28 Ağustos 2026

Kadastro Tespitine İtiraz Dava Dilekçesi Örneği (2026) — 3402 s.K. m.12

Kadastroda iki süre vardır ve ikisini karıştırmak taşınmazı kaybettirir. Askı ilanı sırasında otuz gün içinde kadastro mahkemesine itiraz edilir; bu süre kaçarsa tespit kesinleşir. Ondan sonrası için ikinci bir kapı vardır — ama o da on yılla sınırlıdır ve hâkim bu süreyi resen gözetir. Üstelik iki yolda görevli mahkeme farklıdır. Aşağıda bu ayrımlar ve hazır bir itiraz dava dilekçesi örneği var.

Tespitten Tescile: Süreç

Kadastro tutanağı, Kadastro Kanunu (3402 sayılı) kapsamında kadastro çalışmaları sırasında her taşınmaz için düzenlenen ve taşınmazın yeri, sınırı, alanı, niteliği ile maliklerini gösteren resmî belgedir. Kadastro tespit aşamasının çıkışıdır; askı süresi içinde itiraz edilmezse kesinleşir ve tapu kütüğüne tescil edilir.

İlan usulü kanunda gösterilmiştir: kadastro müdürü, kadastro tutanaklarına göre yapılan tespitlere dayanarak, askı cetvellerini düzenler; bu cetvelleri ve pafta örneklerini, müdüriyette ve ayrıca muhtarın çalışma yerinde 30 gün süre ile ilan ettirir; itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerini belirtir.

Tespit aşamasında idarenin kendi denetimi de vardır: kadastro çalışmaları esnasında, kadastro müdürü veya görevlendireceği kontrol elemanları tarafından kadastro tutanağı ve bunları tamamlayan belgeler üzerinde ve gerektiğinde arazide inceleme yapılır. İnceleme sonucu tespit edilecek teknik, idarî ve hukukî noksan ve yanlışlıklar, kadastro ekibine tamamlattırılır veya düzelttirilir.

Bilirkişiye aykırı tespit gerekçe ister. Kanun açıktır: bilirkişilerin bilgi ve beyanlarına uymayan tespitlerde durumun kayıt ve belgelere dayandırılması ve ayrıca sebeplerinin kadastro tutanağında açıklanması zorunludur. Tutanakta bu gerekçe yoksa, bu başlı başına bir itiraz sebebidir — şablonun 4. maddesi bunun içindir.

Birinci Kapı: Otuz Günlük Askı Süresi

Kadastro çalışmaları sonucunda askıya çıkarılıp ilan edilen tespitlere ilişkin olarak açılacak olan itiraz davalarında askı ilan süresinden itibaren 30 günlük süre içerisinde kadastro mahkemelerine itiraz edilir. Kadastro tespitine süresi içerisinde itiraz edilmemesi hâlinde söz konusu tespit işlemleri kesinleşir.

Görev bakımından: kadastro tespitine itiraz davalarında görevli mahkeme, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca belirlenir; kadastro işlemleri sürecinde yapılan tespitlere karşı açılan davalarda görevli mahkeme kadastro mahkemeleridir. Ancak her adliyede özel bir kadastro mahkemesi kurulmamış olabilir. Bu durumda görev, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yerine getirilir. Yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

Yanlış mahkeme hak kaybettirir. Görevli ve yetkili mahkemenin yanlış belirlenmesi durumunda davanın usulden reddi söz konusu olabileceği gibi, hak düşürücü sürenin kaçırılması gibi telafisi güç sonuçlar da doğabilir. Bu yüzden dilekçeyi vermeden önce adliyede kadastro mahkemesi bulunup bulunmadığını teyit edin.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

İkinci Kapı: On Yıllık Hak Düşürücü Süre

Askı süresi kaçmışsa yol tamamen kapanmaz. Kadastro tutanaklarının kadastro mahkemesinde dava açılmadan kesinleşmesi ve buna istinaden tapu sicilinde gerçek hak durumuna aykırı olarak tescil işleminin gerçekleştirilmesi, maddi hak sahiplerini olumsuz yönde etkilemez. Bu durumda gerçek hak sahipleri, somut olayın özelliklerine göre başta tapu sicilinin düzeltilmesi davası (TMK m.1025/f.1) olmak üzere çeşitli davalar açabilirler. Bu davalar, genel mahkemelerde (asliye hukuk mahkemesi) görülmektedir.

Ancak bu ikinci kapının da bir kilidi vardır: 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamaz.

Bu sürenin niteliği tartışmasızdır: Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 02.04.2004 tarihli ve 2003/1 E., 2004/1 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere hak düşürücü süre niteliğindedir; kamu düzenine ilişkindir ve hâkim tarafından yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.

🚪 İki yol, iki mahkeme

  • Kadastro tespitine itiraz — askı ilanında 30 gün, kadastro mahkemesi
  • Kadastro öncesi hakka dayalı tapu iptali ve tescil — kesinleşmeden itibaren 10 yıl, asliye hukuk mahkemesi

On Yıl Kuralının Mantığı

Bu süre, tapu siciline duyulan güveni korur. Medeni Kanunumuzun 1025’inci maddesine göre, yolsuz olarak tescil edilen bir aynî hak sebebiyle hakkı zedelenen kimse, tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Her ne kadar bu davanın açılması için söz konusu maddede bir hak düşürücü süre öngörülmemiş olsa da; KK m.12/3 ve TMK m.712, 713 ve 1023 ile bu kural sınırlandırılmıştır.

İki hüküm arasındaki fark önemlidir: Kadastro Kanunu m.12/3 ile Medeni Kanun m.712 arasındaki benzerlik, on yıllık sürenin dolması ile kayıt malikinin korunmasından ve kendi aleyhine dava açılamamasından kaynaklanmaktadır. Ancak Medeni Kanun’un 712’nci maddesinde iyiniyet ve zilyet olma şartı aranırken; Kadastro Kanunu 12/3’üncü maddesinde zilyet şartı aranmaksızın on yıllık sürenin davasız ve aralıksız olarak dolması ile yolsuz kayıt maliki korunmaktadır.

Mirasçılar bakımından da ayrı bir denge kurulmuştur: lehine yolsuz tescil yapılan kişi iyiniyetli olmasa dahi, onun ölümü hâlinde mirasçıları; müşterek mülkiyet hâlinde ise iyiniyetli olan diğer paydaşlar kazandırıcı zamanaşımından faydalanabileceklerdir. Ancak mirasçılar, iyiniyetli olmayan murisin zamanında işleyen süreyi kendi zilyetlik sürelerine ekleyemeyeceklerdir.

Davanın Niteliği ve İspat

Yargıtay kararlarında kadastro tespitine itiraz davalarıyla ilgili olarak “kamu düzenini ilgilendiren ve taşınmaz mülkiyetinin belirlenmesinde belirleyici” nitelikte olduğuna sıklıkla vurgu yapılmaktadır.

İspat bakımından bu davalar tipik olarak keşif ve mahalli bilirkişi üzerinden yürür. Dosyanın omurgası şudur: kadastro tutanağı ve ekleri, tapu ve vergi kayıtları, zilyetliği gösteren tanık beyanları ve yerinde yapılan teknik inceleme. Görevli mahkemenin belirlenmesi, delillerin değerlendirilmesi, keşif ve bilirkişi incelemesi gibi süreçler HMK’ya göre yürütülür.

Dilekçenizde bu nedenle keşif talebini ayrı bir madde olarak yazın: taşınmazın fiilî sınırı, kullanım biçimi ve zilyetlik süresi kâğıt üzerinden belirlenemez.

Kadastro Tespitine İtiraz Dava Dilekçesi Örneği (2026)

Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; 3. maddedeki hak sebeplerinden yalnızca dosyanıza uyanları bırakın ve askı ilan tarihini mutlaka yazın — süre hesabı buradan yapılır.

[ … ] KADASTRO MAHKEMESİNE

(Yargı çevresinde kadastro mahkemesi kurulmamışsa dava asliye hukuk mahkemesine açılır. Kadastro öncesi hukuki sebebe dayanan tapu iptali ve tescil talepleri de asliye hukuka aittir; bu ayrım aşağıda açıklanmıştır.)

DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. [Kimlik No])
ADRES: [Açık adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (vekil yoksa çıkarın)

DAVALILAR:
1. [Tespit lehine yapılan kişi] — [adres]
2. [Varsa Hazine / Orman Genel Müdürlüğü / ilgili idare] — [adres]

DAVA KONUSU TAŞINMAZ: [İl / ilçe / köy-mahalle], [ … ] ada, [ … ] parsel
TESPİT TARİHİ: …/…/20… — ASKI İLAN TARİHİ: …/…/20…

KONU: Kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adıma tesciline karar verilmesi istemidir.

AÇIKLAMALAR:

1. TESPİT VE İLAN. Dava konusu taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında …/…/20… tarihli tutanakla [davalı adı] adına tespit edilmiş; askı cetvelleri …/…/20… tarihinde ilan edilmiştir. (Ek-1: Kadastro tutanağı ve askı cetveli örneği)

2. DAVA SÜRESİNDEDİR. İşbu dava, askı ilan süresi içinde açılmaktadır.

3. TAŞINMAZ ÜZERİNDEKİ HAKKIM. Aşağıdakilerden dosyanıza uyanları bırakın ve her birini belgeyle destekleyin.

a) Kayda dayalı hak. Taşınmaz [tapu kaydı / vergi kaydı / zabıt defteri / mahkeme ilamı] ile murisim adına kayıtlı olup miras yoluyla tarafıma intikal etmiştir.
b) Zilyetliğe dayalı kazanım. Taşınmazı [ … ] yılından bu yana nizasız, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyetliğimde bulundurmaktayım.
c) Zilyetliğin devri. Taşınmazı …/…/20… tarihinde [devreden ad] den devraldım; devredenin zilyetlik süresini kendi sürem ile birleştiriyorum.
d) İmar ve ihya. Taşınmazı [ … ] yılından itibaren [tarım / bağ / bahçe] olarak imar ve ihya ettim.
e) Sınır hatası. Tespitte komşu parsel ile sınır hatalı çizilmiş, fiilî kullanım sınırı esas alınmamıştır.

4. TESPİT KAYIT VE BELGELERE AYKIRIDIR. Kadastro tutanağında yapılan tespit, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile bağdaşmamakta; kayda aykırılık hâlinde aranan gerekçelendirme tutanakta yer almamaktadır.

5. KEŞİF VE BİLİRKİŞİ TALEBİM. Taşınmazın fiilî durumu, sınırları ve zilyetlik süresi ancak mahallinde keşif yapılarak, yerel bilirkişi ve tanıklar dinlenerek belirlenebilecektir.

HUKUKİ SEBEPLER: 3402 sayılı Kadastro Kanunu m. 7, 8, 11, 12, 26; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 712, 713, 996, 1023, 1025; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 12 ve sair mevzuat.

DELİLLER: Kadastro tutanağı ve askı cetveli, tapu ve vergi kayıtları, veraset ilamı, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları, keşif ve teknik bilirkişi incelemesi, hava fotoğrafları ve memleket haritaları ile her türlü yasal delil.

TANIKLAR:
1. [Ad Soyad] — [adres]
2. [Ad Soyad] — [adres]

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Kadastro tutanağı ve eklerinin ilgili müdürlükten CELBİNE,
2. Mahallinde KEŞİF YAPILMASINA, yerel bilirkişi ve tanıkların DİNLENMESİNE,
3. Dava konusu taşınmaza ilişkin KADASTRO TESPİTİNİN İPTALİNE,
4. Taşınmazın ADIMA TESCİLİNE,
5. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara YÜKLETİLMESİNE

karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

Davacı [Vekili]
[Ad Soyad] — İmza

EKLER:
Ek-1: Kadastro tutanağı ve askı cetveli örneği
Ek-2: Tapu ve vergi kayıtları
Ek-3: Veraset ilamı ve intikal belgeleri
Ek-4: Tanık listesi ve vekâletname

Dava Öncesi Kontrol Listesi

  1. Askı ilan tarihini öğrenin — otuz günlük süre buradan işler
  2. Adliyede kadastro mahkemesi var mı sorun — yoksa asliye hukuk görevlidir
  3. Tutanağın gerekçesini okuyun — bilirkişiye aykırılık açıklanmış mı?
  4. Kayıt ve zilyetlik delillerinizi toplayın — tapu, vergi kaydı, tanık
  5. Kesinleşme tarihini not edin — on yıllık süre buradan sayılır

Sık Yapılan Beş Hata

  1. Askı süresini kaçırmak. Tespit kesinleşir ve yol değişir.
  2. Yanlış mahkemeye başvurmak. İki yolun görevli mahkemesi farklıdır.
  3. On yıllık süreyi hesaba katmamak. Hâkim resen dikkate alır.
  4. Keşif istememek. Zilyetlik ve sınır yerinde belirlenir.
  5. Tanık göstermemek. Mahalli bilirkişi ve tanık bu davaların omurgasıdır.

Zilyetliğin İspatı: Hangi Deliller İşe Yarar?

Kadastro davalarının büyük bölümü zilyetlik iddiası üzerine kurulur ve sonuç, sunulan delillerin niteliğine bağlıdır.

Kullanılan başlıca deliller:

  • Hava fotoğrafları. Farklı yıllara ait fotoğraflar, taşınmazın hangi tarihten beri ekildiğini, sınırların sürekliliğini ve üzerindeki yapıları gösterir. Bu dosyalarda en güçlü delildir ve temini zaman aldığından erken talep edilmelidir.
  • Vergi kayıtları. Taşınmazın kim adına ve hangi tarihten beri beyan edildiği.
  • Tarımsal kayıtlar. Çiftçi kayıt sistemi, destekleme başvuruları ve ürün beyanları.
  • Sınır işaretleri. Duvar, çit, hendek, ağaç sırası veya tarla yolu; keşifte yerinde gösterilmeli ve krokiye işlenmelidir.
  • Yerel bilirkişi ve tanık beyanları. Kadastro davalarında yerel bilirkişi beyanları belirleyici olabilir; muhtar ve komşu malikler dinlenir.
  • Eski tapu ve zabıt kayıtları. Tedavül zinciri ve varsa vergi kayıtlarındaki miktar bilgileri.

Miras yoluyla devam eden zilyetlik. Zilyetliğin murise dayandığı hâllerde, murisin kullanım süresi de hesaba katılır. Bu nedenle veraset ilamı ve murisin döneminden kalan kayıtlar dosyaya sunulmalıdır.

Taşınmazın niteliği belirleyicidir: orman, mera, yaylak, kışlak veya kıyı vasfındaki yerler özel mülkiyete konu olmadığından, zilyetlik ne kadar sürerse sürsün mülkiyet kazandırmaz. Bu nedenle dava öncesinde orman kadastrosu ve mera kayıtları ilgili kurumlardan sorulmalıdır.

Kesinleşen Kadastro Sonrası Yollar

Süreler kaçırıldığında kadastro tutanakları kesinleşir ve tapu kaydı oluşur. Bu, her yolun kapandığı anlamına gelmez; ancak dayanak değişir.

  • Tapu iptali ve tescil davası. Kaydın yolsuz olduğu iddiasına dayanılıyorsa genel hükümlere göre dava açılabilir; ayrıntı için tapu iptali ve tescil dava dilekçesi yazımıza bakılabilir.
  • Olağanüstü zamanaşımı ile tescil. Koşulları varsa kazandırıcı zamanaşımına dayalı tescil talebi gündeme gelir; ayrıntı için olağanüstü zamanaşımı tescil dilekçesi yazımıza bakılabilir.
  • Ölçü ve yüzölçüm hataları. Teknik nitelikteki hatalar bakımından düzeltme yolu ayrıca değerlendirilir.
  • Sınır uyuşmazlıkları. Komşu parselle sınır tartışması varsa, aplikasyon yaptırılarak fiilî durum ile kayıt karşılaştırılır.

Pratik uyarı: kadastro çalışmalarının başladığı duyurulduğunda taşınmazın bulunduğu bölge takip edilmeli, askı ilanları düzenli izlenmelidir. Askı süresi kaçırıldığında dosya çok daha zorlu bir hâle gelir.

Askı süresi kaçarsa dosya çok daha zorlu hâle gelir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kadastro tespitine itiraz dosyanız için görüşelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sıkça Sorulan Sorular

Kadastro tutanağı nedir?

Kadastro tutanağı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında kadastro çalışmaları sırasında her taşınmaz için düzenlenen ve taşınmazın yeri, sınırı, alanı, niteliği ile maliklerini gösteren resmî belgedir. Kadastro tespit aşamasının çıkışı olup, askı süresi içinde itiraz edilmezse kesinleşir ve tapu kütüğüne tescil edilir.

Askı ilanı nasıl yapılır?

Kadastro müdürü, kadastro tutanaklarına göre yapılan tespitlere dayanarak askı cetvellerini düzenler; bu cetvelleri ve pafta örneklerini müdüriyette ve ayrıca muhtarın çalışma yerinde otuz gün süre ile ilan ettirir ve itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerini belirtir.

İtiraz süresi ne kadar?

Kadastro çalışmaları sonucunda askıya çıkarılıp ilan edilen tespitlere karşı, askı ilan süresinden itibaren otuz günlük süre içerisinde kadastro mahkemelerine itiraz edilir. Süresi içerisinde itiraz edilmemesi hâlinde tespit işlemleri kesinleşir.

Görevli mahkeme hangisidir?

Kadastro tespitine itiraz davalarında görevli mahkeme, 3402 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca kadastro mahkemeleridir. Ancak her adliyede özel bir kadastro mahkemesi kurulmamış olabilir; bu durumda görev asliye hukuk mahkemesi tarafından yerine getirilir. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

Kadastro öncesi hakka dayanan davada mahkeme değişir mi?

Değişir. Kadastro tespitine itirazın aksine, kadastro öncesi hakka dayanan tapu iptali ve tescil davalarında görevli mahkeme kadastro mahkemesi değil, asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme yine taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

Süreyi kaçırırsam ne olur?

Kadastro tutanaklarının kadastro mahkemesinde dava açılmadan kesinleşmesi hâlinde dahi gerçek hak sahipleri, somut olayın özelliklerine göre başta tapu sicilinin düzeltilmesi davası olmak üzere çeşitli davalar açabilirler. Bu davalar genel mahkemelerde görülür.

On yıllık hak düşürücü süre nedir?

3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.

Bu süre resen dikkate alınır mı?

Alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 02.04.2004 tarihli ve 2003/1 E., 2004/1 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir; kamu düzenine ilişkindir ve hâkim tarafından yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.

Tapu sicilinin düzeltilmesi davasının süresi var mı?

Türk Medeni Kanunu m.1025’e göre yolsuz olarak tescil edilen bir ayni hak sebebiyle hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Bu davanın açılması için maddede bir hak düşürücü süre öngörülmemiş olsa da; Kadastro Kanunu m.12/3 ile Medeni Kanun m.712, 713 ve 1023 bu kuralı sınırlandırmıştır.

TMK m.712 ile Kadastro Kanunu m.12/3 farkı nedir?

Medeni Kanunun 712. maddesinde iyiniyet ve zilyet olma şartı aranırken, Kadastro Kanunu m.12/3’te zilyet şartı aranmaksızın on yıllık sürenin davasız ve aralıksız olarak dolmasıyla yolsuz kayıt maliki korunmaktadır.

Kötüniyetli kayıt maliki de korunur mu?

Lehine yolsuz tescil yapılan kişi iyiniyetli olmasa dahi, onun ölümü hâlinde mirasçıları; müşterek mülkiyet hâlinde ise iyiniyetli olan diğer paydaşlar kazandırıcı zamanaşımından faydalanabilirler. Ancak mirasçılar, iyiniyetli olmayan murisin zamanında işleyen süreyi kendi zilyetlik sürelerine ekleyemezler.

Kadastro tespitinde bilirkişi beyanı bağlayıcı mı?

Bilirkişilerin bilgi ve beyanlarına uymayan tespitlerde durumun kayıt ve belgelere dayandırılması ve ayrıca sebeplerinin kadastro tutanağında açıklanması zorunludur.

Tespit sırasında iç denetim yapılır mı?

Kadastro çalışmaları esnasında, kadastro müdürü veya görevlendireceği kontrol elemanları tarafından kadastro tutanağı ve bunları tamamlayan belgeler üzerinde ve gerektiğinde arazide inceleme yapılır. İnceleme sonucu tespit edilecek teknik, idari ve hukuki noksan ve yanlışlıklar kadastro ekibine tamamlattırılır veya düzelttirilir.

Bu davalar nasıl nitelendiriliyor?

Yargıtay kararlarında kadastro tespitine itiraz davalarının kamu düzenini ilgilendiren ve taşınmaz mülkiyetinin belirlenmesinde belirleyici nitelikte olduğuna sıklıkla vurgu yapılmaktadır.

⚖️ Mevzuat ve Resmî Kaynaklar

Kadastro Kanunu m.12/3’teki on yıllık hak düşürücü sürenin uygulama alanı öğretide ve yargı kararlarında tartışmalı olup, somut olayın niteliğine göre farklı yorumlar yapılabilmektedir.

Bu sayfadaki örnek dilekçe yalnızca bilgilendirme amaçlı genel bir şablondur ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her dosya kendine özgüdür; süreler hak düşürücü olabilir. Dilekçenizi mutlaka avukatınızla birlikte hazırlayın. Bu içerik avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz.

⚖️ Hukuki Danışmanlık Alın

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 +90 554 648 37 15💬 WhatsApp

Post by Av. Fatma Öztürk