Uyuşturucu Sicili Pasaport ve Vize Başvurusunu Etkiler mi?
26 Ağustos 2026

Uyuşturucu Sicili Pasaport ve Vize Başvurusunu Etkiler mi?

📜 Dayanak Mevzuat

Somut bir dosyanızla ilgili görüşmek ister misiniz?

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

  • 5682 sayılı Pasaport Kanunu m.22 — Yurt dışına çıkmaları mahkemelerce yasaklananlara, ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu tespit edilenlere ve vergi borcu bildirilenlere pasaport verilmez
  • 5682 sayılı Kanun m.22 – sonuç — Bunların yurt dışına çıkışları engellenir; pasaport verilmez, verilmişse geri alınır
  • 5682 sayılı Kanun – yeniden verilme — Pasaportu iptal edilenlerden belirli kararlara sahip olanlara, kolluk araştırması sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir
  • 5271 sayılı CMK m.109 — Adli kontrol; yurt dışına çıkamamak yükümlülüğü
  • 5237 sayılı TCK m.191/2 — Kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı
  • 5271 sayılı CMK m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
  • 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu — Adli sicil ve arşiv kaydı ile silinme koşulları
  • 5237 sayılı TCK m.53 — Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma

Bu konuda en yaygın yanlış inanç, uyuşturucu mahkûmiyetinin pasaportu kendiliğinden engellediğidir. Oysa 5682 sayılı Pasaport Kanunu m.22, engeli mahkûmiyete değil üç ayrı sebebe bağlar. Vize ise tamamen ayrı bir konudur ve Türk hukuku tarafından belirlenmez.

Pasaport Engeli Mahkûmiyete Değil, Üç Sebebe Bağlıdır

Silah ruhsatı yazımızda gördüğümüz mantık burada geçerli değildir. Silah ruhsatında ceza miktarı doğrudan engel oluştururken, pasaport rejimi tamamen farklı kurulmuştur.

5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22. maddesi, pasaport veya seyahat vesikası verilmeyecek kişileri sayar: yurt dışına çıkmaları mahkemelerce yasaklananlar, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu ilgili makamca tespit edilenler ve vergiden borçlu olduğu pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenler.

Dikkat edilirse bu üç sebep arasında “belirli bir suçtan mahkûm olmak” yoktur. Yani uyuşturucu mahkûmiyeti tek başına, kendiliğinden bir pasaport engeli oluşturmaz. Engel doğması için yukarıdaki sebeplerden birinin somut olarak gerçekleşmesi gerekir.

SebepİçerikUyuşturucu dosyasıyla ilişkisi
Mahkeme yasağıYurt dışına çıkmanın mahkemece yasaklanmasıAdli kontrol veya benzeri tedbirle gündeme gelebilir
Genel güvenlik mahzuruAyrılmasında mahzur bulunduğunun tespitiİdari değerlendirmeye dayanır
Vergi borcuYetkili makamlara bildirilen borçUyuşturucu dosyasıyla ilgisizdir
Salt mahkûmiyetMaddede sayılmamıştırTek başına engel değildir

Maddenin sonucu da açıkça düzenlenmiştir: bu durumda olanların yurt dışına çıkışları engellenir ve kendilerine pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır. Yani hüküm hem yeni başvuruları hem mevcut pasaportları kapsar.

Bu tespit pratikte çok önemlidir. Uyuşturucu dosyası bulunan pek çok kişi, pasaport başvurusu yapmaktan baştan vazgeçmektedir. Oysa dosyanın durumu ve hakkında bir mahkeme yasağı bulunup bulunmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Asıl Engel: Adli Kontrol ve Yurt Dışı Yasağı

Uyuşturucu dosyalarında pasaport ve seyahat özgürlüğünü fiilen kısıtlayan asıl kurum, ceza muhakemesindeki koruma tedbirleridir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenen adli kontrol tedbiri, tutuklama yerine uygulanabilecek yükümlülükleri sayar ve bunlar arasında yurt dışına çıkamamak yükümlülüğü de yer alır. Uyuşturucu dosyalarında tutuklama yerine adli kontrole hükmedilmesi hâlinde bu yükümlülük sıklıkla uygulanır.

Bu tedbir doğrudan 5682 sayılı Kanun m.22’deki “mahkemelerce yasaklananlar” kapsamına girer. Dolayısıyla adli kontrol kararında yurt dışına çıkamamak yükümlülüğü bulunan bir kişi bakımından pasaport engeli mahkûmiyetten değil, devam eden yargılamadan doğar.

AşamaMuhtemel kısıtlamaDayanak
Soruşturma – adli kontrolYurt dışına çıkamamak yükümlülüğüCMK m.109
Kovuşturma – devam eden davaTedbir devam edebilirCMK m.109
TutuklulukFiilen çıkış mümkün değildir
Kesinleşmiş mahkûmiyet, infaz devam ediyorİnfaz süreci nedeniyle fiilî kısıtİnfaz mevzuatı
Denetimli serbestlik dönemiYükümlülükler çerçevesinde kısıt olabilir5275 s.K. m.105/A
İnfaz tamamlanmış, tedbir kalkmışKural olarak kısıt yoktur5682 s.K. m.22 sebepleri aranır

Son satır en çok atlanan bilgidir. Tedbir kaldırıldığında veya dosya sonuçlandığında kısıtlama kendiliğinden sona ermeyebilir; kayıtların güncellenmesi gerekir. Bu nedenle tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararın temin edilmesi ve gerekiyorsa ilgili birimlere ibraz edilmesi gerekir.

Adli kontrol tedbirinin kaldırılması ayrıca talep edilebilir. Tutuklama yerine uygulanan bu tedbirin koşullarının devam edip etmediği yargılama süresince denetlenir ve tedbirin kaldırılması istenebilir. Talebin reddi hâlinde itiraz yolu açıktır.

Pasaportu İptal Edilenler İçin Yol

Pasaportu iptal edilmiş veya hakkında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş kişiler için Kanun’da ayrı bir düzenleme bulunmaktadır ve bu düzenleme uyuşturucu dosyaları bakımından doğrudan uygulanabilir.

Anılan hükme göre; mahkemelerce yurt dışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere, Kanun’un 22. maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, aynı nedenlerden dolayı devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara; kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere; mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.

Dosyanın durumuBu hüküm kapsamında mı?
Kovuşturmaya yer olmadığı kararıEvet
Beraat kararıEvet
Ceza verilmesine yer olmadığı kararıEvet
Davanın reddi veya düşmesiEvet
Mahkûmiyet var, ceza tümüyle infaz edilmişEvet
Mahkûmiyet var, ceza ertelenmişEvet
HAGB kararı verilmişEvet
Devam eden soruşturma veya kovuşturma varHayır; sonuçlanması beklenir
Mahkeme yurt dışı çıkış yasağı koymuşHüküm bu kişileri hariç tutar

Beşinci ve altıncı satırlar özellikle vurgulanmalıdır: mahkûmiyetin varlığı bu yolu kapatmaz. Cezanın tümüyle infaz edilmiş veya ertelenmiş olması hâlinde başvuru mümkündür. Bu, uyuşturucu mahkûmiyeti bulunan ve cezasını çekmiş kişiler için doğrudan bir imkândır.

Yedinci satır da önemlidir. HAGB kararı verilen kişiler açıkça bu kapsamda sayılmıştır; yani hükmün açıklanmasının geri bırakılması pasaport başvurusunun önünde kesin bir engel değildir.

Buna karşılık hükmün lafzı, verilmesinin zorunlu değil mümkün olduğunu göstermektedir. Kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir. Bu, idareye bir değerlendirme alanı bırakır ve olumsuz sonuçlanan başvurular bakımından idari yargı denetimini gündeme getirir.

Pasaport başvurunuz reddedildiyse veya pasaportunuz iptal edildiyse, dosyanızın durumunu değerlendirmek için bize ulaşın.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

TCK 191/2 Rejiminden Geçenler

İlk kez yakalanan ve TCK m.191/2 rejiminden geçen kişiler bakımından tablo en avantajlı hâldedir.

Bu rejimde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir, en az bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır ve yükümlülüklere uyulması hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Ortada bir mahkûmiyet doğmaz ve adli sicil kaydı oluşmaz.

Pasaport bakımından bu iki sonucu doğurur. Birincisi, mahkûmiyet bulunmadığından hiçbir aşamada mahkûmiyete dayalı bir değerlendirme yapılamaz. İkincisi, kovuşturmaya yer olmadığı kararı, pasaportu iptal edilenler için öngörülen yeniden verilme hükmünde açıkça sayılan kararlar arasındadır.

Bu nedenle TCK m.191/2 rejimini sorunsuz tamamlayan bir kişinin, bu kararı temin edip saklaması önemlidir. Karar, sonraki tüm idari başvurularda kullanılacak temel belgedir.

BelgeNe için gerekir
Kovuşturmaya yer olmadığı kararıMahkûmiyet bulunmadığının belgesi
Denetimli serbestlik dosyasının kapanış yazısıYükümlülüklerin tamamlandığının belgesi
Adli sicil ve arşiv kaydı örneğiGüncel durumun tespiti
Adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına dair kararYurt dışı kısıtının sona erdiğinin belgesi
Davanın düşmesine dair karar (HAGB dosyalarında)Denetim süresinin tamamlandığının belgesi
İnfazın tamamlandığına dair yazıCezanın tümüyle infaz edildiğinin belgesi

Dördüncü satır, seyahat planı olan kişiler için en kritik belgedir. Adli kontrol tedbiri kaldırılmış olsa bile ilgili kayıtların güncellenmemiş olması hudut kapısında sorun yaratabilir; kararın bir örneğinin yanında bulundurulması pratik bir önlemdir.

Vize Tamamen Ayrı Bir Konudur

Bu ayrım özellikle vurgulanmalıdır. Pasaport, Türkiye Cumhuriyeti tarafından verilen bir seyahat belgesidir ve Türk hukukuna tabidir. Vize ise gidilecek ülkenin kendi hukukuna göre verdiği bir izindir.

Hiçbir Türk kanunu, bir yabancı devletin vize verip vermeyeceğini belirleyemez. Vize verilmesi veya reddedilmesi, ilgili devletin egemenlik yetkisi kapsamındadır ve o devletin mevzuatına, uygulamasına ve takdirine bağlıdır.

Pratikte pek çok ülke vize başvurularında adli sicil kaydı istemekte veya başvuru formunda geçmiş mahkûmiyetlere ilişkin beyan aramaktadır. Bu beyanın doğru verilmesi önemlidir; gerçeğe aykırı beyan, o ülkenin hukukuna göre ayrı sonuçlar doğurabilir.

KonuPasaportVize
Veren makamTürkiye CumhuriyetiGidilecek ülke
Uygulanacak hukuk5682 sayılı Kanunİlgili devletin mevzuatı
Mahkûmiyetin etkisiTek başına engel değildirİlgili devletin takdirine bağlıdır
Ret hâlinde denetimTürk idari yargısıO ülkenin kendi usulleri
Beyan yükümlülüğüBaşvuru formuna göreGenellikle geçmiş kayıt beyanı istenir
Türk hukukunun etkisiBelirleyicidirBelirleyici değildir

Dördüncü satır önemlidir: bir vize başvurusunun reddine karşı Türk idari yargısında dava açılamaz. Ret işlemi yabancı devletin işlemidir ve varsa o ülkenin öngördüğü itiraz yolları kullanılır.

Bu nedenle uyuşturucu kaydı bulunan ve yurt dışına seyahat planlayan kişiler için doğru yaklaşım şudur: önce Türkiye tarafındaki durum netleştirilir (pasaport engeli var mı, adli kontrol kalktı mı), sonra gidilecek ülkenin kendi kuralları o ülkenin resmî kaynaklarından araştırılır. İki soru birbirine karıştırılmamalıdır.

Adli Sicil ve Arşiv Kaydı Farkı

Başvurularda sunulacak belge bakımından bir başka kavram ayrımı gereklidir. Adli sicil kaydı ile arşiv kaydı farklı içeriklere sahiptir ve idari başvurularda hangisinin isteneceği değişebilir.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu çerçevesinde, cezanın infazının tamamlanması gibi hâllerde kayıt adli sicilden silinerek arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydı da belirli koşulların gerçekleşmesiyle silinebilir. Bu süreçlerin kişinin kendi dosyasında hangi aşamada olduğu ayrıca tespit edilmelidir.

Kayıt türüİçeriğiBaşvurularda
Adli sicil kaydıİnfazı tamamlanmamış mahkûmiyetlerGenel başvurularda istenir
Arşiv kaydıSilinme koşulları oluşan kayıtlarBelirli başvurularda istenir
HAGB kaydıAyrı bir sicilde tutulurAdli sicil kaydında görünmez
Denetimli serbestlik tedbiriCeza değil tedbirdirAyrıca değerlendirilir
Kovuşturmaya yer olmadığı kararıMahkûmiyet doğmazKayıt oluşmaz

Üçüncü satır hatırlatılmalıdır: HAGB kararları adli sicil kaydına işlenmez ve ayrı bir sicilde tutulur; bu sicile erişim yetkili makamlara açıktır. Kişinin kendisinin aldığı adli sicil belgesinde bu karar görünmez.

Bu nedenle başvuru öncesinde hem adli sicil hem arşiv kaydının güncel örneğinin alınması ve dosyanın gerçek durumunun tespit edilmesi ilk adımdır. Belge üzerinden yapılan varsayımlar yerine, dosyanın hangi kararla sonuçlandığının bilinmesi gerekir.

Kayıt Ne Zaman Tamamen Silinir? 5352 s.K. m.12

Yukarıda adli sicil ile arşiv kaydı arasındaki fark anlatıldı. Asıl merak edilen soru ise şudur: arşive alınan kayıt ne zaman tamamen silinir? Kanun bu soruyu süre vererek cevaplar ve süreler birbirinden çok farklıdır.

5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun 12 nci maddesine göre arşiv bilgileri şu hâllerde tamamen silinir.

5352 s.K. m.12/1 — Silinme Hâlleri

BentHâlSüre ve şart
aİlgilinin ölümüSüre aranmaz
b-1Anayasa’nın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerYasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren on beş yıl
b-2Aynı kapsamdaki mahkûmiyetlerBöyle bir karar alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl
cDiğer mahkûmiyetlerKaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl

Maddenin ikinci fıkrası ayrı bir yol açar: fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması hâlinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları talep aranmaksızın tamamen silinir. Bu, süre beklemeyi gerektirmeyen tek hâldir.

Beş yıl ile otuz yıl arasındaki fark nereden doğuyor? Ayrım, mahkûmiyetin Türk Ceza Kanunu dışındaki bir kanunda hak yoksunluğu doğurup doğurmadığına bağlıdır. Uygulamada bu kapsamda değerlendirilen tipik hâl, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyettir; çünkü Devlet Memurları Kanunu gibi kanunlar bu eşiğe hak yoksunluğu bağlamıştır. Uyuşturucu dosyalarında sonuç cezanın bir yılın üzerinde kalması sık görüldüğünden, kayıt çoğu zaman (b) bendine girer ve süre beş yıl değil on beş ya da otuz yıl olur. Sonuç cezanın bir yılın altına inmesi veya adlî para cezasına çevrilmesi, bu yönüyle de değer taşır.

On beş yıllık yolu açan mekanizma: yasaklanmış hakların geri verilmesi

(b) bendinin iki alt bendi arasındaki on beş yıllık fark, tek bir karara bağlıdır: yasaklanmış hakların geri verilmesi. Bu kurum 5352 sayılı Kanun’un 13/A maddesinde düzenlenmiştir ve Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı ya da belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesini sağlar.

Pratik sonuç şudur: böyle bir karar alınmazsa arşiv kaydı otuz yıl boyunca durur. Karar alınırsa süre on beş yıla iner. Bu nedenle uzun süreli hak yoksunluğu doğuran bir mahkûmiyeti bulunan kişiler bakımından, kaydın silinmesini beklemek yerine bu yolun şartlarının taşınıp taşınmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Sürenin Belirlenmesinde Sorulacak Üç Soru

SoruNeden önemli
Kayıt arşive ne zaman alındı?Bütün süreler bu tarihten işlemeye başlar; infazın tamamlandığı tarih ile karıştırılmamalıdır
Mahkûmiyet, TCK dışındaki bir kanunda hak yoksunluğu doğuruyor mu?Cevap evetse süre beş yıl değil, on beş veya otuz yıldır
Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alındı mı?Alınmışsa otuz yıllık süre on beş yıla iner

Bu üç soruya verilecek cevap, pasaport ve vize başvurularının zamanlamasını da doğrudan etkiler. Kaydın ne zaman tamamen sileneceği bilinmeden yapılan planlama, çoğu zaman gerçekçi olmayan bir beklenti doğurur. Buna karşılık hatırlatmak gerekir: pasaport engeli bu yazının başında anlatıldığı üzere mahkûmiyetin kendisine değil, sayılan sebeplere bağlıdır; arşiv kaydının varlığı tek başına pasaport verilmemesi sonucunu doğurmaz.

Hudut Kapısında Ne Oluyor?

Pasaportu elinde bulunan bir kişinin sınırda geri çevrilmesi, uygulamada en çok şaşkınlık yaratan durumdur. Bunun mekanizması Kanun’da düzenlenmiştir.

5682 sayılı Kanun m.22 uyarınca, kısıtlama kapsamındaki kişilerin açık kimlikleri ve tahdit sebebi ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir. Polis makamları da bu bilgileri aldıklarında bağlı bulundukları il emniyet müdürlüğü kanalıyla hudut kapısı bulunan emniyet müdürlüklerine, şahsın nüfusa kayıtlı olduğu il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bildirir. Bu kişilerin yurt dışına çıkışları engellenir.

Yani kısıtlama, pasaportun fiziken elde bulunmasından bağımsız olarak kayıt üzerinden işler. Elinde geçerli görünen bir pasaport bulunan kişi, kayıtta tahdit görünüyorsa çıkış yapamaz.

DurumSınırda sonuçYapılması gereken
Kayıtta tahdit var, pasaport geçerliÇıkış engellenirTahdidin sebebi ve dayanağı sorulmalı
Tedbir kalkmış ama kayıt güncellenmemişÇıkış engellenebilirKaldırma kararı ibraz edilmeli
Pasaport iptal edilmiş, tebliğ edilmemişÇıkış engellenirİdari işlem araştırılmalı
Hiçbir tahdit yokÇıkış yapılabilir

İkinci satır uyuşturucu dosyalarında en sık yaşanan sorundur. Adli kontrol tedbiri kaldırılmış olsa dahi ilgili kayıtların güncellenmesi zaman alabilir. Bu nedenle seyahat öncesinde tahdit kaydının fiilen kalkıp kalkmadığının teyit edilmesi ve kaldırma kararının bir örneğinin yanda bulundurulması pratik bir önlemdir.

Tahdit kaydının varlığı ve sebebi konusunda bilgi talep edilmesi ilgilinin hakkıdır. Bu bilgi olmadan hangi hukuki yola başvurulacağı belirlenemez; çünkü mahkeme kaynaklı bir yasak ile idari bir işlem farklı süreçler gerektirir.

Yabancı Uyruklular İçin Durum Farklıdır

Türkiye’de uyuşturucu dosyası bulunan yabancı uyruklu kişiler bakımından tablo tamamen farklıdır ve bu yazıdaki pasaport rejimi onlar için geçerli değildir.

Yabancıların pasaportu kendi devletleri tarafından verilir; Türk makamlarının bu belge üzerinde yetkisi bulunmaz. Buna karşılık yabancılar bakımından Türkiye’de kalış, ikamet izni ve sınır dışı etme gibi ayrı bir hukuki rejim işler ve uyuşturucu dosyası bu rejim içinde doğrudan sonuç doğurabilir.

KonuTürk vatandaşıYabancı uyruklu
Pasaport5682 sayılı Kanun uygulanırKendi devleti verir
Yurt dışına çıkış kısıtıAdli kontrol veya m.22 sebepleriAdli kontrol uygulanabilir
Ülkede kalışKısıt söz konusu değildirİkamet izni rejimine tabidir
Dosyanın sonucuİdari haklara etkisi değerlendirilirSınır dışı etme gündeme gelebilir

Son satır yabancı uyruklular için belirleyicidir ve ayrı bir uzmanlık alanıdır. Bu nedenle Türkiye’de uyuşturucu dosyası bulunan yabancı uyruklu kişilerin, ceza dosyasıyla eş zamanlı olarak yabancılar hukuku bakımından da değerlendirme yaptırmaları gerekir.

Adım Adım Ne Yapılmalı?

SıraAdımNeden
1Adli sicil ve arşiv kaydının güncel örneğini almakMevcut durumun tespiti
2Dosyanın hangi kararla sonuçlandığını belirlemekKYOK, beraat, HAGB veya mahkûmiyet
3Hakkınızda adli kontrol tedbiri olup olmadığını kontrol etmekYurt dışı çıkış yasağı asıl engeldir
4Tedbir kalktıysa kaldırma kararını temin etmekKayıtların güncellenmesi gerekebilir
5Devam eden soruşturma veya kovuşturma var mı bakmakYeniden verilme hükmünün şartı
6Mahkûmiyet varsa infazın tamamlandığını belgelemekHükümde açıkça sayılan hâl
7Pasaport başvurusu yapmakBaştan vazgeçmemek
8Ret hâlinde gerekçeyi yazılı olarak istemekİdari yargı denetimi için gerekli
9Süresinde idari dava açmakİşlemin hukuka uygunluğunun denetimi
10Vize için gidilecek ülkenin resmî kaynağına bakmakTürk hukuku belirleyici değildir

Yedinci satır bu yazının en pratik tavsiyesidir. Uyuşturucu kaydı bulunan pek çok kişi başvuru yapmaktan baştan vazgeçmektedir; oysa engel mahkûmiyete değil sayılan sebeplere bağlıdır ve başvuru yapılmadan sonuç öğrenilemez.

Sekizinci ve dokuzuncu satırlar ise ret hâlindeki yolu gösterir. Pasaport verilmemesi bir idari işlemdir; gerekçesinin öğrenilmesi ve süresinde idari yargıya başvurulması hâlinde işlemin dayanağı denetlenir.

Sıkça Sorulan Sorular

Uyuşturucu mahkûmiyeti pasaport almamı engeller mi?

Tek başına engellemez. 5682 sayılı Kanun m.22, pasaport verilmeyecek kişileri sayarken mahkûmiyeti değil; mahkemelerce yurt dışına çıkma yasağı, genel güvenlik bakımından mahzur tespiti ve vergi borcu sebeplerini esas alır.

O hâlde asıl engel nedir?

Uyuşturucu dosyalarında seyahat özgürlüğünü fiilen kısıtlayan asıl kurum, CMK m.109’daki adli kontrol tedbiri kapsamındaki yurt dışına çıkamamak yükümlülüğüdür. Bu yükümlülük 5682 m.22’deki mahkeme yasağı kapsamına girer.

Cezamı çektim, pasaport alabilir miyim?

Kanun’daki yeniden verilme hükmü, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenleri veya ertelenenleri açıkça saymaktadır. Başvurmaları hâlinde kolluk araştırması sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.

HAGB kararım var, pasaport alabilir miyim?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenler, pasaportu iptal edilenler için öngörülen yeniden verilme hükmünde açıkça sayılmıştır. HAGB kesin bir engel oluşturmaz.

Davam devam ediyor, başvurabilir miyim?

Yeniden verilme hükmü, aynı nedenlerden dolayı devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma ya da kovuşturma bulunmaması şartını aramaktadır. Devam eden dosya varsa sonuçlanması beklenir.

İlk kez yakalandım, denetimli serbestlik aldım. Durumum ne?

TCK m.191/2 rejiminin sorunsuz tamamlanması hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; mahkûmiyet ve adli sicil kaydı doğmaz. Bu karar, sonraki tüm idari başvurularda kullanılacak temel belgedir.

Adli kontrol kalktı ama hâlâ sorun yaşıyorum, ne yapmalıyım?

Tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararın temin edilmesi ve gerekiyorsa ilgili birimlere ibraz edilmesi gerekir. Kayıtların güncellenmemiş olması hudut kapısında sorun yaratabilir.

Vize başvurumda uyuşturucu kaydım sorun olur mu?

Vize, gidilecek ülkenin kendi hukukuna göre verdiği bir izindir ve Türk hukuku bunu belirlemez. Pek çok ülke başvuruda adli sicil kaydı veya geçmiş mahkûmiyet beyanı istemektedir; kuralların o ülkenin resmî kaynağından araştırılması gerekir.

Vize reddine karşı Türkiye’de dava açabilir miyim?

Hayır. Vize reddi yabancı devletin işlemidir; Türk idari yargısında dava konusu yapılamaz. Varsa o ülkenin öngördüğü itiraz yolları kullanılır.

Pasaport başvurum reddedilirse ne yapabilirim?

Pasaport verilmemesi bir idari işlemdir. Ret gerekçesinin yazılı olarak öğrenilmesi ve süresinde idari yargıya başvurulması hâlinde işlemin dayanağı ve koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği denetlenir.

Pasaport engeli, adli kontrol tedbirinin kaldırılması veya ret işlemine karşı dava için Hukukçular Evi Ankara ile görüşün.

📞 0554 648 37 15💬 WhatsApp

Bu konuda hukuki destek almak için

📞 Ara: +905546483715💬 WhatsApp’tan yaz

Post by Av. Fatma Öztürk