Bu sayfanın kapsamı
Yer yetkisi ve yargılama usulü
Aynı konunun diğer yönleri için:
- Kamulaştırmada Görevli Yargı Kolu — Adli–idari yargı kolu ayrımı
⚡ Net Cevap: Kamulaştırma uyuşmazlıklarında mahkeme, uyuşmazlığın türüne göre ikiye ayrılır: bedele ilişkin davalar (bedel tespiti-tescil, bedel artırımı, fiili el atma) asliye hukuk mahkemesinde; kamulaştırma işleminin iptali ve imar kısıtlılığından doğan hukuki el atma davaları ise idare mahkemesinde görülür. Yetki her ihtimalde taşınmazın bulunduğu yerdir ve bu yetki kesindir.
Kamulaştırma davalarında doğru mahkemenin belirlenmesi, sürecin gecikmeden ilerlemesi açısından önemlidir.
Görevli Mahkeme
Bedel tespiti ve tescil ile bedel artırımı gibi davalar kural olarak asliye hukuk mahkemelerinde görülür. Kamulaştırma işleminin (kamu yararı kararının) iptali ise idari yargının konusudur.
Yetkili Mahkeme
Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Önemi
Bedel ve işlem davalarının farklı yargı kollarında görülmesi, sürecin başında doğru yönlendirmeyi gerektirir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, ayrıntılı değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.
📚 İlgili Rehberler
- Kamulaştırma Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- Düşük Kamulaştırma Bedeline Karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Baş
- Düşük Kamulaştırma Bedeline Karşı Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru
- Kamulaştırma Davaları
- Kamulaştırmasız El Atma: Hukuki ve Fiili El Atma Tazminat Davaları
- Yabancılarla İlgili Davalarda Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Kamulaştırma Bedelinin Belirlenmesinde Değerlendirme Kriterleri
- Gayrimenkul Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Davanızı yanlış mahkemede açmak aylar kaybettirir
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
Adli Yargı mı, İdari Yargı mı? Ayrım Çizgisi
Kamulaştırma hukukunda en pahalı hata, dosyayı yanlış yargı koluna götürmektir — görev itirazı üzerine dava reddedilir ve süreler tehlikeye girer. Ayrım çizgisi şudur: uyuşmazlık bedel/tazminat eksenindeyse adli yargı, idari işlemin hukuka uygunluğu eksenindeyse idari yargı görevlidir.
Asliye hukuk mahkemesi: Bedel tespiti ve tescil davası (2942 m.10), bedel artırımı ve ek bedel talepleri, kamulaştırmasız fiili el atmada bedel ve el atmanın önlenmesi, ecrimisil.
İdare mahkemesi: Kamulaştırma işleminin iptali (m.14), kamu yararı kararının iptali, acele kamulaştırma kararına karşı açılan iptal davaları ve imar kısıtlılığından doğan hukuki el atma tazminatı.
Kesin Yetki: Taşınmazın Bulunduğu Yer
Taşınmaza ilişkin davalarda yetki, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesine aittir ve bu kesin yetki kuralıdır — taraflar aksini kararlaştıramaz, mahkeme resen gözetir. İdari yargıda da taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir. Bu nedenle davanın açılacağı yer, malikin veya idarenin merkezine göre değil, taşınmazın konumuna göre belirlenir.
Süreler: Hangi Davada Kaç Gün?
Kamulaştırma işleminin iptali için tebliğden itibaren 30 gün (m.14) — genel idari dava süresinden kısadır ve en çok kaçırılan süredir. Bedel tespiti davasında ise malik davalı konumundadır; burada kritik olan dava süresi değil, bilirkişi raporuna itiraz ve kanun yolu süreleridir. Kamulaştırmasız el atmada ise uzlaşma başvurusunun dava şartı olarak tüketilmesi gerekir.
Doğru mahkeme, doğru süre: dosyanızı birlikte planlayalım
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
📚 İlgili Rehberler
Adli Yargıda: Asliye Hukuk ve Basit Yargılama Usulü
Kanun, adli yargıya giren uyuşmazlıklar için hem mahkemeyi hem yargılama usulünü tek cümlede belirlemiştir.
Kanunun ifadesi: bu Kanundan doğan tüm anlaşmazlıkların adlî yargıda çözümlenmesi gerekenleri, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü ile görülür.
Basit yargılama usulü ne demektir? Yazılı usule göre daha kısa süreler ve daha sınırlı dilekçe teatisi öngören bir yargılama biçimidir.
Pratik sonucu şudur: cevap ve delil sunma süreleri daha kısadır; bu nedenle dosyanın baştan eksiksiz hazırlanması önem taşır.
Delillerin dilekçeyle sunulması esastır: sonradan delil bildirme imkânı sınırlı olduğundan, emsal kayıtları ve belgeler ilk aşamada dosyaya konulmalıdır.
Davanın işleyişi için kamulaştırma süreci ve bedel tespiti (tescil davası) sayfamıza bakabilirsiniz.
Kamulaştırma dosyalarında süreler hak düşürücüdür
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Yirmi Yıllık Süre Kuralı Artık Yürürlükte Değil
Kamulaştırma hukukunda hâlâ geçerli sanılan en yaygın yanlış bilgilerden biri budur.
Kaldırılan hüküm neydi? Kanunun 38. maddesi, kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya hiç yapılmamışken kamu hizmetine ayrılan taşınmazlarda malik, zilyed veya mirasçıların her türlü dava hakkının yirmi yıl geçmekle düşeceğini öngörüyordu. Süre el koyma tarihinden başlıyordu.
Bu madde iptal edilmiştir: Anayasa Mahkemesi’nin 10 Nisan 2003 tarihli kararıyla hüküm iptal edilmiş ve yürürlükten kalkmıştır.
Bunun anlamı şudur: el koyma üzerinden yirmi yıldan fazla geçmiş olması, tek başına dava hakkını düşürmez.
Ancak bu, süresiz dava hakkı anlamına gelmez: somut olayda başka süre ve usul kuralları uygulanabileceğinden, dosyanın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Uygulamadaki önemi büyüktür: eski tarihli el atmalarda “süre doldu” gerekçesiyle vazgeçilen pek çok talep bulunmaktadır.
Hangi Uyuşmazlık Hangi Yargı Kolunda?
Kamulaştırma, adli ve idari yargıyı birlikte ilgilendiren nadir alanlardan biridir; ayrımı bilmek dava kaybını önler.
Adli yargı (asliye hukuk): bedel tespiti ve tescil davası, bedele ilişkin uyuşmazlıklar, maddi hatalara karşı düzeltim davası, geri alma ve vazgeçmeden doğan talepler.
İdari yargı: kamulaştırma işleminin kendisine karşı açılan iptal davası ile kamu yararı kararına yönelik itirazlar.
Süre farkı vardır: işleme karşı iptal ve maddi hatalara karşı düzeltim davaları otuz günlük süreye tabidir.
İki dava birbirini etkiler: idarî yargıda açılan iptal davasında yürütmenin durdurulması kararı verilirse, bedel tespiti ve tescil davasında bu dava bekletici mesele yapılır.
Sürelerin tamamı için kamulaştırmada tebligat ve süreler sayfamıza bakabilirsiniz.
Acele Kamulaştırmada Görevli Yargı Yeri Farklıdır
Acele kamulaştırma, idari yargı bakımından özel bir görev kuralına tabidir.
Kural: acele kamulaştırmayla ilgili açılacak idari davalar, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da açılır.
Bunun sebebi işlemin niteliğidir: acele kamulaştırma kararı, üst düzey bir merci kararına dayandığından denetimi de doğrudan Danıştay tarafından yapılır.
Yanlış mercie başvuru zaman kaybettirir: idare mahkemesine açılan dava görev yönünden reddedilebilir ve bu sırada süre işlemeye devam eder.
Buna karşılık bedel tarafı yine adli yargıdadır: acele kamulaştırmada da bedel tespiti ve tescil davası asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Acele kamulaştırmadaki özel durumlar için acele kamulaştırmada idare dava açmazsa: el atmanın önlenmesi sayfamıza bakabilirsiniz.
Husumet Hatası Davayı Düşürmez
Malikin hangi idareye dava açacağını bilememesi sık karşılaşılan bir sorundur; kanun burada koruyucu bir kural getirmiştir.
Kural: hangi idareye husumet yöneltileceğinin tebligat ve ilan belgelerinde açıkça belirtilmemiş veya yanlış gösterilmiş olması nedeniyle husumet yanlış yöneltilmişse, gerçek hasma tebligat yapılmak suretiyle davaya devam olunur.
Bunun anlamı şudur: idarenin bildirimindeki eksiklikten kaynaklanan bir husumet hatası, davanızın usulden reddine yol açmaz.
Koşul, hatanın kaynağıdır: koruma, hatanın idarenin belgelerindeki eksiklik veya yanlışlıktan doğduğu hâllerde uygulanır.
Bu nedenle tebligat ve ilan belgeleri saklanmalıdır: husumetin nasıl gösterildiği, bu korumadan yararlanmanın dayanağıdır.
Yargılama Giderleri ve Ücret Rejimi
Görev ve yetki kadar, giderlerin kime ait olduğu da davanın kurgusunu etkiler.
Kural: mahkeme heyetinin harcırahları, bilirkişi ve muhtar ücretleri, tapu harçları ve Kanunun gerektirdiği diğer giderler kamulaştırmayı yapan idarece ödenir.
Vekâlet ücreti maktudur: bedel tespiti ve tescil davası tespit davası niteliğinde görüldüğünden taraflar lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilir.
İdare lehine ücret hükmedilmez: malikin davalı sıfatı kanundan kaynaklandığından, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemektedir.
Malik için pratik sonuç: keşif ve bilirkişi giderlerini peşin yatırma yükü bulunmaz.
Ayrıntı için kamulaştırma davasında vekâlet ücreti ve yargılama giderleri sayfamıza bakabilirsiniz.
Dava Açmadan Önce Kontrol Edilecekler
Doğru mahkemede doğru davayı açmak, sürecin en kritik ilk adımıdır.
1. Talebinizi tanımlayın. Bedele mi, işlemin hukuka aykırılığına mı, yoksa maddi bir hataya mı itiraz ediyorsunuz?
2. Yargı kolunu belirleyin. Bedel ve düzeltim adli yargıda, iptal idari yargıdadır.
3. Yetkili yeri tespit edin. Adli yargıda dava, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür.
4. Süreyi hesaplayın. İptal ve düzeltim davaları otuz günlük süreye tabidir ve süre tebligattan işler.
5. Delillerinizi baştan hazırlayın. Basit yargılama usulünde süreler kısa olduğundan sonradan delil sunma imkânı sınırlıdır.
6. Husumeti belgelerden doğrulayın. Tebligat ve ilan belgelerinde gösterilen idare, davanın muhatabını belirler.
Bir vergi uyarısı: kamulaştırılan taşınmazın o yıla ait emlak vergisi değeri, kesinleşen kamulaştırma bedelinden düşükse, aradaki fark üzerinden cezalı emlak vergisi tarh edilebilir. Bu husus dava öncesinde değerlendirilmelidir.
Sürecin bütünü için kamulaştırma hukuku rehberi: süreç, bedel tespiti ve malikin hakları sayfamıza bakabilirsiniz.
Yetkili Yer: Taşınmazın Bulunduğu Yer
Kamulaştırma uyuşmazlıklarında yer yetkisi, davanın konusunu oluşturan taşınmaza bağlanmıştır ve bu bağ Kanun’un birden fazla maddesinde tekrarlanır.
37. madde genel kuralı koyar: bu Kanundan doğan tüm anlaşmazlıkların adlî yargıda çözümlenmesi gerekenleri, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü ile görülür.
10. madde de aynı bağı kurar: idare, bedel tespiti ve tescil talebiyle taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder. 18. madde (aynın ihtilaflı olması) ve 19. madde (tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar) bakımından da belgeler aynı mahkemeye verilir.
Bu yapının pratik sonucu şudur: malikin ikametgâhı, idarenin merkezi veya vekilin bürosu yetkiyi değiştirmez. Ankara’da oturan bir malikin Konya’daki tarlasına ilişkin bedel davası Konya’da görülür.
Basit Yargılama Usulünün Sonuçları
37. maddenin ikinci yarısı çoğu zaman gözden kaçar: bu davalar basit yargılama usulü ile görülür. Bu tercih, dosyanın hazırlanma biçimini doğrudan etkiler.
Basit yargılama usulünde dilekçe teatisi sınırlıdır ve süreler kısadır. Bu nedenle ilk dilekçede eksik bırakılan bir iddiayı sonradan tamamlamak, yazılı yargılama usulüne göre belirgin biçimde zordur. Kamulaştırma dosyalarında ilk dilekçenin, değere ilişkin tüm itiraz başlıklarını ve delil taleplerini içermesi gerekir.
Bu usulle uyumlu olarak 10. madde de kısa bir süre öngörür: davetiyede, konuya ve taşınmazın değerine ilişkin tüm savunma ve delillerin tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı olarak bildirilmesi gerektiği belirtilir.
Hangi Uyuşmazlık Nerede Görülür?
| Uyuşmazlık | Merci | Dayanak |
|---|---|---|
| Bedel tespiti ve tescil | Taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi | m.10, m.37 |
| Kısmen kamulaştırmadan doğan anlaşmazlıklar | Adli yargı | m.12 son fıkra |
| Vazgeçme, iade, geri alma ve hasardan doğan anlaşmazlıklar | Adli yargı | m.24 son fıkra |
| Kamulaştırma işleminin iptali | İdari yargı — öncelikle görülür | m.14 |
| Maddi hatalara karşı düzeltim | Adli yargı | m.14 |
| İdareler arası devirde muvafakat uyuşmazlığı | Danıştay ilgili idari dairesi — iki ay içinde kesin karar | m.30 |
30. maddedeki Danıştay incelemesi bir dava değil, idari nitelikte bir çözüm yoludur ve kesindir. Bedelde anlaşılamazsa alıcı idare, devirde anlaşma tarihinden veya Danıştay kararının tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde 10. maddedeki usule göre mahkemeye başvurur.
Tahkim Rejiminin Devre Dışı Bırakıldığı Hâl
Kamu kurumları arasındaki uyuşmazlıklar bakımından Kanun özel bir istisna getirmiştir. 30. maddeye göre, idareler arası devirde bedel tespiti için açılacak davada 29/6/1938 tarihli ve 3533 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz.
Söz konusu Kanun, kamu kurumları arasındaki uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümünü düzenler. 30. madde kapsamındaki bedel uyuşmazlıkları bu rejimin dışında tutulmuş ve doğrudan asliye hukuk mahkemesine bağlanmıştır.
Aynı istisna, İçişleri Bakanlığının güvenlik gerekçesiyle ihtiyaç duyduğu taşınmazlara ilişkin özel rejimde de tekrarlanır; orada bedele itirazlar Danıştaya yapılır, itirazlar tescili durdurmaz ve mahkemelerce ihtiyati tedbir ile yürütmenin durdurulması kararları verilemez.
Yetki İtirazına Hazırlık
- Taşınmazın bulunduğu yer tapu kaydıyla belgelenmelidir; birden fazla ilçeye yayılan parsellerde bu tespit önem kazanır.
- Talebin niteliği dilekçede açık yazılmalıdır: bedel talebi mi, işlemin iptali mi, geri alma mı?
- Basit yargılama usulü gözetilerek ilk dilekçe eksiksiz hazırlanmalıdır.
- On günlük delil bildirimi süresi tebliğ tarihinden itibaren takvime yazılmalıdır.
- Paralel idari dava açılacaksa 14. maddedeki otuz günlük süre ayrıca izlenmelidir.
Görev ve Yetki Kuralları Kamu Düzenindendir
Kamulaştırma davalarında görev ve yetkiye ilişkin kurallar taraflarca değiştirilemez ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bunun pratik sonucu şudur: yanlış mahkemede açılan bir dava, karşı taraf itiraz etmese dahi esasa girilmeden reddedilebilir.
Bu risk, kamulaştırma dosyalarında iki noktada yoğunlaşır. Birincisi yargı kolu seçimidir: talep işlemin iptaline mi, bedele mi yöneliyor? İkincisi yer yetkisidir: taşınmaz birden fazla ilçe sınırına yayılıyorsa hangi asliye hukuk mahkemesinin yetkili olduğu tapu kaydı ve kadastro paftası üzerinden belirlenmelidir.
Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi için süresinde başvuru yapılması gerekir. Bu nedenle dava açılırken, olası bir görev itirazına karşı hangi mahkemeye başvurulacağının baştan planlanması yerinde olur.
Dilekçede Nitelendirmenin Önemi
Basit yargılama usulünde dilekçe teatisi sınırlı olduğundan, talebin hukuki nitelendirmesinin ilk dilekçede açık yazılması gerekir. Aynı olaydan doğan farklı talepler farklı mercilere gidebilir: kamulaştırma işleminin hukuka aykırılığı idari yargının, bedelin miktarı adli yargının alanındadır.
Bu ayrımın dilekçede net görünmesi, hem görev itirazı riskini azaltır hem de mahkemenin talebi doğru değerlendirmesini sağlar.
Dosyanızı süre işlemeye başlamadan değerlendirelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sıkça Sorulan Sorular
Kamulaştırma davası hangi mahkemede açılır?
Uyuşmazlığın türüne bağlıdır: bedel ve tazminat eksenli davalar asliye hukuk mahkemesinde, kamulaştırma işleminin iptali ve hukuki el atma davaları idare mahkemesinde görülür. Her ikisinde de yetkili yer, taşınmazın bulunduğu yerdir.
Yanlış mahkemede dava açarsam ne olur?
Mahkeme görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir; dosya doğru mahkemeye gönderilebilir ancak süre kaybı yaşanır ve bazı hâllerde hak düşürücü süreler tehlikeye girer. Bu nedenle baştan doğru tespit şarttır.
Yetki sözleşmesiyle başka bir yer belirlenebilir mi?
Hayır — taşınmaza ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesindir; taraflar aksini kararlaştıramaz ve mahkeme bunu resen gözetir.
Kamulaştırma işleminin iptali için süre ne kadar?
2942 m.14 uyarınca tebliğden itibaren 30 gündür; bu süre genel idari dava süresinden kısa olduğundan uygulamada en sık kaçırılan süredir.
Fiili ve hukuki el atmada mahkeme farklı mı?
Evet — fiili el atma (idarenin taşınmaza fiziken girmesi) adli yargıda, imar planıyla taşınmazın kullanımının kısıtlandığı hukuki el atma ise idari yargıda görülmektedir.
Kamulaştırma davaları hangi usulde görülür?
Kanuna göre adlî yargıda çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü ile görülür.
Basit yargılama usulünün pratik sonucu nedir?
Süreler daha kısa ve dilekçe teatisi daha sınırlıdır. Bu nedenle delillerin dava dilekçesiyle birlikte sunulması önem taşır; sonradan delil bildirme imkânı sınırlıdır.
El koymanın üzerinden yirmi yıl geçtiyse dava hakkım düşer mi?
Hayır. Dava hakkının yirmi yıl geçmekle düşeceğini öngören 38. madde, Anayasa Mahkemesi’nin 10 Nisan 2003 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Ancak somut olayda başka süre ve usul kuralları uygulanabileceğinden dosya ayrıca değerlendirilmelidir.
Hangi dava idari yargıda açılır?
Kamulaştırma işleminin kendisine karşı açılan iptal davası ile kamu yararı kararına yönelik itirazlar idari yargıdadır. Bedel tespiti, düzeltim, geri alma ve vazgeçmeden doğan talepler adli yargıda görülür.
Acele kamulaştırmada idari dava nerede açılır?
Acele kamulaştırmayla ilgili idari davalar ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da açılır. Bedel tespiti ve tescil davası ise yine asliye hukuk mahkemesinde görülür.
İptal davası bedel davasını etkiler mi?
Evet. İdarî yargıda açılan iptal davasında yürütmenin durdurulması kararı verilirse, bedel tespiti ve tescil davasında bu dava bekletici mesele yapılır.
Yanlış idareye dava açtım, davam reddedilir mi?
Husumetin yanlış yöneltilmesi, hangi idareye husumet yöneltileceğinin tebligat ve ilan belgelerinde açıkça belirtilmemiş veya yanlış gösterilmiş olmasından kaynaklanıyorsa, gerçek hasma tebligat yapılmak suretiyle davaya devam olunur.
Yargılama giderlerini kim öder?
Mahkeme heyetinin harcırahları, bilirkişi ve muhtar ücretleri, tapu harçları ve Kanunun gerektirdiği diğer giderler kamulaştırmayı yapan idarece ödenir. Vekâlet ücreti ise maktu olarak belirlenir.
Kamulaştırma davası hangi yer mahkemesinde açılır?
37. madde uyarınca bu Kanundan doğan ve adlî yargıda çözümlenmesi gereken anlaşmazlıklar taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde görülür.
Malikin ikametgâhı yetkiyi değiştirir mi?
Hayır. Yetki taşınmazın bulunduğu yere bağlanmıştır; malikin ikametgâhı, idarenin merkezi veya vekilin bürosu yetkiyi değiştirmez.
Bu davalar hangi yargılama usulüne tabidir?
37. madde uyarınca basit yargılama usulü uygulanır. Bu nedenle ilk dilekçenin değere ilişkin tüm itiraz başlıklarını ve delil taleplerini içermesi önem taşır.
Delillerimi ne kadar sürede sunmalıyım?
10. madde uyarınca davetiyede, konuya ve taşınmazın değerine ilişkin tüm savunma ve delillerin tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde yazılı olarak bildirilmesi gerektiği belirtilir.
İdareler arasındaki devir uyuşmazlığı nerede çözülür?
30. madde uyarınca anlaşmazlık, alıcı idarenin başvurusu üzerine Danıştay ilgili idari dairesince incelenerek iki ay içinde kesin karara bağlanır.
İdareler arası devirde tahkim uygulanır mı?
Hayır. 30. madde, bu davalarda 3533 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağını açıkça düzenler.


