Bu sayfa tazminatın tahsil aşamasına giriş niteliğindedir.
İdarenin bedeli ödememesi hâlinde izlenecek yol, icra takibi ve buna ilişkin güncel Anayasa Mahkemesi kararı kardeş sayfada ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Mahkeme kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminata hükmetse bile, asıl mesele bu tazminatın idareden fiilen tahsil edilmesidir. İdareler çoğu zaman ödemeyi geciktirdiğinden, tahsil süreci ayrı bir hukuki bilgi gerektirir. Son yıllardaki Anayasa Mahkemesi kararları bu süreci malik lehine kolaylaştırmıştır.
Kamulaştırmasız el atma tazminatınızı tahsil edemiyor musunuz? İcra sürecini birlikte yürütelim.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppTazminat Kararı Kesinleşmeden İcra Edilebilir
Uzun süre, kamulaştırmasız el atma tazminatının icraya konulabilmesi için kararın kesinleşmesi şartı arandı; bu da tahsili yıllarca geciktiriyordu. Ancak Anayasa Mahkemesi, 30.06.2022 tarihli kararıyla bu şartı düzenleyen hükmü (2942 sayılı Kanun Geçici m. 16) mülkiyet hakkına aykırı bularak iptal etmiştir. Artık kamulaştırmasız el atma davalarında verilen bedel ve tazminat kararları kesinleşmeden icraya konulabilir; idare, kanun yollarına başvurarak ödemeyi süresiz erteleyemez.
Önce İdareye Başvuru, Sonra İcra
İptal kararıyla uyumlu olarak getirilen düzenlemeye (Ek m. 4) göre tahsil şu sırayı izler: malik önce idareye başvurur; idare, başvuru üzerine belirlenen 30 günlük süre içinde ödeme yapmazsa, malik ilamlı icra takibine geçebilir. Bu davalarda mahkeme ve icra harçları ile vekalet ücretleri maktu olarak belirlenir. Ayrıca idare, icranın geri bırakılması yoluna başvururken (İİK m. 36) teminat göstermekten muaftır.
İdarenin Mallarına Haciz Mümkün mü?
İdarenin mal, hak ve alacaklarının haczedilip haczedilemeyeceği, el atmanın tarihine göre değişir:
- 4 Kasım 1983 sonrası el atmalarda haciz yasağı yoktur; idarenin haczi kabil mal ve alacakları haczedilebilir.
- 9 Ekim 1956 – 4 Kasım 1983 arası el atmalarda, ilam tarihi 30 Haziran 2010 öncesi ise haciz mümkündür; bu tarihten sonraki ilamlarda ise Geçici m. 6 gereği idarenin malları haczedilemez.
- Haczin mümkün olduğu hâllerde dahi, kamu hizmetine fiilen tahsis edilmiş mallar haczedilemez.
Taşınmazın İdare Adına Tescili
Bedel/tazminat davasının doğal sonucu, taşınmazın idare adına tescil edilmesidir. Malik bedeli tahsil ederken, taşınmazın tapu kaydı iptal edilip idare adına tescil olunur. Yargıtay’a göre bu tescil, tazminat kararının bir sonucu olup taşınmazın aynının çekişmeli olduğu anlamına gelmez. Böylece malik karşılığını alır, idare de mülkiyeti hukuken kazanır.
Görevli Mahkeme ve Davacı
Davayı, taşınmazına haksız el atılan tapu maliki (malik vefat etmişse mirasçıları) açar. Görevli mahkeme fiili el atmada adli yargı (asliye hukuk), hukuki el atmada ise idari yargıdır. Tazminat alacağı, dava tarihindeki gerçek değer üzerinden belirlenir ve geç ödeme hâlinde faiz işletilir. Tahsil sürecinde idareye başvuru, süreler ve haciz kurallarının doğru yönetilmesi için uzman desteği önemlidir.
İlgili Rehberler
Tazminatınızın idareden tahsili ve icra süreci için uzman avukatla çalışın.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppNeden Kesinleşme Aranmıyor? Yargıtay’ın Gerekçesi
Genel kural taşınmaza ilişkin kararlarda kesinleşme aranması yönündeyken, kamulaştırmasız el atma tazminatı bunun dışında tutulur.
Genel kural: taşınmaza ve bunun üzerindeki aynî haklara ilişkin hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez.
Ancak Yargıtay’ın tespiti şöyledir: kamulaştırmasız el atma davalarında verilen tazminat ilamının takibe konması için kesinleşmesine gerek yoktur.
Gerekçe önemlidir: bu davalarda taşınmazın tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline yönelik hüküm, yasadan kaynaklanan ve tazminat verilmesine ilişkin kararın sonucudur; bu durum taşınmaz aynının çekişmeli olduğunu göstermez.
Yani dava şahsî nitelikte sayılır: talep, mülkiyetin kime ait olduğuna değil, el atma nedeniyle doğan tazminata yöneliktir.
Fer’iler de aynı rejime tabidir: kesinleşme aranan ilamlarda yargılama gideri ve vekâlet ücreti de kesinleşmeden takibe konulamazken, burada böyle bir engel bulunmaz.
Kesinleşme Şartı İki Kez Getirildi, İki Kez İptal Edildi
Bu alandaki tartışmanın geçmişi, malikin hakkının nasıl korunduğunu gösterir.
Birinci düzenleme: Kanuna eklenen geçici 14. madde ile, kamulaştırmasız el atma davalarındaki kararların taşınmaza ilişkin kararların icrasına dair hükümlere göre yerine getirileceği öngörüldü. Ayrıca kesinleşmemiş kararlara dayanılarak başlatılan icra takiplerinin durdurulması düzenlendi.
İptal: Anayasa Mahkemesi, 7 Mayıs 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla bu maddeyi iptal etti.
İkinci düzenleme ve ikinci iptal: benzer içerikli bir kural yeniden getirildi; Anayasa Mahkemesi 30 Haziran 2022 tarihli kararıyla bunu da iptal etti.
Bugünkü durum: kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat ilamı kesinleşmeden icra edilebilir.
Anayasa Mahkemesi’nin Ölçütü: Adil Denge
İptal kararlarının gerekçesi, benzer düzenlemelerin geleceği bakımından da yol göstericidir.
Kamu yararı kabul edilmiştir: Mahkeme, idarelerin kamu hizmetleri için gerekli kaynaklarının korunmasında bir kamu yararı bulunduğunu benimsemiştir.
Ancak ölçülülük sağlanamamıştır: mülkiyet hakkına müdahale edilen kişinin, bir de lehine hükmedilen tazminatı gecikerek tahsil edebileceğini öngörmek, mülkiyet ve adil yargılanma hakları bakımından ölçüsüz bir müdahaleye yol açmaktadır.
Sonuç: kamu yararı ile kişisel yarar arasında gözetilmesi gereken adil denge, malik aleyhine ölçüsüz şekilde bozulmuştur.
Bunun pratik değeri şudur: tahsili geciktiren benzer düzenlemeler gündeme geldiğinde, bu ölçüt ileri sürülebilir.
Tahsil Yolu: Önce Bildirim, Sonra İcra
Karar elinize geçtiğinde doğrudan icraya gitmek yerine kanunun öngördüğü sıra izlenmelidir.
Birinci adım — yazılı bildirim: hükmedilen bedel, tazminat, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına yatırılır.
Süre bildirimle başlar: ödeme, bildirim tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılır. Hesap numarasını bildirmediğiniz sürece süre işlemeye başlamaz.
İkinci adım — icra: bu süre içinde ödeme yapılmazsa genel hükümler dairesinde icra olunur.
Bildirim tarihini belgeleyin: otuz günlük sürenin başlangıcı bu tarihe bağlı olduğundan, bildirimin yapıldığını gösteren kayıt saklanmalıdır.
İcra aşamasında bir ayrıcalık vardır: idare, icranın geri bırakılmasını talep ederse teminat gösterme zorunluluğu bulunmaz.
Gider ve ücret rejiminin tamamı için kamulaştırma davasında vekâlet ücreti ve yargılama giderleri sayfamıza bakabilirsiniz.
Ödemeler Neden Gecikebilir?
Kesinleşme engeli kalksa dahi, tahsil pratikte zaman alabilir; bunun kanuni bir sebebi vardır.
Ödenek sınırı: bu kapsamdaki ödemeler için merkezî yönetim bütçesine dâhil idarelerde sermaye giderleri ödeneğinin yüzde ikisi ayrılır.
Yerel idarelerde ölçüt farklıdır: belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri bakımından en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamı esas alınır.
Pratik sonucu şudur: aynı idareye karşı çok sayıda kesinleşmiş karar varsa, ödemeler sırayla yapılabilir.
Bu nedenle takip erken başlatılmalıdır: otuz günlük süre dolduğunda icra yoluna başvurmak, sıradaki yerinizi belirler.
Harç ve ücret maktudur: bu kapsamdaki davalarda mahkeme ve icra harçları ile vekâlet ücretleri maktu olarak belirlenir; bu, takip maliyetini sınırlar.
Tescil ile Ödeme Arasındaki Denge
Kamulaştırmasız el atma davası, malik bakımından iki sonucu birlikte doğurur ve bunların zamanlaması önem taşır.
Birinci sonuç: taşınmazın tapu kaydı iptal edilerek idare adına tescil edilir.
İkinci sonuç: malik lehine bedel veya tazminata hükmedilir.
Denge sorunu buradadır: tescil gerçekleşirken ödemenin gecikmesi, malikin hem taşınmazından hem bedelinden bir süre yoksun kalması anlamına gelir.
Kesinleşme şartının kaldırılmasının anlamı da budur: tahsilin geciktirilmemesi, bu dengesizliği azaltmaya yöneliktir.
Malik için pratik öneri: tescilin gerçekleştiği tarih ile ödeme talebinin yapıldığı tarih dosyada birlikte kayıt altına alınmalıdır; gecikme faizi bakımından bu tarihler belirleyicidir.
Takip Sırasında Karşılaşılan Tipik Sorunlar
İcra aşamasında idare aleyhine yürütülen takipler, özel kurallar nedeniyle farklı işler.
1. Teminat muafiyeti. İdare, icranın geri bırakılmasını talep ederken teminat göstermek zorunda değildir; bu, takibin durmasını kolaylaştırır.
2. Ödenek beklemesi. Ödemeler belirli bir ödenek havuzundan yapıldığından, aynı idareye karşı çok sayıda dosya varsa sıra oluşabilir.
3. Muhatap birim karışıklığı. Takibin doğru idari birime yöneltilmesi gerekir; büyükşehir, ilçe belediyesi ve bağlı idareler ayrı tüzel kişiliklere sahiptir.
4. Faiz başlangıcı tartışması. Faizin hangi tarihten işleyeceği, ilamda gösterilen belirlemeye göre değerlendirilir.
5. Fer’ilerin takibi. Vekâlet ücreti ve yargılama giderleri de asıl alacakla birlikte takibe konulabilir.
Bu nedenle takip talebi baştan eksiksiz kurulmalıdır; sonradan yapılacak düzeltmeler zaman kaybettirir.
Takibin Madde Zinciri: 2942 Ek m.4, İİK m.32 ve 5393 m.15
Tahsil aşamasının her basamağı ayrı bir hükme dayanır. Takip talebinde ve şikâyet dilekçesinde bu maddelerin gösterilmesi, icra dairesinin tereddüdünü ve buna bağlı gecikmeyi ortadan kaldırır.
Ödeme takvimi: 2942 s.K. Ek m.4. Hükmedilen bedel, tazminat, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri; davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren otuz gün içinde yatırılır. Bu süre içinde ödeme yapılmaması hâlinde genel hükümler dairesinde icra olunur. Süreyi başlatan işlem kararın kesinleşmesi değil, hesap numarasının bildirimidir; bildirim yapılmadıkça idarenin gecikmesinden söz edilemez ve faiz talebi de dayanaksız kalır.
İlamlı takip: İİK m.32. Para borcuna ilişkin ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. İcra emrinde; yedi gün içinde borcun ödenmesi, bu süre içinde borç ödenmez ve icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmezse cebrî icraya devam edileceği bildirilir. Takip talebinde otuz günlük sürenin dolduğunun ve bildirim tarihinin gösterilmesi, itirazların önünü keser.
Genel sınır: İİK m.82. Haczolunamayacak mallar sayılırken ilk sıraya Devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar konulmuştur. Yazının “kamu kurumunun her malı haczedilir” yanılgısına karşı uyarısının kaynağı budur; buna karşılık hüküm, haczedilemeyecek malları sayar, borçlunun tüm malvarlığını korumaz.
Belediyelerde özel koruma: 5393 s.K. m.15. Belediye Kanunu dört kalemi haciz dışında tutar: belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar, kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ve belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri. Liste sınırlıdır; kamu hizmetinde fiilen kullanılmayan taşınmazlar, ticari nitelikteki gelirler ve üçüncü kişilerdeki hakediş alacakları bu korumanın dışındadır.
“Fiilen” kelimesinin ağırlığı. Korumanın ölçütü tahsis kararı değil, fiilî kullanımdır. Bir taşınmazın imar planında kamu hizmetine ayrılmış olması ya da kayden belediyeye ait olması tek başına haczedilmezlik sonucu doğurmaz; o taşınmazın kamu hizmetinde gerçekten kullanılıp kullanılmadığı araştırılır. Bu nedenle haciz talebinde taşınmazın boş, kiraya verilmiş veya ticari amaçla kullanılıyor olduğu fotoğraf, keşif ve kira sözleşmesi gibi delillerle ortaya konmalıdır.
Ön aşama: mal gösterme. Aynı maddede belediye borçlusuna özgü bir usul vardır: icra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir. Süresi içinde mal beyanında bulunulmaması veya gösterilen malların alacağı karşılamaması hâlinde diğer mallar üzerinde haciz uygulanır. Bu bir engel değil basamaktır; haciz talebinde usulün işletilmesi ve sonuçsuz kalması hâlinde diğer mallara haciz birlikte istenmelidir.
Ret gelirse: İİK m.16. İcra dairelerinin işlemleri hakkında kanuna aykırı olmasından veya olaya uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabilir; şikâyet işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı ise her zaman şikâyet edilebilir. Haciz talebi “kamu malıdır” gerekçesiyle reddedilirse, taşınmazın fiilen kullanılmadığı iddiası bu yolla icra mahkemesine taşınır.
Faizi aşan zarar: TBK m.122. Uzun süren tahsil süreçlerinde temerrüt faizi kaybı karşılamayabilir. Bu hâlde alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğradığını ileri sürebilir; borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlüdür. Talebin somut ve belgeli kurulması gerekir.
Son basamak: 6216 s.K. m.47. Kesinleşmiş karara rağmen ödeme yapılmaması, mülkiyet hakkı ihlali iddiasıyla bireysel başvuruya konu edilebilir. Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği ve buna ilişkin kararın kesinleştiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır. Bu nedenle icra aşamasının usulüne uygun yürütülmüş ve belgelenmiş olması, sonraki başvurunun kabul edilebilirliği bakımından da önemlidir.
Tahsil sürecinin madde haritası
| Aşama | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Süreyi başlatan işlem | Banka hesap numarasının yazılı bildirimi | 2942 s.K. Ek m.4 |
| Ödeme süresi | Bildirimden itibaren otuz gün | 2942 s.K. Ek m.4 |
| İlamlı takip | İcra emri; yedi gün içinde ödeme | İİK m.32 |
| Genel haciz sınırı | Devlet malları ve özel kanunla korunanlar | İİK m.82 |
| Belediyede korunan kalemler | Proje geliri, şartlı bağış, fiilen kullanılan mal, vergi geliri | 5393 s.K. m.15 |
| Korumanın ölçütü | Tahsis değil fiilî kullanım | 5393 s.K. m.15 |
| Ön aşama | Belediyeden mal gösterilmesi istenir | 5393 s.K. m.15 |
| Mal gösterilmezse | Diğer mallar üzerinde haciz | 5393 s.K. m.15 |
| İşleme itiraz | İcra mahkemesine şikâyet; yedi gün | İİK m.16 |
| Sürüncemede bırakma | Süresiz şikâyet | İİK m.16 |
| Faizi aşan zarar | Borçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçe tazmin | TBK m.122 |
| Bireysel başvuru | Kesinleşmeden itibaren otuz gün | 6216 s.K. m.47 |
Tahsil Dosyasını Nasıl Kurmalısınız?
Karardan tahsile giden yolda atılacak adımlar sıralıdır.
1. İlamı ve eklerini temin edin. Karar örneği, gerekçeli hüküm ve varsa bilirkişi raporu dosyada bulunmalıdır.
2. Banka hesabını yazılı bildirin. Bildirim idareye resmî yolla yapılmalı ve tarihi belgelenmelidir.
3. Otuz günü takip edin. Süre dolduğunda ödeme yapılmamışsa icra takibi başlatılabilir.
4. Faiz talebini unutmayın. Gecikme hâlinde işleyecek faizin dosyada gösterilmesi gerekir.
5. Tescil durumunu kontrol edin. Taşınmazın idare adına tescil edilip edilmediği, sürecin hangi aşamada olduğunu gösterir.
6. Uzlaşma aşamasındaki belgeleri saklayın. Dava şartının yerine getirildiğini gösteren tutanak dosyanın temelidir.
Uzlaşma aşaması için kamulaştırmasız el atmada uzlaşma (dava şartı) ve idareye başvuru; el atma türleri için kamulaştırmasız el atma: fiilî ve hukuki el atma rehberi ve hukuki el atma (imar kısıtlılığı); görev ve yetki için kamulaştırma davalarında görevli ve yetkili mahkeme sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Belediye Mallarında Haczin Sınırı
Haciz aşamasında iki uç arasında doğru noktayı bulmak gerekir: “kamu kurumunun malı haczedilmez” yanlıştır ve alacaklıyı caydırır; “ilam var, her şeyi haczederim” de yanlıştır ve şikâyetle geri döner.
Belediyeler bakımından 5393 sayılı Belediye Kanunu dört kalemi korur:
- Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri,
- Şartlı bağışlar,
- Kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları,
- Belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri.
Bu liste sınırlıdır. Listede yer almayan malvarlığı unsurları — özellikle kamu hizmetinde fiilen kullanılmayan taşınmazlar, belirli banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki hakediş alacakları — haczin konusu olabilir.
Paralel bir düzenleme il özel idareleri için de bulunmaktadır. Ayrıca kentsel gelişim ve dönüşüm alanı ilân edilen bölgelerde, anlaşma sonucu belediye mülkiyetine geçen gayrimenkullerin haczedilemeyeceği ayrıca düzenlenmiştir.
En Değerli İçtihat: “Fiilen” Kelimesi
Uygulamada belediyelerin sık başvurduğu bir taktik vardır: haciz gelince meclis veya encümen kararı alınır, taşınmazın kamu hizmetine tahsis edildiği bildirilir ve haczedilmezlik şikâyetinde bulunulur.
Bu taktiği boşa çıkaran ölçüt kanunun kendi lafzındadır: koruma, kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan mallar içindir.
Yargıtay uygulamasında bu açıkça vurgulanmıştır: haczedilmezlik şikâyetinin kabul edilebilmesi için mahcuzların kamu hizmetinde fiilen kullanılması gerekli olup, kamuya tahsis kararı alınmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
Pratik cevap bellidir: haczedilmezlik şikâyetiyle karşılaşıldığında, her bir mahcuz bakımından ayrı ayrı fiilî kullanım durumunun araştırılması ve gerekirse mahallinde keşif yapılması talep edilmelidir. Tahsis kararının ibrazı yeterli değildir.
Belediye Borçlusunda Ön Aşama: Mal Gösterme
Belediye borçlusu bakımından özel bir usul öngörülmüştür ve bilinmediğinde haciz talebi reddedilir.
Buna göre icra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir. Süresi içinde mal beyanında bulunulmaması veya gösterilen malların alacağı karşılamaması hâlinde diğer mallar üzerinde haciz uygulanması talebinin yerine getirileceği kabul edilmektedir.
Bu bir engel değil, bir basamaktır: usul tamamlandığında haciz yolu açılır. Bu nedenle haciz talebinde, mal gösterme usulünün işletilmesi ve sonuçsuz kalması hâlinde diğer mallar üzerinde haciz uygulanması baştan birlikte talep edilmelidir.
Faiz bakımından da bir ayrıntı vardır: taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır. Takip talebinde faiz türü açıkça belirtilmelidir.
Ayrıntılı takip kurgusu için kamulaştırma bedelini ödemeyen idareye karşı icra ve haciz dilekçesi yazımıza bakılabilir.
Takip Öncesi Yazılı Ödeme Talebi
İcraya geçmeden önce idareye yazılı ödeme talebi sunulması biçimsel bir adım değildir; üç işlevi vardır.
Gecikmeyi belgeler. İdarenin ne zamandan beri ödeme yapmadığı, hem faiz hem de sonraki ihlal iddiası bakımından kullanılacaktır.
Ödeme kanalını açar. Talep dilekçesinde IBAN bildirilmesi, idarenin “hesap numarası bilmiyorduk” savunmasını ortadan kaldırır.
Bazı dosyalarda sonuç verir. Ödeneği bulunan ancak süreci başlatmamış idareler yazılı talep üzerine ödeme yapabilmektedir; bu, icra masrafından tasarruf sağlar.
Talep evrak kaydıyla verilmeli, kayıt numaralı ve tarihli alındı saklanmalıdır. Dilekçede ilamın tarih ve sayısı, kesinleşme tarihi, alacak kalemleri (asıl alacak, faiz, yargılama gideri, vekâlet ücreti) ve ödeme yapılacak hesap açıkça gösterilmelidir.
Ödeme yine gelmezse takip aşamalarının tamamı kayda geçirilmelidir; bu belgeler, iç hukuk yolları tüketildiğinde bireysel başvurunun dayanağını oluşturur.
Tahsis kararı yeterli değil, fiilî kullanım araştırılmalı
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İdareden tahsil dosyanız için görüşelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Malvarlığı Araştırması: Nereye Bakılır?
Haciz talebinin başarısı, öncesinde yapılan araştırmaya bağlıdır. Hedef gösterilmeden yapılan genel haciz talebi sonuç vermez.
Araştırılacak kalemler:
- Banka hesapları. Kamuya tahsis edilmiş mallar ve gelirleri korunmakla birlikte, kamu tüzel kişisinin özel mallarının ve özel kişilerden elde edilmiş paraların haczinin mümkün olduğu kabul edilmektedir.
- Üçüncü kişilerdeki alacaklar. Kira gelirleri, ihale ve hakediş alacakları.
- Kamu hizmetinde fiilen kullanılmayan taşınmazlar. Boş arsalar, kullanılmayan binalar, satışa çıkarılmış taşınmazlar.
- Ticari işletmeler ve iştirakler. İdarenin ortak olduğu şirketlerdeki payları.
Her mahcuz için fiilî kullanım durumu ayrı ayrı belgelenmelidir; haczedilmezlik şikâyetiyle karşılaşıldığında bu tespitler kullanılacaktır. Saha fotoğrafı, uydu görüntüsü ve yerinde tespit bu aşamada işe yarar.
Araştırma tamamlandıktan sonra haciz talebi, hedefleri tek tek göstererek yazılmalıdır.
Hangi Yargı Kolu? Fiilî ve Hukukî El Atma Ayrımı
Tahsil sürecine başlamadan önce cevaplanması gereken ilk soru, davanın hangi yargı kolunda açılacağıdır. Yanlış merci, aylar kaybettirir.
Yerleşik uygulamada ayrım şöyledir:
| Tür | Ne demek | Yargı kolu |
|---|---|---|
| Fiilî el atma | Taşınmaz fiilen işgal edilmiş, üzerinde tesis yapılmış | Adlî yargı |
| Hukukî el atma | Fiilî müdahale yok; imar kısıtlılığı ile tasarruf engellenmiş | İdarî yargı |
Fiilî el atmanın kabulü için uygulamada aranan unsurlar şunlardır: idare tarafından taşınmazın işgal edilmiş olması, işgalin taşınmazın fiilen kamu hizmetinde kullanılması amacıyla gerçekleştirilmiş olması ve kamulaştırma esaslarına aykırı olması.
Bir sınır da vardır: idarenin müdahalesi kısa süreli ve geçici ise kamulaştırmasız el atmadan söz edilemez.
Hukukî el atmada ise tipik örnek şudur: taşınmazın büyük bölümü imar planında park alanı gibi bir kullanıma ayrılmış ve özel mülkiyete konu olacak şekilde kullanılamaz hâle gelmiştir. Fiilî bir el atma bulunmasa da imar kısıtlamasına dayalı hukukî el atma kabul edilir.
Davanın Muhatabı ve Bedelin Belirlenmesi
Kime karşı açılır? Dava, idarenin ihale veya başka bir yolla yetkilendirdiği özel hukuk tüzel kişisine karşı değil, bizzat idareye karşı açılmalıdır. Yüklenici firmaya yöneltilen dava husumet yönünden reddedilir.
Bedel nasıl belirlenir? Kamulaştırmasız el atmada değerlemeye ilişkin özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle uygulamada, hukuka uygun bir kamulaştırma ile denklik sağlanması amacıyla Kanun’un değerlemeye ilişkin hükümleri, özellikle 11. ve 12. maddeleri kıyasen uygulanır.
Bunun pratik sonucu şudur: bilirkişi raporu, olağan kamulaştırmadaki ölçütlerle denetlenir. Yani arazide net gelir, arsada emsal yöntemi; her unsurun ayrı ayrı değeri; objektif ölçülerin etkisinin açıklanması.
Ayrıca bir usul imkânı daha vardır: el atmanın önlenmesi davası açan malik, sonradan davanın konusunu ıslah suretiyle kamulaştırmasız el atma bedeli davasına dönüştürebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Otuz günlük süre ne zaman başlar?
2942 s.K. Ek m.4 uyarınca hükmedilen bedel, tazminat, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren otuz gün içinde yatırılır. Süreyi başlatan işlem kararın kesinleşmesi değil, hesap numarasının bildirimidir.
Takip başlatınca ne olur?
İİK m.32 uyarınca para borcuna ilişkin ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya icra emri tebliğ eder; icra emrinde yedi gün içinde borcun ödenmesi, ödenmez ve icranın geri bırakılmasına dair karar getirilmezse cebrî icraya devam edileceği bildirilir.
Belediyenin hangi malları haczedilemez?
5393 s.K. m.15 uyarınca belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar, kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ve belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez. Liste sınırlıdır; kamu hizmetinde fiilen kullanılmayan taşınmazlar bu korumanın dışındadır.
Haciz talebinden önce ne yapılması gerekiyor?
5393 s.K. m.15 uyarınca icra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir; süresinde mal beyanında bulunulmaması veya gösterilen malların alacağı karşılamaması hâlinde diğer mallar üzerinde haciz uygulanır.
Haciz talebim reddedilirse ne yapabilirim?
İİK m.16 uyarınca icra dairelerinin işlemleri hakkında kanuna aykırı olmasından veya olaya uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabilir; şikâyet işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Hakkın sürüncemede bırakılması hâlinde ise her zaman şikâyet edilebilir.
Kamulaştırmasız el atma tazminatı kesinleşmeden icra edilebilir mi?
Evet. AYM’nin 30.06.2022 tarihli kararıyla kesinleşme şartını düzenleyen hüküm iptal edildi. Artık kamulaştırmasız el atma kararları kesinleşmeden icraya konulabilir.
Tazminatı tahsil için ne yapmam gerekir?
Önce idareye başvurursunuz; idare 30 gün içinde ödeme yapmazsa ilamlı icra takibine geçebilirsiniz. Bu davalarda harç ve vekalet ücretleri maktudur.
İdarenin mallarına haciz koyabilir miyim?
El atmanın tarihine bağlıdır. 4 Kasım 1983 sonrası el atmalarda haciz yasağı yoktur. 1956-1983 arası el atmalarda ilam 30.06.2010 öncesiyse haciz mümkün, sonrasında ise idarenin malları haczedilemez.
Tazminat davasında taşınmaz ne olur?
Bedel/tazminat davasının sonucunda taşınmazın tapu kaydı iptal edilip idare adına tescil edilir. Siz karşılığını alırsınız, idare mülkiyeti hukuken kazanır.
Tazminat davasını kim açabilir?
Taşınmazına haksız el atılan tapu maliki açar; malik vefat etmişse mirasçıları da açabilir. Görevli mahkeme fiili el atmada adli yargı, hukuki el atmada idari yargıdır.
Tahsil edilen tazminata faiz uygulanır mı?
Evet. Tazminat dava tarihindeki gerçek değer üzerinden belirlenir ve geç ödeme hâlinde faiz işletilir; AYM’nin 2024 kararı sonrası kanuni faiz yerine en yüksek kamu alacağı faizi uygulanmaktadır.
Tazminat kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Evet. Yargıtay’a göre kamulaştırmasız el atma davalarında verilen tazminat ilamının takibe konması için kesinleşmesine gerek yoktur.
Taşınmaza ilişkin kararlar kesinleşmeden icra edilemez değil miydi?
Genel kural budur. Ancak Yargıtay’a göre bu davalarda tapu kaydının iptali ile idare adına tescile yönelik hüküm, tazminat kararının sonucu olup taşınmaz aynının çekişmeli olduğunu göstermez; dava şahsî nitelikte sayılır.
Kesinleşme şartı getirilmemiş miydi?
Getirilmişti. Geçici 14. madde ile öngörülen kesinleşme şartı Anayasa Mahkemesi’nin 7 Mayıs 2020 tarihli kararıyla iptal edildi; benzer içerikli yeni düzenleme ise 30 Haziran 2022 tarihli kararla yine iptal edildi.
Anayasa Mahkemesi neden iptal etti?
Mahkeme, idarelerin kaynaklarının korunmasında kamu yararı bulunduğunu kabul etmekle birlikte, mülkiyet hakkına müdahale edilen kişinin lehine hükmedilen tazminatı gecikerek tahsil etmesini ölçüsüz bulmuş; adil dengenin malik aleyhine bozulduğunu belirtmiştir.
Karardan sonra ilk ne yapmalıyım?
Banka hesap numaranızı idareye yazılı olarak bildirmelisiniz. Hükmedilen tutarlar, bildirim tarihinden itibaren otuz gün içinde bu hesaba yatırılır.
Otuz gün içinde ödenmezse ne olur?
Genel hükümler dairesinde icra olunur. Ancak bu Kanun uyarınca yapılan icra takiplerinde idarenin, icranın geri bırakılmasını talep ederken teminat gösterme zorunluluğu bulunmaz.
Ödeme neden gecikiyor?
Ödemeler kanunla belirlenen ödenek havuzundan yapılır: merkezî idarelerde sermaye giderleri ödeneğinin yüzde ikisi, belediye ve il özel idarelerinde en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamı esas alınır.
Vekâlet ücreti ve harçlar nasıl belirlenir?
Bu kapsamda açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri maktu olarak belirlenir.


