Telegram ve WhatsApp Üzerinden Satış İddiası: Mesaj Delili, Hesap Aidiyeti ve CMK m.134
26 Ağustos 2026

Telegram ve WhatsApp Üzerinden Satış İddiası: Mesaj Delili, Hesap Aidiyeti ve CMK m.134

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • Anayasa Mahkemesi 12/2/2026, E.2023/128, K.2026/36 — CMK m.134’ün iptali; RG: 25/5/2026, Sayı 33264; yürürlük 25/2/2027
  • 5271 sayılı CMK m.134 — Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma
  • 5271 sayılı CMK m.134 – usul — Sulh ceza hâkimi kararı; gecikmesinde sakınca hâlinde savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur
  • 5271 sayılı CMK m.134 – yedekleme — Elkoyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır; bir kopya ilgiliye verilir
  • 5271 sayılı CMK m.135 — İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması
  • Anayasa m.20 ve m.22 — Özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyeti
  • Anayasa m.38/6 ile CMK m.206/2-a, m.217/2 — Hukuka aykırı delilin hükme esas alınamaması
  • 5237 sayılı TCK m.188/3 ve m.191 — Ticaret ve kullanma fiilleri

Mesajlaşma uygulamaları üzerinden satış iddialarında dosyanın omurgası dijital delildir. Bu alanda tarihî bir gelişme yaşandı: Anayasa Mahkemesi 12/2/2026 tarihli kararıyla CMK m.134’ü iptal etti. İptal 25 Şubat 2027’de yürürlüğe girecek; o tarihe kadar madde yürürlükte kalıyor.

Anayasa Mahkemesi CMK m.134’ü İptal Etti

Dijital delil hukukunda 2026 yılında köklü bir gelişme yaşandı ve bu gelişme mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürütülen uyuşturucu dosyalarını doğrudan ilgilendiriyor.

Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi, baktığı bir davada CMK m.134’ün Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine vararak itiraz yoluna başvurdu. İtiraz gerekçesinde; arama ve elkoyma sonucunda elde edilen dijital verilerin hangi adli makam tarafından inceleneceğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığı, elkonulan veya kopyası alınan veriler üzerinde değişiklik yapılmasını engelleyen ve delil güvenliği ile kişisel verilerin korunmasını sağlayan güvencelere yer verilmediği, adli kopyası alınan verilerin saklanması ve imha edilmesi konusunda düzenleme bulunmadığı ileri sürüldü.

Anayasa Mahkemesi 12/2/2026 tarihli ve E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla maddeyi iptal etti. Karar 25 Mayıs 2026 tarihli ve 33264 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.

Kalemİçerik
Karar tarihi12 Şubat 2026
Esas ve karar numarasıE.2023/128, K.2026/36
Resmî Gazete25 Mayıs 2026, Sayı 33264
Başvuran mahkemeBursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi
İncelenen hükümCMK m.134
Sonuçİptal
Yürürlük tarihi25 Şubat 2027 (yayımdan dokuz ay sonra)

Kararın gerekçesinde, aranan veya elkonulan bilgisayar, bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde yer alan dijital bilgi ve materyallerin her türlü kişisel veriyi barındırabileceğine dikkat çekildi. Bu durumun, kişilerin özel hayatına saygı gösterilmesini ve kişisel verilerin korunmasını isteme haklarına sınırlama getirdiği belirtildi.

Mahkeme, düzenlemenin suç işlenmesini önleme kapsamında meşru bir amacının bulunduğunu kabul etmekle birlikte; kişisel verilerin işlenmesi sürecinin şeffaf biçimde gerçekleştirilmesinin zorunlu olduğunu ve getirilen sınırlamaların orantılı olması gerektiğini değerlendirdi. İptalin temel gerekçesi, dijital verilerin yargılama sonrasında saklanması, silinmesi, işlenmesinin sınırlandırılması ve yetkili merci konularında kanun düzeyinde yeterli güvence bulunmamasıydı.

Bu Ne Anlama Geliyor, Ne Anlama Gelmiyor?

Bu kararın en çok yanlış anlaşılan yanı, sonuçlarının hemen doğduğu sanılmasıdır. Durum böyle değildir ve bu husus net biçimde ortaya konulmalıdır.

Anayasa Mahkemesi, iptal nedeniyle doğacak hukuki boşluğun kamu yararını ihlal edebileceğini belirterek iptal hükümlerinin, kararın Resmî Gazete’de yayımlandığı 25 Mayıs 2026 tarihinden başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Buna göre iptal hükümleri 25 Şubat 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Dolayısıyla bu tarihe kadar CMK m.134 yürürlükte kalmaya devam etmektedir. Kararın yayımlanmasıyla birlikte “artık hiçbir dijital arama yapılamaz” şeklinde bir sonuç doğmamıştır.

Yanlış anlaşılmaDoğrusu
“Artık telefon incelenemez”25/2/2027’ye kadar CMK m.134 yürürlüktedir
“Tüm dijital deliller geçersiz oldu”Karar geçmişe yürümez; mevcut deliller kendi usulüne göre değerlendirilir
“Dijital delil toplanamaz denildi”AYM maddi gerçeğe ulaşmanın meşru amaç olduğunu kabul etmiştir
“Karar hemen uygulanıyor”Dokuz aylık geçiş süresi öngörülmüştür
“Hiçbir şey değişmeyecek”Kanun koyucunun 25/2/2027’ye kadar düzenleme yapması beklenmektedir

Buna karşılık kararın savunma açısından değeri büyüktür. Anayasa Mahkemesi’nin tespit ettiği güvence eksiklikleri —verilerin hangi makamca inceleneceği, veri bütünlüğünün nasıl korunacağı, kopyaların ne kadar saklanacağı ve nasıl imha edileceği— derdest dosyalarda somut itiraz başlıkları olarak ileri sürülebilir.

Yani karar doğrudan bir geçersizlik sonucu doğurmasa da, dijital delilin elde edilme ve saklanma sürecindeki eksikliklerin anayasal düzeyde tespit edilmiş olduğunu gösterir. Bu tespit, somut dosyadaki usul itirazlarını destekleyen güçlü bir dayanaktır.

Telefon İncelemesinin Usulü

Yürürlükteki düzenleme çerçevesinde telefon ve dijital cihaz incelemesinin usul güvenceleri bellidir. Bunların her biri dosyada ayrı ayrı denetlenmelidir.

Güvenceİçerikİhlal edilirse
Hâkim kararıİşlem sulh ceza hâkiminin kararına dayanmalıdırDelilin hukuka uygunluğu tartışılır
Savcı kararı ve onayGecikmesinde sakınca hâlinde savcı karar verir; yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulurOnaysız işlem sakatlanır
Hâkimin süresiHâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verirSürenin dolması hâlinde kopyalar ve metinler derhâl imha edilir
YedeklemeElkoyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılırDelil bütünlüğü tartışılır
Kopya verilmesiYedekten bir kopya ilgiliye verilirSavunma hakkı ihlali ileri sürülür
İadeŞifre çözülüp kopyalar alındığında cihazlar gecikme olmaksızın iade edilirİade talebi yapılabilir
Tutanakİşlem tutanakla kayıt altına alınır ve imzalanırBelgesizlik iddiası doğar

Üçüncü satır uygulamada en çok gözden kaçan güvencedir. Savcı kararına dayanan işlemlerde hâkim onayının süresinde alınıp alınmadığı dosyadan tespit edilebilir; sürenin dolması hâlinde çıkarılan kopyaların ve çözümü yapılan metinlerin derhâl imha edilmesi gerekir.

Beşinci satır ise savunmanın doğrudan talep etmesi gereken bir haktır. Yedekten alınan kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesi, savunmanın aynı veri üzerinde bağımsız inceleme yapabilmesini sağlar. Bu kopya verilmemişse, savunmanın kendi bilirkişi incelemesini yaptırma imkânı fiilen ortadan kalkar.

Telefonunuz veya dijital cihazınız incelendiyse, işlemin usulüne uygunluğunu denetletmek için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Hesap Aidiyeti: Mesaj Kime Ait?

Dijital delil hukuka uygun elde edilmiş olsa bile, ikinci ve çoğu zaman daha zor soru gelir: bu mesajları kim yazdı?

Bir mesajın belirli bir kişiye atfedilebilmesi için hesabın veya cihazın o kişiye ait olduğunun ve mesajı o kişinin gönderdiğinin ortaya konulması gerekir. Bu iki husus birbirinden farklıdır: cihazın sahibi olmak, her mesajın o kişi tarafından yazıldığını göstermez.

DurumAidiyet bakımındanDenetim noktası
Şüphelinin kendi telefonunda bulunan yazışmaGüçlü bağCihaza başkasının erişimi var mıydı?
Karşı tarafın telefonunda bulunan yazışmaBağ dolaylıdırKayıtlı ismin doğruluğu, numaranın aidiyeti
Grup sohbetindeki mesajGönderen ayrıca belirlenmelidirGrup üyeliği tek başına yeterli değildir
Ekran görüntüsüZayıfElde ediliş yöntemi ve bütünlük
Silinmiş mesajın kurtarılmasıTeknik inceleme gerekirKurtarma yönteminin güvenilirliği
Ortak kullanılan cihazTartışmalıKimlerin erişimi olduğu
Kullanıcı adı veya takma adZayıfGerçek kişiyle bağlantı noktası aranır

İkinci satır uyuşturucu dosyalarında çok sık karşılaşılır. Yakalanan bir kişinin telefonunda “X” ismiyle kayıtlı bir numarayla yapılmış yazışma bulunması, o numaranın gerçekten X’e ait olduğunu ve yazışmayı X’in yaptığını kendiliğinden göstermez. Numaranın kime kayıtlı olduğu, kim tarafından kullanıldığı ve rehberdeki ismin doğruluğu ayrıca araştırılmalıdır.

Üçüncü satır ise Telegram gibi grup temelli platformlarda özel önem taşır. Bir gruba üye olmak, o grupta paylaşılan her içerikten sorumlu olmayı gerektirmez. Kişinin gruba nasıl eklendiği, içerikleri görüp görmediği, herhangi bir katkı sunup sunmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Yedinci satır da dikkat gerektirir. Takma adla kullanılan hesaplarda, hesabın gerçek bir kişiye bağlanabilmesi için zincir dışı bir bağlantı noktası aranır: telefon numarası eşleşmesi, cihazda bulunan oturum kaydı, ödeme bilgisi veya IP kaydı gibi. Bu bağlantı kurulmadığında atıf tartışmalı kalır.

Mesaj İçeriği Ticaret Kastını Gösterir mi?

Aidiyet sorunu aşıldıktan sonra üçüncü aşama gelir: mesajların içeriği hangi nitelendirmeyi destekliyor?

Bu değerlendirme, ticaret ile kullanma ayrımının genel ölçütleriyle birlikte yapılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında, kullanım ile ticaret ayrımında yalnızca miktara bakılamayacağı; paketleme şekli, sanığın ekonomik durumu, yakalanma biçimi ve delil bütünlüğü gibi unsurların birlikte ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Mesaj içeriği de bu bütünün bir parçasıdır.

Mesaj deseniTicaret yönündeKullanma yönünde
Çok sayıda farklı kişiyle benzer yazışmaMüşteri trafiği göstergesi
Fiyat ve miktar pazarlığıSatış görüşmesiAlıcı konumu da olabilir
Tek bir kişiyle seyrek yazışmaKişisel temin
Numune veya ürün tanıtımıSatışa arz göstergesi
Sürekli ve düzenli teslimat organizasyonuSüreklilik göstergesi
Kendi kullanımına ilişkin ifadelerKişisel kullanım savunmasını destekler

İkinci satır iki yönlü okunmalıdır ve savunma bakımından önemlidir. Fiyat ve miktar konuşulması, kişinin satıcı olduğunu göstermez; aynı yazışmada kişi alıcı konumunda da olabilir. Yazışmanın hangi tarafında bulunulduğu dikkatle belirlenmelidir.

Ayrıca mesajların bağlamından koparılarak değerlendirilmesi riski vardır. Yazışmanın tamamının dosyaya getirilmesi, seçilmiş bölümler üzerinden kurulan anlatıyı dengeler. Bu nedenle savunma, çözümü yapılan metnin tamamının dosyaya sunulmasını talep etmelidir.

Rızayla Telefon Verme Meselesi

Uygulamada sık karşılaşılan bir durum, kişinin telefonunu kolluğa kendi rızasıyla vermesidir. Bu husus dosyada ayrıca tartışılır.

Yargıtay incelemelerinde, sanığın hükme esas alınan mesaj içeriklerinin yer aldığı telefonunu kolluğa kendi rızasıyla teslim ettiği hususu değerlendirilmektedir. Bununla birlikte rızanın her durumda usul eksikliklerini gidermeyeceği, arama ve elkoyma hükümlerinin kendi şartlarına tabi olduğu genel bir ilkedir.

Burada iki ayrı soru vardır. Birincisi, rızanın gerçekten özgür iradeyle verilip verilmediğidir; yakalanmış ve gözaltına alınmış bir kişinin ret imkânının fiilen bulunup bulunmadığı somut koşullara göre değerlendirilir. İkincisi, rıza verilmiş olsa bile inceleme ve kopyalama işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığıdır.

AşamaRıza yeterli mi?Denetim noktası
Cihazın teslim edilmesiTeslim rızayla olabilirTutanağa geçirilmiş mi?
İçeriğin incelenmesiAyrı usul gerektirirKarar veya onay var mı?
Kopyalama ve çözümAyrı usul gerektirirYedekleme ve kopya verilmesi
Verilerin saklanmasıAyrı düzenleme gerektirirAYM’nin tespit ettiği güvence eksikliği

Dördüncü satır, Anayasa Mahkemesi kararının doğrudan yansıdığı noktadır. Verilerin yargılama sonrasındaki akıbetine ilişkin güvencelerin yokluğu, anayasal düzeyde tespit edilmiş bir eksikliktir ve bu husus somut dosyada da gündeme getirilebilir.

İletişimin Denetlenmesi ile Karıştırılmamalı

Telefon incelemesi ile iletişimin denetlenmesi farklı tedbirlerdir ve farklı hükümlere tabidir. Bu ayrım dosyada doğru kurulmalıdır.

CMK m.135’te düzenlenen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, gerçekleşmekte olan iletişime yöneliktir ve kendi şart, süre ve karar rejimine sahiptir. CMK m.134 ise cihazda kayıtlı bulunan verilere yöneliktir.

TedbirKonusuDayanak
İletişimin denetlenmesiGerçekleşmekte olan iletişimCMK m.135
Cihazda arama ve kopyalamaCihazda kayıtlı verilerCMK m.134
Trafik verisi (arama dökümü)Kimin kiminle ne zaman görüştüğüİlgili hükümler
Fiziki aramaCihazın ele geçirilmesiCMK m.116 vd.

Üçüncü satır hatırlatılmalıdır: arama dökümü yalnızca iletişimin varlığını gösterir, içeriğini göstermez. Sık iletişim tek başına suç kastını kurmaz ve başka delillerle desteklenmediği sürece belirleyici sayılmamalıdır.

Her tedbirin kendi karar ve usul şartları bulunduğundan, dosyada hangi tedbire dayanıldığı ve o tedbirin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ayrı ayrı denetlenmelidir. Bir tedbir için alınan karar, diğer tedbire dayanak oluşturmaz.

CMK m.135’in Kendi Kuralları

Dosyada iletişimin denetlenmesine dayanılıyorsa, bu tedbirin kendi şartları ayrıca denetlenmelidir. Maddenin fıkraları, savunmaya somut itiraz başlıkları verir.

Kapsam ayrımı. Madde üç ayrı işlemi düzenler: iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi. Maddenin son fıkrası bu üç işlemi katalog suçlarla sınırlar. Buna karşılık iletişimin tespiti — yani içeriğe girmeden arama, aranma, yer ve kimlik bilgilerinin saptanması — bakımından bu suç sınırlaması öngörülmemiştir. Dosyada "iletişim kaydı" denilen belgenin hangisine ait olduğu bu nedenle önemlidir.

CMK m.135 — Şart ve Süreler

KonuKural
KapsamDinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ancak katalogda sayılan suçlarda uygulanabilir
Talebin ekiTalepte bulunulurken, tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenir
Kararın içeriğiYüklenen suçun türü, kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon numarası veya bağlantıyı tespite imkân veren kod, tedbirin türü, kapsamı ve süresi
SüreEn çok iki ay; bir ay daha uzatılabilir
Örgüt hâlinde ek uzatmaHer defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere
Yasak alanŞüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişim kayda alınamaz; kayda alınmışsa kayıtlar derhâl yok edilir
GizlilikAlınan karar ve yapılan işlemler tedbir süresince gizli tutulur
Yer tespitiŞüphelinin yerinin tespiti için verilen savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir. Süre dolar veya aksine karar verilirse kayıtlar derhâl imha edilir

İkinci satır bu yazının konusuyla doğrudan bağlantılıdır. Kanun, tedbir talebine hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge ya da rapor eklenmesini arar. Yani aidiyet meselesi, tedbir aşamasında da kanunun kendisi tarafından sorulmuştur. Dosyada bu belge yoksa veya belge yalnızca hat sahibini gösterip kullanıcıya ilişkin hiçbir tespit içermiyorsa, bu eksiklik hem tedbirin usulüne hem de sonraki aşamadaki aidiyet tartışmasına dayanak yapılabilir. Hat sahibi ile fiilî kullanıcının farklı kişiler olduğu dosyalarda bu satır ilk kontrol edilecek kalemdir.

Altıncı satırın pratik değeri

Tanıklıktan çekinebilecek kişilerle kurulan iletişimin kayda alınamaması, uygulamada en çok müdafi bakımından gündeme gelir. Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere bu yasak kayda alma işlemine ilişkindir; maddenin lafzı bakımından tespit, dinleme ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ile kayda alma arasındaki ayrım korunmuştur. Kayda alma gerçekleştikten sonra durumun anlaşılması hâlinde ise kayıtların derhâl yok edilmesi gerekir; yok edilmediği hâlde bu kayıtlara dayanılması ayrı bir itiraz başlığıdır.

Süre bakımından da somut bir denetim yapılabilir: kararın tarihi, uzatma kararlarının tarihleri ve dosyaya giren kayıtların tarihleri yan yana konulduğunda, iki ay artı bir aylık sınırın aşılıp aşılmadığı görülür. Örgüt iddiası bulunmayan bir dosyada bu sınırın aşılması, elde edilen kayıtların kapsam dışı kaldığı itirazını doğurur.

Son olarak kararın içeriği denetlenmelidir. Kanun, kararda tedbirin türünün, kapsamının ve süresinin gösterilmesini arar. Kararda yalnızca "iletişimin denetlenmesi" denilip hangi işlemin — dinleme mi, tespit mi, sinyal değerlendirmesi mi — kapsandığı belirtilmemişse, uygulanan işlemin karar kapsamında kalıp kalmadığı tartışmaya açılır.

Derdest Dosyalarda Ne Yapılmalı?

İptal kararının derdest dosyalara etkisi hukukçular arasında tartışılmaktadır. Bu tartışmanın sonucu ne olursa olsun, savunmanın bugünden yapabileceği somut şeyler vardır.

Öncelikle Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği ve iptal hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sonuç doğuracağı genel kuraldır. Buna karşılık kararın gerekçesinde tespit edilen güvence eksiklikleri, somut dosyadaki usul denetiminden bağımsız değildir; zira bu eksiklikler zaten mevcut hükümlerin uygulanması sırasında da gündeme gelen hususlardır.

AşamaYapılabilecek
Soruşturmaİnceleme kararının dayanağı ve onay süresi sorgulanır
SoruşturmaYedekten kopya talep edilir
KovuşturmaÇözümü yapılan metnin tamamının dosyaya getirilmesi istenir
KovuşturmaHesap ve cihaz aidiyetine ilişkin teknik itiraz ileri sürülür
KovuşturmaBağımsız bilirkişi incelemesi talep edilir
Kanun yoluUsul itirazlarının tutanağa geçmiş olması gerekir
Her aşamaVerilerin saklanması ve imhasına ilişkin talep kayda geçirilir

Altıncı satır özellikle vurgulanmalıdır: kanun yolu aşamasında ileri sürülebilmesi için itirazların ilk derecede kayda geçirilmiş olması önem taşır. Bu nedenle dijital delile ilişkin tüm usul itirazları, duruşmada dile getirilmeli ve tutanağa şerh düşülmelidir.

Ayrıca kanun koyucunun 25 Şubat 2027 tarihine kadar yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir. Bu düzenlemenin içeriği, dijital delil hukukunun önümüzdeki dönemdeki çerçevesini belirleyecektir; derdest dosyalarda bu gelişmenin takip edilmesi yerinde olur.

Savunma Kontrol Listesi

SıraKontrolNeden
1Cihaz incelemesi hangi karara dayanıyor?CMK m.134 usulü
2Savcı kararına dayanıyorsa hâkim onayı yirmi dört saat içinde alınmış mı?Süre güvencesi
3Yedekleme yapılmış mı?Delil bütünlüğü
4Yedekten kopya size veya müdafinize verilmiş mi?Bağımsız inceleme hakkı
5İşlem tutanakla kayıt altına alınıp imzalanmış mı?Belgelendirme
6Çözümü yapılan metnin tamamı dosyada mı?Bağlamdan koparma riski
7Hesap veya cihaz aidiyeti hangi bağlantı noktasıyla kurulmuş?Atıf sorunu
8Karşı tarafın telefonundaki kayıtlı isim doğrulanmış mı?Dolaylı bağ
9Grup sohbetinde gönderen ayrıca belirlenmiş mi?Üyelik tek başına yeterli değildir
10Yazışmada alıcı mı satıcı mı konumdasınız?Nitelendirme tartışması
11Cihaz iade edildi mi?Kopyalar alındıysa iade gerekir
12Verilerin saklanması ve imhasına ilişkin itiraz ileri sürüldü mü?AYM kararının tespit ettiği eksiklik

Dördüncü satır uygulamada neredeyse hiç talep edilmez ancak savunmanın en güçlü aracıdır. Yedekten alınan kopya olmadan savunmanın bağımsız bilirkişi incelemesi yaptırması fiilen mümkün olmaz.

On ikinci satır ise güncel gelişmenin dosyaya taşınmasıdır. Anayasa Mahkemesi’nin anayasal düzeyde tespit ettiği güvence eksiklikleri, derdest dosyalarda somut usul itirazı olarak ileri sürülebilir ve bu itirazın kayda geçirilmesi sonraki aşamalar bakımından değer taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Anayasa Mahkemesi CMK 134’ü iptal etti mi?

Evet. Anayasa Mahkemesi 12/2/2026 tarihli ve E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla CMK m.134’ü iptal etmiştir. Karar 25 Mayıs 2026 tarihli ve 33264 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

İptal ne zaman yürürlüğe girecek?

Anayasa Mahkemesi, doğacak hukuki boşluğun kamu yararını ihlal edebileceğini belirterek iptal hükümlerinin yayım tarihinden dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Buna göre iptal hükümleri 25 Şubat 2027 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Şu an telefonum incelenebilir mi?

Evet. İptal hükümleri henüz yürürlüğe girmediğinden CMK m.134 hâlâ yürürlüktedir. Kararın yayımlanmasıyla birlikte hiçbir dijital arama yapılamayacağı şeklinde bir sonuç doğmamıştır.

İptal kararının gerekçesi neydi?

Temel gerekçe; dijital verilerin yargılama sonrasında saklanması, silinmesi, işlenmesinin sınırlandırılması ve yetkili merci konularında kanun düzeyinde yeterli güvence bulunmamasıdır. Mahkeme bunu özel hayata saygı ve kişisel verilerin korunması hakları bakımından değerlendirmiştir.

Telefon incelemesi için hangi karar gerekir?

İşlemin sulh ceza hâkimi tarafından verilen bir karara dayanması gerekir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir; bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir.

Yedekten kopya isteme hakkım var mı?

Elkoyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve yedekten bir kopya ilgiliye verilir. Bu kopya, savunmanın aynı veri üzerinde bağımsız inceleme yaptırabilmesi bakımından kritik önemdedir.

Telefonumu rızamla verdim, itiraz edebilir miyim?

Cihazın rızayla teslimi ile içeriğin incelenmesi ve kopyalanması farklı aşamalardır. Rıza verilmiş olsa bile inceleme ve kopyalama işlemlerinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ayrıca denetlenir.

Karşı tarafın telefonunda adım geçiyor, mahkûm olur muyum?

Rehberde kayıtlı bir isimle yapılmış yazışma bulunması, o numaranın gerçekten o kişiye ait olduğunu ve yazışmayı onun yaptığını kendiliğinden göstermez. Numaranın kime kayıtlı olduğu ve kim tarafından kullanıldığı ayrıca araştırılmalıdır.

Telegram grubuna üyeyim, sorumlu olur muyum?

Bir gruba üye olmak, o grupta paylaşılan her içerikten sorumlu olmayı gerektirmez. Kişinin gruba nasıl eklendiği, içerikleri görüp görmediği ve herhangi bir katkı sunup sunmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Fiyat konuştuğum mesajlar aleyhime mi?

Fiyat ve miktar konuşulması kişinin satıcı olduğunu göstermez; aynı yazışmada kişi alıcı konumunda da olabilir. Yazışmanın hangi tarafında bulunulduğu ve içeriğin bağlamı dikkatle belirlenmelidir.

Dijital delil itirazı, cihaz iadesi veya hesap aidiyeti tartışması için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk