Kamulaştırmada hukuki süreç başlatırken karşılaşılan ilk ve en kritik soru şudur: “Hangi mahkemeye başvuracağım?” Çünkü kamulaştırmada iki ayrı uyuşmazlık, iki ayrı yargı koluna gider. Bu ayrımı bilmemek, dava hakkının kaybına yol açabilir.
İdari yargı: işlemin hukuka uygunluğu
Kamulaştırma işleminin kendisi -kamu yararı kararı, işlemin usulü ve hukuka uygunluğu- bir idari işlemdir. Dolayısıyla bu işlemin iptali, idare mahkemelerinde istenir. Yani “bu kamulaştırma hukuka aykırı, hiç yapılmamalıydı” iddiası idari yargının konusudur.
Adli yargı: bedel meselesi
Buna karşılık kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili davası, asliye hukuk mahkemesinde görülür (m. 10). Yani “kamulaştırmaya itirazım yok ama bedel düşük” tartışması adli yargının işidir.
Kamulaştırmasız el atma hâllerinde ise; fiilen el atmadan doğan tazminat davaları adli yargıda görülürken, imar kısıtlaması gibi hukuki el atma durumları niteliğine göre değerlendirilir. Özetle, talebinizin niteliğine göre doğru yargı kolunu seçmek gerekir; aksi hâlde dava görev yönünden reddedilebilir ve zaman kaybedilebilir.
Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kamulaştırma süreçlerinde süreler kısa ve kurallar tekniktir; somut durumunuz için bir avukata danışmanız yararınıza olacaktır.


