Kamulaştırmadan Sonra Yeniden Tapu Çıkması ve Sonraki Kaydın İptali (m. 36)
22 Haziran 2026

Kamulaştırmadan Sonra Yeniden Tapu Çıkması ve Sonraki Kaydın İptali (m. 36)

Bu sayfanın kapsamı

Çifte tapu ve sonraki kaydın iptali

Aynı konunun diğer yönleri için:

Bir taşınmaz kamulaştırılıp idare adına tescil edildikten sonra, aynı yer için yeniden bir gerçek veya tüzel kişi adına tapu çıkması, uygulamada karşılaşılan ve mülkiyette belirsizlik yaratan bir sorundur. Kanun, bu ‘çifte tapu’ durumuna özel bir çözüm öngörmüştür.

Kamulaştırılan yer için mükerrer tapu mu var? Kaydın durumunu birlikte değerlendirelim.

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

Kamulaştırma Sonrası Yeniden Tapu Sorunu Nedir?

Kamulaştırma tamamlanınca taşınmaz idare adına tescil edilir ve mülkiyet idareye geçer (TMK m. 705). Buna rağmen, tapu/kadastro işlemlerindeki bir hata, mükerrer kadastro veya yolsuz bir işlem sonucu aynı taşınmaz için sonradan başka bir kişi adına yeni bir tapu kaydı oluşabilir. Bu, sicilde çelişki ve mülkiyet uyuşmazlığı doğurur.

Kanuni Dayanak: Kamulaştırma Kanunu m. 36

2942 sayılı Kanun’un 36. maddesi bu duruma özgü bir hüküm içerir: kamulaştırma işlemleri tamamlanıp taşınmaz idare adına intikal/tescil edildikten sonra, kamulaştırılan yer için herhangi bir nedenle gerçek veya tüzel kişiler adına yeniden tapu tesis edilirse, idarenin isteği üzerine hâkim, evrak üzerinde ve gerek görürse mahallinde inceleme yaparak sonraki kaydın iptaline karar verir. Önemli bir kolaylık olarak, bu işlemler harca ve resme tabi değildir.

Çifte Tapu (Mükerrer Kayıt) ve Yolsuz Tescil

Aynı taşınmaza ait birden çok tapu kaydının bulunması (çifte tapu), Türk Medeni Kanunu anlamında bir yolsuz tescil hâlidir (TMK m. 1024). Geçerli bir hukuki sebebe dayanmayan tescil, taşınmaz üzerindeki gerçek mülkiyet durumunu değiştirmez. Kamulaştırma sonrası oluşan mükerrer kayıtta, idare adına yapılan geçerli tescil esas alınır ve sonradan oluşturulan geçersiz kayıt iptal edilir.

İyiniyetli Üçüncü Kişi Korunur mu?

Kural olarak tapuya iyiniyetle güvenerek hak kazanan üçüncü kişi korunur (TMK m. 1023). Ancak çifte tapu durumunda bu koruma işlemez: sicil kendi içinde çelişkiye düşüp aleniyetini yitirdiğinden, iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunmaz ve geçersiz kayıt iptal edilir. Böylece kamulaştırmayla idare adına geçen mülkiyet, sonradan oluşan kayıtlara rağmen korunmuş olur.

Zarar Görenin Tazminat Hakkı (TMK m. 1007)

Sonraki kaydın iptaliyle hak kaybına uğrayan ve tapuya güvenmiş iyiniyetli kişiler, doğrudan taşınmazı kazanamasa da mağdur bırakılmaz: Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumludur. Bu kişiler, uğradıkları zararın tazmini için Devlet aleyhine dava açabilir; Devlet, kusurlu memurlarına rücu edebilir.

Süreç ve Görevli Mahkeme

Sonraki kaydın iptali, m. 36 uyarınca idarenin talebiyle başlatılır ve adli yargıda (asliye hukuk mahkemesi) görülür. Hâkim, kamulaştırma evrakını ve tapu kayıtlarını inceleyerek geçersiz kaydı iptal eder. Taraflar arasında mülkiyetin kime ait olduğu çekişmeliyse, tapu iptali ve tescil davası kapsamında deliller değerlendirilir. Mükerrer kayıt fark edildiğinde, hak kaybını önlemek için vakit geçirmeden hukuki destek alınması yerinde olur.

Çifte Tapu Nasıl Oluşur?

Kamulaştırılan taşınmazın kaydı idare adına tescil edilir. Aynı yer için sonradan yeni bir tapu oluşması, sicilin yanlış tutulmasından kaynaklanır.

Çifte tapunun oluşum sebepleri
SebepİçeriğiSonuç
Terkin yapılmamasıEski kayıt kapatılmamışİki kayıt yan yana
Kadastro hatasıSınır ve yüzölçümü yanlışÇakışma
Mükerrer tescilAynı yer iki parseldeUygulama hatası
Zilyetlikten tescilKamulaştırma bilinmeden yapılan tescilSonraki kayıt
Vekâlet ve devir zinciriSonraki satışlarİyiniyet sorunu
SonuçAynı taşınmaz için iki malik görünürUyuşmazlık
ÖncelikKural olarak önceki geçerli tescil korunurSonraki iptal edilir
İyiniyetli alıcıTapuya güvenerek almışsaAyrı değerlendirme
TespitTapu ve kadastro kayıtlarının incelenmesiBilirkişi

Birinci ve yedinci satırlar meselenin özüdür: kamulaştırma sonrası eski kaydın terkin edilmemesi çifte tapuya yol açar ve kural olarak önceki geçerli tescil korunarak sonraki kayıt iptal edilir.

Sekizinci satır ise mağduriyetin kaynağıdır; tapuya güvenerek satın alan iyiniyetli kişi, sonradan kaydının iptaliyle karşılaşabilir — bu hâlde zararının tazmini gündeme gelir.

Kamulaştırma dosyalarında süreler hak düşürücüdür

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Zarara Uğrayanın Başvuru Yolu

Kaydı iptal edilen iyiniyetli malik için kanun özel bir sorumluluk rejimi öngörmüştür.

Devletin sorumluluğu (TMK m.1007)
KonuKuralNot
SorumlulukDevlet, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan sorumludurTMK m.1007
NitelikKusursuz sorumlulukKusur aranmaz
DavalıHazineTapu müdürlüğü değil
Görevli mahkemeAsliye hukukAdli yargı
TalepUğranılan zararın tazminiTaşınmazın değeri
DeğerlemeZarar tarihindeki değerBilirkişi
İyiniyet şartıDavacının iyiniyetli olması aranırBelirleyici
KötüniyetDurumu biliyorsa tazminat istenemezAraştırılır
ZamanaşımıZararın öğrenilmesinden itibarenKaçırmayın

Birinci, ikinci ve üçüncü satırlar bu yolun gücünü gösterir: tapu sicilinin hatalı tutulmasından doğan zarardan devlet kusursuz olarak sorumludur ve dava doğrudan Hazine’ye karşı açılır. İdarenin kusuru bulunup bulunmadığı araştırılmaz.

Yedinci satır ise davanın şartıdır; tazminat isteyebilmek için davacının kaydı edinirken iyiniyetli olması gerekir. Ayrıntı için tapu sicilinden devletin sorumluluğu rehberimize bakabilirsiniz.

Kamulaştırılan Taşınmazda Geri Alma Hakkı

Kamulaştırma amacına uygun kullanılmazsa eski malikin geri alma hakkı doğabilir.

Geri alma hakkı
KonuKuralNot
ŞartTaşınmaz kamulaştırma amacına uygun kullanılmamışFiilî durum
SüreKanunda öngörülen süre içinde işlem yapılmamışsaTakip edin
Hak sahibiEski malik veya mirasçılarıTalep hakkı
BedelAlınan bedelin iadesi gerekirGüncellenmiş
Talepİdareye başvuru, sonra davaUsul
Taşınmaz devredilmişseÜçüncü kişiye satılmışsaDeğerlendirilir
Kısmi kullanımBir bölümü kullanılmışsaKalan için tartışma
İmar değişikliğiAmaç değişmişseAyrıca incelenir
Kayıt kontrolüTapu ve idari işlemlerErken başlayın

Birinci ve ikinci satırlar hakkın iki şartını verir: taşınmazın kamulaştırma amacına uygun kullanılmamış olması ve bu durumun kanunda öngörülen süre içinde gerçekleşmesi. Bu nedenle kamulaştırılan taşınmazın akıbetinin takip edilmesi gerekir.

Altıncı satır ise sınırı gösterir; taşınmaz üçüncü kişilere devredilmişse geri alma imkânı önemli ölçüde daralır ve talep tazminata dönüşebilir.

Tapu ve mülkiyet rehberlerimiz: tapu iptali ve tescil davası · muris muvazaası · tapu kaydını okuma · tapuya güven ilkesi · devletin sorumluluğu · kayıt düzeltme

Hangi Davayı Açmalısınız?

Çifte tapu uyuşmazlığında birden fazla yol vardır; seçim, kaydınızın durumuna ve talebinize bağlıdır.

Dava seçenekleri
TalepDavaMerci
Kaydım korunsunTapu iptali ve tescilAsliye hukuk
Kaydım iptal edildi, zararım karşılansınTazminat — Hazine aleyhineAsliye hukuk
Sınır ve yüzölçümü hatasıKayıt düzeltme davasıAsliye hukuk
Kadastro tespitine itirazAskı süresi içindeKadastro mahkemesi
Kamulaştırma bedeli eksikBedel artırımAsliye hukuk
Geri almaİdareye başvuru, sonra davaŞartları varsa
TedbirTapuya ihtiyati tedbir şerhiDevri önler
YetkiTaşınmazın bulunduğu yerKesin yetki
DelilTapu, kadastro, kamulaştırma dosyasıBilirkişi ve keşif

Birinci ve ikinci satırlar iki temel yolu ayırır: kaydınızın korunmasını istiyorsanız tapu iptali ve tescil davası, kaydınız iptal edilmişse Hazine aleyhine tazminat davası açılır. İkisi terditli olarak birlikte de ileri sürülebilir.

Yedinci satır ise ilk adımdır; uyuşmazlık ortaya çıktığında tapuya ihtiyati tedbir şerhi konulmadığı takdirde taşınmaz yargılama sürerken el değiştirebilir ve iyiniyet tartışması ağırlaşır.

Belge Toplama ve Zaman Yönetimi

Bu dosyalarda başarı büyük ölçüde arşiv belgelerine bağlıdır.

Belge listesi
BelgeNeredenNe gösterir
Tapu kayıt örneğiTapu müdürlüğüMevcut durum
Tapu tarihçesiArşiv kaydıDevir zinciri
Kadastro tutanağıKadastro müdürlüğüTespit süreci
Kamulaştırma dosyasıİlgili idareKarar ve tescil
Ödeme belgeleriBanka veya idareBedel alındı mı
Fiilî kullanımFotoğraf, tanık, keşifZilyetlik
İmar durumuBelediyeAmaca uygunluk
Uydu görüntüleriKurum kayıtlarıDönemsel kullanım
ZamanlamaBelgeler eskidikçe ulaşmak zorlaşırErken toplayın

İkinci satır bu tür dosyaların anahtarıdır: tapu arşiv tarihçesi, taşınmazın hangi tarihte kimden kime geçtiğini ve kamulaştırma tescilinin nerede kesildiğini gösterir — çifte tapunun nasıl oluştuğu çoğu zaman bu belgeden anlaşılır.

Dokuzuncu satır ise pratik uyarıdır; eski kadastro ve kamulaştırma evrakına ulaşmak zamanla güçleştiğinden belge toplama işine dava açılmadan önce başlanmalıdır.

Tapu ve mülkiyet rehberlerimiz: tapu iptali ve tescil davası · muris muvazaası · tapu kaydını okuma · tapuya güven ilkesi · devletin sorumluluğu · kayıt düzeltme

Sık Sorulan Durumlar

Çifte tapu ve kamulaştırma sonrası kayıt uyuşmazlıklarında en çok sorulanlar.

Sık sorulanlar
SoruCevapNot
İki tapu varsa hangisi geçerliKural olarak önceki geçerli tescilSonraki iptal edilir
Tapuya güvenerek aldımİyiniyetliyseniz korunabilirsinizAraştırılır
Kaydım iptal edildiHazine aleyhine tazminatTMK m.1007
Kusur aranır mıHayır — kusursuz sorumlulukİdarenin kusuru şart değil
Ne kadar tazminatTaşınmazın değeriBilirkişi tespiti
SüreZararın öğrenilmesinden itibarenKaçırmayın
Kamulaştırma bedeli aldımGeri alma isterken iade gerekirGüncellenmiş tutar
İlk yapılacakTapu tarihçesi ve tedbirErken hareket
AvukatKarmaşık dosyaUzmanlık gerektirir

Üçüncü ve dördüncü satırlar en önemli güvencedir: tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle kaydı iptal edilen iyiniyetli malik, idarenin kusuru aranmaksızın Hazine’den zararının tazminini isteyebilir.

Tapu ve mülkiyet rehberlerimiz: tapu iptali ve tescil davası · muris muvazaası · tapu kaydını okuma · tapuya güven ilkesi · devletin sorumluluğu · kayıt düzeltme

Kamulaştırma Tescilinin Doğru Yapılması

Sorunun kaynağında çoğu zaman tescil aşamasındaki eksiklik yatar.

Kamulaştırma tescil süreci
AşamaDoğru işleyişAksarsa
Kamulaştırma kararıİdarece alınırŞerh edilir
Tapuya şerhDevri kısıtlarKonulmazsa devir olabilir
Bedel tespitiMahkemeceÖdeme
Tescilİdare adına tescil, eski kayıt terkinTerkin edilmezse çifte tapu
Kadastro güncellemesiPaftaya işlenmeliÇakışma doğar
Kısmi kamulaştırmaİfraz yapılırYüzölçümü düzeltilir
Artık alanMalikte kalırDeğeri düşerse talep
KontrolTescil sonrası kaydı alınHatayı erken görün
Hata varsaİdareye başvuru, sonra davaDüzeltme

İkinci ve dördüncü satırlar hatanın doğduğu iki noktadır: kamulaştırma kararının tapuya şerh edilmemesi devir riskini, tescil sırasında eski kaydın terkin edilmemesi ise çifte tapuyu doğurur. Sekizinci satır ise koruyucu adımdır — tescil sonrası güncel kaydın alınması hatanın yıllar sonra değil hemen fark edilmesini sağlar.

Tapu ve mülkiyet rehberlerimiz: tapu iptali ve tescil davası · muris muvazaası · tapu kaydını okuma · tapuya güven ilkesi · devletin sorumluluğu · kayıt düzeltme

Kamulaştırma sonrası mükerrer tapu ve kaydın iptali için uzman avukatla çalışın.

Hukukçular Evi uzman avukat kadrosuyla yanınızda.

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp

36. Madde: İdarenin Hızlı Yolu

Kamulaştırma tamamlandıktan sonra aynı yer için yeniden tapu tesis edilmesi hâlinde Kanun, idareye hızlı bir düzeltme yolu tanır. 36. madde şunu düzenler:

Kamulaştırma kanunları uyarınca gerekli işlemler tamamlanıp tapuda kayıtlı olanların idare adına intikallerinin yapılmasından, tapuda kayıtlı olmayanların tescillerinin sağlanmasından sonra, kamulaştırılan yer için herhangi bir nedenle gerçek ve tüzelkişiler adına yeniden tapu tesis edildiği takdirde, idarenin isteği üzerine hâkim, evrak üzerinde ve lüzum gördüğü takdirde mahallinde inceleme yaparak sonraki kaydın iptali hakkında bir karar verir.

Maddenin sonunda önemli bir kolaylık daha vardır: bu işlemler harca ve resme bağlı değildir.

Yolun üç özelliği dikkat çeker: talep idareden gelir, inceleme kural olarak evrak üzerinde yapılır ve hâkim gerek görürse mahallinde inceleme yapabilir. Yani bu, olağan bir tapu iptal ve tescil davasından daha hızlı işleyen özel bir usuldür.

Mükerrer Kadastro: 3402 s.K. m.22 ve m.12

Çifte tapunun en yaygın kaynağı, kamulaştırılan alanın sonradan ikinci kez kadastroya tabi tutulmasıdır. Kadastro Kanunu bu hâle özel ve çok net bir hüküm ayırmıştır; dosyada bu madde gösterilmediğinde tartışma gereksiz yere uzar.

İkinci kadastro baştan hükümsüzdür (m.22). 3402 sayılı Kadastro Kanunu m.22 uyarınca evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanunu’nun 1026. maddesine göre işlem yapılır. Maddenin devamı bir de idari çözüm getirir: süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir.

Bu hükmün gücü şudur: ikinci kadastroya dayanan kaydın iptali için ayrıca bir geçersizlik sebebi aramaya gerek yoktur; kanun ikinci kadastroyu bütün sonuçlarıyla hükümsüz saymıştır. Kamulaştırma tescili ilk kadastroya dayanıyorsa, sonraki kayıt bu madde uyarınca ayakta kalamaz. Dilekçede önce ilk kadastro tutanağı ve tarihiyle birinci tescilin varlığı ortaya konulmalı, sonra ikinci kadastronun tarihi gösterilmelidir.

On yıllık hak düşürücü süre (m.12). Kadastro Kanunu m.12 uyarınca otuz günlük ilan süresi geçtikten sonra dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Aynı madde uyarınca bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Ayrıca kadastrosu tamamlanan çalışma alanı içerisinde kalan eski tapu kayıtları işleme tabi kayıt niteliğini kaybeder ve bu kayıtlara dayanılarak kadastro ile tapu müdürlüklerinde işlem yapılamaz.

Bu süre, dosyanın hangi zemine oturtulacağını belirler. Talep kadastrodan önceki bir hukuki sebebe (eski tapu kaydı, zilyetlik, miras) dayanıyorsa on yıllık hak düşürücü süre işler. Buna karşılık talep, mükerrer kadastro iddiasına dayanıyorsa durum farklıdır: m.22 ikinci kadastroyu bütün sonuçlarıyla hükümsüz saydığından, bu iddia m.12’deki süreyle sınırlı değildir. Dilekçenin hangi iddiaya dayandığının açıkça yazılması bu nedenle belirleyicidir.

Düzeltme davasının kendi hükmü: TMK m.1025. Yazının önceki bölümünde yolsuz tescil bakımından m.1024’e değinildi; talebin dayanağı ise TMK m.1025‘tir: bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca iyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır. TMK m.1026 ise terkinin veya değiştirmenin yolsuz olması hâlinde bu işlemden doğan hakların ayakta kalmasını düzenler; 3402 m.22’nin atıf yaptığı hüküm budur.

Çifte tapuda hangi hüküm, hangi sonuç

İddia / durumKuralDayanak
Aynı yerin ikinci kez kadastrosuYeniden kadastro yapılamaz3402 s.K. m.22
Yapılmışsaİkinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz3402 s.K. m.22
Dava açılmazsaİkinci kadastro tapu müdürlüğünce re’sen iptal edilir3402 s.K. m.22
Tutanakların kesinleşmesi30 günlük ilan süresi sonunda3402 s.K. m.12
Kadastrodan önceki sebebe dayanmaKesinleşmeden itibaren 10 yıl (hak düşürücü)3402 s.K. m.12
Eski tapu kayıtlarıİşleme tabi kayıt niteliğini kaybeder3402 s.K. m.12
Yolsuz tescilin düzeltilmesiAynî hakkı zedelenen dava açarTMK m.1025/1
İyiniyetli üçüncü kişiKazanımı ve tazminat istemi saklıdırTMK m.1025/2
Sicilin hatalı tutulmasıDevlet kusursuz sorumlu; memura rücuTMK m.1007
Kamulaştırma sonrası yeni tapuİdarenin istemiyle sonraki kayıt iptal edilir; harç ve resme tabi değil2942 s.K. m.36

Sonraki Kaydı Edinen Kişi Ne Yapabilir?

36. madde idarenin lehine bir düzeltme sağlar; ancak sonraki kayda güvenerek taşınmazı edinen kişinin zararını karşılamaz. Bu kişi için asıl yol, tapu sicilinin tutulmasından doğan Devlet sorumluluğudur.

Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi şu ilkeyi koyar: tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Madde ayrıca Devletin, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu edebileceğini ve bu sorumluluğa ilişkin davaların tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğini düzenler.

Bu sorumluluk kusursuz sorumluluktur. Tapu müdürünün veya memurunun kusuru bulunsun ya da bulunmasın, tapu sicilinin tutulmasında kişilerin malvarlığı çıkarlarını koruyan hukuk kurallarına aykırı davranılmış olması yeterlidir. Kusurun varlığı yalnızca Devletin memuruna rücuu bakımından, yani iç ilişkide önem taşır.

İki Ayrı Dosya, İki Ayrı Taraf

Çifte tapu hâlinde kim neyi ister?
KimNe isterDayanak
İdareSonraki kaydın iptali2942 s.K. m.36 — evrak üzerinde inceleme, harçsız
Kaydı edinen kişiUğradığı zararın tazminiTMK m.1007 — Devletin kusursuz sorumluluğu
DevletÖdediğini kusurlu görevliden geri almaTMK m.1007 — rücu

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: sonraki kaydın iptali ile tazminat talebi aynı dosyada çözülmez. Kaydı edinen kişi, iptal kararına karşı mülkiyeti korumaya çalışmak yerine çoğu zaman doğrudan tazminat kanalına yönelmek durumunda kalır.

Tapuya Güven İlkesinin Sınırı

Tapu siciline güven ilkesi, sicildeki kayda güvenerek işlem yapan iyiniyetli üçüncü kişiyi korur. Ancak bu koruma mutlak değildir ve her durumda mülkiyeti ayakta tutmaya yetmez.

Kamulaştırılmış ve idare adına tescil edilmiş bir taşınmaz için sonradan tesis edilen kayıt söz konusu olduğunda, 36. madde idareye iptal yolu açar. Bu hâlde üçüncü kişinin iyiniyeti mülkiyeti korumaya yetmeyebilir; koruma, TMK m.1007 üzerinden tazminata dönüşür.

Nitekim Devletin sorumluluğu, tapu siciline güven ilkesinin uygulanamadığı ve yolsuz tescile güvenen iyiniyetli üçüncü kişilerin iktisaplarının korunamadığı hâllerde dahi işler; bu kişilerin uğradıkları zarardan da Devlet sorumlu tutulur.

Dosya Kurulurken

  1. Kamulaştırmanın tamamlandığı belgelenmelidir. 36. maddenin uygulanabilmesi için işlemlerin tamamlanmış ve intikal ya da tescilin sağlanmış olması gerekir.
  2. Sonraki kaydın nasıl oluştuğu araştırılmalıdır: kadastro çalışması, mahkeme kararı, mirasçılık intikali veya idari işlem.
  3. Tapu kayıt zinciri çıkarılmalıdır; hangi tarihte hangi işlemle kaydın tesis edildiği belirlenmelidir.
  4. Zarar kalemleri belirlenmelidir: ödenen satış bedeli, harç ve masraflar, varsa yapılan yatırımlar.
  5. Tazminat davası, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde açılmalıdır; TMK m.1007’nin üçüncü fıkrası bunu açıkça belirler.

Çifte Tapunun Doğuş Yolları

Aynı taşınmaz için iki ayrı kaydın oluşması tek bir sebepten kaynaklanmaz. Uygulamada en sık görülen yollar şunlardır: kadastro çalışmaları sırasında daha önce kamulaştırılmış bir yerin yeniden tespite konu edilmesi; mirasçılık intikallerinde kamulaştırma şerhinin gözden kaçması; kadastro yenileme veya sayısallaştırma işlemlerinde parsel sınırlarının kayması; ve mahkeme kararına dayalı tescillerde kamulaştırma kaydının araştırılmaması.

Doğuş yolunun tespiti yalnızca teknik bir merak değildir; TMK m.1007 kapsamındaki tazminat talebinde zararın hangi işlemden doğduğunun ortaya konması bakımından belirleyicidir.

Zaman Yönetimi

Bu dosyalarda iki süreç paralel yürür ve ikisi de takip edilmelidir. İdare 36. madde yolunu işlettiğinde inceleme evrak üzerinden yapıldığından karar hızlı çıkabilir. Kaydı edinen kişi bu süreçten haberdar olmayabilir; bu nedenle tapu kaydının düzenli olarak kontrol edilmesi ve kayda düşen değişikliklerin izlenmesi önem taşır.

Tazminat talebi bakımından ise zararın öğrenilmesi ve zarar kalemlerinin belgelenmesi ön plandadır: ödenen satış bedeli, tapu harcı ve masraflar ile taşınmaza yapılmış yatırımlar baştan derlenmelidir.

Dosyanızı süre işlemeye başlamadan değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sonraki Kamulaştırmada Hangi Tarih Esas Alınır?

Bir taşınmaz hakkında sonradan yeniden kamulaştırma gündeme geldiğinde, bedelin hangi tarihe göre belirleneceği temel sorudur.

Olağan kamulaştırmada bedel, kamulaştırma tarihindeki duruma göre tespit edilir. Kanuna göre bilirkişi kurulu; arazilerde taşınmazın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelirini, arsalarda ise kamulaştırma gününden önceki emsal satışlara göre satış değerini esas tutar.

Kamulaştırmasız el koyma sebebiyle tazminde ise ölçüt ikiye ayrılmıştır:

  • Değer — idarenin daveti veya malikin müracaat ettiği tarihteki tahmini değer,
  • Nitelik — taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri.

Bu ayrım sonuçta büyük fark yaratır: taşınmaz el koyma tarihinde tarla ise bugün çevresi imarlı olsa dahi tarla niteliğiyle değerlendirilir; ancak bugünkü değeri esas alınır.

Tapu Kaydı ile Fiilî Durum Çeliştiğinde

Yeniden tapu çıkması hâlinde ilk yapılacak iş, kaydın hangi işleme dayandığının tespitidir.

Araştırılacak belgeler:

  1. Tapu kayıt örneği ve tarihçe — kayıt hangi tarihte, hangi işlemle oluştu?
  2. Kamulaştırma dosyası — tescil kararı ve dayanağı,
  3. Bedelin akıbeti — ödendi mi, kime ödendi, emanete mi alındı?
  4. Kadastro tutanakları ve sınırlandırma haritaları,
  5. Varsa şerhler ve belirtmeler.

Üçüncü madde belirleyicidir: bedel ödenmişse eski malikin talepleri farklı, ödenmemişse farklı değerlendirilir.

Ayrıca kanunda, tapuda kayıtlı olmayan yerlerde bedelin zilyede ödenmesi hâlinde dahi üçüncü şahısların umumî hükümler dairesinde bedele istihkak davası açmak haklarının saklı olduğu düzenlenmiştir.

Bu nedenle bedeli almış olmak, sonradan ortaya çıkan hak sahiplerine karşı kesin bir koruma sağlamaz. Tahsil belgeleri ve hak sahipliğine ilişkin deliller uzun süre saklanmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Aynı yer ikinci kez kadastroya girmişse ne olur?

3402 sayılı Kadastro Kanunu m.22 uyarınca evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz; yapılmışsa ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve TMK m.1026’ya göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde ikinci kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir.

Kadastro tespitine karşı dava için süre var mı?

3402 s.K. m.12 uyarınca otuz günlük ilan süresi geçtikten sonra dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir. Tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.

On yıllık süre mükerrer kadastro iddiasında da işler mi?

3402 s.K. m.12’deki on yıllık hak düşürücü süre, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanan iddialar içindir. Mükerrer kadastro iddiası ise m.22’ye dayanır ve bu madde ikinci kadastroyu bütün sonuçlarıyla hükümsüz saydığından farklı değerlendirilir. Bu nedenle dilekçede talebin hangi iddiaya dayandığı açıkça gösterilmelidir.

Tapu sicilinin düzeltilmesi talebinin dayanağı nedir?

TMK m.1025 uyarınca bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmişse, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca iyiniyetli üçüncü kişilerin kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır.

Kamulaştırmadan sonra aynı yer için yeniden tapu çıkabilir mi?

Evet, tapu/kadastro hatası, mükerrer kadastro veya yolsuz işlem sonucu, kamulaştırılıp idare adına tescil edilen taşınmaz için sonradan başka bir kişi adına yeni tapu kaydı oluşabilir. Bu çifte tapu durumu yaratır.

Sonraki tapu kaydı nasıl iptal edilir?

2942 sayılı Kanun’un 36. maddesine göre idarenin isteği üzerine hâkim, evrak üzerinde (gerekirse mahallinde) inceleme yaparak sonraki kaydın iptaline karar verir. Bu işlemler harca tabi değildir.

Çifte tapuda hangi kayıt geçerli olur?

Çifte tapu yolsuz tescil sayılır. Kamulaştırma sonrası mükerrer kayıtta, idare adına yapılan geçerli tescil esas alınır ve sonradan oluşturulan geçersiz kayıt iptal edilir.

Tapuya güvenen iyiniyetli kişi korunur mu?

Kural olarak tapuya iyiniyetle güvenen korunur (TMK m. 1023); ancak çifte tapuda sicil çelişkiye düştüğünden bu koruma işlemez ve geçersiz kayıt iptal edilir.

Tapusu iptal edilen kişi tazminat alabilir mi?

Evet. TMK m. 1007 uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumludur. Hak kaybına uğrayan iyiniyetli kişi, zararının tazmini için Devlet aleyhine dava açabilir.

Bu davalarda hangi mahkeme görevlidir?

Sonraki kaydın iptali idarenin talebiyle adli yargıda (asliye hukuk mahkemesi) görülür. Mülkiyet çekişmeliyse tapu iptali ve tescil davası kapsamında değerlendirilir.

Kamulaştırmadan sonra aynı yer için yeni tapu çıkarsa ne olur?

2942 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca idarenin isteği üzerine hâkim, evrak üzerinde ve lüzum gördüğü takdirde mahallinde inceleme yaparak sonraki kaydın iptali hakkında karar verir; bu işlemler harca ve resme bağlı değildir.

Sonraki kaydı edinen kişi zararını kimden ister?

Türk Medeni Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.

Devletin bu sorumluluğu kusura mı bağlıdır?

Hayır, kusursuz sorumluluktur. Tapu müdürünün veya memurunun kusuru bulunsun ya da bulunmasın, sicilin tutulmasında malvarlığı çıkarlarını koruyan kurallara aykırı davranılmış olması yeterlidir.

Tazminat davası nerede açılır?

TMK m.1007’nin üçüncü fıkrası uyarınca Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

Tapuya güvendim demek mülkiyeti korur mu?

Her zaman korumaz. Kamulaştırılmış ve idare adına tescil edilmiş bir yer için sonradan tesis edilen kayıtta 36. madde iptal yolu açar; koruma çoğu zaman mülkiyet yerine TMK m.1007 üzerinden tazminata dönüşür.

Post by Av. Fatma Öztürk