Bu sayfanın kapsamı
Çifte tapu ve sonraki kaydın iptali
Aynı konunun diğer yönleri için:
- Kamulaştırmada Hatalı Tescilin Düzeltilmesi — Tescildeki hataların düzeltilmesi
Bir taşınmaz kamulaştırılıp idare adına tescil edildikten sonra, aynı yer için yeniden bir gerçek veya tüzel kişi adına tapu çıkması, uygulamada karşılaşılan ve mülkiyette belirsizlik yaratan bir sorundur. Kanun, bu ‘çifte tapu’ durumuna özel bir çözüm öngörmüştür.
Kamulaştırılan yer için mükerrer tapu mu var? Kaydın durumunu birlikte değerlendirelim.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsAppKamulaştırma Sonrası Yeniden Tapu Sorunu Nedir?
Kamulaştırma tamamlanınca taşınmaz idare adına tescil edilir ve mülkiyet idareye geçer (TMK m. 705). Buna rağmen, tapu/kadastro işlemlerindeki bir hata, mükerrer kadastro veya yolsuz bir işlem sonucu aynı taşınmaz için sonradan başka bir kişi adına yeni bir tapu kaydı oluşabilir. Bu, sicilde çelişki ve mülkiyet uyuşmazlığı doğurur.
Kanuni Dayanak: Kamulaştırma Kanunu m. 36
2942 sayılı Kanun’un 36. maddesi bu duruma özgü bir hüküm içerir: kamulaştırma işlemleri tamamlanıp taşınmaz idare adına intikal/tescil edildikten sonra, kamulaştırılan yer için herhangi bir nedenle gerçek veya tüzel kişiler adına yeniden tapu tesis edilirse, idarenin isteği üzerine hâkim, evrak üzerinde ve gerek görürse mahallinde inceleme yaparak sonraki kaydın iptaline karar verir. Önemli bir kolaylık olarak, bu işlemler harca ve resme tabi değildir.
Çifte Tapu (Mükerrer Kayıt) ve Yolsuz Tescil
Aynı taşınmaza ait birden çok tapu kaydının bulunması (çifte tapu), Türk Medeni Kanunu anlamında bir yolsuz tescil hâlidir (TMK m. 1024). Geçerli bir hukuki sebebe dayanmayan tescil, taşınmaz üzerindeki gerçek mülkiyet durumunu değiştirmez. Kamulaştırma sonrası oluşan mükerrer kayıtta, idare adına yapılan geçerli tescil esas alınır ve sonradan oluşturulan geçersiz kayıt iptal edilir.
İyiniyetli Üçüncü Kişi Korunur mu?
Kural olarak tapuya iyiniyetle güvenerek hak kazanan üçüncü kişi korunur (TMK m. 1023). Ancak çifte tapu durumunda bu koruma işlemez: sicil kendi içinde çelişkiye düşüp aleniyetini yitirdiğinden, iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunmaz ve geçersiz kayıt iptal edilir. Böylece kamulaştırmayla idare adına geçen mülkiyet, sonradan oluşan kayıtlara rağmen korunmuş olur.
Zarar Görenin Tazminat Hakkı (TMK m. 1007)
Sonraki kaydın iptaliyle hak kaybına uğrayan ve tapuya güvenmiş iyiniyetli kişiler, doğrudan taşınmazı kazanamasa da mağdur bırakılmaz: Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumludur. Bu kişiler, uğradıkları zararın tazmini için Devlet aleyhine dava açabilir; Devlet, kusurlu memurlarına rücu edebilir.
Süreç ve Görevli Mahkeme
Sonraki kaydın iptali, m. 36 uyarınca idarenin talebiyle başlatılır ve adli yargıda (asliye hukuk mahkemesi) görülür. Hâkim, kamulaştırma evrakını ve tapu kayıtlarını inceleyerek geçersiz kaydı iptal eder. Taraflar arasında mülkiyetin kime ait olduğu çekişmeliyse, tapu iptali ve tescil davası kapsamında deliller değerlendirilir. Mükerrer kayıt fark edildiğinde, hak kaybını önlemek için vakit geçirmeden hukuki destek alınması yerinde olur.
Çifte Tapu Nasıl Oluşur?
Kamulaştırılan taşınmazın kaydı idare adına tescil edilir. Aynı yer için sonradan yeni bir tapu oluşması, sicilin yanlış tutulmasından kaynaklanır.
| Sebep | İçeriği | Sonuç |
|---|---|---|
| Terkin yapılmaması | Eski kayıt kapatılmamış | İki kayıt yan yana |
| Kadastro hatası | Sınır ve yüzölçümü yanlış | Çakışma |
| Mükerrer tescil | Aynı yer iki parselde | Uygulama hatası |
| Zilyetlikten tescil | Kamulaştırma bilinmeden yapılan tescil | Sonraki kayıt |
| Vekâlet ve devir zinciri | Sonraki satışlar | İyiniyet sorunu |
| Sonuç | Aynı taşınmaz için iki malik görünür | Uyuşmazlık |
| Öncelik | Kural olarak önceki geçerli tescil korunur | Sonraki iptal edilir |
| İyiniyetli alıcı | Tapuya güvenerek almışsa | Ayrı değerlendirme |
| Tespit | Tapu ve kadastro kayıtlarının incelenmesi | Bilirkişi |
Birinci ve yedinci satırlar meselenin özüdür: kamulaştırma sonrası eski kaydın terkin edilmemesi çifte tapuya yol açar ve kural olarak önceki geçerli tescil korunarak sonraki kayıt iptal edilir.
Sekizinci satır ise mağduriyetin kaynağıdır; tapuya güvenerek satın alan iyiniyetli kişi, sonradan kaydının iptaliyle karşılaşabilir — bu hâlde zararının tazmini gündeme gelir.
Kamulaştırma dosyalarında süreler hak düşürücüdür
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Zarara Uğrayanın Başvuru Yolu
Kaydı iptal edilen iyiniyetli malik için kanun özel bir sorumluluk rejimi öngörmüştür.
| Konu | Kural | Not |
|---|---|---|
| Sorumluluk | Devlet, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan sorumludur | TMK m.1007 |
| Nitelik | Kusursuz sorumluluk | Kusur aranmaz |
| Davalı | Hazine | Tapu müdürlüğü değil |
| Görevli mahkeme | Asliye hukuk | Adli yargı |
| Talep | Uğranılan zararın tazmini | Taşınmazın değeri |
| Değerleme | Zarar tarihindeki değer | Bilirkişi |
| İyiniyet şartı | Davacının iyiniyetli olması aranır | Belirleyici |
| Kötüniyet | Durumu biliyorsa tazminat istenemez | Araştırılır |
| Zamanaşımı | Zararın öğrenilmesinden itibaren | Kaçırmayın |
Birinci, ikinci ve üçüncü satırlar bu yolun gücünü gösterir: tapu sicilinin hatalı tutulmasından doğan zarardan devlet kusursuz olarak sorumludur ve dava doğrudan Hazine’ye karşı açılır. İdarenin kusuru bulunup bulunmadığı araştırılmaz.
Yedinci satır ise davanın şartıdır; tazminat isteyebilmek için davacının kaydı edinirken iyiniyetli olması gerekir. Ayrıntı için tapu sicilinden devletin sorumluluğu rehberimize bakabilirsiniz.
Kamulaştırılan Taşınmazda Geri Alma Hakkı
Kamulaştırma amacına uygun kullanılmazsa eski malikin geri alma hakkı doğabilir.
| Konu | Kural | Not |
|---|---|---|
| Şart | Taşınmaz kamulaştırma amacına uygun kullanılmamış | Fiilî durum |
| Süre | Kanunda öngörülen süre içinde işlem yapılmamışsa | Takip edin |
| Hak sahibi | Eski malik veya mirasçıları | Talep hakkı |
| Bedel | Alınan bedelin iadesi gerekir | Güncellenmiş |
| Talep | İdareye başvuru, sonra dava | Usul |
| Taşınmaz devredilmişse | Üçüncü kişiye satılmışsa | Değerlendirilir |
| Kısmi kullanım | Bir bölümü kullanılmışsa | Kalan için tartışma |
| İmar değişikliği | Amaç değişmişse | Ayrıca incelenir |
| Kayıt kontrolü | Tapu ve idari işlemler | Erken başlayın |
Birinci ve ikinci satırlar hakkın iki şartını verir: taşınmazın kamulaştırma amacına uygun kullanılmamış olması ve bu durumun kanunda öngörülen süre içinde gerçekleşmesi. Bu nedenle kamulaştırılan taşınmazın akıbetinin takip edilmesi gerekir.
Altıncı satır ise sınırı gösterir; taşınmaz üçüncü kişilere devredilmişse geri alma imkânı önemli ölçüde daralır ve talep tazminata dönüşebilir.
Tapu ve mülkiyet rehberlerimiz: tapu iptali ve tescil davası · muris muvazaası · tapu kaydını okuma · tapuya güven ilkesi · devletin sorumluluğu · kayıt düzeltme
Hangi Davayı Açmalısınız?
Çifte tapu uyuşmazlığında birden fazla yol vardır; seçim, kaydınızın durumuna ve talebinize bağlıdır.
| Talep | Dava | Merci |
|---|---|---|
| Kaydım korunsun | Tapu iptali ve tescil | Asliye hukuk |
| Kaydım iptal edildi, zararım karşılansın | Tazminat — Hazine aleyhine | Asliye hukuk |
| Sınır ve yüzölçümü hatası | Kayıt düzeltme davası | Asliye hukuk |
| Kadastro tespitine itiraz | Askı süresi içinde | Kadastro mahkemesi |
| Kamulaştırma bedeli eksik | Bedel artırım | Asliye hukuk |
| Geri alma | İdareye başvuru, sonra dava | Şartları varsa |
| Tedbir | Tapuya ihtiyati tedbir şerhi | Devri önler |
| Yetki | Taşınmazın bulunduğu yer | Kesin yetki |
| Delil | Tapu, kadastro, kamulaştırma dosyası | Bilirkişi ve keşif |
Birinci ve ikinci satırlar iki temel yolu ayırır: kaydınızın korunmasını istiyorsanız tapu iptali ve tescil davası, kaydınız iptal edilmişse Hazine aleyhine tazminat davası açılır. İkisi terditli olarak birlikte de ileri sürülebilir.
Yedinci satır ise ilk adımdır; uyuşmazlık ortaya çıktığında tapuya ihtiyati tedbir şerhi konulmadığı takdirde taşınmaz yargılama sürerken el değiştirebilir ve iyiniyet tartışması ağırlaşır.
Belge Toplama ve Zaman Yönetimi
Bu dosyalarda başarı büyük ölçüde arşiv belgelerine bağlıdır.
| Belge | Nereden | Ne gösterir |
|---|---|---|
| Tapu kayıt örneği | Tapu müdürlüğü | Mevcut durum |
| Tapu tarihçesi | Arşiv kaydı | Devir zinciri |
| Kadastro tutanağı | Kadastro müdürlüğü | Tespit süreci |
| Kamulaştırma dosyası | İlgili idare | Karar ve tescil |
| Ödeme belgeleri | Banka veya idare | Bedel alındı mı |
| Fiilî kullanım | Fotoğraf, tanık, keşif | Zilyetlik |
| İmar durumu | Belediye | Amaca uygunluk |
| Uydu görüntüleri | Kurum kayıtları | Dönemsel kullanım |
| Zamanlama | Belgeler eskidikçe ulaşmak zorlaşır | Erken toplayın |
İkinci satır bu tür dosyaların anahtarıdır: tapu arşiv tarihçesi, taşınmazın hangi tarihte kimden kime geçtiğini ve kamulaştırma tescilinin nerede kesildiğini gösterir — çifte tapunun nasıl oluştuğu çoğu zaman bu belgeden anlaşılır.
Dokuzuncu satır ise pratik uyarıdır; eski kadastro ve kamulaştırma evrakına ulaşmak zamanla güçleştiğinden belge toplama işine dava açılmadan önce başlanmalıdır.
Tapu ve mülkiyet rehberlerimiz: tapu iptali ve tescil davası · muris muvazaası · tapu kaydını okuma · tapuya güven ilkesi · devletin sorumluluğu · kayıt düzeltme
Sık Sorulan Durumlar
Çifte tapu ve kamulaştırma sonrası kayıt uyuşmazlıklarında en çok sorulanlar.
| Soru | Cevap | Not |
|---|---|---|
| İki tapu varsa hangisi geçerli | Kural olarak önceki geçerli tescil | Sonraki iptal edilir |
| Tapuya güvenerek aldım | İyiniyetliyseniz korunabilirsiniz | Araştırılır |
| Kaydım iptal edildi | Hazine aleyhine tazminat | TMK m.1007 |
| Kusur aranır mı | Hayır — kusursuz sorumluluk | İdarenin kusuru şart değil |
| Ne kadar tazminat | Taşınmazın değeri | Bilirkişi tespiti |
| Süre | Zararın öğrenilmesinden itibaren | Kaçırmayın |
| Kamulaştırma bedeli aldım | Geri alma isterken iade gerekir | Güncellenmiş tutar |
| İlk yapılacak | Tapu tarihçesi ve tedbir | Erken hareket |
| Avukat | Karmaşık dosya | Uzmanlık gerektirir |
Üçüncü ve dördüncü satırlar en önemli güvencedir: tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle kaydı iptal edilen iyiniyetli malik, idarenin kusuru aranmaksızın Hazine’den zararının tazminini isteyebilir.
Tapu ve mülkiyet rehberlerimiz: tapu iptali ve tescil davası · muris muvazaası · tapu kaydını okuma · tapuya güven ilkesi · devletin sorumluluğu · kayıt düzeltme
Kamulaştırma Tescilinin Doğru Yapılması
Sorunun kaynağında çoğu zaman tescil aşamasındaki eksiklik yatar.
| Aşama | Doğru işleyiş | Aksarsa |
|---|---|---|
| Kamulaştırma kararı | İdarece alınır | Şerh edilir |
| Tapuya şerh | Devri kısıtlar | Konulmazsa devir olabilir |
| Bedel tespiti | Mahkemece | Ödeme |
| Tescil | İdare adına tescil, eski kayıt terkin | Terkin edilmezse çifte tapu |
| Kadastro güncellemesi | Paftaya işlenmeli | Çakışma doğar |
| Kısmi kamulaştırma | İfraz yapılır | Yüzölçümü düzeltilir |
| Artık alan | Malikte kalır | Değeri düşerse talep |
| Kontrol | Tescil sonrası kaydı alın | Hatayı erken görün |
| Hata varsa | İdareye başvuru, sonra dava | Düzeltme |
İkinci ve dördüncü satırlar hatanın doğduğu iki noktadır: kamulaştırma kararının tapuya şerh edilmemesi devir riskini, tescil sırasında eski kaydın terkin edilmemesi ise çifte tapuyu doğurur. Sekizinci satır ise koruyucu adımdır — tescil sonrası güncel kaydın alınması hatanın yıllar sonra değil hemen fark edilmesini sağlar.
Tapu ve mülkiyet rehberlerimiz: tapu iptali ve tescil davası · muris muvazaası · tapu kaydını okuma · tapuya güven ilkesi · devletin sorumluluğu · kayıt düzeltme
İlgili Rehberler
Kamulaştırma sonrası mükerrer tapu ve kaydın iptali için uzman avukatla çalışın.
Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.
📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp36. Madde: İdarenin Hızlı Yolu
Kamulaştırma tamamlandıktan sonra aynı yer için yeniden tapu tesis edilmesi hâlinde Kanun, idareye hızlı bir düzeltme yolu tanır. 36. madde şunu düzenler:
Kamulaştırma kanunları uyarınca gerekli işlemler tamamlanıp tapuda kayıtlı olanların idare adına intikallerinin yapılmasından, tapuda kayıtlı olmayanların tescillerinin sağlanmasından sonra, kamulaştırılan yer için herhangi bir nedenle gerçek ve tüzelkişiler adına yeniden tapu tesis edildiği takdirde, idarenin isteği üzerine hâkim, evrak üzerinde ve lüzum gördüğü takdirde mahallinde inceleme yaparak sonraki kaydın iptali hakkında bir karar verir.
Maddenin sonunda önemli bir kolaylık daha vardır: bu işlemler harca ve resme bağlı değildir.
Yolun üç özelliği dikkat çeker: talep idareden gelir, inceleme kural olarak evrak üzerinde yapılır ve hâkim gerek görürse mahallinde inceleme yapabilir. Yani bu, olağan bir tapu iptal ve tescil davasından daha hızlı işleyen özel bir usuldür.
Mükerrer Kadastro: 3402 s.K. m.22 ve m.12
Çifte tapunun en yaygın kaynağı, kamulaştırılan alanın sonradan ikinci kez kadastroya tabi tutulmasıdır. Kadastro Kanunu bu hâle özel ve çok net bir hüküm ayırmıştır; dosyada bu madde gösterilmediğinde tartışma gereksiz yere uzar.
İkinci kadastro baştan hükümsüzdür (m.22). 3402 sayılı Kadastro Kanunu m.22 uyarınca evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanunu’nun 1026. maddesine göre işlem yapılır. Maddenin devamı bir de idari çözüm getirir: süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir.
Bu hükmün gücü şudur: ikinci kadastroya dayanan kaydın iptali için ayrıca bir geçersizlik sebebi aramaya gerek yoktur; kanun ikinci kadastroyu bütün sonuçlarıyla hükümsüz saymıştır. Kamulaştırma tescili ilk kadastroya dayanıyorsa, sonraki kayıt bu madde uyarınca ayakta kalamaz. Dilekçede önce ilk kadastro tutanağı ve tarihiyle birinci tescilin varlığı ortaya konulmalı, sonra ikinci kadastronun tarihi gösterilmelidir.
On yıllık hak düşürücü süre (m.12). Kadastro Kanunu m.12 uyarınca otuz günlük ilan süresi geçtikten sonra dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Aynı madde uyarınca bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Ayrıca kadastrosu tamamlanan çalışma alanı içerisinde kalan eski tapu kayıtları işleme tabi kayıt niteliğini kaybeder ve bu kayıtlara dayanılarak kadastro ile tapu müdürlüklerinde işlem yapılamaz.
Bu süre, dosyanın hangi zemine oturtulacağını belirler. Talep kadastrodan önceki bir hukuki sebebe (eski tapu kaydı, zilyetlik, miras) dayanıyorsa on yıllık hak düşürücü süre işler. Buna karşılık talep, mükerrer kadastro iddiasına dayanıyorsa durum farklıdır: m.22 ikinci kadastroyu bütün sonuçlarıyla hükümsüz saydığından, bu iddia m.12’deki süreyle sınırlı değildir. Dilekçenin hangi iddiaya dayandığının açıkça yazılması bu nedenle belirleyicidir.
Düzeltme davasının kendi hükmü: TMK m.1025. Yazının önceki bölümünde yolsuz tescil bakımından m.1024’e değinildi; talebin dayanağı ise TMK m.1025‘tir: bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca iyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır. TMK m.1026 ise terkinin veya değiştirmenin yolsuz olması hâlinde bu işlemden doğan hakların ayakta kalmasını düzenler; 3402 m.22’nin atıf yaptığı hüküm budur.
Çifte tapuda hangi hüküm, hangi sonuç
| İddia / durum | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Aynı yerin ikinci kez kadastrosu | Yeniden kadastro yapılamaz | 3402 s.K. m.22 |
| Yapılmışsa | İkinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz | 3402 s.K. m.22 |
| Dava açılmazsa | İkinci kadastro tapu müdürlüğünce re’sen iptal edilir | 3402 s.K. m.22 |
| Tutanakların kesinleşmesi | 30 günlük ilan süresi sonunda | 3402 s.K. m.12 |
| Kadastrodan önceki sebebe dayanma | Kesinleşmeden itibaren 10 yıl (hak düşürücü) | 3402 s.K. m.12 |
| Eski tapu kayıtları | İşleme tabi kayıt niteliğini kaybeder | 3402 s.K. m.12 |
| Yolsuz tescilin düzeltilmesi | Aynî hakkı zedelenen dava açar | TMK m.1025/1 |
| İyiniyetli üçüncü kişi | Kazanımı ve tazminat istemi saklıdır | TMK m.1025/2 |
| Sicilin hatalı tutulması | Devlet kusursuz sorumlu; memura rücu | TMK m.1007 |
| Kamulaştırma sonrası yeni tapu | İdarenin istemiyle sonraki kayıt iptal edilir; harç ve resme tabi değil | 2942 s.K. m.36 |
Sonraki Kaydı Edinen Kişi Ne Yapabilir?
36. madde idarenin lehine bir düzeltme sağlar; ancak sonraki kayda güvenerek taşınmazı edinen kişinin zararını karşılamaz. Bu kişi için asıl yol, tapu sicilinin tutulmasından doğan Devlet sorumluluğudur.
Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi şu ilkeyi koyar: tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Madde ayrıca Devletin, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu edebileceğini ve bu sorumluluğa ilişkin davaların tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğini düzenler.
Bu sorumluluk kusursuz sorumluluktur. Tapu müdürünün veya memurunun kusuru bulunsun ya da bulunmasın, tapu sicilinin tutulmasında kişilerin malvarlığı çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması yeterlidir. Kusurun varlığı yalnızca Devletin memuruna rücuu bakımından, yani iç ilişkide önem taşır.
İki Ayrı Dosya, İki Ayrı Taraf
| Kim | Ne ister | Dayanak |
|---|---|---|
| İdare | Sonraki kaydın iptali | 2942 s.K. m.36 — evrak üzerinde inceleme, harçsız |
| Kaydı edinen kişi | Uğradığı zararın tazmini | TMK m.1007 — Devletin kusursuz sorumluluğu |
| Devlet | Ödediğini kusurlu görevliden geri alma | TMK m.1007 — rücu |
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: sonraki kaydın iptali ile tazminat talebi aynı dosyada çözülmez. Kaydı edinen kişi, iptal kararına karşı mülkiyeti korumaya çalışmak yerine çoğu zaman doğrudan tazminat kanalına yönelmek durumunda kalır.
Tapuya Güven İlkesinin Sınırı
Tapu siciline güven ilkesi, sicildeki kayda güvenerek işlem yapan iyiniyetli üçüncü kişiyi korur. Ancak bu koruma mutlak değildir ve her durumda mülkiyeti ayakta tutmaya yetmez.
Kamulaştırılmış ve idare adına tescil edilmiş bir taşınmaz için sonradan tesis edilen kayıt söz konusu olduğunda, 36. madde idareye iptal yolu açar. Bu hâlde üçüncü kişinin iyiniyeti mülkiyeti korumaya yetmeyebilir; koruma, TMK m.1007 üzerinden tazminata dönüşür.
Nitekim Devletin sorumluluğu, tapu siciline güven ilkesinin uygulanamadığı ve yolsuz tescile güvenen iyiniyetli üçüncü kişilerin iktisaplarının korunamadığı hâllerde dahi işler; bu kişilerin uğradıkları zarardan da Devlet sorumlu tutulur.
Dosya Kurulurken
- Kamulaştırmanın tamamlandığı belgelenmelidir. 36. maddenin uygulanabilmesi için işlemlerin tamamlanmış ve intikal ya da tescilin sağlanmış olması gerekir.
- Sonraki kaydın nasıl oluştuğu araştırılmalıdır: kadastro çalışması, mahkeme kararı, mirasçılık intikali veya idari işlem.
- Tapu kayıt zinciri çıkarılmalıdır; hangi tarihte hangi işlemle kaydın tesis edildiği belirlenmelidir.
- Zarar kalemleri belirlenmelidir: ödenen satış bedeli, harç ve masraflar, varsa yapılan yatırımlar.
- Tazminat davası, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde açılmalıdır; TMK m.1007’nin üçüncü fıkrası bunu açıkça belirler.
Çifte Tapunun Doğuş Yolları
Aynı taşınmaz için iki ayrı kaydın oluşması tek bir sebepten kaynaklanmaz. Uygulamada en sık görülen yollar şunlardır: kadastro çalışmaları sırasında daha önce kamulaştırılmış bir yerin yeniden tespite konu edilmesi; mirasçılık intikallerinde kamulaştırma şerhinin gözden kaçması; kadastro yenileme veya sayısallaştırma işlemlerinde parsel sınırlarının kayması; ve mahkeme kararına dayalı tescillerde kamulaştırma kaydının araştırılmaması.
Doğuş yolunun tespiti yalnızca teknik bir merak değildir; TMK m.1007 kapsamındaki tazminat talebinde zararın hangi işlemden doğduğunun ortaya konması bakımından belirleyicidir.
Zaman Yönetimi
Bu dosyalarda iki süreç paralel yürür ve ikisi de takip edilmelidir. İdare 36. madde yolunu işlettiğinde inceleme evrak üzerinden yapıldığından karar hızlı çıkabilir. Kaydı edinen kişi bu süreçten haberdar olmayabilir; bu nedenle tapu kaydının düzenli olarak kontrol edilmesi ve kayda düşen değişikliklerin izlenmesi önem taşır.
Tazminat talebi bakımından ise zararın öğrenilmesi ve zarar kalemlerinin belgelenmesi ön plandadır: ödenen satış bedeli, tapu harcı ve masraflar ile taşınmaza yapılmış yatırımlar baştan derlenmelidir.
Dosyanızı süre işlemeye başlamadan değerlendirelim
Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara
Sonraki Kamulaştırmada Hangi Tarih Esas Alınır?
Bir taşınmaz hakkında sonradan yeniden kamulaştırma gündeme geldiğinde, bedelin hangi tarihe göre belirleneceği temel sorudur.
Olağan kamulaştırmada bedel, kamulaştırma tarihindeki duruma göre tespit edilir. Kanuna göre bilirkişi kurulu; arazilerde taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelirini, arsalarda ise kamulaştırma gününden önceki emsal satışlara göre satış değerini esas tutar.
Kamulaştırmasız el koyma sebebiyle tazminde ise ölçüt ikiye ayrılmıştır:
- Değer — idarenin daveti veya malikin müracaat ettiği tarihteki tahmini değer,
- Nitelik — taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri.
Bu ayrım sonuçta büyük fark yaratır: taşınmaz el koyma tarihinde tarla ise bugün çevresi imarlı olsa dahi tarla niteliğiyle değerlendirilir; ancak bugünkü değeri esas alınır.
Tapu Kaydı ile Fiilî Durum Çeliştiğinde
Yeniden tapu çıkması hâlinde ilk yapılacak iş, kaydın hangi işleme dayandığının tespitidir.
Araştırılacak belgeler:
- Tapu kayıt örneği ve tarihçe — kayıt hangi tarihte, hangi işlemle oluştu?
- Kamulaştırma dosyası — tescil kararı ve dayanağı,
- Bedelin akıbeti — ödendi mi, kime ödendi, emanete mi alındı?
- Kadastro tutanakları ve sınırlandırma haritaları,
- Varsa şerhler ve belirtmeler.
Üçüncü madde belirleyicidir: bedel ödenmişse eski malikin talepleri farklı, ödenmemişse farklı değerlendirilir.
Ayrıca kanunda, tapuda kayıtlı olmayan yerlerde bedelin zilyede ödenmesi hâlinde dahi üçüncü şahısların umumî hükümler dairesinde bedele istihkak davası açmak haklarının saklı olduğu düzenlenmiştir.
Bu nedenle bedeli almış olmak, sonradan ortaya çıkan hak sahiplerine karşı kesin bir koruma sağlamaz. Tahsil belgeleri ve hak sahipliğine ilişkin deliller uzun süre saklanmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Aynı yer ikinci kez kadastroya girmişse ne olur?
3402 sayılı Kadastro Kanunu m.22 uyarınca evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz; yapılmışsa ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve TMK m.1026’ya göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde ikinci kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir.
Kadastro tespitine karşı dava için süre var mı?
3402 s.K. m.12 uyarınca otuz günlük ilan süresi geçtikten sonra dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
On yıllık süre mükerrer kadastro iddiasında da işler mi?
3402 s.K. m.12’deki on yıllık hak düşürücü süre, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanan iddialar içindir. Mükerrer kadastro iddiası ise m.22’ye dayanır ve bu madde ikinci kadastroyu bütün sonuçlarıyla hükümsüz saydığından farklı değerlendirilir. Bu nedenle dilekçede talebin hangi iddiaya dayandığı açıkça gösterilmelidir.
Tapu sicilinin düzeltilmesi talebinin dayanağı nedir?
TMK m.1025 uyarınca bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmişse, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca iyiniyetli üçüncü kişilerin kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır.
Kamulaştırmadan sonra aynı yer için yeniden tapu çıkabilir mi?
Evet, tapu/kadastro hatası, mükerrer kadastro veya yolsuz işlem sonucu, kamulaştırılıp idare adına tescil edilen taşınmaz için sonradan başka bir kişi adına yeni tapu kaydı oluşabilir. Bu çifte tapu durumu yaratır.
Sonraki tapu kaydı nasıl iptal edilir?
2942 sayılı Kanun’un 36. maddesine göre idarenin isteği üzerine hâkim, evrak üzerinde (gerekirse mahallinde) inceleme yaparak sonraki kaydın iptaline karar verir. Bu işlemler harca tabi değildir.
Çifte tapuda hangi kayıt geçerli olur?
Çifte tapu yolsuz tescil sayılır. Kamulaştırma sonrası mükerrer kayıtta, idare adına yapılan geçerli tescil esas alınır ve sonradan oluşturulan geçersiz kayıt iptal edilir.
Tapuya güvenen iyiniyetli kişi korunur mu?
Kural olarak tapuya iyiniyetle güvenen korunur (TMK m. 1023); ancak çifte tapuda sicil çelişkiye düştüğünden bu koruma işlemez ve geçersiz kayıt iptal edilir.
Tapusu iptal edilen kişi tazminat alabilir mi?
Evet. TMK m. 1007 uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumludur. Hak kaybına uğrayan iyiniyetli kişi, zararının tazmini için Devlet aleyhine dava açabilir.
Bu davalarda hangi mahkeme görevlidir?
Sonraki kaydın iptali idarenin talebiyle adli yargıda (asliye hukuk mahkemesi) görülür. Mülkiyet çekişmeliyse tapu iptali ve tescil davası kapsamında değerlendirilir.
Kamulaştırmadan sonra aynı yer için yeni tapu çıkarsa ne olur?
2942 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca idarenin isteği üzerine hâkim, evrak üzerinde ve lüzum gördüğü takdirde mahallinde inceleme yaparak sonraki kaydın iptali hakkında karar verir; bu işlemler harca ve resme bağlı değildir.
Sonraki kaydı edinen kişi zararını kimden ister?
Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.
Devletin bu sorumluluğu kusura mı bağlıdır?
Hayır, kusursuz sorumluluktur. Tapu müdürünün veya memurunun kusuru bulunsun ya da bulunmasın, sicilin tutulmasında malvarlığı çıkarlarını koruyan kurallara aykırı davranılmış olması yeterlidir.
Tazminat davası nerede açılır?
TMK m.1007’nin üçüncü fıkrası uyarınca Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.
Tapuya güvendim demek mülkiyeti korur mu?
Her zaman korumaz. Kamulaştırılmış ve idare adına tescil edilmiş bir yer için sonradan tesis edilen kayıtta 36. madde iptal yolu açar; koruma çoğu zaman mülkiyet yerine TMK m.1007 üzerinden tazminata dönüşür.


