05 Eylül 2026

İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Süre Hesaplama Aracı — İİK m.261-265, HMK m.393-397

İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir, alınması kadar ayakta tutulması da usule bağlı kararlardır. Her ikisinde de belirli süreler içinde hareket edilmezse karar kendiliğinden kalkar; hâkim kararı ayrıca kaldırmaz, karşı tarafın talebi de aranmaz. Süreler birbirine benzediği için sık karıştırılır: ihtiyati hacizde infaz talebi 10 gün, tamamlayıcı merasim 7 gün; ihtiyati tedbirde uygulama talebi 1 hafta, esas dava 2 haftadır. Aşağıdaki araç tedbir türüne göre doğru süreleri çıkarır ve dolmuş olanları işaretler.

Süre kaçarsa karar kendiliğinden kalkar

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara · 0554 648 37 15

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Süre Hesaplama (İİK m.261-265, HMK m.393-397)


Tamamlayıcı merasim süresi bu tarihten işler.

Borçlu itiraz etmişse doldurunuz.

İstinaf süresi için.

Teminat miktarı mahkemece takdir edilir; uygulamada yüzde 15 yaygındır.

Boş bırakılırsa bugünün tarihi kullanılır.

Not: Bu sürelerin kaçırılması hâlinde karar kendiliğinden kalkar; ayrıca bir kaldırma kararına gerek bulunmaz.

İki Kurum, İki Ayrı Rejim

İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir sık karıştırılır; oysa farklı kanunlarda düzenlenmiş, farklı amaçlara hizmet eden iki ayrı geçici hukuki korumadır.

Ölçütİhtiyati hacizİhtiyati tedbir
DayanakİİK m.257 vd.HMK m.389 vd.
KonusuPara alacağıÇekişmeli şey veya hak
AmacıAlacağın tahsilini güvenceye almakUyuşmazlık konusunun korunması
Uygulama talebi10 gün1 hafta
Tamamlayıcı işlem7 gün (takip veya dava)2 hafta (esas dava)
İtiraz süresi7 gün1 hafta

İkinci satırdaki ayrım belirleyicidir. Para alacağı için ihtiyati tedbir istenemez; bu talep ihtiyati haciz olarak değerlendirilmelidir. Tersine, bir taşınmazın devrinin önlenmesi gibi taleplerde ihtiyati haciz değil ihtiyati tedbir gündeme gelir.

Dördüncü ve beşinci satırlardaki süreler benzer göründükleri için karıştırılır. Yedi gün ile bir hafta aynı süredir; ancak on gün ile bir hafta ve iki hafta ile yedi gün farklıdır. Yanlış süre uygulaması kararın kalkmasına yol açar.

Her iki kurumda da ortak bir özellik vardır: sürelerin kaçırılması hâlinde karar kendiliğinden kalkar. Hâkim ayrıca kaldırma kararı vermez, karşı tarafın talebi aranmaz ve durumun sonradan düzeltilmesi mümkün olmaz.

İhtiyati Hacizde İki Aşamalı Süre

İhtiyati haciz kararının alınması sürecin başlangıcıdır. Kararın hüküm doğurmaya devam etmesi için iki ayrı aşamada harekete geçilmesi gerekir.

Birinci aşama infazdır. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi hâlde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.

Bu sürenin başlangıcı bakımından bir istisna kabul edilmektedir: bölge adliye mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararlarında, kararın günlük olarak takibi mümkün olmadığından sürenin tebliğ tarihinden başlatılması gerektiği kabul edilir.

İkinci aşama tamamlayıcı merasimdir. İhtiyati haciz uygulandıktan sonra alacaklı, yedi gün içinde ya icra dairesinde takip talebinde bulunmak ya da dava açmak zorundadır. Bu süre de hak düşürücüdür.

Yedi günlük sürenin başlangıcı hacze göre değişir. Haciz borçlunun huzurunda uygulanmışsa süre uygulama tarihinden, borçlunun yokluğunda uygulanmışsa haciz tutanağının borçluya tebliğ tarihinden işler. İki başlangıç arasında haftalar olabilir; yanlış tarihten hesap yapmak süreyi kaçırtır. Dosyanız için 0554 648 37 15 numarasından bilgi alabilirsiniz.

Üçüncü bir süre daha vardır ve gözden kaçar: borçlu ödeme emrine itiraz ederse, alacaklı yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemeli veya iptal davası açmalıdır. Aksi hâlde ihtiyati haciz yine hükümsüz kalır.

İhtiyati Tedbirde Süre Rejimi

İhtiyati tedbirde de iki aşamalı bir yapı vardır ancak süreler farklıdır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 393. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmelidir. Bu süre içinde talep edilmezse, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar.

Kanun metnindeki “kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi” ifadesi önemlidir: esas davanın açılmış olması, uygulama talebindeki gecikmeyi telafi etmez. İki yükümlülük birbirinden bağımsızdır.

İkinci aşama esas davadır. Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı alınmışsa, tedbir talep eden, kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkında dava açmak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.

Dava açıldıktan sonra alınan tedbirlerde bu ikinci süre gündeme gelmez; dava zaten derdesttir. Ancak uygulama talebine ilişkin bir haftalık süre her hâlde işler.

Teminat: Kanunda Oran Yok

Her iki kurumda da kural olarak teminat gösterilmesi gerekir. Teminatın amacı, tedbirin haksız çıkması hâlinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı zararı karşılamaktır.

Kanunda sabit bir oran belirlenmemiştir; teminat miktarı mahkemece takdir edilir. Uygulamada alacağın yüzde on beşi yaygın olarak uygulanmakla birlikte, somut olayın özelliklerine göre farklı bir oran veya maktu bir tutar belirlenebilir.

Teminat aranmayacak hâller de vardır. Talebin resmî bir belgeye ya da kesin bir delile dayanması hâlinde teminat aranmayabilir; adli yardımdan yararlanan taraf bakımından da özel bir değerlendirme yapılır.

Teminatın türü de tartışılabilir: nakit, banka teminat mektubu veya mahkemece kabul edilecek başka bir değer teminat olarak gösterilebilir. Süresiz teminat mektubu istenmesi uygulamada yaygındır.

Borçlu bakımından da bir teminat imkânı bulunur: borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek teminat verirse ihtiyati haciz kaldırılır. Talep, haczi koyan mahkemeye; dava açıldıktan sonra ise davayı görmekte olan mahkemeye yapılır.

İhtiyati Hacze İtiraz: Sınırlı Sebepler

İhtiyati haciz kararı çoğunlukla karşı taraf dinlenmeden verilir. Bu nedenle borçluya ve menfaati ihlal edilen üçüncü kişilere itiraz hakkı tanınmıştır.

İtiraz süresi yedi gündür ve hak düşürücü niteliktedir. Sürenin başlangıcı kişiye göre değişir: borçlu kararın verilmesi sırasında hazır bulunmuşsa tefhimden, aksi hâlde haczi öğrendiği tarihten; üçüncü kişi ise ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren itiraz edebilir.

İtiraz sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. İleri sürülebilecek sebepler şunlardır: ihtiyati haciz kararının dayandığı sebeplerin bulunmaması, mahkemenin yetkisi ve alacaklıdan alınan teminatın yetersizliği.

Bu sayım dışında kalan iddialar itiraz yoluyla ileri sürülemez. Örneğin takibe konu senetteki imzanın sahte olduğu iddiası bu sebeplerden değildir; böyle bir iddia menfi tespit davasında ileri sürülür.

İtiraz üzerine mahkeme tarafları duruşmaya çağırır ve gerekirse delil toplar. İnceleme sonucunda itirazı reddedebilir, kabul edebilir, kısmen kabul edebilir ya da teminatın değiştirilmesine karar verebilir.

Kanun Yolu

İtiraz hakkında verilen karara karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bu süre Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun genel istinaf süresidir.

İstinaf incelemesi sonucunda verilen karar kesindir; temyiz yolu kapalıdır. Bu, geçici hukuki korumaların hızlı sonuçlanması amacına hizmet eder.

İhtiyati tedbir bakımından da benzer bir rejim geçerlidir: tedbir talebinin reddi veya kabulü kararlarına karşı kanun yolu açıktır ve itiraz üzerine verilen karar istinaf incelemesine tabidir.

Kanun yoluna başvurulmuş olması, kural olarak tedbirin uygulanmasını durdurmaz. Bu nedenle istinaf başvurusu yapılırken, tedbirin devam ettiği gözetilerek diğer sürelere de uyulması gerekir.

Haksız Tedbir ve Tazminat

Geçici hukuki korumaların haksız çıkması hâlinde, tedbir talep eden tarafın sorumluluğu doğar. Bu sorumluluk kusura bağlı değildir.

Lehine ihtiyati tedbir karar verilen taraf, tedbir talebinde haksız çıkarsa karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları zararı tazminle yükümlüdür. Gösterilen teminat, bu zararın karşılanması için ayrılmıştır.

Tazminat davası, esas hakkındaki kararın kesinleşmesinden veya tedbir kararının kalkmasından itibaren belirli bir süre içinde açılmalıdır. Bu süre içinde dava açılmazsa teminat iade edilir.

İhtiyati haciz bakımından da aynı esas geçerlidir: haksız ihtiyati haciz nedeniyle borçlunun uğradığı zarar, alacaklıdan istenebilir. Ticari itibar kaybı ve işletmenin faaliyetinin aksaması bu kapsamda değerlendirilebilir.

Bu risk, tedbir talebinin dikkatli kurulmasını gerektirir. Yaklaşık ispat ölçütü sağlanmadan alınan bir karar, sonradan ağır bir tazminat sorumluluğuna dönüşebilir.

Yaklaşık İspat Ölçütü

Geçici hukuki korumalarda tam ispat aranmaz. Talep eden, iddiasının varlığını yaklaşık olarak ispat etmekle yükümlüdür.

İhtiyati haciz bakımından ispatlanması gerekenler şunlardır: alacağın varlığı, alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve kural olarak vadesinin gelmiş bulunması. Vadesi gelmemiş alacaklar için kanunda sayılan istisnalar saklıdır.

Vadesi gelmemiş alacakta ihtiyati haciz istenebilecek hâller sınırlıdır: borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması ile borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemesi, kaçırması veya kendisi kaçmaya hazırlanması bu kapsamdadır.

İhtiyati tedbirde ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesi bulunmalıdır.

Yaklaşık ispat, delilin kesin olmasını gerektirmez ancak soyut iddiayla yetinilmesine de imkân vermez. Sözleşme, fatura, senet, yazışma ve benzeri belgelerle desteklenmesi gerekir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinde hangi mahkemeye başvurulacağı, dava açılmış olup olmamasına göre değişir.

DurumBaşvurulacak mahkeme
Dava açılmadan önceEsas hakkında görevli ve yetkili mahkeme
Dava açıldıktan sonraDavayı görmekte olan mahkeme
İhtiyati haczin infazıKararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesi
İhtiyati hacze itirazKararı veren mahkeme

Üçüncü satır sık atlanan bir kuraldır: infaz talebi herhangi bir icra dairesine değil, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesine yapılmalıdır. Yanlış icra dairesine yapılan başvuru, on günlük sürenin kaçırılması sonucunu doğurabilir.

Görev bakımından ise esas uyuşmazlığın niteliği belirleyicidir. Ticari nitelikteki alacaklarda asliye ticaret mahkemesi, diğer hâllerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Görevsiz mahkemeden alınan karar, itiraz üzerine kaldırılabilir.

Yetki bakımından esas davanın yetki kuralları uygulanır. Sözleşmeden doğan alacaklarda ifa yeri, haksız fiillerde fiilin işlendiği yer gibi özel yetki kuralları burada da geçerlidir.

Üçüncü Kişilerin Durumu

İhtiyati haciz yalnızca borçluyu etkilemez. Borçlunun üçüncü kişilerdeki mal ve alacakları da haczedilebileceğinden, bu kişilerin hakları da etkilenebilir.

Kanun bu nedenle menfaati ihlal edilen üçüncü kişilere de itiraz hakkı tanımıştır. Üçüncü kişi, ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir.

Üçüncü kişinin itirazı çoğunlukla istihkak iddiası niteliği taşır: haczedilen malın borçluya değil kendisine ait olduğu ileri sürülür. Bu hâlde istihkak prosedürüne ilişkin hükümler devreye girer.

Üçüncü kişi elindeki alacaklar bakımından ise haciz ihbarnamesi gönderilir. İhbarnameye süresinde itiraz edilmemesi, alacağın kabul edilmiş sayılması gibi ağır sonuçlar doğurur.

Bankalar ve benzeri kuruluşlar bakımından uygulama elektronik ortamda yürütülür. Hesaplara konulan blokenin kapsamı ve süresi, kararın içeriğine göre belirlenir.

İhtiyati Haczin Kesin Hacze Dönüşmesi

İhtiyati haciz geçici bir korumadır ve tek başına satış yetkisi vermez. Malın paraya çevrilebilmesi için haczin kesin hacze dönüşmesi gerekir.

Dönüşüm, tamamlayıcı merasimin tamamlanması ve takibin kesinleşmesiyle gerçekleşir. Borçlu ödeme emrine yedi gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve ihtiyati haciz kesin hacze dönüşür.

Borçlunun itirazı hâlinde takip durur ve alacaklının yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemesi veya iptal davası açması gerekir. Bu dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati haciz devam eder ancak satış yapılamaz.

Sıra bakımından ihtiyati haczin önemli bir işlevi vardır: ihtiyati haciz tarihi, sonradan gelen hacizlere karşı sıra üstünlüğü sağlar. Bu, alacaklının aynı mal üzerinde birden çok haciz bulunması hâlinde belirleyici olur.

Sıra cetveli düzenlenmesi ve payların hesabı için sıra cetveli hesaplama aracımıza bakabilirsiniz.

Uygulamada Sık Yapılan Beş Hata

Geçici hukuki korumalarda kayıpların neredeyse tamamı usulden doğar. Beş hata düzenli olarak tekrarlanır.

Birincisi süreleri birbirine karıştırmaktır. İhtiyati hacizde infaz on gün, tamamlayıcı merasim yedi gündür; ihtiyati tedbirde uygulama bir hafta, esas dava iki haftadır. Bir kurumun süresini diğerine uygulamak kararın kalkmasına yol açar.

İkincisi yedi günlük sürenin başlangıcını yanlış almaktır. Haciz huzurda uygulanmışsa uygulama tarihinden, gıyapta uygulanmışsa tutanağın tebliğinden işler. İki tarih arasında haftalar bulunabilir.

Üçüncüsü yanlış icra dairesine başvurmaktır. İnfaz talebi, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesine yapılmalıdır. Başka bir daireye yapılan başvuru süreyi durdurmaz.

Dördüncüsü esas dava açıldı diye uygulama talebini ertelemektir. İhtiyati tedbirde bir haftalık uygulama süresi bağımsızdır; dava açılmış olması bu süreyi kaldırmaz.

Beşincisi ödeme emrine itirazdan sonra harekete geçmemektir. Borçlu itiraz ettiğinde alacaklının yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemesi veya iptal davası açması gerekir; aksi hâlde ihtiyati haciz hükümsüz kalır.

Talep Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

Geçici hukuki koruma talepleri çoğunlukla karşı taraf dinlenmeden ve dosya üzerinden karara bağlanır. Bu nedenle dilekçenin kendi başına ikna edici olması gerekir.

UnsurNeden gerekli
Alacağın veya hakkın açık biçimde belirtilmesiTalebin konusunun tespiti
Alacağın rehinle temin edilmediği beyanıİhtiyati hacizde kanuni şart
Vadenin geldiğinin gösterilmesiİhtiyati hacizde kural
Gecikmede sakınca veya ciddi zarar gerekçesiİhtiyati tedbirde kanuni şart
Yaklaşık ispat delilleriSözleşme, senet, fatura, yazışma
Teminat beyanıGösterilecek teminatın türü ve tutarı
Haczedilecek mal veya alacakların gösterilmesiİnfazın hızlandırılması

Yedinci satır uygulamada zaman kazandırır. Banka hesapları, taşınmazlar, araçlar ve üçüncü kişilerdeki alacaklar dilekçede gösterildiğinde, infaz aşamasında ayrıca araştırma yapılması gerekmez ve on günlük süre daha rahat kullanılır.

Beşinci satırdaki delillerin dilekçeye eklenmesi, yaklaşık ispat ölçütünün sağlanması bakımından belirleyicidir. Soyut iddiaya dayanan talepler reddedilir.

Altıncı satırda teminatın türünün baştan belirtilmesi, karar sonrası süreci hızlandırır. Banka teminat mektubu temini zaman alabildiğinden, on günlük infaz süresi içinde hazır olması planlanmalıdır.

Adli Tatilin Etkisi

Adli tatil, bu sürelerin işleyişi bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talepleri, niteliği gereği adli tatilde de görülebilen işlerdendir.

Buna karşılık sürelerin son gününün adli tatile denk gelmesi hâlinde uzama kuralları uygulanabilir. Bu değerlendirme, sürenin niteliğine ve ilgili kanun hükmüne göre yapılır.

Aracın hesabında adli tatil ve resmî tatil uzamaları dikkate alınmamıştır; hesaplanan tarihler takvim günü esasına göredir. Son günün hafta sonuna veya tatile denk gelmesi hâlinde ayrıca kontrol yapılmalıdır.

Genel süre hesapları ve adli tatil uzaması için hukuki süre hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Ankara ve çevresindeki dosyalarınız için Av. Fatma Öztürk’e 0554 648 37 15 numarasından ulaşabilirsiniz.

Mevzuat Çerçevesi

HükümNeyi düzenlerPratik sonucu
İİK m.257İhtiyati haciz şartlarıRehinle temin edilmemiş, vadesi gelmiş para alacağı
İİK m.258İhtiyati haciz kararıYaklaşık ispat ölçütü
İİK m.259TeminatHaksız çıkma hâlinde zararın karşılanması
İİK m.261Kararın icrası10 gün içinde infaz talebi
İİK m.264Tamamlayıcı merasim7 gün içinde takip veya dava
İİK m.265İhtiyati hacze itiraz7 gün, sınırlı sebepler
İİK m.266Teminat karşılığı kaldırmaBorçlunun teminat gösterme imkânı
HMK m.389İhtiyati tedbir şartlarıGecikmede sakınca veya ciddi zarar
HMK m.392TeminatResmî belge veya kesin delilde aranmayabilir
HMK m.393Tedbirin uygulanması1 hafta içinde talep
HMK m.394Tedbire itiraz1 hafta
HMK m.397Tedbirin kalkması2 hafta içinde esas dava
HMK m.341İstinaf süresiTebliğden 2 hafta

Aracın sınırı: Araç, girdiğiniz tarihlere göre tedbir türüne özgü süreleri hesaplar ve dolmuş olanları işaretler. Teminat miktarını belirlemez; kanunda oran öngörülmediğinden tutar mahkemece takdir edilir ve araçtaki oran yalnızca uygulamada yaygın olan orandır. Araç ayrıca tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmez; yaklaşık ispat ölçütünün sağlanıp sağlanmadığı dosya incelemesi gerektirir. Sürelerin hafta sonu ve resmî tatile denk gelmesi hâlindeki uzamalar ile adli tatilin etkisi hesaba katılmamıştır. Araç bir ön değerlendirme sunar, hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Sıkça Sorulan Sorular

İhtiyati haciz kararı ne kadar sürede infaz edilmelidir?

Kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden infazı istenmelidir (İİK m.261/1). Aksi hâlde karar kendiliğinden kalkar.

Tamamlayıcı merasim süresi kaç gündür?

Yedi gündür. Haciz borçlunun huzurunda uygulanmışsa uygulama tarihinden, yokluğunda uygulanmışsa haciz tutanağının tebliğ tarihinden işler (İİK m.264/1).

Borçlu ödeme emrine itiraz ederse ne yapmak gerekir?

Alacaklı yedi gün içinde itirazın kaldırılmasını istemeli veya iptal davası açmalıdır; aksi hâlde ihtiyati haciz hükümsüz kalır.

İhtiyati hacze itiraz süresi ne kadardır?

Yedi gündür ve hak düşürücüdür. Borçlu kararın verilmesinde hazır bulunmuşsa tefhimden, aksi hâlde haczi öğrendiği tarihten; üçüncü kişi öğrendiği tarihten itibaren itiraz edebilir.

İhtiyati hacze hangi sebeplerle itiraz edilebilir?

Sebepler kanunda sınırlı olarak sayılmıştır: kararın dayandığı sebeplerin bulunmaması, mahkemenin yetkisi ve teminatın yetersizliği. Senetteki imzanın sahteliği gibi iddialar bu kapsamda değildir.

İhtiyati tedbir ne kadar sürede uygulanmalıdır?

Kararın verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde uygulanması talep edilmelidir. Aksi hâlde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kendiliğinden kalkar (HMK m.393/1).

Tedbirden sonra dava ne kadar sürede açılmalıdır?

Dava açılmadan önce alınan tedbirde, uygulamanın talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkında dava açılmalıdır (HMK m.397/1).

Teminat oranı kaçtır?

Kanunda sabit bir oran yoktur; teminat miktarı mahkemece takdir edilir. Uygulamada alacağın yüzde on beşi yaygın olmakla birlikte somut olaya göre farklılaşabilir. Talebin resmî belgeye veya kesin delile dayanması hâlinde teminat aranmayabilir.

Borçlu ihtiyati haczi kaldırabilir mi?

Evet. Borçlu para veya mahkemece kabul edilecek teminat verirse ihtiyati haciz kaldırılır. Talep, haczi koyan mahkemeye; dava açıldıktan sonra davayı görmekte olan mahkemeye yapılır.

İtiraz kararına karşı ne yapılabilir?

Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf incelemesi sonucu verilen karar kesindir, temyiz edilemez.

Haksız ihtiyati haciz nedeniyle tazminat istenebilir mi?

Evet. Tedbir talebinde haksız çıkan taraf, karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları zararı tazminle yükümlüdür. Gösterilen teminat bu zararın karşılanması içindir.

Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?

Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; girdiğiniz tarihler sunucuya gönderilmez.

Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Sürelerin kaçırılması hâlinde karar kendiliğinden kalkar ve bu durum sonradan düzeltilemez.

On gün, yedi gün, iki hafta — hangisi hangisiydi?

İhtiyati haciz ve tedbir süreçleri için Ankara’da Av. Fatma Öztürk: 0554 648 37 15

Randevu Talep Edin



Post by Av. Fatma Öztürk