Bu sayfanın kapsamı
Adli–idari yargı kolu ayrımı
Aynı konunun diğer yönleri için:
- Kamulaştırma Davasında Yetkili Mahkeme ve Yargılama Usulü — Yer yetkisi ve yargılama usulü
Kamulaştırma uyuşmazlıklarında en sık yapılan hatalardan biri, davanın yanlış yargı kolunda açılmasıdır. Görevli mahkeme, uyuşmazlığın türüne göre adli ya da idari yargı olabilir; yanlış mahkemede açılan dava görev yönünden reddedilir ve hak kaybına yol açabilir. Bu yazı, hangi kamulaştırma uyuşmazlığında hangi mahkemenin görevli olduğunu açıklar.
Kamulaştırma davanızı doğru mahkemede açmak için süreç ve görev konusunu birlikte değerlendirelim.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppBedel Tespiti ve Tescil Davası: Adli Yargı
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde (adli yargı) görülür. Bu davayı idare açar, malik davalıdır; uyuşmazlık bedelin miktarına ilişkindir. Aynı şekilde, kamulaştırmadaki maddi hataların düzeltilmesine yönelik düzeltim davası da adli yargıda açılır.
İptal Davası: İdari Yargı
Kamulaştırma bir idari işlem olduğundan, işlemin hukuka aykırılığı iddiasıyla açılan iptal davası idari yargıdadır. Görevli mahkeme kural olarak taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir; ancak kamulaştırma kararı Cumhurbaşkanınca alınmışsa görevli mahkeme Danıştay‘dır. Böylece kamulaştırmada bedel (adli) ve işlemin hukukiliği (idari) farklı yargı kollarında çözümlenir.
Fiili El Atmada Görev: Adli Yargı
İdarenin kamulaştırma yapmadan taşınmaza fiilen el atması (yol, park, okul, bina, enerji nakil hattı yapımı) hâlinde açılacak kamulaştırmasız el atma bedel davası ile el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davaları adli yargıda (asliye hukuk) görülür. Bu konuda tartışma yoktur; çünkü fiili el atma ‘fiili yol’ niteliğinde, idarenin haksız fiili sayılır. Bu ilke, Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararlarına dayanır.
Hukuki El Atmada Görev: Güncel Durum
Görev konusundaki en çetrefilli alan hukuki el atmadır (imar planıyla taşınmazın kamusal kullanıma ayrılıp kamulaştırılmaması). Bu konuda içtihat zaman içinde değişmiştir:
- Önceleri (2013 sonrası) Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla hukuki el atma davalarının idari yargıda (tam yargı davası) görüleceği kabul edilmiştir.
- 6745 sayılı Kanun da imar kısıtlamasından doğan tazminat davalarını idari yargıya bırakmıştır.
- Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 07.10.2021 tarihli kararıyla hukuki el atma davalarının adli yargıda görülmesi gerektiğine hükmederek önemli bir içtihat değişikliğine gitmiştir; gerekçe, idare mahkemelerinin mülkiyetin devrini sağlayan tescil kararı verememesidir.
2022’de kanuni düzenleme yapıldı: 26 Kasım 2022 tarihinde yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun’la Kamulaştırma Kanunu’nun ek 1. maddesine eklenen cümle uyarınca, bu davaların adli yargıda görüleceği belirlenmiştir.
Ancak bu cümle iptal edildi: Anayasa Mahkemesi, 16 Ocak 2025 tarihli kararıyla (30 Nisan 2025 tarihli Resmî Gazete) söz konusu cümleyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir.
İptal gerekçesi dikkat çekicidir: Mahkeme, kuralın dava açma külfetini taşınmazına kamulaştırmasız el atılan malike yüklediğini ve gerçek karşılığın peşin ödenmesi sağlanmadan tapunun idare adına tesciline karar verilmesi hâlinde gerçek anlamda bir telafiden söz edilemeyeceğini belirtmiştir.
Mahkeme yargı kolunu belirlemedi: kararda davanın idari yargıda görülmesi gerektiğine ilişkin bir değerlendirme yapılmamış, düzenleme kanun koyucunun iradesine bırakılmıştır. İptal kararının yürürlüğü dokuz ay ertelenmiştir.
Bu nedenle dava öncesi güncel durum kontrol edilmelidir: kanuni dayanağın iptali sonrasında uygulamanın hangi yönde yerleşeceği, dosyanın tarihine ve güncel içtihada göre değerlendirilmelidir. İmar planının kendisine karşı açılacak iptal davası ise her hâlde idari yargıda görülür.
Yetkili Mahkeme: Taşınmazın Bulunduğu Yer
Görevli mahkeme belirlendikten sonra yetki sorusu gelir. Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma davaları taşınmazın aynına (mülkiyetine) ilişkin olduğundan, yetkili mahkeme kural olarak taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Bu, taşınmazın aynına ilişkin davalarda kesin yetki niteliğindedir; başka bir yer mahkemesinde dava açılamaz.
İlgili Rehberler
Kamulaştırma davanızı doğru yargı kolu ve mahkemede açmak için uzman avukatla çalışın.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppGörev Tartışmasının On Beş Yıllık Seyri
Hukuki el atmada görevli yargı kolu, kavramın doğuşundan bugüne birkaç kez değişmiştir; dosyanızın tarihi hangi rejimin uygulanacağını belirler.
2010 — kavramın doğuşu: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, idarenin eylemsizliğinin de bir el atma sayılabileceğini kabul ederek “hukuki el atma” kavramını yaratmıştır.
2012 — idari yargı: Uyuşmazlık Mahkemesi, bu uyuşmazlıklarda idari yargıyı görevli saymıştır.
2016 — kanuni düzenleme: Kamulaştırma Kanunu’na eklenen ek madde ile idari yargının görevli olduğu ilkesi korunmuş; ayrıca dava açılabilmesi için belirli şartlar dava şartı hâline getirilmiştir.
2021 — içtihat değişikliği: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, hukuki el atma davalarının adli yargıda görülmesi gerektiğine hükmetmiştir.
2022 — kanuni düzenleme: 7421 sayılı Kanun’la ek maddeye eklenen cümleyle bu davaların adli yargıda görüleceği belirlenmiştir.
2025 — iptal: Anayasa Mahkemesi bu cümleyi iptal etmiş; hangi yargı kolunun görevli olacağını ise kanun koyucunun iradesine bırakmıştır.
Kamulaştırma dosyalarında süreler hak düşürücüdür
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
2021 Kararının Gerekçesi Neden Önemli?
Yargıtay’ın içtihat değişikliğine giderken dayandığı sebep, sonraki kanuni düzenlemenin de mantığını açıklar.
Sorun şuydu: idare mahkemeleri, Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanunu gereği idareyi bir işlem yapmaya zorlayıcı veya mülkiyetin devrini sağlayacak şekilde tescil kararı verememektedir.
Sonucu maliki mağdur ediyordu: davacı tazminat alsa bile taşınmazın mülkiyeti kendisinde kalmaya devam ediyor ve hukuki belirsizlik sürüyordu.
Yani ortaya çelişkili bir tablo çıkıyordu: bedeli ödenmiş ancak tapusu hâlâ malikte olan, buna rağmen kullanılamayan bir taşınmaz.
Adli yargının üstünlüğü buradadır: asliye hukuk mahkemesi hem bedele hükmedebilir hem taşınmazın idare adına tesciline karar verebilir.
Malik için pratik anlamı: tek davada hem bedel alınır hem mülkiyet ilişkisi sonuçlandırılır.
Hangi Talep Hangi Yargı Kolunda?
Aynı olaydan doğan farklı talepler farklı yargı kollarında görülebilir; bu ayrım dikkatle yapılmalıdır.
Bedel talebi — adli yargı: kamulaştırmasız hukuki el atmadan doğan bedel uyuşmazlığı asliye hukuk mahkemesinde görülür.
İmar planının iptali — idari yargı: kısıtlamayı yaratan planın hukuka aykırılığı iddiası idare mahkemesinde ileri sürülür.
Kamulaştırma işleminin iptali — idari yargı: işlemin kendisine karşı açılan dava idari yargının konusudur.
Fiilî el atmada bedel — adli yargı: idarenin fiilen taşınmaza girmesi hâlinde bedel ve el atmanın önlenmesi talepleri adli yargıda görülür.
Bu nedenle talep doğru nitelendirilmelidir: yanlış yargı kolunda açılan dava görev yönünden reddedilir ve zaman kaybı doğar.
Yargı kolu ayrımının tamamı için kamulaştırma davalarında görevli ve yetkili mahkeme sayfamıza bakabilirsiniz.
Dava Şartları Ayrıca Aranır
Görevli mahkemenin belirlenmiş olması tek başına yeterli değildir; hukuki el atmada dava açılabilmesi belirli şartlara bağlanmıştır.
Beş yıllık süre: uygulama imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre geçmiş olmalıdır.
İmar uygulaması yapılmamış olmalı: bu süre içinde parselasyon işlemi gerçekleştirilmemiş olmalıdır.
Kamulaştırma yapılmamış olmalı: taşınmaz bu süre içinde kamulaştırılmamış olmalıdır.
Plan değişikliği yapılmamış olmalı: taşınmaz üzerindeki imar hakkı kısıtlamasını kaldıracak bir plan değişikliği bulunmamalıdır.
Bu şartlar dava şartıdır: gerçekleşmemişse dava esasa girilmeden reddedilir.
Bir hatırlatma: tazminat hakkını beş yıl daha öteleyen düzenleme Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiştir; malikler ek bir bekleme süresine tabi tutulamaz.
Hukuki el atmanın esasları için hukuki el atma (imar kısıtlılığı) sayfamıza bakabilirsiniz.
Görevsizlik Kararı Verilirse Ne Olur?
Yanlış yargı kolunda açılan dava reddedilir; ancak hak tümüyle kaybedilmez.
Karar görev yönünden verilir: mahkeme işin esasına girmeden görevsizliğine hükmeder.
Süre işlemeye devam eder: bu nedenle görevsizlik kararının kesinleşmesinin ardından öngörülen süre içinde görevli mahkemeye başvurulmalıdır.
Yargılama giderleri doğar: yanlış yargı kolunda geçen süreç, harç ve masraf bakımından kayıp yaratır.
Zaman kaybı esas risktir: dosyanın yeniden kurulması ve keşif sürecinin baştan işlemesi gerekir.
Bu nedenle dava dilekçesi hazırlanırken: el atmanın türü ve talebin niteliği belgelerle netleştirilmelidir.
Olumlu ve Olumsuz Görev Uyuşmazlığı
İki yargı kolu da kendini görevli veya görevsiz sayarsa çözüm mercii ayrıdır.
Olumsuz görev uyuşmazlığı: hem adli hem idari yargı görevsizlik kararı verirse ortaya çıkar.
Olumlu görev uyuşmazlığı: ilgili başsavcılık, açılmış davada diğer yargı kolunun görevli olduğu görüşüyle uyuşmazlık çıkarılmasını isteyebilir.
Çözüm mercii: bu uyuşmazlıklar Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından karara bağlanır.
Geçmişte bu yol sık işlemiştir: hukuki el atmada görev tartışması, bu mahkemenin kararlarıyla şekillenmiştir.
Bugün ihtiyaç azalmıştır: kanuni düzenleme görevi belirlediğinden uyuşmazlık ihtimali önemli ölçüde daralmıştır.
Yetki: Taşınmazın Bulunduğu Yer
Görevli mahkeme belirlendikten sonra hangi yerdeki mahkemeye başvurulacağı sorusu gelir.
Kural: kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma davaları taşınmazın aynına ilişkin olduğundan, yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.
Bu yetki kesindir: taraflar anlaşarak başka bir yer mahkemesini yetkili kılamaz.
Mahkemece resen gözetilir: yetkisizlik itirazı ileri sürülmese dahi mahkeme kendiliğinden inceler.
Birden fazla ilde taşınmaz varsa: her taşınmaz için bulunduğu yer mahkemesinde ayrı dava açılması gerekebilir.
Dava Öncesi Kontrol Listesi
Görev ve şart hatası, dosyanın esasa girilmeden reddine yol açar.
1. El atmanın türünü belirleyin. Fiilî mi (idare taşınmaza girmiş), hukuki mi (yalnızca imar kısıtlaması)?
2. Talebi netleştirin. Bedel mi, planın iptali mi, el atmanın önlenmesi mi?
3. Beş yıllık süreyi hesaplayın. Uygulama imar planının yürürlük tarihi esastır.
4. Plan değişikliği olup olmadığını araştırın. Kısıtlamayı kaldıran bir değişiklik varsa dava şartı gerçekleşmez.
5. Uzlaşma şartını kontrol edin. Belirli dönem el atmalarında uzlaşma dava şartıdır.
6. Yetkili yeri doğrulayın. Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Uzlaşma şartı için kamulaştırmasız el atmada uzlaşma (dava şartı); el atma türlerinin tamamı için kamulaştırmasız el atma: fiili ve hukuki el atma rehberi ve kamulaştırma hukuku rehberi: süreç, bedel tespiti ve malikin hakları sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Ayrımın Ölçütü: İşlem mi, Bedel mi?
Kamulaştırma uyuşmazlıklarında yargı kolu, talebin neye yöneldiğine göre belirlenir. Kanun bu ayrımı birden fazla maddede tekrarlar.
| Talep | Yargı kolu | Dayanak |
|---|---|---|
| Kamulaştırma işleminin iptali | İdari yargı | m.14 |
| Maddi hatalara karşı düzeltim | Adli yargı | m.14 |
| Bedel tespiti ve tescil | Adli yargı — asliye hukuk | m.10, m.37 |
| Kısmen kamulaştırmadan doğan anlaşmazlıklar | Adli yargı | m.12 son fıkra |
| Vazgeçme, iade ve geri almadan doğan anlaşmazlıklar | Adli yargı | m.24 son fıkra |
| İdareler arası devirde muvafakat uyuşmazlığı | Danıştay ilgili idari dairesi | m.30 |
37. madde genel kuralı koyar: bu Kanundan doğan tüm anlaşmazlıkların adlî yargıda çözümlenmesi gerekenleri, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü ile görülür.
İki Dosya Arasındaki Bağ
İdari ve adli yargıdaki dosyalar paralel yürür. Aralarındaki tek kanuni bağ, 10. maddede kurulmuştur: 14. maddedeki süre içinde idari yargıda iptal davası açılması ve idari yargı mahkemelerince yürütmenin durdurulması kararı verilmesi hâlinde, bedel davasına bakan mahkeme idari yargıdaki davayı bekletici mesele kabul eder ve sonucuna göre işlem yapar.
Yürütmenin durdurulması kararı yoksa bedel dosyası kendi takvimiyle yürür. Ayrıca 14. madde, idari yargıda açılan davaların öncelikle görüleceğini düzenler.
İmar Kısıtlaması: Ayrımın Tartışmalı Alanı
Yargı kolu ayrımının en hareketli başlığı, imar planı kaynaklı bedel talepleridir. Ek 1. maddenin birinci fıkrasında bir dönem, beş yıllık süre içinde işlem yapılmaması hâlinde açılacak bedel davalarının adli yargıda görüleceğini öngören bir cümle yer alıyordu.
Anayasa Mahkemesi, 16 Ocak 2025 tarihli E.2024/135, K.2025/20 sayılı kararıyla bu cümleyi iptal etmiştir.
Bu nedenle imar kısıtlaması kaynaklı taleplerde görev, kanunla tek cümlede çözülmüş bir mesele değildir. Dava açmadan önce güncel içtihadın kontrolü ve görev itirazına karşı hazırlık gerekir.
Görev İtirazına Karşı Hazırlık
Görev kuralları kamu düzenindendir ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu nedenle görevsizlik kararı, esasa girilmeden dosyanın kapanması anlamına gelir ve zaman kaybı doğurur.
Özellikle imar kısıtlaması kaynaklı taleplerde, Ek 1. maddedeki yönlendirici cümlenin iptali sonrası uygulama birliği bulunmadığından dosyanın baştan bu ihtimale göre kurulması gerekir: talebin hukuki nitelendirmesi açık yazılmalı, fiili el atma ile hukuki el atma ayrımı somut delillerle ortaya konmalı ve görevsizlik hâlinde süre kaybını önleyecek şekilde başvuru planlanmalıdır.
Fiili el atma iddiasında görev tartışması doğmaz: taşınmaz fiilen kamu hizmetine tahsis edilmişse talep adli yargıda görülür. Tartışma, yalnızca fiziksel müdahale bulunmayan imar kısıtlaması hâllerinde çıkar.
Dosyanızı süre işlemeye başlamadan değerlendirelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Dayanak Maddeler: 2942 s.K. m.10, m.14, İYUK m.2 ve HMK m.114
Görev tartışması içtihatla şekillenmiş olsa da, her iki yargı kolundaki davanın yazılı dayanağı vardır. Dilekçede bu maddeler gösterilmediğinde görev itirazına karşı verilecek cevap zayıf kalır.
Bedel davasının kaynağı: 2942 s.K. m.10. Adli yargı hattının dayanağı budur: idare, satın alma usulüyle anlaşma sağlanamadığı takdirde taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat ederek taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle idare adına tesciline karar verilmesini ister. Aynı maddede mahkemenin otuz gün sonrası için duruşma günü tayin edeceği ve bilirkişi kurulu marifetiyle keşif yapılacağı düzenlenmiştir.
İptal davasının süresi: 2942 s.K. m.14. İdari yargı hattının özel süresi de kanundadır: kamulaştırmaya karşı tebligat gününden itibaren otuz gün içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal ve maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açılabilir. Bu süre hak düşürücüdür ve genel altmış günlük süreden ayrılır.
İptal davasının unsurları: İYUK m.2. İdari yargıdaki dava iptal davasıdır: idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar iptal davası sayılır. Aynı maddede idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu ve yerindelik denetimi yapılamayacağı belirtilmiştir.
İki dosya arasındaki bağ: 2942 s.K. m.10. Yazıda anlatılan bağlantının kaynağı da aynı maddededir: kamulaştırma işlemine karşı iptal davası açılması ve yürütmenin durdurulması kararı verilmesi hâlinde, bedel tespiti ve tescil davasına bakan mahkeme bu sonucu bekletici sorun yapar. Bu nedenle idari yargıdaki talep, yalnızca iptal değil yürütmenin durdurulması yönünden de kurulmalıdır.
Geri alma uyuşmazlığı: 2942 s.K. m.23. Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde amaca uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz ya da kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz olduğu gibi bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları geri almak isteyebilir; bu hak doğmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmazsa düşer. Talep mülkiyete ilişkin olduğundan adli yargıda görülür.
Görev bir dava şartıdır: HMK m.114. Görev itirazının hukuki niteliği şudur: Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması ve yargı yolunun caiz olması ile mahkemenin görevli olması dava şartlarındandır. HMK m.115 uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; eksiklik giderilemeyecek nitelikteyse dava usulden reddedilir.
Görev kuralının niteliği: HMK m.1. Ayrıca: mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. Bu nedenle taraflar sözleşmeyle görevi değiştiremez; görev itirazı her aşamada ileri sürülebilir ve mahkeme re’sen gözetir.
Görevsizlik kararı sonrası: HMK m.20. Yanlış mahkemede açılan dava hemen kaybedilmez: görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
Yargı kolları arasında: 2247 s.K. Görev iki ayrı yargı kolu arasında tartışmalıysa çözüm Uyuşmazlık Mahkemesindedir: 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun uyarınca, adli ve idari yargı mercilerinin aynı konuda ikisi de görevli (olumlu) veya ikisi de görevsiz (olumsuz) kararı vermesi hâlinde uyuşmazlık bu mahkemece çözülür ve kararları bağlayıcıdır.
Yetki: HMK m.12 ve 2942 s.K. m.10. Yetki tartışması ise daha nettir: taşınmaz üzerindeki aynî hakka ilişkin veya aynî hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Kamulaştırma bedeli davası da kanunda açıkça taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine bağlanmıştır.
Paydaşın tek başına davası: TMK m.693. Yazıdaki paydaş başlığının dayanağı da kanundadır: paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir. Bu nedenle bedel artırım veya el atma davası, tek paydaş tarafından da açılabilir; ancak hükmedilecek bedel payı oranında olur.
Görev, yetki ve süre haritası
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Bedel tespiti ve tescil | Taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk | 2942 s.K. m.10 |
| Duruşma günü | Otuz gün sonrası; bilirkişi keşfi | 2942 s.K. m.10 |
| İptal davası süresi | Tebligattan otuz gün | 2942 s.K. m.14 |
| Maddi hata | Adli yargıda düzeltim davası | 2942 s.K. m.14 |
| İptal davasının unsurları | Yetki, şekil, sebep, konu, maksat | İYUK m.2 |
| Yerindelik | Denetlenemez | İYUK m.2 |
| Bekletici sorun | Yürütmenin durdurulması hâlinde | 2942 s.K. m.10 |
| Geri alma | Beş yıl; bir yıl içinde kullanılır | 2942 s.K. m.23 |
| Görev | Dava şartı | HMK m.114 |
| Re’sen araştırma | Her aşamada | HMK m.115 |
| Görev kuralı | Kanunla düzenlenir; kamu düzeni | HMK m.1 |
| Görevsizlik sonrası | İki hafta içinde gönderme istemi | HMK m.20 |
| Yargı kolu uyuşmazlığı | Uyuşmazlık Mahkemesi; bağlayıcı | 2247 s.K. |
| Yetki | Taşınmazın bulunduğu yer; kesin | HMK m.12 |
| Tek paydaş | Bölünemeyen menfaatleri temsilen | TMK m.693 |
Görev Ayrımının Kanuni Dayanağı
Kamulaştırma uyuşmazlıklarında görev sorunu, kanunun iki farklı davayı iki farklı yargı koluna dağıtmasından doğar.
Kanuna göre malik; mahkemece yapılan tebligat gününden veya gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde:
- Kamulaştırma işlemine karşı idarî yargıda iptal davası,
- Maddî hatalara karşı adlî yargıda düzeltim davası
açabilir. Kanun ayrıca idarî yargıda açılan davaların öncelikle görüleceğini öngörmüştür.
Bedel tarafında ise durum farklıdır: bedel tespiti ve tescil davası adlî yargıda görülür ve bu davayı idare açar.
| Uyuşmazlık | Yargı kolu |
|---|---|
| Kamulaştırma işleminin iptali | İdarî yargı |
| Maddî hataların düzeltilmesi | Adlî yargı |
| Bedel tespiti ve tescil | Adlî yargı |
| Fiilî el atma | Adlî yargı |
| Hukukî el atma (imar kısıtlılığı) | İdarî yargı |
| Acele kamulaştırma kararının iptali | İdarî yargı |
Son iki satır en çok karıştırılan ayrımdır. Fiilî el atmada idarenin eylemi haksız fiil olarak nitelendiği için adlî yargı; imar kısıtlılığına dayanan hukukî el atmada ise idarî yargı görevlidir.
Paydaşların Tek Başına Dava Hakkı
Hisseli taşınmazlarda süre kaybını önleyen önemli bir hüküm vardır.
Kanuna göre iştirak hâlinde veya müşterek mülkiyette, paydaşların tek başına dava hakları vardır.
Yani diğer paydaşların katılması veya muvafakati beklenmez. Bu, özellikle mirasçı sayısı fazla dosyalarda otuz günlük sürenin korunmasını sağlar.
Görevsizlik riskine karşı alınacak önlem ise şudur: dava türü tereddütlüyse, süre içinde başvuru yapılmalı ve gerekirse ayrıca diğer yargı kolunda da dava açılması değerlendirilmelidir. Görevsizlik kararı sonrası süre yeniden kazanılamayabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Bedel tespiti davasının kanuni dayanağı nedir?
2942 s.K. m.10 uyarınca idare, satın alma usulüyle anlaşma sağlanamadığında taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat ederek kamulaştırma bedelinin tespitiyle idare adına tesciline karar verilmesini ister; mahkeme otuz gün sonrası için duruşma günü tayin eder ve bilirkişi kurulu marifetiyle keşif yapılır.
Kamulaştırma işlemine karşı dava süresi kaç gündür?
2942 s.K. m.14 uyarınca tebligat gününden itibaren otuz gün içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal, maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açılabilir. Bu süre hak düşürücüdür ve genel altmış günlük süreden ayrılır.
Görev itirazı davanın hangi aşamasında ileri sürülebilir?
HMK m.1 uyarınca mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. HMK m.114 uyarınca görev bir dava şartıdır; HMK m.115 uyarınca mahkeme dava şartlarını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Davayı yanlış yargı kolunda açarsam hakkım düşer mi?
HMK m.20 uyarınca görevsizlik veya yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmelidir; aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
İki yargı kolu da görevsizlik verirse ne olur?
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun uyarınca adli ve idari yargı mercilerinin aynı konuda ikisinin de görevli veya ikisinin de görevsiz olduğuna karar vermesi hâlinde uyuşmazlık Uyuşmazlık Mahkemesince çözülür ve bu kararlar bağlayıcıdır.
Kamulaştırma bedeli davası hangi mahkemede açılır?
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde (adli yargı) görülür. Maddi hataların düzeltilmesi davası da adli yargıdadır.
Kamulaştırmanın iptali davası hangi mahkemede açılır?
İdari yargıda açılır. Görevli mahkeme kural olarak idare mahkemesidir; ancak kamulaştırma kararı Cumhurbaşkanınca alınmışsa görevli mahkeme Danıştay’dır.
Fiili el atmada hangi yargı görevlidir?
Fiili el atmadan (idarenin taşınmaza fiilen el atması) kaynaklanan bedel, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davaları adli yargıda (asliye hukuk) görülür. Bu konuda tartışma yoktur.
Hukuki el atmada hangi mahkeme görevli?
Bu konu tartışmalıdır. Bir dönem idari yargı (tam yargı davası) görevli kabul edilmiş; ancak YHGK’nın 07.10.2021 kararıyla adli yargı lehine içtihat değişikliği olmuştur. Yüksek mahkemeler arasında görüş farkı sürmektedir.
Kamulaştırma davasında yetkili mahkeme neresidir?
Kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma davaları taşınmazın aynına ilişkin olduğundan, yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Bu kesin yetki niteliğindedir.
Davayı yanlış mahkemede açarsam ne olur?
Dava görev yönünden reddedilir; bu da zaman ve hak kaybına yol açabilir. Özellikle hukuki el atmada görev tartışmalı olduğundan, doğru yargı kolunun güncel içtihada göre belirlenmesi önemlidir.
Hukuki el atmada hangi mahkeme görevlidir?
2022’de yapılan değişiklikle bu davaların adli yargıda görüleceği belirlenmişti; ancak Anayasa Mahkemesi 16 Ocak 2025 tarihli kararıyla bu cümleyi iptal etmiştir. Mahkeme hangi yargı kolunun görevli olacağını belirlememiş, düzenlemeyi kanun koyucunun iradesine bırakmıştır. Bu nedenle dava öncesinde güncel durum değerlendirilmelidir.
Görev konusu neden uzun süre tartışmalıydı?
Kavramın doğuşundan sonra Uyuşmazlık Mahkemesi idari yargıyı görevli saymış, 2016 düzenlemesi bu ilkeyi korumuş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021’de adli yargı yönünde içtihat değiştirmiş, 2022 kanun değişikliği adli yargıyı belirlemiş, Anayasa Mahkemesi ise 2025’te bu kuralı iptal etmiştir.
Yargıtay 2021’de neden adli yargı dedi?
İdare mahkemeleri, idareyi bir işlem yapmaya zorlayıcı veya mülkiyetin devrini sağlayacak şekilde tescil kararı verememektedir. Bu nedenle davacı tazminat alsa bile taşınmazın mülkiyeti kendisinde kalmaya devam ediyordu.
İmar planının iptalini de aynı mahkemede isteyebilir miyim?
Hayır. Bedel talebi asliye hukuk mahkemesinde görülürken, kısıtlamayı yaratan imar planının iptali idari yargıda ileri sürülür.
Hukuki el atmada dava şartları nelerdir?
Uygulama imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık sürenin geçmesi, bu sürede imar uygulamasının yapılmamış, taşınmazın kamulaştırılmamış ve kısıtlamayı kaldıracak plan değişikliğinin yapılmamış olması aranır.
Tazminat hakkım beş yıl daha ötelenebilir mi?
Hayır. Tazminat hakkını beş yıl daha öteleyen düzenleme Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiştir; malikler ek bir bekleme süresine tabi tutulamaz.
Fiilî el atmada görevli mahkeme hangisidir?
İdarenin fiilen taşınmaza girmesi hâlinde bedel ve el atmanın önlenmesi talepleri adli yargıda, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Yetkili mahkeme nasıl belirlenir?
Davalar taşınmazın aynına ilişkin olduğundan yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki kesin olup mahkemece resen gözetilir.
Kamulaştırma işleminin iptali hangi yargı kolunda görülür?
14. madde uyarınca kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası, maddi hatalara karşı ise adli yargıda düzeltim davası açılır.
Bedel tespiti davası hangi mahkemede görülür?
10 ve 37. maddeler uyarınca taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde, basit yargılama usulü ile görülür.
Geri alma uyuşmazlıkları hangi yargı kolundadır?
24. maddenin son fıkrası uyarınca, bu madde ile 21, 22 ve 23. maddelerin uygulamasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir.
İdari yargıdaki dava bedel davasını durdurur mu?
Yalnızca idari yargı mahkemesince yürütmenin durdurulması kararı verilirse; bu hâlde mahkeme idari yargıdaki davayı bekletici mesele kabul eder.
İmar kısıtlaması davası hangi yargı kolunda görülür?
Ek 1. maddede yer alan ve bu davaların adli yargıda görüleceğini öngören cümle, Anayasa Mahkemesi’nin 16 Ocak 2025 tarihli E.2024/135, K.2025/20 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; güncel içtihadın kontrolü gerekir.


