28 Ağustos 2026

Tapu İptali ve Tescil Dava Dilekçesi Örneği (2026) — Yolsuz Tescil ve TMK m.1025

📜 Dayanak Mevzuat

  • 4721 sayılı TMK m.1025 — Yolsuz tescilde tapu sicilinin düzeltilmesi davası
  • 4721 sayılı TMK m.1023 — Tapu siciline güven ve iyiniyetli üçüncü kişinin korunması
  • 4721 sayılı TMK m.1024 — Yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin durumu
  • 4721 sayılı TMK m.2, 3 ve 6 — Dürüstlük kuralı, iyiniyet karinesi ve ispat yükü
  • 4721 sayılı TMK m.194 — Aile konutu üzerinde tasarrufta eş rızası
  • 4721 sayılı TMK m.1007 — Tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan sorumluluk
  • 6100 sayılı HMK m.2, 12 ve 389 vd. — Görev, kesin yetki ve ihtiyati tedbir

⚡ Net Cevap: Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmişse, aynî hakkı zedelenen kişi TMK m.1025 uyarınca tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Görevli mahkeme asliye hukuk, yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yerdir ve yetki kesindir. Davanın kaderini belirleyen iki hüküm vardır: TMK m.1023 iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımını korur; m.1024 ise yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin tescile dayanamayacağını söyler. İyiniyet asıl olduğundan kötüniyeti ispat yükü davacıdadır.

Tapu iptali davalarında dosyayı kaybettiren şey çoğu zaman haklılık değil, hızdır. Yolsuz tescil devam ederken taşınmaz bir üçüncü kişiye devredilirse, karşınıza artık davalı değil tapuya güven ilkesi çıkar. Bu nedenle bu davada ilk yazılacak cümle iptal talebi değil, ihtiyati tedbir talebidir.

Aşağıda yolsuz tescilin sebepleri, iyiniyet tartışması, kötüniyetin nasıl ispatlanacağı ve hazır bir dava dilekçesi örneği yer almaktadır.

Yolsuz Tescil Nedir?

TMK m.1025, bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebileceğini düzenler.

“Yolsuzluk” yalnızca usule ilişkin bir eksikliği değil, tescilin dayandığı hukuki sebebin geçersizliğini de kapsar. Uygulamada aynı dava, dayanılan sebebe göre farklı adlarla anılır: sahte vekâletnameye dayalı tapu iptali, vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali, ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptali, muris muvazaasına dayalı tapu iptali. Hepsinin ortak paydası aynıdır: tapu sicili gerçeği yansıtmamaktadır.

Başlıca sebepler şunlardır:

  • Sahte vekâletname veya sahte imza. Devir işlemi hiç verilmemiş bir yetkiye dayanır.
  • Vekâlet görevinin kötüye kullanılması. Vekâlet gerçektir ama vekil, yetkiyi vekâlet verenin değil kendi menfaatine kullanmıştır.
  • Ehliyetsizlik. Malik, devir tarihinde hukuki işlem ehliyetini haiz değildir.
  • İrade sakatlıkları. Hile, ikrah veya aşırı yararlanma.
  • İnançlı işlem. Taşınmaz teminat veya yönetim amacıyla devredilmiş, iade edilmemiştir.
  • Aile konutu. Eşin açık rızası olmaksızın yapılan tasarruf.
  • Muris muvazaası. Mirasçılardan mal kaçırma amaçlı görünüşteki işlem; kendine özgü ispat kuralları vardır ve ayrı bir dilekçeyle yürütülür. Ayrıntı için muris muvazaası dava dilekçesi yazımıza bakılabilir.

Davanın Kaderini Belirleyen İki Madde

Tapu iptali davalarında sonucu belirleyen şey, çoğu zaman ilk devrin geçersizliği değil, sonraki devirlerin akıbetidir. Burada iki hüküm karşı karşıya gelir.

TMK m.1023: “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.”

TMK m.1024: “Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.”

Pratik sonuç şudur: sahte vekâletnameyle yapılan bir devir hukuken geçersizdir ve kayıt maliki buna karşı dava açabilir. Ancak taşınmazı bu yolla devralan kişi üçüncü bir kişiye devrederse, o üçüncü kişi iyiniyetliyse kazanımı korunur ve taşınmaz geri alınamaz.

Bu nedenle davada asıl mücadele, sonraki kazananların kötüniyetli olduğunu göstermek üzerinde yürür.

Taşınmaz devredilirse karşınıza tapuya güven ilkesi çıkar

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Kötüniyeti Kim, Nasıl İspatlar?

Burada başlangıç noktası davacı aleyhinedir: kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı hâllerde asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Dolayısıyla üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunu ispat yükü davacıya düşer.

Kötüniyet doğrudan ispatlanamaz; olgular üzerinden kurulur. Uygulamada dikkate alınan başlıca olgular:

  • Bedel. Devir bedelinin rayicin çok altında olması veya fiilen hiç ödenmemiş olması. Banka kayıtlarının istenmesi bu nedenle kritiktir.
  • Taraflar arasındaki ilişki. Akrabalık, ticari ortaklık, uzun süreli tanışıklık veya aynı adreste ikamet.
  • Devirlerin sıklığı. Kısa aralıklarla yapılan zincirleme devirler, iyiniyet perdesi yaratma çabasının işareti sayılabilir.
  • Fiilî kullanımın değişmemesi. Taşınmazı devreden kişi kullanmaya devam ediyorsa, devralanın olağan bir araştırma yapmadığı ortaya çıkar.
  • Olağan araştırmanın yapılmaması. Taşınmazı görmeden, kullanım durumunu sormadan yapılan devir.

Bu olgular tek tek zayıf, birlikte güçlüdür. Dilekçede madde madde sıralanmalı ve her biri ekle desteklenmelidir.

Vekâlet Görevinin Kötüye Kullanılması

Bu, tapu iptali dosyalarının en sık ve en tartışmalı grubudur; çünkü ortada gerçek bir vekâletname vardır.

Vekil ile sözleşme yapan kişi, vekilin görevini kötüye kullandığını bilmiyor ve gerekli özeni göstermesine rağmen bilmesi de beklenemiyorsa kural olarak iyiniyetlidir. Bu hâlde işlem vekâlet vereni bağlayabilir ve uyuşmazlık, vekil ile vekâlet veren arasındaki iç ilişkide kalır.

Buna karşılık üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içindeyse veya kötüniyetli olup vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını biliyor ya da bilmesi gerekiyorsa, vekâlet verenin sözleşmeyle bağlı sayılmaması gerekir. Bu sonuç, TMK m.2’deki dürüstlük kuralının doğal gereği kabul edilir ve söz konusu hüküm buyurucu nitelik taşıdığından hâkim tarafından resen gözetilir.

Dilekçede bu iddia kurulurken üzerinde durulması gereken noktalar: vekâletnamenin kapsamı ve tarihi, devir bedelinin vekâlet verene ödenip ödenmediği, devralanın vekille ilişkisi ve devir tarihindeki rayiç değer.

Aile Konutu: Şerh Yoksa Ne Olur?

Aile konutu üzerinde eşin rızası olmadan yapılan tasarruf geçersizdir. Ancak tapu kütüğünde aile konutu şerhi bulunmuyorsa durum değişir.

Şerh yoksa, devir işleminin tarafı olan iyiniyetli üçüncü kişinin hakkı korunur; taşınmazın aile konutu olduğunu bilmeyen ya da bilemeyecek durumda olan kişi tapuya güven ilkesinden yararlanır.

Buna karşılık şerh olmasa bile, aile konutu olduğunu bilen veya bilebilecek durumda olan kişinin iyiniyetli kabul edilmesi mümkün değildir. Örneğin taşınmazın konut olarak kullanıldığını değerleme raporuyla tespit eden bir kredi kuruluşunun iyiniyet savunması bu bakımdan tartışmalıdır.

Pratik sonuç: aile konutu şerhi, dava açmadan çok önce konulması gereken bir korumadır.

İhtiyati Tedbir: İlk ve En Önemli Adım

Dava taşınmazın aynına ilişkindir. Yargılama aylarca, çoğu zaman yıllarca sürer. Bu süre içinde taşınmaz üçüncü kişiye devredilirse, karşınıza yeni bir iyiniyet tartışması çıkar ve hükmün infazı fiilen imkânsız hâle gelebilir.

Bu nedenle dava dilekçesinin ilk talebi, tapu kaydına devri önleyici ihtiyati tedbir şerhi konulması olmalıdır. Talep gerekçelendirilirken, taşınmazın devredilme riskini gösteren somut olgular belirtilmelidir: davalının önceki devir davranışları, taşınmazın satılığa çıkarılması, ilan kayıtları.

Tedbir kararı alındıktan sonra taşınmazı devralan kişinin iyiniyet savunması çok zayıflar; çünkü tapudaki şerh, yolsuz tescil iddiasının varlığını herkese duyurur.

Taşınmaz Geri Alınamazsa: İki Yol

Her dosya taşınmazın geri alınmasıyla sonuçlanmaz. Taşınmaz iyiniyetli bir üçüncü kişiye geçmişse iki alternatif kalır.

Terditli tazminat. Dava dilekçesinde, taşınmazın iyiniyetli üçüncü kişice kazanıldığının kabulü hâlinde uğranılan zararın tazminine karar verilmesi terditli olarak talep edilmelidir. Bu talep baştan yazılmazsa, yargılama sonunda yeni bir dava açmak gerekir.

Devletin sorumluluğu. TMK m.1007, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin sorumlu olduğunu düzenler. Yolsuz tescilde tapu görevlilerinin kusuru varsa bu yol ayrıca değerlendirilir ve Hazineye karşı yürütülür.

Bu iki yolun varlığı, dosyanın en başında değerlendirilmelidir: taşınmazın geri alınma ihtimali düşükse strateji baştan tazminat üzerine kurulabilir.

Tapu İptali ve Tescil Dava Dilekçesi Örneği (2026)

Aşağıdaki metin genel bir şablondur. Köşeli parantez içindeki alanları doldurun; yolsuz tescil sebeplerinden yalnızca dosyanıza uyanı bırakın ve her iddiayı ekle destekleyin. Metni kopyalayabilir, Word olarak indirebilir veya PDF’e yazdırabilirsiniz.

[ … ] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

(İHTİYATİ TEDBİR TALEPLİDİR. Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.)

DAVACI: [Ad Soyad] (T.C.: [ … ])
ADRES: [Açık adres]
VEKİLİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro ve sicil no] (vekil yoksa çıkarın)

DAVALILAR:
1. [Ad Soyad] — Hâlen tapuda malik görünen kişi — [Adres]
2. [Ad Soyad] — Yolsuz tescile sebep olan devreden / vekil — [Adres]
(Taşınmaz el değiştirmişse zincirdeki tüm kazandırmaların tarafları; kayıt maliki ölmüşse tüm mirasçılar gösterilir.)

DAVA KONUSU: [ … ] İli, [ … ] İlçesi, [ … ] Mahallesi, [ … ] ada, [ … ] parsel sayılı taşınmazın (veya [ … ] numaralı bağımsız bölümün) davalı adına olan TAPU KAYDININ İPTALİ ile müvekkil adına TESCİLİNE; öncelikle taşınmazın devrinin önlenmesi için İHTİYATİ TEDBİR konulmasına karar verilmesi istemidir.

HARCA ESAS DEĞER: [ … ] TL

AÇIKLAMALAR:

1. TAŞINMAZ VE MÜLKİYET GEÇMİŞİ. Dava konusu taşınmaz [ … ] tarihine kadar müvekkil adına kayıtlı iken, …/…/20… tarih ve [ … ] yevmiye numaralı işlemle davalı adına tescil edilmiştir. (Ek-1: Tapu kaydı ve taşınmazın tüm tedavül kayıtları)

2. TESCİL YOLSUZDUR. (Aşağıdakilerden yalnızca dosyanıza uyanı bırakın ve ayrıntılandırın.)

a) Sahte vekâletname / sahte imza ile devir. Müvekkil, davalıya veya bir başkasına taşınmazın devri konusunda hiçbir vekâlet vermemiştir. Devir işleminde kullanılan …/…/20… tarihli vekâletname sahtedir. Sahtelik iddiasının [ … ] Noterliğinden ve Adli Tıp Kurumu / bilirkişi incelemesiyle araştırılmasını talep ediyoruz. (Ek-2: Vekâletname örneği, imza örnekleri, varsa ceza soruşturması evrakı)

b) Vekâlet görevinin kötüye kullanılması. Müvekkil davalıya [satış / ipotek / idari işlem] konusunda vekâlet vermiş olmakla birlikte; vekil, vekâlet görevini müvekkilin menfaatine değil kendi veya yakınının menfaatine kullanarak taşınmazı [bedelsiz / rayicin çok altında bir bedelle / kendi eşine, çocuğuna, akrabasına] devretmiştir. Bedel müvekkile hiç ödenmemiştir. (Ek-3: Vekâletname, banka kayıtları, rayiç değer araştırması)

c) Ehliyetsizlik. Müvekkil, devir tarihinde [ileri yaş ve bunama / akıl hastalığı / ağır hastalık] nedeniyle hukuki işlem ehliyetini haiz değildi. Sağlık kurulu raporu ve tedavi kayıtları bunu göstermektedir. Devir tarihindeki fiil ehliyeti bakımından Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ediyoruz. (Ek-4: Sağlık kurulu raporu, hastane kayıtları, reçeteler)

ç) Hile, ikrah veya aşırı yararlanma. Müvekkilin iradesi [aldatma / korkutma / zor durumundan yararlanma] ile sakatlanmıştır. [Olayı somut olarak anlatın.]

d) İnançlı işlem. Taşınmaz, [teminat / yönetim kolaylığı / kredi] amacıyla inanç sözleşmesine dayalı olarak davalıya devredilmiş; davalı iade yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. (Ek-5: İnanç sözleşmesi, yazışmalar, ödeme belgeleri)

e) Aile konutu üzerinde rıza olmaksızın tasarruf. Dava konusu taşınmaz aile konutu olup, devir işlemi müvekkilin açık rızası alınmaksızın gerçekleştirilmiştir. Davalı, taşınmazın aile konutu olduğunu biliyor veya bilebilecek durumdadır. (Ek-6: İkametgâh kayıtları, abonelik belgeleri, tanık listesi)

3. DAVALININ İYİNİYETİ BULUNMAMAKTADIR. (Taşınmaz el değiştirmişse mutlaka bırakın.)
TMK m.1023, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak aynî hak kazanan üçüncü kişinin kazanımını korur. Buna karşılık TMK m.1024, bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmişse bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin bu tescile dayanamayacağını düzenler.
Somut olayda davalının kötüniyetli olduğu şu olgulardan anlaşılmaktadır:
a) Devir bedeli rayicin çok altındadır ve fiilen ödenmemiştir,
b) Taraflar arasında [akrabalık / ticari ortaklık / uzun süreli tanışıklık] bulunmaktadır,
c) Devirler kısa aralıklarla ve zincirleme biçimde yapılmıştır,
ç) Taşınmazın fiilî kullanımı hiç değişmemiş, müvekkil kullanmaya devam etmiştir,
d) Davalı, taşınmazı görmeden ve olağan araştırmayı yapmadan devralmıştır.

4. İHTİYATİ TEDBİR TALEBİMİZ. Dava taşınmazın aynına ilişkindir. Yargılama sürerken taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesi hâlinde, devralanın iyiniyet savunmasıyla karşılaşılacak ve hükmün infazı imkânsız hâle gelebilecektir. Bu nedenle taşınmazın tapu kaydına devrini önleyici ihtiyati tedbir şerhi konulmasına öncelikle karar verilmesini talep ediyoruz.

5. KEŞİF, BİLİRKİŞİ VE DELİL TALEPLERİMİZ. Taşınmazın tüm tedavül kayıtlarının ve dayanak belgelerinin tapu müdürlüğünden celbini; devir işlemine ilişkin resmî senedin ve vekâletnamenin ilgili noterlikten getirtilmesini; [imza incelemesi / ehliyet raporu] için bilirkişi incelemesi yapılmasını; devir tarihindeki rayiç değerin tespiti için keşif yapılmasını ve tanıklarımızın dinlenmesini talep ediyoruz.

6. TERDİTLİ TALEBİMİZ. (Taşınmaz iyiniyetli üçüncü kişiye geçmiş olabilir ise mutlaka ekleyin:) Mahkemece taşınmazın iyiniyetli üçüncü kişi tarafından kazanıldığının kabulü hâlinde, terditli olarak müvekkilin uğradığı zararın tazminine karar verilmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ SEBEPLER: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.2, 3, 6, 15, 194, 705, 1007, 1023, 1024, 1025; 6098 sayılı TBK m.19, 28, 30 vd.; 6100 sayılı HMK m.2, 12, 389 vd. ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Tapu kayıtları ve tüm tedavül kayıtları, resmî senet ve dayanak belgeler, vekâletname ve noter kayıtları, banka kayıtları, sağlık kurulu raporu ve hastane kayıtları, ikametgâh ve abonelik kayıtları, keşif, bilirkişi incelemesi, imza incelemesi, tanık beyanı, varsa ceza soruşturması dosyası ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle;
1. Öncelikle taşınmazın DEVRİNİ ÖNLEYİCİ İHTİYATİ TEDBİR konulmasına,
2. Davalı adına olan TAPU KAYDININ İPTALİ ile taşınmazın müvekkil adına TESCİLİNE,
3. Terditli olarak, taşınmazın iyiniyetli üçüncü kişice kazanıldığının kabulü hâlinde ZARARIN TAZMİNİNE,
4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. …/…/20…

Davacı / Vekili
Av. [Ad Soyad]
[İmza]

EKLER:
Ek-1: Tapu kaydı ve tedavül kayıtları
Ek-2: Vekâletname ve imza örnekleri
Ek-3: Banka kayıtları ve rayiç değer araştırması
Ek-4: Sağlık kurulu raporu ve hastane kayıtları
Ek-5: İnanç sözleşmesi ve yazışmalar
Ek-6: İkametgâh ve abonelik kayıtları
Ek-7: Vekâletname

Dava Öncesi Kontrol Listesi

  • Taşınmazın güncel tapu kaydı ve tüm tedavül kayıtları,
  • Devre esas resmî senet ve dayanak belgeler (tapu müdürlüğünden),
  • Varsa vekâletname örneği ve noter kayıtları,
  • Devir bedeline ilişkin banka kayıtları ve dekontlar,
  • Devir tarihindeki rayiç değere ilişkin emsal araştırması,
  • Ehliyet iddiasında sağlık kurulu raporu, hastane ve reçete kayıtları,
  • Aile konutu iddiasında ikametgâh, abonelik ve okul kayıtları,
  • Taraflar arasındaki ilişkiyi gösteren belgeler ve tanık listesi,
  • Varsa sahtecilik soruşturmasına ilişkin ceza dosyası bilgileri.

Sık Yapılan Hatalar

  • İhtiyati tedbir istememek. Dava sürerken yapılan devir, iyiniyet savunmasıyla dosyayı kaybettirebilir.
  • Tedavül kayıtlarını istememek. Devir zincirinin tamamı görülmeden kötüniyet ispatı kurulamaz.
  • Tüm zinciri davalı göstermemek. Taşınmaz el değiştirmişse sonraki kazandırmaların tarafları da davada bulunmalıdır.
  • Kötüniyeti soyut iddia etmek. Bedel, yakınlık, devir sıklığı ve fiilî kullanım gibi olgular tek tek gösterilmelidir.
  • Terditli tazminat talebini eklememek. Taşınmaz iyiniyetli üçüncü kişiye geçmişse tek çıkış yolu budur.
  • Ehliyet iddiasını rapor olmadan ileri sürmek. Devir tarihindeki fiil ehliyeti sağlık kayıtları ve uzman raporuyla ortaya konur.
  • Ceza dosyasını beklemek. Sahtecilik soruşturması ayrı yürür; hukuk davası için beklenmesi çoğu zaman gerekmez.

Adım Adım Süreç

  1. Tapu kaydını ve geçmişini çıkarın — Taşınmazın tüm tedavül kayıtlarını ve dayanak belgelerini tapu müdürlüğünden isteyin.
  2. Devir belgelerini inceleyin — Resmî senet, vekâletname ve noter kayıtlarını temin edip tarihleri karşılaştırın.
  3. Dayanak sebebi netleştirin — Sahtecilik mi, vekâletin kötüye kullanılması mı, ehliyetsizlik mi? Deliller buna göre toplanır.
  4. Kötüniyet olgularını sıralayın — Bedel, ödeme, yakınlık, devir sıklığı ve fiilî kullanımı belgeleyin.
  5. İhtiyati tedbir talebiyle dava açın — İlk iş, tapuya devri önleyici şerh konulmasını sağlamaktır.
  6. Terditli talebi ekleyin — Taşınmaz geri alınamazsa tazminat isteyebilmek için baştan yazın.
  7. Delil taleplerini ayrıntılı yazın — Noter kayıtlarının celbi, imza incelemesi ve ehliyet raporu ayrı ayrı talep edilir.

İlk talep iptal değil, ihtiyati tedbir olmalı

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlgili Konular ve Kaynaklar

Tapu ve mülkiyet

Kat mülkiyeti ve sözleşme

İmar ve değer

Sıkça Sorulan Sorular

Tapu iptali ve tescil davası nedir?

Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş, yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmişse, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesini istediği davadır. Dayanağı TMK m.1025’tir.

Hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

Kime karşı açılır?

Tapuda malik görünen kişiye ve yolsuz tescile sebep olan taraflara karşı açılır. Kayıt maliki ölmüşse dava tüm mirasçılara yöneltilir. Tapu müdürlüğü kural olarak davalı gösterilmez.

Hangi sebeplerle açılabilir?

Sahte vekâletname veya sahte imza, vekâlet görevinin kötüye kullanılması, ehliyetsizlik, hile, ikrah, aşırı yararlanma, inançlı işlem, aile konutu üzerinde rıza olmaksızın tasarruf ve muris muvazaası başlıca sebeplerdir.

Sahte vekâletnameyle yapılan devir geçerli mi?

Sahte vekâletname ile yapılan devir hukuken geçersizdir ve kayıt maliki bu devre karşı dava açabilir. Ancak taşınmaz bir üçüncü kişiye devredilmişse, TMK m.1023 uyarınca iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunabilir.

İyiniyetli üçüncü kişi ne demek?

Kendisinden hakkı devraldığı kişinin tapudaki tescilinin yolsuz olduğunu bilmeyen ve bilebilecek durumda olmayan kişidir. TMK m.1023, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak aynî hak kazanan üçüncü kişinin kazanımını korur.

Kötüniyeti kim ispat eder?

Kanunun iyiniyete sonuç bağladığı hâllerde asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Bu nedenle üçüncü kişinin kötüniyetli olduğunu ispat yükü, iddia eden tarafa yani davacıya düşer.

Kötüniyet nasıl ispatlanır?

Devir bedelinin rayicin çok altında olması veya hiç ödenmemesi, taraflar arasındaki yakınlık, kısa aralıklarla zincirleme devirler, taşınmazın fiilî kullanımının değişmemesi ve olağan araştırmanın yapılmamış olması gibi olgular birlikte değerlendirilir.

Vekil taşınmazı satarsa ne olur?

Vekil vekâlet görevini kötüye kullanmışsa, vekil ile çıkar ve işbirliği içinde olan ya da bu durumu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi korunmaz. Bu sonuç dürüstlük kuralının doğal gereği kabul edilir ve hâkimce resen gözetilir.

Aile konutu şerhi yoksa hakkım kaybolur mu?

Şerh bulunmaması hâlinde iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunabilir. Ancak taşınmazın aile konutu olduğunu bilen veya bilebilecek durumda olan kişinin iyiniyetli kabul edilmesi mümkün değildir.

İhtiyati tedbir neden önemli?

Dava taşınmazın aynına ilişkindir. Yargılama sürerken taşınmaz üçüncü kişiye devredilirse iyiniyet savunmasıyla karşılaşılır ve hükmün infazı güçleşir. Bu nedenle devri önleyici tedbir şerhi ilk talep olmalıdır.

Dava zamanaşımına tabi mi?

Dayanılan hukuki sebebe göre değişir. Yolsuz tescile dayalı talepler bakımından mülkiyet hakkına dayalı istem zamanaşımına uğramaz kabul edilirken, irade sakatlığı gibi sebeplerde ilgili süreler gündeme gelir. Somut dosyada dayanak sebep belirlenerek değerlendirilmelidir.

Taşınmaz geri alınamazsa ne olur?

Terditli olarak tazminat talep edilebilir. Ayrıca tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin sorumluluğuna ilişkin TMK m.1007 hükmü ayrıca değerlendirilir.

Muris muvazaası ile farkı nedir?

Muris muvazaası, mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı görünüşteki işleme dayanır ve kendine özgü ispat kuralları vardır. Yolsuz tescil ise daha geniş bir üst başlıktır.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş veya reklam niteliği taşımaz. Dilekçe metni genel bir şablondur; somut dosyanıza göre uyarlanması gerekir. İdari ve adli dava süreleri hak düşürücüdür; mutlaka güncel mevzuat ve kendi tebligat tarihiniz esas alınmalıdır.



Post by Av. Fatma Öztürk