Bu sayfanın kapsamı
İdarenin hareketsiz kalması hâlinde malikin yolları
Aynı konunun diğer yönleri için:
- Acele Kamulaştırma — Kurumun genel çerçevesi ve el koyma süreci
- Acele Kamulaştırma ile Olağan Kamulaştırma Farkı — İki usulün karşılaştırılması
- Acele El Koyma Kararına İtiraz — El koyma kararına karşı itiraz ve savunma yolları
Acele kamulaştırmada idare, taşınmaza önce el koyar; ancak mülkiyeti edinmek için sonradan bedel tespiti ve tescil davası açmak zorundadır. Peki idare el koyduktan sonra bu davayı açmaz ve süreci sürüncemede bırakırsa malik ne yapabilir? Bu yazı, acele el koymanın ardından idarenin hareketsiz kalması hâlinde malikin haklarına odaklanır.
Taşınmazınıza acele el konuldu ama idare dava açmıyor mu? Haklarınızı değerlendirelim.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppİdarenin Dava Açma Zorunluluğu ve Süresi
Acele el koyma, mülkiyetin değil yalnızca zilyetliğin (kullanımın) idareye geçmesini sağlar; mülkiyet malikte kalır. İdare, taşınmazın mülkiyetini edinmek için makul süre içinde bedel tespiti ve tescil davasını (m. 10) açmalıdır. Yargıtay uygulamasına göre bu makul süre, kural olarak altı aydır; dayanağı, kanunun acele kamulaştırma şerhinin altı ay içinde dava açılmazsa resen silineceğine ilişkin hükmüdür.
İdare Dava Açmazsa: Kamulaştırmasız El Atma
İdare bu süre içinde davayı açmaz ve taşınmazı fiilen kullanmaya devam ederse, hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı bu durum nedeniyle taşınmaza kamulaştırmasız el atmış sayılır. Anayasa Mahkemesi, el koyma sonrası süreci atıl bırakmanın Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkının ihlali olduğunu istikrarlı biçimde belirtmektedir. Bu noktada malik pasif kalmak zorunda değildir; doğrudan kendisi harekete geçebilir.
Malikin Açabileceği Davalar
Mülkiyeti hâlâ kendisinde olan malik, somut duruma göre şu yollara başvurabilir:
- Kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel (tazminat) davası: malik, taşınmazın bedelinin (tazminatının) ödenmesini talep ederek taşınmazın idare adına tesciline rıza gösterebilir.
- El atmanın önlenmesi (men) davası: koşullar elveriyorsa malik, fiilî el atmanın önlenmesini ve taşınmazın eski hâle getirilmesini talep edebilir.
- Bedelin tespitini isteme: malik, idarenin açması gereken davayı beklemeden bedelin tespitini talep edebilir.
Görevli Mahkeme, Bedel ve Faiz
Kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan bedel/tazminat davaları adli yargıda, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bedel, el koyma sırasında tespit edilen avans niteliğindeki tutarla sınırlı değildir; değerlendirme tarihindeki gerçek değer esas alınır ve daha önce ödenen avans mahsup edilir. Faiz bakımından, Anayasa Mahkemesi’nin 2023 tarihli iptal kararı sonrası Yargıtay, kanuni faiz yerine kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi uygulamaktadır. Husumet, taşınmaza el koyan idareye yöneltilir.
İlgili Rehberler
- 📘 Acele Kamulaştırma: El Koyma, Bedel ve İptal (Ana Rehber)
- Kamulaştırma Hukuku Rehberi
- Bedel Tespiti ve Tescil Davası
- Acele Kamulaştırma ile Olağan Kamulaştırma Farkı
- Kamulaştırma İşleminin İptali Davası
- Kamulaştırmada Peşin ve Nakden Ödeme İlkesi ve İstisnaları
- El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Men’i) Davası
İdarenin gecikmesi nedeniyle kamulaştırmasız el atma davanız için uzman avukatla çalışın.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppEl Koyma Nasıl Gerçekleşiyor? Yedi Günlük Tespit
Acele kamulaştırmada el koyma, olağan kamulaştırmadan çok daha hızlı işleyen bir mekanizmaya dayanır.
İşleyiş: idarenin istemi üzerine mahkemece yedi gün içinde, taşınmazın kanunun genel esasları kapsamında ve bilirkişilerce tespit edilecek değeri belirlenir.
El koyma bedelin yatırılmasına bağlıdır: bu değer, idare tarafından mal sahibi adına davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılmak suretiyle taşınmaza el konulabilir.
Depo süresi: bedelin yatırılması için idareye on beş gün süre verilir; bu süre içinde yatırılmazsa bir defaya mahsus ek süre verilmesi mümkündür.
Tapuya yansır: mahkemece verilen el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir ve tapu siciline şerh verilir; bu şerh taşınmazın devrini kısıtlar.
Dikkat edilmesi gereken nokta: bu aşamada belirlenen değer geçici niteliktedir; kesin bedel, sonradan açılacak bedel tespiti ve tescil davasında belirlenir.
El koyma aşamasının ayrıntısı için acele kamulaştırma: el koyma, bedel ve iptal davası (m.27) sayfamıza bakabilirsiniz.
İdare Altı Ay İçinde Dava Açmazsa
Acele kamulaştırma, kamulaştırmanın tamamlanmasını gerektiren geçici bir aşamadır; idare burada durursa malikin hakları değişir.
İdarenin yükümlülüğü: taşınmaza el koyduktan ve amacına tahsis ettikten sonra zaman kaybetmeden olağan kamulaştırma işlemlerine başlamalı ve taşınmazı adına tescil ettirmelidir.
Kabul edilen ölçüt: taşınmaza el koyan idare tarafından makul bir süre içinde — uygulamada altı ay olarak kabul edilir — kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açılmazsa, artık malik tarafından kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davası açılabilir.
Bunun anlamı şudur: idare el koymuş ama süreci tamamlamamışsa, taşınmaz fiilen alınmış ancak hukuken devredilmemiş olur; bu durum kamulaştırmasız el atma olarak nitelendirilir.
Malik için pratik sonuç: el koyma tarihini ve idarenin dava açıp açmadığını takip etmek gerekir. Altı ay dolduğunda inisiyatif malike geçer.
Takip nasıl yapılır? Taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi kaydından, idare aleyhine veya lehine açılmış dava bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
Acele kamulaştırmada bedel tespiti sonradan tamamlanır
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Malikin Seçimlik Hakkı: Men’i Müdahale mi, Bedel mi?
Kamulaştırmasız el atma söz konusu olduğunda malikin önünde iki ayrı yol bulunur.
Kural: bu hâlde malik, men’i müdahale (el atmanın önlenmesi) veya bedel tahsili davası açmak konusunda seçimlik bir hakka sahiptir.
Men’i müdahale davası: taşınmaza yapılan fiilî müdahalenin durdurulmasını ve eski hâle getirilmesini amaçlar.
Bedel tahsili davası: taşınmazın bedelinin ödenmesini talep eder; sonuçta mülkiyet idareye geçer.
Uygulamada tercih edilen yol: kamulaştırmasız el atmalar büyük oranda bir imar planına dayalı olduğundan, men’i müdahaleden çok bedel tahsili davasının tercih edilmesinin daha doğru olacağı görüşü savunulmaktadır.
Gerekçesi pratiktir: üzerine yol, park veya tesis yapılmış bir taşınmazda müdahalenin fiilen kaldırılması çoğu zaman mümkün olmaz.
Seçim geri alınamaz nitelikte sonuçlar doğurur; bu nedenle karar öncesinde taşınmazın fiilî durumu tespit ettirilmelidir.
Dört Ay Kuralı: Bedele Faiz İşlemeye Başlar
Dava açıldıktan sonra da süre işlemeye devam eder ve malik lehine bir sonuç doğurur.
Kural: kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasının dört ay içinde sona ermemesi hâlinde, bu tarihten itibaren tespit edilecek bedele kanuni faiz işletilir.
Bunun amacı süreci hızlandırmaktır: yargılamanın uzaması hâlinde malikin uğradığı değer kaybı faizle karşılanır.
Başlangıç tarihi kritiktir: faiz, dava tarihinden değil, dört aylık sürenin dolduğu tarihten işlemeye başlar.
Talep edilmesi gerekir: faiz kendiliğinden hükmedilmediğinden, dilekçede açıkça istenmelidir.
Bedel tespiti davasının işleyişi için kamulaştırma süreci ve bedel tespiti (tescil davası) sayfamıza bakabilirsiniz.
Acele Kamulaştırma Kararının Kendisi Denetlenebilir
El koyma gerçekleşse dahi, acele kamulaştırma kararının hukuka uygunluğu ayrıca yargı denetimine tabidir.
Danıştay’ın yaklaşımı nettir: acele kamulaştırma istisnai bir yöntemdir.
Aranan iki unsur: kararda, acele kamulaştırma prosedürünün uygulanması için gerekli olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulmakla amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulması gerekir.
Somutlaştırılamazsa: Danıştay, bu unsurların ortaya konulamadığı bir olayda işlemi hukuka uygun bulmamıştır.
Görevli yargı yeri: acele kamulaştırmayla ilgili idari davalar ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da açılır.
Süre bakımından önemli bir kural: karar malike tebliğ edilmemişse, işleme karşı öğrenme tarihinden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde dava açılabileceği kabul edilmektedir.
El koymaya itiraz yolları için acele kamulaştırmada el koymaya itiraz: malikin hakları sayfamıza bakabilirsiniz.
Geçici Bedel ile Kesin Bedel Aynı Şey Değildir
Acele kamulaştırmada iki ayrı bedel gündeme gelir ve bunların karıştırılması hak kaybına yol açar.
Geçici bedel: el koyma aşamasında, yedi günlük süre içinde yapılan hızlı bir tespitle belirlenen ve bankaya yatırılan tutardır.
Kesin bedel: sonradan açılacak bedel tespiti ve tescil davasında, keşif ve ayrıntılı bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Geçici bedeli çekmek hak kaybı doğurur mu? Bu tutarın çekilmesi, kesin bedele ilişkin talep hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak çekim sırasında imzalanan belgelerin içeriği dikkatle incelenmelidir.
Kayıtsız şartsız feragat içeren belgelerden kaçının: “bakiye talebim yoktur” gibi ifadeler taşıyan tutanaklar imzalanmamalıdır.
Fark talebi kesin bedel üzerinden yapılır: kesin bedel geçici bedelden yüksekse aradaki fark, faiziyle birlikte istenebilir.
El Koyma Şerhi Ne Sonuç Doğurur?
El koyma kararının tapuya işlenmesi, malikin tasarruf yetkisini doğrudan etkiler.
Şerhin konusu: karar üzerine tapu siciline, taşınmazın başkasına devir ve ferağına ilişkin bir kısıtlama şerhi verilir.
Pratik sonucu: şerhten sonra taşınmazın satışı veya devri mümkün olmaz.
Mülkiyet henüz geçmemiştir: el koyma ve şerh, tescil anlamına gelmez; taşınmaz tescil kararına kadar malik adına kayıtlı kalır.
Bu ayrım önemlidir: mülkiyet devam ettiğinden, taşınmaza ilişkin vergi ve benzeri yükümlülükler bakımından durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Şerhin kaldırılması: acele kamulaştırma kararının iptali veya kamulaştırmadan vazgeçilmesi hâlinde şerhin terkini gündeme gelir.
Malikin Yapması Gerekenler
Acele kamulaştırmada zaman aleyhinize işlediğinden, adımların sırası önemlidir.
1. El koyma kararını ve tarihini temin edin. Altı aylık sürenin hesabı bu tarihe dayanır.
2. Tapu kaydını kontrol edin. El koyma kararı üzerine düşülen şerh, sürecin hangi aşamada olduğunu gösterir.
3. Yatırılan bedeli tespit edin. Bankaya yatırılan geçici bedelin tutarı ve tarihi belgelenmelidir.
4. İdari yargı yolunu değerlendirin. Acele kamulaştırma kararına karşı dava süresi ve merci ayrıdır.
5. Altı ayı takip edin. İdare dava açmamışsa kamulaştırmasız el atma yoluna başvurma imkânı doğar.
6. Fiilî durumu tespit ettirin. Taşınmaz üzerinde yapılan işlemler, seçilecek dava türünü belirler.
Acele ile olağan usul arasındaki farklar için acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma arasındaki farklar; sürecin bütünü için kamulaştırma hukuku rehberi: süreç, bedel tespiti ve malikin hakları sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Yapısal Boşluk: El Koyma Var, Dava Yok
Acele kamulaştırmanın kurgusunda el koyma geçici bir aşamadır. 27. madde, kıymet takdiri dışındaki işlemlerin sonradan tamamlanmak üzere el koymaya izin verir. Yani idarenin, el koymadan sonra 10. maddeye göre bedel tespiti ve tescil davası açması beklenir.
Bu dava açılmadığında ortaya şu tablo çıkar: taşınmaz fiilen idarenin elindedir, boşaltılmıştır, tapuda devir yasağı şerhi vardır — ancak mülkiyet hâlâ malike aittir ve nihai bedel belirlenmemiştir.
Mülkiyetin geçmediği 25. maddeden açıkça anlaşılır: mülkiyetin idareye geçmesi mahkemece verilen tescil kararı ile olur. Acele kamulaştırmada tescil kararı, ancak sonradan açılacak davada verilebilir.
Kanunun Süre Bağladığı Benzer Hâl
Kanun, idarenin hareketsiz kalmasını başka bir yerde açıkça yaptırıma bağlamıştır ve bu hüküm kıyas bakımından yol göstericidir.
7. maddeye göre idare kamulaştırma kararından sonra tapuya şerh koydurur. Ancak şerh tarihinden itibaren altı ay içinde 10. maddeye göre kamulaştırma bedelinin tespitiyle idare adına tescili isteğinde bulunulduğuna dair mahkemeden alınacak belge tapu idaresine ibraz edilmediği takdirde, bu şerh tapu idaresince resen sicilden silinir.
Kanunun mantığı burada nettir: idare süreci başlatıp askıda bırakamaz. Taşınmaz üzerindeki kısıtın süresiz sürmesi kabul edilmemiştir.
Malikin Elindeki Talepler
İdare bedel davasını açmadığında taşınmaz, kamulaştırma işlemleri tamamlanmaksızın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş durumda kalır. Bu tablo, kamulaştırmasız el atma rejiminin tanımına yaklaşır ve malikin önünde üç talep açılır:
| Talep | Niteliği | Not |
|---|---|---|
| El atmanın önlenmesi | Mülkiyet hakkına dayalı | Taşınmazın fiilen kullanılmasına son verilmesi istenir |
| Bedel (tazminat) | Mülkiyet hakkına dayalı | Taşınmaz idare adına tescil edilirken bedeli malike ödenir |
| Ecrimisil | Haksız işgal karşılığı | Geçmişe dönük kullanım karşılığı ayrıca değerlendirilir |
Bankaya yatırılmış bir tutar varsa, bu tutarın akıbeti ve nihai bedelle ilişkisi ayrıca ele alınmalıdır. El koyma aşamasında yatırılan bedel nihai bedel değildir; 27. madde bu tutarı yalnızca el koymanın karşılığı olarak öngörür.
Tahsil Ayağında 2026 Değişikliği
Bu dosyalarda hükmedilen tutarın tahsili bakımından Ek 4. madde uygulanır: hükmedilen bedel, tazminat, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, idareye yazılı olarak bildirilecek banka hesap numarasına, bildirim tarihinden itibaren otuz gün içinde yatırılır; yatırılmazsa genel hükümler dairesinde icra olunur.
Maddenin ikinci fıkrası idareye teminatsız olarak icranın geri bırakılmasını talep etme imkânı tanıyordu. Anayasa Mahkemesi, 13 Mayıs 2026 tarihli E.2026/24, K.2026/106 sayılı kararıyla bu fıkrayı kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları yönünden iptal etmiştir.
Dosya Kurulurken
- El koyma kararının tarihi ve kapsamı belgelenmelidir.
- Bankaya yatırılan tutar ve tarihi tespit edilmelidir.
- Taşınmazın fiilen ne zaman kullanılmaya başlandığı hava fotoğrafı, keşif ve tanıkla ortaya konmalıdır.
- Tapu kaydındaki şerhler incelenmelidir; 27. madde şerhi devri engeller, 7. madde şerhi engellemez.
- İdarenin dava açıp açmadığı ilgili asliye hukuk mahkemesinden sorgulanmalıdır.
Süre Baskısı Kimin Üzerinde?
İdare dava açmadığında zaman malikin aleyhine işliyor gibi görünür, ancak kanunun kurgusu bunun tersini destekler. Mülkiyet hâlâ malike aittir; taşınmaz idare adına tescil edilmemiştir. Bu durumda idare, taşınmazı kamulaştırma işlemleri tamamlanmaksızın kullanmaktadır ve bu kullanım her geçen gün ecrimisil talebinin kapsamını genişletir.
Buna karşılık malikin beklemesinin bir bedeli vardır: taşınmaz fiilen kullanılamaz durumdadır, üzerinde tasarrufta bulunulamaz ve değer artışından yararlanılamaz. Bu nedenle bekleme, taktik bir tercih olarak değil ancak bilinçli bir karar olarak sürdürülmelidir.
Dosyayı harekete geçirmenin en pratik yolu, idareye yazılı başvuru yaparak bedel tespiti davasının açılmasını talep etmek ve cevabı belgelemektir. Bu başvuru hem idarenin tutumunu kayda geçirir hem de sonraki taleplerde iyiniyetin ortaya konmasını sağlar.
Acele kamulaştırma bildirimi aldıysanız görüşelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Acele Kamulaştırmanın Üç Kanuni Dayanağı
Acele kamulaştırma, idarenin dilediği zaman başvurabileceği bir kolaylık değildir. Yirmi yedinci madde, bu yola gidilebilecek hâlleri sınırlı sayıda saymıştır; sayılanlar dışında bir gerekçeyle alınan acelelik kararı, dayanaksızdır.
| Dayanak | İçerik |
|---|---|
| 3634 sayılı Kanun | Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu’nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacı |
| Cumhurbaşkanı kararı | Aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hâller |
| Özel kanunlar | Özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlar |
| Sonuç | Kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere el konulabilir |
| Bedelin tespiti | 10. madde esasları dairesinde, 15. maddeye göre seçilecek bilirkişilerce |
| Süre | Mahkeme yedi gün içinde tespit yaptırır |
| Yatırma | Bedel, 10. maddeye göre davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılır |
Bu üç dayanak, acele kamulaştırma kararının idari yargı denetiminde ilk bakılacak noktadır. Kararın hangi bende dayandığı belirtilmemişse veya sayılan hâllerden birine girmiyorsa, aceleliğin koşulları oluşmamış demektir. Kararda somut aciliyet gerekçesinin gösterilmesi de aranır; proje takviminin sıkışıklığı tek başına aciliyet sayılmaz.
Taksitli kamulaştırmada yatırılacak tutar bedelin tamamı değildir. Yirmi yedinci maddenin son fıkrası, üçüncü maddenin ikinci fıkrasındaki hâllerde yapılacak acele kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın ödenecek ilk taksit bedeli olduğunu söyler. El koyma kararı verilirken bankaya yatırılan tutarın bu kurala uygun hesaplanıp hesaplanmadığı, dosyanın ilk kontrol kalemlerindendir.
El Koyma Kararının Tapuya ve Zilyetliğe Etkisi
El koyma kararı yalnızca fiilî bir imkân sağlamaz; tapu kütüğünde de sonuç doğurur. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca mahkemece verilen el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir ve taşınmazın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir.
| Sonuç | Dayanak ve içerik |
|---|---|
| Tapuya bildirim | Karar tapu müdürlüğüne bildirilir (m.27/2) |
| Kütük şerhi | Devir, ferağ ve temlik yapılamayacağı şerh edilir |
| Boşaltma | El koyma kararından sonra taşınmaz 20. madde uyarınca boşaltılır |
| Boşaltma süresi | İcra memuru içindekilere on beş gün süre verir |
| İtirazın etkisi | İtiraz ve şikâyet boşaltmayı durdurmaz, ihtiyati tedbir kararı verilemez |
| Ekili arazi | Boşaltma hasat sonuna bırakılır; beklenemiyorsa ekin bedeli tazmin edilir |
| Mülkiyet | El koyma mülkiyeti geçirmez; mülkiyet ancak tescil kararıyla idareye geçer (m.25/2) |
Bu tablo, acele kamulaştırmanın hukuki niteliğini de açıklar: idare taşınmazı fiilen kullanmaya başlar ve malikin tasarruf yetkisi şerhle sınırlanır, ancak mülkiyet hâlâ malikte kalır. Kesin bedelin tespiti ve tescil, sonradan açılacak davada gerçekleşir. Bu ikili yapı, kesin bedel davası açılmadığında ortaya çıkan boşluğun da kaynağıdır.
Boşaltma aşaması için boşaltma ve ekili arazi, bedelin yatırılması için bankaya yatırma rehberimize bakınız.
Sıkça Sorulan Sorular
Acele kamulaştırmada idare ne zamana kadar dava açmalı?
İdare, acele el koymadan sonra makul süre (Yargıtay uygulamasına göre kural olarak altı ay) içinde bedel tespiti ve tescil davası açmalıdır. Dayanağı, altı ay içinde dava açılmazsa acele kamulaştırma şerhinin resen silineceğine ilişkin hükümdür.
İdare süresinde dava açmazsa ne olur?
İdare bu süre içinde davayı açmaz ve taşınmazı kullanmaya devam ederse taşınmaza kamulaştırmasız el atmış sayılır. AYM’ye göre bu, mülkiyet hakkının ihlalidir; malik kendisi dava açabilir.
İdare dava açmazsa malik ne yapabilir?
Malik, kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel (tazminat) davası açabilir, koşullar varsa el atmanın önlenmesi davası açabilir veya doğrudan bedelin tespitini talep edebilir.
Kamulaştırmasız el atma davası hangi mahkemede görülür?
Adli yargıda, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bedel, değerlendirme tarihindeki gerçek değer üzerinden belirlenir; daha önce ödenen avans mahsup edilir.
El koyma sırasında ödenen bedel kesin midir?
Hayır. Acele el koyma sırasında ödenen bedel avans niteliğindedir. Açılacak davada taşınmazın gerçek değeri tespit edilir ve aradaki fark faiziyle ödenir.
Mülkiyet kimde kalır?
Acele el koyma mülkiyeti devretmez; yalnızca zilyetlik idareye geçer. Mülkiyet, bedel tespiti ve tescil kararı kesinleşene kadar malikte kalır; bu nedenle malik dava açma hakkına sahiptir.
Acele kamulaştırmada el koyma nasıl olur?
İdarenin istemi üzerine mahkemece yedi gün içinde bilirkişilerce tespit edilecek değer, idare tarafından mal sahibi adına belirtilen bankaya yatırılmak suretiyle taşınmaza el konulabilir. El koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir ve sicile şerh verilir.
Bedelin yatırılması için idareye ne kadar süre verilir?
On beş gün. Bu süre içinde yatırılmazsa bir defaya mahsus ek süre verilmesi mümkündür.
İdare el koydu ama dava açmıyor, ne yapabilirim?
Taşınmaza el koyan idare makul bir süre içinde — uygulamada altı ay olarak kabul edilir — bedel tespiti ve tescil davası açmazsa, malik kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davası açabilir.
Kamulaştırmasız el atmada hangi davayı açmalıyım?
Malikin men’i müdahale veya bedel tahsili davası açma konusunda seçimlik hakkı vardır. El atmalar büyük oranda imar planına dayalı olduğundan uygulamada bedel tahsili davasının tercih edilmesinin daha doğru olacağı savunulmaktadır.
Dava uzarsa faiz işler mi?
Evet. Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası dört ay içinde sona ermezse, bu tarihten itibaren tespit edilecek bedele kanuni faiz işletilir.
Acele kamulaştırma kararına itiraz edebilir miyim?
Evet. Danıştay’a göre acele kamulaştırma istisnai bir yöntemdir; kararda olağanüstü durumların ve amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulması gerekir. Bu unsurlar gösterilemezse işlem hukuka aykırı bulunabilir.
Bu davalar nerede açılır?
Acele kamulaştırmayla ilgili idari davalar ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da açılır.
Karar bana tebliğ edilmediyse süre nasıl işler?
Karar tebliğ edilmemişse, işleme karşı öğrenme tarihinden itibaren altmış günlük dava açma süresi içinde dava açılabileceği kabul edilmektedir.
Acele el koymadan sonra idare dava açmak zorunda mı?
27. madde, kıymet takdiri dışındaki işlemlerin sonradan tamamlanmak üzere el koymaya izin verir. Nihai bedel ve tescil için idarenin 10. maddeye göre dava açması beklenir.
El koyma mülkiyeti idareye geçirir mi?
Hayır. 25. madde uyarınca mülkiyetin idareye geçmesi mahkemece verilen tescil kararı ile olur.
İdare dava açmazsa hangi talepleri ileri sürebilirim?
Taşınmaz kamulaştırma tamamlanmaksızın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş durumdaysa el atmanın önlenmesi, bedel ve ecrimisil talepleri gündeme gelir.
Bankaya yatırılan tutar nihai bedel midir?
Hayır. 27. madde bu tutarı el koymanın karşılığı olarak öngörür; nihai bedel 10. maddeye göre açılacak davada belirlenir.
Hükmedilen tutarı tahsil ederken idare icrayı durdurabilir mi?
Teminatsız icra durdurma imkânı tanıyan Ek 4. maddenin ikinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi’nin 13 Mayıs 2026 tarihli E.2026/24, K.2026/106 sayılı kararıyla kamulaştırmasız el atma tazminat davaları yönünden iptal edilmiştir.


