Düşük Kamulaştırma Bedeline Karşı Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru
27 Nisan 2026

Düşük Kamulaştırma Bedeline Karşı Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru

Bu sayfanın kapsamı

Bireysel başvuru yolu ve süreleri

Aynı konunun diğer yönleri için:

⚡ Net Cevap: Kamulaştırma bedeliniz olağan kanun yollarında da düzelmediyse son adres Anayasa Mahkemesi’dir: mülkiyet hakkı ihlali (AY m.35) iddiasıyla, olağan kanun yolları tüketildikten ve nihai karar tebliğ edildikten itibaren 30 gün içinde bireysel başvuru yapılabilir. Başvuru dava değil, ihlal denetimidir — AYM bedeli kendisi belirlemez, ihlal tespit ederse yeniden yargılama için dosyayı ilgili mahkemeye gönderir.

Kamulaştırma bedeli gerçek değeri yansıtmıyorsa, mücadele her zaman Yargıtay ile bitmez. Anayasal güvenceler devreye girebilir.

Anayasal Güvence

Anayasa’nın 46. maddesi kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek karşılığı üzerinden peşin ve nakden ödenmesini güvence altına alır. 35. madde ise mülkiyet hakkını korur.

Ölçülülük İlkesi

Anayasa Mahkemesine göre müdahalenin ölçülü olabilmesi için gerçek bedelin ödenmesi ve değerlendirme tarihi ile ödeme arasında enflasyon karşısında hissedilir değer kaybı yaşanmaması gerekir.

İhlal Oluşturabilen Durumlar

Eksik veya değer kaybına uğramış bedel, kamulaştırmasız el atma, gerçek bedel kesin tespit edilmeden mülkiyetin idareye geçmesi ve malik aleyhine yargılama gideri yükletilmesi mülkiyet hakkı ihlali olarak değerlendirilebilir.

Başvuru Yollarının Tüketilmesi

Bireysel başvurudan önce olağan kanun yolları (istinaf, temyiz) tüketilmelidir. Anayasa Mahkemesi, kural olarak ancak bu yollar sonuçsuz kalınca başvuruyu inceler.

Süre ve Sonuç

Bireysel başvuru, nihai kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde yapılır. İhlal kararı halinde Mahkeme, yeniden yargılama veya tazminata hükmedebilir.

Otuz Günlük Süre Ne Zaman Başlar?

Bireysel başvuruda en çok hak kaybı, sürenin başlangıcının yanlış hesaplanmasından doğar.

Kanunun kuralı: bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.

Ancak “tüketildiği tarih” ifadesi teknik bir anlam taşır: Anayasa Mahkemesi bunu nihai kararın gerekçesinin öğrenilebildiği tarih olarak yorumlamaktadır.

Tebliğ tek yol değildir: gerekçenin tebliği öğrenme şekillerinden biridir; öğrenme tebliğ ile sınırlı olarak gerçekleşmez.

Sonuç şudur: gerekçe tebliğden önce öğrenilmişse, sürenin başlangıcı olarak tebliğ tarihi değil öğrenme tarihi esas alınır.

Bu nedenle karar tarihi değil, öğrenme tarihi kaydedilmelidir.

UYAP’tan Bakmak Süreyi Başlatır

Uygulamada en tehlikeli tuzak budur ve çoğu başvurucu farkında değildir.

Kural: olağan başvuru yollarını tüketen kesin kararın UYAP Vatandaş Portaldan öğrenildiği tarih, bireysel başvuru süresini başlatır.

Daha da önemlisi: portala ihlale uğrayan kişinin şahsen girmemiş olması — eşinin, çocuklarının veya e-devlet şifresini bilen üçüncü bir kişinin girmiş olmasısürenin başlamasına engel değildir.

Elektronik tebligatta da öğrenme esastır: öğrenme tarihi esas alındığından, elektronik tebligatın açıldığı tarih öğrenme tarihi sayılır.

Pratik sonuç: “henüz tebliğ edilmedi” düşüncesiyle beklemek, süreyi çoktan başlatmış olabilir.

Bu nedenle dosya elektronik ortamdan görüntülendiği anda takvim başlatılmalıdır.

Mazeret Hâlinde On Beş Günlük Ek Süre

Kanun, süresinde başvuramayanlar için sınırlı bir imkân tanımıştır.

Kural: haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler.

Mahkeme önce mazereti inceler: başvurucunun mazeretinin geçerli görülüp görülmediği değerlendirilerek talep kabul veya reddedilir.

Belge şarttır: mazeretin yalnızca ileri sürülmesi yeterli değildir; delillerle desteklenmesi gerekir.

Bir uyarı: karar düzeltme yolu açık olmayan bir hüküm için karar düzeltme isteminde bulunulması, başvurucuya bireysel başvuru için yeniden süre vermez.

Temyize başvurmayanlar için: etkili yol olarak görmedikleri temyiz yoluna başvurmamışlarsa, kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru yapılmalıdır.

İdari İnceleme: İlk Elemeyi Geçmek

Başvuru formu önce esasa girilmeden idari bir incelemeden geçer.

Nelere bakılır? Yalnızca otuz günlük süreye uyulup uyulmadığı, formun usulüne uygun doldurulup doldurulmadığı ve eklerinde eksiklik bulunup bulunmadığı.

Aranan ekler: harç makbuzu, vekâletname ve nihai karar.

Temel nitelikte olmayan eksiklikte: başvuru hemen reddedilmez; eksikliğin giderilmesi için on beş günlük süre tanınır.

Giderilmezse: başvuru idari ret kararıyla reddedilir; bu karara karşı yedi gün içinde itiraz mümkündür.

Süre aşımında da benzer işleyiş vardır: otuz günlük süreden sonra yapılan başvurular reddedilir ve ret kararına karşı yedi gün içinde itiraz edilebilir.

Zaman Bakımından Yetki Sınırı

Her karar bireysel başvuruya konu edilemez; bir tarih eşiği bulunur.

Kural: Anayasa Mahkemesi’ne 23 Eylül 2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar hakkında bireysel başvuru yapılması mümkündür.

Bu husus kabul edilebilirlik aşamasında incelenir: zaman bakımından yetki şartı taşımayan başvurular esasa girilmeden reddedilir.

Eski kamulaştırmalar bakımından önemlidir: işlem eski tarihli olsa dahi belirleyici olan nihai kararın kesinleşme tarihidir.

Pratik çıkarım: dosyanızdaki kesinleşme tarihi bu eşiğin hangi tarafında kalıyor, önce bu tespit edilmelidir.

Otuz gün UYAP’ta göründüğü an işlemeye başlayabilir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Mülkiyet Hakkı İhlal Kararlarında Öne Çıkıyor

Bireysel başvurunun kamulaştırma dosyalarında anlamlı bir yol olmasının somut bir göstergesi vardır.

İstatistik şunu göstermektedir: ihlal kararlarının haklara göre dağılımında mülkiyet hakkı, makul sürede yargılanma hakkından sonra ikinci sırada gelmektedir.

Bunun anlamı şudur: mülkiyet hakkına dayalı başvurular Mahkeme önünde sonuç alabilen bir alandır.

Ancak kritik ayrım korunmalıdır: başvuru, bedelin miktarını yeniden tartışmak için değil, ihlal denetimi için yapılır.

Doğru kurgu: gerçek karşılığın ödenmediği, değer kaybının karşılanmadığı veya yargılamanın makul sürede tamamlanmadığı iddiaları ihlal ekseninde ileri sürülmelidir.

AYM ve AİHM zincirinin bütünü için düşük kamulaştırma bedeline karşı aym ve aihm başvurusu sayfamıza bakabilirsiniz.

Başvuru Öncesi Kontrol Listesi

Kabul edilebilirlik aşaması, başvuruların önemli bölümünün elendiği yerdir.

1. Kanun yollarını tüketin. İstinaf ve temyiz aşamaları tamamlanmadan başvuru erken sayılır.

2. Öğrenme tarihini belgeleyin. UYAP görüntüleme, elektronik tebligat açılışı veya tebliğ mazbatası; hangisi önceyse o esastır.

3. Otuz günü takvimleyin. Süre, gerekçeli kararın öğrenilebildiği tarihten işler.

4. Ekleri tamamlayın. Harç, vekâletname ve nihai karar olmadan form eksik sayılır.

5. İhlali somutlaştırın. Hangi anayasal hakkın, hangi işlem veya kararla ihlal edildiği açıkça gösterilmelidir.

6. İç hukuktaki itirazlarınızı sürdürmüş olun. İstinafta ileri sürülmeyen bir iddianın bireysel başvuruda dinlenmesi güçleşir.

Kanun yolu aşamasının kurgusu için kamulaştırma bedeline istinaf ve temyiz: süreler ve süreç; bedel itirazının esasları için kamulaştırma bedelinin artırılması davası; faiz tartışması için kamulaştırma bedelinde faiz: bedel geç ödenirse ne olur? ve kamulaştırma hukuku rehberi: süreç, bedel tespiti ve malikin hakları sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Bireysel Başvurunun Kanuni Çerçevesi

Bireysel başvuru hakkı, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre herkes; Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir.

Kamulaştırma dosyalarında dayanılacak hak, kural olarak mülkiyet hakkıdır. Bu hak Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınmıştır ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinde de karşılığını bulur.

Birinci Şart: Başvuru Yollarının Tüketilmesi

45. maddenin ikinci fıkrası kesin bir ön şart koyar: ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.

Kamulaştırma dosyalarında bu, şu anlama gelir: bedelin düşük olduğu iddiasıyla doğrudan Anayasa Mahkemesine gidilemez. Önce olağan kanun yolları tüketilmelidir.

2942 sayılı Kanun’un 10. maddesi bu noktada belirleyicidir: tescil hükmü kesin olup, tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır. Yani bedele yönelik itiraz için istinaf ve gereken hâllerde temyiz yolu açıktır ve bunlar tüketilmeden bireysel başvuru yapılamaz.

Başvuru yollarının tüketilmemiş olması, diğer kabul edilebilirlik şartları hiç incelenmeksizin başvurunun kabul edilemez bulunmasına yol açar.

İkinci Şart: Otuz Günlük Süre

6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin beşinci fıkrası şunu düzenler: bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.

Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve uygulamada en sık ret sebeplerinden biridir. Sürenin doğru hesaplanması için başlangıç anının tereddütsüz belirlenmesi gerekir.

Bireysel başvuruda iki temel eşik
ŞartKuralDayanak
Başvuru yollarının tüketilmesiİdari ve yargısal başvuru yollarının tamamı tüketilmiş olmalı6216 s.K. m.45/2
SüreTüketildiği tarihten itibaren otuz gün6216 s.K. m.47/5

Başvuru Dilekçesinde Bulunması Zorunlu Unsurlar

47. maddenin üçüncü fıkrası dilekçenin içeriğini tek tek sayar. Başvuru dilekçesinde şunların belirtilmesi gerekir:

  • Başvurucunun ve varsa temsilcisinin kimlik ve adres bilgileri
  • İşlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa hükümleri
  • İhlal gerekçeleri
  • Başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar
  • Başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih
  • Varsa uğranılan zarar

Aynı fıkra ekleri de zorunlu tutar: dilekçeye, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi şarttır. Dördüncü fıkra uyarınca başvurucu bir avukat tarafından temsil ediliyorsa vekâletnamenin sunulması gerekir.

Neyi İnceleyemez? Kanun Yolu Şikâyeti Sınırı

Bireysel başvuru bir üçüncü derece kanun yolu değildir. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ve 6216 sayılı Kanun’un 49. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesi, kural olarak kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapamaz.

Bunun kamulaştırma dosyaları bakımından pratik sonucu şudur: “bilirkişi rakamı yanlış hesapladı” veya “emsal seçimi hatalıydı” biçiminde kurulan bir başvuru, kanun yolu şikâyeti sayılarak kabul edilemez bulunabilir.

Başvurunun mülkiyet hakkı ihlali olarak kurulması gerekir. Kamulaştırma bağlamında bu iddia genellikle şu eksenlerde ileri sürülür: bedelin gerçek değeri karşılamaması nedeniyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz kalması; bedelin makul sürede ödenmemesi; ve mülkiyetten yoksun bırakmanın kanuni dayanağının bulunmaması.

Başvuru Hazırlanırken

  1. Kanun yolları tam olarak tüketilmiş mi? Eksik bir aşama, başvurunun esası incelenmeden reddine yol açar.
  2. Otuz günlük süre hangi tarihte başladı? Tüketilme tarihi belgeyle sabitlenmelidir.
  3. Hangi Anayasa hükmüne dayanılıyor? Mülkiyet hakkı bakımından Anayasa m.35 esas alınır.
  4. İhlal gerekçesi kanun yolu şikâyetine dönüşmüş mü? Rakam tartışması değil, hakka müdahalenin ölçüsüzlüğü anlatılmalıdır.
  5. Ekler tam mı? Kararların aslı veya örneği, deliller, harç belgesi ve vekâletname zorunludur.

Bireysel başvurunuz için görüşelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sıkça Sorulan Sorular

Doğrudan Anayasa Mahkemesine gidebilir miyim? Hayır; önce olağan yollar tüketilmelidir.

Süreyi kaçırırsam? Otuz günlük süre hak düşürücüdür; kaçırılırsa başvuru incelenmez.

İhlal kararı bedeli artırır mı? Genellikle yeniden yargılama yolu açılır.

Bireysel başvuru teknik ve süreye bağlıdır. Profesyonel hukuki destek almak yerinde olur.

Kamulaştırma bedeline doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurabilir miyim?

Hayır. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının önceden tüketilmiş olması gerekir.

Kamulaştırmada hangi kanun yolları tüketilmelidir?

2942 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca tescil hükmü kesindir ancak bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır; bu yollar tüketilmeden bireysel başvuru yapılamaz.

Bireysel başvuru süresi ne kadardır?

6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gündür.

Dilekçede neler bulunmak zorundadır?

Kimlik ve adres bilgileri, ihlal edildiği ileri sürülen hak ve dayanılan Anayasa hükümleri, ihlal gerekçeleri, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar ve tarih ile varsa uğranılan zarar belirtilmelidir.

Dilekçeye hangi belgeler eklenir?

Dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneği ve harcın ödendiğine dair belge eklenmesi şarttır; avukatla temsilde ayrıca vekâletname sunulur.

Bilirkişinin hesap hatası bireysel başvuru konusu olur mu?

Anayasa’nın 148. maddesi ve 6216 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi kural olarak kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapamaz; başvurunun mülkiyet hakkı ihlali olarak kurulması gerekir.

30 günlük başvuru süresi kaçmadan dosyanızı inceleyelim
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Bireysel Başvurunun Mantığı: Bedel Değil, İhlal Denetimi

Anayasa Mahkemesi bir üst derece mahkemesi değildir; bedelin miktarını yeniden hesaplamaz. Yaptığı denetim, yargılamanın mülkiyet hakkını ihlal edip etmediğidir. Mülkiyet hakkı bağlamında ihlal iddiaları tipik olarak şu eksenlerde kurulur: bedelin taşınmazın gerçek değerinden bariz biçimde uzak olması ve bunun malike orantısız yük yüklemesi; bedelin uzun süre ödenmemesi veya enflasyon karşısında erimesi; kamulaştırmasız el atmada mülkiyetin fiilen elden çıkmasına rağmen tazminatın gecikmesi; yargılamanın makul sürede tamamlanmaması.

Kabul Edilebilirlik: En Sık Takılınan Üç Nokta

① Kanun yollarının tüketilmesi: İstinaf ve varsa temyiz aşamaları tamamlanmadan yapılan başvurular kabul edilemez bulunur. ② Süre: Nihai kararın tebliğinden itibaren 30 gün — hak düşürücüdür. ③ Açıkça dayanaktan yoksunluk: Yalnızca “bedeli az buldum” demek yetmez; başvurunun, bilirkişi raporundaki somut hataları ve bunların anayasal ölçütlerle bağlantısını göstermesi gerekir. Ayrıca başvurucunun güncel ve kişisel bir mağduriyetinin bulunması aranır.

İhlal Kararı Ne Getirir?

AYM ihlal tespit ederse kural olarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı ilgili mahkemeye gönderir; koşulları varsa doğrudan tazminata da hükmedebilir. Yeniden yargılamada mahkeme, ihlal gerekçesini gözeterek bedeli yeniden değerlendirir. Başvuru reddedilirse veya sonuç yetersiz kalırsa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (1 No’lu Ek Protokol m.1 — mülkiyetin korunması) başvuru yolu gündeme gelir; AİHM’e başvuru süresi iç hukuk yolları tüketildikten sonra 4 aydır.

Bireysel başvuru dilekçenizi anayasal ölçütlerle kuralım
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Otuz Günün Başlangıcı ve Öğrenme Esası

Bireysel başvuruda en sık kaybedilen nokta süredir. Kanuna göre bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.

Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece resen dikkate alınır.

Kritik nokta şudur: bireysel başvuru yolunda süre, olağan usul kurallarının aksine tebliğ değil ihlalin öğrenilmesi esasına bağlanmıştır.

Uygulamada öğrenme tarihi bakımından kabul edilenler:

  • Kesin kararın UYAP Vatandaş Portal’dan öğrenildiği tarih süreyi başlatır,
  • Elektronik tebligatın başvurucu veya vekili tarafından açıldığı tarihten itibaren süre işler,
  • Temyiz yoluna etkili görülmediği için başvurulmamışsa, kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde başvurulmalıdır.

⚠️ Süreyi durdurmayan yollar

Bazı başvurular süreyi durdurduğu sanılarak yapılır; oysa durdurmaz:

Yargılamanın yenilenmesi — olağanüstü kanun yolu olduğundan otuz günlük süreyi durdurmaz,
Maddi hatanın düzeltilmesi — etkili bir başvuru yolu olmadığından sürenin başlangıcına etkisi yoktur,
Karar düzeltme yolu açık olmayan hüküm için karar düzeltme istenmesi — yeniden süre vermez.

Bu nedenle olağan kanun yolları tüketildiği anda otuz günlük süre işlemeye başlar ve olağanüstü yollara başvurmak bu süreyi korumaz.

Haklı bir mazeret varsa: mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazereti belgeleyen delillerle başvurulabilir.

Kabul Edilebilirlik Eşikleri

Süre tutulsa dahi başvurunun aşması gereken eşikler vardır.

1. Başvuru yollarının tüketilmesi. Olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır ve bunu başvurucu ispat eder.

2. Mağdur sıfatı. Güncel ve kişisel hakkı doğrudan etkilenen kişi başvurabilir. Kamu tüzel kişileri başvuramaz; özel hukuk tüzel kişileri yalnız kendi hakları için başvurabilir.

3. Anayasal sorun. Anayasa Mahkemesi kanun yolu denetimi yapmaz. Delilin yeniden tartışılması veya kuralın olağan yorumu çoğu kez yeterli değildir; açık keyfilik veya bariz takdir hatası aranır.

4. Önemli zarar. Anayasa’nın yorumlanması açısından önem taşımayan ve başvurucuyu önemli bir zarara uğratmayan başvurular kabul edilemez bulunabilir.

Bu nedenle dilekçe, istinaf veya temyiz dilekçesi gibi kurulmamalıdır. Sorulacak soru “karar hatalı mı” değil, “hangi temel hakkım nasıl ihlal edildi” olmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

AYM’ye bireysel başvuru süresi ne kadar?

Olağan kanun yolları tüketildikten sonra, nihai kararın tebliğinden itibaren 30 gündür. Süre hak düşürücüdür ve mazeret dar yorumlanır.

AYM bedeli kendisi belirler mi?

Hayır — AYM bir derece mahkemesi değildir; mülkiyet hakkının ihlal edilip edilmediğini denetler. İhlal tespit ederse yeniden yargılama için dosyayı ilgili mahkemeye gönderir, koşulları varsa tazminata hükmedebilir.

Hangi durumlarda ihlal kararı çıkma ihtimali yüksektir?

Bedelin taşınmazın gerçek değerinden bariz biçimde uzak olduğu ve malike orantısız yük yüklendiği, ödemenin uzun süre geciktiği veya kamulaştırmasız el atmada tazminatın makul sürede karşılanmadığı dosyalarda ihlal değerlendirmesi güçlenir.

İstinafı beklemeden başvurabilir miyim?

Hayır — olağan kanun yolları tüketilmeden yapılan başvurular kabul edilemez bulunur. İstinaf ve varsa temyiz aşamaları tamamlanmalıdır.

AYM reddederse AİHM’e gidebilir miyim?

Evet — iç hukuk yolları tüketildikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne mülkiyet hakkı (1 No’lu Ek Protokol m.1) kapsamında başvurulabilir; AİHM’e başvuru süresi 4 aydır.

Bireysel başvuru süresi ne kadar?

Başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün.

“Başvuru yollarının tüketildiği tarih” ne demek?

Anayasa Mahkemesi bunu nihai kararın gerekçesinin öğrenilebildiği tarih olarak yorumlar. Gerekçe tebliğden önce öğrenilmişse süre, tebliğ tarihinden değil öğrenme tarihinden işler.

UYAP’tan karara bakmak süreyi başlatır mı?

Evet. Kesin kararın UYAP Vatandaş Portaldan öğrenildiği tarih süreyi başlatır. Portala kişinin şahsen girmemiş olması, örneğin bir yakınının girmiş olması, sürenin başlamasına engel değildir.

Elektronik tebligatta süre nasıl hesaplanır?

Öğrenme tarihi esas alındığından, elektronik tebligatın açıldığı tarih öğrenme tarihi sayılır.

Süreyi kaçırdım, yapabileceğim bir şey var mı?

Haklı bir mazeretiniz varsa, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazereti belgeleyen delillerle başvurabilirsiniz. Mahkeme önce mazeretin geçerliliğini inceler.

Başvuru formunda eksiklik olursa reddedilir mi?

Temel nitelikte olmayan eksikliklerde hemen reddedilmez; giderilmesi için on beş gün tanınır. Giderilmezse idari ret kararı verilir ve bu karara karşı yedi gün içinde itiraz edilebilir.

Hangi kararlar için bireysel başvuru yapılabilir?

23 Eylül 2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar hakkında. Bu husus kabul edilebilirlik aşamasında incelenir.

Bireysel başvuruda bedelin miktarı yeniden tartışılır mı?

Hayır. Başvuru, bedelin miktarını yeniden belirlemek için değil ihlal denetimi için yapılır. Gerçek karşılığın ödenmediği veya değer kaybının karşılanmadığı iddiaları ihlal ekseninde ileri sürülmelidir.

Post by Av. Fatma Öztürk