Düşük Kamulaştırma Bedeline Karşı AYM ve AİHM Başvurusu: Mülkiyet Hakkı Rehberi
22 Haziran 2026

Düşük Kamulaştırma Bedeline Karşı AYM ve AİHM Başvurusu: Mülkiyet Hakkı Rehberi

Bu sayfanın kapsamı

AİHM yolu ve kabul edilebilirlik

Aynı konunun diğer yönleri için:

Kamulaştırma bedel davanız kesinleşti ama rakam, taşınmazınızın gerçek değerinin çok altında kaldı. Yol bitmedi: Anayasa’nın 46. maddesindeki “gerçek bedel” güvencesi ve 35. maddedeki mülkiyet hakkı, düşük bedele karşı iki katlı bir denetim mekanizması sunar — önce Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru (30 gün), olmazsa AİHM (4 ay). Bu rehber, zinciri doğru sırayla ve doğru gerekçelerle kurmayı anlatır.

Zorunlu Sıra: Önce AYM, Sonra AİHM

AİHM, Türkiye bakımından AYM bireysel başvurusunu etkili iç hukuk yolu kabul eder: istinaf/temyiz tüketildikten sonra AYM’ye gitmeden doğrudan Strazburg’a başvurmak, dosyanın iç hukuk yolları tüketilmedi gerekçesiyle reddiyle sonuçlanır. Doğru zincir: bedel davası (istinaf/temyiz) → AYM (tebliğden 30 gün) → AİHM (nihai karardan 4 ay — 15 No.lu Protokol’le 6 aydan indirildi).

AYM’de Hangi Hak? Kritik Ayrım

AYM içtihadında iki hat vardır: bilirkişi değerlendirmesindeki hatalara (konum, emsal, niteliğin yanlış tespiti) yönelik şikâyetler çoğu kez adil yargılanma hakkı penceresinden incelenir ve kanun yolu denetimi sınırına takılabilir; buna karşılık Anayasa m.46’daki gerçek bedel güvencesinden mahrum bırakılma — örneğin taşınmazın niteliğinden kaynaklanan değer unsurlarının hiç hesaba katılmaması — mülkiyet hakkı ihlali olarak sonuçlanabilmektedir. Başvuru dilekçesinin bu ayrıma göre kurgulanması, kabul edilebilirliğin anahtarıdır.

AYM başvurunuz 30 günlük süreye tabi — vakit kaybetmeyin
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

AİHM Çizgisi: Orantısız Yük Testi

AİHM yerleşik içtihadında (ör. Aka/Türkiye); bedelin geç ödenmesi, enflasyon karşısındaki değer kaybının yeterli faizle telafi edilmemesi ve gerçek değerin altında kalan bedeller, malike meşru kamu yararıyla haklı gösterilemeyecek orantısız ve aşırı yük yüklediği gerekçesiyle Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesindeki mülkiyet hakkının ihlali sayılmıştır. Kamulaştırmasız el atma ve amacı gerçekleşmeyen kamulaştırmalar da aynı koruma alanındadır.

Başvuru Stratejisi ve Talepler

1. Nihai kararın tebliğ tarihini belgeleyin; 30 günlük AYM süresi buradan işler. 2. Dilekçede ihlal iddiasını m.35 + m.46 (ve ölçülülük: m.13) üzerine kurun; salt “bilirkişi az takdir etti” anlatımından kaçının. 3. Değer kaybı ve faiz yetersizliğini somut hesapla gösterin. 4. Talepler: ihlal tespiti, yeniden yargılama ve tazminat. 5. AYM’den sonuç alınamazsa 4 aylık AİHM süresini kaçırmayın. İlgili usul rehberimiz: AYM’ye Bireysel Başvuru.

Bireysel başvuru dilekçenizin ihlal mimarisi için
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

AİHM Nerede Devreye Girer?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, iç hukukun bir üst derecesi değil, iç hukuk tükendikten sonra başvurulan uluslararası bir yargı merciidir. Kamulaştırma dosyalarında sıralamanın sonunda yer alır.

Türkiye bakımından zincir şöyledir:

  1. Bedel tespiti davası — asliye hukuk mahkemesi
  2. İstinaf ve gereken hâllerde temyiz — 2942 sayılı Kanun’un 10. maddesi tescil hükmünü kesin sayar ancak tarafların bedele ilişkin istinaf veya temyiz haklarını saklı tutar
  3. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru — kesinleşmeden itibaren otuz gün
  4. AİHM — nihai iç hukuk kararından itibaren dört ay

Bu sıralamanın atlanması, başvurunun esası hiç incelenmeden reddiyle sonuçlanır.

Dayanılacak Hak: Ek 1 No’lu Protokol m.1

Kamulaştırma uyuşmazlıklarında AİHM önünde dayanılan hak, mülkiyet hakkıdır. Bu hak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kendi metninde değil, Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinde düzenlenmiştir.

Kamulaştırma, tapu iptali ve el koyma dosyaları bu madde kapsamında değerlendirilir. İç hukukta dayanılan Anayasa’nın 35. maddesi ile bu hüküm birbirini tamamlar.

Başvuru hazırlanırken dikkat edilmesi gereken bir usul noktası vardır: şikâyetin, iç hukuktaki başvurularda da dile getirilmiş olması aranır. Yani mülkiyet hakkı ihlali iddiası, ilk dereceden itibaren dosyada yer almalıdır. Sözleşme hükümlerine iç hukuk dilekçelerinde atıf yapılması bu nedenle önem taşır.

Birinci Şart: İç Hukuk Yollarının Tüketilmesi

Sözleşme’nin 35. maddesinin birinci fıkrası, başvurunun ancak iç hukuk yolları tüketildikten sonra yapılabileceğini öngörür.

Türkiye bakımından bu şartın kapsamı 2012’den sonra genişlemiştir: Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, AİHM tarafından tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla mülkiyet hakkı ihlali iddiasıyla AYM’ye başvurmadan doğrudan AİHM’e gitmek mümkün değildir.

İç hukuk yollarının yalnızca kullanılmış olması da yeterli değildir; usulüne ve süresine uygun kullanılmış olması aranır. Süresinde açılmayan bir dava veya süresi geçtikten sonra yapılan bir kanun yolu başvurusu, tüketme şartını karşılamaz.

Buna karşılık etkisiz olan veya olağan kanun yollarının parçası sayılmayan başvuru yollarının kullanılması zorunlu değildir. Ancak bu istisnalar dar yorumlanır ve ispat yükü başvurucuya aittir.

İkinci Şart: Dört Aylık Süre

Başvuru süresi 2022’de değişmiştir ve eski kaynaklarda hâlâ altı ay olarak geçmektedir.

15 No’lu Protokol ile Sözleşme’nin 35. maddesinin birinci fıkrası değiştirilmiş ve başvuru süresi altı aydan dört aya indirilmiştir. Protokol 1 Ağustos 2021’de yürürlüğe girmiş, süre değişikliği ise bir geçiş dönemi sonrası 1 Şubat 2022 tarihinden itibaren uygulanmaya başlamıştır.

Değişiklik geriye yürümez. Nihai iç hukuk kararı 1 Şubat 2022’den önce verilmiş dosyalarda altı aylık süre uygulanmaya devam eder.

AİHM başvuru süresi
Nihai iç hukuk kararının tarihiUygulanacak süre
1 Şubat 2022 ve sonrası4 ay
1 Şubat 2022’den önce6 ay

Süre, nihai iç hukuk kararının verildiği tarihten itibaren işler. Türkiye bakımından bu karar, kural olarak Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru hakkındaki kararıdır.

Bu süre hak düşürücüdür ve uzatılamaz. Uygulamada en sık ret sebeplerinden biridir; bu nedenle AYM kararının tebliğ tarihinin kayıt altına alınması dosyanın ilk teknik gereğidir.

Süre dört aydır ve yalnızca eksiksiz başvuruyla kesilir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Diğer Kabul Edilebilirlik Ölçütleri

Süre ve tüketme şartları sağlansa dahi başvuru başka gerekçelerle kabul edilemez bulunabilir. Kamulaştırma dosyaları bakımından öne çıkanlar şunlardır:

  • Konu bakımından uygunluk. Şikâyet, Sözleşme veya ek protokollerde güvence altına alınan bir hakka ilişkin olmalıdır. Kamulaştırmada bu, Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesidir.
  • Mağdur sıfatı. Başvurucunun ihlalden kişisel olarak etkilenmiş olması gerekir.
  • Önemli bir zararın varlığı. Önemsiz nitelikteki şikâyetler incelenmez. 15 No’lu Protokol bu ölçütü de sertleştirmiş; iç hukukta gereği gibi incelenmemiş bir davanın bu gerekçeyle reddedilemeyeceğine dair güvenceyi metinden çıkarmıştır.
  • Açıkça dayanaktan yoksun olmama. Yalnızca iç hukuktaki değerlendirmenin yeniden yapılmasını isteyen başvurular bu gerekçeyle reddedilebilir.

Son madde, kamulaştırma dosyalarında özellikle önemlidir. AİHM, bilirkişinin hesabını yeniden yapan bir merci değildir. Başvurunun, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüzlüğü ekseninde kurulması gerekir.

AYM ile AİHM Arasındaki Fark

İki başvuru yolu
Anayasa MahkemesiAİHM
Dayanak6216 s.K. m.45AİHS m.35
Süre30 gün — başvuru yollarının tüketildiği tarihten4 ay — nihai iç hukuk kararından
Ön şartİdari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmesiİç hukuk yollarının, AYM dâhil, tüketilmesi
Dayanılan hakAnayasa m.35 (mülkiyet hakkı)Ek 1 No’lu Protokol m.1
HarçHarcın ödendiğine dair belge eklenmesi şartBaşvuru için harç alınmaz
Avukat zorunluluğuTemsil hâlinde vekâletname sunulurİlk başvuruda zorunlu değil; sonraki aşamalarda beklenir

Başvurunun Yapılışı

Başvuru, Mahkemenin resmî sitesinden temin edilen başvuru formunun doldurulması ve belgelerin eklenmesiyle yapılır. Mahkemenin resmî dilleri Fransızca ve İngilizce olmakla birlikte, ilk başvuru sözleşmeci devletin resmî dili kullanılarak da yapılabilir.

Başvuru için harç alınmaz; ancak tercüme, posta ve avukatlık hizmetleri gibi masraflar doğabilir.

Avukatla temsil ilk başvuruda zorunlu değildir. Ancak Mahkeme, kabul edilebilirlik kararı verildikten sonra başvurunun bir avukat aracılığıyla yürütülmesini beklemektedir. Şekli bir nedenle başvurunun reddedilmesini önlemek bakımından başvurunun baştan avukat eliyle hazırlanması yerinde olur.

Başvurucu süreç içinde ölürse, mirasçıları mirasçılık belgesini sunmak suretiyle başvuruyu devam ettirebilirler.

İhlal Kararının Sonuçları

İhlal kararı verilmesi hâlinde Mahkeme, gerekli gördüğü takdirde başvurucu lehine adil tazmine hükmedebilir. Kararın uygulanması ise Bakanlar Komitesinin denetimindedir.

Karara karşı, taraflar üç ay içinde Büyük Daireye sevk talebinde bulunabilir; ancak bu talep yalnızca istisnai durumlarda kabul edilir.

Dosya Kurulurken

  1. Mülkiyet hakkı iddiası ilk dereceden itibaren dosyada yer almalıdır. Sonradan eklenen şikâyet, tüketme şartı bakımından sorun doğurabilir.
  2. Her aşama süresinde ve usulüne uygun tamamlanmalıdır. Süresinde kullanılmayan bir kanun yolu, tüketme şartını karşılamaz.
  3. AYM başvurusu atlanmamalıdır. Türkiye bakımından bu, tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yoludur.
  4. AYM kararının tebliğ tarihi kayıt altına alınmalıdır. Dört aylık süre buradan işler.
  5. Başvuru kanun yolu şikâyetine dönüşmemelidir. Hesap tartışması değil, müdahalenin ölçüsüzlüğü anlatılmalıdır.
  6. Belgeler eksiksiz eklenmelidir. İç hukuktaki tüm kararların örnekleri dosyaya konulmalıdır.

İç Hukuk Aşamasında Yapılması Gerekenler

AİHM başvurusunun kaderi, çoğu zaman Strazburg’da değil iç hukukta belirlenir. Bunun sebebi, Mahkemenin yalnızca iç hukukta usulüne uygun biçimde ileri sürülmüş şikâyetleri inceleyebilmesidir.

Bu nedenle kamulaştırma dosyasında ilk dereceden itibaren şu adımlar atılmalıdır:

  1. Mülkiyet hakkı ihlali iddiası açıkça yazılmalıdır. Yalnızca bedelin düşüklüğünü tartışan bir dilekçe, sonradan mülkiyet hakkı şikâyetine dayanak yapılmakta zorlanır.
  2. Anayasa’nın 35. maddesine ve Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesine atıf yapılmalıdır.
  3. Her kanun yolu süresinde kullanılmalıdır. Süresinde yapılmayan bir başvuru, tüketme şartını karşılamaz.
  4. Kararların tebliğ tarihleri kayıt altına alınmalıdır. Hem AYM’nin otuz günlük süresi hem AİHM’in dört aylık süresi bu tarihlere bağlıdır.

Başvuru Neden Reddedilir?

Kamulaştırma kaynaklı başvurularda karşılaşılan başlıca ret sebepleri şunlardır:

  • Süre aşımı. Dört aylık sürenin kaçırılması. Mahkeme bu konuda istisnai durumlar dışında esneklik göstermez.
  • İç hukuk yollarının tüketilmemesi. Özellikle Anayasa Mahkemesine başvurulmadan doğrudan gidilmesi.
  • Şikâyetin iç hukukta ileri sürülmemiş olması. Strazburg’da ilk kez dile getirilen bir iddia incelenmez.
  • Açıkça dayanaktan yoksunluk. Başvurunun, iç hukuk mahkemelerinin delil değerlendirmesini yeniden yaptırma talebine dönüşmesi.
  • Önemli bir zararın bulunmaması.

Dördüncü madde en sık düşülen tuzaktır. AİHM bir dördüncü derece mercii değildir; bilirkişi raporundaki birim fiyatı yeniden tartışmaz. Başvurunun ekseni, iç hukuktaki hesabın yanlışlığı değil, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olmasıdır.

Başvuru Nasıl Kurulmalı?

Kamulaştırma dosyasında ölçüsüzlük iddiası tipik olarak şu eksenlerden birine oturur:

  • Bedelin ödenmemesi veya çok geç ödenmesi. Mülkiyetten yoksun bırakma karşılığının makul sürede ödenmemesi, müdahaleyi ölçüsüz kılabilir.
  • Enflasyon karşısında değer kaybı. Ödenen tutarın, geçen süre içinde gerçek değerini yitirmesi.
  • Hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik eksikliği. Uygulamanın kişiye aşırı ve orantısız bir külfet yüklemesi.
  • Etkili bir başvuru yolunun bulunmaması.

Her eksende ortak olan unsur, kamu yararı ile malikin menfaati arasında kurulması gereken adil dengenin bozulduğunun somut verilerle gösterilmesidir. Soyut adaletsizlik iddiası yeterli değildir; ödeme tarihleri, tutarlar ve geçen süre rakamla ortaya konmalıdır.

Süreç Boyunca Beklenmesi Gerekenler

AİHM süreci uzundur ve iç hukuktaki hızla ilerlemez. Başvurucuya baştan anlatılması gereken noktalar şunlardır:

  • Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesi tek başına uzun sürebilir.
  • Kabul edilebilirlik kararından sonra Mahkeme, başvurunun avukat aracılığıyla yürütülmesini bekler.
  • Başvurucunun ölümü hâlinde mirasçılar, mirasçılık belgesini sunarak süreci devam ettirebilir.
  • İhlal kararı verilmesi hâlinde Mahkeme, gerekli görürse adil tazmine hükmeder; kararın uygulanması Bakanlar Komitesinin denetimindedir.
  • Karara karşı üç ay içinde Büyük Daireye sevk talebi mümkündür, ancak bu talep yalnızca istisnai durumlarda kabul edilir.

Dürüst Bir Uyarı

AİHM başvurusu, iç hukukta kaybedilmiş bir davanın telafisi için otomatik bir yol değildir. Kabul edilebilirlik eşiği yüksektir ve başvuruların önemli bir kısmı esası incelenmeden reddedilmektedir.

Bu nedenle bu yola girmeden önce yapılması gereken değerlendirme şudur: dosyada, iç hukuktaki hesap tartışmasından bağımsız olarak, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüzlüğünü gösteren somut bir unsur var mı? Cevap hayırsa, başvurunun beklenen sonucu vermesi güçtür.

Başvurunun Maddeleri: Anayasa m.148, 6216 s.K. m.45-50 ve AİHS m.34-41

İki basamaklı yolun tamamı yazılı hükümlere dayanır. Süre, kabul edilebilirlik ve kararın sonucu bakımından hangi maddenin ne dediği bilinmezse, başvuru esasa girilmeden reddedilebilir.

Bireysel başvurunun anayasal temeli: Anayasa m.148. Kural şudur: herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Aynı maddede sınır da bellidir: başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır ve bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.

Bunun pratik sonucu. Anayasa Mahkemesi, bilirkişi raporundaki emsal seçimini veya metrekare değerini yeniden hesaplamaz; incelemesi, kararın gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği, itirazların karşılanıp karşılanmadığı ve sonucun orantılı olup olmadığı ile sınırlıdır. Bu nedenle başvuru, “bedel düşük” değil “itirazım karşılanmadı” ekseninde kurulmalıdır.

Kapsam ve sınırlar: 6216 s.K. m.45. Aynı çerçeve kanunda tekrarlanır ve genişletilir: ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir. Ayrıca yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi, Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz.

Süre ve usul: 6216 s.K. m.47. Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Ayrıca haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilir. Dilekçede hangi hakkın ne şekilde ihlal edildiği ve ilgili anayasal ve kanuni hükümler gösterilmelidir.

Kabul edilebilirlik incelemesi: 6216 s.K. m.48. İki ayrı süzgeç vardır: başvurunun kabul edilebilmesi için başvuru yollarının tüketilmiş olması ve başvurunun süresinde yapılması aranır. Ayrıca Anayasa Mahkemesi, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.

İhlal kararının sonucu: 6216 s.K. m.50. Karar yalnızca tespitle kalmaz: esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ayrıca tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir; yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde tazminata hükmedilebilir.

AİHM’e başvuru hakkı: AİHS m.34. İkinci basamağın dayanağı şudur: Sözleşme veya protokollerinde tanınan haklarının Yüksek Sözleşmeci Taraflardan biri tarafından ihlal edilmesinden dolayı mağdur olduğunu öne süren her gerçek kişi, hükümet dışı her kuruluş veya her kişi grubu Mahkeme’ye başvurabilir. Taraf devletler bu hakkın etkin biçimde kullanılmasını hiçbir surette engellememeyi taahhüt eder.

Kabul edilebilirlik: AİHS m.35. Şartlar burada sayılır: Mahkeme’ye ancak, uluslararası hukukun genel olarak kabul edilen ilkeleri uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra ve iç hukuktaki kesin karar tarihinden itibaren dört aylık bir süre içinde başvurulabilir. Ayrıca isimsiz başvurular ile daha önce incelenmiş veya başka bir uluslararası soruşturma merciine sunulmuş başvurular ve açıkça dayanaktan yoksun ya da başvuru hakkının kötüye kullanılması niteliğindeki başvurular kabul edilemez.

Adil tatmin: AİHS m.41. İhlal bulunursa: Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Taraf’ın iç hukuku bu ihlalin sonuçlarını ancak kısmen ortadan kaldırabiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören taraf lehine adil bir tazmin verilmesine hükmeder. Bu nedenle başvuru dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talepleri ayrı ayrı ve belgelendirilerek yazılmalıdır.

Kararların bağlayıcılığı: AİHS m.46. Son olarak: Yüksek Sözleşmeci Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkeme’nin verdiği kesinleşmiş kararlara uymayı taahhüt ederler ve Mahkeme’nin kesinleşen kararı, infazını denetleyecek olan Bakanlar Komitesi’ne gönderilir. İç hukukta ise 2942 s.K. kapsamındaki dosyalarda, AİHM kararının ardından yeniden yargılama talebi gündeme gelir.

Mülkiyetin anayasal güvencesi: Anayasa m.35 ve m.46. Esas hakkın iki ayağı şudur: herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir; bu haklar ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Kamulaştırmada ise: Devlet ve kamu tüzel kişileri, kamu yararının gerektirdiği hâllerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla kamulaştırma yapmaya yetkilidir. Başvurunun çekirdeği, ödenen bedelin “gerçek karşılık” olup olmadığıdır.

Başvuru, süre ve sonuç haritası

KonuKuralDayanak
Bireysel başvuru hakkıKamu gücü ihlali iddiasıylaAnayasa m.148
SınırKanun yolu hususları incelenemezAnayasa m.148
Tüketme şartıİdari ve yargısal yolların tamamı6216 s.K. m.45
Konu dışıYasama ve düzenleyici işlemler6216 s.K. m.45
AYM süresiOtuz gün6216 s.K. m.47
MazeretKalkmasından on beş gün6216 s.K. m.47
Kabul edilemezlikÖnem taşımama, açık dayanaksızlık6216 s.K. m.48
İhlal kararıYapılması gerekenlere hükmedilir6216 s.K. m.50
Mahkeme kararından doğan ihlalYeniden yargılama6216 s.K. m.50
AİHM’e başvuruMağdur olduğunu öne süren kişiAİHS m.34
AİHM süresiKesin karardan dört ayAİHS m.35
Kabul edilemezlikİsimsiz, mükerrer, açıkça dayanaksızAİHS m.35
Adil tatminZarar gören lehine tazminAİHS m.41
BağlayıcılıkKesinleşmiş kararlara uymaAİHS m.46
Mülkiyet ve kamulaştırmaGerçek karşılık peşin ödenirAnayasa m.35-46

Hangi Dosyalar Bu Yola Uygun?

AİHM başvurusu her kamulaştırma dosyası için uygun bir yol değildir. Bu yola girmeden önce dosyanın taşıdığı özelliklerin değerlendirilmesi gerekir.

Bu yolun anlamlı olabileceği tipik durumlar şunlardır: bedelin hiç ödenmediği veya çok uzun süre sonra ödendiği dosyalar; ödemenin geçen süre içinde gerçek değerini yitirdiği dosyalar; ve malike, kamu yararının gerektirdiğinin ötesinde aşırı bir külfet yüklendiği dosyalar.

Buna karşılık yalnızca bilirkişi raporundaki birim fiyata itiraz edilen, iç hukukta usulüne uygun biçimde incelenmiş ve gerekçelendirilmiş dosyalarda başvurunun sonuç vermesi güçtür.

Zaman Planlaması

Dört aylık süre kısadır ve dosyanın hazırlanması zaman alır. Bu nedenle hazırlık, AYM kararı beklenirken başlatılmalıdır. Kararın tebliğinden sonra başlanan bir hazırlık, belgelerin toplanması ve tercümesi düşünüldüğünde süreyi zorlar.

Önceden hazırlanabilecekler şunlardır: iç hukuktaki tüm kararların örnekleri; ödeme tarih ve tutarlarını gösteren belgeler; taşınmaza ilişkin tapu ve imar kayıtları; ve şikâyetin dayandığı olgusal kronoloji.

AİHM başvurunuz için görüşelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İki Basamak, İki Ayrı Süre

Düşük bedel iddiası iç hukukta sonuçsuz kaldığında iki basamaklı bir yol açılır. Her basamağın kendi süresi vardır ve bu süreler art arda işler.

BasamakSüreBaşlangıç
Anayasa Mahkemesi30 günBaşvuru yollarının tüketildiği tarih; yol yoksa ihlalin öğrenildiği tarih
AİHM4 ayİç hukuktaki kesin karar tarihi

AİHM süresi 1 Şubat 2022 itibarıyla altı aydan dört aya indirilmiştir. Bu değişiklik, Sözleşme’yi değiştiren 15 No’lu Ek Protokol ile yapılmıştır.

Bir geçiş kuralı vardır ve eski dosyalarda önem taşır: iç hukuktaki kesin karar 1 Şubat 2022’den önce verilmişse, o karara dayanan başvuru yine altı aylık süreye tabidir.

Sıralama Zorunluluğu

Türkiye bakımından sıra sabittir: önce Anayasa Mahkemesi, sonra AİHM.

Sebebi şudur: Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, AİHM tarafından tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle mülkiyet hakkı ihlali iddiasıyla doğrudan AİHM’e gidilemez.

Dört aylık AİHM süresi de bu sıralamaya bağlıdır ve Anayasa Mahkemesi aşamasının tamamlanmasından sonra işlemeye başlar.

İki uyarı:

  • AİHM’de eksikliklerin tamamlanması için verilen süre, başvuru süresini durdurmaz. Eksik tamamlama nihai karardan itibaren dört aylık süreyi aşarsa başvuru reddedilir.
  • Dört aylık süre resmî tatil günleri dâhil uzatılmaz.

Bu nedenle her iki başvuru da son güne bırakılmamalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Anayasa Mahkemesi bedeli yeniden hesaplar mı?

Hayır. Anayasa m.148 uyarınca bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz. Bu nedenle inceleme; kararın gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği, itirazların karşılanıp karşılanmadığı ve sonucun orantılı olup olmadığı ile sınırlıdır.

AYM’ye başvuru süresi nedir, kaçırılırsa ne olur?

6216 s.K. m.47 uyarınca bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı mazereti nedeniyle süresinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde delilleriyle başvurabilir.

Başvuru hangi hâllerde kabul edilemez bulunur?

6216 s.K. m.48 uyarınca başvuru yollarının tüketilmiş ve başvurunun süresinde yapılmış olması aranır; ayrıca Anayasanın uygulanması ve yorumlanması açısından önem taşımayan, başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verilebilir.

İhlal kararı verilirse ne olur?

6216 s.K. m.50 uyarınca ihlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir; ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir, hukuki yarar bulunmayan hâllerde tazminata hükmedilebilir.

AİHM’e başvuru süresi ve kabul şartları nelerdir?

AİHS m.35 uyarınca Mahkeme’ye ancak iç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra ve iç hukuktaki kesin karar tarihinden itibaren dört aylık süre içinde başvurulabilir; isimsiz, daha önce incelenmiş, açıkça dayanaktan yoksun veya başvuru hakkının kötüye kullanılması niteliğindeki başvurular kabul edilemez. İhlal hâlinde AİHS m.41 uyarınca adil tatmine hükmedilebilir.

Kamulaştırma bedelini düşük buluyorum, AİHM’e doğrudan gidebilir miyim?

Hayır. AİHM, Türkiye bakımından Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruyu etkili iç hukuk yolu saydığından; istinaf/temyiz aşamaları tamamlandıktan sonra önce AYM’ye başvurulmalıdır. AYM atlanarak yapılan başvurular kural olarak iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle reddedilir.

AYM’ye bireysel başvuru süresi nedir?

Nihai kararın tebliğinden itibaren 30 gündür. Başvuru UYAP/e-Devlet üzerinden elektronik ortamda veya mahkemeler aracılığıyla fiziken yapılabilir; harç ödenir, adli yardım talep edilebilir.

AYM düşük bedel şikâyetini hangi hak üzerinden inceler?

İçtihada göre değişir: bedel tespitindeki değerlendirme hatalarına yönelik şikâyetler çoğu zaman adil yargılanma hakkı kapsamında görülür; buna karşılık gerçek bedel güvencesinin (Anayasa m.46) ihlal edildiği hâllerde mülkiyet hakkı (m.35) yönünden ihlal kararları verilmektedir.

AİHM’e başvuru süresi ne kadar?

AYM’den olumsuz sonuç alınmasından sonra 4 aydır (15 No.lu Protokol ile 6 aydan 4 aya inmiştir). Süre, nihai iç hukuk kararının öğrenilmesinden itibaren işler ve kaçırılması telafisizdir.

AİHM kamulaştırmada hangi durumlarda ihlal buluyor?

Yerleşik içtihatta (ör. Aka/Türkiye) bedelin geç ödenmesi, enflasyon karşısında değer kaybının yeterli faizle telafi edilmemesi ve gerçek değerin altında bedel gibi hâller, malike orantısız yük yükleyen mülkiyet hakkı ihlalleri olarak değerlendirilmiştir.

Başvuruda ne talep edilir, sonuç ne olur?

İhlal tespiti ile birlikte maddi-manevi tazminat ve/or yeniden yargılama talep edilebilir. AYM ihlal bulursa çoğu dosyada yeniden yargılama yoluyla bedelin gerçek değere göre yeniden tespiti sağlanır; AİHM ihlalinde adil tazmin söz konusu olur.

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır; başvuru süreleri hak düşürücüdür. Dosyanız için Hukukçular Evi Ankara ile iletişime geçin.

AİHM’e ne zaman başvurulur?

İç hukuk yolları tüketildikten sonra. Türkiye bakımından bu, bedel tespiti davası, istinaf ve gereken hâllerde temyiz ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun tamamlanmasını gerektirir.

AİHM başvuru süresi kaç aydır?

15 No’lu Ek Protokol ile süre 1 Şubat 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere altı aydan dört aya indirilmiştir. Nihai iç hukuk kararı bu tarihten önce verilmişse altı aylık süre uygulanır.

Anayasa Mahkemesine başvurmadan AİHM’e gidebilir miyim?

Hayır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, AİHM tarafından tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmektedir.

Kamulaştırmada hangi hakka dayanılır?

Mülkiyet hakkına. Bu hak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesinde düzenlenmiştir.

Dört aylık süre ne zaman başlar?

Nihai iç hukuk kararının verildiği tarihten itibaren işler; Türkiye bakımından bu karar kural olarak Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru hakkındaki kararıdır.

Başvuru için harç ödenir mi?

AİHM’e başvuru için harç alınmaz; ancak tercüme, posta ve avukatlık hizmetleri gibi masraflar doğabilir.

Başvuruyu Türkçe yapabilir miyim?

Mahkemenin resmî dilleri Fransızca ve İngilizce olmakla birlikte ilk başvuru, sözleşmeci devletin resmî dili kullanılarak da yapılabilir.

Başvurucu ölürse süreç devam eder mi?

Mirasçılar, mirasçılık belgesini sunmak suretiyle başvuruyu devam ettirebilirler.

Başvurum neden reddedilebilir?

Başlıca sebepler süre aşımı, iç hukuk yollarının tüketilmemesi, şikâyetin iç hukukta hiç ileri sürülmemiş olması, açıkça dayanaktan yoksunluk ve önemli bir zararın bulunmamasıdır.

AİHM bilirkişi raporunu yeniden inceler mi?

AİHM bir dördüncü derece mercii değildir; başvurunun ekseni hesabın yanlışlığı değil, mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüzlüğü olmalıdır.

İhlal kararına karşı ne yapılabilir?

Taraflar üç ay içinde Büyük Daireye sevk talebinde bulunabilir; ancak bu talep yalnızca istisnai durumlarda kabul edilir.

AİHM başvurusu her dosya için uygun mu?

Hayır. Yalnızca bilirkişi raporundaki birim fiyata itiraz edilen ve iç hukukta usulüne uygun incelenmiş dosyalarda başvurunun sonuç vermesi güçtür; başvurunun ekseni müdahalenin ölçüsüzlüğü olmalıdır.



Post by Av. Fatma Öztürk