05 Eylül 2026

İstinaf ve Temyiz Süresi ile Kesinlik Sınırı Hesaplama Aracı

Kanun yolu başvurusunda iki ayrı engel vardır ve ikisi de dilekçeyle aşılamaz: süre ve parasal sınır. Süre yargı koluna göre değişir; hukukta iki hafta, idari yargıda otuz gün, iflas ve konkordato kararlarında yedi gündür. Ceza yargılamasında süreler 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun’la değişmiştir. Buna adli tatil uzaması da eklenir. Aşağıdaki araç yargı kolu ve karar tarihine göre doğru süreyi seçer, adli tatile denk gelen süreleri uzatır ve girdiğiniz değere göre kararın kesin olup olmadığını gösterir.

Kesinlik sınırının altındaki başvuru incelenmeden reddedilir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İstinaf ve Temyiz Süresi ile Kesinlik Sınırı Hesaplama



Süre bu tarihten işler; tebliğ günü hesaba katılmaz.

Ceza dosyalarında 7499 s.K. öncesi/sonrası ayrımı için.

Sınır her yıl değişir; dava tarihindeki tutarı giriniz.

Manevi tazminatta parasal sınır aranmaz.

Boş bırakılırsa bugünün tarihi kullanılır.

Not: Adli tatil 20 Temmuz – 31 Ağustos arasıdır. Süresi bu döneme rastlayan başvurularda süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.

Yargı Koluna Göre Süreler

Kanun yolu süresi tek bir rakam değildir. Hangi mahkemenin kararına başvurulduğuna göre değişir ve bu farkların karıştırılması doğrudan hak kaybı doğurur.

KararİstinafTemyizDayanak
Hukuk mahkemesi2 hafta2 haftaHMK m.345, m.361
İş mahkemesi2 hafta2 hafta7036 s.K. m.7 yollamasıyla HMK
Ceza mahkemesi2 hafta2 haftaCMK m.273, m.291
İdare ve vergi mahkemesi30 gün30 günİYUK m.45, m.46
İvedi yargılama usulü15 gün15 günİYUK m.20/A
İcra hukuk mahkemesi2 haftaİİK m.363
İflas ve konkordato kararları7 günİİK hükümleri

Son satır uygulamada en çok atlanan istisnadır. Ticaret mahkemesinin iflas ve konkordato hukukuna ilişkin kararlarına karşı süre iki hafta değil yedi gündür. Genel süreye güvenilerek hareket edildiğinde karar kesinleşir.

İdari yargıdaki otuz günlük süre de dikkat gerektirir: hukuk ve ceza yargısına alışkın bir bakış açısı iki hafta beklerken, İYUK otuz gün öngörür. Tersine, ivedi yargılama usulünde süre on beş güne iner.

Sürenin başlangıcı bakımından ortak bir kural vardır: süre, kararın tebliğ tarihini izleyen günden işlemeye başlar; tebliğ günü hesaba katılmaz.

Ceza Yargılamasında 7499 Sayılı Kanun Değişikliği

Ceza yargılamasındaki kanun yolu süreleri 2024 yılında değişmiştir. 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun ile istinaf süresi yedi günden, temyiz süresi on beş günden iki haftaya çıkarılmıştır.

Kanun yolu7499 öncesi7499 sonrası
Ceza istinaf (CMK m.273)7 gün2 hafta
Ceza temyiz (CMK m.291)15 gün2 hafta

Değişiklik, hangi sürenin uygulanacağını karar tarihine bağlar. Bu nedenle eski tarihli dosyalarda yedi günlük süre, yeni dosyalarda iki haftalık süre işler.

İnternetteki pek çok kaynak hâlâ yedi gün yazıyor. Ceza istinafında yedi günlük süreye göre hareket etmek, iki haftalık hakkın bir kısmını kullanmadan bırakmak anlamına gelir; tersine eski tarihli bir dosyada iki hafta beklemek süreyi kaçırtır. Aracın karar tarihi alanı bu ayrımı yapar. Dosyanız için 0554 648 37 15 numarasından bilgi alabilirsiniz.

Ceza yargılamasında sürenin başlangıcı bakımından bir özellik daha vardır: hüküm, gerekçesiyle birlikte tebliğ edilmemişse süre işlemeye başlamaz. Kısa kararın tefhimi tek başına süreyi başlatmaz.

Adli Tatil ve Süre Uzaması

Adli tatil, tüm yargı kollarında 20 Temmuz – 31 Ağustos arasıdır. Bu dönem, kanun yolu sürelerini doğrudan etkiler.

Kural şudur: adli tatile tabi dava ve işlerde kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karar olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.

Uzamanın işleyişi yanlış anlaşılmaya müsaittir. Süre, tatilin bittiği 31 Ağustos’a değil, 31 Ağustos’tan itibaren bir hafta sonrasına uzar. Temmuz ortasında tebliğ edilen bir kararda süre, eylül ayının ilk haftasına taşınabilir.

Uzama kendiliğinden işler; ayrıca bir talep veya karar gerekmez. Buna karşılık sürenin son günü tatile rastlamıyorsa uzama uygulanmaz; tebliğin tatil döneminde yapılmış olması tek başına uzama sebebi değildir.

Aracın hesabı bu kuralı uygular: ham son gün tatil aralığına düşüyorsa süre otomatik olarak uzatılır ve her iki tarih de gösterilir.

Kesinlik Sınırı: Dilekçeyle Aşılamayan Engel

Süre içinde yapılan başvuru bile tek başına yeterli değildir. Karar, parasal sınırın altında kalıyorsa kanun yolu kapalıdır ve başvuru incelenmeksizin reddedilir.

Sınırlar her takvim yılı başında, önceki yıl için tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu nedenle sabit bir rakam yoktur ve her yıl kontrol edilmesi gerekir.

2025 yılında yapılan bir değişiklik bu alanı yeniden düzenlemiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında 7550 sayılı Kanun ile HMK Ek m.1/2 yeniden yazılmış ve kanun yolu sınırlarında davanın açıldığı tarih esas alınmıştır.

Bunun pratik sonucu önemlidir: derdest bir dosyada cari yılın sınırı değil, dava tarihindeki sınır uygulanır. 2024’te açılmış bir davada 2026 sınırına bakmak yanlış sonuç verir.

Senetle ispat sınırında ise farklı bir ölçüt geçerlidir: orada hukuki işlemin yapıldığı tarih esas alınır.

Aracın kesinlik sınırı alanı bu nedenle elle girilebilir bırakılmıştır; dava tarihindeki tutarın girilmesi gerekir.

Parasal Sınırın Uygulanmadığı Hâller

Kesinlik sınırı her karar için geçerli değildir. Kanun bazı davaları miktar koşulundan bağımsız tutmuştur.

En bilinen istisna manevi tazminattır: manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın kanun yoluna başvurulabilir. Bin liralık bir manevi tazminat kararı da istinaf edilebilir.

Konusu para olmayan davalar da doğal olarak kapsam dışındadır. Tespit davaları, boşanma, velayet, tapu iptali gibi davalarda parasal sınır uygulanmaz.

Maddi ve manevi tazminatın birlikte istendiği davalarda değerlendirme her kalem bakımından ayrı yapılır. Maddi tazminat sınırın altında kalsa dahi manevi tazminat yönünden kanun yolu açık olabilir.

Aracın manevi tazminat seçeneği işaretlendiğinde parasal sınır değerlendirmesi devre dışı bırakılır ve kanun yolu açık gösterilir.

Başvurunun Yapılacağı Yer ve Usul

Kanun yolu dilekçesi, üst mahkemeye değil kararı veren mahkemeye verilir. Bu, sık yapılan bir usul hatasının konusudur.

Kararı veren mahkeme dilekçeyi kaydeder, harç ve giderlerin yatırılıp yatırılmadığını denetler, karşı tarafa tebliğ eder ve dosyayı üst mercie gönderir.

Ceza yargılamasında ayrıca bir imkân vardır: istinaf başvurusu dilekçeyle yapılabileceği gibi, tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine yapılacak beyanla da yapılabilir.

Harç ve gider eksikliği başvuruyu geçersiz kılmaz ancak süre verilerek tamamlattırılır. Verilen sürede tamamlanmaması hâlinde başvuru yapılmamış sayılır.

Karşı taraf da katılma yoluyla kanun yoluna başvurabilir. Katılma süresi, karşı tarafın dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır ve asıl başvuru süresinden bağımsız işler.

İstinaf ve Temyiz İncelemesinin Kapsamı

İki kanun yolu farklı denetim yapar ve bu fark, dilekçede ileri sürülecek sebepleri belirler.

ÖlçütİstinafTemyiz
İnceleme konusuHem maddi olay hem hukukKural olarak yalnızca hukuk
Yeni delilSınırlı olarak mümkünMümkün değil
DuruşmaBazı hâllerde açılırSınırlı
SonuçYeniden esas hakkında karar verilebilirBozma veya onama

Birinci satır belirleyicidir. İstinafta delil değerlendirmesindeki hatalar ileri sürülebilirken, temyizde inceleme hukuka aykırılıkla sınırlıdır. Temyiz dilekçesinde maddi olay tartışması sonuç doğurmaz.

İkinci satır bakımından istinafta da sınırlama vardır: ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen vakıalar ve deliller kural olarak dinlenmez. İstisnalar dar yorumlanır.

Dördüncü satır pratik sonucu gösterir: istinaf mahkemesi kararı kaldırıp yeniden esas hakkında hüküm kurabilirken, temyiz merci kural olarak bozma veya onama kararı verir.

Uygulamada Sık Yapılan Altı Hata

Kanun yolu başvurularında kayıpların neredeyse tamamı usulden doğar. Altı hata düzenli olarak tekrarlanır.

Birincisi tek bir süre olduğunu sanmaktır. İki hafta hukuk ve ceza için doğrudur; idari yargıda otuz gün, ivedi yargılamada on beş gün, iflas ve konkordatoda yedi gün uygulanır.

İkincisi ceza dosyalarında eski süreye göre hareket etmektir. 7499 sayılı Kanun sonrası kararlarda süre iki haftadır; internetteki pek çok kaynak hâlâ yedi gün yazmaktadır.

Üçüncüsü adli tatil uzamasını yanlış hesaplamaktır. Süre 31 Ağustos’a değil, 31 Ağustos’tan itibaren bir hafta sonrasına uzar.

Dördüncüsü cari yılın parasal sınırını uygulamaktır. 7550 sayılı Kanun sonrası kanun yolu sınırlarında davanın açıldığı tarih esas alınır; derdest dosyada dava tarihindeki sınıra bakılmalıdır.

Beşincisi dilekçeyi üst mahkemeye vermektir. Başvuru, kararı veren mahkemeye yapılır.

Altıncısı gerekçeli kararı beklemeden hareket etmektir. Ceza yargılamasında süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden işler; kısa kararın tefhimi tek başına süreyi başlatmaz.

Kanun Yoluna Kapalı Kararlar

Parasal sınır tek engel değildir. Bazı kararlar niteliği gereği kanun yoluna kapalıdır ve bu kapalılık tutardan bağımsızdır.

KararDurum
Ara kararlarKural olarak tek başına kanun yoluna tabi değildir
İstinaf incelemesi sonucu verilen bazı kararlarKanunda sayılan hâllerde kesindir
Sigorta tahkiminde sınır altı kararlarKendi parasal sınır rejimine tabidir
Tüketici hakem heyeti kararlarıİtiraz yolu tüketici mahkemesidir

Birinci satır bakımından kural şudur: ara kararlar nihai kararla birlikte kanun yoluna götürülür. İstisnaen bazı ara kararlar için ayrıca kanun yolu öngörülmüştür; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları bu kapsamdadır.

Geçici hukuki korumalara ilişkin süreler için ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir süre hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

Sigorta uyuşmazlıklarında kanun yolu, genel rejimden ayrı bir parasal sınır sistemine tabidir. Bu sınırlar için sigorta tahkim süre ve parasal sınır aracımızı kullanabilirsiniz.

Süre Kaçırıldıysa: Eski Hâle Getirme

Kesin sürenin kaçırılması kural olarak hak kaybı doğurur. Ancak kusursuz bir engel nedeniyle sürenin kaçırılmış olması hâlinde eski hâle getirme kurumu gündeme gelebilir.

Bu kurum, elde olmayan sebeplerle kanuni veya hâkim tarafından tayin edilen kesin süre içinde bir işlemi yapamayan tarafa, engelin ortadan kalkmasından sonra işlemi yapma imkânı tanır.

Şartları dardır: engelin kusursuz olması, işlemi yapmayı gerçekten imkânsız kılması ve talebin engelin kalktığı tarihten itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde yapılması gerekir.

Uygulamada ağır hastalık, tutukluluk ve tebligatın usulsüzlüğü gibi hâller değerlendirilir. Avukatın iş yoğunluğu veya unutkanlık kusursuz engel sayılmaz.

Tebligatın usulsüzlüğü ayrı bir yol da açar: usulsüz tebligat hâlinde süre işlemeye başlamamış sayılır ve muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Bu, eski hâle getirmeden farklı ve daha güçlü bir savunmadır.

Tebligat: Sürenin Başlangıcını Belirleyen Belge

Kanun yolu süresinin başlangıcı tebligata bağlı olduğundan, tebligatın usulüne uygunluğu doğrudan süre hesabını etkiler. Usulsüz tebligat, sürenin hiç işlememesi sonucunu doğurur.

Tebligat Kanunu, muhatabın adreste bulunmaması hâlinde izlenecek usulü ayrıntılı düzenlemiştir. Komşuya, yöneticiye veya muhtara teslim ile haber kâğıdı bırakılması gibi işlemlerin tutanağa doğru yansıtılması gerekir.

Usulsüzlük iddiası ileri sürüldüğünde mahkeme, tebligat parçasını ve tutanağı inceler. Usulsüzlük tespit edilirse, muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih tebliğ tarihi sayılır ve süre o tarihten işler.

Elektronik tebligat bakımından ayrı bir kural vardır: elektronik yolla yapılan tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Avukatlar bakımından elektronik tebligat zorunludur.

Bu beş günlük kural süre hesabını doğrudan etkiler. Elektronik tebligatın ulaştığı gün değil, beşinci günün sonu tebliğ tarihi kabul edilir ve kanun yolu süresi o tarihi izleyen günden işlemeye başlar.

Harç ve Gider Yükümlülüğü

Kanun yolu başvurusunun geçerliliği harç ve giderlerin yatırılmasına bağlıdır. Bu yükümlülük, süreden ayrı bir engel oluşturur.

KalemNiteliği
Başvuru harcıMaktu, başvuru sırasında yatırılır
Karar ve ilam harcıNispi, dava değerine bağlı
Posta ve tebligat gideriPeşin yatırılır
Dosya gönderme gideriÜst mercie gönderme için

Harç ve gider eksikliği başvuruyu doğrudan geçersiz kılmaz. Mahkeme, eksikliğin tamamlanması için süre verir ve verilen sürede tamamlanmazsa başvuru yapılmamış sayılır.

Bu ikinci süre de kesin süredir. Harç tamamlama süresinin kaçırılması, kanun yolu süresinin kaçırılmasıyla aynı sonucu doğurur.

Adli yardım talebinde bulunulması hâlinde harç ve giderler bakımından farklı bir rejim işler. Talep, kanun yolu aşamasında da ileri sürülebilir.

Harç hesabı için dava harcı hesaplama aracımıza, vekalet ücreti için nispi vekalet ücreti hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

Karar Kesinleşince Ne Olur?

Kanun yolu süresinin geçmesi veya başvurunun reddedilmesiyle karar kesinleşir. Kesinleşmenin birden çok sonucu vardır.

İcra edilebilirlik: ilamın icrası kural olarak kesinleşmeyi gerektirmez; ancak bazı kararlar için kesinleşme şartı aranır. Taşınmazın aynına ilişkin kararlar, aile hukukuna ilişkin bazı kararlar ve yabancı mahkeme kararlarının tenfizi bu kapsamdadır.

Kesin hüküm: aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı sebebe dayanarak yeniden dava açılamaz. Kesin hüküm itirazı davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır.

Yargılamanın yenilenmesi: kesinleşen karara karşı olağanüstü kanun yolu olarak yargılamanın yenilenmesi gündeme gelebilir. Sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır ve süreye tabidir.

Bireysel başvuru: olağan kanun yolları tüketildikten sonra, temel hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılır. Bu başvurunun da kendi süresi vardır ve nihai kararın tebliğinden itibaren işler.

Bu nedenle kanun yolu süresinin kaçırılması yalnızca o aşamayı değil, sonraki tüm başvuru imkânlarını da etkiler. Ankara ve çevresindeki dosyalarınız için Av. Fatma Öztürk’e 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Niteliği

İstinaf incelemesi sonucunda verilebilecek kararlar sınırlı sayıda olup, her birinin sonraki aşama bakımından farklı etkisi vardır.

KararSonucuTemyiz
Başvurunun esastan reddiİlk derece kararı ayakta kalırSınır aşılıyorsa açık
Kararın kaldırılması ve yeniden hükümYeni bir hüküm kurulurSınır aşılıyorsa açık
Kararın kaldırılması ve dosyanın gönderilmesiİlk derece yeniden incelerKural olarak kapalı
Başvurunun usulden reddiEsasa girilmezDuruma göre değişir

Üçüncü satır dikkat gerektirir. Bölge adliye mahkemesi, davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermesi, mahkemenin görevsiz veya yetkisiz olması gibi hâllerde kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine gönderir. Bu kararlar kural olarak kesindir.

Dördüncü satırdaki usulden ret kararları, süre veya kesinlik sınırı gibi sebeplere dayanır. Bu hâlde esasa ilişkin bir inceleme yapılmadığından, temyiz de sınırlı bir denetimle karşılaşır.

Temyiz dilekçesi hazırlanırken bölge adliye mahkemesi kararının hangi türde olduğu belirlenmeli ve temyiz sebepleri buna göre kurulmalıdır.

Katılma Yoluyla Başvuru

Kanun yoluna başvurmayan taraf, karşı tarafın başvurusu üzerine katılma yoluyla kendisi de başvurabilir. Bu, süresini kaçırmış taraf için ikinci bir imkândır.

Katılma süresi, karşı tarafın başvuru dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu süre asıl başvuru süresinden bağımsızdır; asıl süre dolmuş olsa dahi katılma yolu açıktır.

Katılma yoluyla başvurunun önemli bir sınırı vardır: asıl başvurunun geri alınması veya reddedilmesi hâlinde katılma yoluyla yapılan başvuru da düşer. Bu nedenle katılma, bağımsız bir başvuru değil bağlı bir imkândır.

Buna karşılık katılma yoluyla başvuran taraf, kendi aleyhine olan hususları da inceleme konusu yapabilir. Yalnızca karşı tarafın ileri sürdüğü sebeplerle sınırlı değildir.

Uygulamada bu yol, süreyi kaçırmış tarafın son şansıdır ve karşı tarafın başvuru yapıp yapmadığının takibini gerektirir.

Süre Takibi İçin Pratik Çerçeve

Kanun yolu sürelerinin takibi, tek bir tarihin not edilmesinden ibaret değildir. Aşağıdaki adımlar dosya kapanana kadar izlenmelidir.

AdımKontrol edilecek
Tebligatın usulüne uygunluğuTebliğ tarihi gerçekten başladı mı?
Elektronik tebligatta beş günlük kuralUlaşma değil beşinci gün sonu esastır
Gerekçeli kararın tebliğiCezada kısa karar süreyi başlatmaz
Yargı koluna özgü süreİki hafta mı, otuz gün mü, yedi gün mü?
Adli tatil kontrolüSon gün 20 Temmuz – 31 Ağustos arasında mı?
Kesinlik sınırıDava tarihindeki sınır nedir?
Harç ve giderBaşvuruyla birlikte yatırıldı mı?
Karşı tarafın başvurusuKatılma yolu açıldı mı?

İkinci satır avukatlar bakımından günlük öneme sahiptir. Elektronik tebligat, muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır; süre bu tarihi izleyen günden işler. Ulaşma günü esas alınırsa süre beş gün eksik hesaplanır.

Altıncı satır ise 7550 sayılı Kanun sonrası daha da önemli hâle gelmiştir: sınır, kararın verildiği yılın değil davanın açıldığı tarihin sınırıdır.

Bu kontrol listesinin dosya kapağına işlenmesi, kanun yolu aşamasındaki hak kayıplarını büyük ölçüde önler.

Mevzuat Çerçevesi

HükümNeyi düzenlerPratik sonucu
HMK m.92Sürelerin hesaplanmasıTebliğ günü sayılmaz
HMK m.104Adli tatilde süreBir hafta uzama
HMK m.341İstinaf edilebilen kararlarKesinlik sınırı
HMK m.345İstinaf süresiİki hafta
HMK m.361-362Temyiz ve sınırıİki hafta, parasal sınır
HMK Ek m.1Parasal sınırların artırılmasıDava tarihi esası (7550 s.K.)
CMK m.39Sürelerin hesabıTebliğ günü sayılmaz
CMK m.273Ceza istinaf süresi7499 s.K. ile iki hafta
CMK m.291Ceza temyiz süresi7499 s.K. ile iki hafta
İYUK m.8Sürelerin başlangıcıTebliği izleyen gün
İYUK m.45-46İdari istinaf ve temyizOtuz gün
İYUK m.20/Aİvedi yargılamaOn beş gün
İİK m.363İcra hukuk mahkemesiİki hafta
7036 s.K. m.7İş mahkemeleri usulüHMK yollaması

Aracın sınırı: Araç, yargı kolu ve karar tarihine göre kanun yolu süresini hesaplar, adli tatil uzamasını uygular ve girdiğiniz sınıra göre kesinlik değerlendirmesi yapar. Parasal sınırları kendisi bilmez; sınırlar her yıl değiştiğinden ve 7550 sayılı Kanun uyarınca dava tarihi esas alındığından elle girilmesi gerekir. Araç ayrıca resmî tatil uzamalarını hesaba katmaz; sürenin son günü resmî tatile rastlarsa süre tatili izleyen ilk iş günü sonuna kadar uzar. Kararın kanun yoluna tabi olup olmadığı, özel kanun hükümleri ve ara kararlara ilişkin rejim de kapsam dışıdır. Araç bir ön değerlendirme sunar, hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Sıkça Sorulan Sorular

İstinaf süresi kaç gündür?

Hukuk ve iş mahkemesi kararlarında iki hafta (HMK m.345), ceza mahkemesi kararlarında iki hafta (CMK m.273), idare ve vergi mahkemesi kararlarında otuz gündür (İYUK m.45). İflas ve konkordato kararlarında yedi gündür.

Ceza davasında istinaf süresi 7 gün mü 2 hafta mı?

2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun ile yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır. Bu tarihten önceki kararlarda eski yedi günlük süre uygulanır.

Temyiz süresi ne kadardır?

Hukukta bölge adliye mahkemesi kararının tebliğinden itibaren iki hafta (HMK m.361), cezada iki hafta (CMK m.291), idari yargıda otuz gündür (İYUK m.46).

Süre tebliğ gününden mi başlar?

Hayır. Tebliğ günü hesaba katılmaz; süre tebliği izleyen günden işlemeye başlar (HMK m.92/2, CMK m.39, İYUK m.8/1).

Adli tatil süreyi nasıl etkiler?

Adli tatil 20 Temmuz – 31 Ağustos arasıdır. Sürenin son günü bu döneme rastlarsa süre, ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır (HMK m.104).

Kesinlik sınırı nedir?

Uyuşmazlık değeri belirli bir tutarın altında kalan kararlar kesindir ve kanun yoluna kapalıdır. Sınırın altında yapılan başvuru incelenmeksizin reddedilir.

Hangi yılın parasal sınırı uygulanır?

7550 sayılı Kanunla değiştirilen HMK Ek m.1/2 uyarınca kanun yolu sınırlarında davanın açıldığı tarih esas alınır. Derdest dosyalarda cari yılın değil dava tarihindeki sınır uygulanır.

Manevi tazminatta parasal sınır var mı?

Hayır. Manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın kanun yoluna başvurulabilir.

İflas ve konkordato kararlarında süre farklı mı?

Evet. Ticaret mahkemesinin iflas ve konkordato hukukuna ilişkin kararlarına karşı süre iki hafta değil yedi gündür. Genel süreye güvenilmesi hak kaybına yol açar.

Kanun yolu dilekçesi nereye verilir?

Üst mahkemeye değil, kararı veren mahkemeye verilir. Ceza yargılamasında ayrıca tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanla da başvurulabilir.

Karşı taraf da başvurabilir mi?

Evet, katılma yoluyla başvurabilir. Katılma süresi karşı tarafın dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır ve asıl başvuru süresinden bağımsız işler.

İstinaf ile temyiz arasındaki fark nedir?

İstinaf hem maddi olay hem hukuk denetimi yapar ve sınırlı olarak yeni delil kabul edebilir; temyiz kural olarak yalnızca hukuka aykırılığı denetler ve yeni delil kabul etmez.

Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Parasal sınırlar her yıl değiştiğinden dava tarihindeki tutar kontrol edilmelidir.

Kaybedilen bir istinaf hakkı geri gelmez

Kanun yolu başvuruları için Ankara’da Av. Fatma Öztürk: 0554 648 37 15

Randevu Talep Edin



Post by Av. Fatma Öztürk