Hükmüm Kesinleşti, Yeni Delil Çıktı: Yargılamanın Yenilenmesi (CMK m.311-323)
26 Ağustos 2026

Hükmüm Kesinleşti, Yeni Delil Çıktı: Yargılamanın Yenilenmesi (CMK m.311-323)

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5271 sayılı CMK m.311 — Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi sebepleri
  • 5271 sayılı CMK m.311/1-a — Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması
  • 5271 sayılı CMK m.311/1-b — Yemin verilerek dinlenen tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde gerçek dışı beyanda bulunması
  • 5271 sayılı CMK m.311/1-e — Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup beraati veya daha hafif cezayı gerektirmesi
  • 5271 sayılı CMK m.311 – AİHM — Hükmün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı verildiğinin AİHM kararıyla tespit edilmesi
  • 5271 sayılı CMK m.314 — Hükümlü aleyhine yargılamanın yenilenmesi sebepleri
  • 5271 sayılı CMK m.318 — Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığına duruşmasız karar verilir
  • 5271 sayılı CMK m.319-323 — Kabule değerlik kararı, itiraz ve yenilenen yargılamanın usulü

Hüküm kesinleştiğinde yol bitmez. Yargılamanın yenilenmesi, kesin hüküm gücü ile maddi gerçeğin ortaya çıkarılması arasında denge kuran olağanüstü bir kanun yoludur. Sebepleri kanunda sınırlı sayıda gösterilmiştir ve başvuru için süre sınırı yoktur.

Kesin Hüküm Mutlak Değildir

Ceza yargılamasında bir hükmün kesinleşmesi, uyuşmazlığın kural olarak sona ermesi ve aynı olayın yeniden yargılama konusu yapılmaması anlamına gelir. Kesin hüküm; hukuk güvenliği, yargı kararlarının istikrarı ve uyuşmazlıkların sonsuza kadar sürmemesi bakımından temel öneme sahiptir.

Bununla birlikte kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün sahte belgeye, gerçeğe aykırı tanıklığa, hukuka aykırı hâkim davranışına veya hükmün sonucunu değiştirebilecek yeni bir delile dayandığının sonradan anlaşılması mümkündür.

Kanun koyucu, bu istisnai durumlarda kesin hüküm gücü ile maddi gerçeğin ortaya çıkarılması gereği arasında denge kurmak amacıyla yargılamanın yenilenmesi kurumunu kabul etmiştir.

Kanun yoluNe zamanNiteliği
İstinafHüküm kesinleşmedenOlağan kanun yolu
TemyizHüküm kesinleşmedenOlağan kanun yolu
Yargılamanın yenilenmesiHüküm kesinleştikten sonraOlağanüstü kanun yolu
Kanun yararına bozmaHüküm kesinleştikten sonraOlağanüstü kanun yolu
Yargıtay Başsavcılığı itirazıBelirli koşullardaOlağanüstü kanun yolu

Bu kurumun en önemli özelliklerinden biri süre sınırının bulunmamasıdır. İstinaf ve temyizde iki haftalık süreler işlerken, yargılamanın yenilenmesi bakımından hak düşürücü bir süre öngörülmemiştir. Cezanın infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölmüş olması da başvuruya engel değildir.

Sebepler Sınırlı Sayıdadır

Bu, kurumun en kritik teknik özelliğidir. CMK m.311’de sayılan hususlar sınırlı sayıda olup, bu nedenlerin dışında bir nedenle yargılamanın yenilenmesi istemek mümkün değildir.

SebepİçerikUyuşturucu dosyasındaki karşılığı
Belgenin sahteliğiDuruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen belgenin sahte olduğunun anlaşılmasıTutanak veya rapor sahteliği iddiası
Yalan tanıklık veya gerçeğe aykırı bilirkişilikYeminle dinlenen tanık veya bilirkişinin hükümlü aleyhine gerçek dışı beyanda bulunması“Ondan aldım” diyen tanığın beyanını değiştirmesi
Hâkimin görevini kusurlu yapmasıHükme katılan hâkimin ceza kovuşturmasını gerektirecek ağırlıkta kusuruNadiren gündeme gelir
Yeni olay veya yeni delilBeraati veya daha hafif cezayı gerektirecek nitelikte olmasıEn sık kullanılan sebep
AİHM kararıHükmün Sözleşme’ye aykırı verildiğinin AİHM kararıyla tespitiAdil yargılanma hakkı ihlali

Birinci satır bakımından önemli bir sınır vardır: belge sahte değilse ve yalnızca içeriği gerçeği yansıtmıyorsa, sahte belge kullanılması nedeniyle yenileme yoluna gidilemez. Bu durumda yeni delil ve olaylara dayanılabilir.

Ayrıca sahte belge dışında hükümlünün suçu işlediği yönünde başkaca deliller bulunması hâlinde başvurunun bu bende dayandırılması mümkün değildir; belgenin hükme etki edebilecek nitelikte olması aranır.

İkinci satır uyuşturucu dosyalarında somut karşılık bulur ve önemli bir şart taşır: yenileme bu sebeple istenebilmesi için tanığın yeminle dinlenmiş olması gerekir. Tanık kanun gereği yeminsiz dinlenebilecek tanıklardan ise, bu tanığın adli hataya neden olmasından bahisle yenileme yoluna gidilemez.

Beşinci satır bakımından ise şu belirtilmelidir: AİHM’e yapılan başvurunun dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşürülmesi de kanunda yenileme nedeni olarak kabul edilmiştir.

“Yeni Delil” Ne Demektir?

Uygulamada en çok kullanılan sebep budur ve en çok yanlış anlaşılan da budur. CMK m.311/1-e uyarınca yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olmalıdır.

Buradaki “yeni” kavramı zaman değil, mahkemece bilinip bilinmediği ölçütüne göre belirlenir. Olay ya da delilin hükümden sonra meydana gelmiş olmasının bir önemi yoktur; yargılama sırasında var olan ancak sonradan bulunan deliller için de bu hükümden yararlanılabilir.

Buna karşılık mahkemeye daha önce sunulmuş ancak mahkemece dikkate alınmamış olan hususlar “yeni” kabul edilmez. Bu, önemli bir sınırdır: hâkimin delilleri farklı yorumladığı veya hukuki değerlendirmede hata yaptığı her durum bu kapsamda değildir.

DurumYeni delil sayılır mı?
Hükümden sonra ortaya çıkan belgeEvet
Yargılama sırasında vardı ancak sonradan bulunduEvet
Mahkemeye sunulmuş ancak dikkate alınmamışHayır
Aynı verilerle hazırlanmış, yalnızca farklı kanaat içeren raporKural olarak hayır
Farklı bilimsel veri veya yeni inceleme yöntemi içeren raporDeğerlendirilebilir
Önceki raporda maddi hatayı ortaya koyan tespitDeğerlendirilebilir
Hâkimin hukuki değerlendirmesindeki hataHayır

Dördüncü, beşinci ve altıncı satırlar uyuşturucu dosyaları bakımından doğrudan uygulanır ve bilirkişi raporu tartışmasının sınırını çizer. Aynı veriler kullanılarak hazırlanan ve yalnızca önceki rapordan farklı kanaat içeren yeni bir uzman görüşü, her durumda yeni delil kabul edilmez.

Yeni raporun; farklı bilimsel veri, yeni inceleme yöntemi, daha önce değerlendirilmeyen materyal veya önceki rapordaki maddi hatayı ortaya koyan somut tespitler içermesi gerekir. Yalnızca “başka bir bilirkişi farklı düşünebilir” yaklaşımına dayanan başvurular ile bilimsel veya teknik açıdan hükmün dayanağını sarsan raporlar birbirinden ayrılmalıdır.

Kesinleşmiş hükmünüzde yeni delil veya beyan değişikliği söz konusuysa, yenileme yolunu değerlendirmek için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Uyuşturucu Dosyalarında Hangi Hâllerde Gündeme Gelir?

Bu kurum, uyuşturucu dosyalarında belirli senaryolarda somut uygulama alanı bulur. Aşağıdaki tablo, uygulamada karşılaşılabilecek durumları gösterir.

SenaryoDayanılabilecek sebepAranan şart
Beyanıyla mahkûmiyete esas alınan tanığın beyanını değiştirmesiYalan tanıklık bendiTanığın yeminle dinlenmiş olması
Kolluk tutanaklarının sahteliği iddiasıBelgenin sahteliği bendiBelgenin hükme etkili olması
Ele geçen maddeye ilişkin yeni teknik raporYeni delil bendiFarklı yöntem veya maddi hata tespiti
Maddenin gerçek sahibinin ortaya çıkmasıYeni delil bendiBeraati gerektirecek nitelik
Sağlık durumuna ilişkin sonradan alınan raporYeni delil bendiHükmü etkileyecek nitelik
AİHM’in adil yargılanma ihlali kararıAİHM bendiKesinleşmiş AİHM kararı

Birinci satır uyuşturucu dosyalarının en tipik senaryosudur. Mahkûmiyetin büyük ölçüde bir kişinin “ondan aldım” beyanına dayandığı dosyalarda, o kişinin sonradan beyanını değiştirmesi hâlinde yenileme yolu gündeme gelebilir. Ancak burada tanığın yeminle dinlenmiş olması şartı aranır ve bu husus dosyadan tespit edilmelidir.

İkinci satır bakımından Yargıtay uygulamasında bir örnek bulunmaktadır: hükümlüler müdafiinin dilekçesinde dile getirdiği hükmü etkileyen kolluk tutanaklarının sahteliği iddiası ile diğer iddiaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği; yapılacak yeni değerlendirme sonucunda ortaya çıkacak delillerin sanık lehine kabule değer olabileceğinin gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Beşinci satır ise sağlık durumuna ilişkin sonradan alınan raporların değerlendirilmesine örnektir. Yargıtay uygulamasında, yargılama aşamasında beyan edilmemiş ve dosyada bulunmayan bir sağlık durumuna ilişkin resmî raporun hükmün kesinleşmesinden sonra ibraz edilmesi hâli değerlendirme konusu yapılmıştır.

İki Aşamalı İnceleme: Kabule Değerlik

Yenileme talebi doğrudan yeniden yargılama sonucunu doğurmaz. Süreç iki aşamalıdır ve ilk aşama bir ön filtredir.

CMK m.318 uyarınca yenileme talebinin mahkemeye gelmesi üzerine, talebin kabule değer olup olmadığına duruşmasız olarak karar verilir. Bu aşamada esas incelenmez; yalnızca talebin kanunda sayılan sebeplerden birine dayanıp dayanmadığı ve iddiaların soyut olup olmadığı değerlendirilir.

Önemli bir usul kuralı vardır: kabule değerlik konusunda önceki hükmü veren hâkim tarafından karar verilemez; bu nedenle başka bir hâkimin görevlendirilmesi ve kararın o hâkim tarafından verilmesi gerekir.

AşamaKararSonuç
1. Kabule değerlik incelemesiDuruşmasız yapılırKabule değer / değil
Kabule değer değilseRet kararıİtiraz yolu açıktır
Kabule değerseKarşı tarafa bildirimSavcıya ve ilgiliye yedi gün süre
2. Yeniden yargılamaDuruşma açılırDelil toplanır
SonuçÖnceki hüküm onanır veya kaldırılırYeni hüküm kurulabilir

İkinci satır bakımından CMK m.319 uyarınca yenileme talebinin kabule değer olmadığına itiraz yolu açık olmak üzere karar verilir. Yani ret kararı kesin değildir ve itiraz edilebilir.

Üçüncü satırda ise talebin kabule değer bulunması hâlinde, yenileme istemine karşı bir diyeceği varsa yedi gün içinde bildirmesi için Cumhuriyet savcısına ve ilgili tarafa bildirim yapılır.

Yargıtay kararlarında, talebin reddedilmesi bakımından bir ölçüt de ortaya konulmuştur: dilekçede belirtilen vakıaları doğrulayacak delillerin soyut iddialardan uzak olarak açıklanması gerekir. Dolayısıyla dilekçenin somut olgu ve belgelerle desteklenmesi zorunludur.

Dilekçe Nasıl Hazırlanmalı?

Yenileme dilekçesinin başarısı büyük ölçüde hazırlanma biçimine bağlıdır. Kabule değerlik aşamasında reddedilen taleplerin önemli bölümü, soyut iddialara dayanmaları nedeniyle reddedilmektedir.

UnsurNe yazılmalı
Dayanılan sebepCMK m.311’deki hangi bende dayanıldığı açıkça belirtilmeli
Somut olguHangi yeni olay veya delilin ortaya çıktığı ayrıntılı anlatılmalı
BelgeDayanılan belgelerin örnekleri eklenmeli
NedensellikBu delilin hükmü nasıl değiştireceği gösterilmeli
YenilikDelilin daha önce mahkemeye sunulmadığı açıklanmalı
Beklenen sonuçBeraat mı, daha hafif ceza mı talep edildiği belirtilmeli
Tanık beyanı değişikliğindeTanığın yeminle dinlendiği gösterilmeli

Dördüncü satır en kritik unsurdur. Yeni delilin varlığını göstermek yeterli değildir; bu delilin tek başına veya önceki delillerle birlikte beraati veya daha hafif cezayı gerektirecek nitelikte olduğunun ortaya konulması gerekir.

Beşinci satır ise en sık atlanan unsurdur. Mahkemeye daha önce sunulmuş bir hususun yeniden ileri sürülmesi hâlinde talep reddedilir; bu nedenle delilin gerçekten yeni olduğunun açıklanması gerekir.

Kabul Edilmeyecek Hâller ve İnfaza Etkisi

Sebeplerin sınırlı sayıda olması tek engel değildir. Kanun, ayrıca hangi hâllerde bu yola hiç gidilemeyeceğini ve başvurunun infaza ne yönde etki edeceğini de ayrı maddelerde düzenlemiştir.

Yenileme Yolunu Kapatan ve Sınırlayan Hükümler

MaddeKural
m.312Yenileme istemi, hükmün infazını kendiliğinden durdurmaz. Ancak mahkeme, infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir
m.315Kanunun aynı maddesinde yer alan sınırlar içinde cezanın değiştirilmesi amacıyla yenileme kabul edilemez. Ayrıca hatanın giderilmesini sağlayacak başka bir yol varsa bu yola gidilemez
m.316İstem bir suç iddiasına dayandırılmışsa (yalan tanıklık gibi), o fiilden kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü kurulmuş olması ya da delil yetersizliği dışında bir nedenle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olması gerekir
m.317Yenileme sebebi ve dayandığı deliller başvuruda açıkça gösterilmelidir
m.318İstem, hükmü veren mahkemeye sunulur; ancak istemi aynı hâkim inceleyemez
m.323/2İstem hükümlünün lehine ise, yeniden verilecek hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır bir cezayı içeremez

İkinci satır, dilekçenin en sık reddedilme sebebidir. Kanun iki ayrı sınır koymuştur. Birincisi, aynı madde içindeki alt ve üst sınırlar arasında cezanın azaltılması veya artırılması amacıyla bu yola başvurulamaz; yani "ceza fazla takdir edildi" itirazı yenileme sebebi değildir. İkincisi, hatanın başka bir yolla giderilmesi mümkünse yenileme yoluna gidilemez; kanun yolları henüz tüketilmemişse veya infaz aşamasına ilişkin bir şikâyet yolu açıksa istem bu gerekçeyle reddedilir. Bu nedenle dilekçede, hatanın neden başka bir yolla giderilemeyeceğinin de açıklanması yerinde olur.

Son satır ise başvurunun risk taşımadığını gösterir. Hükümlü lehine yapılan bir yenileme istemi kabul edilip yeniden yargılama yapıldığında, verilecek yeni hüküm önceki cezadan daha ağır olamaz. Bu güvence, "başvurursam durumum daha da kötüleşir mi" endişesini kanun düzeyinde karşılar. Buna karşılık aşağıda anlatılan aleyhe yenileme ayrı bir kurumdur ve bu güvence oradaki istemler bakımından geçerli değildir.

Birinci satır bakımından bir uyarı: infazın durdurulması veya geri bırakılması yönündeki karar mahkemenin takdirindedir ve bu karara karşı ayrıca itiraz yolunun bulunmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle infazın durdurulması talebinin, yenileme dilekçesinde gerekçeleriyle birlikte ve başvurunun kabule değerliğini destekleyen olgularla bağlantılı biçimde ileri sürülmesi önem taşır.

Kabulden sonraki aşama: duruşmasız beraat imkânı

Yenileme isteminin kabule değer bulunması hâlinde kural, mahkemenin duruşma açarak delilleri toplaması ve yeniden hüküm kurmasıdır. Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkeme, önceki hükmü onaylar veya hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verir.

Kanun bir kısayol da öngörmüştür. Belirli hâllerde mahkeme, Cumhuriyet savcısının uygun görüşünü almak suretiyle duruşma açmaksızın, dosya üzerinden derhâl beraat kararı verebilir. Bu imkân, delil durumunun tartışmaya yer bırakmayacak biçimde değiştiği dosyalarda süreci belirgin biçimde kısaltır. Bu nedenle dilekçede yalnızca yeniden yargılama değil, koşulları varsa doğrudan beraat talebinin de açıkça yazılması yerinde olur.

Anayasa Mahkemesi kararına dayanan yeniden yargılama ayrı bir yoldur

Yazının yukarıdaki bölümünde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına dayanan sebep ele alındı. Bunun yanında, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru sonucunda verilen ihlal kararlarına dayanan yeniden yargılama ayrı bir rejime tabidir.

Dayanak farklıdır ve bu, usulü de değiştirir. Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararı üzerine yeniden yargılama yapılması zorunluluğunun kaynağı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 inci maddesi değil, Anayasa’nın 148 inci maddesinden güç alan 6216 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasıdır. Bu nedenle böyle bir dosyada istemin "CMK m.311’de sayılan sebepler arasında yer almadığı" gerekçesiyle reddedilmesi tartışmaya açıktır. Bu ayrımın dilekçede açıkça belirtilmesi, yanlış bir ret kararının önüne geçilmesini sağlayabilir.

Bir usul ayrıntısı daha: Kanun, yenileme istemini hükmü veren mahkemeye sunulmasını öngörmekle birlikte, istemin aynı hâkim tarafından incelenmesini yasaklamıştır. Bu güvence, kendi kararını gözden geçirmesi beklenen hâkimin tarafsızlığına ilişkin kaygıyı karşılar. Dosyada bu kurala uyulup uyulmadığı — yani kabule değerlik kararını veren hâkim ile ilk hükmü kuran hâkimin aynı kişi olup olmadığı — karar başlığındaki isimlerden denetlenebilir. Uyulmaması hâlinde bu husus, verilen karara karşı ayrıca ileri sürülebilir.

Sonuç olarak bu yol üç ayrı kanaldan işleyebilir: Ceza Muhakemesi Kanunu’nda sayılan genel sebepler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına dayanan özel sebep ve Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararına dayanan zorunluluk. Her üçünün dayanağı, süresi ve inceleme usulü farklı olduğundan, başvuruda hangisine dayanıldığı baştan net biçimde ortaya konulmalıdır.

Aleyhe Yenileme de Mümkündür

Yargılamanın yenilenmesi yalnızca hükümlü lehine işleyen bir kurum değildir. CMK m.314, hükümlünün aleyhine yenileme sebeplerini ayrıca düzenler.

Aleyhe yenileme sebepleri arasında; kullanılan sahte belgenin hükümlünün lehine ve hükme etkili olması ile hükme katılmış hâkimlerin görevini yapmada kusurlu olması sayılabilir. Hâkimin kusuru bakımından bu kusurun hükümlünün lehine olması ve ceza kovuşturmasını veya ceza mahkûmiyetini gerektirecek ağırlıkta bulunması aranır.

YönDayanakKim başvurabilir
Hükümlü lehineCMK m.311Hükümlü, müdafi, kanuni temsilci, ölmüşse yakınları
Hükümlü aleyhineCMK m.314Cumhuriyet savcısı
Sahte belgeHer iki yöndeBelgenin kimin lehine etki ettiğine göre
Hâkimin kusuruHer iki yöndeKusurun kimin lehine sonuç doğurduğuna göre

Birinci satır bakımından hatırlatılmalıdır: hükümlünün ölmüş olması yenileme yoluna engel değildir. Kanunda ölen kişinin yakınlarının başvurabileceği öngörülmüştür; bu, kişinin adının temize çıkarılması bakımından anlam taşır.

Bir başka pratik soru da yenileme talebinin infaza etkisidir. Kural olarak yenileme istemi, hükmün infazını kendiliğinden durdurmaz; infaz devam eder. Bununla birlikte mahkemenin infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilmesi mümkündür. Bu nedenle infazı durdurma talebinin dilekçede ayrıca ve gerekçeli biçimde ileri sürülmesi gerekir.

Yenilenen yargılama sonucunda ise iki ihtimal doğar: önceki hüküm onaylanabilir ya da kaldırılarak yeni bir hüküm kurulabilir. Beraat kararı verilmesi hâlinde, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talepleri de ayrıca gündeme gelebilir; bu husus dosyanın sonucuna göre değerlendirilmelidir.

Diğer Olağanüstü Yollarla Karıştırılmamalı

Kesinleşmiş hükümlere karşı birden fazla olağanüstü yol bulunur ve bunlar farklı işlevlere sahiptir.

YolKonusuKim başvurur
Yargılamanın yenilenmesiMaddi olaya ilişkin hataHükümlü veya savcı
Kanun yararına bozmaHukuka aykırılıkAdalet Bakanlığı veya Yargıtay Başsavcılığı
Yargıtay Başsavcılığı itirazıDaire kararına itirazYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı
Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruTemel hak ihlaliİhlale uğradığını iddia eden kişi

Bu ayrım pratik önem taşır: hükümdeki hukuka aykırılık iddiaları kanun yararına bozma yoluna, maddi olaya ilişkin yeni delil iddiaları ise yargılamanın yenilenmesi yoluna aittir. Yanlış yola başvurulması zaman kaybına yol açar.

Ayrıca bu yolların birbirini dışlamadığı da belirtilmelidir. Örneğin bir dosyada hem yeni delil bulunması hem de temel hak ihlali iddiası bulunması hâlinde, her iki yol kendi usulü içinde ayrı ayrı değerlendirilebilir.

Kontrol Listesi

SıraKontrolNeden
1Hüküm kesinleşti mi?Kesinleşmeden bu yola başvurulamaz
2Dayanılacak sebep CMK m.311’de sayılı mı?Sebepler sınırlı sayıdadır
3Delil gerçekten yeni mi?Daha önce sunulanlar yeni sayılmaz
4Delil beraati veya daha hafif cezayı gerektirir mi?m.311/1-e’nin şartı
5Tanık beyanına dayanılıyorsa yeminle mi dinlenmiş?Yeminsiz tanıkta bu bende dayanılamaz
6Belge sahteliği iddiasında belge hükme etkili mi?Etkisiz belgede bu bende dayanılamaz
7Yeni bilirkişi raporu farklı yöntem veya maddi hata içeriyor mu?Yalnızca farklı kanaat yeterli değildir
8Dilekçe somut olgularla desteklenmiş mi?Soyut iddialar reddedilir
9Kabule değerlik kararını farklı hâkim mi verdi?Önceki hükmü veren hâkim veremez
10Ret kararına itiraz edildi mi?İtiraz yolu açıktır
11Doğru olağanüstü yola mı başvuruldu?Kanun yararına bozma ile karıştırılmamalı
12AİHM kararı varsa dosyaya sunuldu mu?Ayrı bir yenileme sebebidir

Üçüncü ve dördüncü satırlar bu kurumun iki temel eşiğidir. Delilin yeni olması tek başına yeterli değildir; aynı zamanda hükmü değiştirecek nitelikte olması gerekir. Bu iki şartın dilekçede birlikte ortaya konulması zorunludur.

Sekizinci satır ise ret kararlarının en sık gerekçesidir. Yargıtay kararlarında, dilekçede belirtilen vakıaları doğrulayacak delillerin soyut iddialardan uzak olarak açıklanması gerektiği belirtilmektedir; bu nedenle her iddianın belgeyle desteklenmesi gerekir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hükmüm kesinleşti, hâlâ yapabileceğim bir şey var mı?

Evet. Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş hükümlere karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yoludur. Sebepleri CMK m.311’de sınırlı sayıda gösterilmiştir ve başvuru için hak düşürücü bir süre öngörülmemiştir.

Yenileme için süre sınırı var mı?

Hayır. Yargılamanın yenilenmesi bakımından hak düşürücü bir süre öngörülmemiştir. Cezanın infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölmüş olması da başvuruya engel değildir.

Hangi sebeplerle başvurulabilir?

CMK m.311’de sayılan sebeplerle: hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin anlaşılması, yeminle dinlenen tanık veya bilirkişinin gerçek dışı beyanda bulunması, hâkimin görevini kusurlu yapması, yeni olay veya delil ortaya çıkması ve AİHM’in ihlal kararı vermesi.

“Yeni delil” ne demek?

Yeni kavramı zaman değil, mahkemece bilinip bilinmediği ölçütüne göre belirlenir. Yargılama sırasında var olan ancak sonradan bulunan deliller de yenidir. Buna karşılık mahkemeye daha önce sunulmuş ancak dikkate alınmamış hususlar yeni sayılmaz.

Yeni delilin beraat sağlaması şart mı?

CMK m.311/1-e uyarınca yeni olay veya deliller, tek başına ya da önceki delillerle birlikte göz önüne alındığında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmüyle mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olmalıdır.

Tanık beyanını değiştirdi, yenileme isteyebilir miyim?

Yeminle dinlenen bir tanığın hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine gerçek dışı beyanda bulunduğunun anlaşılması yenileme sebebidir. Ancak tanığın yeminle dinlenmiş olması şarttır; yeminsiz dinlenen tanıklar bakımından bu bende dayanılamaz.

Yeni bir bilirkişi raporu aldım, yeterli mi?

Aynı veriler kullanılarak hazırlanan ve yalnızca farklı kanaat içeren rapor her durumda yeni delil kabul edilmez. Yeni raporun farklı bilimsel veri, yeni inceleme yöntemi, değerlendirilmemiş materyal veya önceki rapordaki maddi hatayı ortaya koyan tespitler içermesi gerekir.

Talep hemen kabul edilir mi?

Hayır, süreç iki aşamalıdır. CMK m.318 uyarınca önce talebin kabule değer olup olmadığına duruşmasız olarak karar verilir; kabule değer bulunursa yeniden yargılama aşamasına geçilir.

Kabule değerlik kararını kim verir?

Kabule değerlik konusunda önceki hükmü veren hâkim tarafından karar verilemez; başka bir hâkimin görevlendirilmesi ve kararın o hâkim tarafından verilmesi gerekir.

Talebim reddedilirse ne yapabilirim?

CMK m.319 uyarınca yenileme talebinin kabule değer olmadığına itiraz yolu açık olmak üzere karar verilir. Ret kararı kesin değildir; süresinde itiraz edilebilir.

Yargılamanın yenilenmesi dilekçesi ve kabule değerlik değerlendirmesi için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk