakılabilir.

Kentsel dönüşümde ise 6306 sayılı Kanun kapsamındaki riskli alan ve rezerv alan uygulamalarında, maliklerle anlaşma sağlanamayan hâllerde acele kamulaştırma yoluna başvurulduğu görülmektedir. Bu dosyalarda alanın riskli alan olarak ilanı, riskli yapı tespiti ve anlaşma sürecinin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği ayrı ayrı denetlenmelidir. Riskli yapı tespiti ve itirazı için riskli yapı tespiti ve teknik heyet itirazı rehberine, anlaşamayan malikin durumu için kentsel dönüşümde anlaşamayan malik ve acele kamulaştırma sayfasına bakılabilir.

Dava Yolu: Hangi İşleme, Nerede

Acele kamulaştırma dosyalarında en sık yapılan hata, yanlış işleme ve yanlış mahkemeye yönelmektir. Süreçte birbirinden ayrı en az üç işlem vardır:

İşlemNiteliğiYargı yolu
Cumhurbaşkanı kararı (acele kamulaştırma kararı)İdari işlemİdari yargı — Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılacak iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülür
Kurul/lüzum kararı (özel kanunlara dayanan)İdari işlemİdari yargı — işlemi tesis eden makama göre görevli mahkeme belirlenir
Mahkemenin el koyma kararıAdli yargı kararı (asliye hukuk)Adli yargı
Bedel tespiti ve tescilAdli yargı davasıAsliye hukuk mahkemesi
Asıl hedef, el koyma kararı değil dayanağıdır. Asliye hukuk mahkemesinin verdiği el koyma kararı, kendisine sunulan Cumhurbaşkanı kararına dayanır; o mahkeme aceleliği yeniden denetlemez. Dolayısıyla el koymaya son vermenin yolu, dayanak işlemin idari yargıda iptali ve mümkünse yürütmenin durdurulması kararı alınmasıdır. Dilekçe yapısı için acele kamulaştırma iptal dava dilekçesi örneğine bakılabilir.

Dava ehliyeti bakımından da bir sınır vardır. Kamulaştırma ve acele kamulaştırma işlemleri mülkiyet hakkına müdahale niteliğinde olduğundan, uygulamada iptal davası açma hakkı esas olarak taşınmaz malikine tanınmaktadır; yörede ikamet eden üçüncü kişilerin bu işlemlere karşı dava açma ehliyeti, çevre ve imar davalarındaki geniş yorumun aksine dar değerlendirilmektedir.

Süre bakımından ise dosyada iki ayrı saat işler: dayanak idari işleme karşı idari yargıdaki dava süresi ile sonradan yürütülecek bedel tespiti davasındaki tebligata bağlı süreler. İkincisi için kamulaştırmada tebligat ve süreler rehberine bakılmalıdır.

Dosya Kontrol Listesi

  1. Dayanak tespiti: Karar doğrudan 2942 m.27’ye mi, yoksa özel bir kanuna mı dayanıyor? Karar metninde dayanak açıkça gösterilmiş mi?
  2. Acelelik gerekçesi: Cumhurbaşkanı kararında acelelik somut olarak gerekçelendirilmiş mi? Gerekçe kamu düzenine mi, yatırımcı takvimine mi dayanıyor?
  3. Özel kanun şartları: Taşınmaz YEKA olarak belirlendiyse belirleme işlemi usulüne uygun mu? Maden stratejik veya kritik maden kapsamında mı?
  4. Kurul kararı: Enerji dosyalarında EPDK Kurul kararı veya lüzum kararı var mı? Tarihi ve sayısı nedir?
  5. Kapsam kontrolü: El konulan alan, kararda gösterilen taşınmaz ve yüzölçümüyle örtüşüyor mu?
  6. Yedi günlük tespit: Mahkeme değer tespitini yedi gün içinde yaptı mı? Bilirkişiler 15. maddeye göre mi seçildi?
  7. Bedelin yatırılması: Bedel mal sahibi adına ve ilanda belirtilen bankaya yatırıldı mı? Yatırılmadan el konuldu mu?
  8. Tapu bildirimi: El koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirildi mi?
  9. Sonraki aşama: El koymadan sonra idare bedel tespiti ve tescil davası açtı mı? Açmadıysa ne kadar zaman geçti?
  10. Yürütmenin durdurulması: Dayanak işleme karşı dava açılırken yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ve gerekçeli olarak ileri sürüldü mü?

Sıkça Sorulan Sorular

Acele kamulaştırma nedir?

2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, mahkemece yedi gün içinde tespit edilen değerin bankaya yatırılması karşılığında taşınmaza el konulmasıdır. Olağan kamulaştırmadan farkı, sıranın bozulması ve el koymanın öne alınmasıdır.

Hangi hâllerde acele kamulaştırma yapılabilir?

27. madde üç hâl sayar: 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacı, aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hâller ve özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlar.

“Acelelik” için gerekçe gösterilmesi zorunlu mu?

Danıştay içtihadına göre acele el koyma istisnai bir yöntemdir ve Cumhurbaşkanı kararına dayanan hâlin, kanunda açıkça sayılan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması, yani kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olması gerekir. Somut gerekçe gösterilmemişse işlem sebep unsuru yönünden tartışmaya açıktır.

Mahkemenin tespit ettiği değer kesin kamulaştırma bedeli midir?

Hayır. 27. madde kapsamında yapılan tespit, el koymaya esas olan değerdir. Kesin kamulaştırma bedeli, sonradan 10. madde çerçevesinde yürütülecek bedel tespiti ve tescil davasında belirlenir.

Acele kamulaştırmada taşınmazın mülkiyeti ne zaman geçer?

El koyma mülkiyeti geçirmez. Mülkiyetin idareye geçmesi, sonradan tamamlanacak süreçte mahkemece verilecek tescil kararıyla olur.

Acele kamulaştırmada satın alma usulü uygulanır mı?

Maddeye göre kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanır. Bu nedenle olağan kamulaştırmada öncelikle uygulanması esas olan satın alma usulü, acele kamulaştırmada el koyma öncesinde işletilmez.

El koyma kararı tapuya işlenir mi?

19/4/2018 tarihli ve 7139 sayılı Kanunla 27. maddeye eklenen fıkraya göre, mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir.

Enerji yatırımlarında kamulaştırmayı kim yürütür?

6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesine göre, üretim faaliyetinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin taşınmaz temini talepleri 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata göre Kurum tarafından yürütülür; uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından karar alınır.

EPDK Kurul kararı için ayrıca kamu yararı kararı gerekir mi?

Hayır. 6446 sayılı Kanunun 19. maddesi, bu kapsamda alınan kararların kamu yararı kararı yerine de geçtiğini ve herhangi bir makamın onayına tabi olmadığını öngörür.

Yenilenebilir enerji kaynak alanlarında acele kamulaştırma yapılabilir mi?

6446 sayılı Kanunun 19. maddesine göre, 5346 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında özel mülkiyete konu taşınmazların yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak belirlenmesi hâlinde, bu alanlar üzerinde 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırma yapılabilir.

Her maden sahası için acele kamulaştırma yapılabilir mi?

Hayır. 3213 sayılı Maden Kanunu, acele kamulaştırmayı stratejik veya kritik madenlere ilişkin madencilik faaliyetleriyle sınırlamıştır. Söz konusu madenin bu kapsamda olup olmadığı dosyada ayrıca denetlenmelidir.

Doğal gaz projelerinde kamu yararı kararı nasıl alınır?

Doğal gaz tarafında 4646 sayılı Kanuna göre alınan lüzum kararı, kamu yararı kararı yerine geçer. Taşınmaz temini işlemleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu eliyle yürütülür.

Acele kamulaştırma kararına karşı nerede dava açılır?

Acele kamulaştırma kararı bir idari işlemdir ve idari yargıda iptal davasına konu edilir. Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılacak iptal davaları ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülür.

El koyma kararına itiraz ederek süreci durdurabilir miyim?

El koyma kararını veren asliye hukuk mahkemesi aceleliği yeniden denetlemez; karar kendisine sunulan idari işleme dayanır. Bu nedenle sürecin durdurulmasının yolu, dayanak idari işlemin iptali istemiyle dava açmak ve yürütmenin durdurulması kararı almaktır.

Acele kamulaştırma işlemine komşu parsel maliki dava açabilir mi?

Kamulaştırma ve acele kamulaştırma işlemleri mülkiyet hakkına müdahale niteliğinde olduğundan, uygulamada iptal davası açma hakkı esas olarak taşınmaz malikine tanınmakta; üçüncü kişilerin ehliyeti dar yorumlanmaktadır.

Önce Dayanak İşlemi Bulalım

Acele kamulaştırma dosyalarında el koyma kararı görünen yüzdür; asıl tartışma onun arkasındaki idari işlemdedir. Cumhurbaşkanı kararı veya kurul kararı, ekindeki taşınmaz listesi ve gerekçesi elde olduğunda; aceleliğin somut olarak ortaya konulup konulmadığı ve özel kanunun aradığı şartların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilebilir. Yürütmenin durdurulması talebi, bu dosyalarda sonucu belirleyen unsurdur.

Acele kamulaştırma kararı ve el koyma evrakınızla başlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Rehberler

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Acele kamulaştırmaya izin veren özel kanun hükümleri sık değişmekte, hangi madenlerin stratejik veya kritik sayılacağı ve yenilenebilir enerji kaynak alanlarının belirlenmesi ikincil mevzuatla düzenlenmektedir. Dosyanızı, kararın dayandığı kanun hükmünün işlem tarihindeki hâli ve karar eki belgeler üzerinden avukatınızla birlikte değerlendiriniz.

Post by Av. Fatma Öztürk