Kamulaştırmasız el atma davalarında, dava açmadan önce idareye başvurup uzlaşma yoluna gitmenin zorunlu olup olmadığı, el atmanın tarihine ve türüne göre değişir. Bu ayrımı bilmek, davanın usulden reddedilmesini önlemek açısından kritiktir.
Kamulaştırmasız el atma davanızda uzlaşma şartını doğru değerlendirelim, hak kaybı yaşamayın.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppUzlaşma Şartı Hangi Hâllerde Zorunlu?
2942 sayılı Kanun’un Geçici 6. maddesi, 9 Ekim 1956 ile 4 Kasım 1983 tarihleri arasında kamulaştırma yapılmaksızın fiilen kamu hizmetine ayrılan veya üzerinde tesis yapılan taşınmazlar için özel bir rejim öngörür. Bu dönemdeki el atmalar bakımından malik, dava açmadan önce ilgili idareye başvurup uzlaşma talep etmek zorundadır; bu, bir dava şartıdır. Başvuru yapılmadan açılan dava usulden reddedilir.
Uzlaşma Süreci Nasıl İşler?
Bu kapsamda malik, taşınmazına el atıldığını belirterek bedel talebiyle idareye yazılı başvuruda bulunur. İdare, başvuruyu değerlendirip uzlaşma görüşmesi için maliki davet eder ve bir bedel önerir. Taraflar bedelde anlaşırsa uzlaşma tutanağı düzenlenir ve ödeme yapılır. Belirlenen süre içinde uzlaşma sağlanamazsa, malik bu kez dava açma hakkını kazanır.
1983 Sonrası El Atmalarda Uzlaşma Zorunlu Değil
Önemli bir ayrım: yukarıdaki tarih aralığı dışında kalan, özellikle 4 Kasım 1983 sonrasındaki fiili el atmalarda uzlaşma zorunluluğu aranmaz. Bu hâlde malik, idareye uzlaşma başvurusu yapmadan doğrudan adli yargıda el atmanın önlenmesi veya bedel tahsili davası açabilir. Geçici 6. maddedeki uzlaşma şartının kapsamı, yalnızca 1956-1983 arası el atmalarla sınırlıdır.
Hukuki El Atmada İdari Başvuru
Hukuki el atmada (imar planıyla taşınmazın kamusal kullanıma ayrılıp kamulaştırılmaması) durum farklıdır. Bu hâlde, İmar Kanunu’nda öngörülen idari başvuru ve işlemlerin tamamlanması beklenir; malik, idareye imar planı değişikliği veya kamulaştırma talebiyle başvurur, talep reddedilir veya cevapsız kalırsa dava yoluna gidilir. Bu nedenle hukuki el atmada izlenecek usul, fiili el atmadan ayrışır.
Harç ve Vekâlet Ücreti Yönü
Geçici 6. madde kapsamındaki (1956-1983) davalarda mahkeme ve icra harçları ile bir dönem vekâlet ücretleri maktu olarak uygulanmıştır. Bu tarih aralığı dışındaki davalar için sonradan yapılan düzenlemeyle harçlar maktu, vekâlet ücretleri ise nispi olarak belirlenmiştir. Süreç ve maliyet farklılıkları nedeniyle, somut el atmanın tarihinin ve türünün doğru saptanması büyük önem taşır.
İlgili Rehberler
- 📘 Kamulaştırmasız El Atma: Fiili ve Hukuki El Atma (Ana Rehber)
- Fiili El Atma: Tanımı, Örnekleri ve Bedel Davası
- Kamulaştırmada Görevli Mahkeme
- Kamulaştırmasız El Atmada Zamanaşımı
- Kamulaştırma Hukuku Rehberi
- İdareye Başvuru: Üst Makama Başvuru ve Dava Süresinin Durması
- Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırma (RUYY) Başvurusu
- Kamulaştırmasız El Atma Tazminatının İdareden Tahsili ve İcra
El atmanın tarihine göre uzlaşma şartını ve dava yolunu uzman avukatla netleştirin.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppUzlaşma Sadece Para Demek Değil: Dört Seçenek
Uzlaşma denince akla nakit ödeme gelir; oysa kanun önce ayni çözümleri sayar ve parayı son sıraya koyar.
Kanunun sıralaması şöyledir: uzlaşma, idareye ait taşınmazın trampası, idareye ait taşınmaz üzerinde sınırlı aynî hak tanınması veya imar mevzuatı çerçevesinde başka bir yerde imar hakkı kullandırılması suretiyle yapılabilir.
Nakit son seçenektir: kanun, nakdi bedel üzerinden uzlaşmayı bunların mümkün olmaması hâlinde öngörür.
Bunun pratik anlamı şudur: idare size başka bir taşınmaz veya imar hakkı teklif edebilir; bu teklif kanuna uygundur ve tek başına reddedilecek bir öneri değildir.
Malik için değerlendirme ölçütü: teklif edilen taşınmazın konumu, imar durumu ve satılabilirliği, nakit bedelle karşılaştırılarak tartılmalıdır.
İmar hakkı kullandırılması özellikle dikkat gerektirir: hakkın hangi parselde, hangi ölçüde ve hangi sürede kullanılacağı belirsizse, sonradan uygulama sorunları doğabilir.
Görüşmeler Altı Ay İçinde Sonuçlandırılır
Uzlaşma aşaması süresiz değildir; kanun bir üst sınır koymuştur.
Kural: uzlaşma görüşmeleri, hukuki veya fiilî engel bulunmadığı takdirde davete icabet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.
Başlangıç tarihi önemlidir: süre davetin gönderildiği değil, davete icabet ettiğiniz tarihten işler.
Sonuç tutanağa bağlanır: uzlaşmaya varılıp varılmadığı, malik veya temsilcisi ile komisyon üyeleri tarafından imzalanan bir tutanağa geçirilir.
Tutanağı mutlaka alın: uzlaşma sağlanamadığında dava açabilmek için bu belge gerekir; dava şartının yerine getirildiğini gösteren dayanak odur.
Altı ay dolarsa: görüşmeler sonuçlanmamışsa sürecin tıkandığı kabul edilir ve yargı yolu açılır.
Kamulaştırmasız el atmada uzlaşma dava şartıdır
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Görüşmede Söyledikleriniz Aleyhinize Delil Olmaz
Bu, uzlaşma masasına oturan malik için en önemli güvencedir ve çok az bilinir.
Kanunun ifadesi: bu tutanak ile uzlaşma görüşmelerine ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar aleyhine delil teşkil etmez.
Bunun anlamı şudur: görüşmede kabul ettiğiniz bir rakam veya yaptığınız bir açıklama, sonradan açılacak davada size karşı kullanılamaz.
Neden önemli? Malikler çoğu zaman “düşük bir rakam söylersem davada bana bunu gösterirler” endişesiyle müzakereden çekinir. Kanun bu endişeyi karşılamıştır.
Koruma karşılıklıdır: hüküm “taraflar aleyhine” dediğinden, idarenin görüşmedeki teklifleri de davada malik lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu nedenle müzakereye açık davranmak risk taşımaz; ancak uzlaşma sözleşmesi imzalanırsa durum değişir ve bağlayıcılık doğar.
Uzlaşma Sağlanırsa: Sözleşme ve Resen Tescil
Anlaşmaya varıldığında süreç, mahkemeye gitmeden tapuda sonuçlanır.
Sözleşmede bulunması gerekenler: uzlaşılan hakkın türü, tanınma şart ve usulleri, nakdi ödeme yapılacaksa miktarı ve ödeme şartları ile taşınmazların tesciline veya terkinine dair muvafakat.
Tapu işlemi kendiliğinden yapılır: sözleşme çerçevesinde uzlaşma konusu taşınmazlar resen tapuya tescil veya terkin edilir.
Bu nedenle sözleşme metni kritiktir: ödeme şartları belirsiz bırakılırsa, tescil gerçekleştikten sonra tahsil sorunu yaşanabilir.
Ödeme takvimi yazılmalıdır: tutarın hangi tarihte ve hangi hesaba yatırılacağı açıkça belirlenmelidir.
Aynî çözümlerde ise: verilecek taşınmazın veya imar hakkının kimliği, üzerindeki takyidatlar ve teslim tarihi sözleşmede gösterilmelidir.
Dava Açılırsa: Harç ve Ücret Maktudur
Uzlaşma sağlanamayıp dava yoluna gidildiğinde, mali yük bakımından özel bir rejim uygulanır.
Kural: bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri, bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.
Bunun anlamı şudur: talep edilen tutar yüksek olsa dahi harç ve vekâlet ücreti nispi olarak hesaplanmaz.
Malik açısından iki yönlüdür: dava açarken ödenecek harç düşük kalır; ancak kazanılması hâlinde lehe hükmedilecek vekâlet ücreti de maktu olur.
Tescil hükmü kesindir: tescile veya terkine ilişkin hüküm kesin olup tarafların hükmedilen bedele ilişkin temyiz hakkı saklıdır.
Görev ve yetki kuralları için kamulaştırma davalarında görevli ve yetkili mahkeme sayfamıza bakabilirsiniz.
Ödemeler Neden Gecikiyor? Bütçe Sınırı
Kararı kazanan maliklerin en sık karşılaştığı sorun, ödemenin uzun sürmesidir; bunun kanuni bir açıklaması vardır.
Kanun bir ödenek kaynağı belirlemiştir: kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca yapılacak ödemelerde kullanılmak üzere, merkezî yönetim bütçesine dâhil idarelerin sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerinin yüzde ikisi ayrılır.
Yerel idareler için ölçüt farklıdır: belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri bakımından en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamı esas alınır.
Pratik sonucu şudur: ödemeler bu ödenek havuzundan yapıldığından, aynı idareye karşı çok sayıda karar varsa sıra beklenebilir.
Malik için öneri: kararın kesinleşmesinden sonra idareye yazılı başvuru yapılarak ödeme talebi kayda geçirilmeli ve tarihi belgelenmelidir.
Tahsil aşamasının ayrıntısı için kamulaştırmasız el atma tazminatının idareden tahsili sayfamıza bakabilirsiniz.
Başvuru Öncesi Hazırlık
Uzlaşma başvurusu, dosyanın tamamının ilk kez ortaya konduğu aşamadır.
1. El atmanın türünü belirleyin. Fiilî el atma mı, imar kısıtlılığından doğan hukuki el atma mı? Rejim farklıdır.
2. El atma tarihini belgeleyin. Uydu görüntüleri, imar planı tarihleri ve idari yazışmalar kullanılabilir.
3. Tapu ve mirasçılık belgelerini hazırlayın. Hak sahipliğinin tereddütsüz gösterilmesi gerekir.
4. Taşınmazın niteliğini ortaya koyun. Arsa mı arazi mi olduğu, bedelin hesaplanma yöntemini belirler.
5. Talebinizi net yazın. Nakdi bedel mi, trampa mı, imar hakkı mı tercih ettiğinizi başvuruda belirtin.
6. Tutanağı saklayın. Uzlaşma sağlanamazsa dava şartının yerine getirildiğini gösteren belge budur.
El atma türleri için kamulaştırmasız el atma: fiilî ve hukuki el atma rehberi ve hukuki el atma (imar kısıtlılığı); kullanım bedeli talebi için kamulaştırmasız fiilî el atmada ecrimisil ve bedel sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Uzlaşma Hangi Taleplerde Zorunlu?
Geçici 6. maddenin kapsamı, kanunda tarih ve fiil bakımından dar biçimde çizilmiştir. Madde şu koşulların birlikte gerçekleşmesini arar:
- Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırma hiç yapılmamış olacak,
- Taşınmaza 9/10/1956 ile 4/11/1983 tarihleri arasında fiilen el konulmuş olacak,
- Taşınmaz fiilen kamu hizmetine ayrılmış veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılmış olacak,
- El koyma malikin rızası olmaksızın gerçekleşmiş olacak.
El koyma taşınmazın tamamına olabileceği gibi bir kısmına da olabilir; kaynaklar da kapsamdadır. Ayrıca mülkiyetin tamamen elden çıkması şart değildir: irtifak hakkı tesis etmek suretiyle yapılan fiilî el koymalar da madde kapsamındadır.
Maddenin son cümlesi, tüm süreci belirleyen kuraldır: bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır. Dava şartı, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir; uzlaşma aşaması işletilmeden açılan dava esasa girilmeden usulden reddedilir.
Süreci Kim Başlatır?
Kanun süreci tek yönlü kurmamıştır. Madde, sürecin idarenin daveti veya malikin müracaatı üzerine başlayacağını düzenler. Yani malik, idarenin harekete geçmesini beklemek zorunda değildir; doğrudan ilgili idareye müracaat ederek uzlaşma sürecini kendisi başlatabilir.
Bu, pratikte önemli bir zaman kazancıdır. İdareler kendiliğinden davet çıkarmadığından, sürecin fiilen başlaması çoğunlukla malikin müracaatına bağlıdır. Müracaat tarihinin belgelenmesi de ayrıca önemlidir; çünkü kanundaki altı aylık davet süresi bu tarihten işlemeye başlar.
İki Komisyon, İki Ayrı İş
Süreçte iki farklı komisyon görev alır ve işlevleri karıştırılmamalıdır:
| Komisyon | Dayanak | Görevi |
|---|---|---|
| Kıymet takdir komisyonu | m.8’in ikinci fıkrası | Fiilen el konulan taşınmazın veya tesis edilen irtifak hakkının tahmini değerini belirler |
| Uzlaşma komisyonu | m.8’in üçüncü fıkrası | Malikle görüşmeleri yürütür ve uzlaşma sağlanıp sağlanmadığını tutanağa bağlar |
Kıymet takdirinde uygulanacak ölçüt kanunda açıkça belirlenmiştir: değer, taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri esas alınmak ve Kanun’un 11. ve 12. maddelerine göre hesaplanmak suretiyle tespit edilir. Değerleme anı ise idarenin daveti veya malikin müracaat ettiği tarihtir.
Uzlaşma komisyonu, tespitten sonra, idarenin daveti veya malikin müracaat tarihinden itibaren en geç altı ay içinde 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ edilen bir yazı ile talep sahibini görüşmeye çağırır. Bu davet yazısında tahmini değer bildirilmez; rakam görüşme masasında açılır.
Uzlaşmanın Dört Yolu
Uzlaşma yalnızca nakit ödeme demek değildir. Kanun dört seçenek sayar ve nakdi bedeli son sıraya koyar:
- İdareye ait taşınmazın trampası — başka bir taşınmazla takas.
- İdareye ait taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak tanınması — mülkiyet yerine irtifak veya benzeri bir hak.
- İmar mevzuatı çerçevesinde başka bir yerde imar hakkı kullandırılması — imar hakkı aktarımı.
- Nakdi bedel — yukarıdakiler mümkün olmadığı hâlde.
Uzlaşılan bedel bütçe imkânları dâhilinde sonraki yıllara sâri olacak şekilde taksitli olarak da ödenebilir. Taksitli ödeme süresince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’a göre ayrıca kanuni faiz ödenir.
Görüşmelerde Söylenenler Aleyhinize Kullanılamaz
Uzlaşma görüşmeleri, hukuki veya fiili engel bulunmadığı takdirde davete icabet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır ve uzlaşmaya varılıp varılmadığı, malik veya temsilcisi ile komisyon üyeleri tarafından imzalanan bir tutanağa bağlanır.
Kanun burada malik lehine güçlü bir güvence getirir: bu tutanak ile uzlaşma görüşmelerine ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar aleyhine delil teşkil etmez. Görüşmede kabul ettiğiniz bir rakam, uzlaşma olmazsa açılacak davada size karşı ileri sürülemez. Bu kural, masada rahat pazarlık yapabilmenin hukuki zeminidir.
Uzlaşma sağlanırsa, üzerinde uzlaşılan hakkın türünü, tanınma şart ve usullerini, nakdi ödemede bulunulacaksa miktarını ve ödeme şartları ile taşınmazların tesciline veya terkinine dair muvafakati de içeren bir sözleşme yapılır ve uzlaşma konusu taşınmazlar resen tapuya tescil veya terkin edilir.
Uzlaşılamazsa: Üç Aylık Dava Süresi
İdare ve malik arasında uzlaşma sağlanamazsa, uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde malik veya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir. Dikkat edilmesi gereken iki nokta vardır: süre uzlaşmazlık tutanağının tarihinden işler, ve dava açma hakkı sadece malike değil idareye de tanınmıştır.
Dava açılması hâlinde, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, el koyma tarihindeki nitelikler esas alınarak, mahkemece Kanun’un 15. maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilir ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline ya da terkinine hükmedilir.
Karar yapısı burada da ikilidir: tescile veya terkine ilişkin hüküm kesindir, tarafların hükmedilen bedele ilişkin temyiz hakkı saklıdır.
Geçmişte Süreden Reddedilen Davalar İçin İkinci Şans
Maddenin en çok gözden kaçan hükümlerinden biri budur. Kanun, geçmişte zamanaşımı veya hak düşürücü süre gerekçesiyle kapanan dosyalara yeniden yol açar:
Maddenin bedele ilişkin hükümleri, vuku bulduğu tarih itibarıyla madde kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı açtıkları tazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanır.
Buna karşılık iki grup kapsam dışıdır: evvelce açtıkları davalar sonunda tazminat almaya hak kazanmış olanlar ve süre dışındaki sebeplerden dolayı davaları reddedilmiş olanlar. Ancak gerek iç hukuka gerekse milletlerarası hukuka göre hak kazandıkları tazminat henüz ödenmemiş olanlara, idare tarafından nakdi ödeme yerine yukarıdaki diğer uzlaşma yolları teklif edilebilir.
Devam eden davalar için de bir geçiş düzeni vardır: madde kapsamındaki el koymadan dolayı maddenin yürürlüğünden önce dava açmış olanlar, uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçelerle bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine görüşmelerin sonucuna kadar dava bekletilir; uzlaşılamazsa uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir.
Harç, Vekâlet Ücreti ve Ödeme Rejimi
Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri, bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir. Dava değeri ne olursa olsun nispi harç doğmaz.
Ödeme tarafında ise bütçe esaslı bir düzen kurulmuştur. Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden yapılacak ödemelerde kullanılmak üzere idareler yılı bütçelerinde pay ayırır: merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerin yüzde ikisi; belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi.
Kesinleşen alacakların toplamı ayrılan ödeneği aşarsa ödemeler sonraki yıllara sâri olacak şekilde garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir; taksitlendirmede bütçe imkânları ile alacakların tutarları dikkate alınır ve taksitli ödeme süresince ayrıca kanuni faiz ödenir. Ayrıca bu madde uyarınca ödenecek bedelin tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve alacakları haczedilemez.
Son olarak, bu madde uyarınca açılacak davalarda 15. maddede düzenlenen bilirkişiliğe ilişkin hükümler uygulanır; yani en az üç kişilik kurul ve içinde gayrimenkul değerleme uzmanı bulunması zorunluluğu burada da geçerlidir.
Dosyanızı süre işlemeye başlamadan değerlendirelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sıkça Sorulan Sorular
Kamulaştırmasız el atmada uzlaşma zorunlu mu?
9 Ekim 1956 – 4 Kasım 1983 arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan taşınmazlarda, dava açmadan önce idareye başvurup uzlaşma talep etmek dava şartıdır (Geçici m. 6). Bu tarihler dışındaki el atmalarda uzlaşma zorunlu değildir.
1983 sonrası el atmada doğrudan dava açabilir miyim?
Evet. 4 Kasım 1983 sonrasındaki fiili el atmalarda uzlaşma şartı aranmaz; idareye başvurmadan doğrudan adli yargıda el atmanın önlenmesi veya bedel tahsili davası açabilirsiniz.
Uzlaşma süreci nasıl işler?
Malik, taşınmazına el atıldığını belirterek idareye yazılı başvuruda bulunur; idare uzlaşma görüşmesi için davet eder ve bedel önerir. Anlaşılırsa tutanak düzenlenir; süresinde anlaşılamazsa malik dava açma hakkını kazanır.
Uzlaşmaya başvurmadan dava açarsam ne olur?
1956-1983 dönemi el atmalarında uzlaşma dava şartı olduğundan, başvuru yapılmadan açılan dava usulden reddedilir. Bu dönem dışındaki el atmalarda ise böyle bir engel yoktur.
Hukuki el atmada da uzlaşma mı gerekir?
Hukuki el atmada İmar Kanunu’ndaki idari başvuru ve işlemlerin tamamlanması beklenir; malik imar planı değişikliği veya kamulaştırma talebiyle idareye başvurur, sonuç alınamazsa dava açar. Usul, fiili el atmadan farklıdır.
Bu davalarda harç ve vekâlet ücreti ne kadar?
1956-1983 dönemi (Geçici m. 6) davalarında harçlar ve bir dönem vekâlet ücretleri maktu uygulanmıştır. Bu dönem dışındaki davalarda harçlar maktu, vekâlet ücretleri nispi olarak belirlenmiştir.
Uzlaşma yalnızca para üzerinden mi olur?
Hayır. Kanun önce idareye ait taşınmazın trampasını, idareye ait taşınmaz üzerinde sınırlı aynî hak tanınmasını veya başka bir yerde imar hakkı kullandırılmasını sayar; nakdi bedel bunların mümkün olmaması hâlinde gündeme gelir.
Uzlaşma görüşmeleri ne kadar sürer?
Hukuki veya fiilî engel bulunmadığı takdirde, davete icabet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.
Görüşmede söylediklerim davada aleyhime kullanılır mı?
Hayır. Kanuna göre tutanak ile uzlaşma görüşmelerine ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar aleyhine delil teşkil etmez.
Uzlaşma tutanağı neden önemli?
Uzlaşma sağlanamadığında dava açabilmek için gereken belgedir; dava şartının yerine getirildiğini gösterir. Görüşme sonunda mutlaka bir örneği alınmalıdır.
Uzlaşma sağlanırsa tapu işlemi nasıl olur?
Uzlaşılan hakkın türü, şartları, varsa ödeme miktarı ve şartları ile tescil veya terkine dair muvafakati içeren bir sözleşme yapılır; uzlaşma konusu taşınmazlar resen tapuya tescil veya terkin edilir.
Dava açarsam harç ve vekâlet ücreti nasıl hesaplanır?
Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri maktu olarak belirlenir; nispi hesap yapılmaz.
Kararı kazandım ama ödeme gecikiyor, sebebi nedir?
Ödemeler kanunla belirlenen bir ödenek havuzundan yapılır: merkezî yönetim bütçesine dâhil idarelerde sermaye giderleri ödeneğinin yüzde ikisi, belediye ve il özel idarelerinde ise en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamı esas alınır.
Tescil kararına itiraz edebilir miyim?
Tescile veya terkine ilişkin hüküm kesindir; yalnızca hükmedilen bedele ilişkin temyiz hakkı saklıdır.
Kamulaştırmasız el atmada uzlaşmaya başvurmadan dava açabilir miyim?
Hayır. 2942 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesi kapsamındaki taleplerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır. Bu aşama işletilmeden açılan dava usulden reddedilir.
Uzlaşma sürecini malik başlatabilir mi?
Evet. Kanun süreci idarenin daveti veya malikin müracaatı üzerine başlatır. Malik doğrudan ilgili idareye müracaat ederek süreci kendisi başlatabilir.
İdare beni ne kadar sürede uzlaşmaya davet etmek zorunda?
Kıymet takdirinden sonra uzlaşma komisyonu, idarenin daveti veya malikin müracaat tarihinden itibaren en geç altı ay içinde tebliğ edilen bir yazı ile talep sahibini görüşmeye davet eder.
Uzlaşma davetinde bana rakam bildirilir mi?
Hayır. Kanun, davet yazısında tahmini değer bildirilmeksizin görüşmeye çağrı yapılacağını düzenler.
Uzlaşma görüşmesinde söylediklerim davada aleyhime kullanılır mı?
Kullanılamaz. Uzlaşma tutanağı ile görüşmelere ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar aleyhine delil teşkil etmez.
Uzlaşma sadece para ödemesi şeklinde mi olur?
Hayır. Kanun dört yol sayar: idareye ait taşınmazın trampası, idareye ait taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak tanınması, imar mevzuatı çerçevesinde başka bir yerde imar hakkı kullandırılması veya bunlar mümkün olmazsa nakdi bedel.
Uzlaşma sağlanamazsa dava süresi ne kadar?
Uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde malik veya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir.
Davam daha önce süreden reddedilmişti, yeniden dava açabilir miyim?
Geçici 6. maddenin bedele ilişkin hükümleri, madde kapsamındaki el koyma nedeniyle açtıkları tazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olanlar hakkında da uygulanır.


