Tapusuz Taşınmazın Kamulaştırılmasında Zilyedin Beyan Dilekçesi Örneği (2026) — 2942 m.19
28 Ağustos 2026

Tapusuz Taşınmazın Kamulaştırılmasında Zilyedin Beyan Dilekçesi Örneği (2026) — 2942 m.19

📜 Dayanak Mevzuat

  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m.19 — Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların tescili ve zilyedin hakları
  • 3402 sayılı Kadastro Kanunu m.16 — Kamu malları ve özel mülkiyete konu olamayacak yerler
  • 2942 sayılı Kanun m.9 ve 10 — Bilirkişi seçimi ve bedel tespiti davası
  • 2942 sayılı Kanun m.11 ve 12 — Değerleme esasları ve kısmi kamulaştırma
  • 4721 sayılı TMK m.713 — Taşınmazda olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı
  • 2942 sayılı Kanun m.19 son fıkra (5177 s.K. ile ek) — İktisap edilmemiş veya sahipsiz yerde bina ve ağaç bedelinin zilyede ödenmesi
  • 3402 sayılı Kadastro Kanunu m.14 ve m.17 — Zilyetlikte miktar sınırı ve imar-ihya ile kazanım
  • 2942 sayılı Kanun m.37 — Adli yargıda asliye hukuk ve basit yargılama usulü

⚡ Net Cevap: Tapusuz taşınmaz da kamulaştırılabilir. İdare önce taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu m.16’da sayılan kamu mallarından olup olmadığını ilgili yerlerden sorar. Kamu malı değilse ve zilyet zilyetlikle iktisap iddiasında bulunuyorsa, idare bilirkişiler marifetiyle mahallinde tahkikat yapar ve bir tutanak düzenler. Bu tutanakta taşınmazın yüzölçümü, zilyedin kimliği, vergi kaydı, zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresi ile mülkiyeti kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirtilir. Dosyanın kaderini belirleyen belge budur.

Tapusuz taşınmazda kamulaştırma, zilyet için hem fırsat hem risktir. Yıllardır ektiği ama tapusu olmayan yerin bedelini alabilir; ya da tek bir tutanak cümlesiyle hiçbir şey alamayabilir.

Farkı yaratan şey, sürecin hangi aşamasında müdahale edildiğidir. Aşağıda m.19’un işleyişi, tutanağın neden belirleyici olduğu, kamu malı çıkma riski ve hazır bir beyan dilekçesi örneği yer almaktadır.

Sürecin İşleyişi: Üç Aşama

Kanun m.19, tapusuz taşınmazın kamulaştırılmasını üç aşamalı bir sıraya bağlar:

1. Kamu malı araştırması. İdare öncelikle, kamulaştırılması kararlaştırılan tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesinde sayılan kamu mallarından olup olmadığını ilgili yerlerden sormak suretiyle tespit eder.

2. Tahkikat ve tutanak. Bu araştırma sonucunda taşınmazın kamu mallarından olmadığı ve zilyedi mevcut olup zilyetlikle iktisap iddiasında bulunulduğu tespit edilirse; idare, Kanun’un 9. maddesi gereğince seçilen bilirkişiler marifetiyle mahallinde tahkikat yapar, delilleri toplar ve keyfiyeti bir tutanakla belirtir.

3. Mahkeme. İdarece hazırlanan ve toplanan belgelerin tamamı, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine verilerek kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescil istenir.

Bu sıralamanın pratik anlamı şudur: zilyet için asıl kritik aşama mahkeme değil, ikinci aşamadır. Tutanak düzenlenirken sahada bulunmayan ve delil sunmayan zilyet, dosyayı baştan aleyhine kurdurmuş olur.

Tutanak: Dosyanın Kaderini Belirleyen Belge

Kanun, tutanağın içeriğini tek tek saymıştır. Tutanakta şunlar belirtilir:

  • Taşınmazın yüzölçümü,
  • Zilyedin kimliği,
  • Vergi kaydı,
  • Zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresi,
  • Mülkiyeti kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği.

Son maddenin ağırlığı büyüktür. Tutanakta “kazanma şartları gerçekleşmemiştir” yazılırsa, zilyedin bedel alma imkânı ciddi biçimde zayıflar ve mahkemede bu tespiti aşmak gerekir.

Bu nedenle tahkikat aşamasında yapılması gerekenler nettir:

  • Keşifte hazır bulunmak ve zilyetliğin göstergelerini yerinde göstermek,
  • Vergi kayıtları, destekleme belgeleri ve muhtarlık yazısını o anda sunmak,
  • Yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarının tutanağa geçirilmesini istemek,
  • Tutanağın bir örneğini talep etmek.

Tutanak aleyhe düzenlenmişse, bedel tespiti dosyasında ayrıntılı itiraz edilmeli ve keşifle giderilmesi talep edilmelidir.

Tahkikatta sahada olmayan zilyet dosyayı baştan kaybeder

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Birinci Risk: Taşınmaz Kamu Malı Çıkarsa

Bu, sürecin en erken ve en sert kırılma noktasıdır.

3402 sayılı Kadastro Kanunu m.16, özel mülkiyete konu olmayan yerleri gruplar hâlinde sayar: kamu hizmetine ayrılan yerler, mera, yaylak ve kışlak gibi orta malları, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar gibi tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz, göl ve nehir gibi genel sular ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ormanlar. Taşınmaz bu kapsamdaysa zilyet, ne kadar uzun süre kullanmış olursa olsun taşınmazın bedelini alamaz.

Bu kuralın önemli bir istisnası 3402 m.17’dedir. Orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfıyla imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hâle getirilen taşınmazlar, 14. maddedeki şartlar mevcutsa imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi hâlde Hazine adına tespit edilir. İl, ilçe ve kasabaların imar planı kapsamındaki alanlarda bu hüküm uygulanmaz. Dolayısıyla kayıtta “Devletin hüküm ve tasarrufu altında” görünen bir yerin, imar-ihya olgusu ispatlanırsa zilyetlikle kazanılabilecek nitelikte olması mümkündür; bu ihtimal tahkikat tutanağına mutlaka işletilmelidir.

3402 m.16 ve m.17: Zilyet Açısından Taşınmazın Niteliği

TaşınmazZilyetlikle kazanılabilir mi?Dayanak
Kamu hizmetine ayrılan yerHayır3402 m.16
Mera, yaylak, kışlakHayır3402 m.16; 4342 m.4
Tarıma elverişli olmayan sahipsiz yer (kaya, tepe, dağ)Hayır; tescile tabi değil3402 m.16/C
Devlet ormanıHayır; özel kanuna tabi3402 m.16/D; 6831
Orman olmayan, tahsissiz DHT arazi, imar-ihya edilmişEvet, m.14 şartları varsa; imar planı alanında hayır3402 m.17
Hiçbir kişiye ait olmayan tescile tabi yerKural olarak Hazine adına3402 m.18

Bu nedenle dosyanın ilk işi, kamulaştırma başvurusu gelmeden önce dahi taşınmazın niteliğini araştırmaktır: Orman Bölge Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Milli Emlak Müdürlüğü kayıtları istenmelidir.

Ancak buradan çıkan yol tamamen kapalı değildir. Aşağıdaki muhdesat başlığı, bu durumda geriye kalan tek talebi açıklamaktadır.

Muhdesat: Kamu Malında Bile Kalan Hak

Taşınmazın kendisi kamu malı olsa dahi, zilyedin kendi emeğiyle meydana getirdiği unsurlar ayrı bir değer taşır.

Bu imkânın dayanağı kanun metnindedir. 5177 sayılı Kanun’la 2942 sayılı Kanun’un 19. maddesine eklenen son fıkraya göre başkası adına tapulu, sahipsiz ve/veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırılmasında binaların asgari levazım bedeli, ağaçların ise 11. madde çerçevesinde takdir olunan bedeli zilyedine ödenir. Yani arazinin kendisi için bedel alınamayan hâllerde dahi zilyet, kendi yaptığı bina ve diktiği ağaçlar için kanundan doğan bir alacak hakkına sahiptir.

Pratik sonuç: dilekçede muhdesat talebi terditli olarak baştan yazılmalıdır. “Taşınmazın kamu mallarından olduğunun tespiti hâlinde dahi, üzerindeki muhdesatın bedeli talep olunur.” Bu cümle yazılmazsa, taşınmazın kamu malı çıkması hâlinde dosya tamamen sonuçsuz kalabilir.

Bunun için envanterin baştan hazırlanması gerekir: ağaç türü, sayısı, yaşı; yapıların yüzölçümü ve niteliği; sabit tesisler. Keşifte sayılmayan unsur bedele yansımaz.

Zilyetliğin İspatı: Aynı Ölçütler

Mülkiyeti kazanma şartları bakımından aranan ölçütler, olağanüstü zamanaşımıyla tescil davasındakiyle aynıdır: taşınmazın davasız ve aralıksız yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetlikte bulundurulması.

İspat araçları da aynıdır:

  • Hava fotoğrafları. Farklı yıllara ait fotoğraflar, taşınmazın hangi tarihte tarıma açıldığını ve kullanımın sürekliliğini gösterir. Zilyetliğin başlangıcı çoğu zaman yalnızca bununla ispatlanır.
  • Vergi kaydı. Kanun tutanakta vergi kaydını ayrıca aradığından, bu belge burada özel bir ağırlık taşır.
  • Ekonomik kullanım. Ekim, dikim, ürün alımı; taşınmaz üzerindeki yapı ve tesisler.
  • İmar ve ihya. Taş toplanması, kök sökülmesi, tesviye, su getirilmesi gibi emek göstergeleri.
  • Yerel bilinirlik. Muhtarlık yazısı, yerel bilirkişi ve tanık beyanları.

Zilyetlik miras yoluyla intikal etmişse murisin süresi de hesaba katılır; veraset ilamı dosyanın ayrılmaz parçasıdır.

Miktar sınırı: 3402 m.14

Kazanma şartları değerlendirilirken yalnızca süre değil, yüzölçümü sınırı da gözetilir. 3402 m.14 uyarınca tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanında bulunan, toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan taşınmazlar, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi ya da tanık beyanlarıyla ispat eden zilyet adına tespit edilir. Bu sınırı aşan kısım için zilyetliğin ayrıca kanunda sayılan belgelerden birine dayandırılması gerekir. Sulu veya kuru arazi ayrımı 5403 sayılı Kanun’a göre yapılır. Aynı çalışma alanında birden fazla parseli kullanan zilyedin toplam alanı bu nedenle tutanakta ayrıca gösterilmelidir.

Zilyetlikle Kazanımda Temel Ölçütler

ÖlçütKuralDayanak
SüreÇekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıl3402 m.14; TMK m.713
SıfatMalik sıfatıyla zilyetlik3402 m.14; TMK m.713
Miktar (belgesiz)Aynı çalışma alanında sulu 40, kuru 100 dönüme kadar3402 m.14
Sınırı aşan kısımKanunda sayılan belgelerden birine dayanma şartı3402 m.14
Devletin hüküm ve tasarrufundaki araziİmar-ihya ve m.14 şartları3402 m.17
Önceki zilyedin süresiHalef olan zilyedin süresine eklenirTMK m.996
İspat araçlarıBelge, bilirkişi, tanık; hava fotoğrafı, vergi kaydı3402 m.14; 2942 m.19

Kamulaştırma bulunmayan hâllerde zilyedin izleyeceği yol farklıdır: TMK m.713 uyarınca tescil davası açılır. Ayrıntı için olağanüstü zamanaşımı ile tescil dava dilekçesi yazımıza bakılabilir.

İki Yolun Karşılaştırması

Zilyet açısından iki senaryo vardır ve hangisinde olduğunuz stratejiyi değiştirir:

Kamulaştırma yoksa. Zilyet, TMK m.713 uyarınca Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine karşı tescil davası açar. Amaç mülkiyeti kazanmaktır; süreç ilan ve üç aylık itiraz aşamalarını içerir.

Kamulaştırma varsa. Süreç m.19 çerçevesinde yürür. Amaç artık mülkiyet değil, bedeldir: taşınmaz zaten idare adına tescil edilecektir, tartışma bedelin kime ödeneceği üzerinedir.

İkisinin ortak noktası, ispat edilmesi gereken olguların aynı olmasıdır. Bu nedenle bir dosyada toplanan deliller diğerinde de kullanılabilir.

Bölgede kadastro çalışması sürüyorsa üçüncü bir ihtimal doğar: uyuşmazlık kadastro çerçevesinde ele alınabilir. Bu yol için kadastro tespitine itiraz dava dilekçesi yazımıza bakılabilir.

Tahkikatı Kim Yapar? m.9 Bilirkişileri

19. madde, mahallindeki tahkikatın 9. madde gereğince seçilen bilirkişiler marifetiyle yapılacağını öngörür. 9. maddeye göre idare, tapulama veya kadastrosu yapılmamış yerlerin durumunun tespiti için mahallin mülki amirine başvurarak kamulaştırma yapılacak yerde iki asıl ve iki yedek olmak üzere dört bilirkişi seçilmesini ister. Mülki amir bu istem üzerine sekiz gün içinde bilirkişilerin seçilmesini, sulh hukuk mahkemesinde yeminlerinin yaptırılmasını ve isimlerinin idareye bildirilmesini sağlar. Tespit sırasında muhtar veya vekili, ihtiyar kurulundan iki üye ve iki bilirkişi birlikte görev yapar.

Bu yapı zilyet açısından iki sonuç doğurur. Birincisi, tahkikat heyetinde köyün muhtarı ve ihtiyar kurulu üyeleri bulunduğundan, zilyetliğin köyde bilinip bilinmediği doğrudan tutanağa yansır. İkincisi, bilirkişilerin usulüne uygun seçilip yemin edip etmediği tutanağın geçerliliği bakımından sorgulanabilir. Tutanak örneği istenirken bilirkişi seçim ve yemin belgeleri de talep edilmelidir.

Tahkikat Heyeti ve Usul (2942 m.9, m.19)

KonuKuralZilyet için önemi
Bilirkişi sayısıİki asıl, iki yedekHeyetin tam olup olmadığı kontrol edilir
Seçimİdarenin istemi üzerine mülki amir, sekiz gün içindeSeçim yazısı istenebilir
YeminSulh hukuk mahkemesindeYeminsiz bilirkişi tutanağı tartışmalıdır
HeyetMuhtar veya vekili, ihtiyar kurulundan iki üye, iki bilirkişiKöy bilgisinin tutanağa geçmesi
Tutanak içeriğiYüzölçümü, zilyedin kimliği, vergi kaydı, başlangıç ve süre, kazanma şartlarıHer başlık ayrı ayrı denetlenir

Mahkeme Aşaması: İlan, On Gün, Otuz Gün ve Bedelin Ödenmesi

19. madde, bedelin zilyede ödenmesini ayrı bir ilan ve itiraz aşamasına bağlar. Mahkeme, bedeli 10. maddedeki usulde tespit eder. İdarece verilen bilgi ve belgelerden zilyedin kamulaştırma tarihinde taşınmazı Türk Medeni Kanunu hükümleri dairesinde zilyetlikle iktisap etmiş olduğunu belirtmeye yeterli gördüğü takdirde, bilirkişi raporunu idareye, bu raporla birlikte idarece verilen diğer belgeleri zilyede tebliğ eder. Taşınmazın durumu mahallin en büyük mal memuruna bildirilir ve gazetede ilan edilir.

İlanda taşınmazın yeri, mevkii, sınırı ve miktarı, zilyedin kimliği, bedelin yatırılacağı banka, savunma ve delillerin ilan tarihinden itibaren on gün içinde yazılı bildirilmesi gerektiği ve hak sahiplerinin son ilandan itibaren bir ay içinde itiraz etmemeleri hâlinde bedelin zilyede ödeneceği belirtilir. Son ilandan itibaren otuz gün içinde Hazine veya üçüncü bir kişi itiraz etmezse, idareye bedeli zilyet adına bankaya yatırması için on beş gün süre verilir; bu süre bir defaya mahsus uzatılabilir. Makbuz ibraz edilince taşınmazın idare adına tesciline ve bedelin zilyede ödenmesine karar verilir.

Süre içinde Hazine veya üçüncü kişiler itiraz ederse, bedel ileride hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmek üzere ilanda belirtilen bankada üçer aylık vadeli hesaba yatırılır ve taşınmazın idare adına tesciline karar verilir. Bu durumda hak sahipliği tartışması ayrı bir davada çözülür. Maddenin önemli bir güvencesi de şudur: bedelin zilyede verilmiş olması, taşınmazda hak iddia edenlerin genel hükümler dairesinde zilyet aleyhine bedele istihkak davası açma hakkını düşürmez. Bedele istihkak davasının işleyişi için kamulaştırma bedeline istihkak davası dilekçesi sayfasına bakabilirsiniz. İlan tarihi elinize ulaştıysa on günlük ve bir aylık süreleri kaçırmamak için Hukukçular Evi Ankara’yı 0554 648 37 15 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

2942 m.19: Mahkeme Aşamasının Süreleri

AşamaSüre ve kuralSonuç
Bedel tespitim.10 usulü ve süreleriBilirkişi raporu idareye, belgeler zilyede tebliğ
İlanMahallin en büyük mal memuruna bildirim ve gazete ilanıÜçüncü kişilerin haberdar edilmesi
Savunma ve delillerİlan tarihinden itibaren on gün, yazılıBeyan dilekçesinin verileceği süre
İtirazSon ilandan itibaren bir ay (otuz gün)Hazine veya üçüncü kişi itirazı
İtiraz yoksaİdareye on beş gün (bir defa uzatılabilir)Tescil ve bedelin zilyede ödenmesi
İtiraz varsaÜçer aylık vadeli hesapHak sahipliğini ispat edecek kişiye ödeme; tescil
Ödemeden sonraGenel hükümlere göreHak iddia edenlerin bedele istihkak davası hakkı saklı

Bedel ve Değerleme

Zilyet lehine kazanma şartlarının gerçekleştiği kabul edildiğinde, bedel tespiti genel esaslara göre yapılır: arsa niteliğindeki taşınmazlarda emsal karşılaştırma, arazi niteliğindekilerde net gelir yöntemi.

Tapusuz taşınmazlarda dikkat edilmesi gereken iki nokta vardır:

  • Yüzölçümü. Tapu kaydı bulunmadığından yüzölçüm, aplikasyon ve keşifle belirlenir. İdarenin tutanağındaki miktar ile fiilî kullanım alanı karşılaştırılmalıdır.
  • Sınırlar. Taşınmazın sınırları fiilî işaretlerle (duvar, çit, hendek, ağaç sırası) belirlendiğinden, bunlar keşifte gösterilmeli ve krokiye işlenmelidir.

Rapora itiraz usulü için kamulaştırma bedeline itiraz dilekçesi yazımıza bakılabilir.

Tapusuz Taşınmazda Zilyedin Beyan Dilekçesi Örneği (2026)

Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; zilyetliğe ilişkin olguları somut olarak yazın ve muhdesat talebini terditli olarak mutlaka bırakın. Metni kopyalayabilir, Word olarak indirebilir veya PDF’e yazdırabilirsiniz.

[ … ] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

(Bedel tespiti dosyasına, ilan tarihinden itibaren on gün içinde sunulur. İdarenin tahkikat aşamasında ise ilgili idareye evrak kaydıyla verilir.)

DOSYA NO: 20…/… Esas

BEYANDA BULUNAN ZİLYET: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]), [açık adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad], [baro ve sicil no] (vekil yoksa çıkarın)

DAVACI İDARE: [ … ] Genel Müdürlüğü / [ … ] Belediye Başkanlığı

KONU: Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın kamulaştırılmasında zilyetlikle mülkiyeti kazanma şartlarının gerçekleştiğine ilişkin beyanlarımız ve kamulaştırma bedelinin müvekkile ödenmesi talebimizin sunulmasıdır.

TAŞINMAZ: [ … ] İli, [ … ] İlçesi, [ … ] Köyü/Mahallesi, [ … ] mevkii, yaklaşık [ … ] m² (tapuda kayıtlı değildir)

AÇIKLAMALAR:

1. 2942 sayılı Kanun m.19 uyarınca beyanımız süresindedir. Taşınmaza ilişkin ilan …/…/20… tarihinde yapılmıştır. Kanun, konuya ve taşınmazın değerine ilişkin savunma ve delillerin ilan tarihinden itibaren on gün içinde yazılı olarak bildirilmesini öngördüğünden işbu beyan süresi içinde sunulmaktadır.

2. 3402 sayılı Kanun m.16 uyarınca taşınmaz kamu mallarından değildir. Taşınmaz tapuda kayıtlı olmayıp kadastro çalışmalarında tespit harici bırakılmıştır (Ek-1). Taşınmaz kamu hizmetine ayrılmış bir yer, mera, yaylak, kışlak, orman ya da tarıma elverişli olmayan sahipsiz bir yer değildir. Bu hususun orman işletme, il tarım ve orman ile ilgili idarelerden sorularak tespitini talep ederiz (Ek-2).

3. 3402 sayılı Kanun m.14 ve TMK m.713 uyarınca zilyetlik yirmi yılı aşmaktadır. Müvekkil ve öncesinde murisi [ad soyad], taşınmazı [ … ] yılından bu yana çekişmesiz ve aralıksız biçimde malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurmaktadır. Taşınmazın yüzölçümü, aynı çalışma alanındaki diğer taşınmazlarla birlikte [kuru toprakta 100 / sulu toprakta 40] dönüm sınırının altındadır. Zilyetlik murisinden intikal ettiğinden, TMK m.996 uyarınca önceki zilyetlik süresinin müvekkilin süresine eklenmesi gerekir (Ek-3).

4. TMK m.713 anlamında malik sıfatıyla zilyetliğin somut göstergeleri mevcuttur. Taşınmaz [ … ] yılından bu yana [tarım / bağ / bahçe / zeytinlik] olarak kullanılmakta ve ürünü müvekkilce alınmaktadır. Üzerine [ev / ahır / kuyu / çevre duvarı] yapılmış, sınırları belirlenmiştir. Taşınmaz müvekkil adına vergi kaydına tabidir ve [ÇKS / tarımsal destek / sulama birliği] kayıtları müvekkil adınadır. Taşınmaz köyde müvekkile ait olarak bilinmektedir (Ek-4).

5. 3402 sayılı Kanun m.17 uyarınca taşınmaz imar ve ihya edilmiştir. (Uyuyorsa kullanın.) Taşınmaz orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen bir yerken müvekkil ve murisi tarafından [taş toplanarak / kökler sökülerek / tesviye yapılarak / su getirilerek] tarıma elverişli hâle getirilmiştir. İmar ve ihya [ … ] yılında tamamlanmış olup bu tarihten itibaren yirmi yıllık süre dolmuştur.

6. 2942 sayılı Kanun m.19 ve m.9 uyarınca idarenin tutanağı gerçeği yansıtmamaktadır. (Tutanak aleyhe ise kullanın.) …/…/20… tarihli tespit tutanağında [zilyetliğin başlangıç tarihi eksik gösterilmiş / yüzölçümü hatalı belirlenmiş / vergi kaydı dikkate alınmamış / kazanma şartlarının gerçekleşmediği belirtilmiş]tir. Tahkikatın m.9 uyarınca seçilip yemin etmiş bilirkişiler ile muhtar ve ihtiyar kurulu üyelerinin katılımıyla yapılıp yapılmadığının da dosyadan denetlenmesini, eksikliklerin keşifle giderilmesini talep ederiz (Ek-5).

7. HMK m.288 ve 2942 sayılı Kanun m.10 uyarınca keşif yapılmalıdır. Zilyetliğin başlangıcı ve sürekliliğinin tespiti için farklı yıllara ait hava fotoğraflarının ilgili kurumlardan getirtilmesini, mahallinde harita mühendisi, ziraat mühendisi ve yerel bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını ve tanıklarımızın dinlenmesini talep ederiz.

8. 2942 sayılı Kanun m.11 uyarınca bedel gerçek değer üzerinden belirlenmelidir. Bedelin taşınmazın niteliğine uygun yöntemle belirlenmesini, taşınmaz üzerindeki [ … ] adet [ … ] ağacı ile [ … ] yapı ve sabit tesisin ayrıca değerlendirilmesini talep ederiz (Ek-6).

9. 2942 sayılı Kanun m.19 son fıkrası uyarınca muhdesat bedeli her hâlde müvekkile aittir. Taşınmazın kamu mallarından veya zilyetlikle iktisap edilmemiş yerlerden olduğu kanaatine varılması hâlinde dahi, müvekkilin yaptığı binaların asgari levazım bedeli ile diktiği ağaçların 11. madde çerçevesinde takdir olunacak bedelinin müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ederiz.

HUKUKİ SEBEPLER: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m.9, 10, 11, 12, 19, 37; 3402 sayılı Kadastro Kanunu m.14, 16, 17; 4721 sayılı TMK m.713, 995, 996; 6100 sayılı HMK ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Tapu ve kadastro müdürlüğü yazıları, orman ve mera kayıtları, idarenin tespit tutanağı ile bilirkişi seçim ve yemin belgeleri, hava fotoğrafları, emlak vergisi kayıtları, ÇKS ve destekleme belgeleri, muhtarlık yazısı, veraset ilamı, keşif, bilirkişi incelemesi, yerel bilirkişi ve tanık beyanları, fotoğraflar ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; taşınmazın kamu mallarından olmadığının ilgili kurumlardan sorularak tespitine, mahallinde keşif yapılarak hava fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılmasına, müvekkil yararına zilyetlikle mülkiyeti kazanma şartlarının gerçekleştiğinin kabulüne, kamulaştırma bedelinin gerçek değer üzerinden belirlenerek müvekkile ödenmesine, aksi kanaate varılması hâlinde bina ve ağaç bedellerinin 2942 sayılı Kanun m.19 son fıkrası uyarınca müvekkile ödenmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/20…

Zilyet Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]

EKLER:
Ek-1: Tapu ve kadastro müdürlüğü yazıları
Ek-2: Orman, mera ve kurum kayıtları
Ek-3: Veraset ilamı ve nüfus kayıtları
Ek-4: Vergi kayıtları, ÇKS, muhtarlık yazısı
Ek-5: İdarenin tespit tutanağı
Ek-6: Ağaç ve tesis envanteri, fotoğraflar
Ek-7: Vekâletname

Süreç Öncesi Kontrol Listesi

  • Tapu ve kadastro müdürlüğünden taşınmazın kayıt durumuna ilişkin yazı,
  • Orman, mera ve kamu malı kayıtları (en erken aşamada),
  • Zilyetliğe ilişkin zaman çizelgesi: başlangıç, intikaller, kesintiler,
  • Emlak vergisi kayıtları ve ödeme belgeleri,
  • ÇKS, tarımsal destekleme ve sulama birliği kayıtları,
  • Muhtarlık yazısı, yerel bilirkişi ve tanık listesi,
  • Farklı yıllara ait hava fotoğrafları,
  • Ağaç, yapı ve sabit tesis envanteri ile tarihli fotoğraflar,
  • İdarenin düzenlediği tespit tutanağının örneği.

Sık Yapılan Hatalar

  • Tahkikat aşamasını kaçırmak. Tutanak düzenlenirken delil sunulmazsa dosya baştan aleyhe kurulur.
  • Tutanağa itiraz etmemek. Kazanma şartlarının gerçekleşmediği yazılı tutanak, sonraki aşamada aşılması güç bir engeldir.
  • Taşınmazın niteliğini araştırmamak. Orman veya mera çıkması hâlinde bedel talebi sonuçsuz kalır; önceden sorulmalıdır.
  • Vergi kaydını sunmamak. Kanun tutanakta vergi kaydını ayrıca aramaktadır.
  • Murisin süresini eklememek. Veraset ilamı sunulmazsa önceki zilyetlik hesaba katılmayabilir.
  • Hava fotoğrafı istememek. Zilyetliğin başlangıcı çoğu zaman yalnızca hava fotoğraflarıyla ispatlanır.
  • Muhdesat talebini eklememek. Taşınmaz kamu malı çıkarsa geriye kalan tek talep budur; terditli olarak baştan yazılmalıdır.

Adım Adım Süreç

  1. Kayıt durumunu belgeleyin — Taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını tapu ve kadastro müdürlüğünden yazıyla alın.
  2. Niteliğini önceden araştırın — Orman, mera, yaylak ve kışlak kayıtlarını ilgili kurumlardan isteyin.
  3. Zilyetlik zaman çizelgesi çıkarın — Başlangıç, intikaller ve kesinti olup olmadığını tarih tarih yazın.
  4. Vergi ve destekleme kayıtlarını toplayın — Emlak vergisi, ÇKS ve sulama birliği kayıtlarını dosyaya koyun.
  5. Tahkikatta hazır bulunun — İdarenin mahallinde yaptığı tespitte delillerinizi gösterin, tutanağa geçirtin.
  6. Tutanağı inceleyip itiraz edin — Yüzölçümü, başlangıç tarihi ve kazanma şartları bölümlerini kontrol edin.
  7. Muhdesat talebini terditli yazın — Taşınmaz kamu malı çıkma ihtimaline karşı ağaç ve yapı bedelini baştan talep edin.

Muhdesat talebini yazmazsanız kamu malı çıktığında elinizde bir şey kalmaz

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

Kamulaştırma

Zilyetlik ve tapu

İmar ve arazi

Tapusuz Yerde Muhdesat Bedeli

Tapusuz taşınmazda arazinin kendisi ile üzerindeki unsurlar farklı ölçütlere tabidir.

Tapusuz Yerde Arazi ve Muhdesat Bedeli

UnsurÖlçütKime
BinalarAsgari levazım bedeli (m.19 son fıkra)Zilyedine
Ağaçlar11. madde çerçevesinde takdir olunan bedel (m.19 son fıkra)Zilyedine
Arazinin kendisiZilyetlikle iktisap şartları ve ilan-itiraz aşamasının sonucuİtiraz yoksa zilyede; itiraz varsa hak sahipliğini ispat edene

Aradaki fark önemlidir: asgarî levazım bedeli yapının piyasa değeri değil, kullanılan malzemenin asgari karşılığıdır. Ağaçlarda ise daha elverişli bir rejim öngörülmüştür. Bu nedenle beyanda ağaç dökümü — tür, yaş, adet ve verim durumu — titizlikle hazırlanmalıdır.

Bu kalemlerin dayanağı 2942 m.19’un son fıkrasıdır: başkası adına tapulu, sahipsiz veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırılmasında bina ve ağaç bedelleri zilyede ödenir. Arazinin kendisine ilişkin bedelin zilyede ödenmesi ise ilan ve itiraz aşamasının sonucuna bağlıdır; süresinde itiraz gelirse bedel hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmek üzere vadeli hesapta tutulur.

Sıkça Sorulan Sorular

Tapusuz taşınmaz kamulaştırılabilir mi?

Evet. 2942 sayılı Kanun m.19, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların kamulaştırılmasına ve zilyedin haklarına ilişkin özel bir usul öngörmüştür.

İdare önce ne yapar?

İdare öncelikle, kamulaştırılması kararlaştırılan tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesinde sayılan kamu mallarından olup olmadığını ilgili yerlerden sormak suretiyle tespit eder.

Taşınmaz kamu malı çıkarsa ne olur?

Kamu malları özel mülkiyete konu olmadığından zilyet, taşınmazın bedelini alamaz. Ancak taşınmaz üzerinde kendisi tarafından meydana getirilen muhdesat bakımından bedel talebi gündeme gelebilir.

Zilyet iktisap iddiasında bulunursa süreç nasıl işler?

Taşınmazın kamu mallarından olmadığı ve zilyedin zilyetlikle iktisap iddiasında bulunduğu tespit edilirse; idare, Kanun’un 9. maddesi gereğince seçilen bilirkişiler marifetiyle mahallinde tahkikat yapar, delilleri toplar ve durumu bir tutanakla belirtir.

Tespit tutanağında neler yer alır?

Kanun tutanağın içeriğini belirlemiştir: taşınmazın yüzölçümü, zilyedin kimliği, vergi kaydı, zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresi ile mülkiyeti kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği.

Tutanak neden bu kadar önemli?

Tutanakta mülkiyeti kazanma şartlarının gerçekleşmediği belirtilirse, zilyedin bedel alma imkânı ciddi biçimde zayıflar. Bu nedenle tahkikat aşamasında delillerin sunulması ve tutanağa itiraz edilmesi kritiktir.

Dosya hangi mahkemeye gider?

İdarece hazırlanan ve toplanan belgelerin tamamı, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine verilerek kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescil istenir.

Zilyetlik için kaç yıl gerekir?

Mülkiyeti kazanma şartları bakımından, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlarda davasız ve aralıksız yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetlik aranır.

Önceki zilyedin süresi eklenir mi?

Zilyetliğin devri hâlinde önceki zilyetlik süresinin eklenmesi mümkündür. Miras yoluyla intikalde murisin süresi de hesaba katılır; veraset ilamı dosyaya sunulmalıdır.

Zilyetlik nasıl ispatlanır?

Ekim ve dikim, taşınmaz üzerindeki yapı ve tesisler, vergi kaydı, tarımsal destekleme kayıtları, muhtarlık beyanı, yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile farklı yıllara ait hava fotoğrafları kullanılır.

Vergi kaydı neden önemli?

Kanun, tespit tutanağında vergi kaydının ayrıca belirtilmesini öngörmüştür. Vergi kaydı, zilyetliğin süresi ve malik sıfatıyla sürdürüldüğü bakımından güçlü bir belgedir.

Ağaçlar ve yapılar bedele dâhil mi?

Taşınmaz üzerindeki ağaçlar, yapılar ve sabit tesisler ayrı değer kalemleridir ve keşifte tespit edilmeleri gerekir. Keşifte sayılmayan unsur bedele yansımaz.

Kamu malı üzerindeki muhdesat için bedel istenebilir mi?

2942 m.19 son fıkrası uyarınca başkası adına tapulu, sahipsiz veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırılmasında binaların asgari levazım bedeli, ağaçların ise 11. madde çerçevesinde takdir olunan bedeli zilyedine ödenir. Bu talep dilekçede ayrıca ve terditli olarak ileri sürülmelidir.

Zilyetlikle tescil davası ile ilişkisi nedir?

İkisi farklı yollardır. Kamulaştırma yoksa zilyet, TMK m.713 uyarınca tescil davası açar. Kamulaştırma varsa süreç m.19 çerçevesinde yürür ve zilyet, bedel üzerinde hak iddia eder.

Zilyet beyanını hangi sürede vermeli?

2942 m.19 uyarınca mahkemenin ilanında, konuya ve taşınmazın değerine ilişkin savunma ve delillerin ilan tarihinden itibaren on gün içinde yazılı olarak bildirilmesi gerektiği belirtilir; hak sahiplerinin itiraz süresi ise son ilandan itibaren bir aydır.

Hazine itiraz ederse bedel ne olur?

Son ilandan itibaren otuz gün içinde Hazine veya üçüncü bir kişi itiraz ederse bedel, ileride hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesaba yatırılır ve taşınmaz idare adına tescil edilir (2942 m.19).

Tahkikatı hangi bilirkişiler yapar?

2942 m.9 uyarınca mülki amir, idarenin istemi üzerine sekiz gün içinde iki asıl ve iki yedek bilirkişi seçtirir ve sulh hukuk mahkemesinde yeminlerini yaptırır; tespitte muhtar veya vekili, ihtiyar kurulundan iki üye ve iki bilirkişi birlikte görev yapar.

Zilyetlikte dönüm sınırı var mı?

Evet. 3402 m.14 uyarınca aynı çalışma alanında toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan taşınmazlar yirmi yıllık malik sıfatıyla zilyetlikle kazanılabilir; sınırı aşan kısım için kanunda sayılan belgelerden birine dayanılması gerekir.

Devletin hüküm ve tasarrufundaki yer zilyetlikle kazanılabilir mi?

Orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen arazi, emek ve masrafla imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hâle getirilmişse 3402 m.17 uyarınca m.14 şartları varsa imar ve ihya eden adına tespit edilebilir; imar planı alanlarında bu hüküm uygulanmaz.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Dilekçe metni genel bir şablondur; somut dosyanıza göre uyarlanması gerekir. İdari ve adli dava süreleri hak düşürücüdür; mutlaka güncel mevzuat ve kendi tebligat tarihiniz esas alınmalıdır.



Post by Av. Fatma Öztürk