Tapuda Kayıtlı Olmayan Taşınmazın Kamulaştırılması ve Zilyede Bedel Ödenmesi (Kamulaştırma Kanunu m. 19)
22 June 2026

Tapuda Kayıtlı Olmayan Taşınmazın Kamulaştırılması ve Zilyede Bedel Ödenmesi (Kamulaştırma Kanunu m. 19)

Tapusu olmayan, ancak fiilen kullanılan ve zilyetlikle elde edilmiş bir taşınmaz kamulaştırıldığında bedel kime ödenir? Kamulaştırma Kanunu, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar için özel bir usul belirler. Bu rehberde bu süreci sade bir dille açıklıyoruz.

Önce Kamu Malı Olup Olmadığı Araştırılır

Kamulaştırma Kanunu m. 19’a göre idare öncelikle, kamulaştırılacak tapusuz taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesinde sayılan kamu mallarından (mera, yol, sahipsiz yer gibi) olup olmadığını ilgili yerlerden sorarak tespit eder. Taşınmaz bu kapsamda değilse ve bir zilyedi mevcut olup zilyetlikle iktisap (kazanım) iddiasında bulunuluyorsa, süreç bu zilyet hakkı esas alınarak yürür.

Mahallinde Tahkikat ve Tutanak

İdare, 9. maddeye göre seçilen bilirkişiler aracılığıyla mahallinde inceleme yapar, delilleri toplar ve durumu bir tutanağa bağlar. Bu tutanakta; taşınmazın yüzölçümü, zilyedin kimliği, vergi kaydı, zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresi ile mülkiyeti kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirtilir. Toplanan tüm belgeler, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine verilir.

Mahkemenin İncelemesi ve Tescil

Mahkeme, kamulaştırma bedelini 10. maddedeki usule göre tespit eder. İdarenin sunduğu belgelerden, zilyedin taşınmazı Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca zilyetlikle kazandığını belirlemeye yeterli görürse, durum ilan edilir. Son ilandan itibaren otuz gün içinde Hazine veya üçüncü bir kişi itiraz etmezse, bedel zilyet adına bankaya yatırılır, taşınmaz idare adına tescil edilir ve bedel zilyede ödenir.

İtiraz Hâlinde Ne Olur?

Bu süre içinde Hazine veya üçüncü kişiler itiraz ederse, mahkeme tespit edilen bedeli; ileride hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmek üzere bankada açılacak üçer aylık vadeli hesaba yatırtır ve taşınmazı yine idare adına tescil eder. Önemli bir nokta: bedelin zilyede ödenmiş olması, o taşınmazda hak iddia edenlerin genel hükümlere göre zilyet aleyhine bedele istihkak davası açma hakkını ortadan kaldırmaz. Ayrıca başkası adına tapulu ama zilyedince kazanılmamış yerlerde, binaların asgari levazım bedeli ile ağaçların bedeli zilyede ödenir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Post by Hukukçular Evi Ankara