Kamulaştırma bedelinizin gerçek değerinin altında belirlendiğini ya da çok geç ödenip enflasyon karşısında eridiğini düşünüyorsanız, iç hukuktaki tüm yolları tükettikten sonra başvurabileceğiniz son bir adres daha vardır: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM). Bu rehberde bu yolu sade bir dille açıklıyoruz.
Mülkiyet Hakkı Sözleşmeyle Korunur
Mülkiyet hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 1 No’lu Protokol’ün 1. maddesi ile güvence altına alınmıştır. AİHM, Türkiye’ye karşı görülen birçok davada (örneğin Akkuş, Aka ve Musa Tarhan kararlarında), kamulaştırma bedelinin gerçek değerin altında belirlenmesi, geç ödenmesi veya enflasyon karşısında yetersiz faizle ödenmesi gibi durumların, kamu yararı ile bireyin menfaati arasındaki adil dengeyi bozarak mülkiyet hakkını ihlal edebileceğine karar vermiştir.
Önce İç Hukuk Yolları Tüketilmelidir
AİHM, ikincil nitelikte bir başvuru yoludur; doğrudan başvurulamaz. Önce iç hukuktaki tüm aşamalar usulüne uygun şekilde tüketilmelidir: kamulaştırma bedeli davasının asliye hukuk mahkemesinde görülmesi, ardından istinaf ve gerekiyorsa Yargıtay aşaması ve nihayet Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru. Anayasa Mahkemesi başvurusu da tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yoludur; bu aşama atlanırsa AİHM başvurusu kabul edilemez bulunur.
Başvuru Süresi ve Şekli
İç hukuk yolları tükendikten sonra, verilen nihai karardan itibaren belirli bir süre içinde AİHM’e başvurulmalıdır. Bu süre, 15 No’lu Protokol’ün yürürlüğe girmesiyle birlikte altı aydan dört aya indirilmiştir. Başvuru, Mahkemenin öngördüğü resmî form eksiksiz doldurularak yapılır; usule ve süreye uyulmaması başvurunun reddine yol açar.
Nelere Dikkat Etmeli?
AİHM her düşük bedel iddiasında ihlal kararı vermez; özellikle davanın makul sürede bitirildiği ve bedelin enflasyonu karşılayacak faizle ödendiği durumlarda başvuru kabul edilemez bulunabilir. Bu nedenle iç hukuk sürecinde gerçek bedel, faiz ve gecikme itirazlarının baştan ve usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi büyük önem taşır. Sürecin teknik ve sıkı şekil kurallarına tabi olması nedeniyle uzman hukuki destek almak yerinde olacaktır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.


