Kamulaştırma Bedelinin Artırılması Davası
25 Nisan 2026

Kamulaştırma Bedelinin Artırılması Davası

Bu sayfanın kapsamı

Bedeli yükseltmenin yolları ve eski tarihli dosyalarda Ek 3. madde

Aynı konunun diğer yönleri için:

⚡ Net Cevap: Kamulaştırma bedelini düşük bulan malik, bedel tespiti ve tescil davasında bilirkişi raporuna itiraz ederek yeni keşif ve ek rapor talep edebilir; karara karşı istinaf ve temyiz yolları açıktır. Bedeli belirleyen iki kritik başlık: taşınmazın arsa mı arazi mi sayıldığı ve emsal karşılaştırma yönteminin doğru uygulanıp uygulanmadığıdır.

10 Saniyede Hukuk · İdare Hukuku

Kamulaştırma bedeli çok mu düşük?

Bu soruya dair kısa bilgilendirme videosunu izleyebilir, ayrıntılı açıklamayı aşağıdaki rehberde bulabilirsiniz. Video genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için avukata danışınız.

▶ Videonun sayfası ve tam metni →
Tüm “10 Saniyede Hukuk” videoları →

Kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini düşünen malik, bedelin artırılması talebiyle dava açabilir.

Ne Zaman?

Özellikle eski tarihli kamulaştırmalarda veya idarece yapılan tespitlerde, gerçek değerin altında bir bedel söz konusuysa bu dava gündeme gelebilir.

Rapora itiraz edilmeyen dosyada bedel kesinleşir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Değerlendirme

Mahkeme, taşınmazın gerçek değerini bilirkişi incelemesiyle yeniden belirler ve aradaki farka hükmedebilir.

Önemi

Süre ve değer ölçütleri bu davalarda belirleyicidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Bedelin artırılması için görüşelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Bilirkişi raporuna itiraz süreniz kısıtlı — hemen bakalım
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Bedeli Belirleyen Asıl Tartışma: Arsa mı, Arazi mi?

Kamulaştırma bedelinin en büyük farkı bu ayrımdan doğar: arsa niteliğindeki taşınmazlarda emsal satışlar üzerinden değer belirlenirken, arazi niteliğindekilerde net gelir (kapitalizasyon) yöntemi uygulanır ve sonuç genellikle çok daha düşük çıkar. Taşınmazın imar durumu, belediye sınırları içindeki konumu, altyapı ve çevredeki yapılaşma bu nitelendirmeyi belirler. Nitelik tespitine itiraz, bedel artırımının en güçlü kaldıracıdır.

Emsal Karşılaştırmasının Denetimi

Arsa değerlemesinde bilirkişinin seçtiği emsaller kritiktir: emsalin gerçek satış olup olmadığı, kamulaştırma tarihine yakınlığı, konum-yüzölçüm-imar durumu benzerliği ve uygulanan düzeltme oranlarının gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği denetlenmelidir. Emsalsiz, düşük emsalli veya tapu harcına esas beyan değerine dayalı raporlar, itirazın klasik hedefleridir. Ayrıca taşınmaz üzerindeki yapı, ağaç, bağ-bahçe ve ürün bedelleri ile varsa kalan kısmın değer kaybı ayrıca hesaplanmalıdır.

Faiz ve Zaman Yönetimi

Bedel geç ödenirse faiz talebi gündeme gelir; ödeme ve tescil aşamalarının takvimi dosyanın mali sonucunu doğrudan etkiler. İtirazların süresinde ve teknik dayanaklarıyla sunulması, sonradan telafisi olmayan bir aşamadır.

Emsal ve nitelik itirazınızı teknik dayanaklarıyla kuralım
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

İki Ayrı Dava Yolu Vardır

Kamulaştırmada bedele ilişkin uyuşmazlıklar tek bir dava türüyle çözülmez; kanun birbirini tamamlayan iki yol öngörmüştür.

Birinci yol — idarenin açtığı dava: taraflar uzlaşamazsa idare, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açar. Bedel bu davada mahkemece belirlenir.

İkinci yol — malikin açtığı dava: tapu maliki, kanunun ilgili maddesi uyarınca bedel artırım davası açabilir.

Her ikisinin amacı aynıdır: taşınmazın objektif ölçütlere göre tespit edilmiş gerçek değerine ulaşmak.

Hangi yolun işletileceği somut duruma bağlıdır: idare dava açmışsa malikin ayrı bir artırım davasına ihtiyacı olmayabilir; itirazlar aynı dosyada ileri sürülür.

İdarenin açtığı davanın işleyişi için kamulaştırma süreci ve bedel tespiti (tescil davası) sayfamıza bakabilirsiniz.

En Kritik Süre: Otuz Gün ve Hak Düşürücü Niteliği

Bedel artırım yolunda en sık yaşanan hak kaybı, bu sürenin kaçırılmasından doğar.

Kural: kamulaştırma bedeline itiraz davası, tebligat tarihinden itibaren otuz gün içinde açılmalıdır.

Sürenin niteliği ağırdır: bu süre hak düşürücü niteliktedir; geçirilmesi durumunda malik, bedel artırım davası açma hakkını kalıcı olarak yitirir.

Hak düşürücü süre ne demektir? Zamanaşımından farklı olarak durmaz, kesilmez ve mahkemece resen gözetilir.

Sürenin başlangıcı yalnızca tebligat değildir: uzlaşma görüşmelerine katılmayarak imtina tutanağı imzalanması hâlinde de bu süre işlemeye başlar.

Bu ayrıntı çok önemlidir: uzlaşma davetine gidip görüşmeyi reddeden malik, imtina tutanağını imzaladığı tarihten itibaren otuz günlük süreyle bağlıdır.

Bu nedenle her belgenin tarihi kaydedilmelidir: tebliğ mazbatası ve imtina tutanağı, sürenin hesabında tek dayanaktır.

Anlaşma İmzalanmışsa Dava Yolu Kapanır

Uzlaşma aşamasında varılan anlaşma, bedele itiraz imkânını tamamen ortadan kaldırır.

Yargıtay’ın tespiti: kamulaştıran idare ile malik arasında imzalanan tutanak, malikin ferağ beyanı ve tapuda idare adına yapılacak tescilin hukuki sebebi sayılır.

Sonucu nettir: kanunda düzenlenen prosedüre uygun yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamayacaktır.

Bunun pratik anlamı şudur: uzlaşma masasında atılan imza, sonradan “bedel düşüktü” denilerek yargıya taşınamaz.

Karar bu nedenle acele verilmemelidir: teklif edilen bedelin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı, imzadan önce teknik olarak değerlendirilmelidir.

Değerlendirmede bakılacaklar: taşınmazın niteliği, bölgedeki emsal satışlar, üzerindeki yapı ve dikili unsurlar.

Bedeli Belirleyen İlk Tartışma: Nitelik

Artırım talebinin en güçlü dayanağı çoğu zaman rakamlar değil, taşınmazın nitelendirmesidir.

Yöntem farkı büyüktür: arsa niteliğindeki taşınmazlarda emsal satışlar üzerinden değer belirlenirken, arazi niteliğindekilerde net gelir yöntemi uygulanır.

Sonuçlar arasında ciddi fark oluşur: iki yöntem birbirinden bağımsız hesap mantıklarına dayanır.

Nitelendirmede belirleyici unsurlar: imar durumu, belediye ve mücavir alan sınırları içindeki konum, altyapı ve çevredeki yapılaşma.

Bu nedenle ilk itiraz noktası şudur: taşınmaz arsa niteliğinde olmasına rağmen arazi sayılarak değerlenmiş mi?

Nitelik tespitinin ölçütleri için kamulaştırmada arsa mı arazi mi? taşınmazın niteliği ve değerleme sayfamıza bakabilirsiniz.

Emsal Denetimi: İtirazın Teknik Zemini

Arsa değerlemesinde bilirkişinin seçtiği emsaller, bedelin tamamını belirler.

Denetlenecek noktalar: emsalin gerçek satış olup olmadığı, kamulaştırma tarihine yakınlığı, konum-yüzölçüm-imar durumu benzerliği ve uygulanan düzeltme oranlarının gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği.

Klasik itiraz hedefleri: emsalsiz raporlar, düşük emsalli hesaplar ve tapu harcına esas beyan değerine dayalı değerlendirmeler.

Güncelleme atlanmış olabilir: emsal satışların değerlendirme tarihine endeksle getirilmesi gerekir.

Yapı ve dikili unsurlar ayrı gösterilmelidir: zemin değeri ile yapı, ağaç ve tesis değerleri ayrı ayrı hesaplanıp toplanır.

Emsal yönteminin ayrıntısı için arsa kamulaştırmasında emsal karşılaştırma yöntemi sayfamıza bakabilirsiniz.

İstinaf Aşamasında Sebeplerle Sınırlılık

İlk derecede sonuç alınamazsa kanun yoluna başvurulur; ancak burada önemli bir usul kuralı işler.

Kural: kamulaştırma bedeline ilişkin davalarda istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Bunun anlamı şudur: dilekçede ileri sürülmeyen bir hata, bölge adliye mahkemesince incelenmez.

Tek istisnası vardır: bölge adliye mahkemesi, kamu düzenine aykırılık tespit ettiği hâllerde bu hususu resen dikkate alır.

Pratik sonucu ağırdır: istinaf dilekçesi, itirazların tamamını ve teknik dayanaklarını eksiksiz içermelidir.

Sonradan ekleme yapılamaz: bu nedenle bilirkişi raporundaki her eksiklik dilekçede ayrı bir başlık altında gösterilmelidir.

Kanun yolu süreleri için kamulaştırma bedeline istinaf ve temyiz: süreler ve süreç sayfamıza bakabilirsiniz.

Hak Düşürücü Süre ile Zamanaşımı Farkı

Bu ayrım, otuz günlük sürenin neden bu kadar sert işlediğini açıklar.

Zamanaşımı: belirli sebeplerle durur ve kesilir; mahkemece resen dikkate alınmaz, karşı tarafın def’i olarak ileri sürmesi gerekir.

Hak düşürücü süre: durmaz, kesilmez ve mahkemece resen gözetilir. Karşı taraf ileri sürmese dahi mahkeme kendiliğinden inceler.

Sonucu da farklıdır: zamanaşımında hak devam eder ancak dava yoluyla istenemez; hak düşürücü sürede hakkın kendisi sona erer.

Bu nedenle mazeret dinlenmez: hastalık, yurt dışında bulunma veya tebligattan haberdar olmama gibi durumlar süreyi kendiliğinden uzatmaz.

Tek istisna usulsüz tebligattır: tebligat usulüne uygun değilse süre işlemeye başlamaz; bu nedenle tebliğ mazbatası titizlikle incelenmelidir.

Artırım Talebini Neyle Destekleyeceksiniz?

Dava açmak yeterli değildir; talebin somut verilerle desteklenmesi gerekir.

1. Emsal satış kayıtları. Çevredeki benzer taşınmazların tapu müdürlüğündeki gerçek satış bilgileri en güçlü dayanaktır.

2. İmar durum belgesi. Taşınmazın imar planındaki konumu ve yapılaşma hakları gösterilmelidir.

3. Yapı ve tesis kayıtları. Ruhsat, proje ve fatura belgeleri yapı değerinin dayanağını oluşturur.

4. Ürün ve verim kayıtları. Arazi niteliğindeki taşınmazlarda net gelir hesabını doğrudan etkiler.

5. Uzman görüşü. Taraflarca sunulan uzman görüşü, bilirkişi raporundaki teknik hataların gösterilmesinde kullanılır.

6. Keşifte hazır bulunma. Beyanların tutanağa geçirilmesi, sonraki itirazların temelini oluşturur.

Malikin Yol Haritası

Bedel artırımında sonucu belirleyen şey, doğru anda doğru adımı atmaktır.

1. Tebliğ tarihini kaydedin. Otuz günlük hak düşürücü süre bu tarihten işler.

2. İmtina tutanağını unutmayın. Uzlaşmaya katılmayıp tutanak imzalandığında da süre başlar.

3. İmzadan önce değerlendirin. Uzlaşma tutanağı imzalanırsa bedele itiraz yolu kapanır.

4. Niteliği sorgulayın. Arsa-arazi ayrımı bedeli en çok etkileyen unsurdur.

5. Emsalleri denetleyin. Gerçek satış olup olmadığı ve düzeltme oranlarının gerekçesi kontrol edilmelidir.

6. İstinaf dilekçesini eksiksiz kurun. İnceleme, dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlıdır.

Sürecin bütünü için kamulaştırma hukuku rehberi: süreç, bedel tespiti ve malikin hakları sayfamıza bakabilirsiniz.

Bugün Bedel Nasıl Artırılır?

2001 yılında 4650 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra bedel artırımı, bağımsız bir dava türü olmaktan çıkıp esas olarak bedel tespiti davasının içinde ve kanun yolunda yürüyen bir mücadeleye dönüşmüştür.

10. maddenin kurduğu yapı şudur: hâkim, raporlardan ve beyanlardan yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Tescil hükmü kesindir; ancak tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır.

Bu nedenle bedeli yükseltmenin üç doğal anı vardır:

  1. Rapora itiraz. Bilirkişi raporu duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ edilir; itirazlar duruşmada dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır.
  2. Yeni bilirkişi kurulu talebi. Taraflar bedelde anlaşamazsa hâkim gerektiğinde on beş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir kurul tayin edebilir.
  3. İstinaf ve temyiz. Tescil kesin olduğundan talep bedele yöneltilmelidir.

Kanun yolunun iki yönlü işlediği unutulmamalıdır: kesinleşen bedel, hak sahibine ödenen tutardan az çıkarsa aradaki fark ilgilisinden talep edilir; ödeme tarihi ile geri ödeme yazısının tebliği arasındaki süre için faiz alınmaz.

Peşin Ödemede Komisyon Sınırı Kalktı

Bedel artırımının pratik değerini doğrudan etkileyen bir değişiklik 2020’de yaşandı. 10. maddenin sekizinci fıkrasının önceki hâlinde, mahkemenin tespit ettiği bedel idarenin kıymet takdir komisyonu bedelinden fazla çıkarsa malike peşin olarak yalnızca komisyonun tutarı ödeniyor, fark karar kesinleşene kadar üçer aylık vadeli hesapta bloke tutuluyordu.

Anayasa Mahkemesi, 16 Temmuz 2020 tarihli E.2018/104, K.2020/39 sayılı kararıyla bu bölümü ve buna bağlı bloke ibaresini iptal etmiştir. Bugün mahkemenin tespit ettiği bedelin tamamı peşin ve nakit olarak hak sahibi adına yatırılır.

Eski Tarihli Dosyalarda Ek 3. Madde Yolu

Yıllar önce idare adına tescil edilmiş ancak bedeli hak sahibine hiç ödenmemiş taşınmazlar için Kanun ayrı bir yol açmıştır. Ek 3. madde şunu düzenler:

Mülga 6830 sayılı İstimlâk Kanunu’nun 16 ve 17. maddeleri ile bu Kanun’un mülga 16 ve 17. maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılacak her türlü davada değer; taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih değerleme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir.

Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle güncellenir ve ortaya çıkan bedel hak sahibine ödenir. Hüküm, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen idare adına tescil edilmiş taşınmazlar hakkında da uygulanır.

Maddenin ikinci cümlesinde yer alan “dava tarihi itibarıyla” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 4 Mayıs 2023 tarihli E.2019/93, K.2023/87 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

16 Kasım 2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun’la eklenen fıkra ise şunu belirtir: bedellerin eski malikler adına kamu bankalarına yatırılması ve hak sahiplerine ödenmesi hâlinde, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bedelin ödendiği tarih itibarıyla kesinleşmiş kabul edilir.

Hangi Dosyada Hangi Yol?

Bedel artırımında izlenecek yol
Dosyanın durumuİzlenecek yol
Devam eden bedel tespiti davasıRapora itiraz, yeni bilirkişi kurulu talebi
Karar verilmiş, kesinleşmemişBedele ilişkin istinaf veya temyiz
Acele kamulaştırmada el koyma yapılmış, nihai bedel belirlenmemiş10. maddeye göre açılacak bedel tespiti davasında
Eski tescil, bedel hiç ödenmemişEk 3. madde uyarınca tescil tarihi esas alınarak tespit ve Yİ-ÜFE ile güncelleme

Rapor, Kanun Yolu ve Faiz: 2942 s.K. m.11, HMK m.281 ve 3095 s.K. m.1

Bedelin artması pratikte üç noktada kazanılır: bilirkişi raporunun denetimi, kanun yolunun doğru kullanılması ve faizin talep edilmesi. Üçünün de ayrı maddesi vardır.

Değerlendirme ölçütleri: 2942 s.K. m.11. Rapora yapılacak itirazın zemini bu maddedir. Bilirkişi kurulu; arazilerde taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelirini, arsalarda kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini, yapılarda resmî birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını esas alır. Ayrıca bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüler de dikkate alınır.

Hesaba katılmayacaklar. Aynı madde negatif bir liste de içerir: değerin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz. Bu nedenle “proje nedeniyle değerlendi” ve “ileride şu kadar kazandırırdı” argümanlarının ikisi de reddedilir.

Kurulun oluşumu: 2942 s.K. m.15. İtirazın çoğu zaman gözden kaçan ayağı budur: bilirkişiler ilgili meslek kuruluşlarından bildirilen listelerden ve taşınmazın niteliğine göre seçilir. Arsa dosyasında harita mühendisi veya değerleme uzmanı, yapı ağırlıklı dosyada inşaat mühendisi ya da mimar, tarım arazisinde ziraat mühendisi bulunmaması başlı başına itiraz sebebidir.

Rapora itiraz süresi: HMK m.281. En sık kaçırılan süre: taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla yeniden inceleme yaptırabilir.

Raporun sınırı: HMK m.266 ve m.279. Bilirkişi, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde görevlendirilir; hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Ayrıca bilirkişi, hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. “Taşınmaz arsa niteliğindedir” tespiti teknik, bunun hukuki sonucu ise hâkimin alanıdır.

Karşı rapor: HMK m.293 ve m.282. İtirazı güçlendirmenin yolu uzman görüşüdür: taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabilir ve bunun ücreti ilgili tarafça karşılanır. Hâkim ise bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir; bu nedenle iki teknik değerlendirme karşılaştırılarak sonuca varılır.

İstinaf: HMK m.341 ve m.345. Kanun yolu bakımından: ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Süre, kararın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar ve iki haftadır. Ayrıca HMK m.355 uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır; kamu düzenine aykırılık hâlleri saklıdır.

Temyiz sınırı: HMK m.362. Her karar temyiz edilemez: bölge adliye mahkemelerinin parasal sınırın altında kalan davalara ilişkin kararları ile kanunda sayılan diğer kararlar temyiz edilemez. Kamulaştırma bedeline ilişkin kararlarda ise özel hüküm vardır: 2942 s.K. m.10 uyarınca bedele ilişkin kararlar kesin olabilir ya da özel bir kanun yolu rejimine tabi tutulabilir; bu nedenle karar tebliğ edildiğinde hangi yolun açık olduğu gerekçede kontrol edilmelidir.

Faiz: 2942 s.K. m.10 ve 3095 s.K. m.1. Yargılamanın uzaması malik aleyhine olmamalıdır: mahkemece tespit edilen bedel, dava tarihinden itibaren dört ay içinde ödenmezse, bu süreden sonraki dönem için kanuni faiz işletilir. Oran ise 7589 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesiyle değişik 3095 s.K. m.1 uyarınca, Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden belirlenir. Faiz talep edilmedikçe hükmedilmez; bu nedenle dilekçede açıkça istenmelidir.

Giderler: 2942 s.K. m.29. Son olarak masraf rejimi malik lehinedir: kanunda sayılan işlemler için ödenmesi gereken her türlü vergi, resim ve harçlar ile mahkeme ve bilirkişi giderleri idarece ödenir. Bu nedenle keşif ve bilirkişi avansının malikten istenmesi hâlinde, bu hükme dayanılarak itiraz edilmelidir.

Rapor, kanun yolu ve faiz haritası

KonuKuralDayanak
Arazide ölçütOlduğu gibi kullanımda net gelir2942 s.K. m.11
Arsada ölçütÖzel amacı olmayan emsal satışlar2942 s.K. m.11
Yapıda ölçütBirim fiyat, maliyet ve yıpranma2942 s.K. m.11
Hesaba katılmazTeşebbüsün doğurduğu artış ve kâr2942 s.K. m.11
Bilirkişi kuruluMeslek listelerinden, niteliğe göre2942 s.K. m.15
Rapora itirazTebliğden iki haftaHMK m.281
Talep türleriTamamlatma, açıklama, yeni bilirkişiHMK m.281
Bilirkişinin sınırıHukuki nitelendirme yapamazHMK m.279
Uzman görüşüÜcreti ilgili tarafçaHMK m.293
Hâkimin takdiriSerbestçe değerlendirirHMK m.282
İstinaf süresiTebliğden iki haftaHMK m.345
İnceleme kapsamıDilekçedeki sebeplerle sınırlıHMK m.355
TemyizParasal sınır ve özel hükümlerHMK m.362
FaizDört ay sonrası; reeskontun yüzde sekseni3095 s.K. m.1
GiderlerVergi, harç ve bilirkişi gideri idarede2942 s.K. m.29

Artırım Talebinin Kanuni Zemini

Bedelin artırılması talebi, soyut bir “az buldum” itirazı değildir; kanunun bedel tespiti esaslarına dayandırılmak zorundadır.

Talebin dayandırılabileceği başlıca hükümler şunlardır:

Unsurların ayrı ayrı değerlendirilmemesi. Kanun, kıymeti etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların ve her unsurun ayrı ayrı değerinin esas tutulmasını ister. Toplu rakam veren rapor bu şartı karşılamaz.

Yanlış yöntem uygulanması. Arazide net gelir, arsada emsal yöntemi öngörülmüştür. Taşınmaz arsa niteliğindeyken arazi yöntemiyle değerlenmişse bu, esaslı bir itiraz sebebidir.

Emsalin uygun olmaması. Emsalin kamulaştırma gününden önceki ve özel amacı olmayan bir satış olması gerekir.

Objektif ölçülerin gerekçesiz uygulanması. Diğer objektif ölçüler ancak her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla kullanılabilir.

Yıpranma payının fahiş uygulanması. Yapılarda resmî birim fiyatları, maliyet hesapları ve yıpranma payı birlikte esas alınır.

Kısmi kamulaştırmada ise ayrı bir kalem daha vardır: kamulaştırma dışında kalan kısımdaki tesislerin eski nitelikleri dairesinde kullanılabilecek duruma getirilebilmesi için gereken gider ve bedel, belirlenerek kamulaştırma bedeline ilave olunur.

İtiraz dilekçesinde bu başlıkların ayrı ayrı ve rapordaki sayfa ile paragrafa atıf yapılarak yazılması, ek rapor alınma ihtimalini artırır.

Sıkça Sorulan Sorular

Bilirkişi raporuna hangi ölçütlerle itiraz edilir?

2942 s.K. m.11 uyarınca arazilerde olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir, arsalarda özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, yapılarda resmî birim fiyat, maliyet ve yıpranma payı esas alınır; kamulaştırmayı gerektiren teşebbüsün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz.

Rapora itiraz süresi ne kadardır?

HMK m.281 uyarınca taraflar, raporun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde eksik gördükleri hususların tamamlattırılmasını, belirsiz hususlarda açıklama yapılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını talep edebilir; mahkeme gerekli görürse yeni bilirkişiyle yeniden inceleme yaptırabilir.

Kendi uzmanımdan rapor alabilir miyim?

HMK m.293 uyarınca taraflar dava konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabilir ve bunun ücreti ilgili tarafça karşılanır. HMK m.282 uyarınca hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.

İstinafta yeni itiraz ileri sürebilir miyim?

HMK m.345 uyarınca istinaf süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır; HMK m.355 uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır ve yalnızca kamu düzenine aykırılık hâlleri re’sen gözetilir.

Bedel geç ödenirse faiz işler mi, masrafları kim öder?

2942 s.K. m.10 uyarınca mahkemece tespit edilen bedel dava tarihinden itibaren dört ay içinde ödenmezse bu süreden sonraki dönem için kanuni faiz işletilir; 3095 s.K. m.1 uyarınca kanuni faiz, reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden belirlenir. 2942 s.K. m.29 uyarınca vergi, resim, harçlar ile mahkeme ve bilirkişi giderleri idarece ödenir.

Kamulaştırma bedeli nasıl artırılır?

Bedel tespiti davasında bilirkişi raporuna süresinde ve gerekçeli itiraz edilerek yeni keşif, ek rapor veya yeni bilirkişi heyeti talep edilir; sonuç alınamazsa istinaf ve temyiz yoluna gidilir.

Arsa ve arazi ayrımı bedeli neden bu kadar etkiler?

Arsada emsal satış değeri, arazide ise net gelir (kapitalizasyon) yöntemi uygulanır; iki yöntem arasında ciddi fark oluşabilir. Bu nedenle taşınmazın niteliğinin doğru tespiti bedelin belirleyicisidir.

Üzerindeki ev ve ağaçların bedeli ayrıca ödenir mi?

Evet — taşınmaz üzerindeki yapılar, ağaçlar, bağ-bahçe ve ürünler ayrıca değerlendirilerek bedele eklenir; eksik hesaplama itiraz sebebidir.

Bedel artırım talebi için ayrı dava açmalı mıyım?

Bedel tespiti ve tescil davası zaten idare tarafından açılır; malik bu dava içinde itirazlarını ileri sürer. Bedelin eksik ödendiği bazı hâllerde ayrıca bedel artırım/ek bedel talepleri gündeme gelebilir; dosya bazında değerlendirilmelidir.

Kararı beğenmezsem hangi kanun yoluna gidebilirim?

Bedel tespiti kararlarına karşı istinaf ve şartları varsa temyiz yolu açıktır; süreler ve parasal sınırlar dosyanın niteliğine göre belirlenir.

Bedel artırım davası hâlâ var mı?

Evet. Kanun iki dava yolunu birlikte düzenler: idarenin açtığı kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası ile tapu malikinin açtığı bedel artırım davası. Her ikisinde de amaç taşınmazın gerçek değerine ulaşmaktır.

Bedel artırım davası ne kadar sürede açılmalı?

Tebligat tarihinden itibaren otuz gün içinde. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.

Süreyi kaçırırsam ne olur?

Hak düşürücü süre geçirildiğinde malik, bedel artırım davası açma hakkını kalıcı olarak yitirir. Bu süre durmaz, kesilmez ve mahkemece resen gözetilir.

Uzlaşmaya katılmadım, süre yine işler mi?

Evet. Uzlaşma görüşmelerine katılmayarak imtina tutanağı imzalanması hâlinde de otuz günlük süre işlemeye başlar.

Uzlaşma tutanağını imzaladım, bedele itiraz edebilir miyim?

Hayır. Yargıtay’a göre imzalanan tutanak malikin ferağ beyanı ve tescilin hukuki sebebi sayılır; prosedüre uygun yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz.

Bedeli en çok ne etkiler?

Taşınmazın arsa mı arazi mi sayıldığı. Arsada emsal satış, arazide net gelir yöntemi uygulanır ve sonuçlar arasında ciddi fark oluşur.

Bilirkişi raporunda neyi denetlemeliyim?

Emsalin gerçek satış olup olmadığını, kamulaştırma tarihine yakınlığını, konum-yüzölçüm-imar benzerliğini ve uygulanan düzeltme oranlarının gerekçelendirilip gerekçelendirilmediğini.

İstinafta yeni itiraz ileri sürebilir miyim?

Kural olarak hayır. İstinaf incelemesi dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlıdır; bölge adliye mahkemesi yalnızca kamu düzenine aykırılığı resen dikkate alır.

Bedel artırım davası ayrı bir dava mıdır?

4650 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra bedel, 10. maddeye göre açılan bedel tespiti davasında belirlenir. Tescil hükmü kesindir; tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz hakları saklıdır.

Kanun yolunda bedel düşerse ne olur?

Kesinleşen bedel hak sahibine ödenen tutardan az olursa aradaki fark ilgilisinden talep edilir; ödeme tarihi ile geri ödeme yazısının tebliği arasındaki süre için faiz alınmaz.

Mahkeme bedelinin tamamı peşin ödenir mi?

Evet. Fazlanın bloke tutulmasını öngören bölüm, Anayasa Mahkemesi’nin 16 Temmuz 2020 tarihli E.2018/104, K.2020/39 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

Yıllar önce tescil edilmiş ama bedeli ödenmemiş taşınmazda ne yapılır?

Ek 3. madde uyarınca değer, taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih değerleme tarihi olarak esas alınıp o tarihteki nitelikleri gözetilerek tespit edilir ve Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarıyla güncellenerek ödenir.

Ek 3. maddede iptal edilen bir ibare var mı?

Evet. İkinci cümlede yer alan \u201cdava tarihi itibarıyla\u201d ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 4 Mayıs 2023 tarihli E.2019/93, K.2023/87 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

Post by Av. Fatma Öztürk