İlamlı İcra, İcranın Geri Bırakılması ve İlam Zamanaşımı Aracı — İİK m.32-39 (2026)
21 Ağustos 2026

İlamlı İcra, İcranın Geri Bırakılması ve İlam Zamanaşımı Aracı — İİK m.32-39 (2026)

İlamlı icrada “yedi gün geçti, artık bir şey yapamam” en yaygın yanılgıdır. Doğrusu şudur: icra emrinin tebliğinden önceki döneme ilişkin iddialar yedi günlük süreye tabidir; sonraki döneme ilişkin iddialar ise her zaman ileri sürülebilir. Ancak sonraki dönemde belge şartı ağırlaşır — adi belgenin hiçbir hükmü kalmaz. Bu araç hangi rejimin işlediğini ve hangi belgenin gerektiğini gösterir.

Tebliğden sonraki döneme ilişkin iddialar süreye tabi değildir

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

İlamlı İcra, İcranın Geri Bırakılması ve İlam Zamanaşımı (İİK m.32-39)




Not: Tebliğden sonraki döneme ilişkin iddialar süreye tabi değildir.

İki Dönem, İki Rejim

Olay ne zaman gerçekleştiSüreİtfa / imhal için gereken belge
İcra emrinin tebliğinden önce7 günResmî belge veya icra dairesinde/mahkemede ikrar olunmuş senet
İcra emrinin tebliğinden sonraHer zamanMutlaka noterlikçe resen yapılmış/tasdik olunmuş belge veya icra zaptı

Borçlu, icra emrinin tebliği üzerine yedi gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı, imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş bu iddialar ise takibin son bulmasına kadar her zaman ileri sürülebilir.

Sonraki dönemde adi belgenin hiçbir hükmü yoktur. Tebliğ öncesi döneme ilişkin itfa iddiasında alacaklı, ibraz edilen adi senetteki imzayı mahkemede ikrar ederse icra geri bırakılır. Buna karşılık icra emri tebliğ edildikten sonraki döneme ilişkin istekler mutlaka noter belgesine veya icra zaptına dayandırılmalıdır; alacaklının ikrarı da bu dönemde yeterli sayılmaz. Yani süre serbestleşirken ispat sertleşir.

İddia ilamdan sonraki olaylara dayanmalıdır. İcranın geri bırakılması, ilamın içeriğini yeniden tartışmaya açan bir yol değildir.

Zamanaşımı: Belge Aranmayan Tek Sebep

İtfa ve imhal iddialarının aksine, zamanaşımı için özel bir belge aranmaz. İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m.39) ve bu, takip dosyasındaki son işlem tarihinin görülmesiyle kanıtlanır. Zamanaşımı icraya konulan ilamdan da anlaşılabilir.

İspat yükü tersine döner. Borcun zamanaşımına uğradığı anlaşılıyorsa, zamanaşımının kesildiğini ya da durduğunu resmî bir belgeyle alacaklı ispat etmelidir.

Süre “son muamele” tarihinden işler; dosyada yapılan her geçerli takip işlemi zamanaşımını keser ve on yıl yeniden başlar. Uzun süre işlem görmemiş dosyalarda tarihin dikkatle belirlenmesi bu yüzden önemlidir.

Alacaklı yedi günde dava açmazsa zamanaşımı kesin hüküm olur

Av. Fatma Öztürk — Hukukçular Evi Ankara

📞 Hemen Arayın💬 WhatsApp📋 Ön Değerlendirme

Alacaklının Yedi Günlük Karşı Süresi (m.33/a)

Zamanaşımı sebebiyle icranın geri bırakılmasına karar verilirse, iş burada bitmez. Kararı tebellüğ eden alacaklı, yedi gün içinde genel mahkemede dava açarak zamanaşımının gerçekleşmediğini ispat edebilir.

Bu davayı açmazsa, icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı olgusu maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Yani icra mahkemesi kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm oluşturmasa da, bu hâl kuraldışı bir düzenlemedir ve alacaklı için kalıcı sonuç doğurur.

Talep Reddedilirse: Teminatlı Kanun Yolu

İcra mahkemesi geri bırakma talebini reddederse borçlu, ancak teminat göstererek kanun yoluna başvurabilir. Başvuru süresi içinde alacağı karşılayacak nakit ya da icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilat, taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti gösterilmesi gerekir.

Kambiyo takiplerinde bir istisna vardır. Yargıtay uygulamasına göre kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, kanunda İİK m.33/a’ya atıf yapılmış ancak m.33/3’e atıf yapılmamıştır. Bu nedenle takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin zamanaşımı sebebiyle yapılan geri bırakma talebinin reddi hâlinde, kararı istinaf eden borçlunun teminat yatırması gerekmez.

Tehir-i İcra: Farklı Bir Yol (m.36)

İki kurum sık karıştırılır ama dayanakları farklıdır:

  • İİK m.33 — icranın geri bırakılması: borcun itfa, imhal veya zamanaşımına uğradığı iddiasına dayanır; icra mahkemesine yapılır.
  • İİK m.36 — tehir-i icra: ilama karşı kanun yoluna başvurulmuş olmasına dayanır; güvence gösterilmesini gerektirir.

İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu; hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan değerde icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilat, taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse ya da borçlunun hükmolunanı karşılayacak malı zaten mahcuz ise, icranın geri bırakılması kararı almak üzere kendisine mehil vesikası ile uygun bir süre tanınır. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.

İlam alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.

İlamın bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. Bir ilam icra edildikten sonra bozulur ve yeniden verilen hükümde önceki hükmün icrasına gerek olmadığı anlaşılırsa, borçlunun eski hâline getirilmesine hükmedilir.

İlamlı Takip Neyle Başlar? İcra Emri

İlamlı icrada ödeme emri değil icra emri tebliğ edilir ve bu, ilamsız takipten en önemli farktır.

Ölçütİlamsız takipİlamlı takip
Tebliğ edilenÖdeme emriİcra emri
Borçlunun yoluİtirazİcranın geri bırakılması
Basit itirazın etkisiTakibi kendiliğinden durdururDurdurmaz
İleri sürülebilecek sebeplerSerbest — borcum yok demek yeterliYalnızca itfa, imhal, zamanaşımı

İlamlı takipte “borcum yok” demek sonuç doğurmaz. İlam zaten borcun varlığını hükme bağlamıştır; borçlu ancak ilamın verilmesinden sonra gerçekleşen itfa, imhal veya zamanaşımı olgularını ileri sürebilir. İlamın içeriğine yönelik itirazlar icra mahkemesinde dinlenmez; bunun yolu kanun yoluna başvurmaktır.

Bu fark, ilamsız takipten gelen alışkanlıkla hareket eden borçlular bakımından hak kaybına yol açar: icra dairesine yapılan itiraz dilekçesi ilamlı takipte hiçbir sonuç doğurmaz; başvurunun icra mahkemesine yapılması gerekir.

Geri Bırakma Talebi Takibi Durdurur mu?

Uygulamada en çok tartışılan sorulardan biridir. Madde metni incelendiğinde, İİK m.33’e dayanan geri bırakma talebinin derdest takibi kendiliğinden durduracağına dair açık bir düzenleme bulunmadığı görülür.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bir kararında, İİK’nın diğer maddelerinin ilamlı takipte de uygulanabileceğini belirterek icra mahkemesinin geçici durdurma kararı verebileceğini kabul etmiştir.

Talebi vermek yetmez, tedbir istemek gerekir. Geri bırakma dilekçesinin verilmiş olması tek başına haciz ve satış işlemlerini durdurmaz. Dilekçede ayrıca icranın geçici olarak durdurulması talep edilmeli ve bu yönde karar alınmalıdır. Aksi hâlde talep incelenirken satış gerçekleşebilir ve karar fiilen sonuçsuz kalabilir.

Bu nedenle özellikle satış aşamasına gelmiş dosyalarda, geri bırakma talebiyle birlikte tedbir isteminin de açıkça ileri sürülmesi önem taşır.

İlam Bozulursa Ne Olur? Eski Hâle Getirme (İİK m.40)

İlamlı icrada takip, kararın kesinleşmesi beklenmeden başlatılabildiği için özel bir risk doğar: icra tamamlandıktan sonra ilam bozulabilir. Kanun bu ihtimali ayrıca düzenlemiştir.

Bozma, icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. Bir ilamın bozulmasıyla birlikte o ilama dayanan icra işlemleri durur; ayrıca bir karar alınmasına gerek yoktur. Bu, tehir-i icra kararı almaya benzemez — bozma kendiliğinden sonuç doğurur.

İcra tamamlanmışsa eski hâle getirme gündeme gelir. Bir ilam hükmü icra edildikten sonra bozulur ve yeniden verilen hükümde bozulmadan önceki hükmün icrasına gerek olmadığı anlaşılırsa, borçlunun eski hâline getirilmesine hükmedilir.

Eski hâle getirme kendiliğinden işlemez. Bozma kararı tek başına tahsil edilen paranın iadesini sağlamaz; yeniden verilen hükümde önceki icraya gerek olmadığının anlaşılması ve bu yönde karar verilmesi gerekir. Bu nedenle bozmadan sonra dosyanın takip edilmesi ve iade talebinin usulüne uygun ileri sürülmesi önem taşır. Aksi hâlde borçlu, kazandığı davaya rağmen ödediğini geri alamayabilir.

Bu risk, İİK m.36 kapsamında tehir-i icra yolunun neden değerli olduğunu da açıklar: güvence göstererek icrayı durduran borçlu, sonradan iade sürecine hiç girmez. Teminat maliyetiyle iade riski karşılaştırıldığında, özellikle yüksek tutarlı dosyalarda tehir-i icra çoğu zaman daha güvenli seçenektir.

Alacaklı bakımından da simetrik bir sonuç doğar: kesinleşmeden yapılan tahsilat, bozma hâlinde iade yükümlülüğü yaratabilir.

Aracı Kullanırken: İlamlı İcrada Hangi Bilgi Gerekli

Sonucun doğruluğu girdiğiniz bilgilerin doğruluğuna bağlıdır. Aşağıdaki tablo, her bilgiyi hangi belgede bulacağınızı gösterir.

Girdi rehberi
GirdiNerede bulunurDikkat
İlam tarihiGerekçeli kararZamanaşımı buradan işler
KesinleşmeKesinleşme şerhiBazı ilamlarda şart
İcra emri tebliğiTebligat mazbatasıSüre başlangıcı
İtfa, imhal veya zamanaşımıÖdeme belgesi, süre anlaşmasıGeri bırakma sebebi
Belgenin niteliğiNoterlikçe onaylı veya imzası ikrar edilmişŞekil şartı
İlam türüPara, tahliye, teslimSüreler değişir

Dördüncü ve beşinci satırlar birlikte savunmanın kapısını açar: borcun ödendiği, ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı ileri sürülüyorsa bunun kanunda öngörülen nitelikte bir belgeyle ispatlanması gerekir. Sıradan bir dekont veya yazışma çoğu zaman yeterli görülmez.

Sonucu Nasıl Okumalısınız: İcra Durur mu?

Araç size bir sonuç verir; asıl mesele bu sonucun ne anlama geldiği ve sonrasında ne yapmanız gerektiğidir.

Sonuç yorumu ve sonraki adım
Çıkan sonuçNe anlama gelirAtılacak adım
Geri bırakma kararı verilirseİcra dururGeçici veya kesin
İtfa (ödeme)Belgeyle ispat edilirseKesin geri bırakma
İmhal (süre verme)Alacaklının verdiği süreSüre boyunca durur
Zamanaşımıİlam zamanaşımına uğramışsaSüresiz ileri sürülebilir
Belge yetersizseTalep reddedilirİcra devam eder
TeminatlaBazı hâllerde teminat karşılığı durdurmaDeğerlendirilir
İstinaf veya temyizKural olarak icrayı durdurmazAyrı talep gerekir
Merciİcra mahkemesiTakibin yapıldığı yer
ReddedilirseKanun yoluSüresinde

Yedinci satır en çok yanlış bilinen noktadır: istinaf veya temyiz başvurusu kendiliğinden icrayı durdurmaz; icranın durdurulması için ayrıca talepte bulunulması ve çoğu zaman teminat gösterilmesi gerekir. Dördüncü satır ise güçlü bir savunmadır — ilam zamanaşımına uğramışsa bu her aşamada ileri sürülebilir.

Aracın sınırı: Bu araç kanuni süreleri esas alarak bir hesap yapar; belgelerinizin kanunda aranan nitelikte olup olmadığını değerlendiremez. Somut dosyanızdaki sonucu mahkeme belirler; araç bir ön değerlendirme sunar, hukuki görüş yerine geçmez.

Konunun tam anlatımı için: ilamlı ve ilamsız icrada itiraz yolları — takip türlerine göre süreler ve savunma imkânları orada karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır.

Kesinleşme Sonrası Paraya Çevirme

İcra emrine rağmen ödeme yapılmazsa süreç haciz ve satışla devam eder.

Paraya çevirme rejimi
KonuKuralDayanak
Haciz istemeÖdeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde haciz istenmezse dosya işlemden kalkarİİK m.78
Satış istemeAlacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilirİİK m.106
Haczin düşmesiSüresinde satış istenmez veya gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse haciz kalkarİİK m.110
Kıymet takdiriRapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklıya ve ipotekli alacaklılara tebliğ edilirİİK m.128
ŞikâyetTebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet; şikâyetten itibaren yedi gün içinde masraf yatırılmazsa kesin retİİK m.128/a
Rızaen satışBorçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yetki isteyebilirİİK m.111/a
Elektronik artırmaAçık artırma elektronik satış portalında yapılır ve yedi gün sürerİİK m.111/b
İhale bedeliBedel, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde ödenirİİK m.118

İkinci ve üçüncü satırlar, ilamlı takiplerde de aynen uygulanır: takip ilama dayansa dahi satış isteme süresi kaçırıldığında haciz kalkar ve sıra kaybı doğar.

Kesinleşme şartı ilamın konusuna göre değişir. Para alacağına ilişkin ilamlar kural olarak kesinleşmeden icraya konulabilir; buna karşılık taşınmazın aynına ilişkin, aile ve şahsın hukukuna ilişkin bazı hükümler bakımından kesinleşme aranır. İlamın hangi kategoride olduğu takip başlatılmadan önce belirlenmelidir; aksi hâlde takip şikâyet üzerine iptal edilir.

Takip Talebinde Denetlenecekler

İlamlı takipte hata yapılması, şikâyet üzerine takibin iptaline veya düzeltilmesine yol açar.

Talep unsurları
UnsurNe kontrol edilir
İlamİlamın onaylı örneğinin sunulması
Taraflarİlamdaki taraflarla takip taraflarının örtüşmesi
Kesinleşmeİlamın kesinleşme şartına tabi olup olmadığı
KalemlerAsıl alacak, faiz, vekâlet ücreti ve giderin ayrı gösterilmesi
FaizFaiz türü, oranı ve başlangıç tarihi
YetkiTakibin yetkili dairede başlatılması
İcra emriYedi günlük sürenin gösterilmesi (İİK m.32)
Tebligatİcra emrinin usulüne uygun tebliği

Dördüncü satır, en çok hataya konu olan kısımdır: ilamda hükmedilen kalemlerin takip talebinde ayrı ayrı ve ilamdaki tutarlarla gösterilmesi gerekir. Toplu tutar yazılması, borçlunun şikâyeti üzerine dosya hesabının yeniden yapılmasına yol açar.

İcranın geri bırakılması için icranın geri bırakılması rehberimize bakabilirsiniz.

İlam Niteliğindeki Belgeler

İlamlı takibe konu olabilecek belgeler yalnızca mahkeme kararlarıyla sınırlı değildir.

Belge türleri
BelgeDeğerlendirme
Mahkeme ilamıKesinleşme şartı ilamın konusuna göre
Mahkeme kararıİlam niteliğindeki kararlar
Noter senediKanunda öngörülen şartlarla
İstinaf/temyiz kararıİlam niteliğinde olması
Arabuluculuk anlaşma belgesiİcra edilebilirlik şerhi ile
Uzlaşma tutanağıKanunda öngörülen hâllerde
Hakem kararıTenfiz ve icra edilebilirlik şartları
Diğer belgelerÖzel kanunlarda ilam niteliği tanınanlar

Beşinci satır, uygulamada giderek yaygınlaşan belgedir: arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, kanunda öngörülen şartlarla ilam niteliği kazanır ve ilamlı takibe konu olabilir.

Belgenin niteliği yol seçimini belirler. İlam niteliğinde olmayan bir belgeyle ilamlı takip başlatılması hâlinde takip, borçlunun şikâyeti üzerine iptal edilir. Bu nedenle takip öncesinde belgenin kanunda ilam niteliği tanınan belgelerden olup olmadığı denetlenmelidir.

Para Ödemesi Dışındaki İlamlar

İlamın konusu para değilse, icra usulü de farklılaşır.

İlam türüne göre
KonuDeğerlendirme
Para alacağıİcra emri ve haciz yoluyla infaz (İİK m.32)
Taşınır teslimiMalın alınıp alacaklıya verilmesi
Taşınmaz teslimiTahliye ve teslim işlemleri
Bir işin yapılmasıKanunda öngörülen özel usul
Bir işin yapılmamasıAykırılık hâlinde uygulanacak yaptırım
Çocuk teslimiKendi mevzuatındaki usulün uygulanması
Kesinleşmeİlamın konusuna göre kesinleşme şartı
ŞikâyetUsule aykırı infaza karşı başvuru (İİK m.16)

Altıncı satır, uygulamada değişikliğe uğramış bir alandır: çocuk teslimine ilişkin ilamların infazı, artık kendi özel mevzuatındaki usule göre yürütülür ve genel icra hükümlerinden ayrılır.

Zamanaşımı def’i ileri sürülmelidir. İlama dayanan takipte zamanaşımı, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınmaz (TBK m.161). Uzun süre işlem görmeyen dosyalarda borçlunun son işlem tarihini tespit etmesi ve süre dolmuşsa başvuruda bulunması gerekir.

İlamlı icra için ilamlı icra rehberimize bakabilirsiniz.

Borçlunun Savunma Yolları

İlamlı takipte borçlunun elindeki yollar sınırlıdır ve her biri kendi süresine tabidir.

Savunma yolları
YolDayanak
Geri bırakmaİtfa, imhal veya zamanaşımı (İİK m.33)
Süreİcra emrinin tebliğinden yedi gün
Sonradan doğan sebepTebliğden sonraki sebeplerde süre işlememesi
Zamanaşımı iddiasıResmî belgelerle inceleme (İİK m.33/a)
Tehiri icraKanun yolu başvurusuyla teminat (İİK m.36)
ŞikâyetUsule aykırı işlemler (İİK m.16)
HaczedilmezlikKonut ve temel ihtiyaç eşyası (İİK m.82)
Kıymet takdiriRapora karşı yedi gün (İİK m.128/a)

Birinci ve dördüncü satırlar birlikte okunmalıdır: itfa ve imhal iddiası kanunun aradığı nitelikte belgeyle ileri sürülür; zamanaşımı iddiası ise resmî belgelere dayanılarak incelenir ve kabul edilirse alacaklıya yedi gün içinde genel mahkemede dava açma imkânı tanınır (İİK m.33, m.33/a).

Belgeye dayanmayan iddia dinlenmez. İcranın geri bırakılması yolunda itfa veya imhal iddiası, kanunda öngörülen nitelikte bir belgeye dayanmalıdır. Sözlü beyan veya adi bir yazışma bu şartı karşılamaz. Buna karşılık zamanaşımı iddiası bakımından belge şartı aranmaz; süre hesabı dosya kayıtlarından yapılır.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

İlamlı takiplerde tekrarlanan hatalar sınırlı sayıdadır.

Hata başlıkları
HataSonucu
KesinleşmeKesinleşme şartına tabi ilamın erken takibe konulması
Kalemlerİlamdaki kalemlerin toplu gösterilmesi
Faizİlamdan farklı faiz talebi
Tarafİlamdaki taraflarla takip taraflarının örtüşmemesi
Belgeİlamın onaylı örneğinin sunulmaması
YolGeri bırakma ile tehiri icranın karıştırılması
SüreYedi günlük sürenin kaçırılması (İİK m.33)
ZamanaşımıDef’in ileri sürülmemesi (İİK m.39)

Altıncı satır, en yaygın karışıklıktır: itfa, imhal veya zamanaşımı iddiası icranın geri bırakılması yoluyla; kanun yolu başvurusu nedeniyle icranın durdurulması ise teminat karşılığında istenir.

İlam örneği onaylı olmalıdır. Takip talebine ilamın onaylı örneğinin eklenmesi gerekir. Fotokopi veya onaysız örnekle başlatılan takipler şikâyete konu olur. Ayrıca kesinleşme şartına tabi ilamlarda kesinleşme şerhinin de bulunması aranır.

Alacaklı Bakımından Süreç Yönetimi

İlamlı takipte dosyanın düzenli izlenmesi gerekir.

İzleme listesi
Konuİçerik
Tebligatİcra emrinin tebliğ tarihi
BaşvuruGeri bırakma talebi gelip gelmediği (İİK m.33)
KesinleşmeTakibin kesinleştiği tarih
HacizHaciz talebinin süresinde yapılması (İİK m.78)
Mal araştırmasıSicil sorgularının yapılması
SatışSatış talebinin süresinde yapılması (İİK m.106)
GiderOn beş gün içinde yatırılması (İİK m.110)
YenilemeDosyanın işlemsiz bırakılmaması

Sekizinci satır, uzun süreli dosyalarda belirleyicidir: dosyada işlem yapılmadan geçen süre hem sürelerin dolmasına hem de ilam zamanaşımının işlemesine yol açar (İİK m.39).

Her haciz kendi takvimini kurar. Aynı dosyada farklı tarihlerde konulmuş hacizler bulunuyorsa, satış isteme süresi her haciz bakımından kendi tarihinden başlar. Tek bir tarih üzerinden yürütülen izleme, bazı hacizlerin düşmesine yol açar.

Satış süresi için satış talep süresi rehberimize bakabilirsiniz.

İlamsız İcradan Farkı

İki takip yolu arasındaki fark, borçlunun savunma imkânlarında belirginleşir.

Karşılaştırma
Ölçütİlamlı icraİlamsız icra
Dayanakİlam veya ilam niteliğindeki belgeBelge şartı bulunmaması
Emirİcra emri (İİK m.32)Ödeme emri (İİK m.60)
İtirazBulunmamasıBasit itirazla takibin durması (İİK m.66)
SavunmaBelgeye dayalı geri bırakma (İİK m.33)Serbest itiraz
Merciİcra mahkemesiİcra dairesi
AşmaKanun yolu ve teminat (İİK m.36)Kaldırma veya iptal (İİK m.67, m.68)
Zamanaşımıİlama özgü süre (İİK m.39)Alacağın tabi olduğu süre
HızDaha hızlı sonuçİtiraz hâlinde uzaması

Üçüncü satır, en belirgin farktır: ilamsız icrada borçlunun basit bir itirazı takibi durdururken, ilamlı icrada böyle bir imkân bulunmaz ve savunmalar belgeye dayanmalıdır.

Zamanaşımı rejimi de farklıdır. İlama dayanan takipte zamanaşımı, ilama özgü süreye tabidir (İİK m.39). İlamsız takipte ise alacağın kendi tabi olduğu zamanaşımı süresi uygulanır. Bu ayrım, uzun süredir işlem görmeyen dosyalarda belirleyici olur.

Alacaklının Karşı Süresi

Zamanaşımı iddiasıyla karşılaşan alacaklının da bir süresi bulunur.

Karşı süre rejimi
KonuKuralDayanak
İddiaBorçlunun zamanaşımı iddiasıİİK m.33/a
İncelemeZamanaşımı, kesilme ve durma iddiaları resmî belgelerle incelenirİİK m.33/a
Kararİcranın geri bırakılmasına karar verilmesi
Karşı süreAlacaklının kesinleşmenin tebliğinden itibaren yedi gün içinde genel mahkemede dava açmasıİİK m.33/a
DavaZamanaşımının gerçekleşmediğinin tespiti
SonuçBaşvurulmazsa kararın kesinleşmesi
KesilmeTakip muamelesinin süreyi kesmesi
Son işlemDosyadaki son işlem tarihinin esas alınması

Dördüncü ve altıncı satırlar birlikte okunmalıdır: zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilirse alacaklı, kararın kesinleştiği kendisine tebliğ edildikten sonra yedi gün içinde genel mahkemede dava açmalıdır; açmazsa zamanaşımı kesin hüküm hâline gelir.

Düzenli yenileme riski yönetir. İlama dayanan takipte zamanaşımı, her takip muamelesiyle kesilir ve yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle alacaklı bakımından en güvenli yol, dosyayı işlemsiz bırakmamak ve düzenli olarak yenilemektir.

Süre Rejiminin Bütünü

İlamlı takipte birden çok süre birlikte işler.

Süre tablosu
KonuKuralDayanak
İcra emriÖdeme için yedi günİİK m.32
Geri bırakmaİcra emrinin tebliğinden yedi günİİK m.33
Sonradan doğan sebepSüreye tabi olmamasıİİK m.33
Zamanaşımı iddiasıTebliğden sonra doğan zamanaşımında süreye bağlı değildirİİK m.33
Karşı süreAlacaklının yedi günlük dava süresiİİK m.33/a
Tehiri icraKanun yolu başvurusuyla teminatİİK m.36
İlam zamanaşımıİlama dayalı takipte özel süreİİK m.39
Satış istemeHacizden itibaren bir yılİİK m.106

Üçüncü satır, süre bakımından önemli bir esnekliktir: icra emrinin tebliğinden sonra doğan itfa veya imhal sebepleri bakımından yedi günlük süre işlemez; bu sebepler doğdukları anda ileri sürülebilir.

Zamanaşımında belge aranmaz. İcranın geri bırakılması yolunda itfa ve imhal iddiaları belgeye dayanmak zorundadır; buna karşılık zamanaşımı iddiası bakımından belge şartı aranmaz. Süre hesabı dosyadaki son işlem tarihi üzerinden yapılır.

Sıkça Sorulan Sorular

İcranın geri bırakılması süresi kaç gündür?

İcra emrinin tebliğinden önceki döneme ilişkin iddialarda yedi gün. Tebliğden sonraki döneme ilişkin iddialar ise takibin son bulmasına kadar her zaman ileri sürülebilir.

Borcu ödediğimi gösteren elden makbuzum var, yeter mi?

Tebliğ öncesi döneme ilişkinse ve alacaklı imzayı mahkemede ikrar ederse yeterli olabilir. Tebliğ sonrası döneme ilişkinse mutlaka noter belgesi veya icra zaptı gerekir.

İlam kaç yılda zamanaşımına uğrar?

Son muamele üzerinden on sene geçmekle. Her geçerli takip işlemi süreyi keser ve yeniden başlatır.

İstinafa başvurdum, icra durur mu?

Kendiliğinden durmaz. İİK m.36 uyarınca güvence göstererek mehil vesikası almanız ve kanun yolu merciinden geri bırakma kararı getirmeniz gerekir.

Girdiğim bilgiler kaydediliyor mu?

Hayır. Hesaplama tamamen tarayıcınızda yapılır; bilgileriniz sunucuya gönderilmez.

Bilgilendirme: Bu araç ve rehber genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez. Tebligat tarihlerinin ispatı ve belgenin niteliği sonucu değiştirebilir.

Yedi gün geçtiyse bile yol kapanmamış olabilir

Ödemenin hangi döneme ait olduğunu belirletin.

Randevu Talep Edin


Post by Av. Fatma Öztürk