11 Eylül 2026

Taksitli Kamulaştırma, Beş Yıl Kuralı ve Ödenek Şartı (2942 sayılı Kanun m.3 — Anayasa m.46)

Kamulaştırmada kural bellidir: bedel nakden ve peşin ödenir. Ancak bu kuralın Anayasada yazılı bir istisnası vardır ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesi bu istisnayı hayata geçirir. Belirli amaçlarla yapılan kamulaştırmalarda bedel beş yıla kadar eşit taksitlere bağlanabilir. Aynı maddenin son fıkrası ise idareye bir ön şart koyar: yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanamaz. Bu rehber, peşin ödeme kuralının sınırlarını, taksitin şartlarını ve ödenek şartının dava değerini ele alır.

Anayasa ile kanun arasındaki liste farkı. Anayasanın 46. maddesi taksite izin verilen amaçlar arasında tarım reformunun uygulanmasını da sayar. Buna karşılık 2942 sayılı Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki liste tarım reformunu içermez; fıkra yalnızca büyük enerji ve sulama projeleri, iskân projeleri, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmaları sayar. Anayasa taksite izin verir; ancak taksidin uygulanabilmesi için kanunun o hâli öngörmüş olması gerekir. Bu fark, tarım reformu kapsamındaki kamulaştırmalarda hangi rejimin işlediği sorusunu ayrıca inceleme konusu yapar.

Kamulaştırma bedeliniz taksite mi bağlandı?

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İçindekiler

Anayasal Çerçeve: Peşin Ödeme Kuralı

Kamulaştırmanın anayasal dayanağı 1982 Anayasasının 46. maddesidir. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları, bedelin ödenmesine ilişkin çerçeveyi çizer:

“Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir. Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.”

“İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.”

Bu iki fıkradan dört kural çıkar. Birincisi, asıl olan nakden ve peşin ödemedir. İkincisi, taksit ancak sayılan amaçlar için ve kanunla gösterilmek şartıyla mümkündür. Üçüncüsü, taksit süresi beş yılı aşamaz ve taksitler eşit olur. Dördüncüsü, küçük çiftçinin doğrudan işlediği toprağın bedeli her hâlde peşindir.

Üçüncü fıkra ayrıca yalnızca taksitlendirmeyi değil, herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerini de kapsar ve bunlara kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanmasını emreder. Kamulaştırmanın genel çerçevesi için kamulaştırma nedir ve 2942 sayılı Kanuna genel bakış sayfalarına bakılabilir.

2942 m.3: Kamulaştırma Şartları

4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrası, Anayasadaki çerçeveyi kanun düzeyine taşır: “İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.”

Fıkranın dikkat çeken yönü, kamulaştırma yetkisinin kaynağını göstermesidir: idare, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulunduğu hizmetler için kamulaştırma yapabilir. Bu, kamulaştırmanın idarenin serbest bir tercihi olmadığı; yetkisi ve görev alanı içinde kalan bir hizmete bağlanması gerektiği anlamına gelir. Kamu yararı kararının bu bağı kurmadaki rolü için kamu yararı kararı rehberine bakılabilir.

Maddenin ikinci fıkrası ise taksit rejimini kurar. 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 86. maddesiyle “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” olarak değiştirilmiştir:

“Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda, bir gerçek veya özel hukuk tüzelkişisine ödenecek kamulaştırma bedelinin o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktarı, nakden ve peşin olarak ödenir. Bu miktar, kamulaştırma bedelinin altıda birinden az olamaz. Bu miktarın üstünde olan kamulaştırma bedelleri, peşin ödeme miktarından az olmamak ve en fazla beş yıl içinde faiziyle birlikte ödenmek üzere eşit taksitlere bağlanır. Taksitlere, peşin ödeme gününü takip eden günden itibaren, Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi uygulanır.”

Taksitin Dört Şartı

İkinci fıkranın uygulanabilmesi için dört şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir. Biri eksikse taksit uygulanamaz ve genel kural olan peşin ödeme rejimi işler.

ŞartİçeriğiDosyada nasıl kontrol edilir
1. Amaç şartıKamulaştırma, fıkrada sayılan beş amaçtan biri için yapılmalıdır: büyük enerji projesi, sulama projesi, iskân projesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması veya turizmKamu yararı kararının ve kamulaştırma kararının gerekçesi incelenir; amacın fıkradaki kalıba girip girmediği değerlendirilir
2. Onay şartıProje Cumhurbaşkanınca kabul olunmuş olmalıdırİdareden, projenin kabulüne ilişkin kararın tarih ve sayısı istenir
3. Muhatap şartıBedel bir gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisine ödenecek olmalıdırKamu tüzel kişileri arasındaki devirlerde bu fıkra uygulanmaz
4. Miktar şartıPeşin ödenecek kısım, o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktar kadar olmalı ve bedelin altıda birinden az olmamalıdırİlgili yılın Genel Bütçe Kanunundaki miktar ile hesaplanan altıda bir karşılaştırılır; yüksek olan esas alınır
En sık tartışılan nokta amaç şartıdır. Uygulamada idare, taksitli ödeme yapabilmek için kamulaştırmayı fıkradaki amaçlardan birine sokmaya çalışabilir. Buna karşılık fıkra sınırlı sayıdadır: “kamu yararı var” demek yeterli değildir, kamulaştırmanın sayılan beş amaçtan biri için yapıldığının kararın kendi gerekçesinden anlaşılması gerekir. Amaç şartı gerçekleşmemişse taksitli ödeme hukuka aykırıdır ve malik peşin ödeme talep edebilir.

Peşin Ödenecek Asgari Kısım: Altıda Bir

Fıkra, peşin ödenecek kısım için iki ölçüt koyar ve bunları üst üste bindirir. Birincisi o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktar, ikincisi kamulaştırma bedelinin altıda biri. Kanunun ifadesi açıktır: Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktar, “kamulaştırma bedelinin altıda birinden az olamaz.”

Kamulaştırma bedeliPeşin ödenecek asgari kısım (1/6)Taksite bağlanabilecek azami kısım
600.000 TL100.000 TL500.000 TL
1.200.000 TL200.000 TL1.000.000 TL
3.000.000 TL500.000 TL2.500.000 TL
6.000.000 TL1.000.000 TL5.000.000 TL

Tablo yalnızca altıda bir tabanını gösterir. İlgili yılın Genel Bütçe Kanununda bundan yüksek bir miktar gösterilmişse, peşin ödenecek kısım o miktar olur. Ayrıca fıkra, taksitlerin de bir alt sınırı olduğunu söyler: taksitler “peşin ödeme miktarından az olmamak” üzere bağlanır. Yani her bir taksit, peşin ödenen kısımdan daha düşük olamaz.

Bu alt sınır, taksit sayısını da fiilen sınırlar. Her taksit peşin ödemeden az olamayacağına göre, peşin kısım bedelin altıda biriyse taksitler de en fazla altı adet olabilecek şekilde kurgulanır. Bu, beş yıllık azami süreyle birlikte okunduğunda, taksitlendirmenin malik aleyhine sınırsız biçimde uzatılmasını engelleyen ikinci bir güvencedir. Tahakkuk ve ödeme planında bu iki sınırın gözetilip gözetilmediği kontrol edilmelidir.

Beş Yıl ve Eşit Taksit

Taksit süresi bakımından hem Anayasa hem kanun aynı sınırı koyar: en fazla beş yıl. Anayasanın 46. maddesi “taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir” der; 2942 m.3/2 ise “en fazla beş yıl içinde faiziyle birlikte ödenmek üzere eşit taksitlere bağlanır” ifadesini kullanır.

Beş yıllık süre azami süredir, tipik süre değildir. İdarenin bu süreyi otomatik olarak sonuna kadar kullanma yetkisi yoktur; taksit planının kamu yararı ile malikin mülkiyet hakkı arasındaki dengeyi gözetmesi gerekir. Eşitlik şartı ise sayısaldır: taksitler birbirine eşit olmalıdır; başa küçük, sona büyük taksit konularak ödemenin fiilen ötelenmesi Anayasanın açık lafzına aykırıdır.

Taksitlerde Faiz

Taksitli ödemede faiz, ihtiyari değil zorunlu bir unsurdur. 2942 m.3/2 şöyle der: “Taksitlere, peşin ödeme gününü takip eden günden itibaren, Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi uygulanır.”

Unsur2942 m.3/2Anayasa m.46/3
Faizin başlangıcıPeşin ödeme gününü takip eden günHüküm yok
Faiz oranıDevlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddiKamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz
KapsamTaksitlerTaksitlendirmeler ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedelleri
İki metin aynı şeyi söylemiyor. Anayasa “kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz” derken, 2942 m.3/2 “Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi” demektedir. Bu iki ölçüt aynı sonuca varmayabilir. Faiz hesabına itiraz edilen dosyalarda, uygulanan oranın hangi ölçüte göre belirlendiği ve Anayasanın 46. maddesinin üçüncü fıkrasındaki ölçütün gözetilip gözetilmediği ayrıca tartışılmalıdır. Faizin türü ve başlangıcı bakımından kamulaştırmada faizin türü ve başlangıç tarihi ile bedelin ödenmesi ve faiz rehberleri incelenmelidir.

Anayasanın üçüncü fıkrasındaki kapsam da geniştir: hüküm yalnızca taksitlendirmeleri değil, herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerini de kapsar. Bu, geç ödenen peşin bedeller ve kesin hükme bağlandığı hâlde ödenmeyen artırım bedelleri bakımından da doğrudan bir dayanaktır.

Küçük Çiftçi İstisnası

Taksit rejiminin mutlak bir istisnası vardır ve hem Anayasada hem kanunda aynı cümleyle yer alır: “Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanların bedeli, her halde peşin ödenir.”

“Her hâlde” ifadesi, bu istisnanın diğer şartlardan bağımsız olduğunu gösterir: kamulaştırma fıkrada sayılan amaçlardan biri için yapılsa, proje Cumhurbaşkanınca kabul edilmiş olsa dahi, toprağı doğrudan işleyen küçük çiftçiye taksitle ödeme yapılamaz.

İki unsurun birlikte kanıtlanması gerekir. Birincisi, malikin küçük çiftçi olması; ikincisi, toprağı doğrudan doğruya kendisinin işlemesi. Kiraya verilmiş, ortakçıya bırakılmış veya işletilmeyen araziler bakımından istisnanın uygulanması tartışmalıdır. Bu nedenle istisnadan yararlanmak isteyen malikin; tarımsal üretim kayıtları, çiftçi kayıt sistemi belgeleri, destekleme ödemeleri ve ürün satış belgeleri gibi delilleri dosyaya baştan sunması gerekir. Taksitli ödeme kararı verildikten sonra bu iddiayı ileri sürmek daha zordur.

Mahkemeye Yatırılacak Miktar

Taksit rejimi, bedel tespiti ve tescil davasında da doğrudan sonuç doğurur. Kanun, bu davada idarenin bankaya yatıracağı miktarı taksit rejimine göre belirler: “Bu Kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir.”

Yani peşin kamulaştırmada idare bedelin tamamını bankaya yatırmak zorundayken, m.3/2 kapsamındaki kamulaştırmada yalnızca ilk taksidi yatırması yeterlidir. Kanun aynı şekilde tescil hükmünü de bu ayrıma bağlar: mahkeme, taşınmazın kamulaştırma bedelini tespit ederek, bu bedelin peşin veya kamulaştırma Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında idare adına tesciline karar verir.

Malik açısından kritik sonuç. Taksitli rejimde taşınmaz, bedelin tamamı ödenmeden idare adına tescil edilir. Mülkiyet karşı tarafa geçer, malikin elinde ise gelecek yıllara yayılmış bir alacak kalır. Bu nedenle taksit rejiminin şartlarının gerçekten oluşup oluşmadığı, tescil kararından önce tartışılmalıdır. Bedel tespiti ve tescil davasının işleyişi için bedel tespiti ve tescil davası rehberine, bankaya yatırılan bedelin çekilmesi için bedelin bankaya yatırılması ve ödenmesi ile bedeli bankadan çekme sayfalarına bakılabilir.

Ödenek Şartı ve Dava Değeri

3. maddenin son fıkrası, 24/4/2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanunun 1. maddesiyle eklenmiştir ve tek cümledir: “İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.”

Bu hüküm, kamulaştırma sürecinin sıralamasını da belirler. Ödenek temini kamu yararı kararından bile önce gelen bir ön şarttır; süreç ödenekle başlar, kamu yararı kararıyla devam eder, kamulaştırılacak taşınmazın belirlenmesi ve kamulaştırma kararıyla sürer.

SıraAşamaDayanak
1Yeterli ödeneğin temini2942 m.3 son fıkra
2Kamu yararı kararı alınması ve onaylanması2942 m.5, 6
3Kamulaştırılacak taşınmazın belirlenmesi ve tapu kütüğüne şerh2942 m.7
4Kıymet takdir komisyonu ve uzlaşma görüşmesi2942 m.8
5Anlaşma sağlanamazsa bedel tespiti ve tescil davası2942 m.10
Ödenek yokluğu bir iptal sebebidir. Kanun “başlanılamaz” diyerek yasak koymuştur; bu, kamulaştırma işleminin sebep ve usul unsurlarını doğrudan ilgilendirir. Kamulaştırma işleminin iptali davasında, idareden ödeneğin hangi bütçe kaleminden, hangi tarihte ve ne miktarda temin edildiğine ilişkin belgelerin celbi talep edilmelidir. İdarenin bu belgeyi sunamaması, iddianın en güçlü dayanağıdır. İptal davasının yapısı için kamulaştırma işleminin iptali davası ve dilekçe örneği incelenebilir.

Uygulamada ödenek şartının ihlali, kendisini başka bir belirtiyle de gösterir: bedel bankaya yatırılmaz, tescil kararı verildiği hâlde ödeme gecikir. Bu durumda ayrıca icra yoluna başvurulabilir; usulü için kamulaştırma bedelini ödemeyen idareye karşı icra rehberine bakılabilir.

Özel Kanunlarla Genişleme: 5366 Örneği

2942 m.3/2’deki liste sınırlı olsa da, özel kanunlar kendi kamulaştırmalarını bu fıkranın kapsamına sokabilir. En net örnek 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanundur.

5366 sayılı Kanunun 4. maddesine göre, bu Kanun uyarınca yapılacak kamulaştırmalar 2942 sayılı Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlı kamulaştırma sayılır. Böylece yenileme alanlarında yapılan kamulaştırmalarda bedel taksitle ödenebilir hâle gelir.

Bu tür atıf hükümleri dosyada ilk bakılacak yerdir. Kamulaştırmanın dayandığı özel kanunda böyle bir atıf varsa, taksit rejimi 2942 m.3/2’deki beş amaç listesinden bağımsız olarak uygulanabilir hâle gelir. Yoksa, taksit için amaç şartının kendi başına gerçekleşmesi gerekir. Yenileme alanlarındaki rejim için koruma amaçlı imar planı ve yenileme alanları rehberine ve 5366 yenileme alanı, anlaşma ve kamulaştırma sayfasına bakılabilir.

Enerji, sulama ve turizm yatırımlarında taksit rejiminin nasıl işlediği ve bu alanlardaki kamulaştırmaların kendine özgü yönleri için baraj, yol ve enerji yatırımlarında kamulaştırma, enerji yatırımlarında kamulaştırma ve irtifak hakkı ile Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki kamulaştırma rehberleri incelenebilir.

Taksit Ödenmezse Ne Olur

Taksit rejimi, idareye ödemeyi erteleme imkânı verir; ödememe imkânı vermez. Vadesi gelen taksidin ödenmemesi hâlinde malikin elinde birkaç yol vardır:

  • Faiz talebi: Anayasanın 46. maddesinin üçüncü fıkrası, herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanmasını emreder.
  • İcra takibi: Kesinleşmiş bedel bir alacaktır; idareye karşı takip yolu açıktır. Kamu mallarının haczedilemezliğine ilişkin sınırlar ayrıca değerlendirilir.
  • Bireysel başvuru: Bedelin uzun süre ödenmemesi veya enflasyon karşısında değer kaybetmesi, mülkiyet hakkı yönünden Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruya konu edilebilir.

Bireysel başvuru yolunun şartları ve süreleri için Anayasa Mahkemesine başvuru rehberine, sürelerin genel hesabı için kamulaştırma süreleri sayfasına bakılabilir. Bedel üzerinden doğan vergi ve harç boyutu ise kamulaştırmada vergi, harç ve masraf istisnaları rehberinde ele alınmıştır.

Dosya Kontrol Listesi

  1. Rejimi belirleyin: Kamulaştırma peşin mi, 2942 m.3/2 kapsamında taksitli mi? Kamulaştırma kararında bu açıkça yazıyor mu?
  2. Amaç şartı: Kamulaştırma, fıkrada sayılan beş amaçtan hangisine dayandırılmış? Gerekçe bunu gösteriyor mu?
  3. Onay şartı: Projenin Cumhurbaşkanınca kabulüne ilişkin karar var mı? Tarih ve sayısını isteyin.
  4. Özel kanun atfı: Kamulaştırma özel bir kanuna dayanıyorsa, o kanunda 2942 m.3/2’ye atıf var mı?
  5. Peşin kısım: Peşin ödenen tutar, bedelin altıda birinden az mı? İlgili yılın Genel Bütçe Kanunundaki miktar nedir?
  6. Taksit alt sınırı: Her bir taksit, peşin ödeme miktarından az mı?
  7. Süre ve eşitlik: Taksit süresi beş yılı aşıyor mu? Taksitler birbirine eşit mi?
  8. Faiz: Faiz peşin ödeme gününü takip eden günden itibaren işletilmiş mi? Uygulanan oran hangi ölçüte göre belirlenmiş?
  9. Küçük çiftçi: Malik toprağı doğrudan kendisi işleyen küçük çiftçi mi? Belgeler hazır mı?
  10. Ödenek: İdare kamulaştırmaya başlamadan önce yeterli ödeneği temin etmiş mi? Belgesini isteyin.

Sıkça Sorulan Sorular

Kamulaştırma bedeli peşin mi ödenir?

Kural peşin ödemedir. Anayasanın 46. maddesine göre kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Taksit, yalnızca Anayasada ve 2942 sayılı Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan hâllerde mümkündür.

Hangi kamulaştırmalarda bedel taksitle ödenebilir?

2942 sayılı Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasına göre; Cumhurbaşkanınca kabul olunan büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda bedel taksitlendirilebilir.

Taksit süresi en fazla ne kadar olabilir?

Hem Anayasanın 46. maddesi hem 2942 sayılı Kanunun 3. maddesi azami süreyi beş yıl olarak belirler. Anayasa ayrıca taksitlerin eşit olarak ödeneceğini öngörür.

Taksitli kamulaştırmada ne kadarı peşin ödenir?

Bir gerçek kişiye veya özel hukuk tüzel kişisine ödenecek bedelin o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktarı peşin ödenir. Kanun bu miktarın kamulaştırma bedelinin altıda birinden az olamayacağını belirtir.

Taksitler eşit olmak zorunda mı?

Evet. Anayasanın 46. maddesi taksitlerin eşit olarak ödeneceğini, 2942 sayılı Kanunun 3. maddesi ise bedelin eşit taksitlere bağlanacağını öngörür. Ayrıca taksitler peşin ödeme miktarından az olamaz.

Taksitlere faiz uygulanır mı?

2942 sayılı Kanunun 3. maddesine göre taksitlere, peşin ödeme gününü takip eden günden itibaren Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi uygulanır. Anayasanın 46. maddesi ise kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizden söz eder.

Küçük çiftçiye taksitle ödeme yapılabilir mi?

Hayır. Hem Anayasanın 46. maddesi hem 2942 sayılı Kanunun 3. maddesi, kamulaştırılan topraktan o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanların bedelinin her hâlde peşin ödeneceğini belirtir.

Taksitli kamulaştırmada mahkemeye ne kadar yatırılır?

Kanuna göre 3. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen hâllerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir. Peşin kamulaştırmada ise bedelin tamamı yatırılır.

Taksitli kamulaştırmada taşınmaz ne zaman idareye geçer?

Mahkeme, kamulaştırma bedelini tespit ederek bu bedelin peşin veya kamulaştırma 3. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmışsa taksitle ödenmesi karşılığında taşınmazın idare adına tesciline karar verir. Taksitli rejimde tescil, bedelin tamamı ödenmeden gerçekleşir.

İdare ödenek olmadan kamulaştırmaya başlayabilir mi?

Hayır. 2942 sayılı Kanunun 3. maddesinin son fıkrası, 4650 sayılı Kanunla eklenmiştir ve idarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamayacağını açıkça belirtir.

Ödenek temin edilmeden yapılan kamulaştırma iptal edilebilir mi?

Ödenek şartı kanunda emredici biçimde düzenlenmiştir. Bu şartın yerine getirilmemesi, kamulaştırma işleminin iptali istemiyle açılacak davada ileri sürülebilecek bir hukuka aykırılık iddiasıdır. Dava dosyasında ödeneğin temin edildiğine ilişkin belgelerin celbi talep edilmelidir.

Yenileme alanındaki kamulaştırmada bedel taksitle mi ödenir?

5366 sayılı Kanunun 4. maddesine göre bu Kanun uyarınca yapılacak kamulaştırmalar, 2942 sayılı Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlı kamulaştırma sayılır. Bu nitelendirme taksitli ödemenin önünü açar.

Tarım reformu kamulaştırmalarında taksit uygulanır mı?

Anayasanın 46. maddesi taksite izin verilen amaçlar arasında tarım reformunun uygulanmasını da sayar; buna karşılık 2942 sayılı Kanunun 3. maddesinin ikinci fıkrasındaki liste tarım reformunu içermez. Anayasa taksite izin verse de uygulanabilmesi için kanunun o hâli öngörmüş olması gerekir; bu nedenle dosyada dayanılan kanun hükmü ayrıca incelenmelidir.

Taksit ödenmezse ne yapılabilir?

Anayasanın 46. maddesinin üçüncü fıkrası, herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanmasını öngörür. Ayrıca kesinleşmiş bedel için icra yoluna başvurulabilir ve mülkiyet hakkı yönünden bireysel başvuru değerlendirilebilir.

Önce Rejimi Tespit Edelim

Taksitli kamulaştırma dosyalarında tartışmanın yönünü belirleyen ilk soru, taksit rejiminin şartlarının gerçekten oluşup oluşmadığıdır. Kamulaştırma kararı, kamu yararı kararı, projenin kabulüne ilişkin karar ve ödenek belgesi bir araya geldiğinde bu soru çoğu zaman net biçimde cevaplanır. Tescil kararı verilmeden önce bu tespiti yapmak, sonradan yapmaktan çok daha etkilidir.

Kamulaştırma kararı ve ödeme planınızla başlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Rehberler

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Peşin ödenecek asgari miktar her yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilir ve değişir; taksit rejiminin uygulanabilirliği ise kamulaştırmanın dayandığı özel kanuna göre farklılaşır. Dosyanızı, işlem tarihinde yürürlükte olan kanun metinleri ve kamulaştırma evrakı üzerinden avukatınızla birlikte değerlendiriniz.

Post by Av. Fatma Öztürk