Dayanak Mevzuat
- 4721 sayılı TMK m.1024 ve 1025 — Yolsuz tescilin tanımı ve tapu sicilinin düzeltilmesi davası
- 4721 sayılı TMK m.1020, 1023 — Tapu sicilinin aleniyeti ve iyiniyetli üçüncü kişinin korunması
- 4721 sayılı TMK m.2, 3, 6, 13, 15 — Dürüstlük kuralı, iyiniyet, ispat yükü, ayırt etme gücü
- 4721 sayılı TMK m.194, 712, 1007, 1010 — Aile konutu, olağan zamanaşımı, Devletin sorumluluğu, tedbir şerhi
- 6098 sayılı TBK m.28, 36-39, 237, 504, 506 — Aşırı yararlanma, irade sakatlıkları, resmî şekil, vekâlet
- 6100 sayılı HMK m.2, 12, 111, 125, 389-399 — Görev, kesin yetki, terditli talep, dava konusunun devri, ihtiyati tedbir
⚡ Net Cevap: Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmişse, aynî hakkı zedelenen kişi TMK m.1025 uyarınca tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Görevli mahkeme asliye hukuk, yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yerdir ve yetki kesindir. Davanın kaderini belirleyen iki hüküm vardır: TMK m.1023 iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımını korur; m.1024 ise yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin tescile dayanamayacağını söyler. İyiniyet asıl olduğundan kötüniyeti ispat yükü davacıdadır.
Tapu iptali davalarında dosyayı kaybettiren şey çoğu zaman haklılık değil, hızdır. Yolsuz tescil devam ederken taşınmaz bir üçüncü kişiye devredilirse, karşınıza artık yalnızca davalı değil, tapu siciline güven ilkesi çıkar. Bu nedenle bu davada ilk yazılacak talep iptal değil, ihtiyati tedbirdir.
Aşağıda yolsuz tescilin kanuni tanımı ve sebepleri, iyiniyet tartışmasının dayandığı maddeler, ihtiyati tedbirin usulü, taşınmaz geri alınamazsa başvurulacak yollar ve kanun maddeleriyle kurulmuş hazır bir dava dilekçesi örneği yer alıyor. Konunun genel çerçevesini yolsuz tescile dayalı tapu iptal ve tescil davası rehberimizde ayrıca anlattık.
Yolsuz tescil nedir? TMK m.1024 ve 1025
Kanun yolsuz tescili açıkça tanımlar. TMK m.1024/2’ye göre bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. TMK m.1025/1 ise bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmişse, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebileceğini düzenler. Maddenin ikinci fıkrası sınırı da çizer: iyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır.
Türk hukukunda taşınmaz mülkiyeti tescille kazanılır (TMK m.705) ve mülkiyeti devretme borcu doğuran sözleşmeler resmî şekle bağlıdır (TBK m.237/1). Resmî senet tapu müdürlüğünde düzenlenir (2644 sayılı Tapu Kanunu m.26). Bu zincirin herhangi bir halkası sakatsa, yani tescilin dayandığı resmî senet sahte bir vekâletnameye, ayırt etme gücünden yoksun bir kişinin iradesine ya da iptal edilebilir bir sözleşmeye dayanıyorsa, tescil hukuki sebepten yoksun kalır.
Uygulamada aynı dava, dayanılan sebebe göre farklı adlarla anılır: sahte vekâletnameye dayalı tapu iptali, vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali, ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptali, muris muvazaasına dayalı tapu iptali. Hepsinin ortak paydası tapu sicilinin gerçek hukuki durumu yansıtmamasıdır. Muris muvazaası kendine özgü ispat kuralları olan ayrı bir gruptur; ayrıntısı için muris muvazaası dava dilekçesi sayfamıza bakılabilir.
Tablo 1 — Yolsuzluk sebebine göre dayanak, ispat ve süre
| Sebep | Kanuni dayanak | İspat aracı | Süre |
|---|---|---|---|
| Sahte vekâletname veya sahte imza | TMK m.1024/2 · TBK m.237/1 · 2644 s.K. m.26 | Noter kayıtları, imza incelemesi, ceza soruşturması | Belirli bir süreye bağlı değildir; TMK m.712 sınırı saklı |
| Vekâlet görevinin kötüye kullanılması | TBK m.504/3 · m.506 · TMK m.2 | Bedelin ödenmediği, rayiç değer, taraflar arası yakınlık | Belirli bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir |
| Ehliyetsizlik | TMK m.13 · m.15 | Sağlık kayıtları, Adli Tıp veya uzman bilirkişi raporu | Süreye bağlı değildir |
| Aldatma veya korkutma | TBK m.36 · m.37 · m.39 | Yazışmalar, tanık, olayın akışı | Öğrenme veya korkutmanın etkisinin kalkmasından itibaren bir yıl |
| Aşırı yararlanma | TBK m.28 | Bedel ile rayiç arasındaki açık oransızlık, zor durum | Öğrenmeden bir yıl, her hâlde sözleşmeden beş yıl |
| İnançlı işlem | HMK m.200 · m.202 | Yazılı inanç sözleşmesi veya delil başlangıcı | İade talebi kişisel hakka dayanır |
| Aile konutu | TMK m.194 | İkametgâh, abonelik, okul kayıtları | Süreye bağlı değildir; iyiniyet tartışması saklı |
Davanın kaderini belirleyen hükümler: TMK m.1020, 1023, 1024 ve 3
Tapu iptali davalarında sonucu çoğu zaman ilk devrin geçersizliği değil, sonraki devirlerin akıbeti belirler. Burada birbirini tamamlayan dört hüküm uygulanır.
TMK m.1023’e göre tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. TMK m.1024/1 ise bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmişse, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin bu tescile dayanamayacağını söyler. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre böyle bir tescil yüzünden aynî hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan ileri sürebilir.
İyiniyetin ölçüsünü TMK m.3 verir. Kanunun iyiniyete hukuki sonuç bağladığı hâllerde asıl olan iyiniyetin varlığıdır; ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz. “Bilmesi gereken” ifadesinin içi bu özen yükümlülüğüyle doldurulur. Taşınmazı görmeden, zilyedi sormadan, rayicin çok altında bir bedelle almak, olağan bir alıcıdan beklenen özenin gösterilmediğine işaret eder.
TMK m.1020/3 de hiç kimsenin tapu sicilindeki kayıtları bilmediğini ileri süremeyeceğini düzenler. Bu nedenle taşınmaz üzerinde dava veya ihtiyati tedbir şerhi bulunduğu hâlde işlem yapan kişi iyiniyet savunmasına dayanamaz. İhtiyati tedbirin bu davadaki önemi buradan gelir.
İspat yükü TMK m.6 uyarınca iddia edene aittir; iyiniyet asıl olduğundan kötüniyeti davacı ispatlar. Kötüniyet doğrudan ispatlanamaz, olgular üzerinden kurulur. HMK m.194 uyarınca taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmak zorunda olduğundan, bu olgular dilekçede tek tek yazılmalı ve her biri delille eşleştirilmelidir. Olgular tek başına zayıf, birlikte güçlüdür.
Tablo 2 — Kötüniyet olguları ve hukuki anlamı
| Olgu | Hukuki anlamı | Nasıl belgelenir? |
|---|---|---|
| Bedel rayicin çok altında veya hiç ödenmemiş | Olağan bir alıcının soracağı soruları sormamak TMK m.3/2 anlamında özensizliktir | Banka kayıtları, emsal satışlar, keşif ve bilirkişi |
| Taraflar arasında yakınlık | Yolsuzluğu bilme ihtimalini güçlendirir; TMK m.1024/1’deki “bilen” kişiyi işaret eder | Nüfus kayıtları, ticaret sicili, adres kayıtları, tanık |
| Kısa aralıklarla zincirleme devir | İyiniyet perdesi yaratma çabasının işareti olabilir | Taşınmazın tüm tedavül kayıtları |
| Fiilî kullanımın değişmemesi | Devralanın taşınmazı görmeden ve zilyetliği sormadan işlem yaptığını gösterir | Abonelik, ikametgâh, tanık, keşif |
| Dava veya tedbir şerhinden sonra devir | Tapu sicilindeki kaydı bilmediğini kimse ileri süremez | TMK m.1020/3 · m.1010 · tapu kaydı |
Taşınmaz devredilirse karşınıza tapuya güven ilkesi çıkar
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Vekâlet görevinin kötüye kullanılması: TBK m.504 ve 506
Bu, tapu iptali dosyalarının en sık ve en tartışmalı grubudur; çünkü ortada gerçek bir vekâletname vardır. TBK m.504/3 uyarınca vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça taşınmazı devredemez veya bir hakla sınırlandıramaz. Bu nedenle ilk kontrol edilecek husus, vekâletnamede taşınmazın devrine ilişkin özel yetkinin bulunup bulunmadığıdır. Özel yetki yoksa yapılan devir yetkisiz temsil niteliğindedir.
Özel yetki bulunsa bile vekil bu yetkiyi dilediği gibi kullanamaz. TBK m.506 uyarınca vekil, üstlendiği işi vekâlet verenin haklı menfaatlerine uygun olarak sadakat ve özenle yürütmek zorundadır. Taşınmazı bedelsiz, rayicin çok altında bir bedelle ya da kendi eşine, çocuğuna, ortağına devreden vekil bu yükümlülüğü ihlal etmiş olur.
Sonucu belirleyen, devralan kişinin konumudur. Vekil ile sözleşme yapan kişi vekilin görevini kötüye kullandığını bilmiyor ve gerekli özeni göstermesine rağmen bilmesi de beklenemiyorsa kural olarak iyiniyetlidir; bu hâlde işlem vekâlet vereni bağlayabilir ve uyuşmazlık vekil ile vekâlet veren arasındaki iç ilişkide kalır. Buna karşılık devralan vekille çıkar ve işbirliği içindeyse ya da kötüye kullanmayı biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, TMK m.2’deki dürüstlük kuralı gereği vekâlet veren bu işlemle bağlı sayılmaz. Bu kural hâkim tarafından re’sen gözetilir. Ayrıntılı dilekçe için vekâletin kötüye kullanılması dilekçe örneği sayfamıza bakılabilir.
Ehliyetsizlik ve irade sakatlıkları: TMK m.13, 15 ve TBK m.28, 36-39
TMK m.13’e göre yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes ayırt etme gücüne sahiptir. TMK m.15 ise kanunda gösterilen ayrık durumlar dışında ayırt etme gücü bulunmayanın fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağını düzenler. Bu nedenle devir tarihinde ayırt etme gücünden yoksun olan malikin yaptığı işlem geçersizdir; karşı tarafın iyiniyetli olması işlemi geçerli kılmaz. Bu ilke 11.06.1941 tarihli ve 4/21 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile benimsenmiştir. İddia devir tarihine ilişkin sağlık kayıtları ve uzman raporuyla ortaya konur; bilirkişi incelemesinin dayanağı HMK m.266’dır. Ayrıntısı için ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptali dilekçesi sayfamıza bakılabilir.
İrade sakatlıklarında durum farklıdır; bu hâllerde sözleşme kendiliğinden geçersiz değil, iptal edilebilirdir ve süreye bağlıdır. TBK m.36’ya göre karşı tarafın aldatmasıyla sözleşme yapan taraf, yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir. TBK m.37 korkutma altında yapılan sözleşme için aynı sonucu öngörür. TBK m.39/1 uyarınca yanıldığını veya aldatıldığını öğrenen ya da korkutmanın etkisi ortadan kalkan taraf, bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını karşı tarafa bildirmezse sözleşmeyi onaylamış sayılır.
Aşırı yararlanmada (TBK m.28) karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunmalı ve bu oransızlık zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak sağlanmış olmalıdır. Bu hak, darlık, düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği, zor durumda kalmada ise bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanılabilir. Süreleri kaçırılan irade sakatlığı iddiası, sonradan açılan tapu iptali davasını kurtaramaz.
Aile konutu: TMK m.194 ve şerhin önemi
TMK m.194/1 uyarınca eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Maddenin üçüncü fıkrası, aile konutu olarak özgülenen taşınmaz kendisine ait olmayan eşin tapu kütüğüne gerekli şerhin verilmesini isteyebileceğini öngörür.
Şerh bulunmuyorsa, devir işleminin tarafı olan ve taşınmazın aile konutu olduğunu bilmeyen ya da bilebilecek durumda olmayan kişi tapu siciline güven ilkesinden yararlanabilir. Buna karşılık şerh olmasa bile taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığını bilen veya TMK m.3/2 anlamında bilebilecek durumda olan kişinin iyiniyetli kabul edilmesi mümkün değildir. Taşınmazın konut olarak kullanıldığını değerleme raporuyla tespit eden bir kredi kuruluşunun iyiniyet savunması bu bakımdan tartışmalıdır. Pratik sonuç açıktır: aile konutu şerhi, uyuşmazlık çıkmadan önce konulması gereken bir korumadır; nasıl konulacağını aile konutu şerhi rehberimizde anlattık.
Usul kuralları: HMK m.2, 12, 111, 125 ve TMK m.712
Dava taşınmazın aynına ilişkin olduğundan HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; görevli mahkeme HMK m.2 uyarınca asliye hukuk mahkemesidir. Taşınmaz aile konutu olsa bile dava aile mahkemesinde değil, asliye hukuk mahkemesinde görülür. Harç, taşınmazın değeri üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre nispi olarak alınır. Tapu müdürlüğü kural olarak davalı gösterilmez; TMK m.1007’ye dayalı tazminat istemi ise Hazineye yöneltilir.
Yargılama sırasında taşınmaz devredilirse HMK m.125 devreye girer. Davacı, isterse devreden tarafla olan davasından vazgeçerek dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder; isterse davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür. Devralan kişiye karşı devam edildiğinde bu kişinin iyiniyetli olup olmadığı yeniden tartışılır. Tedbir şerhi alınmışsa TMK m.1020/3 nedeniyle bu tartışma davacı lehine sonuçlanır.
Sahte vekâletname iddiasında ceza soruşturması genellikle TCK m.204 kapsamında resmî belgede sahtecilik yönünden yürür. Hukuk davası için ceza dosyasının sonucunu beklemek zorunlu değildir: TBK m.74 uyarınca hukuk hâkimi ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusura ilişkin değerlendirmesiyle bağlı değildir. Mahkeme gerekli görürse HMK m.165 uyarınca ceza dosyasını bekletici sorun yapabilir; ancak imza incelemesi hukuk davasında ayrıca yaptırılabilir.
Yolsuz tescile dayalı düzeltme davası kural olarak zamanaşımına tabi değildir; fakat TMK m.712 önemli bir sınır koyar. Geçerli bir hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyiniyetle sürdürürse, onun bu yolla kazandığı mülkiyet hakkına itiraz edilemez. Kötüniyetli kayıt maliki bu hükümden yararlanamaz; ancak yıllarca sessiz kalmak, iyiniyet tartışmasını davacı açısından zorlaştırır.
Tablo 3 — Usul: görev, yetki, harç ve yargılama sırasındaki riskler
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Görevli mahkeme | Asliye hukuk mahkemesi | HMK m.2 |
| Yetkili mahkeme | Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi; yetki kesindir ve re’sen gözetilir | HMK m.12 |
| Harç | Taşınmazın değeri üzerinden nispi harç | 492 s. Harçlar K. |
| Davalılar | Tapuda malik görünen kişi ve yolsuz tescilin tarafları; malik ölmüşse tüm mirasçılar | HMK m.59 |
| Somutlaştırma | Yolsuzluk sebebi ve kötüniyet olguları ispata elverişli biçimde yazılmalıdır | HMK m.194 |
| Terditli talep | İptal kabul edilmezse tazminat istemi aynı davada ileri sürülebilir | HMK m.111 · TMK m.1025/2 |
| Dava sırasında devir | Davacı devralana karşı davaya devam edebilir veya davayı devreden hakkında tazminata dönüştürebilir | HMK m.125 |
| Ceza dosyası | Hukuk hâkimi ceza hâkiminin beraat kararıyla bağlı değildir; bekletici sorun zorunlu değildir | TBK m.74 · HMK m.165 |
| Olağan zamanaşımı sınırı | Geçerli sebep olmaksızın malik yazılan kişi on yıl iyiniyetle, davasız ve aralıksız zilyet olursa mülkiyetine itiraz edilemez | TMK m.712 |
İhtiyati tedbir: HMK m.389-399 ve TMK m.1010
Yargılama aylarca, çoğu zaman yıllarca sürer. Bu süre içinde taşınmaz üçüncü kişiye devredilirse yeni bir iyiniyet tartışması doğar ve hükmün infazı fiilen imkânsız hâle gelebilir. HMK m.389 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya tamamen imkânsız hâle geleceğinden endişe edilmesi hâlinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Tapu iptali davası bu hükmün en tipik uygulama alanıdır.
Verilen tedbir kararı TMK m.1010 uyarınca tapu kütüğüne tasarruf yetkisinin kısıtlanması şerhi olarak işlenir ve şerh edilen kısıtlamalar sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı da ileri sürülebilir. TMK m.1020/3 ile birlikte düşünüldüğünde, şerhten sonra taşınmazı edinen kişi davanın varlığını bilmediğini söyleyemez.
Talep edilirken usul kurallarına dikkat edilmelidir. HMK m.392/1 uyarınca tedbir isteyen, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlara karşı teminat göstermek zorundadır; ancak talep resmî belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça belirterek teminat alınmamasına karar verebilir. Tapu kaydı ve resmî senet bu değerlendirmede önemlidir. HMK m.393/1’e göre ihtiyati tedbir kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır; aksi hâlde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kendiliğinden kalkar. Dava açılmadan önce tedbir alınmışsa HMK m.397 uyarınca iki hafta içinde esas hakkında dava açılmalıdır. Karşı taraf ise tedbirin uygulanmasından veya tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde HMK m.394 uyarınca itiraz edebilir.
Taşınmaz geri alınamazsa: terditli tazminat ve TMK m.1007
Her dosya taşınmazın geri alınmasıyla sonuçlanmaz. Taşınmaz iyiniyetli bir üçüncü kişiye geçmişse TMK m.1025/2 bu kişinin kazanımını korur, ancak aynı hüküm her türlü tazminat istemini de saklı tutar. Bu durumda iki yol kalır.
Birincisi terditli tazminattır. HMK m.111 uyarınca davacı, aralarında asli ve fer’î ilişki bulunan birden fazla talebini, biri kabul edilmediği takdirde diğerinin incelenmesi kaydıyla aynı davada ileri sürebilir. Taşınmazın iyiniyetli üçüncü kişice kazanıldığının kabulü hâlinde uğranılan zararın yolsuz tescile sebep olan davalıdan tazminine karar verilmesi bu nedenle dava dilekçesinde baştan istenmelidir. Talep baştan yazılmazsa, yargılamanın sonunda yeni bir dava açmak gerekir.
İkincisi Devletin sorumluluğudur. TMK m.1007 uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur; Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder ve bu sorumluluğa ilişkin davalar tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. Sorumluluk kusursuz niteliktedir. Ancak yolsuz tescilin düzeltme davasıyla giderilmesi mümkün oldukça zarar doğmuş sayılmaz; bu nedenle bu yol genellikle taşınmazın iyiniyetli üçüncü kişiye geçtiği anlaşıldıktan sonra değerlendirilir. Uygulamada bu davalarda genel zamanaşımı süresi esas alınmaktadır.
Tablo 4 — Taşınmaz geri alınamazsa hangi yol?
| Yol | Kime karşı? | Dayanak ve dikkat edilecekler |
|---|---|---|
| Terditli tazminat | Yolsuz tescile sebep olan devreden, vekil veya kötüniyetli aracı | HMK m.111 · TMK m.1025/2 · TBK m.49; baştan dilekçeye yazılmalı |
| Davanın tazminata dönüştürülmesi | Dava sırasında taşınmazı devreden davalı | HMK m.125/1-b |
| Devletin sorumluluğu | Hazine (tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde) | TMK m.1007; zararın tapu sicilinin tutulmasından doğması gerekir |
| Vekile karşı iç ilişkiden doğan tazminat | Görevini kötüye kullanan vekil | TBK m.506 · TBK m.49; iyiniyetli üçüncü kişi korunduğunda gündeme gelir |
Tapu İptali ve Tescil Dava Dilekçesi Örneği (2026)
Aşağıdaki metin, kanun maddeleriyle kurulmuş genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun. Açıklamalar bölümündeki 3 ile 8 arasındaki hususlar birbirinin alternatifi olan yolsuzluk sebepleridir; dosyanıza uymayanları çıkarın, kalanları yeniden numaralandırın ve her olguyu ekle destekleyin. Taşınmaz el değiştirmemişse 9. husustaki iyiniyet açıklamasını kısaltabilirsiniz. Metni kopyalayabilir, Word olarak indirebilir veya PDF’e yazdırabilirsiniz.
[ … ] NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE
İhtiyati tedbir taleplidir
DAVACI: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ])
[Açık adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no], [Adres]
DAVALILAR:
1. [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]) — [Adres]
2. [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [ … ]) — [Adres]
DAVA KONUSU: [ … ] ili, [ … ] ilçesi, [ … ] mahallesi, [ … ] ada, [ … ] parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkil adına tesciline, yargılama süresince taşınmazın devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, iptal talebinin kabul edilmemesi hâlinde terditli olarak zararın tazminine karar verilmesi istemidir.
DAVA DEĞERİ: [ … ] TL (taşınmazın dava tarihindeki değeri)
AÇIKLAMALAR:
1. Dava konusu taşınmaz müvekkilin mülkiyetinde iken davalı adına tescil edilmiştir (TMK m.705, m.1020)
Dava konusu taşınmaz [ … ] tarihinden itibaren müvekkil adına kayıtlıdır. Taşınmaz, [ … ] Tapu Müdürlüğünün …/…/20… tarih ve [ … ] yevmiye numaralı işlemiyle davalı [ … ] adına tescil edilmiştir. [Taşınmaz daha sonra …/…/20… tarihinde davalı [ … ] adına devredilmiştir.] Tapu kaydı ve tedavül kayıtları ekte sunulmuştur (Ek-1).
2. Tescilin dayandığı işlem müvekkili bağlamadığından tescil yolsuzdur (TMK m.1024/2, m.1025)
Türk Medeni Kanunu’nun 1024. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur. Aynı Kanun’un 1025. maddesi, yolsuz tescil nedeniyle aynî hakkı zedelenen kimseye tapu sicilinin düzeltilmesini dava etme hakkı tanır. Aşağıda açıklandığı üzere davalı adına yapılan tescil, müvekkilin geçerli bir iradesine dayanmadığından yolsuzdur ve müvekkilin mülkiyet hakkını zedelemektedir.
3. Devre esas alınan vekâletname sahtedir ve müvekkilin iradesi bulunmamaktadır (TBK m.237/1, 2644 sayılı Tapu Kanunu m.26)
Taşınmaz satışı resmî şekle bağlı olup resmî senet tapu müdürlüğünde düzenlenir. Devir işleminde müvekkil adına …/…/20… tarihli ve [ … ] Noterliğince düzenlendiği görülen vekâletname kullanılmıştır. Müvekkil bu vekâletnameyi vermemiş, ilgili noterliğe hiç gitmemiştir. Vekâletnamedeki imza müvekkile ait değildir. Müvekkilin iradesi bulunmayan bir işleme dayanan tescil, hukuki sebepten yoksundur. Bu konuda [ … ] Cumhuriyet Başsavcılığının [ … ] soruşturma numaralı dosyası da bulunmaktadır (Ek-2). İmzanın müvekkile ait olup olmadığının bilirkişi incelemesiyle tespitini talep ederiz.
4. Vekil yetkisini müvekkilin menfaatine aykırı kullanmış, davalı da bunu bilerek işlem yapmıştır (TBK m.504/3, m.506, TMK m.2)
Müvekkil, davalı [vekil] lehine …/…/20… tarihli vekâletnameyi [ … ] amacıyla vermiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 506. maddesi uyarınca vekil, üstlendiği işi vekâlet verenin haklı menfaatlerine uygun olarak sadakat ve özenle yürütmek zorundadır. Davalı vekil ise taşınmazı [kendi eşine / çocuğuna / ortağına] rayiç değerinin çok altında bir bedelle devretmiş, bu bedel de müvekkile hiç ödenmemiştir (Ek-3).
Taşınmazı devralan davalı, vekil ile arasındaki [yakınlık ilişkisi] nedeniyle vekâletin müvekkilin menfaatine aykırı kullanıldığını bilmektedir. Böyle bir işlemin vekâlet vereni bağladığını kabul etmek dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz; TMK m.2 hükmü re’sen gözetilir. Vekil ile işbirliği içinde hareket eden davalı, işlemin geçerliliğine dayanamaz.
5. Müvekkil devir tarihinde ayırt etme gücünden yoksundur (TMK m.13, m.15)
Müvekkil devir tarihinde [ … ] tanısıyla takip edilmekte olup akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksundur. Türk Medeni Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca ayırt etme gücü bulunmayanın fiilleri hukuki sonuç doğurmaz ve karşı tarafın iyiniyetli olması bu sonucu değiştirmez; bu ilke 11.06.1941 tarihli ve 4/21 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile benimsenmiştir. Sağlık kurulu raporu, hastane kayıtları ve reçeteler ekte sunulmuştur (Ek-4). Müvekkilin devir tarihindeki ayırt etme gücünün Adli Tıp Kurumu veya uzman bilirkişi aracılığıyla tespitini talep ederiz.
6. Müvekkilin iradesi aldatma, korkutma veya aşırı yararlanma ile sakatlanmış ve iptal süresinde bildirilmiştir (TBK m.28, m.36, m.37, m.39)
Müvekkil, [olayı somut olarak anlatın] nedeniyle taşınmazı devretmiştir. Müvekkil gerçeği …/…/20… tarihinde öğrenmiş ve Türk Borçlar Kanunu’nun 39. maddesinde öngörülen bir yıllık süre içinde, …/…/20… tarihli ihtarname ile sözleşmeyle bağlı olmadığını davalıya bildirmiştir (Ek-5). Aşırı yararlanma iddiası bakımından da TBK m.28’de öngörülen öğrenmeden itibaren bir yıllık ve sözleşmeden itibaren beş yıllık süreler dolmamıştır.
7. Taşınmaz inanç sözleşmesine dayanılarak devredilmiş, davalı iade yükümlülüğünü yerine getirmemiştir (HMK m.200, m.202)
Taşınmaz, [teminat / yönetim kolaylığı] amacıyla ve iade edilmek üzere davalıya devredilmiştir. Taraflar arasındaki inanç ilişkisi …/…/20… tarihli yazılı belge ile sabittir (Ek-6). Davalı, amacın gerçekleşmesine rağmen taşınmazı iade etmemiştir.
8. Taşınmaz aile konutudur ve müvekkilin açık rızası alınmadan devredilmiştir (TMK m.194)
Dava konusu taşınmaz müvekkil ile davalı eşin aile konutudur. Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesi uyarınca eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutunu devredemez. Müvekkilin rızası alınmamıştır. Taşınmazı devralan davalı, taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığını [taşınmazı gezmesi / komşuluk ilişkisi / değerleme raporu] nedeniyle bilmektedir (Ek-7).
9. Davalı yolsuz tescili bilmekte veya bilmesi gerekmekte olup tapu siciline güven ilkesinden yararlanamaz (TMK m.3/2, m.1023, m.1024)
Davalının, taşınmazı tapu kaydına güvenerek edindiğini savunacağı açıktır. Ne var ki TMK m.1023’teki koruma yalnızca iyiniyetli kişi içindir; TMK m.1024/1 uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişi bu tescile dayanamaz. TMK m.3/2 uyarınca da durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.
Somut olayda davalı, taşınmazı [ … ] TL rayiç değeri olan bir taşınmaz için [ … ] TL bedel göstererek edinmiş, bu bedeli de ödediğini gösteren bir banka kaydı bulunmamaktadır. Davalı ile önceki malik arasında [ … ] ilişkisi vardır. Taşınmaz …/…/20… ile …/…/20… tarihleri arasında kısa aralıklarla el değiştirmiş, buna rağmen fiilen müvekkil tarafından kullanılmaya devam etmiştir. Davalı taşınmazı görmeden ve kullanan kişiye hiçbir şey sormadan işlem yapmıştır. Bu olguların her biri olağan bir alıcının göstereceği özenin gösterilmediğini, birlikte ise davalının yolsuzluğu bildiğini ortaya koymaktadır (Ek-3, Ek-8).
10. Taşınmazın yargılama süresince devri hükmün infazını imkânsız kılacağından ihtiyati tedbir konulmalıdır (HMK m.389, m.392, TMK m.1010)
Davalının taşınmazı [satışa çıkardığı / kısa aralıklarla devrettiği] sabittir (Ek-9). Yargılama sırasında yapılacak yeni bir devir, yeni bir iyiniyet tartışmasına yol açarak müvekkilin hakkına kavuşmasını önemli ölçüde zorlaştıracaktır. Talebimiz tapu kaydı ve resmî senet gibi resmî belgelere dayandığından, HMK m.392/1 uyarınca teminatsız olarak, olmadığı takdirde mahkemece belirlenecek teminat karşılığında taşınmazın devrini ve üzerinde hak tesisini önleyecek şekilde tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasını talep ederiz.
11. İptal talebinin kabul edilmemesi hâlinde zarar terditli olarak tazmin edilmelidir (HMK m.111, TMK m.1025/2, TBK m.49)
Taşınmazın yargılama sonunda iyiniyetli bir üçüncü kişi tarafından kazanıldığının kabulü hâlinde, müvekkilin taşınmazın dava tarihindeki değeri kadar zararı doğacaktır. TMK m.1025/2 bu hâlde her türlü tazminat istemini saklı tuttuğundan, iptal ve tescil talebimizin kabul edilmemesi hâlinde terditli olarak şimdilik [ … ] TL zararın yolsuz tescile sebep olan davalı [ … ] tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ederiz.
HUKUKİ SEBEPLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.2, 3, 6, 13, 15, 194, 705, 1010, 1020, 1023, 1024, 1025; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.28, 36, 37, 39, 49, 237, 504, 506; 2644 sayılı Tapu Kanunu m.26; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.2, 12, 111, 194, 200, 266, 389 ve devamı.
DELİLLER: Taşınmazın tapu kaydı ve tüm tedavül kayıtları ile dayanak resmî senetlerin [ … ] Tapu Müdürlüğünden; vekâletname ve düzenleme evrakının [ … ] Noterliğinden; devir bedeline ilişkin banka kayıtlarının ilgili bankalardan celbi; [ … ] Cumhuriyet Başsavcılığının [ … ] soruşturma dosyası; sağlık kurulu raporu ve hastane kayıtları; ikametgâh ve abonelik kayıtları; imza incelemesi ve ayırt etme gücüne ilişkin bilirkişi incelemesi; devir tarihindeki ve dava tarihindeki rayiç değerin tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi; tanık beyanları ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle;
1. Dava konusu taşınmazın devrini ve üzerinde hak tesisini önleyecek şekilde tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına,
2. Davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın müvekkil adına tesciline,
3. Bu talebin kabul edilmemesi hâlinde terditli olarak şimdilik [ … ] TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı [ … ] tarafından ödenmesine,
4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/20…
Davacı Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]
EKLER:
Ek-1: Tapu kaydı ve tedavül kayıtları
Ek-2: Vekâletname örneği ve soruşturma evrakı
Ek-3: Banka kayıtları ve rayiç değer araştırması
Ek-4: Sağlık kurulu raporu ve hastane kayıtları
Ek-5: İhtarname
Ek-6: İnanç sözleşmesi
Ek-7: İkametgâh ve abonelik kayıtları
Ek-8: Tanık listesi
Ek-9: Satış ilanları
Ek-10: Vekâletname
Dava öncesi kontrol listesi ve sık yapılan hatalar
- Taşınmazın güncel tapu kaydı ve tüm tedavül kayıtları, devre esas resmî senet ve dayanak belgeler.
- Varsa vekâletname örneği, noter kayıtları ve vekâletnamede taşınmaz devrine ilişkin özel yetki bulunup bulunmadığı (TBK m.504/3).
- Devir bedeline ilişkin banka kayıtları ve devir tarihindeki rayiç değere ilişkin emsal araştırması.
- Ehliyet iddiasında devir tarihine yakın sağlık kurulu raporu, hastane ve reçete kayıtları.
- İrade sakatlığı iddiasında TBK m.28 ve m.39 sürelerinin hesabı ve süresinde yapılmış bildirim.
- Aile konutu iddiasında ikametgâh, abonelik ve okul kayıtları.
- Taraflar arasındaki ilişkiyi gösteren belgeler, tanık listesi ve varsa ceza soruşturması bilgileri.
Uygulamada en sık rastlanan hatalar şunlardır: ihtiyati tedbir istememek veya alınan tedbirin uygulanmasını HMK m.393/1’deki bir haftalık süre içinde talep etmemek; tedavül kayıtlarını istemeden kötüniyet iddiası kurmak; zincirdeki kazananları davalı göstermemek; kötüniyeti soyut bir cümleyle iddia etmek; terditli tazminat talebini baştan eklememek; irade sakatlığında bir yıllık bildirim süresini kaçırmak; dava sırasında devir hâlinde HMK m.125’teki seçimlik hakları kullanmamak ve TMK m.712’deki on yıllık sınırı gözden kaçırarak yıllarca beklemek.
Taşınmazınızın yolsuz tescil edildiğini düşünüyorsanız, tapu kayıtları üzerinden hangi sebebin ve hangi davalıların doğru olduğunu, tedbir talebinin nasıl gerekçelendirileceğini birlikte değerlendirebiliriz. Hukukçular Evi Ankara’ya 0554 648 37 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Adım Adım Süreç
- Tapu kaydını ve geçmişini çıkarın — Taşınmazın tüm tedavül kayıtlarını ve dayanak resmî senetleri tapu müdürlüğünden isteyin.
- Devir belgelerini inceleyin — Resmî senet, vekâletname ve noter kayıtlarını temin edin; vekâletnamede taşınmaz devri için özel yetki olup olmadığını kontrol edin (TBK m.504/3).
- Yolsuzluk sebebini netleştirin — Sahtecilik, vekâletin kötüye kullanılması, ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya aile konutu; deliller ve süreler buna göre belirlenir.
- Kötüniyet olgularını belgeleyin — Bedel, ödeme, yakınlık, devir sıklığı ve fiilî kullanımı belgelerle eşleştirin (TMK m.3/2, HMK m.194).
- İhtiyati tedbir talebiyle dava açın — Taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde dava açın, tedbir şerhini isteyin ve kararın uygulanmasını bir hafta içinde talep edin (HMK m.12, m.389, m.393).
- Terditli talebi ekleyin — Taşınmaz geri alınamazsa tazminat isteyebilmek için talebi baştan yazın (HMK m.111).
- Delil taleplerini ayrıntılı yazın — Noter ve banka kayıtlarının celbi, imza incelemesi, ehliyet raporu ve keşif ayrı ayrı talep edilir.
İlk talep iptal değil, ihtiyati tedbir olmalı
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
İlgili Konular ve Kaynaklar
Tapu ve mülkiyet
- Ehliyetsizlik Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi (TMK m.15)
- Yükleniciden Daire Alan Üçüncü Kişinin Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi
- Vekâletin Kötüye Kullanılması ile Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi (TBK m.504)
- İpoteğin Fekki (Terkini) Dava Dilekçesi (TMK m.883)
- Satış Vaadine Dayalı Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi (TBK m.237)
- Tapu Kaydında Düzeltim Dava Dilekçesi (TMK m.1027)
- Mera Tespit ve Tahdidine İtiraz Dava Dilekçesi (4342)
- Orman Kadastrosuna İtiraz Dava Dilekçesi Örneği (6831 m.11)
- Tapu Tahsis Belgesine Dayalı Tapu İptali ve Tescil Dilekçesi (2981)
- Gayrimenkul Hukuku Rehberi
- Muris Muvazaası Tapu İptali ve Tescil Dava Dilekçesi
- Önalım (Şufa) Dava Dilekçesi Örneği
- Kadastro Tespitine İtiraz Dava Dilekçesi Örneği
- Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Dava Dilekçesi
- Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Dava Dilekçesi
- Zorunlu Geçit Hakkı Dava Dilekçesi Örneği
Kat mülkiyeti ve sözleşme
- Arsa Payının Düzeltilmesi Dava Dilekçesi Örneği
- Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali Dava Dilekçesi
- Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Fesih Dava Dilekçesi
- Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Satışının İptali Dilekçesi
İmar ve değer
Sıkça Sorulan Sorular
Tapu iptali ve tescil davası nedir?
Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş, yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmişse, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesini istediği davadır. Dayanağı TMK m.1025’tir; TMK m.1024/2 bağlayıcı olmayan bir işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun tescili yolsuz sayar.
Hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme HMK m.2 uyarınca asliye hukuk mahkemesidir. HMK m.12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; taşınmaz aile konutu olsa bile dava aile mahkemesinde görülmez.
Kime karşı açılır?
Tapuda malik görünen kişiye ve yolsuz tescile sebep olan taraflara karşı açılır. Kayıt maliki ölmüşse dava tüm mirasçılara yöneltilir. Tapu müdürlüğü kural olarak davalı gösterilmez; TMK m.1007’ye dayalı tazminat istemi Hazineye yöneltilir.
Sahte vekâletnameyle yapılan devir geçerli mi?
Müvekkilin iradesine dayanmayan devir hukuki sebepten yoksun olduğundan tescil yolsuzdur. Ancak taşınmaz bir üçüncü kişiye devredilmişse, TMK m.1023 uyarınca iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunabilir; bu durumda terditli tazminat ve TMK m.1007 yolu gündeme gelir.
Ehliyetsiz kişinin yaptığı satışta alıcının iyiniyeti önemli mi?
TMK m.15 uyarınca ayırt etme gücü bulunmayanın fiilleri hukuki sonuç doğurmaz ve karşı tarafın iyiniyetli olması işlemi geçerli kılmaz. Bu ilke 11.06.1941 tarihli ve 4/21 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile benimsenmiştir.
İyiniyetli üçüncü kişi ne demek?
Tapudaki tescilin yolsuz olduğunu bilmeyen ve TMK m.3/2 anlamında durumun gerektirdiği özeni göstermesine rağmen bilmesi de beklenemeyen kişidir. TMK m.1024/1 uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişi tescile dayanamaz.
Kötüniyeti kim ispat eder?
TMK m.3 uyarınca iyiniyet asıldır ve TMK m.6 uyarınca ispat yükü iddia edene aittir. Bu nedenle üçüncü kişinin kötüniyetini davacı ispatlar; bedel, yakınlık, devir sıklığı ve fiilî kullanım gibi olgular birlikte değerlendirilir.
Vekil taşınmazı satarsa ne olur?
TBK m.504/3 uyarınca vekil özel yetki olmadan taşınmazı devredemez. Özel yetki olsa bile TBK m.506 uyarınca sadakat ve özenle hareket etmek zorundadır. Vekille işbirliği içinde olan veya kötüye kullanmayı bilen ya da bilmesi gereken kişi, TMK m.2 gereği korunmaz.
Aile konutu şerhi yoksa hakkım kaybolur mu?
Şerh yoksa iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunabilir. Ancak taşınmazın aile konutu olduğunu bilen veya bilebilecek durumda olan kişi iyiniyetli sayılmaz (TMK m.194, m.3/2).
İhtiyati tedbir kararı alındıktan sonra ne yapılmalı?
HMK m.393/1 uyarınca tedbir kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. Karar TMK m.1010 uyarınca tapuya şerh edilir.
Dava sırasında davalı taşınmazı satarsa ne olur?
HMK m.125 uyarınca davacı, devralan kişiye karşı davaya devam edebilir veya davasını devreden hakkında tazminat davasına dönüştürebilir. Tedbir şerhi alınmışsa devralan kişi TMK m.1020/3 nedeniyle şerhi bilmediğini ileri süremez.
Dava zamanaşımına tabi mi?
Yolsuz tescile dayalı düzeltme davası kural olarak zamanaşımına tabi değildir; ancak TMK m.712 uyarınca geçerli sebep olmaksızın malik yazılan kişi on yıl iyiniyetle, davasız ve aralıksız zilyet olursa mülkiyetine itiraz edilemez. İrade sakatlıklarında TBK m.39’daki bir yıllık, aşırı yararlanmada TBK m.28’deki bir ve beş yıllık süreler ayrıca uygulanır.
Taşınmaz geri alınamazsa ne olur?
HMK m.111 uyarınca terditli olarak tazminat istenebilir ve TMK m.1025/2 her türlü tazminat istemini saklı tutar. Zarar tapu sicilinin tutulmasından doğmuşsa TMK m.1007 uyarınca Hazineye karşı, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabilir.
Muris muvazaası ile farkı nedir?
Muris muvazaası, mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı görünüşteki işleme dayanır ve kendine özgü ispat kuralları vardır. Yolsuz tescil ise TMK m.1024/2’de tanımlanan daha geniş bir üst başlıktır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Dilekçe metni genel bir şablondur; somut dosyanıza göre uyarlanması gerekir. Süreler hak kaybına yol açabilir; güncel mevzuat ve kendi tarihleriniz esas alınmalıdır.
Mevzuat ve Resmî Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 2644 sayılı Tapu Kanunu — mevzuat.gov.tr
- 492 sayılı Harçlar Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Karar Arama — karararama.yargitay.gov.tr
Bu sayfada anılan kanun maddelerinin güncel metnine ve içtihatlara yukarıdaki resmî kaynaklardan ulaşabilirsiniz. Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce güncel hâlin teyit edilmesi önerilir.
📚 İlgili Rehberler
- Kamulaştırma Bedeline İstihkak Davası Dilekçesi Örneği (2026) — 2942 m.18
- Elbirliği Mülkiyetinin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi Dava Dilekçesi Örneği (2026) — TMK m.644
- Taşkın Yapı ve Temliken Tescil Dava Dilekçesi Örneği (2026) — TMK m.725
- Kat Mülkiyetinin Devri Dava Dilekçesi Örneği (2026) — KMK m.25
- Olağanüstü Zamanaşımı ile Tescil Dava Dilekçesi Örneği (2026) — TMK m.713


