Bireysel Anayasa Mahkemesi Başvurusu Nasıl Yapılır? Süreler ve Usul Şartları
05 Haziran 2026

Bireysel Anayasa Mahkemesi Başvurusu Nasıl Yapılır? Süreler ve Usul Şartları

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iç hukukta son çare niteliğinde bir yoldur. Derece mahkemelerinin kararlarını yeniden inceleyen bir üst mercii değildir; yalnızca temel bir hakkın kamu gücü tarafından ihlal edilip edilmediğini ve ihlal varsa nasıl giderileceğini denetler.

Bu ayrım pratikte belirleyicidir: bireysel başvuruların büyük çoğunluğu esasa girilmeden, süre aşımı, başvuru yollarının tüketilmemesi veya kanun yolu şikâyeti niteliğinde olma gerekçeleriyle kabul edilemez bulunur. Bu yazı konuyu madde numaralarıyla ele alır: Anayasa m.148 ve m.149, 6216 sayılı Kanunun 45 ilâ 51 inci maddeleri ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri.

1) Anayasal ve Kanuni Çerçeve

Kurumun iki katmanlı bir dayanağı vardır.

Anayasa m.148/3 hakkı tanır: herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Aynı fıkra şartı da koyar: başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.

Anayasa m.148/4 ise sınırı çizer ve uygulamada en çok karşılaşılan ret gerekçesinin kaynağıdır: bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.

Usul ise 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun‘un 45 ilâ 51 inci maddeleri ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü‘nde düzenlenmiştir.

KonuDayanak
Bireysel başvuru hakkı ve tüketme şartıAnayasa m.148/3; 6216 m.45
Kanun yolu şikâyeti yasağıAnayasa m.148/4
Başvuru hakkına sahip olanlar6216 m.46
Başvuru usulü, form, süre ve harç6216 m.47; İçtüzük m.59 ve m.64
Kabul edilebilirlik6216 m.48
Esas inceleme ve tedbir6216 m.49
Kararlar ve giderim6216 m.50
Hakkın kötüye kullanılması6216 m.51

2) Kim Başvurabilir, Kim Başvuramaz? (6216 m.46)

Kanun, başvuru ehliyetini üç kuralla sınırlar.

Birincisi ve en önemlisi mağdur sıfatıdır: bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir. Üçüncü kişinin uğradığı zarar ya da henüz doğmamış bir zarar, kural olarak başvuruya konu edilemez.

KişiBaşvurabilir mi?Not
Türk vatandaşı gerçek kişilerEvetGüncel ve kişisel hakkın doğrudan etkilenmesi şartıyla
YabancılarEvet, sınırlıYalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak başvuru yapamazlar
Özel hukuk tüzel kişileriEvet, sınırlıSadece tüzel kişiliğe ait hakların ihlal edildiği gerekçesiyle
Kamu tüzel kişileriHayırBelediye, üniversite gibi kamu tüzel kişileri bireysel başvuruda bulunamaz

Üçüncü satır sık yanlış anlaşılır: şirket ortağı, şirketin uğradığı ihlal nedeniyle kendi adına başvuramaz; başvuruyu tüzel kişiliğin kendisi yapmalıdır. Aynı şekilde dernek üyesi, derneğin hakkı ihlal edildi diye kendi adına başvuramaz.

3) Hangi Haklar Başvuruya Konu Edilebilir? Kesişim Kuralı

6216 m.45/1, korunan hak alanını iki kümenin kesişimi olarak tanımlar: hak hem Anayasada güvence altına alınmış olmalı, hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamında bulunmalıdır.

Bunun sonucu şudur: Anayasada yer alsa dahi Sözleşme kapsamında olmayan bir hak (örneğin sosyal ve ekonomik haklar alanındaki bazı düzenlemeler) tek başına bireysel başvuruya konu edilemez. Uygulamada başvuruların büyük kısmı aşağıdaki haklar etrafında yoğunlaşır.

HakTipik başvuru konusu
Adil yargılanma hakkıMakul sürede yargılanma, gerekçeli karar hakkı, silahların eşitliği, mahkemeye erişim, hakkaniyete uygun yargılanma
Mülkiyet hakkıKamulaştırma, kamulaştırmasız el atma, alacağın tahsil edilememesi, idari yaptırımlar
Kişi hürriyeti ve güvenliğiTutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluluğa itirazın incelenmesindeki gecikme
İfade ve basın özgürlüğüİçerik kaldırma, erişim engeli, ceza soruşturmaları
Özel hayata ve aile hayatına saygı hakkıKişisel veriler, velayet ve kişisel ilişki, itibarın korunması
Yaşam hakkı ve işkence yasağıEtkili soruşturma yükümlülüğü
Ayrımcılık yasağıDiğer bir hakla bağlantılı olarak ileri sürülür

4) En Sık Ret Sebebi: Kanun Yolu Şikâyeti Yasağı

Anayasa m.148/4’ün pratik karşılığı şudur: Anayasa Mahkemesi delil değerlendirmesi yapmaz, hukuk kurallarının yorumunu denetlemez, bilirkişi raporunun isabetini tartışmaz ve maddi vakıa tespitini yeniden yapmaz. Bunlar derece mahkemelerinin ve kanun yollarının işidir.

Bu nedenle “mahkeme delilleri yanlış değerlendirdi”, “bilirkişi hatalı rapor verdi”, “hüküm hukuka aykırı” biçimindeki başvurular, ne kadar haklı olursa olsun açıkça dayanaktan yoksun bulunarak kabul edilemez sayılır.

Başvurunun bu eşiği aşabilmesi için iddianın anayasal bir hakka bağlanması gerekir. Aradaki fark şöyle somutlaşır:

Kanun yolu şikâyeti (kabul edilemez)Anayasal hak iddiası (incelenebilir)
“Mahkeme tanık beyanlarını yanlış değerlendirdi”“Sunduğum ve sonuca etkili delil hiç değerlendirilmedi; gerekçeli karar hakkım ihlal edildi”
“Bilirkişi raporu hatalı”“Rapora karşı itirazlarım karşılanmadı; silahların eşitliği ilkesi ihlal edildi”
“Tazminat miktarı düşük belirlendi”“Belirleme, mülkiyet hakkına ölçüsüz müdahale oluşturdu”
“Dava reddedildi, karar yanlış”“Aşırı şekilcilikle esasa girilmedi; mahkemeye erişim hakkım ihlal edildi”

Başvuru dilekçesinde bu çeviri yapılmamışsa, dosya esasa girilmeden kapanır. Bireysel başvurunun teknik zorluğu tam olarak buradadır.

5) Başvuru Yollarının Tüketilmesi (6216 m.45/2)

6216 m.45/2 şöyledir: ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.

Anayasa “olağan kanun yolları” derken, Kanun “idari ve yargısal başvuru yolları” demektedir. Bu, tüketilmesi gereken yolun yalnızca istinaf ve temyizden ibaret olmadığını gösterir; somut olayda öngörülmüş idari itiraz yolları da kapsama girebilir.

Yargı koluTüketilmesi beklenen yollar
Hukuk yargısıİstinaf; kesinlik sınırının üzerindeyse temyiz
Ceza yargısıİstinaf; temyize tabi ise temyiz
İdari yargıVarsa idari itiraz; istinaf; temyize tabi ise temyiz
İcra hukukuİcra mahkemesi kararına karşı öngörülen kanun yolları
TutuklulukTutukluluğa itiraz yolu
Uzun yargılamaKanunla kurulan tazminat komisyonuna başvuru

Ancak burada bir denge vardır: tüketilmesi gereken yolun etkili, ulaşılabilir ve makul başarı şansı sunan bir yol olması aranır. Teorik olarak var olan ama somut olayda sonuç doğurma ihtimali bulunmayan bir yol için tüketme şartı işletilmez. Buna karşılık, tereddüt hâlinde yolu tüketmek her zaman daha güvenlidir; çünkü tüketilmemiş yol nedeniyle verilen kabul edilemezlik kararı, süre de geçtiyse hakkı tamamen kaybettirir.

Kanun yollarının işleyişi için kanun yolları: istinaf ve temyiz yazımıza, süre ve kesinlik sınırı hesabı için istinaf ve temyiz süresi hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

Nihai karar elinize geçti mi? Otuz günlük süre adli tatilde bile durmaz

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

6) Otuz Günlük Süre: Kuralın Tam Metni

Süre, bireysel başvurunun en katı unsurudur ve doğrudan Anayasada değil, 6216 m.47/5‘te düzenlenmiştir: “Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler.”

Aynı kural Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün “Başvuru süresi ve mazeret” başlıklı 64 üncü maddesinde tekrarlanmıştır.

DurumSüreBaşlangıç
Başvuru yolu öngörülmüşse30 günBaşvuru yollarının tüketildiği tarih
Başvuru yolu öngörülmemişse30 günİhlalin öğrenildiği tarih
Haklı mazeret varsa15 günMazeretin kalktığı tarih; mazeret belgelenmelidir

Adli tatil süreyi durdurmaz

Uygulamada ciddi hak kayıplarına yol açan bir nokta budur. Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik yaklaşımına göre, 6216 sayılı Kanun’da ve İçtüzük’te Anayasa Mahkemesinin adli tatile tabi olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığından, Mahkeme adli tatil süresince de yargısal faaliyetine devam eder. Bu sebeple bireysel başvuru bakımından adli tatil hükümlerinin süre hesabında dikkate alınmasına hukuken olanak yoktur.

Derece mahkemesindeki dosyasında adli tatil uzamasına alışmış bir vekil için bu, en tehlikeli tuzaktır.

“Öğrenme tarihi” nasıl belirlenir?

Sürenin başlangıcı çoğu zaman tebliğ tarihidir; ancak tebligat yapılmayan hâllerde fiilî öğrenme esas alınır. Anayasa Mahkemesi, nihai kararın UYAP Vatandaş Portal üzerinden öğrenildiği tarihi de sürenin başlangıcı olarak kabul edebilmektedir. Üstelik portala girişin bizzat başvurucu tarafından yapılmamış olması, sürenin işlemeye başlamasına engel değildir.

Bu nedenle pratik kural şudur: nihai karar sisteme düştüğü anda otuz günlük takvim başlatılmalı, tebligat beklenmemelidir.

7) Başvuru Nasıl ve Nereye Yapılır? (6216 m.47)

6216 m.47/1 uyarınca bireysel başvurular, Kanunda ve İçtüzükte belirtilen şartlara uygun olarak doğrudan ya da mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılabilir.

KanalAçıklama
Doğrudan Anayasa MahkemesineBaşvuru formu ve ekleriyle
Mahkemeler aracılığıylaHerhangi bir derece mahkemesi üzerinden gönderim
Yurt dışı temsilciliklerBüyükelçilik ve konsolosluklar aracılığıyla

Başvurunun başvuru formu kullanılarak ve resmî dilde, yani Türkçe yapılması zorunludur. Formun örneği İçtüzük ekinde yer alır ve Mahkemenin internet sitesinden temin edilebilir. Yabancı dilde doldurulan form usulüne uygun sayılmaz.

Formda bulunması gerekenler

  • Başvurucunun kimlik ve iletişim bilgileri; tüzel kişilerde MERSİS numarası, unvan ve temsile yetkili kişinin bilgileri,
  • Varsa avukat veya kanuni temsilcinin bilgileri ve vekâletname,
  • İhlal edildiği ileri sürülen her bir hakkın ayrı ayrı gösterilmesi ve her biri için ayrı gerekçelendirme,
  • Kamu gücünün işlem, eylem veya ihmalinin tarih sıralamasıyla anlatımı,
  • Tüketilen başvuru yolları, karar veren merciler ve karar tarihleri,
  • Hakkın güncel ve kişisel olarak etkilendiğine ilişkin açıklama,
  • Varsa tedbir talebi ve gerekçesi,
  • Sonuç ve talepler; tazminat isteniyorsa maddi tazminat için delil,
  • İhlale neden olduğu ileri sürülen karar veya işlemlerin aslı ya da örneği,
  • Harcın ödendiğine dair belge veya adli yardım talebi.

Eksiklik varsa ne olur?

6216 m.47/6 bir güvence sağlar: başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması hâlinde, Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucu veya varsa vekiline onbeş günü geçmemek üzere süre verilir ve geçerli bir mazeret olmaksızın bu sürede eksikliğin tamamlanmaması durumunda başvurunun reddine karar verileceği bildirilir.

Yani eksiklik kendiliğinden ret sebebi değildir; ancak verilen süre kaçırılırsa ret kaçınılmazdır.

8) Harç ve Adli Yardım

Bireysel başvuru harca tabidir. Harç, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarifede yer alır ve her yıl güncellenir. 2026 yılı için bireysel başvuru harcı 6.024,10 TL’dir. Avukat aracılığıyla yapılan başvurularda ayrıca vekâletname suret harcı gerekir. Harcın ödendiğine dair belgenin forma eklenmesi zorunludur.

Harcı ödeme gücü bulunmayanlar için adli yardım yolu açıktır. Talep, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun adli yardıma ilişkin hükümleri çerçevesinde değerlendirilir ve mali durumu gösteren belgelerin forma eklenmesi gerekir. Talep hakkında karar, başvurunun kabul edilebilirliği hakkında karar verecek Bölüm veya Komisyonlarca verilir.

DurumSonuç
Adli yardım kabul edilirseHarç aranmadan inceleme yapılır
Adli yardım reddedilirseBaşvurucuya harcı yatırması için kesin süre verilir
İhlal kararı verilirseYargılama giderleri kural olarak başvurucuya iade edilir
İhlal bulunmazsaYargılama giderleri kural olarak başvurucu üzerinde bırakılır

Harçların genel çerçevesi için Harçlar 2026 rehberimize, adli yardım usulü için adli yardım talebi dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.

Başvurunuz kanun yolu şikâyetine dönüşmesin: iddiayı hakka bağlayalım

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

9) Kabul Edilebilirlik İncelemesi (6216 m.48)

6216 m.48/1 uyarınca kabul edilebilirlik kararı verilebilmesi için 45 ilâ 47 nci maddelerde öngörülen şartların taşınması gerekir. Yani ehliyet, konu, tüketme, süre, form ve harç şartlarının tamamı burada denetlenir.

İkinci fıkra ise Mahkemeye iki ayrı süzgeç verir. Buna göre Mahkeme:

  • Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvuruların,
  • Açıkça dayanaktan yoksun başvuruların,

kabul edilemezliğine karar verebilir. Kabul edilebilirlik incelemesi komisyonlarca yapılır.

Kabul edilemezlik sebebiTipik görünümü
Süre aşımıOtuz günün kaçırılması; adli tatilin süreyi durdurduğu sanılması
Başvuru yollarının tüketilmemesiİstinaf veya temyize gidilmeden başvurulması
Kanun yolu şikâyetiDelil değerlendirmesi ve hukuk kuralının yorumuna itiraz
Kişi bakımından yetkisizlikKamu tüzel kişisinin başvurusu; mağdur sıfatının bulunmaması
Konu bakımından yetkisizlikAnayasa ile Sözleşme kesişiminde yer almayan hak iddiası
Zaman bakımından yetkisizlikBireysel başvuru yolunun işlerlik kazandığı tarihten önceki işlemler
Açıkça dayanaktan yoksunlukİhlal iddiasının temellendirilmemesi, belgelerin sunulmaması
Önemli zarar bulunmamasıAnayasal önem taşımayan ve zararı bulunmayan başvuru

“Açıkça dayanaktan yoksunluk” en geniş kategoridir ve çoğu zaman temellendirme eksikliğinden kaynaklanır. Başvurucu ihlal iddiasını soyut biçimde ileri sürüp somut olayla ve belgelerle bağlantısını kurmazsa, iddia esasa girilmeden reddedilir. Bu nedenle başvuru formunda her hak için ayrı bir başlık açılması ve o hakka ilişkin olay-delil-sonuç zincirinin ayrı ayrı kurulması gerekir.

10) Esas İnceleme ve Tedbir (6216 m.49)

Komisyonlarca kabul edilebilirliğine karar verilen başvuruların esas incelemesi Bölümler tarafından yapılır. Başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilir; Bakanlık gerekli gördüğü hâllerde görüşünü yazılı olarak Mahkemeye bildirir.

Esas inceleme sırasında Mahkeme, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördüğü tedbirlere re’sen veya başvurucunun talebi üzerine karar verebilir. Bu, sınır dışı işlemleri, sağlık durumu ağır olan tutuklu ve hükümlüler, yayın yasakları gibi geri dönülemez sonuç doğurma riski taşıyan dosyalarda hayati bir imkândır.

Tedbir talebi, başvuru formunda ayrıca ve gerekçesiyle belirtilmelidir. Talebin dayandığı acil ve geri dönülemez zarar riski somutlaştırılmazsa tedbir kararı beklenmemelidir.

11) Kararlar ve Giderim (6216 m.50)

Esas inceleme sonunda başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir.

Ancak maddenin aynı fıkrasında önemli bir sınır vardır: Anayasa Mahkemesi yerindelik denetimi yapamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar veremez. Yani Mahkeme, idarenin yerine geçerek işlem tesis etmez; ihlali tespit eder ve giderim yolunu gösterir.

Giderim biçimiUygulandığı hâl
Yeniden yargılamaİhlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa; dosya ilgili mahkemeye gönderilir
TazminatYeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine hükmedilebilir
Dava yolu göstermeGenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir
Yargılama giderleriİhlal tespiti hâlinde başvurucuya iade edilir

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde, mümkünse dosya üzerinden karar verir. Bu, derece mahkemesinin ihlal kararını yeniden tartışamayacağı anlamına gelir.

Esas hakkındaki kararlar gerekçeleriyle birlikte başvurucuya, ilgililere ve Adalet Bakanlığına tebliğ edilir; başvuru avukat veya kanuni temsilci aracılığıyla yapılmışsa tebligat onlara yapılır.

Maddi tazminat talebi bakımından bir uyarı gerekir: maddi tazminat için zararın belgeyle ortaya konması şarttır. Belgelendirilmemiş maddi tazminat talepleri reddedilir; manevi tazminat ise ihlalin niteliğine göre takdir edilir.

Yeniden yargılama kurumunun ceza yargısındaki karşılığı için yargılamanın yenilenmesi (CMK m.311-323) yazımıza bakılabilir.

12) Hakkın Kötüye Kullanılması (6216 m.51)

Kanun, bireysel başvuru yolunun amacı dışında kullanılmasına karşı bir yaptırım öngörmüştür. Başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucu aleyhine yargılama giderlerine ek olarak iki bin Türk lirasına kadar disiplin para cezasına hükmedilebilir.

Uygulamada bu yaptırım özellikle üç davranışta gündeme gelir: başvuruda açıkça yalan beyanda bulunulması, sonuca etkili bilgi ve belgenin saklanması ve hakaret içeren ifadeler kullanılması. Dolayısıyla başvuru dilekçesinin üslubu yalnızca bir nezaket meselesi değildir.

13) Bireysel Başvuru ve AİHM İlişkisi

İki yol birbirinin alternatifi değil, sıralıdır. Bireysel başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmeden önce tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmektedir.

ÖlçütAYM bireysel başvuruAİHM başvurusu
DayanakAnayasa m.148; 6216 m.45-51Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
Ön şartOlağan kanun yollarının tüketilmesiİç hukuk yollarının tüketilmesi (AYM dâhil)
Süre30 günSözleşme’de öngörülen süre
SıraÖnceSonra

Bunun pratik sonucu şudur: bireysel başvuru yolunu atlayarak doğrudan AİHM’e gitmek, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle başvurunun reddiyle sonuçlanır. Kamulaştırma özelinde iki yolun karşılaştırması için AYM bireysel başvuru dilekçesi örneğimize ve AİHM başvurusu dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.

14) Uzun Yargılama Şikâyetinde Özel Yol

Makul sürede yargılanma hakkının ihlali, bireysel başvuruların en yoğun kalemlerinden biridir. Ancak bu şikâyet bakımından kanunla ayrı bir tazminat komisyonu yolu kurulmuştur ve bu yol, tüketilmesi gereken etkili bir başvuru yolu olarak kabul edilmektedir.

Dolayısıyla uzun yargılama şikâyetinde doğrudan Anayasa Mahkemesine gidilmesi, tüketme şartının yerine getirilmemesi nedeniyle kabul edilemezlikle sonuçlanabilir. Ayrıntı için makul sürede yargılanma hakkı ve tazminat komisyonu incelememize bakılabilir.

15) Sık Yapılan On Hata

  • Adli tatilin süreyi uzattığını sanmak. Anayasa Mahkemesi adli tatile tabi değildir; otuz gün kesintisiz işler.
  • Tebligat beklemek. Nihai kararın UYAP üzerinden öğrenildiği tarih süreyi başlatabilir.
  • Kanun yolu şikâyeti yazmak. Delil ve yorum tartışması Anayasa m.148/4 nedeniyle incelenmez.
  • Hakları tek başlıkta toplamak. Her hak ayrı ayrı gösterilmeli ve ayrı gerekçelendirilmelidir.
  • Yolu yarım tüketmek. İstinafla yetinip temyize gitmemek ya da idari itirazı atlamak kabul edilemezlik doğurur.
  • Yabancı dilde form doldurmak. Başvuru resmî dilde yapılır.
  • Harç veya adli yardım belgesini eklememek. Eksiklik için verilen onbeş günlük süre kaçırılırsa başvuru reddedilir.
  • Tedbir talebini gerekçesiz yazmak. Acil ve geri dönülemez zarar riski somutlaştırılmalıdır.
  • Maddi tazminatı belgesiz istemek. Zarar belgeyle ortaya konmalıdır.
  • Şirket adına ortağın başvurması. Tüzel kişiliğe ait haklarda başvuruyu tüzel kişilik yapar.

16) Kontrol Listesi

  • Takvimi ilk gün kurun: nihai kararın öğrenildiği tarihi belgeleyin ve otuz günü işaretleyin.
  • Tüketme haritasını çıkarın: yargı koluna göre hangi yolların açık olduğunu tek tek kontrol edin.
  • İddiayı anayasal hakka çevirin: “karar yanlış” değil, “hangi hak, nasıl ihlal edildi”.
  • Her hak için ayrı bölüm yazın: olay, delil, ihlal ve sonuç zinciri ayrı ayrı kurulmalıdır.
  • Belgeleri eksiksiz ekleyin: ihlale konu karar veya işlemin aslı ya da örneği, vekâletname, harç belgesi.
  • Tedbir gerekiyorsa formda ayrıca isteyin ve riskin geri dönülemezliğini gösterin.
  • Tazminat talebini belgelendirin; maddi zarar için delil şarttır.
  • Üsluba dikkat edin: yalan beyan, belge saklama ve hakaret disiplin para cezasına yol açar.
  • AİHM ihtimalini baştan planlayın: bireysel başvuru bu yolun ön şartıdır.

Yargılama usulünün genel çerçevesi için Yargılama Usulü Rehberimize, ceza dosyalarında bireysel başvurunun zamanlaması için ceza dosyasında AYM bireysel başvuru yazımıza ve örnek dilekçe için 6216 sayılı Kanuna dayalı bireysel başvuru dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.

Bireysel başvuru mu, hâlâ derece mahkemesi mi? Dosyanızı birlikte değerlendirelim

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Sıkça Sorulan Sorular

Bireysel başvuru nedir?

Anayasa m.148/3 uyarınca herkesin, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yaptığı başvurudur.

Bireysel başvuru bir üst kanun yolu mudur?

Hayır. Anayasa m.148/4 uyarınca bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz. Anayasa Mahkemesi delil değerlendirmesi yapmaz, hukuk kurallarının yorumunu denetlemez ve maddi vakıa tespitini yeniden yapmaz.

Başvuru süresi ne kadar?

6216 m.47/5 uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gündür.

Haklı mazeretim varsa ne olur?

6216 m.47/5 uyarınca haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler.

Adli tatil süreyi durdurur mu?

Hayır. 6216 sayılı Kanun ve İçtüzük’te Anayasa Mahkemesinin adli tatile tabi olduğu yönünde hüküm bulunmadığından Mahkeme adli tatilde de yargısal faaliyetine devam eder; adli tatil hükümlerinin süre hesabında dikkate alınmasına hukuken olanak yoktur.

Süre ne zaman başlar?

Kural olarak nihai kararın öğrenildiği tarihte. Tebligat yapılmayan hâllerde fiilî öğrenme esas alınır; Anayasa Mahkemesi nihai kararın UYAP Vatandaş Portal üzerinden öğrenildiği tarihi de başlangıç kabul edebilmektedir.

Kanun yollarını tüketmem şart mı?

Evet. Anayasa m.148/3 olağan kanun yollarının tüketilmiş olmasını şart koşar. 6216 m.45/2 ise kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmesini arar.

Kimler bireysel başvuru yapabilir?

6216 m.46 uyarınca ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler başvurabilir.

Kamu tüzel kişileri başvurabilir mi?

Hayır. 6216 m.46 uyarınca kamu tüzel kişileri bireysel başvuruda bulunamaz.

Şirketim adına ben başvurabilir miyim?

Özel hukuk tüzel kişileri sadece tüzel kişiliğe ait hakların ihlal edildiği gerekçesiyle başvurabilir. Bu durumda başvuruyu tüzel kişiliğin kendisi yapar; ortağın kendi adına başvurusu kabul edilmez.

Yabancılar başvurabilir mi?

Evet, ancak sınırlı. 6216 m.46 uyarınca yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan haklarla ilgili olarak yabancılar bireysel başvuruda bulunamaz.

Hangi haklar başvuruya konu edilebilir?

6216 m.45/1 uyarınca hem Anayasada güvence altına alınmış olan hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokoller kapsamında bulunan haklar. İki kümenin kesişimi dışında kalan bir hak tek başına başvuruya konu edilemez.

Başvuru nereye yapılır?

6216 m.47/1 uyarınca doğrudan Anayasa Mahkemesine ya da mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılabilir.

Başvuru hangi dilde yapılır?

Resmî dilde, yani Türkçe. Başvuru, İçtüzük ekinde yer alan başvuru formu kullanılarak yapılır; yabancı dilde doldurulan form usulüne uygun sayılmaz.

Formda eksik olursa başvurum reddedilir mi?

Doğrudan reddedilmez. 6216 m.47/6 uyarınca eksikliğin giderilmesi için onbeş günü geçmemek üzere süre verilir; geçerli bir mazeret olmaksızın bu sürede eksiklik tamamlanmazsa başvurunun reddine karar verilir.

2026 yılında bireysel başvuru harcı ne kadar?

6.024,10 TL’dir. Harç 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarifede yer alır ve her yıl güncellenir. Avukat aracılığıyla yapılan başvurularda ayrıca vekâletname suret harcı gerekir.

Harcı ödeyemezsem ne yapabilirim?

Adli yardım talep edebilirsiniz. Talep, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun adli yardıma ilişkin hükümleri çerçevesinde ve mali durumu gösteren belgelerle değerlendirilir. Reddedilirse harcı yatırmanız için kesin süre verilir.

Kabul edilebilirlik incelemesini kim yapar?

6216 m.48/3 uyarınca kabul edilebilirlik incelemesi komisyonlarca yapılır. Kabul edilebilir bulunan başvuruların esas incelemesi ise Bölümler tarafından yürütülür.

Açıkça dayanaktan yoksunluk ne demek?

6216 m.48/2 uyarınca Mahkeme, açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir. Uygulamada bu çoğunlukla ihlal iddiasının somut olayla ve belgelerle temellendirilmemesinden kaynaklanır.

Önemli zarar şartı nedir?

6216 m.48/2 uyarınca Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.

Tedbir kararı alınabilir mi?

Evet. 6216 m.49 uyarınca Mahkeme, esas inceleme sırasında başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördüğü tedbirlere re’sen veya başvurucunun talebi üzerine karar verebilir. Talep formda ayrıca ve gerekçesiyle belirtilmelidir.

Adalet Bakanlığının rolü nedir?

Kabul edilebilir bulunan başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilir; Bakanlık gerekli gördüğü hâllerde görüşünü yazılı olarak Mahkemeye bildirir.

İhlal kararı verilirse ne olur?

6216 m.50 uyarınca ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa yeniden yargılama yapılmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir.

Yeniden yargılamada mahkeme ihlal kararını tartışabilir mi?

Hayır. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde, mümkünse dosya üzerinden karar verir.

Tazminata her zaman hükmedilir mi?

Hayır. 6216 m.50 uyarınca tazminat, yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde gündeme gelir. Ayrıca maddi tazminat için zararın belgeyle ortaya konması gerekir; belgelendirilmemiş talepler reddedilir.

Anayasa Mahkemesi idarenin yerine karar verebilir mi?

Hayır. 6216 m.50 uyarınca Mahkeme yerindelik denetimi yapamaz ve idari eylem ve işlem niteliğinde karar veremez. İhlali tespit eder ve giderim yolunu gösterir.

Başvuru hakkının kötüye kullanılmasının yaptırımı nedir?

6216 m.51 uyarınca başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucu aleyhine yargılama giderlerine ek olarak iki bin Türk lirasına kadar disiplin para cezasına hükmedilebilir. Yalan beyan, belge saklama ve hakaret içeren ifadeler bu kapsamda değerlendirilir.

Doğrudan AİHM’e gidebilir miyim?

Kural olarak hayır. Bireysel başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmeden önce tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu olarak kabul edilmektedir; bu yol atlanırsa AİHM başvurusu iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilir.

Uzun yargılama şikâyetinde doğrudan AYM’ye gidebilir miyim?

Bu şikâyet bakımından kanunla ayrı bir tazminat komisyonu yolu kurulmuştur ve bu yol tüketilmesi gereken etkili bir başvuru yolu olarak kabul edilmektedir. Doğrudan Anayasa Mahkemesine gidilmesi kabul edilemezlikle sonuçlanabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Harç tutarları her yıl güncellenir; somut dosyada süre ve tüketme şartı olayın özelliklerine göre değerlendirilir.


Post by Av. Fatma Öztürk