Tapuda Kayıtlı Olmayan Taşınmazın Kamulaştırılması ve Zilyede Bedel Ödenmesi (Kamulaştırma Kanunu m. 19)
22 Haziran 2026

Tapuda Kayıtlı Olmayan Taşınmazın Kamulaştırılması ve Zilyede Bedel Ödenmesi (Kamulaştırma Kanunu m. 19)

Bu sayfanın kapsamı

Tapusuz taşınmazlarda m.19 usulü

Aynı konunun diğer yönleri için:

Tapusu olmayan, ancak fiilen kullanılan ve zilyetlikle elde edilmiş bir taşınmaz kamulaştırıldığında bedel kime ödenir? Kamulaştırma Kanunu, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar için özel bir usul belirler. Bu rehberde bu süreci sade bir dille açıklıyoruz.

Önce Kamu Malı Olup Olmadığı Araştırılır

Kamulaştırma Kanunu m. 19’a göre idare öncelikle, kamulaştırılacak tapusuz taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16. maddesinde sayılan kamu mallarından (mera, yol, sahipsiz yer gibi) olup olmadığını ilgili yerlerden sorarak tespit eder. Taşınmaz bu kapsamda değilse ve bir zilyedi mevcut olup zilyetlikle iktisap (kazanım) iddiasında bulunuluyorsa, süreç bu zilyet hakkı esas alınarak yürür.

Tahkikatta sahada olmayan zilyet dosyayı baştan kaybeder

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Mahallinde Tahkikat ve Tutanak

İdare, 9. maddeye göre seçilen bilirkişiler aracılığıyla mahallinde inceleme yapar, delilleri toplar ve durumu bir tutanağa bağlar. Bu tutanakta; taşınmazın yüzölçümü, zilyedin kimliği, vergi kaydı, zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresi ile mülkiyeti kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirtilir. Toplanan tüm belgeler, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine verilir.

Mahkemenin İncelemesi ve Tescil

Mahkeme, kamulaştırma bedelini 10. maddedeki usule göre tespit eder. İdarenin sunduğu belgelerden, zilyedin taşınmazı Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca zilyetlikle kazandığını belirlemeye yeterli görürse, durum ilan edilir. Son ilandan itibaren otuz gün içinde Hazine veya üçüncü bir kişi itiraz etmezse, bedel zilyet adına bankaya yatırılır, taşınmaz idare adına tescil edilir ve bedel zilyede ödenir.

İtiraz Hâlinde Ne Olur?

Bu süre içinde Hazine veya üçüncü kişiler itiraz ederse, mahkeme tespit edilen bedeli; ileride hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmek üzere bankada açılacak üçer aylık vadeli hesaba yatırtır ve taşınmazı yine idare adına tescil eder. Önemli bir nokta: bedelin zilyede ödenmiş olması, o taşınmazda hak iddia edenlerin genel hükümlere göre zilyet aleyhine bedele istihkak davası açma hakkını ortadan kaldırmaz. Ayrıca başkası adına tapulu ama zilyedince kazanılmamış yerlerde, binaların asgari levazım bedeli ile ağaçların bedeli zilyede ödenir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut durumunuza ilişkin değerlendirme için güncel mevzuat ve uzman hukuki görüş esas alınmalıdır.

Tapusuz taşınmaz dosyanız için görüşelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Uzman görüşü almak için doğrudan iletişime geçebilirsiniz.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

Tapuda Kayıtlı Olmayan Taşınmazlar ve Zilyetlik

Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar, Türk hukukunda özel bir kategori oluşturur. Bu taşınmazlar; genellikle uzun süreli zilyetlik ile kullanılan ancak resmi tescil süreci tamamlanmamış olan arazi ve yapılardır. Türk Medeni Kanunu ve Kadastro Kanunu bu tür taşınmazların hukuki durumunu düzenler.

Zilyetlik kavramı; bir malı fiili olarak kullanma ve tasarruf etme durumudur. Uzun süreli zilyetlik; belirli koşullar altında mülkiyet hakkı doğurabilir. TMK m. 713-714 hükümleri zilyetlikle mülkiyet kazanılmasını düzenler.

Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar için önemli olan tarihler 1988 ve 1990 yıllarıdır. Bu yıllarda çıkarılan kadastro kanunları; kadastro süreci başlayan bölgelerde tapusuz taşınmazların tescili için düzenlemeler getirmiştir. Bu tarihler öncesi kullanım kanıtları önem taşır.

Uygulamada tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar için karşılaşılan durumlar; miras yoluyla intikal, satış, hibe veya uzun süreli kullanım şeklindedir. Her durumda hukuki güvence için mahkeme kararı veya kadastro tespiti gerekir.

Kamulaştırma Süreci ve Tazminat Hakları

Kamulaştırma; devletin kamu yararı için özel mülkiyeti sona erdirmesidir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu bu süreci düzenler. Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar için kamulaştırma; özel prosedürler gerektirir. Zilyetlik durumu değerlendirilir.

Kamulaştırma bedeli; taşınmazın piyasa değeri üzerinden hesaplanır. Tapusuz taşınmazlar için bu değerlendirme; kadastro tespit değeri, emsal karşılaştırması ve bilirkişi görüşü ile yapılır. Bedelin adil belirlenmesi kritik önem taşır.

Zilyetlik hakkı sahiplerinin tazminat hakkı vardır. TMK m. 703 hükmü; zilyetlikle mülkiyet kazanılmasını sağlayan koşullar altında zilyetlik sahiplerinin de tazminat talep etme hakkını tanır. Bu, adil bir sonuç sağlar.

Uygulamada karşılaşılan sorunlar arasında; zilyetlik başlangıç tarihinin tespiti, emsal taşınmazların değerlendirilmesi ve bedelin belirlenmesi sayılabilir. Bu sorunlar için uzman avukat ve bilirkişi desteği gereklidir.

Yargı Süreci ve Bilirkişi İncelemesi

Kamulaştırma bedeline itiraz için Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılır. Tapusuz taşınmazlar için özel dikkat gerekir; zilyetlik ispatı, kullanım süresi ve kadastro belgeleri kritik delillerdir. Dava süresi genellikle 12-24 ay arasında değişir.

Bilirkişi incelemesi; kamulaştırma davalarının temel unsurlarından biridir. Bilirkişi; taşınmazın konumu, büyüklüğü, kullanım şekli, emsal taşınmaz karşılaştırması ve piyasa değeri değerlendirmesi yapar. Rapor, hakim kararında belirleyicidir.

Delil sunumu; tanık ifadeleri, tapu kayıtları, kadastro belgeleri, komşuluk belgeleri ve tarihi belgeler ile yapılır. Zilyetlik başlangıç tarihi için özellikle tanık ifadeleri ve komşuluk belgeleri kritik önem taşır.

İlk Adım: Kamu Malı mı Değil mi?

Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların kamulaştırılması 19. maddeye tabidir ve süreç bir eleme sorusuyla başlar.

İdare öncelikle, kamulaştırılması kararlaştırılan tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesinde sayılan kamu mallarından olup olmadığını ilgili yerlerden sormak suretiyle tespit eder.

Bu sorunun cevabı süreci belirler: taşınmaz kamu malı ise zilyede bedel ödenmesi gündeme gelmez. Kamu malı değilse ve zilyet mevcutsa 19. maddenin asıl usulü işler.

Zilyetlik Tahkikatı ve Tutanak

İdarece yapılan araştırma sonucunda taşınmazın kamu mallarından olmadığının ve taşınmazın zilyedi mevcut olup da zilyetlikle iktisap iddiasında bulunulduğunun tespiti hâlinde, idare 9. madde gereğince seçilen bilirkişiler marifetiyle mahallinde tahkikat yapar, delilleri toplar ve keyfiyeti bir tutanakla belirtir.

Kanun, bu tutanakta yer alması gereken bilgileri tek tek sayar:

  • Taşınmazın yüzölçümü
  • Zilyedin kimliği
  • Vergi kaydı
  • Zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresi
  • Mülkiyeti kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği

Tutanağın içeriği, zilyedin sonraki aşamalardaki konumunu belirler. Bu nedenle zilyedin, tahkikat öncesinde elindeki belgeleri derlemesi yerinde olur: vergi kayıtları, tarımsal destek ödemeleri, elektrik ve su abonelikleri, muhtar kayıtları ve eski tarihli hava fotoğrafları.

Mahkeme Aşaması ve Bedelin Tespiti

İdarece hazırlanan ve 10. madde uyarınca toplanan belgelerin tamamı, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine verilir ve taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin peşin veya 3. maddenin ikinci fıkrasına göre taksitle ödenmesi karşılığında idare adına tesciline karar verilmesi istenir.

Mahkeme, taşınmazın kamulaştırma bedelini 10. maddede belirtilen usulde ve sürede tespit eder. Yani keşif, bilirkişi ve rapora itiraz aşamaları burada da aynen işler.

Mahkeme, idarece verilen bilgi ve belgelerden zilyedin kamulaştırma tarihinde taşınmazı Türk Kanunu Medenisi hükümleri dairesinde ve zilyetlikle iktisap etmiş olduğunu belirtmeye yeterli gördüğü takdirde, bedel tespitine ilişkin bilirkişi raporunu idareye, bu raporla birlikte idarece verilen diğer belgeleri de tespit edilen zilyede tebliğ eder.

İlan: Üç Ayrı Mecra

Taşınmazın durumu, o yerin en büyük mal memuruna bildirilmekle beraber ilan edilir. İlanın yapılacağı mecralar 2022’de genişletilmiştir.

13 Ekim 2022 tarihli ve 7418 sayılı Kanun’un 28. maddesiyle yapılan değişiklik sonrası hüküm şu hâldedir: taşınmazın bulunduğu yerde çıkan bir yerel gazete ve bir internet haber sitesi ile Türkiye genelinde yayımlanan bir gazetede en az birer defa ilan edilir.

İlanda bulunması gereken hususlar da maddede sayılmıştır:

19. madde ilanının içeriği
Bentİçerik
(a)Taşınmaz malın bulunduğu yeri, mevkii, sınırı, miktarı
(b)Zilyedin kimliği
(c)Kamulaştırma bedelinin yatırılacağı banka
(d)Konuya ve taşınmazın değerine ilişkin tüm savunma ve delillerin, ilan tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı olarak bildirilmesi gerektiği
(e)Hak sahiplerinin son ilandan itibaren bir ay içinde itiraz etmedikleri takdirde, kamulaştırma bedelinin zilyede ödeneceğine karar verileceği

Otuz Günlük İtiraz Penceresi

Ödemenin kime yapılacağını belirleyen kritik eşik budur. Kanun şunu düzenler: son ilandan itibaren otuz gün içinde Hazine veya üçüncü bir kimse tarafından itiraz edilmediği takdirde, mahkemece kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın peşin ve nakit olarak (taksitli kamulaştırmada ilk taksidin) zilyet adına ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve makbuzun ibraz edilmesi için idareye on beş gün süre verilir. Gereken hâllerde bu süre bir defaya mahsus uzatılabilir.

İdare tarafından bedelin zilyet adına yatırıldığına dair makbuzun mahkemeye ibrazı hâlinde mahkemece, taşınmazın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin zilyede ödenmesine karar verilir; bu karar tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir.

İtiraz edilmesi hâlinde ise sonuç değişir: mahkemece, tespit edilen kamulaştırma bedelinin ileride hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmek üzere idarece ilanda belirtilen bankada açılacak üçer aylık vadeli hesaba yatırılmasından sonra, taşınmazın idare adına tesciline karar verilir.

Dikkat edilecek nokta şudur: itiraz, tescili durdurmaz. Taşınmaz her hâlde idare adına tescil edilir; değişen yalnızca bedelin kime ve ne zaman ödeneceğidir.

Bedele İstihkak Davası

Bedelin zilyede ödenmiş olması, taşınmaz üzerinde hak iddia edenlerin yolunu kapatmaz. Kanun bunu açıkça belirtir: kamulaştırma bedelinin zilyede verilmiş olması, o taşınmaz malda hak iddia edenlerin genel hükümler dairesinde zilyet aleyhine, bedele istihkak davası açmak hakkını düşürmez.

Bu, iki aşamalı bir yapı kurar: kamulaştırma süreci zilyet üzerinden tamamlanır, hak sahipliği tartışması ise ayrı bir yargılamada, zilyet ile hak iddia eden arasında çözülür.

Zilyet İktisap Etmemişse: Bina ve Ağaç Bedeli

Zilyetlikle iktisap şartları gerçekleşmemiş olsa dahi, taşınmaz üzerindeki varlıklar için ayrı bir hak tanınmıştır. 19. maddeye 26 Mayıs 2004 tarihli ve 5177 sayılı Kanun’un 35. maddesiyle eklenen fıkraya göre:

Başkası adına tapulu, sahipsiz ve/veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırmasında binaların asgarî levazım bedeli, ağaçların ise 11 inci madde çerçevesinde takdir olunan bedeli zilyedine ödenir.

Zilyede ödenecek kalemler
KalemÖdenecek bedel
BinaAsgari levazım bedeli — tam yapı bedeli değil
Ağaçlar11. madde çerçevesinde takdir olunan tam bedel
ZeminZilyet iktisap etmemişse tapu malikine veya hak sahibine

Bu ayrım, tapusu başkasında olan bir yerde uzun yıllardır bahçe işleten zilyet ile aynı yere yapı yapan zilyedin hukuki durumunu belirgin biçimde farklılaştırır.

Kadastro Görmemiş Yerlerde Tespit

Taşınmaz kadastro görmemiş bir yerdeyse 9. madde devreye girer. İdare, yerin durumunun tespiti için mahallin mülki amirine müracaat ederek kamulaştırma yapılacak yerde iki asıl ve iki yedek olmak üzere dört bilirkişinin seçilmesini ister.

Mülki amir bu istem üzerine sekiz gün içerisinde bilirkişilerin seçilmesini ve sulh hukuk mahkemesinde yeminlerinin yaptırılarak isimlerinin kamulaştırmayı yapacak idareye bildirilmesini sağlar.

Tespit sırasında muhtar veya vekili, ihtiyar kurulundan iki üye ve iki bilirkişi birlikte görev yapar. Bu kişilere çalıştıkları günler için 29. maddeye göre ödeme yapılır.

Zilyet İçin Kontrol Listesi

  1. Taşınmaz kamu malı mı? 3402 sayılı Kanun’un 16. maddesi kapsamına giriyorsa zilyede bedel ödenmez.
  2. Zilyetliğin başlangıcı ve süresi belgelenmeli. Tutanakta bu bilgiler aranır.
  3. İlan tarihleri izlenmeli. On günlük delil bildirimi ve otuz günlük itiraz süresi buradan işler.
  4. Üzerindeki bina ve ağaçlar ayrı ayrı envanterlenmeli. İkisi farklı bedel rejimine tabidir.
  5. İtiraz gelirse bedelin vadeli hesaba alınacağı ve hak sahipliğinin ayrı bir yargılamada belirleneceği baştan bilinmelidir.
  6. Tescil her hâlde gerçekleşir; itiraz yalnızca ödemeyi erteler.

Zilyetlikle İktisap Şartları Neden Önemli?

19. maddenin bütün yapısı tek bir değerlendirmeye dayanır: zilyet, taşınmazı zilyetlikle iktisap etmiş midir? Kanun bunu tutanakta belirtilmesi gereken bir husus olarak sayar ve mahkemenin de bu yönde bir kanaate varmasını arar.

Madde, mahkemenin idarece verilen bilgi ve belgelerden zilyedin kamulaştırma tarihinde taşınmaz malı Türk Kanunu Medenisi hükümleri dairesinde ve zilyetlikle iktisap etmiş olduğunu belirtmeye yeterli gördüğü takdirde raporları tebliğ edeceğini düzenler.

Bu değerlendirme dosyanın kaderini belirler. Zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği kanaatine varılırsa zilyet, bedelin tamamının muhatabı olur. Aksi hâlde zilyedin alabileceği tek şey, 5177 sayılı Kanun’la eklenen fıkra kapsamındaki bina ve ağaç bedelidir.

Zilyedin Delil Dosyası

Zilyetliğin başlangıcı ve kesintisiz sürdüğü, çoğu zaman tek bir belgeyle değil bir belge zinciriyle ortaya konur. Derlenmesi gereken başlıca kaynaklar:

  • Vergi kayıtları. Madde bunu tutanakta aranan hususlar arasında ayrıca sayar.
  • Tarımsal destek ve kayıt sistemi belgeleri. Arazi kullanımının süresini gösterir.
  • Abonelik kayıtları. Elektrik, su ve benzeri aboneliklerin başlangıç tarihleri.
  • Muhtarlık kayıtları ve ikametgâh belgeleri.
  • Eski tarihli hava fotoğrafları. Taşınmaz üzerindeki kullanımın hangi tarihte başladığını gösterir.
  • Tanık beyanları. Özellikle komşu parsel malikleri ve muhtar.

Bu belgelerin tahkikat aşamasından önce hazırlanması, tutanağın içeriğini doğrudan etkiler. Tutanak bir kez düzenlendikten sonra içeriğini değiştirmek çok daha zordur.

İtiraz Gelirse Ne Olur?

Son ilandan itibaren otuz gün içinde Hazine veya üçüncü bir kimse itiraz ederse süreç iki koldan yürür.

Kamulaştırma tarafı tamamlanır. Bedel, ileride hak sahipliğini ispat edecek kişiye ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesaba yatırılır ve taşınmaz idare adına tescil edilir. İdarenin işi biter.

Hak sahipliği tartışması ayrı yürür. Bedelin kime ödeneceği, zilyet ile hak iddia eden arasındaki ayrı bir yargılamada belirlenir. Kanun bunu bedele istihkak davası olarak adlandırır ve zilyede ödeme yapılmış olsa dahi bu hakkın düşmeyeceğini belirtir.

Zilyet açısından pratik sonuç şudur: itiraz gelmesi hâlinde para hemen alınamaz ve bekleme süresi, hak sahipliği yargılamasının süresine bağlı olarak uzayabilir. Bu ihtimal müvekkile baştan anlatılmalıdır.

Tapulu ama Çekişmeli Taşınmazdan Farkı

Tapusuz taşınmaz ile tapulu ama mülkiyeti çekişmeli taşınmaz farklı maddelere tabidir ve karıştırılmamalıdır.

19. madde tapuda kayıtlı olmayan taşınmazları düzenler; burada zilyetlik ve zilyetlikle iktisap iddiası merkezdedir.

18. madde ise tapuda kayıtlı olmakla birlikte mülkiyeti üzerinde mahkemede ihtilaf bulunan veya kadastro mahkemesinde davalı olan taşınmazları düzenler. Burada bedel, mülkiyet ihtilafıyla ilgili uyuşmazlığın sonucunda belli olacak hak sahibine ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesaba yatırılır ve ödeme, hak sahibi olduğuna karar verilen kişinin müracaatı üzerine mahkemenin bankaya yazacağı talimatla yapılır.

Her iki maddede de ortak olan nokta şudur: tescil beklemez. Taşınmaz her hâlde idare adına tescil edilir; çekişme yalnızca bedelin akıbetini belirler.

Zilyetlikle İktisabın Medeni Kanun Ölçütü

On dokuzuncu madde, mahkemenin zilyedin taşınmazı Medeni Kanun hükümleri dairesinde ve zilyetlikle iktisap etmiş olduğunu belirtmeye yeterli görmesi hâlinde bedelin zilyede ödenmesine karar verileceğini söyler. Buradaki ölçüt Kamulaştırma Kanunu’nda değil, Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesindedir.

Olağanüstü zamanaşımıyla kazanmanın unsurları
Unsurİçerik
Taşınmazın durumuTapu kütüğünde kayıtlı olmaması
SüreYirmi yıl
NiteliğiDavasız ve aralıksız zilyetlik
SıfatMalik sıfatıyla zilyetlik
İspatTutanakta zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresi belirtilir (m.19/2)
Engel3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesindeki kamu malları kazanılamaz

İdare, tahkikat tutanağında zilyedin kimliğini, vergi kaydını, zilyetliğin başlangıç tarihini ve süresini ve mülkiyeti kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini belirtmek zorundadır. Bu tutanak, mahkemenin yapacağı değerlendirmenin temelini oluşturur; eksik düzenlenmiş bir tutanak, zilyedin lehine olan delillerin dosyaya hiç girmemesi sonucunu doğurabilir.

Delil dosyası tutanaktan önce hazırlanmalıdır. Vergi kayıtları, köy senedi, tapu tahsis belgesi, kadastro tutanakları, tanık beyanları ve zilyetliğin sürekliliğini gösteren belgeler tahkikat sırasında sunulmalıdır. İlan sonrası mahkemeye yazılı bildirim için tanınan süre yalnızca on gündür; bu süre, belge toplamaya değil, hazır belgeleri sunmaya yeter.

Tespit Aşamasında Bilirkişilerin Seçimi

Kadastro görmemiş yerlerde durumun tespiti dokuzuncu maddeye göre yapılır ve bu maddenin öngördüğü usul, tespitin geçerliliği bakımından belirleyicidir.

Dokuzuncu maddenin usulü
AşamaKural
Başvuruİdare, mahallin mülki amirine müracaat eder
Seçilecek kişiİki asıl ve iki yedek olmak üzere dört bilirkişi
SüreMülki amir sekiz gün içinde seçimi sağlar
YeminBilirkişiler sulh hukuk mahkemesinde yemin ettirilir
Bildirimİsimler kamulaştırmayı yapacak idareye bildirilir
Tespit heyetiMuhtar veya vekili, ihtiyar kurulundan iki üye ve iki bilirkişi birlikte görev yapar
ÜcretGörev yapanlara 29. maddeye göre ödeme yapılır

Bu usule uyulmadan yapılan bir tespit, dosyanın esasını etkileyecek bir eksikliktir. Bilirkişilerin mülki amirce seçilmemiş olması, yeminlerinin yaptırılmamış olması veya tespitte muhtar ile ihtiyar kurulu üyelerinin bulunmaması, tutanağın delil değerine yönelik itirazın dayanağını oluşturur.

Çekişmeli mülkiyet hâli için paylı taşınmazın kamulaştırılması, bedelin ödenmesi için bankaya yatırma rehberlerimize bakınız.

Sıkça Sorulan Sorular

Tapusuz taşınmaz kamulaştırılırken ilk ne yapılır?

İdare öncelikle taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16. maddesinde sayılan kamu mallarından olup olmadığını ilgili yerlerden sormak suretiyle tespit eder.

Zilyetlik tutanağında neler yer alır?

Taşınmazın yüzölçümü, zilyedin kimliği, vergi kaydı, zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresi ile mülkiyeti kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirtilir.

İlan nerede yapılır?

7418 sayılı Kanun’la değiştirilen hükme göre taşınmazın bulunduğu yerde çıkan bir yerel gazete ve bir internet haber sitesi ile Türkiye genelinde yayımlanan bir gazetede en az birer defa ilan edilir.

İtiraz süresi ne kadardır?

Son ilandan itibaren otuz gün içinde Hazine veya üçüncü bir kimse tarafından itiraz edilmezse bedelin zilyede ödenmesine karar verilir.

İtiraz edilirse tescil durur mu?

Hayır. İtiraz hâlinde bedel üçer aylık vadeli hesaba yatırılır ve taşınmaz yine idare adına tescil edilir; değişen yalnızca bedelin kime ve ne zaman ödeneceğidir.

Bedel zilyede ödenirse hak sahibi ne yapabilir?

Bedelin zilyede verilmiş olması, hak iddia edenlerin genel hükümler dairesinde zilyet aleyhine bedele istihkak davası açma hakkını düşürmez.

Zilyet iktisap etmemişse hiçbir bedel alamaz mı?

19. maddeye 5177 sayılı Kanun’la eklenen fıkra uyarınca binaların asgari levazım bedeli, ağaçların ise 11. madde çerçevesinde takdir olunan bedeli zilyedine ödenir.

Zilyetlikle iktisap şartları gerçekleşmezse ne olur?

Zilyedin alabileceği, 19. maddeye 5177 sayılı Kanun’la eklenen fıkra kapsamındaki bina asgari levazım bedeli ile ağaçların 11. madde çerçevesinde takdir olunan bedelidir.

Zilyetliğimi hangi belgelerle ispatlarım?

Vergi kayıtları, tarımsal destek belgeleri, abonelik kayıtları, muhtarlık kayıtları, eski tarihli hava fotoğrafları ve tanık beyanları kullanılabilir.

Tapusuz taşınmaz ile çekişmeli tapulu taşınmaz aynı maddeye mi tabi?

Hayır. Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar 19. maddeye, tapuda kayıtlı olmakla birlikte mülkiyeti çekişmeli olanlar 18. maddeye tabidir.

Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz kamulaştırılabilir mi?
Evet, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında. Zilyetlik hakkı sahipleri de tazminat talep edebilir.
Zilyetlik ile mülkiyet kazanılabilir mi?
Evet, TMK m. 713-714 uyarınca uzun süreli zilyetlik + iyi niyet + itirazsız kullanım koşulları ile.
Kamulaştırma bedeli nasıl hesaplanır?
Piyasa değeri üzerinden. Bilirkişi incelemesi, emsal karşılaştırma ve kadastro tespit değeri kullanılır.
1988 ve 1990 tarihleri neden önemli?
Kadastro kanunları bu yıllarda çıkarıldı. Zilyetlik başlangıç tarihi için referans.
Bilirkişi ne yapar?
Konum, büyüklük, kullanım, emsal ve piyasa değeri incelemesi. Hakim kararında belirleyici rapor.
Dava süresi ne kadar?
Ortalama 12-24 ay. Delil sunumu ve bilirkişi incelemesi süresine göre değişir.

İlgili Rehberler

Konunuza özel değerlendirme için ekibimizle iletişime geçin.

📞 +905546483715  |  💬 WhatsApp

Kadastro Tespit Süreci ve Sonuçları

Kadastro tespit süreci; tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların hukuki durumunun belirlenmesi için kritik önem taşır. Bu süreçte; taşınmazın sınırları, mülkiyet durumu ve kullanım geçmişi belirlenir.

Kadastro Kanunu m. 12; tespit sürecinde başvurulacak delilleri ve prosedürleri düzenler. Belge, tanık, komşuluk şahitliği ve fiili kullanım incelenir. Kadastro Komisyonu; bu delilleri değerlendirerek karar verir.

Kadastro tespit kararına karşı 10 yıllık süre içinde tapu iptali davası açılabilir. Bu süre; hak düşürücü nitelikte olup, kaçırılırsa hak kaybı doğar.

Post by Av. Fatma Öztürk