Bu sayfa kıymet takdirine giriş niteliğindedir.
Kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde uygulanan 11. madde ölçütlerinin tamamı — arsa ve arazi ayrımı, emsal satış ve net gelir yöntemleri, yapılarda yıpranma payı ve teşebbüsün etkisinin dışlanması — ayrıntılı olarak kardeş sayfada işlenmiştir.
Bu sayfanın kapsamı
Dikkate alınan ve alınmayan kriterler
Aynı konunun diğer yönleri için:
- Kamulaştırmada Kıymet Takdiri — Kıymet takdirinin genel esasları
- Kamulaştırmada Bilirkişi Raporu ve İtiraz — Bilirkişi kurulu ve rapor denetimi
- Arsa Kamulaştırmasında Emsal Karşılaştırma Yöntemi — Arsalara özgü emsal yöntemi
- Kamulaştırmada Arsa mı Arazi mi? Nitelik Tespiti — Niteliğin tespiti ve bedele etkisi
- Kamulaştırmada Bina ve Yapı Değerinin Belirlenmesi — Yapı değerinin hesaplanması
- Kamulaştırmada Enkazın Malike Bırakılması ve Bedeli — Enkazın malike bırakılması hâli
⚡ Net Cevap: Bilirkişiler bedeli keyfî belirleyemez: 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesi dikkate alınacak unsurları tek tek sayar — taşınmazın cinsi ve nevi, yüzölçümü, kıymetini etkileyen tüm nitelikler, arazilerde net gelir, arsalarda emsal satışlar, yapılarda resmî birim fiyatları ve yıpranma payı. Kritik kural: kamulaştırmanın kendisinin yarattığı değer artışı hesaba katılmaz ve değer, kamulaştırma tarihine göre belirlenir.
Kamulaştırmada en çok merak edilen konu bedeldir: “Taşınmazıma ne kadar değer biçilecek?” Bu bedel rastgele belirlenmez; Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesi, değerlendirmede esas alınacak kriterleri ayrıntılı biçimde sıralar.
Arazi ve arsada farklı yöntem
Taşınmazın niteliğine göre farklı yöntemler uygulanır. Tarım arazilerinde kural olarak gelir (verim) metodu kullanılır; yani arazinin ürettiği net gelire göre bir değer hesaplanır. Arsalarda ise emsal metodu esas alınır; yani çevredeki benzer taşınmazların yakın zamanlı satış örnekleri dikkate alınır.
Neler hesaba katılır, neler katılmaz?
Değer biçilirken taşınmazın cinsi, yüzölçümü, kıymetini etkileyen tüm nitelikleri, üzerindeki yapılar ve varsa resmi makamların değerlendirmeleri göz önünde tutulur.
Önemli bir nokta da neyin hesaba katılmayacağıdır: kamulaştırmaya yol açan yatırımın veya imar girişiminin taşınmazda yarattığı değer artışları dikkate alınmaz. Yani “bu yol/proje yüzünden arsam değerlendi” denilerek bedel artırılamaz. Mahkeme, bedeli belirlerken keşif yapar ve bilirkişi raporu alır; nihai bedel bu rapora göre tespit edilir.
Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kamulaştırma süreçlerinde süreler kısa ve kurallar tekniktir; somut durumunuz için bir avukata danışmanız yararınıza olacaktır.
📚 İlgili Rehberler
- Sit Alanında Yapılaşma İzni ve Trampa Dilekçesi (2863)
- Kamulaştırma Bedel Tespitine Karşı İstinaf Dilekçesi Örneği (2942 m.10)
- Kamulaştırma Hukuku Rehberi (Ana Rehber)
- Düşük Kamulaştırma Bedeline Karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Baş
- Düşük Kamulaştırma Bedeline Karşı Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru
- Kamulaştırma Bedelinde Faiz: Bedel Geç Ödenirse Ne Olur?
- Kamulaştırma Bedelinin Bankaya Yatırılması ve Malike Ödenmesi
- Kamulaştırmada Bina ve Yapı Değerinin Belirlenmesi
- Kamulaştırma Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Kamulaştırma Bedelinin Bloke Edilmesi ve Ödenmesi
İmar ve kamulaştırma dosyanız için uzman değerlendirmesi alın
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
Raporun Uyması Gereken Standart
Bilirkişi raporunun içeriği kadar hangi standarda göre hazırlandığı da denetlenebilir bir husustur ve bu, uygulamada en az kullanılan itiraz dayanaklarından biridir.
Kanun, bilirkişilerin objektif ölçütleri esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak bedel tespiti yapmalarını öngörmektedir.
Bu cümleden üç ayrı denetim başlığı çıkar:
- Her ölçüt ayrı ayrı cevaplanmış mı? Rapor, kanunun saydığı unsurları tek tek ele almalıdır. Toplu ve genel bir değerlendirme yeterli değildir.
- İlgililerin beyanı dikkate alınmış mı? Malikin sunduğu emsaller ve karşı değerleme raporu rapora yansıtılmış mı, yoksa hiç anılmamış mı?
- Değerleme standardına uygun mu? Rapor, kabul edilen değerleme standartlarına uygun ve gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayanıyor mu?
Bu üç başlık, “bedel düşük” demekten farklıdır: bedelin miktarını değil, raporun yöntemini hedef alır ve bu nedenle kanun yollarında daha güçlü işler.
Arsa mı Arazi mi? Yöntemi Belirleyen Ayrım
Dosyanın parasal sonucunu belirleyen tek soru çoğu zaman budur.
Arsa niteliğindeki taşınmazlarda değerleme, benzer nitelikteki taşınmazların satış bedelleriyle karşılaştırma yoluyla yapılır. Burada belirleyici olan emsallerin gerçekten karşılaştırılabilir olmasıdır.
Arazi niteliğindeki taşınmazlarda ise değerleme, taşınmazın üretim kapasitesi ve net geliri üzerinden yapılır. Ekilen ürün, verim, maliyet ve kapitalizasyon oranı hesaba girer.
İki yöntem farklı sonuçlar üretir ve aradaki fark katlarla ölçülebilir. Bu nedenle uygulamada en sık karşılaşılan itiraz, imar planı kapsamında arsa niteliğinde olan bir taşınmazın arazi olarak değerlendirilmiş olmasıdır.
Bu itirazın belgesi tektir: imar durumu belgesi. Taşınmazın planda hangi fonksiyonda olduğu ve yapılaşma koşulları bu belgeyle ortaya konur. Belge dosyaya sunulmadan yapılan nitelik itirazı sonuç vermez.
Emsal İtirazı Nasıl Kurulur?
Arsa dosyalarında rapora itirazın omurgası emsal tartışmasıdır ve genel ifadelerle yapılan itiraz karşılanmaz.
Etkili bir emsal itirazı şu unsurları taşır:
- Karşılaştırılabilirlik eleştirisi. Raporda kullanılan emsalin taşınmazla hangi bakımdan farklı olduğu: konum, imar durumu, yüzölçümü, yola cephe, köşe parsel olup olmaması.
- Tarih. Emsalin satış tarihi ile değerlendirme tarihi arasındaki fark ve bu farkın nasıl düzeltildiği.
- Kendi emsalleriniz. Tarih, ada-parsel ve metrekare birim bedeliyle listelenmiş, karşılaştırılabilir satışlar. Emsal sunulmadığında heyet idarenin verilerine yaslanır.
- Kaynak. Emsallerin tapu satış kayıtlarından mı, ilanlardan mı alındığı; ilan bedelleri gerçek satış bedelini yansıtmayabilir.
İtiraz, rapordaki ilgili bölüme atıfla ve kalem kalem yazılmalıdır. Karşılanmazsa önce ek rapor, sonra yeni heyetle inceleme talep edilmelidir.
İki Kesme Tarihi: Sonradan Yapılanlar
Değerlemede en çok hayal kırıklığı yaratan konu budur ve iki farklı tarih birbirine karıştırılır.
Birinci kesme: kamu yararı kararının ilanı. Kamu yararı kararı, kamulaştırılacak taşınmazların bulunduğu mahalle veya köy muhtarlığında on beş gün süreyle asılmak suretiyle ilan edilir. İlan süresinin bitiminden itibaren kamulaştırılacak taşınmazlar üzerine yapılan sabit tesisler ile dikilen ağaçların bedeli, kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınmaz.
İkinci kesme: tescil kararı. Mahkemece verilen tescil kararı tarihinden itibaren taşınmaz malikinin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmazda yeni inşaat veya ekim yapmak ya da mevcut inşaatta esaslı değişiklikler meydana getirmek gibi kullanma hakları kalkar; bundan sonra yapılanların değeri dikkate alınmaz.
Birlikte okunduğunda tablo nettir: kamulaştırma haberi duyulduktan sonra “bedel artsın” diye ağaç dikmek veya tesis yapmak sonuç vermez.
Buna karşılık ilan öncesinde mevcut olan ağaç, yapı ve tesisler bedele dâhildir ve keşifte eksiksiz sayılmaları gerekir. Bu nedenle kamu yararı kararının ilan tarihi, dosyada erken tespit edilmesi gereken bir veridir.
Dört Aylık Süre ve Faiz
Bedelin miktarı kadar, ne zaman ödendiği de değerin bir parçasıdır.
Kamulaştırma bedelinin tespiti davasının dört ay içinde sonuçlandırılmaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.
Uygulamada bu süre keşif, rapor ve rapora itiraz aşamaları nedeniyle çoğu zaman aşılır. Faiz talebinin ilk dilekçede beyan edilmesi, sonradan gündeme getirmeye göre daha güvenlidir.
Ayrıca istinaf veya temyiz sonucunda bedel artarsa, artan kısım bakımından da faiz gündeme gelir. Bu nedenle dosyanın her aşamasında tarih kaydı tutulması gerekir: dava tarihi, rapor tarihleri, karar tarihi ve ödeme tarihi.
Arsa mı arazi mi sorusu bedeli katlarla değiştirir
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Emsal sunmazsanız heyet idarenin verisine yaslanır
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Yapı, Ağaç ve Müştemilat: Ayrı Kalemler
Bedel yalnızca arazi değeri değildir. Taşınmaz üzerindeki unsurlar ayrı kalemler olarak değerlendirilir ve keşifte sayılmayan hiçbir unsur bedele girmez.
Ayrı ayrı ele alınması gereken kalemler:
- Yapılar. Konut, depo, ahır, sera. Yapının sınıfı, inşaat alanı, yaşı ve yıpranma payı hesaba girer.
- Ağaçlar. Tür, sayı, yaş ve verim durumu. Meyve veren ağaçla henüz vermeyen fidan farklı değerlendirilir.
- Sabit tesisler. Sulama sistemi, kuyu, çevre duvarı, elektrik tesisatı, beton yol.
- Bütünleyici parça ve eklentiler. Yapıya kalıcı olarak bağlanmış unsurlar ile taşınabilir eklentiler farklı rejime tabidir.
- Ürün. Ekili arazide hasat edilmemiş ürün ayrıca değerlendirilebilir.
Pratik kural: envanter keşiften önce hazırlanmalı, keşifte yerinde gösterilmeli ve tutanağa geçirilmelidir. Rapor tebliğ edildikten sonra “şu ağaçlar sayılmamış” demek, ek rapor talebini gerektirir ve zaman kaybettirir.
Envanter tarihli fotoğraflarla desteklenmelidir; boşaltma sonrasında bu unsurların varlığını ispatlamak neredeyse imkânsız hâle gelir.
Kalan Kısımda Değer Kaybı da Bir Kalemdir
Kısmi kamulaştırmada bedel, alınan alanın değeriyle sınırlı değildir.
Kanun, kamulaştırma dışında kalan kısmın kıymetinde kamulaştırma nedeniyle eksilme meydana geldiği takdirde, bu eksilen değerin tespit edilerek kamulaştırılan kısmın bedeline eklenmesini öngörür. Tersi de düzenlenmiştir: kalan kısımda artış doğmuşsa artış miktarı bedelden çıkarılır.
Değer kaybı doğuran tipik durumlar: parselin ikiye bölünmesi, yola cephenin kaybı, geometrinin bozulması, asgari parsel büyüklüğünün altına düşülmesi, sulama ve erişimin kesilmesi.
Bu kalem, talep edilmediğinde ve keşifte gösterilmediğinde raporda çoğu zaman hiç yer almaz. Bu nedenle cevap dilekçesinde ayrı bir başlık altında ileri sürülmelidir. Ayrıntı için kısmi kamulaştırma ve artık alan yazımıza bakılabilir.
İrtifakta Ölçüt Farklıdır
Enerji nakil hattı ve boru hattı dosyalarında değerleme mantığı tamamen değişir ve bu, bedeli katlarla etkiler.
Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde bedel, hattın geçtiği şeridin metrekare değeri değildir. Kanun, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğünün gerekçeleriyle belirtileceğini ve bu kıymet düşüklüğünün kamulaştırma bedeli olduğunu düzenler.
Değerlendirmeye girmesi gereken unsurlar:
- Yapılaşma hakkının kaybı. Güzergâh ve güvenlik mesafesi boyunca yapı yapılamaması; arsa niteliğindeki taşınmazlarda en ağır kalemdir.
- Hattın parseldeki konumu. Kenardan mı ortadan mı geçiyor? Ortadan geçen hat parseli fiilen ikiye böler.
- Tarımsal kısıt. Derin köklü ağaç dikimi ve yüksek makine kullanımının sınırlanması.
- Pazarlanabilirlik. Üzerinden hat geçen taşınmazın alıcı nezdindeki değer kaybı.
Ayrıntı için irtifak kamulaştırmasında değer düşüklüğü ve rapora itiraz yazımıza bakılabilir.
Tapusuz Taşınmazda Değerleme
Kamulaştırılan taşınmazın tapuda kayıtlı olmaması, bedel hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak süreç farklı işler.
İdare öncelikle taşınmazın kamu mallarından olup olmadığını ilgili yerlerden sorarak tespit eder. Kamu malı değilse ve zilyet zilyetlikle iktisap iddiasında bulunuyorsa, idare bilirkişiler marifetiyle mahallinde tahkikat yapar ve bir tutanak düzenler.
Bu tutanakta taşınmazın yüzölçümü, zilyedin kimliği, vergi kaydı, zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresi ile mülkiyeti kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirtilir. Dosyanın kaderini belirleyen belge budur.
Değerleme bakımından iki nokta öne çıkar:
- Yüzölçümü. Tapu kaydı bulunmadığından yüzölçüm aplikasyon ve keşifle belirlenir; idarenin tutanağındaki miktar ile fiilî kullanım alanı karşılaştırılmalıdır.
- Sınırlar. Fiilî işaretlerle (duvar, çit, hendek, ağaç sırası) belirlenen sınırlar keşifte gösterilmeli ve krokiye işlenmelidir.
Taşınmazın kamu malı çıkması hâlinde dahi, zilyedin kendi emeğiyle meydana getirdiği muhdesat bakımından bedel talebi gündeme gelebilir; bu talep terditli olarak ileri sürülmelidir. Ayrıntı için tapusuz taşınmazda zilyedin beyan dilekçesi yazımıza bakılabilir.
Rapordan Sonra: Kanun Yolları
Bedel tespiti kararı verildiğinde tartışma bitmez; bedele ilişkin denetim yolu açıktır.
Mahkemenin tescile ilişkin hükmü kesindir; bu nedenle taşınmazın mülkiyeti idareye geçer ve kanun yolu süreci bunu değiştirmez. Buna karşılık bedele ilişkin hükme karşı istinaf ve temyiz yolu açıktır.
Bunun iki pratik sonucu vardır:
- İtiraz yalnızca miktara yöneliktir. Taşınmazın idareye geçmesi tartışılamaz; tartışılan tutardır.
- Bedel farkı iki yönlü işler. Üst mahkeme bedeli artırırsa fark malike ödenir; azaltırsa malik fazla aldığı tutarı iade eder.
Bu nedenle bedeli çekmiş olan malik, kanun yoluna giderken bedelin azalma ihtimalini de hesaba katmalıdır. Ayrıntı için bedel tespiti davasında istinaf ve temyiz yazımıza bakılabilir.
İç hukuk yolları tükendiğinde ise mülkiyet hakkı ve adil yargılanma iddialarıyla bireysel başvuru gündeme gelir; ayrıntı için kamulaştırmada AYM bireysel başvuru dilekçesi yazımıza bakılabilir.
Bedelin Ödenmesi ve Dört Aylık Kural
Değerlendirme kriterleri kadar, tespit edilen bedelin ne zaman ve nasıl ödendiği de sonucun bir parçasıdır.
Mahkemece tespit edilen bedel, idare tarafından belirlenen bankaya yatırılır; taşınmaz idare adına tescil edildikten sonra hak sahibine ödenir. Tescile ilişkin hüküm kesindir; bedele ilişkin kanun yolu süreci devam etse dahi malik bankadaki bedeli bekletmek zorunda değildir.
Süre bakımından kural nettir: bedel tespiti davasının dört ay içinde sonuçlandırılmaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.
Mülkiyet üzerinde çekişme varsa bedel ödenmez: üçer aylık vadeli hesaba yatırılarak ileride belli olacak hak sahibine ödenmek üzere bloke edilir. Bu hesapta biriken nema da hak sahibine aittir ve ödeme talebinde ayrıca istenmelidir.
Ayrıntı için kamulaştırma bedeline istihkak davası dilekçesi yazımıza bakılabilir.
Değerlendirmede Sık Yapılan Altı Hata
- İmar durumu belgesi sunmamak. Arsa niteliği bu belgeyle ortaya konur; sunulmadığında taşınmaz arazi olarak değerlendirilebilir.
- Emsal hazırlamamak. Kendi emsalinizi sunmadığınızda heyet idarenin verilerine yaslanır.
- İlan sonrası yatırım yapmak. Kamu yararı kararının ilan süresi bittikten sonra yapılan tesis ve dikilen ağaçların bedeli dikkate alınmaz.
- Envanteri keşiften sonra hatırlamak. Keşifte sayılmayan unsur bedele girmez; ek rapor gerektirir.
- Kalan kısmı ihmal etmek. Kısmi kamulaştırmada değer kaybı ayrı bir kalemdir.
- Faiz talebini yazmamak. Dört aylık sürenin aşılması hâlinde faiz istenir; talep ilk dilekçede yer almalıdır.
📚 İlgili Rehberler
Bilirkişi raporunuz m.11 kriterlerine uygun mu? Denetleyelim
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
Kanunun Saydığı Ölçütler
Rapor denetiminde her kalem ayrı ayrı sorgulanmalıdır: taşınmazın cins ve nevi doğru mu belirlenmiş; yüzölçümü tapu ve ölçüm kayıtlarıyla uyumlu mu; konum, imar durumu, altyapı, yola cephe gibi değeri etkileyen nitelikler gösterilmiş mi; arazi ise net gelir hesabında verim, ürün deseni ve kapitalizasyon oranı gerekçelendirilmiş mi; arsa ise emsaller gerçek satışlara mı dayanıyor; yapı varsa resmî birim fiyatları ve yıpranma payı doğru uygulanmış mı.
En Sık Rastlanan Rapor Hataları
① Arsa niteliğindeki taşınmazın arazi sayılıp net gelir yöntemiyle değerlenmesi — bedeli en çok düşüren hata. ② Emsal olarak gerçek satış yerine tapu harcına esas beyan değerlerinin kullanılması. ③ Kamulaştırma tarihinden uzak, farklı bölgeden veya farklı imar durumundan emsal seçilmesi. ④ Düzeltme oranlarının gerekçesiz uygulanması. ⑤ Üzerindeki ağaç, yapı ve tesis bedellerinin hiç hesaplanmaması. ⑥ Kısmi kamulaştırmada artık alanın değer kaybının atlanması. Bu hataların her biri, süresinde ve teknik gerekçeyle sunulduğunda ek rapor veya yeni heyet sebebidir.
Değerlendirme Tarihi ve Değer Artışı Yasağı
Değer, kamulaştırma tarihi esas alınarak belirlenir; sonraki fiyat hareketleri doğrudan yansıtılmaz. Ayrıca kamulaştırmayı gerektiren yatırımın (yol, baraj, metro) taşınmazda yarattığı değer artışı dikkate alınmaz — idare, kendi yatırımının doğurduğu prim üzerinden bedel ödemek zorunda değildir. Buna karşılık bu kural, yatırım öncesinde zaten mevcut olan değer unsurlarının göz ardı edilmesi anlamına gelmez.
Rapora itiraz dilekçenizi teknik dayanaklarıyla hazırlayalım
Hukukçular Evi Ankara olarak yanınızdayız.
📚 İlgili Rehberler
Dokuz Bent, Dokuz Ayrı Denetim Noktası
Kanunun bedel tespiti esaslarını düzenleyen maddesi, bilirkişi kurulunun neyi esas tutacağını bent bent saymıştır. Bu sayım bir liste değil, rapora itirazın haritasıdır: her bent ayrı bir denetim noktasıdır.
| Bent | Esas alınacak unsur |
|---|---|
| a | Cins ve nevi |
| b | Yüzölçümü |
| c | Kıymeti etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlar ile her unsurun ayrı ayrı değeri |
| d | Varsa vergi beyanı |
| e | Kamulaştırma tarihindeki resmî kıymet takdirleri |
| f | Arazilerde — olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir |
| g | Arsalarda — özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri |
| h | Yapılarda — resmî birim fiyatları, maliyet hesapları ve yıpranma payı |
| ı | Her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla diğer objektif ölçüler |
İki bent, itirazda en çok işe yarayan dayanaktır.
(c) bendi — kıymeti etkileyebilecek unsurların yalnızca sayılmasını değil, her unsurun ayrı ayrı değerinin gösterilmesini ister. Toplu bir rakam veren rapor bu bende aykırıdır.
(ı) bendi — “diğer objektif ölçüler” kullanılabilmesini, her bir ölçünün etkisinin açıklanması şartına bağlamıştır. Gerekçesiz katsayı ve indirim uygulayan rapor bu şartı karşılamaz.
Bu iki nokta, itiraz dilekçesinde ayrı başlıklar hâlinde ileri sürülmelidir.
Raporu Yazan Kurul: Bilirkişilerin Seçimi
Bedel tespitinde tartışılan her şey, sonuçta bir bilirkişi raporuna dayanır. Bu nedenle raporun içeriği kadar, raporu düzenleyen kurulun kanuna uygun oluşturulup oluşturulmadığı da denetlenmelidir. On beşinci madde bu konuda bağlayıcı kurallar getirmiştir.
| Konu | Kural |
|---|---|
| Seçim kaynağı | Bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listeler |
| Uygulanacak mevzuat | Bilirkişilik Kanunu ve 6100 sayılı HMK’nın ilgili maddeleri |
| Kurul sayısı | Taşınmazın cins ve niteliğine göre en az üç kişi zorunludur |
| Zorunlu uzman | Biri taşınmaz geliştirme yüksek lisans/doktora sahibi ya da 6362 sayılı Kanun’a göre yetkili gayrimenkul değerleme uzmanı olmalıdır |
| Şart muafiyeti | Bu uzmanlarda temel eğitim ve fiilen beş yıl görev şartları aranmaz |
| Bölge sınırı | Kayıtlı oldukları bölge kurulunun yargı çevresiyle sınırlı olmaksızın görevlendirilirler |
| Rapor süresi | Değer, 11 ve 12. maddelere göre takdir edilerek on beş gün içinde verilir |
| Değerleme tarihi | İdare tarafından belgelerin mahkemeye verildiği gün esas tutulur |
Kurulun oluşumu tek başına itiraz sebebidir. Değerleme uzmanı veya taşınmaz geliştirme alanında yüksek lisans ya da doktora yapmış bir uzman bulunmaksızın oluşturulan kurulun raporu, kanunun aradığı niteliği taşımaz. Rapor tebliğ edildiğinde, önce kurulun bileşimi ve uzmanlık alanlarının taşınmazın niteliğine uygunluğu kontrol edilmeli; bu yöndeki itiraz, bedele ilişkin itirazlarla birlikte ve süresinde ileri sürülmelidir.
Onbirinci maddenin son cümlesi ise raporun biçimine ilişkin ayrı bir ölçüt getirir: bilirkişiler, saydığı unsurların her birinin cevabını ayrı ayrı belirtmek ve ilgililerin beyanını da dikkate almak suretiyle, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak değeri tespit ederler. Bu standartlara atıf yapmayan, emsal seçimini ve düzeltme oranlarını gerekçelendirmeyen bir rapor eksiktir.
Kanun ayrıca bilirkişilerin uzmanlık alanlarının, kamulaştırılacak taşınmazın niteliği göz önüne alınarak belirleneceğini söyler. Tarım arazisi için ziraat, yapı için inşaat, arsa için değerleme uzmanlığı beklenir. Uzmanlık uyumsuzluğu, raporun teknik yönünü doğrudan zayıflatan bir itiraz başlığıdır.
Rapordaki hataların nasıl ileri sürüleceği için kısmi kamulaştırmada artık alan ve bedelin ödenmesi ve faiz rehberlerimiz yol gösterir.
Sıkça Sorulan Sorular
Bilirkişi bedeli neye göre belirler?
2942 m.11’de sayılan ölçütlere göre: taşınmazın cinsi, yüzölçümü, değerini etkileyen nitelikleri; arazide net gelir, arsada emsal satışlar, yapıda resmî birim fiyatları ve yıpranma payı. Rapor bu kalemleri ayrı ayrı gerekçelendirmelidir.
Kamulaştırma tarihinden sonraki fiyat artışı bedele yansır mı?
Değerlendirme kamulaştırma tarihine göre yapılır; sonraki piyasa hareketleri doğrudan yansıtılmaz. Yargılamanın uzaması hâlinde ise faiz ve güncelleme talepleri ayrı bir başlıktır.
Yolun geçmesi arsamın değerini artırdı, bu hesaba katılır mı?
Kamulaştırmayı gerektiren yatırımın yarattığı değer artışı dikkate alınmaz; ancak yatırımdan bağımsız olarak taşınmazda zaten var olan değer unsurları hesaba katılmalıdır.
Rapora nasıl itiraz edilir?
Rapor tebliğinden itibaren süresinde, hangi ölçütün nasıl yanlış uygulandığı somut olarak gösterilerek itiraz edilir; ek rapor, yeni keşif veya yeni bilirkişi heyeti talep edilebilir.
Emsal olarak ne kullanılmalı?
Kamulaştırma tarihine yakın, benzer konum, yüzölçüm ve imar durumundaki gerçek satışlar; tapu harcına esas beyan değerleri emsal olarak yeterli kabul edilmemektedir.


