Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Zamanaşımı: Bedel, El Atmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
22 Haziran 2026

Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Zamanaşımı: Bedel, El Atmanın Önlenmesi ve Ecrimisil

Bu sayfanın kapsamı

El atma ve kamulaştırma dosyalarında süreler ve zamanaşımı

Aynı konunun diğer yönleri için:

Kamulaştırmasız el atma davalarında en çok merak edilen konulardan biri zamanaşımıdır. Cevap, açılan davanın türüne göre değişir: bazı talepler süreyle sınırlı değilken, bazıları için geriye dönük süre sınırı vardır. Bu ayrımı bilmek, hak kaybı yaşamamak için kritik öneme sahiptir.

Taşınmazınıza kamulaştırmasız el mi atıldı? Hangi davayı, hangi sürede açabileceğinizi netleştirelim.

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Mülkiyete Dayalı Davalarda Zamanaşımı Yoktur

Kamulaştırmasız el atma, mülkiyet hakkının bizzat onu korumakla görevli idare tarafından ihlalidir. Mülkiyet hakkı ayni bir hak olduğundan ve süreyle sınırlanamayacağından, mülkiyete dayanan iki dava türü zamanaşımına tabi değildir:

  • El atmanın önlenmesi (men) davası: malik, haksız müdahalenin durdurulmasını her zaman talep edebilir.
  • Taşınmaz bedelinin (tazminatının) tahsili davası: malik, fiilî durumu kabullenip taşınmazın bedelini idareden isteyebilir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 16.05.1956 tarihli kararı, bu bedel davalarında zamanaşımının söz konusu olmayacağını kabul etmiştir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi güncel kararlarında da bu ilkeyi sürdürmektedir: idare taşınmaza yıllar önce el atmış olsa dahi, mülkiyet malikte olduğu sürece dava her zaman açılabilir.

Ecrimisil 5 Yıllık Zamanaşımına Tabidir

Mülkiyete dayalı taleplerin aksine, ecrimisil (haksız işgal tazminatı) doğrudan mülkiyet hakkıyla ilişkili olmadığından 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Ecrimisil, idarenin taşınmazı haksız işgali sonucu malikin mahrum kaldığı kullanım/gelir karşılığıdır. Uygulamada ecrimisil, dava tarihinden geriye dönük en fazla 5 yıl için talep edilebilir; daha eski dönemler için talep zamanaşımına uğrar. Bu nedenle ecrimisil davasında süre takibi büyük önem taşır.

1956-1983 Dönemi El Atmalarında Özel Rejim

Kanun, 9 Ekim 1956 ile 4 Kasım 1983 tarihleri arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan taşınmazlar için özel bir rejim öngörmüştür (2942 sayılı Kanun Geçici m. 6). Bu dönemdeki el atmalar bakımından, dava açmadan önce idareye başvurarak uzlaşma yoluna gitmek dava şartıdır. Bu tarih aralığı dışında kalan (özellikle 1983 sonrası) fiili el atmalarda ise uzlaşma zorunluluğu aranmaz. Bu döneme ilişkin davalarda harçlar ve bir dönem vekâlet ücretleri maktu olarak uygulanmıştır.

Hukuki El Atmada Makul Süre

Hukuki el atmada (imar planıyla taşınmazın kamusal kullanıma ayrılıp kamulaştırılmaması) durum farklıdır. Yargı, uygulama imar planının kesinleşmesinden itibaren idareye tanınan 5 yıllık makul sürenin geçmesine rağmen kamulaştırma yapılmamasını hukuki el atma kabul etmektedir. Bu sürenin dolmasıyla malikin tazminat hakkı doğar. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun tazminat hakkını 5 yıl daha ötelemeye çalışan düzenlemesini mülkiyet hakkına aykırı bularak iptal etmiştir; böylece malikler ek bir bekleme süresine tabi tutulamaz.

Özetle: Hangi Davada Hangi Süre?

Kamulaştırmasız el atmada zamanaşımı şöyle özetlenebilir: el atmanın önlenmesi ve bedel/tazminat tahsili davalarında zamanaşımı yoktur; ecrimisil 5 yıllık (geriye dönük) süreye tabidir; 1956-1983 dönemi el atmalarında önce uzlaşma şartı vardır; hukuki el atmada ise tazminat hakkı 5 yıllık makul sürenin dolmasıyla doğar. Talebin doğru kurulması ve sürelerin isabetli hesaplanması için uzman desteği almak yerinde olur.

Kamulaştırmasız el atma davanızda süreleri kaçırmamak için uzman avukatla çalışın.

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Yirmi Yıllık Hak Düşürücü Süre Kalktı

Kamulaştırmasız el atma dosyalarında sürelerle ilgili en yaygın yanlış bilgi, yirmi yıllık hak düşürücü sürenin hâlâ yürürlükte olduğu sanısıdır.

2942 sayılı Kanun’un 38. maddesi şu hükmü içeriyordu: kamulaştırma yapılmış ancak işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırma hiç yapılmamış iken kamu hizmetine ayrılarak veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmaz malın malik, zilyed veya mirasçılarının bu taşınmaz mal ile ilgili her türlü dava hakkı yirmi yıl geçmekle düşer; bu süre taşınmaz mala el koyma tarihinden başlar.

Anayasa Mahkemesi, 10 Nisan 2003 tarihli E.2002/112, K.2003/33 sayılı kararıyla bu maddeyi iptal etmiştir.

Sonuç açıktır: fiili el atma nedeniyle açılacak davalar bakımından kanunda öngörülmüş yirmi yıllık bir hak düşürücü süre bulunmamaktadır.

Geçmişte Süreden Reddedilen Dosyalar

Kanun bir adım daha atmış ve iptal öncesinde süreden kapanmış dosyalara ikinci bir kapı açmıştır. Geçici 6. madde şunu düzenler: maddenin bedele ilişkin hükümleri, vuku bulduğu tarih itibarıyla madde kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı açtıkları tazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanır.

Buna karşılık iki grup kapsam dışıdır: evvelce açtıkları davalar sonunda tazminat almaya hak kazanmış olanlar ve süre dışındaki sebeplerden dolayı davaları reddedilmiş olanlar.

Ancak gerek iç hukuka gerekse milletlerarası hukuka göre hak kazandıkları tazminat henüz ödenmemiş olanlara, idare tarafından nakdi ödeme yerine trampa, sınırlı ayni hak tanınması veya imar hakkı kullandırılması gibi diğer uzlaşma yolları teklif edilebilir.

Ecrimisil dava tarihinden geriye beş yılla sınırlıdır

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Süreler Haritası

Kamulaştırma ve el atma dosyalarında birbirinden bağımsız işleyen çok sayıda süre vardır. Aşağıdaki tablo, hangi işlem için hangi sürenin geçerli olduğunu bir arada gösterir.

2942 sayılı Kanun’daki süreler
İşlemSüreDayanak
Kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası30 gün — 10. madde tebligatı veya ilan tarihindenm.14
Maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası30 günm.14
Değere ilişkin savunma ve delillerin bildirilmesi10 gün — tebliğden itibarenm.10
Satın alma davetine cevap15 gün — yazının tebliğindenm.8
Anlaşma sonrası bedelin hazır edilmesi45 gün — tutanak tarihindenm.8
Tapudaki kamulaştırma şerhinin resen silinmesi6 ay — şerh tarihindenm.7
Artan kısmın da kamulaştırılmasını isteme30 gün — kamulaştırma kararının tebliğindenm.12
Baraj mücavir taşınmazlarda valilik komisyonuna başvuru1 yıl — ilanın indirildiği tarihtenm.12
Tapusuz taşınmazda Hazine veya üçüncü kişinin itirazı30 gün — son ilandanm.19
Uzlaşmazlık sonrası bedel tespiti davası3 ay — uzlaşmazlık tutanağı tarihindengeçici m.6
Hükmedilen tutarın idarece ödenmesi30 gün — hesap numarasının yazılı bildirimindenek m.4
İmar planı kaynaklı kısıtlamada idarenin işlem yapma süresi5 yıl — planın yürürlüğe girmesindenek m.1
Yasağa aykırı ödenen paranın geri alınması1 yılm.34

Geri Alma Hakkında Süreler

Kamulaştırmadan vazgeçme ve geri alma bakımından ayrı bir süre düzeni işler ve bunlar birbirine karışmamalıdır.

22. madde — idarenin vazgeçmesi. Kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra taşınmazın kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmazsa durum malike duyurulur. Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları, kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmazı geri alabilir. İade işleminin kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde gerçekleşmesi hâlinde bedelin faizi alınmaz. Madde hükümleri, kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması hâlinde uygulanmaz.

23. madde — malikin geri alma hakkı. Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz ya da taşınmaz kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek olduğu gibi bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları bedeli kanuni faiziyle ödeyerek taşınmazı geri alabilir. Doğmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmayan geri alma hakkı düşer.

Aynı madde bir kapanış hükmü de içerir: bu süreler geçtikten sonra kamulaştırılan taşınmazda hakları bulunduğu iddiasıyla eski malikleri veya mirasçıları tarafından idareden herhangi bir sebeple hak, bedel veya tazminat talebinde bulunulamaz ve dava açılamaz.

Hangi Talep Hangi Süreye Tabi?

Talep türüne göre süre durumu
TalepDurum
Fiili el atmada bedel38. maddenin iptali sonrası kanunda öngörülmüş hak düşürücü süre yok
El atmanın önlenmesiMülkiyet hakkına dayanır (TMK m.683)
EcrimisilFiilen kullanılan süreyle sınırlı; kamu taşınmazlarında 2886 s.K. m.75 uyarınca geriye doğru en fazla 5 yıl
Geçici m.6 kapsamında davaUzlaşmazlık tutanağından itibaren 3 ay
Ek m.1 kapsamında talepPlanın yürürlüğünden itibaren 5 yıllık sürenin dolmuş olması aranır

Süre Yönetiminde Sık Yapılan Hatalar

  1. Üç aylık dava süresini kaçırmak. Uzlaşmazlık tutanağı düzenlendiğinde süre işlemeye başlar; tutanağın tarihi dosyada takip edilmelidir.
  2. Uzlaşma aşamasını atlamak. Geçici 6. madde kapsamındaki dosyalarda bu aşama dava şartıdır.
  3. Ödeme bildirimini yapmamak. Ek 4. maddedeki otuz günlük süre kararın kesinleşmesiyle değil, hesap numarasının yazılı bildirimiyle başlar.
  4. Beş yıllık imar süresini yanlış tarihten saymak. Ek 1. maddedeki süre, uygulama imar planının yürürlüğe girdiği tarihten işler; plan onay tarihi belgelenmelidir.
  5. Geri alma hakkını bir yıl içinde kullanmamak. 23. madde bu hakkın doğmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmaması hâlinde düşeceğini açıkça belirtir.
  6. Otuz günlük iptal davası süresini idarenin kararından saymak. 14. madde süreyi mahkemece yapılan tebligat veya ilan tarihinden başlatır.

Dava Sürecinin İç Takvimi

Bedel tespiti davası açıldıktan sonra da kanun adım adım süre bağlar. Bu iç takvim, dosyanın hangi aşamada olduğunu ve bir sonraki adımın ne zaman geleceğini gösterir.

  • Duruşma günü: mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için duruşma günü belirler.
  • Savunma ve deliller: malik, konuya ve taşınmazın değerine ilişkin tüm savunma ve delillerini tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde yazılı olarak bildirmelidir.
  • Keşif: taraflar bedelde anlaşamazsa hâkim en geç on gün içinde keşif günü tayin eder.
  • Keşif sonrası duruşma: keşiften otuz gün sonrası için duruşma günü belirlenir.
  • Bilirkişi raporu: kurul raporunu on beş gün içinde mahkemeye verir.
  • Yeni bilirkişi kurulu: gerektiğinde on beş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir kurul tayin edilebilir.
  • Bedelin yatırılması: idareye on beş gün süre verilir; bu süre bir defaya mahsus uzatılabilir.
  • Faiz eşiği: dava dört ay içinde sonuçlandırılamazsa tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.

Uzlaşma Aşamasının Süreleri

Geçici 6. madde kapsamındaki dosyalarda dava öncesinde ayrı bir takvim işler ve toplamda bir yılı aşabilir.

Davet süresi. Kıymet takdirinden sonra uzlaşma komisyonu, idarenin daveti veya malikin müracaat tarihinden itibaren en geç altı ay içinde tebliğ edilen bir yazı ile talep sahibini görüşmeye çağırır.

Görüşme süresi. Uzlaşma görüşmeleri, hukuki veya fiili engel bulunmadığı takdirde davete icabet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır ve uzlaşmaya varılıp varılmadığı tutanağa bağlanır.

Dava süresi. Uzlaşma sağlanamazsa uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde malik veya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir.

Bu üç sürenin toplamı, malikin müracaatından dava açılmasına kadar geçebilecek süreyi gösterir. Müracaat tarihinin belgelenmesi bu nedenle önemlidir: altı aylık davet süresi bu tarihten işler.

İdareler Arası Devirde Süreler

Taşınmazın maliki bir kamu tüzel kişisiyse 30. madde uygulanır ve kendi takvimi vardır: mal sahibi idare devire muvafakat etmez veya altmış gün içinde cevap vermezse anlaşmazlık doğar; anlaşmazlık Danıştay ilgili idari dairesince incelenerek iki ay içinde kesin karara bağlanır; bedelde anlaşılamazsa alıcı idare, devirde anlaşma tarihinden veya Danıştay kararının tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde mahkemeye başvurur.

Anayasa Mahkemesine Başvuruda Süre

Olağan kanun yolları tüketildikten sonra bireysel başvuru gündeme gelirse, orada da katı bir süre vardır. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.

Aynı Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası, kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının önceden tüketilmiş olmasını arar. Kamulaştırmada bu, 10. madde uyarınca bedele ilişkin istinaf ve gereken hâllerde temyiz yollarının kullanılmış olması demektir.

Süre Kaçırıldığında Ne Olur?

Sürelerin niteliği, kaçırılmasının sonucunu belirler ve bu ayrım dosyada baştan bilinmelidir.

  • Dava açma süreleri (14. maddedeki otuz gün, geçici 6. maddedeki üç ay) kaçırıldığında o yol kapanır. Geçici 6. maddede uzlaşma süreci yeniden işletilebilir; ancak bu aylarca zaman kaybı demektir.
  • Delil bildirme süresi (on gün) kaçırıldığında, basit yargılama usulünün sınırları nedeniyle sonradan tamamlama imkânı daralır.
  • Geri alma hakkındaki bir yıllık süre kaçırıldığında hak düşer; 23. madde bunu açıkça belirtir.
  • Artan kısmın kamulaştırılmasını isteme süresi (otuz gün) kaçırıldığında bu talep ileri sürülemez.
  • Ödeme bildirimi yapılmadığında otuz günlük süre hiç işlemez; gecikme malikin aleyhine sonuç doğurur.

Sürelerin Kanuni Kaynağı: TMK m.683, m.995 ve TBK m.147

Bu dosyalarda süreler talebin hukuki niteliğine göre değişir. Mülkiyete dayanan talep ile kullanım karşılığı talebi aynı hükümlere tabi olmadığından, süreyi doğru bulmanın yolu önce hangi maddeye dayanıldığını belirlemektir.

Zamanaşımına uğramayan talep: TMK m.683. Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir. Mülkiyet hakkı süreye bağlı olmadığından, bu talep de zamanaşımına uğramaz.

Kullanım karşılığının dayanağı: TMK m.995. Ecrimisil talebinin kaynağı burasıdır: iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. İdare, kamulaştırma yapmadan el attığında iyiniyetli zilyet sayılmadığından bu hüküm uygulanır.

Karşı kural: TMK m.993. Ayrımı tamamlayan hüküm şudur: iyiniyetle zilyedi bulunduğu şeyi, kendisine tanınan zilyetlik hakkına uygun olarak kullanan veya ondan yararlanan zilyet, o şeyi geri vermekle yükümlü olduğu kimseye karşı bu nedenle herhangi bir tazminat ödemek zorunda değildir. Bu nedenle ecrimisil dosyasında kötüniyetin ortaya konması gerekir; kamulaştırmasız el atmada idarenin kamulaştırma yapmadan kullandığı sabit olduğundan bu şart kural olarak gerçekleşmiş sayılır.

Beş yılın kaynağı: TBK m.147. Ecrimisilin dönemsel nitelikte bir kullanım karşılığı olması, ona kira benzeri bir rejim uygulanmasını gerektirir. Kanun, kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler bakımından beş yıllık zamanaşımı öngörür. Uygulamada ecrimisil talebinin geriye doğru beş yıl ile sınırlanmasının dayanağı budur.

Genel süre: TBK m.146. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Kamulaştırmasız el atmadan doğan ve dönemsel nitelik taşımayan talepler ile idarenin ödemekle yükümlü olduğu bedel alacağı bakımından bu genel süre gündeme gelir.

Haksız fiile dayanan talepte: TBK m.72. Talep haksız fiil temeline oturtulursa süre kısalır: tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ayrıca tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Bu nedenle talebin hangi temele dayandırıldığı dilekçede bilinçli seçilmelidir.

Faizin işlemeye başlaması. Bedel alacağında faiz, idarenin temerrüdü ile işlemeye başlar. Mahkeme kararıyla hükmedilen tutarda ise ödeme 2942 s.K. Ek m.4 uyarınca hak sahibinin banka hesap numarasını bildirmesini müteakip otuz gün içinde yapılır; bu süre dolmadan başlatılan takip erken sayılır ve şikâyete konu olur.

Görev ve yetki: HMK m.2 ve m.12. Bedel, ecrimisil ve el atmanın önlenmesi talepleri, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin olduğundan asliye hukuk mahkemesinde görülür. Yetki bakımından ise talep taşınmazın aynına ilişkinse taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; bu yetki taraflarca değiştirilemez ve re’sen gözetilir.

Süre yönetiminde doğru kurgu. Özet şudur: el atmanın önlenmesi ve tapu iptali talepleri süreye bağlı değildir; ecrimisil geriye doğru beş yıl ile sınırlıdır ve her yıl için ayrı ayrı işler; bedel talebi genel hükümlere göre on yıl; haksız fiil temeline oturtulursa iki yıl / on yıl. Bu nedenle ecrimisil talebinin her yıl yenilenerek istenmesi ve dava tarihinin geciktirilmemesi, kayıp riskini ortadan kaldırır.

Talep türüne göre süre haritası

TalepSüreDayanak
El atmanın önlenmesiZamanaşımına tabi değilTMK m.683
İstihkakZamanaşımına tabi değilTMK m.683
Ecrimisilin dayanağıKötüniyetli zilyedin tazminat borcuTMK m.995
İyiniyetli zilyetTazminat ödemezTMK m.993
Ecrimisilde süreDönemsel edim; beş yılTBK m.147
Genel alacakOn yılTBK m.146
Haksız fiilÖğrenmeden iki yıl, fiilden on yılTBK m.72
Uzamış ceza süresiCeza kanunundaki süre uygulanırTBK m.72
Hükmedilen bedelin ödenmesiIBAN bildiriminden otuz gün2942 s.K. Ek m.4
Görevli mahkemeAsliye hukuk; değer görevi değiştirmezHMK m.2
YetkiTaşınmazın bulunduğu yer; kesinHMK m.12

Süre Takibi İçin Pratik Öneriler

  1. Tebliğ tarihlerini ayrı bir listede tutun. Kanundaki sürelerin çoğu tebliğ tarihinden işler.
  2. Uzlaşma müracaat tarihini belgeleyin. Altı aylık davet süresi bu tarihten başlar.
  3. Uzlaşmazlık tutanağının tarihini not edin. Üç aylık dava süresi buradan işler.
  4. İmar planının yürürlük tarihini belgeyle sabitleyin. Ek 1. maddedeki beş yıl bu tarihten sayılır.
  5. Hüküm kesinleştiğinde hesap bildirimini geciktirmeyin. Otuz günlük ödeme süresi ancak bu bildirimle başlar.
  6. Kanun yolu aşamalarını kayıt altına alın. Bireysel başvuruya gidilecekse tüketilme tarihi belgelenmiş olmalıdır.

Zamanaşımı değerlendirmesi için görüşelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Yirmi Yıllık Süre Neden Artık Yok?

Kamulaştırmasız el atmada zamanaşımı tartışmasının merkezinde, kanunun mülga bir maddesi bulunur.

Kanunun 38. maddesi ile kamulaştırmasız el atmadan doğan hakların kullanılması yirmi yıllık hak düşürücü süreye bağlanmıştı. Ancak Anayasa Mahkemesi 2010 yılında bu hükmü Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir; gerekçe, düzenlemenin mülkiyet hakkının özüne dokunmasıdır.

Bu iptalden sonra geçerli olan çerçeve şudur:

  • Taşınmazın aynından doğan davalarda dava hakkı süreye bağlı değildir,
  • Diğer davalarda ise davanın zamanaşımı süresi içinde açılması gerekir.

Bu nedenle eski kaynaklara dayanarak “süre doldu” değerlendirmesi yapmak yanıltıcıdır. Dosyanın hangi tür talebe dayandığı önce belirlenmelidir.

Harç ve Vekâlet Ücretinde Tarih Ayrımı

Bu dosyalarda maliyeti belirleyen kritik ayrım, el atma tarihidir.

Yargıtay uygulamasında; 9/10/1956 ile 4/11/1983 günleri arasında fiilen el atılan taşınmazlarla ilgili açılan davalarda geçici 6. madde gereği harç ve vekâlet ücreti maktu olarak; 4/11/1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden açılan davalarda ise mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin genel hükümler doğrultusunda nispi olarak uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

El atma tarihiHarçVekâlet ücretiUzlaşma
9/10/1956 – 4/11/1983MaktuMaktuDava şartı
4/11/1983 sonrasıNispiNispiDava şartı değil

Bu ayrımın pratik sonucu çok büyüktür: değeri yüksek bir taşınmazda nispi harç ciddi tutarlara ulaşırken, maktu harç sabit kalır.

Bu nedenle davanın ilk aşamasında yapılması gereken iş, fiilen el atma tarihinin tespit edilmesidir. Yargıtay uygulamasında da bu tarihin belirlenmesi ve harç ile vekâlet ücretinin buna göre saptanması aranmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kamulaştırmasız el atma davasında zamanaşımı var mı?

El atmanın önlenmesi ve taşınmaz bedelinin (tazminatının) tahsili davaları mülkiyet hakkına dayandığından zamanaşımına tabi değildir. İdare yıllar önce el atmış olsa da mülkiyet malikte olduğu sürece dava her zaman açılabilir.

Ecrimisil davasında zamanaşımı kaç yıldır?

Ecrimisil (haksız işgal tazminatı) 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava tarihinden geriye dönük en fazla 5 yıl için talep edilebilir; daha eski dönemler zamanaşımına uğrar.

İdare 20 yıl önce el attıysa hâlâ dava açabilir miyim?

Evet. Bedel tahsili ve el atmanın önlenmesi davaları mülkiyet hakkına dayandığı için süreyle sınırlı değildir. Mülkiyet sizde olduğu sürece bu davaları açabilirsiniz; ancak ecrimisil yalnızca son 5 yıl için istenebilir.

1956-1983 arası el atmalarda farklı kural var mı?

Evet. 9 Ekim 1956 – 4 Kasım 1983 arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan taşınmazlarda, dava açmadan önce idareyle uzlaşma yoluna başvurmak dava şartıdır (Geçici m. 6). Bu tarihler dışındaki el atmalarda uzlaşma zorunlu değildir.

Hukuki el atmada tazminat hakkı ne zaman doğar?

Uygulama imar planının kesinleşmesinden itibaren idareye tanınan 5 yıllık makul sürenin geçmesine rağmen kamulaştırma yapılmazsa hukuki el atma gerçekleşir ve tazminat hakkı doğar. AYM, bu hakkı öteleyen düzenlemeyi iptal etmiştir.

Bedel davası ile ecrimisili birlikte açabilir miyim?

Evet. Ecrimisil, el atmanın önlenmesi veya bedel tahsili davasıyla birlikte talep edilebilir. Ancak bedel davası zamanaşımına tabi değilken, ecrimisil yalnızca geriye dönük 5 yıl için istenebilir.

El atmanın önlenmesi talebi neden zamanaşımına uğramaz?

TMK m.683 uyarınca malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir. Mülkiyet hakkı süreye bağlı olmadığından bu talep zamanaşımına uğramaz.

Ecrimisil talebinin kanuni dayanağı nedir?

TMK m.995 uyarınca iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden verdiği zararlar ile elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. TMK m.993 uyarınca iyiniyetli zilyet ise tazminat ödemez.

Ecrimisilde beş yıllık sınır nereden geliyor?

Ecrimisil dönemsel nitelikte bir kullanım karşılığı olduğundan kira benzeri bir rejime tabidir. TBK m.147 uyarınca kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler beş yıllık zamanaşımına tabidir; uygulamada talebin geriye doğru beş yılla sınırlanmasının dayanağı budur.

Talebi haksız fiile dayandırırsam süre değişir mi?

Evet. TBK m.72 uyarınca tazminat istemi, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; fiil ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır.

Bu davalar hangi mahkemede açılır?

HMK m.2 uyarınca dava konusunun değerine bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda asliye hukuk mahkemesi görevlidir. HMK m.12 uyarınca taşınmazın aynına ilişkin taleplerde taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir ve bu yetki re’sen gözetilir.

Kamulaştırmasız el atma davasında yirmi yıllık süre var mı?

Hayır. Yirmi yıllık hak düşürücü süreyi öngören 38. madde, Anayasa Mahkemesi’nin 10 Nisan 2003 tarihli E.2002/112, K.2003/33 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

Davam geçmişte süreden reddedilmişti, yeniden başvurabilir miyim?

Geçici 6. maddenin bedele ilişkin hükümleri, madde kapsamındaki el koyma nedeniyle açılan tazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanır.

Uzlaşma sağlanamazsa dava süresi ne kadar?

Uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde bedel tespiti davası açılabilir.

Kamulaştırma işleminin iptali için süre ne zaman başlar?

14. madde uyarınca süre, 10. madde gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden veya tebligat yapılamayanlar için ilan tarihinden itibaren otuz gündür.

Taşınmazı geri alma hakkı ne kadar sürer?

23. madde uyarınca kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren beş yıl içinde amaca uygun işlem yapılmazsa hak doğar; doğmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmayan geri alma hakkı düşer.

Ecrimisil kaç yıl geriye gidebilir?

Kamu taşınmazları bakımından 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca komisyon, tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere ecrimisil tespit ve takdir eder.

İdarenin ödeme için otuz günlük süresi ne zaman başlar?

Ek 4. madde uyarınca süre, davacının veya vekilinin idareye banka hesap numarasını yazılı olarak bildirdiği tarihten itibaren işler.

Bedel tespiti davası dört ayda bitmezse ne olur?

10. madde uyarınca dava dört ay içinde sonuçlandırılamazsa, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.

Uzlaşma sürecinde hangi süreler işler?

İdarenin daveti veya malikin müracaat tarihinden itibaren en geç altı ay içinde görüşmeye davet edilir; görüşmeler davete icabetten itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır; uzlaşma sağlanamazsa tutanak tarihinden itibaren üç ay içinde dava açılabilir.

Anayasa Mahkemesine başvuru süresi ne kadardır?

6216 sayılı Kanun’un 47. maddesi uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gündür.

İdareler arası devirde mal sahibi idarenin cevap süresi nedir?

30. madde uyarınca mal sahibi idare devire muvafakat etmez veya altmış gün içinde cevap vermezse anlaşmazlık doğar ve Danıştay ilgili idari dairesince iki ay içinde kesin karara bağlanır.

Post by Av. Fatma Öztürk